FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

LİGİN MARKA DEĞERİ ASIL O ZAMAN DÜŞER

leave a comment »

İtalya futbolunda pastayı yöneticiler ve futbolcular paylaşıyor. Tıpkı Türkiye’deki gibi… İstisnalar var ama İtalya’da kulüpler altyapıya ve tesislere yatırım yapmıyor. Tıpkı Türkiye’deki gibi… İtalya futbolunun en büyük gelir kaynağını naklen yayınlar oluşturuyor. Tıpkı Türkiye’deki gibi… İtalya’da federasyon başkanını 3 büyük kulüp (Juventus, Milan ve İnter) seçiyor. Tıpkı Türkiye’deki gibi… İtalya futbolundaki aktörler birbirinin canını acıtmamaya özen gösteriyor. Tıpkı Türkiye’deki gibi… İtalya futbolundaki kirlilik yıllardır örtbas edilmeye çalışılıyor. Tıpkı Türkiye’deki gibi… İtalya’da futbola aktarılan para sürekli büyüdüğü için sistem bu yeni durumu kaldıramıyor. Tıpkı Türkiye’deki gibi… İtalya’da Juventus küme düşürüldü. Tıpkı Türkiye’deki gibi… mi acaba?
Euroasia Sports firması, geçen hafta sosyal sorumluluk projesi kapsamında İstanbul’da ‘Çıkış Tüneli: Global Şike Gerçekleri Konferansı’nı düzenledi. Konferansa uluslararası bahis skandalları, şike yolsuzlukları ve spor sosyolojisi konularında uzman Declan Hill, Rogan Taylor, Oliviero Beha ile Andrea Di Caro konuşmacı olarak katıldı. Oliviero Beha ile Andrea Di Caro, 2006 yılında ‘Futbol Soruşturması’ kitabını yazdı. İkili, bu yıl ise ‘Futbol Parmaklıklar Ardında’ adlı kitabı kaleme aldı. Bu iki isim konferans boyunca İtalya’da yaşanan şike olaylarının perde arkasını anlattı. Declan Hill, birçok dile çevrilen ‘Şike: Futbol ve Organize Suçlar’ kitabının yazarı. Rogan Taylor ise İngiltere’de Spor Endüstrisi Uzmanı.
Konuşmacılar futbolu kurtarmak için şike, bahis, mafya gibi unsurları futboldan temizlemek gerektiğinin üzerinde durdu. Hatta biri, sporu yönetenlerin yanında gazetecilerin bile yolsuzluğa bulaştığını söyledi. Declan Hill, konuşmasına Alaattin Çakıcı ve Sedat Peker’in fotoğraflarını gösterip “Bu iki isim futbolun içinde yer alıyorsa, orada problem var.” diyerek başladı.
İlk konuşmacı Rogan Taylor’du. İngiliz akademisyen, Macarların efsane futbolcusu Puşkaş’ın “Para azsa futbolda yolsuzluk azdır, para çoksa yolsuzluk büyüktür.” sözleriyle konuşmasına başladı. Dr. Taylor, yolsuzluğun en fazla yaşandığı ülkelerin sırasıyla Çin ve Brezilya olduğunu söyledi.
İtalyanların efsane teknik direktörü Arigo Sacchi, “Futbol ciddi şeyler arasında en son sıradadır. Ama ciddi olmayan şeyler arasında ilk sıradadır.” diyordu. Köprünün altından çok sular aktı. Bugün futbol büyük bir iş kolu hâline geldi. Hâliyle de her iş kolunda olabileceği gibi içinde yolsuzluklar ortaya çıktı. Araştırmalara göre dünyada 1 milyar 800 milyon kişi futbolla yatıp kalkıyor. Dünyayı ilgilendiren bir iş kolunda meydana gelen çatlakların tesiri de o nispetle büyük oluyor.
Konuşmacılardan Oliviero Beha, İtalya’da 2006’da ortaya çıkan skandalın aslında buz dağının görünen yüzü olduğunu ama sistemin içindeki aktörlerin tıpkı Türkiye’deki gibi ‘itibarımız zedelenmesin’ anlayışında olduğundan dolayı Juventus’un düşürülmesiyle olayın bir şekilde kapatıldığını söyledi. Salonda bulunanlar buna şaşırınca daha da ileriye giderek “2006’daki operasyon Juventus Genel Menajeri Luciano Moggi’ye yapıldı.” dedi. “Moggi farklıydı ve sisteme muhalifti. Sistem içindeki kişiler de açığını bulunca onu ömür boyu futboldan men ettiler. Juventus’a da doğal olarak küme düşürülme cezası verdiler.”
Konuşmacılar dünyada şikenin 3 bin yıldır var olduğunu ama futbolda son 15 yılda ortaya çıkan şike skandallarının pastanın büyümesinden kaynaklandığını dile getirdi.
Peki, şike yapılmaması için ne gibi çözümler gerekliydi? Di Cario, yolsuzluğa bulaşanlara çok ağır cezalar verilmesi önerisinde bulundu. Suça bulaşanlar bir daha sistemin içine asla girmemeli. İtalya’da suça bulaşanların yüzde 90’ı hâlâ sistemin içindeymiş. Di Cario’ya arkadaşı Beha destek verdi. “2006’da ortaya çıkan skandalda İtalya Futbol Federasyonu Başkanı Franco Carraro da vardı.” diyen Beha, devam ediyor: “Bütün bu soruşturmalardan hiçbir ceza almadan çıktı. 2006’da federasyonun bir başka yardımcısı Abbate’ydi. O şu anda hem İtalya Futbol Federasyonu Başkanı hem de UEFA Başkan Yardımcısı.”
Sanki İtalya’da kirlilik itibar kazandırıyordu. ‘Bu insanlar sisteme yine dâhil olurlarsa, kirlilik devam eder’ görüşündeki Di Cario ne kadar da haklı. Daha geçen hafta İtalya yine şike skandalı ile çalkalandı.
Gazeteci Declan Hill ise çözüm için ilginç bir öneri ortaya attı. Türk futbol camiasının anonim bir muhbir hattını devreye sokabileceğini dile getiren Hill, “Hakem ya da oyuncu olabilirsiniz. Size şike teklif edenler varsa, bu telefonu arayıp ihbarda bulunursunuz. Ama bu sistem TFF tarafından yürütülmemeli, tamamen bağımsız olmalı. Mesela, bir futbolcu bu hattı aradığında, karşı taraf ‘Aaa bu bizim Mehmet’in sesi’ dememeli.” ifadelerini kullandı. New York futbol departmanının bunu yaptığını belirten Hill, TFF’ye de bir öneride bulundu: “TFF bir güvenlik birimi kurmalı. Bütün büyük federasyonların polis teşkilatında çalışmış personelleri var.” Hill’in çözüm önerilerinden biri de oyuncuların paralarını zamanında almalarının sağlanmasıydı.
Konuşmacılar, şike operasyonunun Türkiye için çok büyük bir fırsat olabileceği üzerinde de durdu. Dr. Rogan Taylor, “Türkiye’de yaşanan şike olayı ciddi bir krizdir. Ama kriz, evinizin önünü temizlemek için iyi bir fırsat olabilir.” dedi. Hill ise “Türkiye’de şike ve yolsuzluğun bu kadar ön planda olmasına şaşıran var mı? Şike olayı 3 bin yıldır, eski Yunan’daki spor müsabakalarından beri var. Türkiye’deki yolsuzluk, dünyanın geri kalanına göre ‘hiçbir şey’ anlamına geliyor.” diyerek bizleri bir nebze olsun mutlu etti!
Konuşmacılar futbolun marka değeri üzerinde de durdu. Andrea Di Cario, markanın zedelenmesi hâlinde kulüpler için iflasın kaçınılmaz hâle gelebileceğini ileri sürdü. Di Cario, “İtalya’da kulüplerin toplam gelirinin yüzde 65’ini TV gelirleri oluşturuyor. Eğer TV’ler bu gibi yolsuzluklar nedeniyle futbolun artık değersiz olduğuna inanır ve yayın gelirlerini geri çekerlerse, iflas kaçınılmaz olur. İtalya’da yaşananlar nedeniyle yabancı yatırımcılar futbola güvenmiyor ve İngiltere’ye, İspanya’ya yöneliyorlar.” diye konuştu.
Declan Hill ise büyük kulüplerin küme düşürülme cezası aldığında futbolun marka değerinin zarar göreceğine dair görüşlere de net bir şekilde karşı çıkıyor: “Bence tek bir kanun gerekiyor. Zenginler ve fakirler için ayrı ayrı kanun olmaz. Onlar cezalandırılamayacak kadar zengin diyemezsiniz. Suç var ve yasalar uygulanmazsa, futbolun marka değeri asıl o zaman düşer.”
Hill, ‘bundan sonra benzeri olayların tekrarlanmaması mümkün mü?’ sorusuna “Bir evi temizlediyseniz, onu sürekli temiz tutmak zorundasınız. Çünkü o ev birkaç ay sonra tekrar kirlenir. Bu nedenle evin camları açılmalı ve içeri ışık girmeli.” diye cevap veriyor.
Konferansın sonuna doğru bize göre en önemli açıklamaları Di Cario yaptı. İtalya’da da Türkiye’deki gibi taraftarların takımlarından yana tavır aldığını anlatan Cario, “İtalya’da, ortada dinlemeler vardı. Belgeler vardı. Buna rağmen taraftarlar takımlarını koruma yolunu seçti. Taraftarlar yanlış yapanı, savunulmaması gereken şeyleri savunmamalıydı. Tam aksine ‘kendisini kandıranlardan’ hesap sormalıydı. Bence bundan sonra yeni bir spor etiği ve spor kültürünü ortaya çıkarmamız gerekiyor.”

Behram Kılıç, Aksiyon, 15 Ağustos 2011

Reklamlar

Written by kesinofsayt

15 Ağustos 2011 06:05

Genel kategorisinde yayınlandı

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: