FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

CALCIOPOLI

with one comment

Yazı bana ait değil. Twitter üzerinden Okan Altıparmak ( @OkanAltiparmak ) tarafından paylaşıldı. Kaynak olarak http://juventusturkiye.forumlari.net/viewtopic.php?f=42&t=136&sid=b6d0426d4fcdd81cd52d368a10775bcf adresi verilmiş, ancak bende açılmadı. Bu değerli bilgilerin kaybolmasını istemediğimden siteye ekliyorum. Ana kaynak hakkında bilgisi olan bana iletirse memnuniyetle yazarın adını belirtir, link verebilirim. Şimdi gelelim olaya… İyi okumalar!

NOT: Kaynak bilgisi olarak https://www.facebook.com/note.php?note_id=129713677079652 ve https://www.facebook.com/JuventusTurkiye adresleri ulaştırıldı şimdilik. Paylaşıyoruz.

 


Biliyorum son 4 yıldır Juventus taraftarı olmak geçmiş yıllara nazaran çok daha zor. Okulda veya internet ortamında çok defa şikeci takımın taraftarı olmak ile itham edilmiş ve muhtemelen bu suçlamalar karşısında susmak zorunda kalmış ve sinir olmuşsunuzdur.

Juventus’un küme düşürülmesi ile sonuçlanan Calciopoli davasının başından beri komplo olduğunun daha net ortaya çıktığı şu günlerde bu ‘’şikeci juventus’’ yanılgısını silmek te biz Juventus taraftarlarına düşüyor.

Göreceksiniz ki ‘’hakemleri bağlayarak şampiyon oluyordunuz, şikenin rengi her yerde aynı’’ vb. zırvalara gerçeklerle cevap verdiğinizde eğer karşısınızdakinin Juventus’a karşı kişisel bir garezi yoksa bu algısı zamanla yok olacak. Eğer bu kişi Juventus’tan nefret ediyorsa onu bilgiliniz ile yendiğinizde önce slogan atmaya başladığını sonra da saldırganlaştığını fark edeceksiniz. Çünkü kendini inanmaya şartladıklarının koca bir yalandan ibaret olduğunu fark edecek ancak bunu kendine bile itiraf etmekten kaçınacaktır.

Olayların başlangıcı

Juventus 2006 yılında finansal ve sportif açıdan Real Madrid ve Manchester United ile birlikte dünyanın en güçlü 3 futbol kulübünden biriydi. Toplamda 29. Serie A Şampiyonluğuna giderken aynı zamanda son 5 yılda dördüncü şampiyonluğunu kazanmış ve formasına üçüncü yıldızı takmasına bir adım kalmıştı.

Sezonun sonlarına doğru başta Inter’in ikinci başkanının yönetimindeki La Gazzetta dello Sport olmak üzere birçok medya organı Calciopoli’nin açılışını ‘’Juventus Serie C’ye düşüyor’’ haberleriyle yaptı. Daha ortada doğru düzgün bir iddianame bile hazırlanmamışken, mahkeme henüz başlamamışken nasıl bu kanıya vardıkları bir yana Serie B yerine Serie C’ye telafuz edip yaptıkları yönlendirme ölümü gösterip sıtmaya razı etmekten başka bir amaç taşımıyordu.

Davaya konu olan 4 takım vardı. Juventus, Milan, Lazio ve Fiorentina. Sonradan bunlara Reggina’da katıldı.

Suçlamalar şu şekildeydi.

Fiorentina: Başkan Diego Della Vale, Lazio başkanı Claudio Lotito ile birlikte maç ayarlamak istedi.

Lazio: Lotito, Della Vale’nin teklifi reddetmiş olsa bile bunu FIGC’e bildirmemek ile suçlandı.

Milan: Yönetici Leonardo Meani’nin hakem atamalarından sorumlu Pierluigi Pairetto ile bağlantısı ortaya çıktı. Maç ayarlama ile ilgili kesin bir delil bulunmasa bile, Milan’a haksız avantaj sağlama söz konusu olabilirdi. Milan kulübü olaydan ciddi bir ceza almadan kurtuldu çünkü ikinci başkan Adriano Galliani kendisinin durumdan haberi olmadığını ve Meani’nin kulübün emri ile değil kendi tasarrufu ile hareket ettiğini iddia etti.

Juventus: Yöneticiler Luciano Moggi ve Antonio Giraudo’nun hakem atamalarından sorumlu diğer şahıs Paolo Bergamo ile iletişim kurdukları görüldü. Maç ayarlamaya dair bir delil bulunmamasına rağmen bu bağlantılar Juventus’a haksız avantaj sağlamış olabilirdi.

Davanın konusunu oluşturan iddialar bu kadar basit olmasına rağmen yukarıda bahsettiğim medya tarafından korkunç bir yönlendirme kampanyası için mahkeme ile aynı anda düğmeye basılmıştı.

Moggi’nin Bergamo’ya bir Maserati hediye etmesi, hakem Paparesta’yı maçtan sonra soyunma odasına kilitlemesi gibi efsaneler gazetelerde yer almaya başladı. Sonradan palavra olduğu somut deliller ile kanıtlanmış olan bu zırvalar şu an bile birçok Inter’linin zihninde gerçekler olarak yerini korumaktadır ve bir tartışma sırasında argüman olarak ileriye sürülmektedir.

Maserati olayı: Moggi’nin FIAT ile olan ilişkisini kullanarak hakemlere be bazı yetkililere araba verdiği iddia edildi. Ancak sonradan bu Maseratilerin paralarının sahipleri tarafından ödendiği belgelendi.

Paparesta olayı: Moggi’nin hakem Paparesta’yı maçtan sonra soyunma odasına kilitlediği iddia edildi. Bu iddia Calciopoli ile ilgili şehir efsanelerinin en büyüğü haline geldi. ‘’Hakem kaçıran, hakem döven Moggi, Mafya Moggi ve Moggi’nin sistemi’’ gibi söylemler bu iddia ile birlikte ortaya çıktı. Sonradan stadyum kamera sistemi gösterdi ki hakem Paparesta staddan olması gereken saatte ayrılmıştı. Zaten kendisi de böyle bir olayın hiçbir zaman yaşanmadığını açıklamıştı ancak bu açıklama medyada iddianın yarısı kadar yer bulmadı.

Bununla birlikte Moggi ve Giraudo’nun hiçbir zaman bir hakem ile telefon görüşmesi yapmadığı belgelendi.

Juventus’a yapılan diğer suçlamalar

GEA menajerlik şirketinin faliyetleri: Moggi’nin İtalya’daki pek çok menajerlik şirketinden biri olan GEA’yı kullanarak transfer piyasasını Juventus lehine yönlendirdiği iddia edildi.

Sonuç: Moggi, GEA üzerinde bir gücü bulunmadığını kanıtladı. Bununla birlikte GEA’nın tüm faaliyetlerini federasyonun çizdiği sınırlar dahilinde devam ettirdiği kanıtlandı.

Uluslar arası SIM kartlar: Moggi’nin bu kartları hakemler ve yetkililer ile kişisel görüşmelerinde kullandığı iddia edildi. Böylelikle bütün görüşmeleri gizli kalacaktı..

Sonuç: Moggi bu kartlar vasıtası ile hiçbir hakem ile bağlantı kurmadığını kanıtlayarak SIM kart davasını da kazandı.

Maç ayarlama girişimleri: Davaya konu olan maçlar. Bunlar bile davanın maskaralığı konusunda fikir sahibi olmaya yetiyor.

Udinese’li oyuncuların Juventus ile oynayacakları bir sonraki maçta cezalı duruma düşmelerinin sağlandığı iddia edildi. Giampiero Pinzi bunlardan biriydi. Ancak söz konusu maçta oyuncunun cezalı duruma düşmediği ve Juventus’a karşı sahada olduğu anlaşıldı. Diğer oyuncu Marek Jankulovski rakibini yumrukladığı için haklı bir şekilde oyundan atılmıştı.

