FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

32 KISIM TEKMİLİ BİRDEN ŞİKE TİYATROSU

leave a comment »

Olay, 3 Temmuz 2011 sabahı başladı. Saat 7’de şike operasyonu için düğmeye basıldı. 12 ilde eş zamanlı baskınlarla kulüp başkanları, futbolcular, teknik direktörler, menajerler ve federasyonunun eski yöneticileri göz altına alındı. Zekeriya Öz’ün başlattığı adli soruşturmayı Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk sürdürdü.
Bu metinde, tiyatroyu andıran süreç boyunca kulüpler ve federasyon arasında geçen diyaloglara dikkat çekeceğiz. Başrollerde F.Bahçe, TFF, G.Saray, Beşiktaş, Trabzonspor ve bu kurumların yöneticileri var. Yardımcı rollerde Aykut Kocaman, Şenol Güneş gibi isimler yer alıyor. Yönetmen sözde TFF, özde UEFA.
3 Temmuz 2011: Şike soruşturması başlıyor.
5 Temmuz 2011: Aziz Yıldırım anjiyo oluyor.
5 Temmuz 2011, Aykut Kocaman (FB Teknik Direktörü): “Bir takım seçilerek bu işler olmaz. Bataklığı kurutmak için 1959’dan beri tüm ligin araştırılması lazım.
5 Temmuz 2011, M.Ali Aydınlar (Şike Savcısı Mehmet Berk ile görüşmesinden sonra): “Soruşturma hakkında bilgi aldık. Durum vahim. 4-5 takım için büyük risk var.”
Aynı gün basın mensupları Aydınlar’a soruyor: “Federasyonun tutumu ne olacak? Dava bitmeden bir karar verecek misiniz?”
Aydınlar’ın cevabı: “Davanın bitmesi zaten uzun sürebilir. Dolayısıyla biz delillere göre hareket etmek zorundayız.”
5 Temmuz 2011, UEFA’dan ilk açıklama: “Biz konunun Türkiye ve Türk futbolu için ne kadar hassas ve önemli olduğunun farkındayız. Olayın bir tarafı gibi gösterilmek istemiyoruz. Bu soruşturma tamamen Türk Futbol Federasyonu’nun konusudur.”
6 Temmuz  2011, gazeteler: Şike soruşturması sebebiyle küme düşme tehlikesi yaşayan F.Bahçe, prestijin yanı sıra yayından 28,4 milyon, başarı puanından 21 milyon, birincilikten 15 milyon TL kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Şampiyonlar Ligi’ne katılamazsa en az 15 milyon lira uçacak.
6 Temmuz 2011, Aykut Kocaman: Yaşananlar lehimize sonuçlanacak. F.Bahçe Kulübü’nün etrafından işgüzarlık yapan varsa, F.Bahçe ile toto oynayan insanlar varsa cezalarını çekmeli.”
9 Temmuz 2011, F.Bahçe’den açıklama: “F.Bahçe Spor Kulübü, yöneticisinden taraftarına, sporcusundan çalışanlarına kadar Türk adaletine sonsuz bir güven duymaktadır ve adli sürecin adil bir biçimde sonuçlanmasını beklemektedir. Belirli bir kesimin henüz kesinleşmemiş delil ve kararlar üzerinden yargısız infaz yapmalarını ibretle izliyoruz ve bunu kabul etmiyoruz.”
10 Temmuz 2011: Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım tutuklandı.
10 Temmuz 2011: Şike’de 2. dalga. Trabzonspor Başkanı Sadri Şener gözaltında alınanlar arasında.
11 Temmuz 2011, TFF Başkanı M. Ali Aydınlar: “Lig planlandığı gibi 5 Ağustos’ta başlayacak. Süper Kupa Finali de 31 Temmuz 2011 günü F.Bahçe ile Beşiktaş arasında oynanacak. Karar için iddianamenin mahkemece kabulü beklenecek.”
11 Temmuz 2011: TFF-Kulüpler Birliği toplantısı sonrası birliğin görüşünü İlhan Cavcav açıklıyor: “Tek ses, tek yürek durumundayız. Yargısız infazı kabul etmiyoruz.”
11 Temmuz 2011, F.Bahçe’den açıklama: “Türk spor camiasını yakından ilgilendiren bu olumsuzluklar içinde kenetlenerek yapıcı ve istikrarlı bir duruş sergileyen Türk futbol ailesine, kamuoyu baskısına rağmen olaylara sorumluluk sahibi spor adamı bakış açısıyla yaklaşan ve kararlarını yine aynı sağduyuyla alan Türkiye Futbol Federasyonu’na ve Kulüpler Birliği’ne teşekkürü borç biliriz.”
12 Temmuz 2011, Galatasaray Başkanı Ünal Aysal: Bu ateş üfleyerek sönmez, çözüm zamana yayılamaz.
12 Temmuz 2011, Fenerbahçe’den açıklama: Galatasaray’ın bugün Sayın Ünal Aysal imzasıyla yayınladığı açıklama, her anlamda derin bir hayal kırıklığına ve ‘güven bunalımına’ neden olmuştur.
12 Temmuz 2011, TFF’den açıklama: Sonuçları nereye kadar ulaşacağı belli olmayan bu kriz üzerinden ‘bu ateş üfleyerek sönmez’ diyerek fırsatçılık yapmak yüzlerce yıllık bir eğitim kurumunun temelleri üzerine yükselmiş olan G.Saray Başkanı’na hiç yakışmamaktadır. Kişi ve kurumları zan altında bırakan bu açıklamayı kınıyoruz.
12 Temmuz 2011, Beşiktaş’tan açıklama: Belirsizliğin sürdüğü şu günlerde Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun sorunları çözmek için alacağı kararların, Süper Lig’in geleceğini ve marka değerini yükselteceğine, kulüp camialarımızı belirsizlikten çıkartacağına inancımız tamdır.
12 Temmuz 2011, UEFA’dan ikinci açıklama: Fenerbahçe dahil Türk takımları Avrupa kupalarında oynayabilir. Şu anki bilgiler ışığında, Türkiye’deki soruşturmada adı geçen herhangi bir kulübün Avrupa kupalarına katılmasının reddedilmesini gerektirecek UEFA yönetmeliğine aykırı hiçbir şey yoktur.
13 Temmuz 2011: Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu ve Asbaşkan Serdal Adalı da İstanbul Adliyesi’nde.
13 Temmuz 2011, Çarşı’dan açıklama: “Diyoruz ki arının, temizlenin, masumiyetinizi sadece yargıya değil bizlere de kanıtlayın. Sizi kucaklayalım. Ama siz de arınıncaya, temizleninceye ve masumiyetinizi kanıtlayıncaya kadar Beşiktaş’la aranıza mesafe koyun.”
13 Temmuz 2011: Fenerbahçeli taraftarların sitesi Antu.com’dan Ünal Aysal’a: Bugün bize, yarın size.
14 Temmuz 2011, Beşiktaş’tan açıklama: “Bu sürecin sonuna kadar 2010-2011 sezonu Ziraat Türkiye Kupası’nın camiamızın da duygu ve düşüncelerine tercüman olduğumuza inanarak Futbol Federasyonu’na iade edilmesine karar verilmiştir.”
14 Temmuz 2011, Ünal Aysal: Beşiktaş’’ı tebrik ediyorum.
14 Temmuz 2011, Şenol Güneş: Yanlış yapan cezasını çeksin. Ama yanlış yapmayana da haksızlık yapmayalım.
15 Temmuz 2011, M. Ali Aydınlar (İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu İbrahim Akın ile İskender Alın’ın şikeyi itiraf ettiği iddiası üzerine): Kararlarımız kanun değil, değiştirebiliriz.
15 Temmuz 2011: Serdar Adalı ve Tayfur Havutçu tutuklandı.
19 Temmuz 2011, Trabzonspor Divan Kurulu açıklaması: “17 maçta 16 galibiyet daha önce görülmemiştir. Asıl tartışılması gereken budur.”
19 Temmuz 2011, F.Bahçe’den açıklama: (Futbol Federasyonu’nun yapacağı toplantı öncesi yazılı bir açıklama yapan F.Bahçe yönetimi, liglerin ertelenmesi ihtimaline karşı çıkıyor): “Ligler daha önce planlandığı tarihte başlasın.”
19 Temmuz 2011: Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu toplantısından sonra Başkan Aydınlar’ın açıklaması: “F.Bahçe-Beşiktaş Süper Kupa maçı ertelenmiştir. Şike soruşturmasına ilişkin savcılıktan belgeler yarından itibaren gelmeye başlayacaktır. Etik Kurulu’nun vereceği kararı bekleyeceğiz. Avrupa’ya gidecek takımlar mevcut takımlarımızdır.”
21 Temmuz 2011, F.Bahçe’den açıklama: Erteleme kararının, ilgili düzenlemenin hangi hükmü gereği ve nasıl bir yasal dayanakla alındığı açıklansın.
21 Temmuz 2011, Aziz Yıldırım’dan F.Bahçe camiasına mektup: Bu süreci atlattığımda hayatımın geri kalan bölümünde F.Bahçe artık sadece yüreğimde bir sevda olarak kalacak. Darağacında olsak da son sözümüz F.Bahçe.”
21 Temmuz 2011: Fenerbahçe-Shakhtar Donetsk hazırlık maçı, sarı-lacivertli taraftarların 65. dakikada sahaya girmesi nedeniyle yarıda kaldı.
22 Temmuz 2011, Futbol Federasyonu’ndan F.Bahçe’ye yanıt: Maalesef daha önce bazı kulüplerimizin de yaptığı ve 21 Temmuz’da Fenerbahçe gibi Türk futbolunun en köklü kurumlarından birisinden gelen, kamuoyunu ve hukuki süreci etkilemeye yönelik açıklama federasyonumuzda derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
23 Temmuz 2011, Aziz Yıldırım’dan açıklama: Futbol Federasyonu, iddianamenin en önemli delil olduğunu savunmaktadır. Oysa iddianame, adı üzerinde sadece iddialardan ibarettir. Asıl olan mahkeme kararıdır.
25 Temmuz 2011, TFF’den açıklama: Süper Lig’de 2011-2012 sezonu 9 Eylül 2011’de başlayacak.
25 Temmuz 2011, Fenerbahçe’den açıklama: Yürütülmekte olan hukuki süreçle birlikte Futbol Federasyonu tarafından yapılan titiz çalışmaları dikkatle takip ediyoruz. Sayın Mehmet Ali Aydınlar başkanlığındaki TFF’nin kamuoyunu tatmin edecek ve akıllarda soru işareti bırakmayacak şekilde karar almak adına çaba sarf ettiklerini biliyoruz. Bu bağlamda Futbol Federasyonu tarafından alınan kararları saygıyla karşılıyoruz.
28 Temmuz 2011, Beşiktaş’tan açıklama: “Tayfur Havutçu teknik direktörümüzdür, aklanıp görevine döneceğini umuyoruz.”
02 Ağustos 2011: Fenerbahçe ile başlayıp daha sonra Beşiktaş ve Trabzonspor’u vuran dalga, G.Saray’a sıçrıyor. Savcı gazeteci Tahir Kum’dan elindeki belgeleri istiyor. Kum’da Bülent Tulun’un 2007’de Adnan Polat’a yazdığı mektubun kopyası vardır. Mektupta kulübün 1 milyon dolarlık bir harcamayı usulsüz yaptığı iddia edilmektedir.
04 Ağustos 2011, G.Saray’dan açıklama: G.Saray Kulübü’ne ilişkin herhangi bir iddia ve bu iddialara ilişkin bir arama kararı bulunmamaktadır.
05 Ağustos 2011, G.Saray’dan açıklama: Çeşitli yayın organlarında G.Saray Kulübü’nden istenen bazı belgelerin bulunamadığı ve bu sebeple emniyet görevlilerine temin edilemediği yönünde asılsız haberler yer almaktadır. Talep edilen belgelerdeki eksiklikten dolayı bir gecikme veya noksanlık bulunmamaktadır.
05 Ağustos 2011, M. Ali Aydınlar (G.Saray’ın 2007’de Denizlispor’a teşvik verdiğine dair iddialar üzerine): “Gerekirse kupayı geri bile alırız.”
05 Ağustos 2011, Alex’in açıklaması: “Bir gazetede ismimin savcı tarafından yürütülen bu soruşturmanın içine katıldığı yönündeki haberi gördüm. Benim katılımım saha içerisinde oldu. Hukuka aykırı hiçbir durumun içerisinde ismimin geçmesine izin vermem, vermeyeceğim.”
07 Ağustos 2011, Aziz Yıldırım’dan mektup (Metris Cezaevine gelip kendisine destek veren taraftarlara): “Bu zor günümüzde bizlere verilen bu desteği asla ama asla unutmayacağım. Büyük Fenerbahçe taraftarı da şunu da bilsin ki bu büyük sevdamızda en ufak bir leke dahi yoktur.”
8 Ağustos 2011, M. Ali Aydınlar: “Futbolda şike soruşturmasıyla ilgili incelemeleri önümüzdeki hafta sonlandırmayı planlıyoruz. Büyük bir ihtimalle önümüzdeki hafta bu süreci sonuçlandıracağız.”
08 Ağustos 2011 G.Saray’dan açıklama: G.Saray, bu sabah itibariyle talep edilen belgeleri Emniyet’e teslim etmiştir.
15 Ağustos 2011, M. Ali Aydınlar’ın basın toplantısı (Etik Kurulu savcının gönderdiği klasörleri incelemiştir. Türk spor kamuoyu nefeslerini tutmuş Aydınlar’ın basın açıklamasını beklemektedir): “Kısacası federasyonumuzca, iddianamenin kabulüne bağlı olarak gizlilik kararının kalkmasını müteakip, derhâl şüpheli kulüp ve gerçek kişilerin savunmaları alınacak, bu savunmalar ve tüm soruşturma evrakı incelenmek suretiyle, Etik Kurulu’ndan nihai rapor istenecek daha sonra da hukuka ve adalete uygun bir karar verilecektir.”
Aynı toplantıda basın mensuplarının sorusu: Ya Avrupa’ya gidecek takımların durumu ne olacak? Cevap: Kendini şüpheli gören varsa gitmesin.
16 Ağustos 2011, TFF Yönetim Kurulu üyesi Hüsnü Güreli: Sayemde Beşiktaş’ı da kurtardık.
16 Ağustos 2011, TFF’den açıklama: Hüsnü Güreli’nin bu sözleri şike ile ilgili değildir
16 Ağustos 2011, Galatasaray’dan açıklama (TFF’nin 15 Ağustos 2011 tarihli kararı üzerine): Umarız bu gelişme kulüplerimizi taşıyamayacağı yeni yükler altına sokmaz.
16 Ağustos 2011, Spor Bakanı Suat Kılıç’ın açıklaması (Federasyon kararı üzerine): “Mevcut koşullar çerçevesinde verilebilirlik noktasında en uygun karar gibi görünmektedir.”
16 Ağustos 2011, Trabzonspor’dan açıklama: Devletin yetkili organlarının başlattığı bu temizlik hareketine, en büyük desteği vermesi gereken Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu maalesef ayak uyduramamıştır.
17 Ağustos 2011, Şenol Güneş (Federasyonun son kararı ile ilgili değerlendirme yapıyor): Ben şüphe duyuyorum, daha önce duymuyordum, şimdi duyuyorum. Ülke futbolunu, ülkeyi yönetenlerle ilgili şüphelerim vardır. Eğer onların vicdanı rahatsa ben de rahatım.
19 Ağustos 2011, G.Saray’dan açıklama: TFF’nin son kararından sonra Türk futbolunun geleceği açısından ciddi endişe duyduğumuzu belirttik. Kurallar çerçevesinde hatalarımızla yüzleşip gereğini biz yapmazsak dünyada bunu üst kuruluşlar yapar. Kendi kangrenli parmağımızı kendimiz kesmezsek birileri gelir kolumuzu keser.
19 Ağustos 2011, TFF’den açıklama (G.Saray’a yönelik bir açıklamadır bu): Bugün bir Süper Lig kulübümüzün yaptığı açıklama ile federasyonumuz adeta Avrupa’ya, UEFA’ya ve FIFA’ya şikayet edilmektedir. Federasyonumuzu hukuka aykırı davranan bir kurum olarak lanse eden ve yurtdışına şikayet etme gibi tarihî yanılgıya düşenleri, Türk futbol tarihimiz affetmeyecektir.
19 Ağustos 2011, F.Bahçeli Emre (Federasyonun ‘iddianameyi bekleyeceğiz’ kararını değerlendiriyor): Federasyon en doğru kararı verdi. Türk futbolu adına doğru bir karar çıktı.
22 Ağustos 2011: UEFA, Başmüfettişi Pierre Cornu’yu, şike soruşturması yürüten savcı Mehmet Berk ile görüşmek üzere İstanbul’a gönderdi.
22 Ağustos 2011, UEFA savcısının sorusu: Eee bu kadar adam niye tutuklandı? Hâkimler boşuna tutuklama yapmaz ki.
23 Temmuz 2011: UEFA savcısı Türkiye’den ayrıldı.
24 Ağustos 2011, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: TFF, Türk futbolunun ihtiyacı olan yenilenmeyi gerçekleştirebilirse büyük bir hizmet yapmış olur ve uzun yıllar boyunca bu hizmeti ile hatırlanır.
24 Ağustos 2011, TFF’den açıklama: Fenerbahçe , Şampiyonlar Ligi’ne katılamayacak.
24 Ağustos 2011, F.Bahçe’den açıklama: Hukuk tanımaz yaklaşımların sorumluluğu bu kararları alan ve aldırtanların omuzlarındadır. Netice itibarıyla, TFF bu kararıyla, UEFA’nın hukuksuz yaklaşımına boyun eğmiştir.
24 Ağustos 2011, M.Ali Aydınlar: Türkiye’yi riske edemezdik. Bu bizim kararımız, yaptırımımız değil, UEFA’nın kararı. Eğer bu kararı almasaydık, hem milli takım, hem diğer kulüp takımları 8 yıl ceza alacaktı.
24 Ağustos 2011, F.Bahçe’den açıklama: Yaptığı her açıklamada, bir önceki ile çelişen ve tutarlılık sergileyemeyen TFF yönetimi ülkemizi temsil etme noktasında da vahim hatalar yapmaktadır.
24 Ağustos 2011, F.Bahçe’den açıklama: Acıbadem ile yollarımızı ayırdık.
24 Ağustos 2011, Şenol Güneş (F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi üzerine): Keşke benim futbol hayatım bitseydi de Türk futbolunu bu hâlde görmeseydim. Çok kötü yönetildik ve yönetiliyoruz. Bugünkü karar, Türk futbolunun ayıbı ve Türk futboluna vurulmuş önemli bir darbedir.
24 Ağustos 2011, UEFA’nın resmî sitesi: Şampiyonlar Ligi’ne Trabzonspor katılacak.
25 Ağustos 2005 TFF’den açıklama: Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne katılma kararı, tamamen UEFA tarafından alınmıştır. Futbol Federasyonu’nun bu kararda dahli olmadığı gibi, gelişmeler de bilgisi ışığında gerçekleşmemiştir.
Son söz: Görüldüğü gibi şike davası boyunca kurumlar ve kişiler çelişkili açıklamalarda bulundu. Adeta 2 aydır Süleyman Demirel’in ‘dün dündür, bugün bugündür’ sözünün uyarlamasını yaşadık. Takımlar veya kişiler verilen kararlar kendi lehine olduğu zaman alkışladı. Çok kez “Yaşa TFF, yaşa UEFA!” sesleri duyuldu. Kararlar aleyhte olunca ise bu kurumlar tu kaka edildi. Süreç içinde “Bu ateş üfleyerek sönmez” diyen G.Saray duruşuyla bir adım öne çıktı. Onların, “yaralı parmağımızı kesemezsek, UEFA kolumuzu keser” uyarılarını dikkate alan olmadı. TFF, savunma hakkı kutsaldır diyerek kendisini iş yapamaz hâle getirdi. F.Bahçe yönetimi ve mensupları onca tutuklamaya rağmen hiçbir şey olmamış gibi hareket etti. UEFA’nın da başlangıçtaki duruşu ile sondaki duruşu aynı değildi. ‘Sıfır tolerans’ diyerek TFF’ye güvenmediğini gösterdi ve kanaatle karar verdi. Şike tiyatrosu bitmedi. İkinci bölümde F.Bahçe ve diğer takımların ulusal ligdeki geleceklerine dair gelişmeleri izleyeceğiz. Oyunun adı: Küme düşecekler mi, düşmeyecekler mi?

Behram Kılıç, Aksiyon, 29 Ağustos 2011

Reklamlar

Written by kesinofsayt

29 Ağustos 2011 05:46

Genel kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: