FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for Ekim 2011

SÜPER LİGİ YERLE BİR EDECEK RAPOR

leave a comment »

* Etik Kurul’un raporuna göre Fenerbahçe, Mersin İ.Y. ve Sivas’la birlikte küme düşebilir

**  Trabzonspor şampiyonluk beklerken, Beşiktaş’la birlikte puan silme cezası ile karşı karşıya kalabilir. Buna göre Fenerbahçe’ye küme düşme, Beşiktaş ve Trabzon’a ise puan silme cezası öngörülüyor. Karar böyle olursa lig üçüncüsü Timsahlar şampiyon olacak. Trabzon ile Kartal ise Avrupa’dan men tehlikesiyle yüz yüze kalacak.

3  Temmuz’da patlak veren ve o günden bu yana Türkiye’nin gündemini meşgul eden şikesoruşturmasında son dönemece girildi. Savcılığın davanın iddianamesini açıklamasına günler kala,Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Etik Kurulu’nun raporu ile ilgili ipuçları da sızmaya başladı.

3 takıma küme düşme

Savcılık tarafından 20 Temmuz’da gönderilen soruşturma ile ilgili 26 klasör belgeyi inceleyen Etik Kurul’un, TFF yönetimine Fenerbahçe, Mersin İdmanyurdu ve Sivasspor’un şike yaptığı konusunda görüş bildirdiği öğrenildi. Yine edinilen bilgilere göre kurulun, Beşiktaş ve Trabzonspor ile ilgili kanaati ise bu iki takımın şike ve teşvik girişiminde bulunduğu yönünde.

TFF soruşturma ile ilgili karar verirken Etik Kurul’un raporunu baz alırsa Fenerbahçe, Mersin ve Sivas’la birlikte küme düşecek. Kurulun Beşiktaş ve Trabzon’un lige eksi puanla başlatılmasını istediği bildirildi. Böylelikle Fenerbahçe’nin elinden alınacak şampiyonluk, kupanın ısrarla kendisinin hakkı olduğunu iddia eden Trabzon’a da değil lig üçüncüsü Bursaspor’a verilecek.

Fırtına ve Kartal tehlikede

Ancak kurulun Beşiktaş ve Trabzonspor için öngördüğü cezalar kafa karıştırıyor. Çünkü bu iki takımceza alırsa bu sezon Avrupa kupalarında mücadele ettikleri için UEFA’dan 5’er yıl uluslararası organizasyonlardan men cezası alma tehlikesiyle yüz yüze kalabilirler. Hal böyleyken akıllara şu kritik sorular geliyor:

(1) UEFA bedeli kimin?

FENERBAHÇE’Yİ Devler Ligi’ne göndermeyen TFF, Beşiktaş ve Trabzon’a aynı uygulamayı niye yapmadı? TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar 26 Temmuz’da “Kendisinden şüphe eden Avrupa’ya gitmesin’ demişti. TFF bu açıklamayı hatırlatıp kendisini savunabilir. UEFA da sadece Fenerbahçe’yi Devler Ligi’ne istememişti.

(2) Eksi puanda kriter ne?

ETİK Kurul’un iki takım hakkındaki eksi puan önerisi neye dayanarak yapıldı? Talimatlara göre küme düşürmeden eksi puan uygulanamıyor. Kurul’un, talimatlara rağmen öneride bulunduğu belirtiliyor. Zaten bir süre önce talimat değişikliği tartışılmış ve “Teşebbüse küme düşürme olmasın” sesleri duyulmuştu.

Raporun açıklanması belirsizliğini koruyor

Aziz Yıldırım ve birçok önemli ismin gözaltına alınmasıyla başlayan şike soruşturmasının Türk futbolu için bir dönüm noktası teşkil edeceği aşikâr. TFF Etik Kurulu’nun ‘Kozmik oda’ olarak adlandırılan salonda incelediği dosyalar hakkında 15 Ağustos’ta bir açıklama yapan TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Etik Kurul’un raporu ve buna bağlı görüşler doğrultusunda, iddianame kabul edilip, gizlilik kararı kaldırılmadan nihai kararın verilemeyeceğini bildirmişti.

Şimdi TFF’nin iddianamenin açıklanmasının ardından TFF’nin raporunu açıklayıp açıklamayacağı merak konusu oldu. BUGÜN’e konuşan Göksel Gümüşdağ raporun açıklanıp açıklanmayacağı hakkında bilgisi olmadığını belirtti. Gümüşdağ, iddianamenin açıklanmasından sonra bir toplantı yapıp raporun paylaşılmasıyla ilgili görüş alışverişinde bulunduktan sonra karar vereceklerini belirtti.

Bilal Şahin, Bugün, 21 Ekim 2011

TFF’DEN AÇIKLAMA:

Türkiye Futbol Federasyonu olarak, “Bugün” gazetesinde yayınlanan ve TFF Etik Kurulu’nun raporuyla ilgili spekülasyonların yer aldığı haber üzerine bir açıklama yapma zorunluluğumuz doğmuştur.

Hayal mahsülü iddialara dayandırılan bu haberde yer alan bilgilerin ve iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır.

Bu tarz gerçeklikten uzak haberler, halen devam eden Spor Toto Süper Lig ve diğer liglerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine ve de takımlarımıza zarar vermektedir. Kamuoyundan bu habere itibar edilmemesini rica ederiz.

Reklamlar

Written by kesinofsayt

21 Ekim 2011 at 05:29

Etik Kurulu, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

LÜTFİ ARIBOĞAN: ŞİKE SÜRECİNİ ÇOK İYİ YÖNETTİK

leave a comment »

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili Lutfi Arıboğan, TFF’nin şike iddialarına yönelik soruşturma sürecini çok iyi yönettiğini belirterek, “Bugün Türkiye liglerinin oynanıyor olması önemli bir başarıdır. Bunu abarttığımı düşünmeyin. Gerçekten sistemi kilitleyecek, belki de birçok şeye ara verecek bir soruşturmayla yüzleştik” dedi.

İzmir Gücü Spor Vakfı’nın (İZVAK) Ege Palas Oteli’nde düzenlediği ödül töreni ve jüri toplantısına katılan Arıboğan, burada yaptığı konuşmada, futbolun Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar yayılmış bir olgu olduğunu, futbolda her zaman konuşulacak bir gündemin bulunduğunu kaydetti.

Bir önceki TFF Başkanı Mahmut Özgener döneminin de Türk futbolu adına önemli bir süreç olduğunu belirten Arıboğan, “2004 yılında Levent Bıçakçı yönetimiyle başlayan dönem, aslında futbolun değiştiği, dönüştüğü, birçok eski alışkanlıklara, kötü alışkanlıklara son verilmeye başlandığı, yeni şeylerin, farklışeylerin yapılmaya başladığı, hem yönetimde hem sportif anlamda daha çağdaş yönetilmeye çalışıldığı bir dönem oldu” diye konuştu.

Arıboğan, 500 bin lisanslı futbolcu bulunduğunu, 70 milyonun üzerinde nüfusu olan ve bu nüfusun yarısından fazlası genç olan bir ülke için bu rakamların yetersiz kaldığını vurgulayarak, “Lisanslı futbolcu sayımızı 1 milyona çıkarmaya çalışıyoruz” dedi.

Gelecek birkaç yıl içinde Türkiye futbolunun ve TFF’nin en önemli hedefinin geçen yıl başlattıkları Ulusal Kulüp Lisans Kriterleri’nin yerleştirilmesi çalışmasını tamamlamak olacağını anlatan Arıboğan, şöyle devam etti:

Kulüplerimiz önümüzdeki 3 sezon içerisinde, geçen sene başvuruyla başlayan, 3 sezonluk geçişin sonunda mali, idari, hukuki, altyapı kategorilerinde belli kriterleri uygulamak zorunda olan kulüpler haline gelecek. Ulusal Kulüp Lisans Kriterleri’nin mali bölümüyle ilgili olarak hepimizi önemli bir sınavbekliyor. Bu şartları ya uygulayacağız ya uygulayacağız. Başka çözüm yok. Özellikle mali konularda, mali bir disipline girmek zorundayız. Geçen dönemdeki Şiddeti Önleme Yasası’nın yanında, önümüzdeki dönemde federasyon olarak gerçekleştirmeyi planladığımız en önemli şey, Kulüpler Yasası. Tabi bunuSpor Bakanlığımızla, Spor Genel Müdürlüğümüzle, hükümetimizle, parlamentomuzla hep birlikte oluşturmaya çalışacağız. Eğer kulüpler yasamızı da gerçekleştirirsek, Ulusal Kulüp Lisans Kriterlerimizle birlikte 3, 4, 5 sezonda kulüplerimizi gelir gider dengesini sağlayan, kendi ayakları üzerinde duran, geleceğini satmayan, sorumsuzca borçlanmayan kulüpler haline getireceğimizi düşünüyorum.

Şike iddialarına yönelik soruşturma
Arıboğan, şike iddialarına yönelik soruşturma hakkındaki bir soru üzerine, Türk sporunun, Türk futbolunun 3 Temmuz’da başlayan ve halen süren bu sorunla yüzleşmediğini söyleyerek, şöyle devametti:

Hem maddi kaynaklar hem de kapsadığı sosyal alan olarak bu kadar geniş kesimlerin ilgilendiği, rekabetin bu kadar yüksek olduğu, büyük camiaların mücadele ettiği bu sektörde, bir takımolumsuzluklar geçmişten bu yana biliniyordu ama ya telaffuz edilemiyordu ya ispat edilmiyordu ya da kanunen karşılığı yoktu.
Şike de bunlardan bir tanesiydi. Spor ve futbol büyüdükçe özellikle mali kaynaklar büyüdükçe yenisuçlar da ortaya çıkıyor. Bugün dünya futbolunun da Türk futbolunun da sorunlarından bir tanesi de bahis konusudur. Şikenin yanında şu anda bahis manipülasyonu diye bir problem, bir suç oluşmuş durumda. 2011 yılının nisan ayına kadar futbolun içerisinde herkesin olduğunu bildiği şike, kanunen suç sayılmıyordu, böyle bir eksikliğimiz vardı. Sporda Şiddet’in önlenmesine ilişkin yasa yeni haliyle bu eksikliği giderdi.

Süreç iyi yönetildi
Arıboğan, şike iddialarına yönelik soruşturmanın geniş kapsamlı bir soruşturma olduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bu kadar geniş kapsamlı bir soruşturma Türk futbolunda olmamıştı. İlk defa böyle birşey gündeme geldive liglerin başındaydı. Bize birçok eleştiri olabilir. Bu eleştirileri saygıyla karşılıyoruz. Bu süreci başkanımız Mehmet Ali Aydınlar ve yönetim kurulu üyelerimizle birlikte her detayını bizzat paylaşmış insan olarak söyleyebilirim ki, bu süreç bizim tarafımızdan çok iyi yönetildi. Bugün Türkiye liglerinin oynanıyor olması önemli bir başarıdır. Biraz geç başlamış olsa da oynanıyor olması. Bugün tekrar maçlara dönmemiz, maçlardaki rekabete dönmemiz, yani bu sezon tekrar futbolun yaşanıyor, oynanıyor olması federasyonumuz, kulüplerimiz, ülkemiz için de hakikaten övünülecek bir konudur. Bunu abarttığımı düşünmeyin.

Sistem donmuş durumda
Sistemi kilitleyecek “belki de birçok şeye ara verecek” bir soruşturmayla yüzleştiklerini anlatan Arıboğan, şunları söyledi:

Bu dönemde hepimiz biraz hukukçu olduk. Bizi burada süratli davranma yönünde önleyen şeyler oldu. TFF ve ona bağlı kurullar, oluşan tabloda sportif yargılamayı yapıp, olayı sonuçlandırmayı planlıyordu. Ancak soruşturma, gerçekten bugün görüldüğünden de geniş bir soruşturma. Bu işin gizliliği şu ana kadar kalkmış değil. Belgeler ve deliller üzerinde gizlilik kalkmadığı için de bizim bu konuda yargı kurullarımız yargılamayı yapamıyorlar. Yani hem yargılamayı yapamıyorlar hem de bu konuda itham edilen kişilerden ve kurumlardan savunma alamıyorlar. Bu nedenle sistem şu anda donmuş durumda. Sayın savcının iddianamesini bitirmesini, iddianamenin bitirilip, mahkemenin davayı kabul etmesini, belgelerin ve delillerin üzerindeki gizliliğin kalkıp, sportif yargılama sürecinin başlaması beklemek durumundayız.

Arıboğan, şike iddialarında Altay’ın mağdur takım olduğunu belirten bir katılımcının, şikeden zarar gören takımlarla ilgili yeni bir şey yapılıp yapılmayacağı yönündeki sorusuna karşılık, şöyle konuştu:

Sürecin sonunda mağduriyetlerin olmaması ya da bunların minimum olması yönünde bir takım hukuki tedbirler olabilecektir ama söz veremem. Şu anki sistem içerisinde, önceliğin hukuki konular olması çok önemli. Şu anda hukukun dışına çıkamayız. O nedenle de sistemin tamamını değiştirecek, sonunda ne olduğunu bilmediğiniz, kimlerin suçlu, kimlerin suçsuz olduğunu bilmediğiniz bir konuda sistemin temel prensipleriyle oynamak, takım sayısını değiştirmek, düşmeyi kaldırmak gibi radikal şeyleri yapmamanın daha doğru olduğunu düşündük. Gizliliğin kalkıp sportif yargılamanın bitmesine kadar herhangi bir şeyi değiştirmeden, sistemin devam etmesini tercih ettik.

Mynet

Written by kesinofsayt

18 Ekim 2011 at 05:02

Lütfi Arıboğan kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

SÜRPRİZ GELİŞMENİN NEDENİ NE?

leave a comment »

Savcı Berk’in, Futbol Federasyonu’ndan Etik Kurulu’nun raporunu istemesine hukukçular anlam veremedi. Avukatlar, “Bu rapor zaten savcının verdiği kısıtlı belgeler ışığında hazırlandı. Üstelik sadece spor hukukuna dayalı bir rapor” diyerek Berk’in raporu neden istediği konusunda bir yorum yapamadı.

Türk futbolunu yakından ilgilendiren şike ve teşvik iddialarını takip eden özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’in, Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Etik Kurulu raporunu istemesi, hukukçuları da şaşırttı.

Fenerbahçe’nin Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’ne (CAS) açtığı davada Sarı-lacivertliler’in avukatlığını üstlenen Emin Özkurt, “Savcı raporu neden istemiş anlayabilmiş değilim. Çünkü bu rapor savcının gönderdiği kısıtlı bilgilerle hazırlandı. Üstelik sadece sportif kanaatler içeriyor. Hukuken bir anlam yüklemek zor. Acaba aynı kanaati mi taşıyoruz diye görmek istemiş olabilir. Belki de nasıl bir yorum yapıldığını anlama çabası” dedi.

‘Mahkeme belirleyecek’

Özkurt, bu talebin lehte ya da aleyhte olacağı yönünde bir yorum getirilemeyeceğini söyleyerek, “Unutmamalı ki, savcıların iddianamesi çok ağır ifadelerle dolu olsa da yargılamanın neticesine bakmak lazım. Nihayetinde savcı, kamu adına avukatlık yapan bir kimsedir, kamunun avukatıdır ve değerlendirmelerinin yerinde olup olmadığı, yargılama neticesi, savunmanın da görüşlerini aldıktan sonra mahkeme tarafından belirlenir. Türkiye’de açılan davaların yüzde 54′ü beraatle sonuçlanırken, bu rakam Avrupa’da yüzde 5, Japonya’da ise sadece yüzde 1… Bu da soruşturma titizliğini gösteriyor” dedi.

‘Bilirkişi değil’

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın Avukatı Abdürrahim Erol, Etik Kurulu’nun raporunun dayanağının zaten savcının verdiği belgeler olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:

“Üstelik Futbol Federasyonu açısından bile bağlayıcılığı olmayan bir rapor. Etik Kurulu raporunu bilirkişi raporu mahiyetinde de düşünemeyiz. Mahkeme isterse bilirkişi tayin eder, hangi maçların şike olup olmadığını sorgular.”

Gazeteport

Written by kesinofsayt

16 Ekim 2011 at 05:31

Etik Kurulu, Mehmet Berk, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

GALATASARAY MAKBUZ TALEBİ VE YANITI

leave a comment »

Galatasaray Kulübü’nden 1 milyon dolarlık harcamaya ait makbuz talebi ve yanıtı:

 

Yanıtı:

Written by kesinofsayt

12 Ekim 2011 at 05:18

Galatasaray kategorisinde yayınlandı

Tagged with

İKİNCİ BİLYONER VAKASI

leave a comment »

Fenerbahçe Kulüp Müdürü Serkan Acar bilgisine başvurulmak üzere emniyete davet edildiğinde, kendisine yöneltilen sorulardan biri de, operasyon kapsamında tutuklanan Muhasebe Müdürü Tamer Yelkovan’la aralarında geçen telefon görüşmesi olmuştu. Söz konusu görüşmede; Acar’ın “Havuz işi ne oldu” sorusuna, Yelkovan, “O konuyla ‘1 numara’ ilgileniyor. O da şimdi Eskişehir’de film çeviriyor” cevabını vermişti. Teknik takibe takılan bu görüşme, Savcı Mehmet Berk tarafından yürütülen soruşturmada ilginç bir rastlantıya sebebiyet verdi. Çünkü Yelkovan ile Acar’ın aynı sitede oturdukları, bu görüşmenin de site havuzundaki problem nedeniyle yapıldığı ortaya çıktı. İkilinin arasındaki görüşmede geçen ‘1 numara’ ise sitenin yöneticisi…

Bu yönetici kim mi? ‘Nefes’ filminin yönetmeni Levent Semerci… Semerci, 13 Mart 2011’de yapımına başladığı yeni filmi Ayhan Hanım’ın çekimleri nedeniyle o tarihte Eskişehir’deydi. Fenerbahçe’nin deplasmanda Eskişehirspor’la oynadığı karşılaşmanın tarihi ise 9 Nisan 2011… Tarihler arasındaki yakınlık, kişilerin Fenerbahçe ile olan bağları nedeniyle bu görüşme iddianameye girmişti.

İkinci Bilyoner vakası
‘1 numara’ vakası, akıllara şu olayı getirdi: Aziz Yıldırım’ın “Bilyoner’i kapatalım” sözleri “Maç bağlanmış, büyük bahis oynanmış” şeklinde yorumlanmış, ancak daha sonra, ‘Bilyoner’in İstanbul’un en gözde mekanlarından ‘Billionaire’ olduğu ve şampiyonluk kutlaması nedeniyle Fenerbahçe tarafından kapatıldığı ortaya çıkmıştı.

Fanatik

Written by kesinofsayt

11 Ekim 2011 at 05:34

Genel kategorisinde yayınlandı

FENERBAHÇE’YE HAKSIZLIK YAPILDI

leave a comment »

Abbas Güçlü ile Genç Bakış 10. sezonun ilk programında Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ı ağırladı. Gençlerin genç bakanı öğrencilerin sorularına samimi yanıtlar verdi. 6 farklı üniversiteden öğrencilerin katıldığı “Genç Bakış” Üsküdar Gençlik Merkezi’nden canlı yayınla ekrana geldi…

İşte programın geniş özeti;

İktidarda olmamız demokratik cumhuriyetin bir nimeti

– Başta Sayın Başbakan olmak üzere bizlerin burada bulunması tamamen cumhuriyet idaresinin bu topluma kazandırdığı değerlerdir, nimetlerdir.

– Annem okuma yazmayı birkaç sene önce öğrendi babam ilkokul üçten terk. Ben ilkokulu doğduğum köy, Yeşilköy’de iki göz bir okulda okudum. İlk üç sınıf aynı derslikteydik. Bu noktaya bu şekilde bir ortamdan geldim.  Ailemde siyasete adım atan ilk kişiyim. Baba tarafından ilk üniversite mezunuyum. Türkiye’de bir yerlere gelebilmek için illa ki belli çevrelerde yetişmek gerekmiyor.

Fenerbahçe’ye haksızlık yapıldı

– Fenerbahçe camiasına taraftar noktasında yayınlar ve yorumlar  yoluyla bir haksızlık yapıldığı kanaatindeyim. Camia çok hırpalandı çok yıpratıldı. Yorumcuları ve yazarları taraftar camialarını bu kadar yıpratmamaya onurlarıyla bu kadar oynamamaya davet ediyorum. Olaylar, olgular, hukuk kaideleri üzerinden konuşulabilir ama kalkıptaFenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ya da Trabzonspor camialarını topyekün suçluymuş gibi hedef tahtasına yerleştirmenin hakkaniyetle bağdaşan bir tarafı yok.

Sporda Şiddet Yasası’nı biz dayatmadık

– Sporda şiddet yasası siyasal iktidar tarafından kulüplere ya da Türkiye Futbol Federasyonu’na dayatılan bir kanun değil. Bu kanun geçen dönem seçim kararı alındıktan sonraki dar zamanda yasalaşan bir metin.  O dönem Türkiye Futbol Federasyonu ve Başkanı bu teklifin yasalaşması için aşırı ısrarcı oldular. Ben kendilerine futbol kulüpleri böyle bir metnin yasalaşmasını istemezler çünkü başkanlarına, yönetimlerine, futbolcularına  çok büyük sorumluluklar getiriyor dediğimde başta Sayın Aziz Yıldırım olmak üzere tüm kulüp başkanları bu teklifin yasalaşması konusunda kararlı ve ısrarcı olduklarını söylediler. Teklif kısa sürede yasalaştı. Ama sonradan gördük ki üstdüzey spor yöneticileri bile bu kanunun ne getirip ne götürdüğüne bakmamış. O dönem; “Tamam tüm aykırılıklarına rağmen bu yasayı çıkaralım ama AB normlarını, UEFA kriterlerini, FİFA’nın genelgelerini dikkate aldınız mı?” diye sordum. Herşeyin uluslararası hukukun ve UEFA talimatnamelerinin paralelinde olduğu ifade edildi ama gelinen noktada görülüyor ki bu ölçüde köşeli ve sert hükümler Avrupa’da bile yok. Bu kanun bu anlamda bir hayli sert bir kanun.

Futbolda yaşananlara şiirli yanıt:  “Akıl almaz sorular soru içinde, akıl olmazların zoru içinde.”

– Daha 6 ay önce TBMM’de kabul edilmiş bir metnin değiştirilmesi kesinlikle bizim istediğimiz birşey değil. Bu  kanununu biz getirmedik ve en ufak bir değişiklik çalışması içerisinde değiliz. Ama Kulüpler Birliği bir konsensusla bir metin ortaya çıkarır, CHP, MHP ve BDP’ye götürür oraların rızasını aldıktan sonra Ak Parti’ye de gelirlerse siyaset kurumu TBMM’de bunu değerlendirir. Bu noktada Necip Fazıl Kısakürek’i hatırlıyorum: “Akıl almaz sorular soru içinde, akıl olmazların zoru içinde.” Bu konular o kadar netameli ki ne olacağını zamana bırakıp göreceğiz.

Siyasetin kılıcı federasyonun üzerinden kalktı

–  6222 sayılı yasa çıkıncaya kadar Gençlik ve Spor Bakanı’nın Türkiye Futbol Federasyonu’nu genel kurula çağırma yetkisi vardı. Yani siyasetin kılıcı sürekli olarak federasyonun üzerindeydi. Son yasayla bu ortadan kalktı. TFF tamamen özerk.  UEFA ve TFF kararlarına karşı siyaset kurumunun ya da bakanlığımızın bir yaptırımı söz konusu değil.

28 Şubat’ın getirdiği haksızlıklar için özür diliyorum

–  Meslek liseleri ve imam hatiplerin önündeki katsayı engelinin kaldırılması konusunda bir teşekkürü haketmiyoruz çünkü size haketmediğiniz birşeyi vermedik 28 Şubat sürecinde gaspedilmiş bir hakkınızı hukuka inanan bir iktidar olarak iade ettik.

– 28 Şubat sürecinin, o dönem başlayan haksızlıkların müsebbibi biz değiliz  ama devlette devamlılık esastır ve devlettki devamlılık adına, kaybedilmiş yıllarınız için ben özür diliyorum.

Atama bekleyen öğretmenler bizi de anlayın

– Biz yaz döneminde 250 bin sözleşmeli personele doğrudan devlet kadrosu verdik, bundan dolayı yaşadığımız güçlüğü de atama bekleyen öğretmenlerin anlamasını bekliyoruz. Evet çok meşru bir haklarını istiyorlar, haklılar ama bize de hak vermeliler. 250 bin sözleşmeliyi kadroya geçirmek demek maliyetin ikiye katlanması demek. Birçok ülkenin maaşları ödeyemediği bir küresel dalgalanma döneminde Türkiye maaşları ödeme problemi yaşamıyor, normal artışlara devam ediyor ve 250 bin sözleşmeliyi kadroya alabiliyorsa buarda hükümetin ciddi bir fedakarlığı var demektir. İnşallah daha fazlasını da yapabiliriz, öğretmenlerimiz bunu hakediyor.

Mesele sadece karın doyurmaksa her şeyi bırakıp fırın yapalım

– 2020 Olimpiyatlarına İstanbul markasıyla adayız. Bunlar karın doyurmaz diyorlar. Hakkari’de havaalanına karşı çıkanlar da aynı şeyi söylüyorlar. Ama beklesinler hastaneleri, okulları, havalanlarını bitirelim, onlar da şantiyeleri yakmaktan vazgeçsinler o zaman o havaalanlarına gelen işadamları orada fabrikalar kuracak karın doyuracak. Mesele sadece karın doyurmaksa her şeyi bırakıp fırın yapalım.

Krizden etkilensek yatırımlar devam etmezdi

–  Türkiye krizden etkilenmeyecek. Etkilenecek olsaydı tüm yatırımların durması gerekirdi. Oysa hepsi devam ediyor. Yeni yatırımlar yapılıyor. Bir stadyumun maliyeti 80-100 milyon TL. Eğer benim ülkem aynı takvim yılı içinde 14 şehirde 14 stadyum yapımına başlayacak güce ulaştıysa söylenecek tek şey vardır: Allah devlete, millete, hükümete zeval vermesin.

75 yeni yurt, 40 bin ek yatak

– Önümüzdeki 6 ay-1 sene içerisinde tamamlanacak yurt projeleriyle Türkiye’ye kazandıracağımız yatak kapasitesi 39 bin 800. Bunların dışında 2011 programına dahil ettiğimiz 75 tane ilave yurdun da yeni yapımına başlayacağız. Hedefmiz 350 bin yatak kapasitesi. Ama bu da yetmeyecek.

– Türkiye genelinde gençlik ve kültür merkezlerini yeni bir yapılandırma anlayışıyla çoğaltmayı planlıyoruz. İçerisinde basket, volaybol sahalarının olduğu merkezler yapacağız. Göstermelik bir kaç tane değil, 100 rakamıyla başlayacğız ve bu rakamı katlayacağız.

– Bakanlık olarak sporla ilgili 1 gençlik ile ilgili 3 müdürlüğümüz var. Biz gençlerden proje bekliyoruz. Formalitelere takılmasınlar. Bu tüm gençlere açık bir çağrıdır.

Hürriyet

Written by kesinofsayt

06 Ekim 2011 at 05:36

Fenerbahçe, Suat Kılıç kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

BAŞKANLAR ACİZ, KULÜPLER ESİR

leave a comment »

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Manisa İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, şike iddialarına ilişkin sorusu üzerine kanunda değişiklik yapılması talebine tepki gösterdi.

Şike soruşturmasının büyümesinin ardından özellikle kulüp yöneticileri tarafından istenen değişikliği onaylamadığını belirten Arınç, “Biz bu kanun altından kalkamayız düşüncesi kulüp yöneticilerin acziyetini gösteriyor. Hiçbir kulüp birkaç taraftarın esiri değildir. O taraftarlar yanlış yapıyorsa sorumluları hakkında yasal işlem yapılır. Kulüplere düşen desteklerini bu insanların arkalarından çekmeleridir” diye konuştu.

Sporda değişim zamanının geldiğini savunan Arınç, “Herkesin ailesiyle futbol seyretmeyi, sporun bütün çeşitlerini izlemeyi arzu ettiği dönemde sayıları birkaç yüzü geçmeyen şiddet taraftarı insanlar yüzünden bundan mahrumiyet düşünülemez. Bu talepleri masum, haklı bulmuyorum. Bir Bakanlar Kurulu tasarısı haline gelmediği sürece kanun teklifi olarak verilir. Bunu da hangi parti verir; onu da ibretle takip ediyorum. O parti hakkındaki düşüncelerimi de sizlere ifade ederim” dedi.

Arınç sözlerini şöyle sürdürdü: “Giderek genişleyen bir soruşturma basının gündeminden düşmüyor. Henüz bir dava açılmış değil. İddianameyi bilmiyoruz. Ama eminim ki yine bütün basın ve halkımız dava açıldıktan sonraki ilgisini devam ettirecek.

Bu olaylardan daha bir iki ay geçmemişti ki Meclis’te bütün partilerin ittifakıyla sporda şiddetin önlenmesi için bir kanun çıkarıldı. Bu faydalı bir kanundur. Yani sporu holiganların etkisinden kurtarmak, kasatura ile birbirine saldırarak hepimizin üzüldüğü bir takım eylemleri yapmak doğru değildir. Taraftarları, kulüp yönetimini belki de futbolcuları, kamuoyunu ilgilendiren ve alınması gereken tedbirleri ayrıntılı gösteren bir kanun çıkarıldı. Uygulamaya gelince birtakım sıkıntıların olduğu söylenerek geri adım atılmak isteniyor. Kulüp başkanları Meclis’e gelmediler. Sayın Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettiklerini biliyorum. Kendilerinin desteği ile çıkardığımız kanunun, biraz da mahcubiyetle değiştirilmesini istediler.”

Anadolu Ajansı

Written by kesinofsayt

03 Ekim 2011 at 05:38

Bülent Arınç kategorisinde yayınlandı