Juventus’un bir Sampdoria maçını ofsayttan attığı gol ile 1-0 kazandığı iddia edildi. Sonradan maçı Aimo Diana’nın ofsayttan attığı gol ile Sampdoria’nın kazandığı anlaşıldı. Durum ortaya çıktığında maç hemen başka bir Juve-Sampdoria maçı değiştirildi ancak o maçta da hiçbir usulsüzlüğe rastlanmadı.

Bir Parma-Lecce maçının berabere bitmesinin planlandığı iddia edildi. Moggi ve Giraudo’nun olayla bağlantısı olmadığı anlaşıldı. Zaten maç temize çıktı.

Diğer bir iddia Moggi’nin kendi maçları ve diğerlerinin maçları için hakem atamaya müktedir olduğu yönündeydi. Sonradan atamaların otomatik yapıldığı ve bir usulsüzlük yaşanmadığı anlaşıldı.

Sonuç olarak: Hiçbir maçın ayarlanmadığı, ayarlanmaya kalkışılmadığı kanıtlandı.

Peki Juventus ne üzerine idam cezasına mahkum edildi?

unsportsmanlike conduct (Article 1)

Sportmen olmayan davranışlar (Madde 1)

Bu davranışlardan kasıt Moggi ve Giraudo’nun hakemleri atamadan sorumlu Bergamo ile görüşmüş olmasaydı. Bunun cezai yaptırımı cüzi puan silme idi.

İşte bu noktadan sonra kara el devreye giriyor.

Federasyon başkanlığına yeni atanan Guido Rossi(eski Telecom Italia ve Inter ikinci başkanı) yeni bir madde oluşturmaya karar verdi. Hakemleri atayanlar ile yapılan görüşmelerin birden fazla olması halinde hepsinin bir havuzda biriktirilmesi ve bu görüşmelerin muhataplarının ”şike ilgili hiçbir delil elde edilmese bile’’ maç ayarlamaya kalkışmak ile itham edilmesi kararlaştırıldı.

O güne kadar böyle bir yasanın varlığı mevcut değildi. Ve birkaç ufak ihlali toplayıp daha büyük bir suç ile eş görüp buna göre bir ceza verme usulü de mevcut değildi. Aynı mantığa göre üç defa yere tükürmek bir araba çalmak veya üç korner bir penaltıydı.

Bu yeni oluşturulmuş madde sadece Juventus için uygulandı.

Dava spor mahkemesinde 3 haftada görüldü ve Juventus -30 puan ile Serie B’ye düşürüldü. Davaya konu olan 2004/2005 sezonu ile birlikte 2005/2006 sezonunun şampiyonluğu Juventus’tan alındı. Moggi ve Giraudo 5 yıl futboldan men edilirken puan cezası yapılan itiraz üzerine -9’a kadar düştü.

Diğer takımlara göstermelik cezalar verilirken Milan’ın 2006’a sezonuna ait puanlarının silinmesiyle birlikte 2006 sezonu şampiyonluğu garip bir şekilde ligi üçüncü tamamlayan Inter’e armağan edildi. Milan’a verilen 2006’ya dair puan silme cezası Milan’ın Şampiyonlar Ligi’ne gitmesine müsaade edecek kadar makul tutuldu. Milan ertesi sezon Şampiyonlar Ligi’ni kazanarak 150 milyon €’luk bir ek gelir elde etti.

Davanın Juventus’a toplam maliyeti ise yaklaşık 400 milyon € oldu. Dönemin en yüksek forma reklamı ücretini veren Tamoil sponsorluktan çekilirken takımın hisse değerleri dibe vurdu.

Teknik direktör Fabio Capello istifa etti ve takımın önemli 7 oyuncusu satıldı. Juventus, Moggi ve Giraudo’dan sonra takımı yönetmesi için göreve getirilen Fiat’ın fabrika müdürü Cobollo Gigli, tenis organizatörü(!) Fransız Jean-Claude Blanc ve Moggi döneminde yanında su taşıyan Alessio Secco önderliğinde mazisine yakışmayacak 4 sezon geçirdi. Yöneticilerin vasıfsız oluşu, amatörlükleri ve futbol ile ilgilerinin olmayışı Juventus’ta adeta ikinci bir Calciopoli etkisi yaptı. Juventus’u bir iş olarak gören bu memurlar üstlerinde başarısız olsalar bile bir baskı hissetmediklerinden Juventus’a çok sayıda finansal ve sportif hezimetler tattırdılar.

Bunlar maddi sonuçlardı. Futbolcular gider, yenileri alınır. Para gider, yine kazanılır. 2 Şampiyonluk çalınmış, 27 tane daha var. Ama bu davanın manevi sonucu daha yaralayıcıydı. Olaya hiç de vakıf olmayan dünyanın heryerinden insanların gözünde Juventus şike ve şaibe ile anılır oldu. Ülkemizde de tv programlarında Juventus ile alay edildi hatta bir maçta Beşiktaş ile husumeti bulunan bir takımın taraftarları tribünlerinde ‘’Şikenin rengi her yerde aynı’’ şeklinde pankart açtı.

Bunu söyleyenlere acaba hangi maçın şatılmış olmak bir yana şaibeli ilan edildiğini sorsanız cevap veremezler. Hangi hakem Juventus tarafından ayarlandığına hükmedilip ceza almış diye sorsanız cevap veremezler. Ancak ezber okumaya devam ederler.

Luciano Moggi, davanın sonuçlandığı günden bugüne işi sivil mahkemelere taşıdı. GEA ve SIM kart davalarını kazandı. Hesapta sahtecilikten aklandı.

2006 davasının yargıçları davaya konu olan 2004/2005 sezonunu legal yani temiz ilan etti. Bununlar birlikte Juventus’un Serie B’de geçirdiği 2006/2007 sezonu ve Serie A’ya çıktığı ilk sezon olan 2007/2008 sezonu ADICONSUM’un yaptığı araştırma neticesinde hakem hatalarının sıklığı konusunda rekor kırdı. Serie A gerçekten de artık temizdi(!)

Inter kulübü sahibi Massimo Moratti ve başkanı Giacinto Facchetti başta olmak üzere Serie A’da oynayan 20 kulübün 11’inin yöneticilerinin hakem atamalarından sorumlu kişilerle yaptığı telefon görüşmeleri geçtiğimiz günlerde ortaya çıkarıldı. Bu görüşmelerin varlığından 4 yıl önce de haberdardık ancak bu kayıtlara bugün, Moggi’nin avukatlarının uzun süren araştırması sonucunda ulaşıldı.

Napoli’de devam eden mahkemede 2006 davasının soruşturmasında görevli Attilio Auricchio tam anlamıyla köşeye sıkıştırıldı. Daha önceden deliller ile oynamak suçundan sabıkası bulunan Auricchio, 2006 yılında ulaştığı bu telefon kayıtlarını neden mahkeme heyetine sunmadığı sorulduğunda bu görüşmeleri gördüğünü ancak dava ile ilgisi olmadığını düşünüp göz ardı ettiğini söyledi. Bu savunması salonda gülüşmelere neden oldu.

Yeni çıkan telefon kayıtları gösterdi ki Facchetti, Moratti ve Galliani’nin hakem atamalarını yapan Bergamo ve Pairetto ile kurdukları ilişki ileri seviyediydi. Galliani ile konuşurken Milan’dan ‘’biz’’ diye bahseden ve Milan’ın Juventus’a kaybettiği maçı bir travma olarak niteleyen Bergamo, Facchetti ile yaptığı konuşmada ise ‘’beraber kazanmaktan’’ bahsediyordu.

Bu görüşmelerden basına yansıyanların içeriğine bir başka başlıkta değineceğim.

Peki ama neden sadece Juventus cezalandırılmış, şampiyonlukları, onuru, parası, oyuncuları elinden alınmış, sadece geçmişi değil geleceği de çalınmıştı?

Bu mevzu ile ilgili en çok söylenenlerden biri de şu; Koskoca Juventus suçsuz yere küme düşürülecek, kimsenin sesi çıkmayacak ha!?

Tabi ki bunu söyleyenlerin kulübün içindeki güç dengelerinden ve Juventus’un büyük patronların iş anlaşmalarına kurban verildiğinden haberi yoktu.

Juventus ve Fiat’ın sahibi Gianni Agnelli 2004 yılında vefat ettiğinde onun hisseleri kızının oğulları olan John ve Lapo Elkann’a kaldı. Yönetim ise Luca di Montezemolo’nun eline geçti. Montezemolo, Moggi’den hiç hazzetmiyordu. Gianni Agnelli ise Moggi’ye her zaman güvenmişti. Agnelli varlığının tasfiye sürecinde bu soyadını taşıyan tek erkek olan Andrea Agnelli(Gianni’nin kardeşi Umberto’nun oğlu) yönetimden uzaklaştırıldı. Sıra Moggi ve Giraudo’ya gelmişti.

Kulüp üzerinde 0 tasarruf sahibi olmak isteyen Montezemolo ve John Elkann için Moggi’yi göndermek elbette kolay değildi. Onun döneminde Juventus fırtına gibi esmiş ve Moggi özellikle transfer piyasasında guru olarak anılmaya başlamıştı. Kulübe ait bir kısım hisseyi de elinde bulunduran Moggi’yi sıradan bir memur gibi görevden uzaklaştırmak mümkün değildi.

Bu noktada Montezemolo’nun eline bir taşla iki kuş vurma fırsatı altın bir tepside sunuldu. İş ortağı Massimo Moratti ona Moggi’den kurtulmayı ve Ferrari’nin F1 arabaları için TIM’in sponsorluğunu teklif etti. Bu iddiayı destekleyen 3 önemli olay yaşandı.

1-) Juventus’un üst mahkeme olan TAR’a yapacağı itiraz son dakikada geri çekildi. Kamuoyunda bu itirazın sonuç vereceği ve Juventus’un Serie A’da kalacağı beklentisi yüksekti.

2-)Söylediğim gibi TIM Ferrari’nin F1 sponsoru oldu.

3-)Yukarıda tetikçi olarak bahsettiğim Juventus’un küme düşürüldüğü 2 aylık dönemde federasyon başkanlığı yapan ve sonra istifa edip TIM’in başkanlığına geçen eski Inter ikinci başkanı Guido Rossi, FIAT’ta danışmanlık görevine getirildi.

TIM’e ait olan Alice, Ferrari’nin F1 sponsoru oluyor – 24 Mayıs 2006
http://www.grandprix.com/ns/ns16853.html

Mahkeme döneminde Juventus asla gerçek anlamda savunulmadı. Şimdi bile kulüpten yapılan açıklamalar bir çekince taşıyor. Çünkü Moggi’nin masumiyeti onların ihaneti anlamına geliyor.

Bugün temize çıkma adına tek umudumuz yine Moggi’nin şahsi olarak verdiği hukuk savaşı. Kulüp yönetimi ise bu işi çoktan unutmuş durumda. Onur mücadelemize tek elimiz bağlı halde devam ediyoruz.

KİM KİMDİR

İsimlerin çokluğu ve medyamızın bu işle pek ilgilenmemesinden kaynaklanabilecek doğal bir kafa karışıklığına engel olmak için olayla ilgili belli başlı kişi ve kurumları sıralıyorum.

Luciano Moggi: 1994-2006 arası görev yapan sportif direktörümüz. Bu dönem takımın beyni, kısaca birinci adamdı. 2006 calciopoli mahkemesinde hakem atamalarını yapan kişiler ile irtibat kurup Juventus’a haksız avantaj sağladığı iddiası ile futboldan 5 yıl süre ile men edildi.

Antonio Giraudo: Dönemin Juventus yöneticisi. Moggi sportif olaylar ile ilgilenirken Giraudo daha çok sponsorluk anlaşmaları vs işin finansal kısmı ile ilgileniyordu. Moggi ile birlikte futboldan 5 yıl süre ile men edildi.

Gianni Agnelli: Juventus kulübünün 2004 yılında vefat eden sahibi. Onun ölümü ile birlikte Calciopoli tezgahı sahneye konmuş, illegal telefon dinlemelerinin emri verilmiş ve onun sağlığında mümkün olmayacak şekilde Juventus göz göre göre küme düşürülmüştür.

Luca di Montezemolo: Ferrari ve Fiat’ın başkanı. Bizim ilgilendiğimiz kısmı bu komploda çiyanın başı oluşu. Pragmatik bir iş adamı olan Montezemolo, Moratti’nin şahsi dostu ve iş ortağı. Juventus’un aleyhinde hiçbir delil bulunamadan küme düşürülmesi için olay İtalya sınırları içinde kalmalıydı. Uluslar arası mahkemelere yapılacak bir itiraz karşı tarafın ipliğini pazara çıkarabilirdi. Bunun için Juventus içinde birileriyle irtibat kurulması gerekti. Bu adam Luca di Montezemolo oldu. Montezemolo’nun hangi nedenlerden ötürü Juventus’u tabiri caiz ise sattığına yukarıda değindim.

John ve Lapo Elkann kardeşler: Gianni Agnelli’nin ölümü ile mirası devralan kardeşlerin bu mirastaki payının meşruluğu tartışmalıdır. Gianni Agnelli’nin kızı Margherita Agnelli ve bir yahudi yazar olan Alain Elkann’ın oğullarıdırlar. Dedelerinin Juventus ile ilgili duygularını paylaşmamış, Juventus’un küme düşürülmemesi için hiçbirşey yapmamış ve Juventus’un küme düşürülmesine engel olabilecek olan TAR’a yapılacak itirazı son dakikada geri çekmişlerdir. Sonradan anlaşılmıştır ki Juventus, Luca Montezemolo’nun Massimo Moratti ile bağlayacağı iş anlaşmalarına kurban verilmiştir.

Massimo Moratti: Internazionale kulübünün sahibi. Kulübü babası Ancelo Moratti’den devraldığından beri astronomik harcamalarına rağmen Serie A’da ve Avrupa’da başarıya ulaştıramamıştır. TIM(Telecom Italia Mobile) adlı şirket vasıtası ile Moggi ve kendi futbolcuları da dahil pek çok şahsın telefonunun illegal olarak dinlenme emrini vermiş, 2006’daki dava böylece ortaya çıkmıştı.

Tronchetti Provera: Inter kulübü ana hissedarlarından ve Massimo Moratti’nin dostu. Inter’e forma reklamı veren Pirelli’nin yıllar boyu başkanlığını yaptıktan sonra 2001 yılında Telecom Italia’nın başına geçti. Yasadışı telefon dinlemeleri Massimo Moratti’nin talimatı ve Tronchetti Provera’nın aracılığı ile gerçekleşti.

Giacinto Facchetti: Dönemin Inter başkanı. 2006 yılında davanın sonuçlanmasının hemen ardından hayatını kaybetti. 2006’dan bu yana Facchetti’nin hakem atamalarından sorumlu şahıs Paolo Bergamo ile yaptığı telefon görüşmelerinin varlığı konuşuldu. Bergamo kendisini en çok arayan ismin Facchetti olduğunu açıklamıştı. Telefon kayıtlarının varlığı ancak şimdi, 2010 yılının Nisan ayında Moggi’nin avukatlarının yaptığı araştırma sonucu ortaya çıkarılıp Napoli’de devam eden mahkemeye sunuldu.

Guido Rossi: Bu mesele ile ilgili kilit şahıslardan biri. Bir tetikçi ve görev adamı olarak tarif edebileceğimiz Guido Rossi vazifesini tam başarılı ile gerçekleştirdikten sonra layığıyla ödüllendirildi. Mahkeme sürecinde iki aylığına Federasyon başkanlığına getirilmiş, Juventus’un küme düştüğü süreçte mahkemede birçok usulsüzlük yaşanmış, o zamanda kadar var olmayan yasalar oluşturulurak Juventus’un olmayan delillere rağmen küme düşürülmesi sağlanmıştır. Görevini eksiksiz yere getirmenin verdiği mutluluk ile federasyon başkanlığından istifa eden Rossi, Massimo Moratti tarafından Telecom Italia başkanlığına getirilerek ödüllendirilmiştir. Rossi daha sonra Montezemolo ve Elkann ailesinin yönetimindeki Fiat’a danışman olmuştur. Bu gelişme Elkann’ların ihanetini belgeleme açısından önemlidir.

Paolo Bergamo: Eski İtalyan hakem. Dönemin hakem atamalarından sorumlu şahsı. Moggi’nin kendisi ile yaptığı telefon görüşmeleri Juventus’un küme düşürülmesi ile sonuçlandı. Sonradan kamu ile paylaşılan kayıtlarda Moggi’nin bir hazırlık maçı haricinde Bergamo’dan hakem siparişinde bulunmadığı anlaşıldı. Giacinto Facchetti ile yaptığı görüşmelerin ise Moggi ile yaptıklarından çok daha ciddi olduğu ortaya çıktı.

Peirluigi Pairetto: Bergamo gibi hakem atamalarından sorumlu iki şahıstan biri. Calciopoli davası neticesinde 3 yıl ceza aldı.

Franco Carraro: Dönemin İtalya Federasyonu(FIGC) başkanı. 1967-71 yılları arası Milan başkanlığı yaptı. 2006 yılında Bergamo ile yaptığı bir görüşmede Lazio’nun küme düşmemesi gerektiğini belirttiği ortaya çıkınca istifa etmek zorunda kaldı.

Adriano Galliani: Milan maçlarını izlerken tribünlerde sıkça rastladığınız ağlak suratlı kel adam. Milan ikinci başkanı. Calciopoli davasında sadece 5 ay ile cezalandırıldı. Ancak cezalı olduğu dönem Ronaldo’nun transferini bizzat yürütmesinde bir sakınca görülmedi. Yeni çıkan ses kayıtlarında en az Moggi kadar hakemleri atayan şahıslar ile irtibat halinde olduğu görüldü.

Leonardo Meani: Bir telefon görüşmesinde hakem kafası koparmaktan bahseden Milan yöneticisi. 2006’da olay sadece onun üzerine havale edildi ve kendisi 2.5 yıl ceza alırken kulübü bu işten sıyrıldı. Nasıl oluyor derseniz, başbakanın takımını küme düşürmek sıkar diyorum.

Kurumlar

FIGC: İtalya Futbol Federasyonu. Telecom ile uzan süreli bir sponsorluk anlaşması bulunan federasyon bu kuruma ciddi biçimde bağımlı.

TIM: Telecom Italia Mobile. Dinlemeleri yapan kuruluş. Federasyonun ana sponsoru ve gelir kaynağı. Massimo Moratti, Tronchetti Provera, Guido Rossi gibi üst düzey Inter hissedarları ve yöneticilerinin güdümündeki bu kurum kendi futbolcuları da dahil pek çok kişiyi illegal takip ederek adeta bir suç ağı oluşturdu. TIM, Christian Vieri’nin telefonlarının dinlendiğini anlaması ile birlikte özel hayatı ihlal gerekçesi ile eski futbolcu tarafından dava edildi.

La Gazzetta della Sport: Inter ikinci başkanının yönetimindeki İtalya’nın yüksek tirajlı spor gazetesi. Juventus’un küme düşürülme sürecinde yönlendirme amaçlı yalan haberler ile Juventus’un adının şikeciye çıkarılması konusunda kamuoyu oluşturmada baş rol oynadı.


İlgili yazılar:

Koriopolis Bilmecesi: Papazın Çayırı’ndan ( @Frapppedaki )

Koriopolis hakkında: Ahtapotun Kolları ( Erdal Vahid – @Riqquelme )

Reklamlar

Written by kesinofsayt

31 Ocak 2012 09:12

Genel kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , ,

Bir Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. kaynak:

    http://it-it.facebook.com/note.php?note_id=129713677079652

    http://www.facebook.com/JuventusTurkiye

    Onların başka bir kaynağı var mı, sormak lazım.

    Okan

    31 Ocak 2012 at 11:58


Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: