FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for Ocak 22nd, 2012

PARA MI AHLAK MI?

leave a comment »

Futbol dünyası parayı seçti!

Ne komik değil mi?
Gerekçesi ne olursa olsun oyun içinde kural değiştiriliyor. Tüm takımlar işbirliği içinde. Adeta, “ceza sahası içinde rakip takım oyuncusuna yapılan faul artık bir seferlik penaltı değildir” deniliyor… Futbol Federasyonu ile kulüpler bir araya gelerek anlaştılar. Neymiş. Şike yapanlar bu seferlik küme düşürülmeyecekmiş.
Neden? Suçlamaların odağındaki Fenerbahçe’yi korumak mı amaç?
Fenerbahçe diyor ki: “Kimse beni korumasın. Eğer şike yaptıysak ligden düşelim. Kuralı değiştirip, bizi suçlu ilan edip ligde tutacaksanız, biz bir alt lige gidecek yolu açarız…”
Futbol dünyasının liderleri ise “Yok suçlu olsan da olmasan da ligden düşmeyi kaldırıyoruz…” diyor.
Neden?
Anlatayım. Aslında yazılarımı takip ettiyseniz biliyorsunuzdur. Ama kısa bir özet yapayım…
Biliyorsunuz, Lig TV bundan kısa bir süre önce, artık yıllık 420 milyon dolarlık naklen yayın bedelinin ödenemez hale geldiğini duyurdu. Futbol Federasyonu ile pazarlık masasına oturdu. Lig TV , haklı veya haksız dedi ki (elbette ben özetliyorum ve kendimce tercüme ediyorum):
“Biz önceki ihale bedelinin 3 katı bir rakam ödemeyi taahhüt ettik. Ama soruşturmalar ile ortaya çıktığı ki ortalık şike iddiasından geçilmiyor. Büyük takımların ligden düşeceğine yönelik haberler abone artışımızı durdurmanın ötesinde var olan aboneliklerin de  iptal edilmesine yol açıyor. Bu durum ihale bedelinin ödenemez hale getirdi. Bu mücbir nedendir. Bize göre eğer ligden hiçbir takım düşmez ise;yıllık 420 milyon doları ödemek için 5 yıllık süreyi, 8 yıla çıkarın. Yok eğer ligden Fenerbahçe gibi bir veya birkaç takım düşerse, asla bu parayı ödeyemeyiz…”
Lig TV, Futbol Federasyonu’na anlaşma yapmaması halinde konuyu mahkemeye götüreceğini de bildirdi. Ne olduğunu bir hafta önce yazmıştım. Federasyon Lig TV’yi mahkemeye gitmemesi konusunda ikna etti. Ve 3 yıllık ek bir süre verileceğini bildirdi. (Bu karar henüz resmen açıklanmadı.)
Olayın özeti şudur: Naklen yayın gelirlerinden payına düşen parayla (44 milyon dolar yıllık) açıklarını kapatan Türkiye Futbol Federasyonu, naklen yayın gelirlerinden elde ettiği gelir ile (420 milyon dolar) ayakta kalabilen futbol takımları, Lig TV’den gelen gelirler azalmasın diye, “küme düşmeyi”yasakladı. Para ile ahlak arasında sıkıştılar ve parayı tercih ettiler.  Öyle formül geliştiriyorlar ki, hem takımları (başta Fenerbahçe olmak üzere) şike yaptıkları için cezalandıracaklar. FİFA ve UEFA’yı ikna edecekler. Hem de kimse küme düşmeyeceği için (3 yıllık ek süre de vererek) Lig TV’den para almaya devam edecekler.
Bana sorarsanız, Fenerbahçe kulübünün itiraz ettiği nokta burası. Yine benim tercümemle Fenerbahçe yönetimi demek istiyor ki: “Hem beni şike yapmakla suçlayacaksınız. Şampiyonluğumu alacaksınız. Hem de ligden düşürmeyerek gelirden olmayacaksanız. Bu iki yüzlülüktür. Biz bu oyunun içinde değiliz…”
Ben bir Beşiktaşlı bir taraftar olarak Fenerbahçe’nin yaklaşımını destekliyorum. Şike yapan ligden düşsün… Türk futbolu iki-üç yıl kriz yaşayacaksa da yaşasın. Tersi durumdaTürk futbolu, sportmenliğe, etik değerlere, ahlaka sırtını çevirmiş, paraya teslim olmuş demektir.

Yavuz Semerci, Gazeteport

Written by kesinofsayt

22 Ocak 2012 at 14:39

Fenerbahçe, LigTV, TFF, Yavuz Semerci kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

ÜNLÜ TÜRK YALANLARI – 1: EMENİKE’NİN PARA SAYARKEN GÖRÜNTÜLERİ VAR

with 3 comments

Şike Soruşturması’nın özellikle ilk günlerindeki en büyük “bomba”ların başında “Emenike’nin para sayarken görüntüleri var” iddiası gelmekteydi. Toz duman hafiflediğinde ortada böyle birşey olmadığı görüldü. Ancak “I want to believe” (inanmak istiyorum) diyen bir “kesim” hala bunun gerçek olduğuna inanıyor.

Olay neydi, bakalım:

Emmanuel Emenike, Karabükspor’un Bank Asya Ligi’nde oynadığı dönemden beridir medyada yer alan, güçlü, süratli ve iyi bir golcü olarak biliniyordu. Karabükspor’un Süper Lig’e çıkmasının ardından kendisini burada da ispatlayınca birçok kulüp kendisiyle ilgilenmeye başladı. Bu kulüpler arasında Fenerbahçe de vardı. Fenerbahçe’nin Emenike ile Mart ayından beridir ilgilendiği aşağıdaki ifadeden anlaşılmaktadır (Şekip Mosturoğlu, tutukluluk itiraz dilekçesi, ek klasör 59, sayfa 114):

Şampiyonluk yarışının kızıştığı, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un başbaşa yürüdüğü günlerde,  2 Mayıs 2011 tarihindeki 31. hafta maçında Ankaragücü karşısında 43. dakikasında sakatlanarak oyundan çıktı.

Sonrasındaki hafta boyunca Emenike’nin Fenerbahçe’ye karşı oynayıp oynamayacağı medyada bolca tartışıldı.
Bu arada, Trabzonspor da aynı hafta Bucaspor ile oynayacaktı. Bucaspor Teknik Direktörü Sait Karafırtınalar şu açıklamayı yaptı:

Bu açıklama ve uygulama, sakat bir futbolcunun oynayıp oynamayacağı kadar tartışılmadı bile medyada…

Emenike sakatlığı nedeniyle Fenerbahçe’ye karşı forma giymedi. Karabükspor, Buca’nın tersine, “eşitlik olsun diye” Emenike’nin Trabzonspor’a karşı da oynamayacağını açıkladı. Aslında bu uygulama da son derece saçmaydı. Lig boyunca  sakat oyuncular oynamamış, iyileşenler oynamışken, “ama o şu maçta yoktu, şimdi de olmasın” gibi bir mantık yürütülmemişken, Emenike Trabzonspor’a karşı da forma giymedi.

Sezon sonunda Fenerbahçe’ye transfer olan Emenike’nin, 3 Temmuz süreciyle birlikte “transfer şikesi” yaptığı, bilerek Fenerbahçe maçında oynamadığı iddia edildi “futbolu bilenlerce”… Kimse de demedi ki, “şike yapacak adam maça çıkar, kötü oynar. Niye maça çıkmasın? Hatta o maçta kötü oynamakla kalmaz, rakibin maçına da çıkar, iyi oynar”…

Ayrıca, Emenike’nin Ankaragücü karşılaşması oynandığında üç sarı kartı bulunmaktaydı (BİLGİ NOTU: bilgiler 22 Ocak 2012 tarihinde alındığı için TFF’nin ilgili sayfasında Emenike Fenerbahçe’nin futbolcusu olarak gözükmektedir):

Futbol disiplin Talimatı‘nın 95/1. maddesi “Bir sezonda, aynı kategorideki müsabakalarda üst üste ya da aralıklı olarak toplam 4 (dört) sarı kart gören bir futbolcu cezalı duruma düştüğü kategorinin ilk resmi müsabakasında müsabaka isim listesine yazılamaz. Cezalı duruma düşen futbolcu, cezalı duruma düştüğü kategori dışındaki kategorilerde oynayabilir” der.
(Emenike’nin çıktısında ikinci sarıdan kırmızısına takılanlara özel not: 95/3 madde “Bir futbolcunun bir müsabakada sarı kart görmesinden sonra, doğrudan kırmızı kart veya ikinci bir sarı kart nedeniyle kırmızı kart görmesi halinde söz konusu sarı kartlar hakem raporlarında belirtilmez ve toplam 4 (dört) sarı kart hesabında dikkate alınmaz.”

Yani, Emenike aslında GERÇEKTEN de Fenerbahçe’ye karşı gayrısportif bir nedenle oynamamak isteseydi, mesela sadece hakemin bir kararını alkışlayıp sarı kart görmesi yeterli olabilecekti.

Oysa Emenike gerçekten de sakattı Fenerbahçe maçı haftasında… Buyurun:

Görüldüğü gibi, sporcunun karşılaşmaya çıkması halinde komplikasyonlar çıkabileceği doktor raporlarıyla sabittir. Buna rağmen, bugün dahi, Emenike’nin aslında turp gibi olduğu, transfer olacağı için sahaya çıkmadığını iddia edebilenler var.

Gelelim “transfer şikesi”ne…
Spor Hukuku Enstitüsü’nün -ki altında CAS hakimi Kısmet Erkiner’in de imzası bulunmaktadır- hazırladığı mütaala şöyledir:

Görüldüğü üzere, “transfer şikesi”nin gerçekleşmesi için futbolcunun sözleşmesinin sonlanmış olması, sporcunun “serbest” olması gerekmektedir.

Tüm bu “düzmece” senaryolar yüzünden, Fenerbahçe (ve -ilgilenen varsa- Türk Futbolu) önemli bir futbolcuyu elinden kaçırmıştır. Bizlere de İbrahim Seten, Emre Bol, Mehmet Baransu gibi “sözde” gazetecilerin, Emenike’nin “para sayarkenki görüntülerini” hala kamuya göstermelerini beklemek kalmıştır…

Behçet Üstün

İlgili Yazılar:

Ünlü Türk Yalanları – 2: Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden UEFA Men Etti

Ünlü Türk Yalanları – 3: SPK Fenerbahçe’nin Düşmesine İzin Vermez

Ünlü Türk Yalanları – 4: Dava Siyasi Değil

Ünlü Türk Yalanları – 5: TFF (Bodrum Bodrum)

Written by kesinofsayt

22 Ocak 2012 at 00:54

Emenike, Fenerbahçe kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,