FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

ÜNAL AYSAL

leave a comment »

Değirmenin suyu

Sürpriz finansör Ünal Aysal’ın Galatasaray’a akıttığı 15 milyon doların kaynağı, Sayıştay’a göre, “fahiş fiyatla elektrik satışı”

Galatasaray Kulübü’nü AIG’yle olan borç krizinden çıkaran ve 15 milyon doları cebinden ödeyerek Sportif A.Ş’ye ortak olan Ünal Aysal, bu operasyonuyla bir anda kamuoyunun en merak ettiği kişilerden biri oldu.

DEVLET “FİYATI İNDİR” DİYOR, O YANAŞMIYOR
ÜNAL Aysal, “yap-işlet-devret” modeliyle kurduğu doğalgaz santralından devlete 10 cent gibi yüksek fiyatla elektrik satıyor. Enerji Bakanlığı “Size aşırı para ödüyoruz. Gelin bunu düzeltelim” diyor ama Aysal kabul etmiyor.

SAYIŞTAY: 872 MİLYON DOLAR ZARAR VERDİ
SAYIŞTAY 
raporuna göre, yatırım tutarının şişirilmesi ve elektrik fiyatının yüksek tutulması nedeniyle Aysal’ın şirketi, kamuyu altı yılda 872 milyon dolar zarara uğrattı. Ünal Aysal’a gelen para hemen döviz olup yurt dışına uçuyor.

***

Devlete pahalı elektrik satıyor

Sıkıntılı günler geçiren Galatasaray’ın AIG ile ipleri koparmasını sağlayan 14.6 milyon doları veren işadamı Ünal Aysal, Türkiye’nin gündemine oturdu Türkiye’ninn ilk doğalgaz çevrim santrallerinden birini kuran Aysal’ın, devlete çok yüksek fiyattan elektrik sattığı biliniyor. Zaten Aysal da bunu kabul ediyor.

AIG ile iplerini koparan Galatasaray’a ihtiyaç duyduğu paranın 14.6 milyon dolarlık kısmını cebinden çıkarıp veren, kalan 9 milyon dolar için de garantör olan işadamı Ünal Aysal, bir anda Türkiye’nin gündemine oturdu. 1972 yılında Türkiye’yi terk ederek Belçika’ya yerleşen Aysal, enerji piyasası çevreleri ve Galatasaray Camiası’nda az çok tanınıyor. Galatasaray kulislerinde konuşulanlara göre, Aysal, mevcut yönetime nakit para sağlayıp, ekonomik rahatlama imkanı tanımasına rağmen, kongrede Özhan Canaydın’a karşı Mehmet Cansun’u destekleyecek. Ancak şimdi kulislerdeki söylentilerden çok Aysal’ın servetinin kaynağını merak ediyor. Galatarasay’ın ihtiyaç duyduğu paranın 14.6 milyon dolarlık kısmını kredi almadan, tamamen kendi kaynaklarından karşılayan Aysal, Türkiye’deki Uni-Mar Doğalgaz Çevrim Santrali ve turizm yatırımları ile de tanınıyor. 1996 yılında Türkiye’nin ilk özel elektrik santrallerinden biri olan Uni-Mar’ı Belçika, Japon ve İngiliz konsorsiyumu ile inşa eden Aysal, bu projelerin ardından da Ortadoğu’da dört adet elektrik santrali ile İran’da da bir santral kurdu.

ENERJİ SEKTÖRÜNÜ SEVİYOR
ENERJİ
, Aysal’ın özel ilgi alanlarından biri. Ancak özellikle Türkiye’de yap-işlet-devret modeliyle kurduğu Uni-Mar Doğalgaz Çevrim Santrali, aynı dönemde devreye giren diğer üç santralle birlikte sürekli kamuoyunun gündeminde. Yaklaşık bir yıldır Enerji Bakanı Hilmi Güler, alım garantili yap-işlet- devret santrallerinin sahipleriyle fiyatın düşürülmesi için pazarlık yapıyor. Ancak onlar, “arkamızda uluslararası finans kuruluşları var. Onları ikna edemeyiz” diyerek fiyat indirmeye yanaşmıyor. ‘Buy out’, tahkim söylentileri havada uçuşuyor. Bu santral sahiplerinin arasında Aysal da bulunuyor. Uni- Mar’ın bu yılki satış tarifesinin 10 cent civarında olduğu biliniyor. İddialara göre Aysal devletten aldığı enerjinin bedelini de Türkiye’de tutmuyor. Hemen dövize çevirip yurtdışındaki şirketine aktarıyor. Aysal, doğalgaz alıyor elektriğe çevirip devlete satıyor. Devlet ihtiyacı olsa da olmasa da 20 yıl boyunca Aysal’dan elektrik almak zorunda. Çünkü yapılan sözleşmede devlet yatırım karşılığında “alım garantisi” veriyor. Üstelik şirketin belirlediği fiyattan. Diyelim ki santralde kullanacağı doğalgazı 4 cente alıyor. Üstüne işletme maliyeti ve yatırım bedelini de ekleyen Aysal, devlete elektriği 10 centten satıyor.

‘EVET, PAHALI SATIYORUM’
DEVLET 
bir yandan ucuz fiyat için üretici firmaları ikna etmeye çalışırken diğer yandan Sayıştay, Hazine gibi kurumlar olayın vahametini gösteren raporlar hazırlıyorlar. Raporlarda sürekli söz konusu santrallerin devlete nasıl pahalı elektrik sattığı anlatılıyor. Gerçi Aysal, daha önce verdiği bir röportajında da “Evet, devlete elektriği pahalı satıyorum” diye itirafta da bulunmuş, bu durumun sebeplerini de şöyle sıralamıştı: “1992 yılında bu santrallerin yapımı gündeme geldiğinde Türkiye’nin şartları çok farklıydı. O sırada birinci öncelik yabancı sermayeyi bu sektöre getirmekti. Ama o zaman idareciler, pahalı elektrik alma gayesi ile değil eşantiyon gibi pahalı da olsa yabancı grupları bu alana sokmak istiyorlardı. Resmen eşantiyondu yani. Çünkü o dönemde yabancı sermaye Türkiye’ye negatif bakıyordu. O sırada biz dolar bazında yüzde 12 faizle kredi bulduk ve bu da yatırımın maliyetini artırdı.”

BU NASIL KAZANÇ?
AYSAL
, kendini böyle savunsa da Sayıştay’ın henüz resmi olarak yayımlanmayan ancak başta Enerji Bakanlığı olmak üzere tüm kurumlara gönderdiği Yap-İşlet-Devret santrallerle ilgili taslak raporunda zehir zemberek tespitler yer alıyor. Sayıştay öncelikle Uni-Mar’da yatırım bedelinin şişirildiği görüşünde. Raporda bu şöyle ifade ediliyor: “Fizibilite raporunda 202 milyon dolar, imtiyaz sözleşmesinde 235 milyon dolar, DİE’ye 98.8 milyon dolar bildirilen yatırım tutarı, 70 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Şirketin 1996-2001 yılları arasında kullandığı dış borç kütüğüne kayıtlı olan 409 milyon dolar tutarındaki kredinin, 383 milyon dolarlık kısmı yatırım için kullanılmamıştır. Şirketin 5. yılda dolar bazında yıllık kazancı yüzde 30’a çıkmaktadır. Bu marj kabul edilemeyecek kadar yüksektir. İlkin 6.51 cent/kwh olarak belirtilen enerji birimi fiyatı, 7.91 olmuştur. Tüm bu uygulamalar sonucunda 6 yıllık işletme döneminde uğranılan kamu zararının, 2003 yılı sonu itibariyle değeri 872 milyon dolar olmuştur. Devlet, 6 yıllık işletme süresi içinde santralın yatırım tutarının 12.5 katı kadar zarara uğramıştır.” Sayıştay bu tespitleri yaptıktan sonra santralin daha ikinci yılın başlarında yatırımda kullandığı özkaynağın tamamını geri aldığının da altını çiziyor. Ardından da şu öneri yapılıyor: “2002 değeriyle ödenen 451 milyon dolar tutarındaki fazla ödemenin tahsili yolları aranmalıdır.”

Polisten tokat yiyince Belçika’ya yerleşti
ÜNAL Aysal, 1972 yılından bu yana Belçika’da yaşıyor. Ancak oraya gidişinin ilgniç bir öyküsü de var. 1971 yılında Aysal, Tarabya’daki evinde eşi Ahu Hanım ve minik kızı Ala ile otururken, bir polis aracı durmaksınız korna çalmaya başlıyor. Minik kızının korkması üzerine polise “korna çalmaması için ricada” bulunmak üzere aşağıya inen Aysal, sinirli polisler tarafından tartaklanıp önce karakola sürükleniyor ardından hakaret ve dayağa maruz kalıyor. O sırada Ram Dış Ticaret’te parlak bir kariyeri olan Aysal, “Ben burada hiçbirşey yapamam diyerek” tası tarağı toplayıp Belçika’ya gidiyor ve bu ülkeye yerleşiyor.

Sabah, 06 Mart 2004

——————————————————————————————————————————

Bu konuyla ilgili Sayıştay raporu:

YAP-İŞLET-DEVRET VE YAP-İŞLET MODELİ KAPSAMINDA YAPTIRILAN ENERJİ PROJELERİ HAKKINDA SAYIŞTAY
RAPORU (ENERJİ RAPORU) HAKKINDA ÖZET BİLGİ
Hükûmetlerin yapmak zorunda olduğu işlerin büyüklüğü ve bunların gerektirdiği fonların hacminin kamu kesiminin malî kapasitesini aşması, yeniden yapılandırmadan başlayarak özelleştirme düzenlemelerine kadar çok sayıda yöntemin geliştirilmesi sonucunu doğurmuştur. Bu yöntemlerden biri de kamu-özel sektör ortaklığı esasına dayanan Yap-
İşlet-Devret (YİD) modelidir.

Geniş anlamda YİD modeli, ileri teknoloji ve yüksek maddî kaynak ihtiyacı duyulan bir kamu yatırım veya hizmetinin finansmanının özel bir şirket tarafından karşılanarak gerçekleştirilmesi, sözleşme ile önceden belirlenen bir süre için işletilmesi, bu süre içerisinde üretilen mal veya hizmetin kamu kurum ve kuruluşlarınca veya hizmetten yararlananlarca satın alınarak yatırım bedelinin bu suretle ödenmesi ve sürenin sonunda işletilmekte olan tesislerin, borçsuz, bakımı yapılmış, eksiksiz ve işler durumda, ilgili kamu kurum veya kuruluşuna bedelsiz olarak devredilmesi şeklinde tanımlanabilir.

Ülkemizin bu modelle tanışması, kamu finansman sıkıntısının yaşandığı 80’li yıllara rastlamaktadır. Bu konuda ilk yasal düzenleme enerji sektöründe gerçekleşmiştir. 4.12.1984 tarih ve 3096 sayılı “Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun” ile elektrik enerjisi
alanında özel sektöre de faaliyette bulunma olanağı tanınmış ve bu Kanun uyarınca 85/9799, 85/9800 ve 87/11488 sayılı uygulama yönetmelikleri yürürlüğe konulmuştur.

3096 sayılı Kanun uyarınca enerji alanı imtiyazlı bir alandır ve görevli şirketlerle imzalanan sözleşmeler “İmtiyaz Sözleşmesi” niteliğini taşımaktadır. Kanunun yürürlüğe girdiği 1984 yılından 1993 yılına kadar enerji alanında görevli şirketlerle yapılan tüm anlaşmalar “İmtiyaz Sözleşmesi” olarak imzalanmış iken 1993-1996 yılları arasında yaptırılmasına karar verilen 3 adet doğalgaz santrali (Esenyurt, Marmara Ereğlisi Trakya ve Marmara Ereğlisi Uni-Mar) ile ilgili olarak görevli şirketlerle Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı arasında “Özel Hukuk Sözleşmesi” niteliğini taşıyan Uygulama Anlaşmaları akdedilmiştir. İmtiyaz sözleşmesinin tüm koşullarını taşıyan bu anlaşmalar, imzalandıkları
tarih itibariyle yürürlükteki Anayasa ve Danıştay Kanununa aykırı olarak, imtiyaz sözleşmesi yerine özel hukuk sözleşmesi olarak bağıtlanmış ve idarî yargı denetimi dışında tahkim usulü getirilerek sözleşmeler üzerindeki Danıştayın ön denetimi kaldırılmıştır.

YİD modeli kapsamında görevli şirketlerle yapılan ve yapılacak anlaşmaların, imtiyaz sözleşmesi dışına çıkarılması yönündeki ilk yasal düzenleme, 22.2.1994 tarih ve 3974 sayılı Kanunla gerçekleştirilmiştir. Bu Kanunla 3291 sayılı eski Özelleştirme Kanununa getirilen ek 5’inci maddede, enerji alanında yapılan sözleşmelerin “özel hukuk T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI2 hükümlerine tabi olduğu” ve “imtiyaz teşkil etmeyeceği” belirtilmiştir. Ancak bu düzenleme Anayasa Mahkemesinin 9.12.1994 tarih ve E:1994/43, K:1994/42-2 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Bunun üzerine 8.6.1994 tarih ve 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşletDevret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” çıkarılarak 5’inci maddesinde “Yüksek Planlama Kurulunca belirlenen idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında imtiyaz teşkil etmeyecek nitelikte bir sözleşme yapılır. Bu sözleşme özel hukuk
hükümlerine tabidir.” şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme de Anayasa Mahkemesinin 28.6.1995 tarih ve E:1994/71, K:1995/23 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin, enerji alanında YİD modeli çerçevesinde görevli şirketlerle Bakanlık arasında imzalanan sözleşmelerin “imtiyaz sözleşmesi” niteliğinde olduğu ve “özel hukuk sözleşmesi” olarak imzalanamayacağı yönünde kararlar vermesi ve bu konuda iki ayrı kanunda yapılan değişiklikleri aynı gerekçelerle iptal etmesi üzerine, bu alanda “özel hukuk sözleşmesi” niteliğinde sözleşme yapılabilmesi ve “tahkim” usulünün uygulanabilmesi için yeni bir model arayışına girilmiştir. Bu kapsamda Yap-İşlet (Yİ) modeli geliştirilmiş ve 16.7.1997 tarih ve 4283 sayılı “Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun” çıkarılarak yasal alt yapı oluşturulmuştur. Bu Kanunda, enerji alanında bağıtlanan sözleşmelerin “özel hukuk sözleşmesi olmadığı” yönündeki yargı kararları nedeniyle, Bakanlık tarafından yapılan tüm işlemlerin, şirket statüsünde olan TEAŞ tarafından yapılması öngörülmüş, böylece ticarî şirketler arasında bağıtlandığı için bu sözleşmelerin “özel hukuk sözleşmesi” olmasına yasal imkân hazırlanmıştır.

Daha sonra 13.08.1999 tarih ve 4446 sayılı Kanunla Anayasanın 125 ve 155’inci maddeleri değiştirilmiştir. Bu değişikliğin ardından da 18.12.1999 tarih ve 4492 sayılı Kanunla Danıştay Kanunu değiştirilerek “tahkim” usulünün yolu açılmış, Danıştayın kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek görev ve yetkisi, düşünce
bildirmeye dönüştürülerek idarî yargının ön denetimi kaldırılmış ve nihayet 21.01.2000 tarih ve 4501 sayılı Kanunla imtiyaz sözleşmelerinde tahkim ve uluslararası tahkim düzenlenmiştir.

Yasal alt yapısı bu şekilde oluşturularak görevli şirketlerle imzalanan “özel hukuk sözleşmeleri” bugün ülkemizde enerji alanında yaşanan sıkıntıların başlıca sebebidir. Sözleşmeler üzerinde idarî yargının ön denetimi olmaması sonucunda kamu aleyhine hükümlerin yer aldığı ve riskin kamunun üzerinde kaldığı sözleşmeler akdedilmiştir.

Bakanlık ile özel şirketler arasında imzalanan sözleşmelerin tamamına “Gizlilik” yönünde hükümler konulması nedeniyle, kamu aleyhine yapılan düzenlemelerin ilgili kurum ve kuruluşlar ile kamuoyu tarafından öğrenilmesi imkânı da ortadan kalkmıştır.

Rapor kapsamında YİD modeliyle yapılan 24 ve Yİ modeliyle yapılan 5 olmak üzere toplam 29 adet santral incelenmiş olup bu incelemeler sonucunda tespit edilen sorunların başlıcalarına aşağıda kısaca değinilmiştir.

YİD modeliyle yapılan santrallerle ilgili olarak ilâna çıkılmamış, başka şirketlerden teklif alınmamış ve ihale yapılmamıştır.

Santrallerin kurulacakları yerlerin, arz-talep dengesi göz önüne alınarak Bakanlık tarafından belirlenmesi gerekirken, bu yerlerin seçiminin firmalara bırakılması sonucunda 3 bazı bölgelerde talebin çok üzerinde enerji üretecek kapasitede santraller kurulmuş ve üretilen enerjiye o bölgede ihtiyaç duyulmadığı için ilâve yatırım yapılarak yeni iletim hatları tesis edilmiş, bu da enerji maliyetlerinin yükselmesine ve kayıp-kaçak oranlarının artmasına yol açmıştır.

Şirketler tarafından ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı olarak düzenlenen hatalı fizibilite raporlarına dayanılarak proje kabulleri yapılmış, bağlı ve ilgili kuruluşların fizibilite raporlarına verdikleri olumsuz görüşler dikkate alınmamıştır.

3096 sayılı Kanun hükümlerine göre sadece elektrik üretmek amacıyla kurulan şirketlerle sözleşme imzalanması mümkün olduğu halde, farklı alanlarda da faaliyet gösteren şirketlerle sözleşmeler imzalanmış ve yine aynı Kanuna göre sözleşmelerde işletme sürelerini belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna ait iken, Bakanlık, yetkisini aşarak Bakanlar Kurulu Kararı olmaksızın bazı projelerin işletme sürelerini artırmıştır.

Firmaların belirledikleri yatırım tutarları ile özsermaye getiri oranlarının hiçbir araştırma ve analiz yapılmaksızın aynen kabulü ve şirketlerle imzalanan sözleşmelere kamu aleyhine hükümler konulması sonucunda, toplam yatırım maliyetleri gerçeği yansıtmayan santrallerden yüksek tarifelerle enerji satın alınmasına ve şirketlerin söz konusu yatırımlarından USD bazında % 85’lere varan yüksek oranlarda getiri elde etmelerine yol açılmıştır.

Firmalar, santralleri fizibilite raporlarında verdikleri ilk teklif fiyatlarından daha düşük bedellerle tamamladıkları halde, yatırım dönemi sonunda (özellikle doğalgaz santrallerinde) maliyetlerin yıllık % 4,6 ile % 5 arasında değişen oranlarda eskale edilmesine izin verilerek toplam yatırım maliyetlerinin daha da yükselmesine sebep olunmuştur.

Görevli şirketlerle imzalanan Uygulama/İmtiyaz Sözleşmeleri defalarca değiştirilmiş ve her değişiklikle, projelerin toplam yatırım tutarları ve elektrik satış tarifeleri yükseltilmiş, işletme süreleri uzatılmış, erken üretim, eksik ve fazla üretim fiyatları değiştirilmiştir. Bu tür değişiklikler tamamen şirketlerin talepleri doğrultusunda ve firmaların lehine olmuş, kamu yararı açısından yapılması zorunlu olan değişiklikler yapılmamış, bu da kamu kesiminin riskinin artmasına yol açmıştır.

Tüm bu uygulamalar sonucunda, santrallerin işletmede oldukları ortalama 4 yıllık süre içinde 2.3 milyar USD kamu zararı ortaya çıkmıştır. Uğranılan kamu zararının sona erdirilmesi amacıyla Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığınca şirketlerle bir an önce görüşmelere başlanılmalı, sözleşmelerin ve tarifelerin tadilinden, asgarî alım garantisi miktarları ve hazine garanti sürelerinin düşürülmesine kadar geniş bir yelpazede çözüm aranmalıdır. Bu çerçevede bir çözüme ulaşılamadığı takdirde hukuki süreç başlatılmalıdır.
NOT : Aslı XII+309 sayfa olan Enerji Raporu, Sayıştay Genel Kurulunun 26.2.2004 tarih ve 5088/1 sayılı kararı uyarınca 18.3.2004 tarihinde 8 klasör ekiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur.

Reklamlar

Written by kesinofsayt

06 Mart 2004 15:32

Ünal Aysal kategorisinde yayınlandı

Tagged with

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: