FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for Ocak 27th, 2012

ÜNAL AYSAL BİLYONER’E GÖRE HAKLI

leave a comment »

Ünal Aysal 26 Ocak 2011 tarihinde katıldığı 32. Gün programında 20 milyon Galatasaraylı’nın AKP’ye oy verdiğini söyledi. Rakamları nereden buldu, nasıl hesapladı, yüzyüze görüşme yöntemiyle mi bunu çıkardı bilinmez. Ancak Bilyoner’e göre (hayır, “o” Bilyoner değil) büyük oranda haklı gibi.

Hoş, 3 Temmuz’dan bu yana “sandıkta görüşürüz” diyen Fenerbahçeliler’in de çok umurunda değil ya!

2011 Genel Seçim İllere Göre Dağılım

Bilyoner Taraftar Haritası

Written by kesinofsayt

27 Ocak 2012 at 15:06

AKP, Ünal Aysal kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

ÜNLÜ TÜRK YALANLARI – 5: TFF (BODRUM BODRUM)

leave a comment »

MFÖ’nün unutulmaz parçası Bodrum Bodrum “nasıl anlatsam, nerden başlasam” diye başlar. TFF yalanlarını yazmaya oturunca aynen böyle hissettim. Gerçi bu yazıyı “Ünlü Türk Yalanları” yerine Ünlü Türk Dansözleri diye bir seri açıp yazmak da gelmedi değil içimden.

3 Temmuz süreci boyunca net bir karar vermekten sürekli kaçınan, bu nedenle de bir söylediği bir söylediğini, bir yaptığı diğer yaptığını tutmayan bir federasyon izledik. TFF başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın sürekli “bir aradayız, birlikteyiz” demesine rağmen, yönetim kurulundaki çalışma arkadaşlarıyla ciddi sorunlar yaşadığı yapılan açıklamaların çelişkili olmasından anlaşılıyor. Özellikle Lütfi Arıboğan – İlhan Helvacı ikilisinin Mehmet Ali Aydınlar’ı süreç boyunca yeterli ve doğru bilgilendirmediği çok net…

3 Temmuz günkü gözaltıların ardından TFF ilk açıklamasını 11 Temmuz günü yaptı. Buna göre “liglerin planlandığı gibi başlayacağı, Süper Kupa’nın oynanacağı, ligin UEFA’ya tescil edildiği şekliyle bildirildiği” açıklandı.

“3 Temmuz tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı taraından başlatılan şike soruşturması federasyonumuzca yakından takip edilmektedir. Bugün saat 14.00’te Süper Lig kulüplerinin başkanlarıyla bir araya geldik ve konuyu değerlendirdik. Daha sonra yönetim kurulumuz toplanarak, şimdi belirteceğim kararları almıştır. Bu konuda tüm kamuoyunun soğukkanlılıkla ve sağduyuyla hareket etmesini bekliyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu’nun elinde herhangi bir delil ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenle herhangi bir işlem de başlatılamamaktadır. Bu konudaki disiplin soruşturması, Cumhuriyet Savcılığı’nın iddianamesini hazırlayıp mahkemece bu iddianamenin kabul edilmesinden sonra başlatılacaktır. Alacağımız kararların, toplumun tüm kesimlerini mutlu etmeyeceğinin bilinci içindeyiz. Biz en doğru kararı vermeye çalışacağız. Bugün birlik ve beraberlik günüdür. Bu konuda tüm kamuoyunun desteğini rica ediyoruz. Bu süreçte UEFA ve FIFA ile sürekli temas içinde bulunacağız.

Lig planlandığı şekilde 5 Ağustos tarihinde başlayacaktır.

31 Temmuz tarihinde Süper Kupa Finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacaktır. Lig planlandığı şekilde devam edecektir. Daha önceki fikstür çekim tarihi aynen geçerlidir.

Elimizde delil olmadan, belge olmadan vereceğimiz kararın doğru olmayacağını düşünüyoruz. En doğru kararı verebilmek için mutlaka en doğru belgenin iddianame olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle iddianameyi bekleyeceğiz. Bugün oturup yönetim kurulunca bir karar veremeyiz. Lig, tescil edildiği şekilde UEFA’ya bildirilmiştir.

Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’ne direkt olarak, Trabzonspor ise ön eleme oynayarak gidecek.  Bu işten en az zararla Türk futbolunu çıkartacağız. Bu konuda bize güvenin ve bizi destekleyin.”

Üstünden bir hafta kadar geçmişti ki Süper Kupa maçının ertelendiği açıklandı. Şüphesiz bu kararda Beşiktaş’ın 14 Temmuz tarihinde, dava sonuçlanana kadar Türkiye Kupası’nı iade ettiğini açıklaması da etkili oldu. Gerçi kupa hala BJK Müzesi’nde durmaya devam ediyor, Beşiktaş bu kupa sayesinde gittiği Avrupa kupaları maçlarına devam ediyordu, ama bu içinde bulunduğumuz “akıl tutulması”nda çok şey ifade etmiyordu birçok insana.
TFF’nin bu açıklamasından sonra bir daha Süper Kupa’nın akıbeti hakkında bilgi alınamadı.

TFF, birkaç gün sonrasında, 22 Temmuz’da, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün açıklamasına cevap verdiği yazısında Süper Kupa finalinin ertelenmesini bir kez daha savundu.

25 Temmuz tarihine kadar liglerin planlandığı gibi başlayacağını söyleyen TFF bu tarihte Süper Lig’in 9 Eylül’de, Bank Asya Ligi’nin 10 Eylül’de başlayacağını açıkladı.

Ertesi gün, Spor Toto Süper Lig kulüplerinin temsilcileriyle yapılan toplantının ardından açıklama yapan Mehmet Ali Aydınlar “şike iddialarıyla ilgili süreci sezon başlamadan tamamlamak istediklerini” söyledi.

M.A.Aydınlar 10 Ağustos tarihinde, “futbolda şike soruşturmasıyla ilgili incelemelerimizi önümüzdeki hafta sonlandırmayı planlıyoruz” diyerek 26 Temmuz’daki açıklamalarının geçerli olduğunun teyidini verdi.

Ancak 15 Ağustos’ta, Etik Kurulu’nun raporunun ardından “federasyonumuzca, iddianamenin kabulüne bağlı olarak gizlilik kararının kalkmasını müteakip, derhal şüpheli kulüp ve gerçek kişilerin savunmaları alınacak, bu savunmalar ve tüm soruşturma evrakı incelenmek suretiyle, Etik Kurulu’ndan nihai rapor istenecek daha sonra da hukuka ve adalete uygun bir karar verilecektir” diyerek kararın iddianameden sonraya ertelendiği açıklandı.

Bir hafta sonra, 22 Ağustos’ta UEFA Baş Hukuk Müşaviri Pierre Cornu ile birlikte Mehmet Berk’i ziyaret eden M.A.Aydınlar adliye çıkışında yaptığı açıklamada “UEFA sadece bilgi amaçlı geldi, bilgi aldı” dedi. ”UEFA’nın hazırlayacağı raporun nasıl bir yaptırımı olacak ya da yaptırımı olacak mı?” sorusunu ise ”UEFA, rapor hazırlamayacak. Rapor hazırlamak için gelmediler, sadece görüştüler” diye yanıtladı.

24 Ağustos’ta “Böyle bir ortamda biz nasıl karar verebiliriz. Toplumun bir kesiminde ‘Federasyon işi savsaklıyor’ gibi bir algı söz konusu. Biz burada işin ne kadar ciddi olduğunu ama insanların savunma hakkını kullanmadan karar açıklanmayacağını söylüyoruz” açıklaması geldi.

9 Eylül tarihinde, 2011-12 sezonunun korunması amacıyla, şike soruşturması süreci sezon içinde sonuçlansa da  kararların sezon sonunda alınmasına karar verildiği açıklandı.

Fenerbahçe’nin CAS’ta UEFA ve TFF aleyhine açtığı tazminat davasının gelişimi ise apayrı bir hikaye.

29 Kasım tarihinde Fenerbahçe Asbaşkanları Ali Koç ve Abdullah Kiğılı, Yönetim Kurulu üyesi Ali Yıldırım ve kulüp avukatı Emin Özkurt bir basın toplantısı yaparak, resmi belgelere dayanarak yaptıkları açıklamalarla, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilme kararının TFF’ce UEFA’ye telkin edildiğini açıkladı.

TFF’nin 15 Ağustos’ta yaptığı basın toplantısından alıntılar yapan Ali Koç, “Ayrıca o toplantıda o gün anlam veremediğimiz ancak bugün çok daha iyi kavradığımız 2 ilginç bilgi paylaşıldı. İlki gizliliği bulunan Etik Kurul Raporu’ndan sadece Fenerbahçe ile ilgili bir bölüm okundu. İkincisi bir soru üzerine Federasyon Başkanımız ’Kendisini şüpheli gören varsa Avrupa’ya gitmesin’ diye açıklama yaptı.

TFF bu iddialara bir basın toplantısıyla yanıt verdi: UEFA Müfettişi Yalan Söylüyor

TFF açıklamasında ilgi çeken bir başka kısım ise şuydu:

Olaylarla ilgili detaylara geçmeden ilk olarak şunu hatırlatmak isteriz…

3 Temmuz’dan beri Fenerbahçe Kulübü yöneticileri tarafından en çok dile getirilen olguların başında, masumiyet karinesi gelmektedir. Böyle hassas bir konuda, sadece sayın Pierre Cornu’nun gönderdiği savunma dikkate alınarak, Türkiye Futbol Federasyonu’na sorulmadan, konuyla ilgili bilgisi ve görüşü alınmadan yapılan açıklamalar, masumiyet karinesinin en bariz şekilde ihlalidir. Eğer sadece sayın Cornu’nun açıklamalarını dikkate alarak, Federasyonumuzun Başkanvekilini ve bir görevlisini “suçlu” ilan etmemiş olsalardı ve savunma haklarına riayet etselerdi, biz kendilerine sürecin bambaşka bir şekilde geliştiğini aktarabilirdik.

Fenerbahçe’nin TFF’ye yanıtı gecikmedi:

Öte yandan, bizim de açıklamalarımıza da dayanak oluşturan Sayın Cornu’nun CAS’a verdiği savunma dilekçesi, TFF Başkanı Sayın Aydınlar’ın söylediği gibi 18 Kasım 2011 tarihli değil 3 Kasım 2011 tarihlidir (aşağıda görülmektedir). TFF Başkanı “Fenerbahçe keşke bizimle iletişime geçse ve sorsa” demektedir. Oysa 18 Kasım 2011 tarihi Fenerbahçe’nin Sayın Aydınlar ile temasa geçerek kendisine bu belgeyi sorduğu tarihtir. Anlaşılan o ki kulübümüzün bu belgede yazanları kendisine sormasından sonra TFF Başkanı belgenin detaylarından haberdar olmuş ve harekete geçilmesi talimatı vermiştir. Bunun hemen ardından da bugün açıklamalarına dayanak oluşturan ancak henüz bir yanıt alamadıkları 21 Kasım 2011 tarihli mektup yazılarak UEFA’ya gönderilmiştir

TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar 4 Aralık 2011 tarihinde Kanaltürk’teki Telegol Programı‘na bağlanarak açıklamalar yaptı.  Aydınlar, Şampiyonlar Ligi’ne gitmeme kararını önce Nihat Özdemir ve Ali Koç’un aldığını, Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne alınmasıyla olayın şeklinin değiştiğini söyledi.

Fenerbahçe’nin avukatı Emin Özkurt’un kendilerini zan altında bıraktığın söyleyen Aydınlar şöyle devam etti: ” ‘Biz TFF’ye gittik bu yazı blöf dedik, olumsuz yanıt verin’ dedik diyor. İlk defa yaşanan süreci, gerçekleri açıklıyorum. Bu yazı TFF’ye geldiğinde kulüp başkanları ile toplantı halindeydik. Fenerbahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir ile Asbaşkan Ali Koç da toplantıdaydı. Biz toplantıdan çıkınca yazının İngilizcesini Ali Koç’a, Türkçesini ise Nihat Özdemir’e verdim. Yanımızda 2 arkadaş daha vardı bu sırada. Bu yazıyı okuduktan sonra Nihat Bey ‘Tamam başkan biz karar alıp katılmama kararını vereceğiz’ dedi.”

Fenerbahçe ise bu açıklamaya resmi sitesinden hemen yanıt verdi:

TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar, dün, UEFA Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmememizle ilgili programa, avukatlarımızdan Sayın Emin Özkurt’a cevap vermek amacıyla katılmış; UEFA’dan gelen ilgili mektubu Başkanvekilimiz Sayın Nihat Özdemir ve Asbaşkanımız Sayın Ali Koç ile paylaştığını, yöneticilerimizin bu mektubu gördükten sonra; “Şampiyonlar Ligi’ne katılmama kararı alırız” dediğini iddia etmiştir.
Bu iddia kesinlikle gerçekleri yansıtmamaktadır.
Sayın Aydınlar, 23 Ağustos 2011’de gerçekleşen toplantıda söz konusu evrakı, Türkçe tercümesiyle birlikte yöneticilerimizle paylaşmış; bu doğrultuda TFF’nin kulübümüze göndereceği mektubu da yöneticilerimize tebliğ etmiştir.  Bu mektuba istinaden 24 Ağustos 2011, saat 12:00’ye kadar turnuvadan çekilme yönündeki kararımızı kendilerine bildirmemizi talep etmişlerdir.
Yöneticilerimiz, bu talep karşısında konunun Yönetim Kurulu’nda istişare edilmesi gereğini aktararak, TFF’den ayrılmıştır.Yönetim Kurulumuz, aynı gece konuyu görüşerek turnuvadan çekilme kararının alınmasının mümkün olamayacağı kararına varmıştır.
Sayın Ali Koç, yönetim kurulumuz adına, 24 Ağustos 2011 sabahı, Sayın Aydınlar’ı arayarak, bu süre zarfında böyle bir karar alınmasının mümkün olmadığını, ayrıca böyle bir kararın hukuki haklarımızın tamamından feragat anlamına geleceğini kendisine iletmiştir.
Aynı açıklamada bu bilgilerden sonra “Dikkat Çeken Bir Çelişki Daha” diyerek önemli bir ayrıntı aktarılıyor:
Kulübümüzün, 29 Kasım 2011’de düzenlediği basın toplantısına cevaben, bir gün sonra, medyanın karşısına geçen Sayın Aydınlar,UEFA yetkilisi Sayın Cornu’nun beyanı ile ilgili aşağıdaki ifadeleri kullanmıştır.
30.11.2011 TFF BasınToplantısı, TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar:
” … UEFA’dan henüz bu mektubu reddeden bir yazı ulaşmamıştır. Sayın Ali Koç bizimle görüşseydi bizim verdiğimiz bu beyanı görecekti…biz böyle bir konu gelmiş cevap vermişiz. Böyle birşeyden rahatsız olan bir taraf varsa onlar neden bize sormaz. Bakın sizin hakkınızda böyle söyleniyor demez…bunu neden Fenerbahçe’nin basın toplantısında onlara sormadınız???”
Yani, kulübümüzün Sayın Cornu’nun beyanı ile ilgili kendisi ile temasa geçilmediğinii söylemiştir. Ancak, Sayın Aydınlar dün gece telefonla bağlandığı TV programında bu kez şu ifadeleri kullanmıştır.
04.12.2011 Telegol Programı,TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar:
“Bu belgeden 18 Kasım’da haberim oldu. O gün öğleden sonra Cihan Kamer (Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyesi) federasyona geldi. Cihan Kamer bana böyle bir yazıdan bahsetti. Ben de “evet bugün öğrendik ama bu ifadeler tamamen yanlış” dedim. Bu yazının doğru olmadığını bildireceğiz dedim.”
Yukarıdaki ifadeler Sayın Aydınlar’ın söylemleri arasındaki çelişkiyi net bir biçimde ortaya koymaktadır. Son günlerde yaşanan ve merkezinde TFF ve yöneticilerinin  bulunduğu bu çelişkilerle ilgili yorumu kamuouyunun takdirine bırakırız.
TFF – UEFA – Fenerbahçe – CAS dörtgenindeki ilişkiler, ifadeler ve beyanları daha önceki bir yazımızda bulabilirsiniz.
Ayrıca yine TFF’den bir başka ismin, Lütfi Arıboğan’ın yalanına da şuradan ulaşabilirsiniz.

TFF Başkanı Aydınlar 9 Aralık 2011 tarihinde sezonun aynen bu şekliyle sona ereceğini bir kez daha açıklıyordu.

”Biz daha önce açıklamıştık, sezon bu şekliyle sona erecek. Biz şahıslar hakkında kararı mümkün olan en kısa sürede vermek istiyoruz. Tabii bunun için de şahısların savunmalarını almamız gerekiyor. Kulüplerin de aynı şekilde savunmalarını almamız gerekiyor. Bayağı ciddi sayıda kulüp ve şahıs ismi geçiyor. Bunların bir kısmı da tutuklu, yasa değişikliğiyle ne olur, bilmiyorum. Belki yasa değişikliğiyle tutuklular serbest kalırsa o zaman işimiz daha kolaylaşabilir. Aksi takdirde bir de tutukluların ifadesinin alınması veya savunmalarının alınması süreci yaşanacak. Şahıslarla ilgili kararı mümkün olan en kısa sürede vermek istiyoruz. Ama kulüplerle ilgili kararımızı sezon sonunda vereceğiz.

Daha önce “ben oldukça 58. madde değişmeyecek” diyen Aydınlar 25 Aralık’ta bu söylemin tek kişilik bir kararın sonucu olmadığını açıkladı.

Özel işleri nedeniyle Singapur’da bulunan Aydınlar, Bugün Gazetesi’nin bu konudaki sorularını yanıtladı. “58. madde değişmeyecek” şeklinde açıklamayı tek başına yaptığı için yönetim kurulunun bazı isimlerinden eleştiri aldığı iddialarını kabul etmedi. Aydınlar, “Evet, küme düşmenin asla kaldırılmayacağını söyledim. Fakat bunu, yönetim kurulumuzda daha önce konuştuğumuz için söyledim. Madde için yeniden görüş alışverişinde bulunmaya gerek görmedim” dedi. Başkan Aydınlar, Federasyon’da kararların tek kişinin ürünü olmadığını ve oybirliği ile çıktığını sözlerine ekledi. Kendisine 58. maddenin değiştirilmesiyle ilgili yönetim kurulundan bir istek gelmediğini özellikle vurguladı. “Tüm kararlarımızı oy birliğiyle alırız” diye konuştu.

Bu arada son toplantıda, şike ve teşvik primine küme düşme cezası getiren maddenin yüzeysel konuşulduğu öğrenildi. Sızan haberlere göre yönetimde bulunan bazı isimler bu maddenin tartışmaya açılmasını istiyor ve değiştirilebileceği yönünde görüş belirtiyor. Aydınlar’a da bu konudaki fikirlerini önümüzdeki günlerde açacakları belirtiliyor.

İstifa edeceği yönündeki iddialara yanıt veren Mehmet Ali Aydınlar, “Herkes her şeyi konuşuyor. Boşverin bunları. Görevimin sonuna kadar buradayım” diyerek sözlerini tamamladı. Bu arada Mehmet Ali Aydınlar, geçtiğimiz haftalarda yazarımız Engin Verel’e “Üç yıl daha Federasyon Başkanıyım. Bu pisliği temizlemeden gitmem. Gerekirse bir üç yıl daha görev yaparım” açıklamasıyla gündeme gelen konuya nokta koymuştu.

TFF Yönetim Kurulu 8 Ocak 2012 tarihinde 58. maddenin değişmemesi kararı aldı.

Hafta içinde toplanan Kulüpler Birliği’nin “58. maddede revizyona gidilmesi gerekir” şeklinde karar almasına karşın, TFF yönetimi “Kesinlikle değişmeyecek” görüşüne vardı.

14 Ocak’ta Kulüpler Birliği Vakfı ile yapılan toplantıda Aziz Yıldırım’ın cezaevinden gönderdiği mektup üzerine Aydınlar’ın istifayı düşünmeye başladığı sızdırıldı.

Aynı toplantıda, daha önce defalarca cezaların sezon sonuna bırakılacağını açıklayan Aydınlar, bu kez cezaların play off maçları öncesinde karara bağlanması gerektiğini söyledi.

Milliyet’in haberine göre; Toplantıda açıklamalarda bulunan Aydınlar, şike ve teşvik iddialarının incelendiğini, cezaların ise play-off maçları öncesinde karara bağlanması gerektiğini söyledi. Türk futbolunun patronu, UEFA’nın 58. maddenin şu anda değişmesine soğuk baktığına da vurgu yaparak, bir önce karar almamaları durumunda 3 yıl Avrupa kupalarından men cezasıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

16 Aralık tarihinde TFF Yönetim Kurulu İstanbul’da toplandı ve şu açıklamayı yaptı:

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu göreve başladığı günden itibaren, Türk futbolunun girdiği kaostan çıkması için elinden gelen iyi niyetli çalışmayı göstermiştir. Özenli, objektif ve hukuki prensipler içerisinde yönetim anlayışını sürdürmüş, sürdürmeye de devam edecektir.

13 Ocak Cuma günü yapılan TFF-Kulüpler Birliği toplantısında, tüm kulüp başkanları tek tek dinlenmiş ve görüşleri alınmıştır. Bu görüşler, 16 Ocak’taki TFF Yönetim Kurulu’nda ayrıntılı olarakdeğerlendirilmiştir. Yapılan bu değerlendirme sonucunda, 26 Ocak2012’de yapılması planlanan TFF Olağanüstü Genel Kurulu, önceden ilan edilen gündem maddeleri ile gerçekleştirilecektir.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun bugüne kadar aldığı her karar ve yaptığı her işlem; TFF Kanununa, Statüsüne ve hukuki düzenlemelerine uygun olduğu gibi; FIFA ve UEFA’nın uluslararasıkural ve düzenlemelerine de harfiyen uygundur. 26 Ocak’ta yapılacak TFF Olağanüstü Genel Kurulu ve kurulda varılacak her sonucun da aynı bu prensibe uygun olacağına inancımız sonsuzdur.

Tüm kamuoyu bilmelidir ki; Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu kararlarını, bireysel açıklamalara dayanarak değil, tüm futbol paydaşlarının görüşleri ışığında almayı prensip edinmiş, aynı prensiple de almaya devam edecektir.

26 Aralık’taki TFF Genel Kurulu’na giderken “ben oldukça asla” söylemi yerini “bir kereden birşey olmaz”a dönmüştü. Ancak gerilimli Genel Kurul değişiklik önergesini reddetti. TFF Yönetim Kurulu’nun hala kendi başına karar alma yetkisi var. Bu kafa karışıklığında nasıl bir karar alacaklarını bekliyoruz. (Not: “merakla bekliyoruz”u özellikle yazmadım. Merak edilecek birşey kalmadı zira)

Behçet Üstün

İlgili Yazılar:

Ünlü Türk Yalanları – 1: Emenike’nin Para Sayarken Görüntüleri Var

Ünlü Türk Yalanları – 2: Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden UEFA Men Etti

Ünlü Türk Yalanları – 3: SPK Fenerbahçe’nin Düşmesine İzin Vermez

Ünlü Türk Yalanları – 4: Dava Siyasi Değil

Written by kesinofsayt

27 Ocak 2012 at 11:46

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ – 1 – (TEMMUZ 2011)

with one comment

Temmuz – Eylül 2011

Ekim – Aralık 2011

Not: Yukarıdaki iki çizelge Gökçen Yıldız ( @HipiLangstrumpf ) tarafından hazırlanmıştır. Kullanılmasına izin verdiği için teşekkür ederiz.

3 Temmuz 2011 – Pazar

Liglerin bitişinin ardından transfer heyecanı yaşanacak derken 3 Temmuz 2011 sabahı başta Aziz Yıldırım olmak üzere birçok kulüp yöneticisi ve futbolcu şike soruşturması nedeniyle gözaltına alındı.

Operasyonda Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Tamer Yelkovan, Mecnun Odyakmaz, Bülent Uygun, Emenike, Sezer Öztürk, Korcan Çelikay, Serkan Çalık, Mehmet Yıldız, Serdar Kulbilge, Mahmut Boz, Ümit Karan’ın da aralarında bulunduğu 40’a yakın kişi gözaltına alınarak Vatan Caddesi’ndeki emniyete getirildi.

Yedi aydır süren operasyonun Aralık 2010 tarihinde savcı Zekeriya Öz tarafından başlatıldığı, Öz’ün İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine terfi ettirilmesinin ardından soruşturma dosyasının Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’e devredildiği açıklandı.

Soruşturmayı başlatan Zekeriya Öz kamuoyunda Ergenekon savcısı olarak tanınıyordu.  Bigadiç Cumhuriyet Savcısı olduğu dönemde “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Adil Karar Adil Yargılanma Hakkı” adlı bir çalışmaya imza atmış, “yasaları uygulamak zorunda olan adalet mensuplarının da hassasiyetleri iyice kavrayıp yargılamalarda ve devletin yaptığı tüm işlemlerde kanunlara uygun, kişilerin haklarını zayi etmeyecek şekilde eşit ve adil uygulama içinde olmaları zarurettir” yazmıştı.
Savcı Öz, gözaltına alınmalardan yaklaşık dört ay önce Adnan Polat tarafından Galatasaray’a üye yapılmıştı (aynı gün Lütfi Arıboğan’ın eşi Deniz Ülkü Arıboğan da kulübe üye kaydedildi).

Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay operasyon ile ilgili yaptığı açıklamada, ”Çirkin bir olay, bunu buradan söyleyebilirim. Bu polis devleti. Hiç bir mahsur yok bunu söylemekte. Çünkü olay çirkin. Ne şike oldu ki araştırma yapıyorlar” dedi.

4 Temmuz 2011 – Pazartesi

  • Fenerbahçe Spor Kulübü şike operasyonuyla ilgili yayın yasağı konmasını istedi.
  • Emenike’nin para sayarken görüntüleri olduğu haberleri tüm medyada yer aldı.
  • Tahir Kıran şike ihbarını kendisinin yapmadığını açıkladı.

Siyasilerden ilk tepkiler şöyleydi:
Başbakan Erdoğan: Değerlendirme yapmam doğru olmaz. Ancak detay bilgiler elimde olduğu zaman ben de bir değerlendirme yapma şansı bulabilirim. Yargı bir karar vermiş, karar neticesinde de güvenlik güçleri de böyle bir operasyonu yapmışlar. Temenni ederim ki herhangi bir sıkıntılı durum çıkmaz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Türkiye’de her sosyal kesime bir operasyon uygulaması var. Sanıyorum sıra spora geldi
AK Partili Milletvekili Hakan Şükür: İddialar ciddi. Umarım aklanırlar. Şampiyonluğa giden yolda çeşitli imalarda bulunmuşlardı. Bunlar tabii hemen hemen her dönemde çok konuşulur. Ama en son çıkan kanunla biraz daha üzerine gidilen soruşturulan bir boyuta geleceği söylenmişti. Bugün bunu yaşıyoruz. Tabii henüz bir suç isnadı oluşmadı. Ben de herkes gibi umuyorum ki çok değerli başkanlarımızın, futbolcu arkadaşlarımızın ve menajerlerin bu durumdan sağ salim çıkması ama başlı başına bu şekilde içeri gitmeleri bile bundan sonra bu işin ne kadar ciddi yapılacağı konusunda en ufak şaka yollu konuşmaların bile değerlendirmeye tabi tutulacağını gösteriyor.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: İsimlerin içinde kulüp yöneticileri, futbolcular, federasyon, Merkez Hakem Kurulu’ndan kişiler var. Önemli bir yargı operasyonu olarak görülüyor. Arama, gözaltına alınma kararı, kapsamlı inceleme yapıldığını gösteriyor. Yargı sürecini hepimiz merakla bekleyeceğiz. Merakla takip edeceğiz. Belki de futbol spor camiasında birtakım olayların ortaya çıkarılması, varsa sorumlularının da yargı sürecinde aklanmaları ve yargılanmaları mümkün olacak. Bu, Türkiye’nin gerçek hukuk devleti olmaya doğru hızla yol aldığını gösteriyor. Türkiye’de hukuk, yargı güçleniyor. Türkiye’de hukuka, nizamlara aykırı işler yapmak isteyenlerin önünde engeller var. Yargı sonucunu merakla bekleyeceğiz. Sonucunda inşallah Türkiye için önemli sonuç ortaya çıkar.
Eski TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin: Benim dönemimde de işaretler vardı ama yasa yoktu. Üzüntüyle izliyorum. Türk futbolunun geçmişi için üzüntü verici, geleceği için umut verici.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: Ben bu işlerden çok anlamam ama yüzde 5’i bile doğruysa çok vahim. Türk sporu adına çok vahim. İnşallah temizlenmeye yol açar. Bütün memlekette herkes temiz iş yapmalı. Temiz siyaset, temiz spor, temiz gazetecilik…

5 Temmuz 2011 – Salı

  • UEFA basın sözcüsü soruşturma sürüyor da olsa Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılabileceğini açıkladı.
  • Fenerbahçe yönetimi TFF ile bir toplantı gerçekleştirdi.
  • Ünal Aysal yazılı bir açıklama ile “Fenerbahçe Kulübü’nün hassasiyetini göz önünde tutarak Galatasaray TV başta olmak üzere Kulübümüzün tüm mecralarında konu ile ilgili program ve yayın yapılmaması kararını almış bulunuyoruz. Aynı hassasiyetin tüm Galatasaray camiası tarafından da gösterileceğine eminim” dedi.
  • Aykut Kocaman ve Alex operasyon konusunda açıklama yaptılar. Kocaman “futbol bir bataklık ve kurutulmak isteniyorsa 1958 yılına kadar gidilmelidir” dedi.
  • TFF Başkanı Aydınlar “delillere göre hareket edeceğiz” dedi.
  • Fenerbahçe’nin yayın yasağı talebi reddedildi.
  • “İşte şikenin fotoğrafları” haberleri başladı.

6 Temmuz 2011 – Çarşamba

  • Yıldırım Demirören de şüpheli sıfatıyla ifade verecek.
  • Aykut Kocaman Cüneyt Tanman’ın maçları izleyip karar vermesini istedi.
  • Emniyetten yapılan açıklamada 19 maçta şike ve teşvik faaliyeti belirlendiği bildirildi.
  • Hüseyin Gülerce “Futbolun Dokunulmazları”nı yazdı.
    “Artık futboldaki Ergenekon’a da neşter vuruluyor. “Futbolda Ergenekon olur mu?” sorusu bugün anlamsız bir sorudur. Vesayet varsa, darbecileri vardır. Darbeciler varsa, medyaları, işadamları, çeteleri, kozmik adamları vardır. Vesayet, hukuk dışı örgütlenmelerle ayakta durur. Bu ülkede yüzyıldan beri vesayet rejimi var. Onun için hukuk dışılık her sosyal grubun, devlet aygıtının, anayasal kurumların içinde hükümferma olmuştur. Mücadele, vesayet ile demokratikleşme arasındadır. Bugün inisiyatif sivil iradenin elindedir. Vesayetin bütün ağaları, bu arada futbolun ağaları da kaybetmeye mahkumdur.”

7 Temmuz 2011 – Perşembe

  • Aziz Yıldırım HSYK, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve TBMM’ye yargı mensuplarını şikayet etti.
  • Aziz Yıldırım’ın eşkal tesbit fotoğrafları yayınlandı.
  • Şekip Mosturoğlu ve 14 kişi tutuklandı.
  • Cüneyt Tanman Aykut Kocaman’a cevap verdi: Burası muz cumhuriyeti değil.
  • İstanbul Emniyet Müdürü Çapkın, Demirören’i ifadeye çağırmadıklarını söyledi.
  • Gençlik ve Spor Bakanlığı’na Suat Kılıç getirildi.
  • UEFA’dan yeni açıklama: “Şikeye sıfır tolerans”

8 Temmuz 2011 – Cuma

9 Temmuz 2011 Cumartesi

  • Fenerbahçe Yönetim Kurulu ilk basın toplantısını yaptı ve sert mesajlar verdi.
  • Ünal Aysal: “Galatasaray’ın böyle bir durumda hiçbir leke almamasını sağlayan geçmiş tüm başkan, yönetici ve sporcularımıza buradan şükranlarımızı sunuyorum.”
  • Savcı Mehmet Berk tarafından sorgulanan Aziz Yıldırım’ı sürpriz bir isim, bir dönem Başbakan Erdoğan’ın da avukatlığını yapan Faik Işık savundu.

10 Temmuz 2011 Pazar

  • Fenerbahçe taraftarı önce Topuk Yaylası’na çıkıp takımla buluştu, sonra 100 bini aşkın kişi Bağdat Caddesi’nden Kadıköy’e yürüdü. Yürüyüş sonunda köprüye yönelen taraftara polis biber gazıyla karşılık verdi. Videoda polis müdürünün “gerekirse mermi kullanabilirsiniz” demesi infial uyandırdı.
  • Aziz Yıldırım tutuklanarak Metris Cezaevi’ne gönderildi.
  • Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Yargının vermiş olduğu bir karar. Bu karar üzerinde herhangi bir yoruma girmem doğru olmaz.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

  • TFF’den açıklama: Lig planlandığı şekilde 5 Ağustos tarihinde başlayacaktır. 31 Temmuz tarihinde Süper Kupa Finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacaktır. Lig planlandığı şekilde devam edecektir. Daha önceki fikstür çekim tarihi aynen geçerlidir.
  • Külüpler Birliği adına İlhan Cavcav açıklama yaptı: Kulüplerin başkanları olarak tek ses, tek yürek durumundayız. Birlik ve beraberlik içinde en ufak çatlak ses bulunmamakta, herkes ortak mutabakat ve yüzde yüz beraberlik içindedir.
  • Futbolda şike soruşturmasının 2. dalgasında Mahmut Özgener, Sadri Şener, Levent Kızıl’ın da aralarında bulunduğu toplam 22 şüpheli gözaltına alındı.

12 Temmuz 2011 Salı

  • Aziz Yıldırım: Sevk belgemde adresim Metris Cezaevi yazılmış.
  • Galatasaray’dan açıklama: “Ateş üfleyerek sönmez”.
  • Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), şu anki bilgiler doğrultusunda, soruşturmada adı geçen kulüplerin kupalara katılmasının reddedilmesini gerektirecek bir şey olmadığını belirtti.
  • Sadri Şener yurtdışı yasağı konularak serbest bırakıldı.
  • Mahmut Özgener serbest bırakıldı.
  • Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu gözaltına alındı.

13 Temmuz 2011 Çarşamba

  • UEFA’dan resmi siteden açıklama: Şike ispatlanırsa sonradan ihraç da mümkün.
  • Serdal Adalı, Tayfur Havutçu, İbrahim Akın, İskender Alın tutuklandı.
  • İbrahim Akın ve İskender Alın’ın iddiaları kabul ettiği iddia edildi.
  • Galatasaray’da çatlak: Ali Dürüst’ün katıldığı Kulüpler Birliği açıklamasından sonra Aysal’ın açıklaması ortamı gerdi.
  • Çarşı’dan manifesto: Aklanın da gelin!
  • Hüseyin Gülerce’nin konu hakkında ikinci yazısı geldi:
    “Mesele futbolda şike, çete meselesi değil. Mesele Aziz Yıldırım meselesi değil, Fenerbahçe meselesi hiç değil. Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor meselesi de değil. Kimse, sorumluluğunu unutup, taraftarı tahrik etmesin. Ergenekon davasını, Cumhuriyet mitingleri ile özünden saptırmak isteyenler nasıl umduklarını bulamadılarsa, futbol takımlarının taraftarlarını sokağa dökmeye çalışanlar da başarısız olacaklardır. Referandumdaki yüzde 58 ile seçimlerdeki yüzde 50’yi, iyi anlamak lazım. Ortada, demokratikleşme için sivil siyasete, AK Parti iktidarının reform ve özgürlüklerin genişletilmesi hamlelerine destek veren bir irade var. Başbakan Erdoğan, bu iradenin hakkını vermede kararlı görünüyor.”

14 Temmuz 2011 Perşembe

  • Beşiktaş aklanana kadar kupayı iade ettiğini açıkladı.

15 Temmuz 2011 Cuma

  • Lütfi Arıboğan: Akla gelecek her ihtimal üzerinde çalışıyoruz.
  • Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve rahatsızlanması üzerine hastaneye kaldırılan Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar, taburcu edildi.
  • Hüseyin Gülerce’nin üçüncü yazısı: Ergenekon Surundaki İkinci Gedik “Futbolda şike ve çete soruşturması, göreceksiniz daha neleri ortaya serecek. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’dan sonra, Beşiktaş Kulübü Teknik Direktörü Tayfur Havutçu’nun ve iki futbolcunun daha tutuklanması, büyük depremin de habercisi. Hepimiz hazır olalım, kelimenin tam anlamıyla futbolda yer yerinden oynayacak.Bazıları, depremin büyüklüğünü tahmin edemedikleri için ayağında top dolaştırıyor. Mesela Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) tavrı böyle. “Savcının iddianamesini bekleyeceğiz.” diyor. Diyor ama futbolcuların bazılarının şikeyi itiraf ettikleri manşetlere çekilirken, Federasyon’un o beklemenin altında kalmayacağını kim söyleyebilir? Dağdan bir kartopu yuvarlandı ve giderek çığa dönüşüyor. Yeni TFF, galiba kucağında bulduğu kor ateşin farkında değil. Şu anda liglerin zamanında başlaması bile tehlikede. Katılacak takımlar UEFA’ya bildirildi ama yer yerinden oynamaya başladığında o bildirimin ne hükmü olur?”

17 Temmuz 2011 Cumartesi

Ebru Köksaldı: Daha Yeni Başlıyor

18 Temmuz 2011 Pazar

  • UEFA – TFF toplantısı sona erdi. Lütfi Arıboğan: UEFA TFF’ye olan güvenini belirtti.
  • Savcı Mehmet Berk tatile çıktı.

19 Temmuz 2011 Pazar

  • Dünya Fenerbahçeliler günü
  • M.A. Aydınlar TFF kararlarını açıkladı: Süper Kupa ileri bir tarihe ertelendi. Yarından itibaren savcılıktan belgeler gelmeye başlayacak. TFF’de kozmik oda kuruluyor.
  • Fenerbahçe futbol takımı antrenmana “en büyük delilimiz alın terimiz” pankartıyla çıktı.
  • İbrahim Akın’ın avukatı Hakkı Kurtuluş, müvekkilinin, hakkında çıkan ”şikeyi itiraf etti” şeklindeki iddiaları reddettiğini bildirdi.
  • Trabzonspor’dan açıklama: 17’de 16 nerede görülmüş.

21 Temmuz 2011 Salı

22 Temmuz 2011 Çarşamba

  • TFF’den Fenerbahçe’ye cevap: Fenerbahçe’nin açıklaması hukuki süreci etkilemeye yöneliktir.
  • İhsan Kalkavan, “Türkiye’de şike ve teşvik primi varsa, bundan dolayı en fazla mağdur olan takım Beşiktaş’tır” dedi. İhsan Kalkavan, Galatasaray’ın bu olaylardan kendini tecrit etme şansı olmadığını iddia ederek, “Galatasaray’ın âdeta kendisini tecrit ederek, “sütten çıkmış ak kaşığım, benim tarihimde de bu yoktur” deme şansı yok…
  • Hüseyin Gülerce’den bir yazı daha: TSK – Futbol / Adiyet – Hukuk
    “Genelkurmay ve TFF, süreci neden yanlış yönetiyorlar? En önemli sebep, Türkiye’deki değişimin/demokratikleşmenin okunamamasıdır. İkincisi de, yeni durumu bir türlü kabullenememedir. Kurumlar içindeki vesayetçi zihniyet sahipleri ise kabullenememeden de öte, bu durumu bir türlü hazmedemiyorlar Düştükleri duruma bir türlü inanamıyorlar. Vesayetçilerin gafleti, bir gün kendilerinin de yargıda ifade vereceklerini hiç hesaba katmamış olmaları. İçine düştükleri durumun geçici olduğunu zannettiler. Kaybolan kontrollerini yeniden  kazanabileceklerine inandılar, inandırıldılar. Askerden daha askerci “siviller” onları, “biz de sizi bir şey zannediyorduk, yazıklar olsun” diye sürekli tahrik ettiler. Ama yargı yılmadı. Böyle olunca da her geçen gün, sürecin yanlış yönetilmesinin faturası ağırlaştı.”

23 Temmuz 2011 Perşembe

24 Temmuz 2011 Cuma

25 Temmuz 2011 Cumartesi

  • Mehmet Ali Aydınlar savcı Mehmet Berk ile görüştü.
  • Mehmet Ali Aydınlar beklenen açıklamayı yaptı: Süper Lig 9 Eylül’de, Bank Asya 10 Eylül’de başlayacak.

26 Temmuz 2011 Pazar

27 Temmuz 2011 Pazartesi

  • Fenerbahçe’ye Shaktar Donetsk maçındaki olaylar nedeniyle 2 maç saha kapatma cezası geldi.
  • Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz: “Aziz Yıldırım’ın heykeli dikilecekmiş. Yıldırım geldiğinden beri şike yaptı, yapıyor.”
  • UEFA’dan Beşiktaş’a mektup: Kupayı iade ettiğiniz için teşekkür ederiz.
  • TFF, LigTV, TRT yöneticileri bir araya geldi.

28 Temmuz 2011 Salı

  • Emenike “bu ortamda burada olmak istemiyorum” dedi. Fenerbahçe ile Spartak Moskova anlaştı.
  • MHP Milletvekili Lütfü Türkkan twitter hesabından Fenerbahçe, Sivasspor ve Mersin İ.Yurdu’nun düşeceğini açıkladı.

29 Temmuz 2011 Çarşamba

  • Nevzat Şakar serbest bırakıldı.
  • Balıkesir’in Edremit ilçesinde dinlenen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cuma namazı sonrası Fenerbahçe’nin küme düşmemesi için dua etti.

31 Temmuz 2011 Cuma

  • Kemal Kılıçdaroğlu: Ben de Fenerbahçeliyim, ama…
  • Serdal Adalı: Yıldırım Demirören bir daha buraya sakın gelmesin. Çok büyük vefasızlık var. Biz bu yola beraber çıktık ancak yalnız bırakıldık. Hem haksız yere burada olmamıza üzülüyoruz hem de yol arkadaşlarımızın tavırlarına…

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 2 (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 3 (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 4 (Ekim 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 5 (Kasım 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 6 (Aralık 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 7 (Ocak 2012)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 8 (Şubat 2012)