FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

HALUK ULUSOY DOSYASI – 5

leave a comment »

3 Kasım 1998’de Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, ligin 9’uncu haftasında oynanan Samsunspor maçında rakip takımın futbolcusu Cenk’in suratına tüküren ve bu hareketi gözlemci raporlarında yer alan Galatasaraylı Filipescu’ya iki resmi müsabakadan men cezası verir.

Almanya’nın Dortmund kentinde sadece üç kişinin çalışacağı Avrupa bürosunun açılışına Futbol Federasyonu tam 50 kişilik ekiple gitmeyi planlamaktadır.Dortmund’da 12 Kasım’da yapılacak Erdal Keser yönetimindeki büronun açılış törenine, federasyonun yönetim ve hukuk kurulları üyelerinin yanı sıra, diğer kurulların başkanları, teknik adamlar, başkan danışmanları ve konuklar katılacaktır.

Katılması beklenen isimler;

Haluk Ulusoy (Başkan), Nevzat Ergüney, Rahmi Magat, Nihat Saydan, Fethi Heper, Ali İpek, Selami Özdemir, Mukan Perinçek, Ufuk Özerten, Orhan Saka, İsmail Dilber, Şeref Has, Suat Mamat (Yönetim Kurulu üyeleri), Kemal Kaya, İsmail Özersin, İlhan Yalçın, Kemal Kapulluoğlu, Cansel Çevikol, Şekip Mosturoğlu (Hukuk Kurulu üyeleri), Engin Berker (Denetleme Kurulu başkanı), Türker Arslan (Tahkim Kurulu başkanı), Hilmi Ok (MHK Başkanı),Talay Şenol (Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Başkanı), Aydın Torunoğlu (Genel Sekreter), Gıyasettin Şenman, Gürel Toraganlı, Haldun Kozakoğlu, Çetin Güler (Genel Sekreter yardımcıları), Metin Kazancıoğlu (İcra Kurulu Koordinatörü), Şükrü Yazıcıoğlu, Nuri Tayanç, Hüsnü Hayali, Mehmet Yılman, Ali Alemdar, Burhan Satır, Serdar Güzelaydın (Başkan danışmanları)

4 Kasım 1998’de Galatasaray Yönetim Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun Samsunspor maçında Cenk’e tüküren Filipescu’ya verdiği 2 maçlık ceza için Tahkim Kurulu’na itiraz başvurusunda bulunur.

Basın Sözcüsü Ali Dürüst;

“Fenerbahçeli Uche de aynı hareketi yaptı. Ancak hiçbir ceza almadı. Ayrıca bir başka maçta bizim futbolcumuz Okan’a kasti olarak yumruk atıldı. Yine bir ceza verilmedi. Biz Filipescu’ya verilen cezayı şikayet etmiyoruz. Çifte standarttan şikayetçiyiz”.

6 Kasım 1998’de 10 haftada 4 üncü deplasmandaki Cuma maçını oynayan Fenerbahçe, Antalya deplasmanından 1-0’lık yenilgiyle dönmektedir.

11 Kasım 1998’de G.Saray Teknik Direktörü Fatih Terim Futbol Federasyonu’nun Trabzonspor maçını pazar gününe almasına tepki gösterir;

“Böyle giderse her gün maç oynayacağız. Futbolda ülkemizi Avrupa’da temsil eden tek takım G.Saray. Önce Trabzonspor, ardından Adanaspor ile kupa, daha sonra ligde Sakaryaspor ve Juventus’la Şampiyonlar Ligi maçı. Federasyondan anlayış bekliyoruz”.

15 Kasım 1998’de Galatasaray, sahasında Trabzonspor’a 5-3 yenilir. Skoru 1-1’e getiren Galatasaray’ın golünde Okan’ın vuruşunda top Ogün’e çarpar ve ağlara doğru yöneldi. Top tam çizgi üzerindeyken yetişen Recep tehlikeyi uzaklaştırır ancak orta hakem Serdar Tatlı, yan hakemi Aykut Gümülü’nün devam demesine rağmen topun tamamının çizgiyi geçtiğini belirterek golü verir.

Maç sonrası Serdar Tatlı, “Gol kararında hatalıyım. Televizyondan gerçeği gördüm. Ancak, yanlışı değiştirmek artık elimde değil. Yardımcılarımla bu tip pozisyonlar için önceden bazı işaretler konusunda anlaştık, o anda Aykut Gümülü’nün kolunu kaldırarak bana gol işareti verdiğini sandım.”

Trabzonspor ve G.Saray taraftarları maçtan önce birbirine girerlerken bordo mavili taraftarlar statta kendilerine az yer ayrıldığını belirtip 200 koltuğu kırıp sahaya atarlar.

Beşiktaş, Samsun deplasmanından 3-0 galibiyetle dönerken Alpay, maçı sırasında yardımcı hakem Ali Rıza Çakmak’ın Oktay’ın attığı golü ofsayt gerekçesi ile iptal edip ardından küfür ettiği iddiasındadır.

Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Hilmi Ok, iddiaları incelediklerini söyler. Daha sonra Ali Rıza Çakmak’a 4 ay ceza verilir.

20 Kasım 1998’de 12 haftada 5 inci deplasmandaki Cuma maçını oynayan Fenerbahçe bu kez Altay karşısında son 10 dakikada attığı 3 golle 4-0 galip gelir.

Galatasaray, Sakarya deplasmanından golsüz beraberlikle döner. Maçın 32. dakikasında Tugay, daha önce tartıştığı Sergio’yu faulle durdurur. Hırsını alamayan Tugay Brezilyalı futbolcuyu iterek düşürür. Sergio’nun düşerken Tugay’a hareket yapması üzerine hakem Erdal Güleç iki futbolcuyu da oyundan atar.

Juventus karşılaşması sebebiyle, Beşiktaş – Galatasaray maçı Futbol Federasyonu tarafından ileri bir tarihe ertelenir.

24 Kasım 1998’de Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Yücel Seçkiner, Mete Kılıç ve Hadi Türkmen’in istifalarıyla boşalan başkan vekillikleri için Futbol Federasyonu’nu, 22-23 Aralık‘ta Olağanüstü Genel Kurul’a çağırır.

29 Kasım 1998’de Fenarbahçe, sezonun en iyi futbollarından birisini oynadığı karşılaşmada Kadıköy’de Bursaspor’u 4-1 yener. 1-0 öndeyken soldan gelen ortaya yükselen Högh’ün kafa şutunda kaleci Şenol topu güçlükle uzaklaştırır, ardından gelen şutu ise Bursa kalecisi topu çizgi üzerinde bloke eder. Ancak Hakem İbrahim Aksoy, yardımcısı İlhami Sayılan’ın hatalı kararına uyarak top çizgiyi geçmediği halde golü verir.

30 Kasım 1998’de Hürriye Gazetesi’nden Turgay Şeren’in yazısı:

Hilmi Ok benim takım arkadaşımdır. Çok iyi bir G.Saraylıdır. Çok da iyi bir sportmendir. Şimdi bir özellik olan namus onda dört dörtlüktür. Ve şu anda da MHK’nin başkanıdır. Bir iki kez onu uyardım. Bundan önceki MHK’de iki arkadaşının çıkarılmasına göz yumdu. Nedenini bilmiyorum. Oysa onun da arkadaşlarıyla birlikte masayı terketmesi şarttı. O zaman daha da büyürdü.

Fenerbahçe-Bursaspor maçı. Televizyondan izledim. Daha kaleci kurtarırken, yani pozisyonun tekrarı olmadan ben ekran başında, ‘‘Bu gol değil’’ dedim. Yan hakem ve orta hakem İbrahim Aksoy gözlerini bağlamış olmalılar ki, gol kararı verdiler. Maç 1-0’ken oldu mu 2-0. Sonrasını hep beraber izledik. Fenerbahçe gene belki maçı kazanırdı, çünkü iyi oynuyordu. Şimdi gözüken tablo şu: Bursaspor’u hakemler yaktı.

Bu senaryo, yani Fenerbahçe’nin hiç alakasız bir anda alakasız bir şekilde ve son derece ihtiyacı yokken ve çoğu zaman skoru değiştirmekten uzak lehine verilen hatalı bir hakem kararı yıllar sonra bile benzer şekilde konuşulmaya devam edilecektir.

11 Aralık 1998’de Futbol Federasyonu seçimlerine mafyanın karıştığı şeklindeki bir yazıyı ihbar kabul eden İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü’ne talimat vererek konunun araştırılmasını ister.

Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleri, başlatılan soruşturma çerçevesinde Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcılarından Atilla Yıldırım’ı gözlem altına alır. Ayrıca, aynı konuya ilişkin, halen cezaevinde tutuklu bulunan Sedat Peker’in yakın adamlarından olduğu ileri sürülen Mecnun Otyakmaz da yakalanır.

Atilla Yıldırım’ın, 4-5 Eylül 1997 tarihlerinde yapılan Futbol Federasyonu Başkanlığı seçimlerini Abdullah Kiğılı’nın yerine Alp Yalman’ın kazanmasını isteyen Alaattin Çakıcı’nın talimatıyla devreye girdiği ileri sürülmektedir. Çakıcı’nın talimatı üzerine harekete geçen Yıldırım’ın, Abdullah Kiğılı’nın Futbol Federasyonu Başkanı seçilmesinin ardından da aleyhinde propagandaya başladığı iddia edilmektedir. Yıldırım’ın, Çakıcı’nın talimatını dönemin Futbol Federasyonu Başkan Yardımcısı Haluk Ulusoy ile DYP Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar’a da ilettiği, Mehmet Ağar’ın da seçimlerin yenilenmesi için dönemin spordan sorumlu Devlet Bakanı’nı aradığı öne sürülmektedir.

Abdullah Kiğılı, çeşitli baskılar nedeniyle, 5 Eylül 1997 tarihinde devraldığı Futbol Federasyonu Başkanlığı görevinden, yaklaşık 2 ay sonra 3 Kasım 1997 tarihinde istifa etmiştir.

Kiğılı döneminde Futbol Federasyonu Başkan Yardımcılığı görevini Mete Kılıç ile beraber yürüten Haluk Ulusoy ise 4 Kasım 1997 tarihinde Abdullah Kiğılı’dan boşalan Federasyon Başkanlığı’na getirilmiştir.

Soruşturma kapsamında federasyonun eski yönetim kurulu üyesi Hadi Türkmen’in ifadesine başvurulur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gelerek soruşturma savcısı Hasan Eker’e ifade veren Türkmen yaptığı açıklamada “Demokratik olarak seçildiğim bir görevden, demokratik olarak kalma imkanım elimden alındığı için ayrıldım” der.

12 Aralık 1998’de Şampiyonlar Ligi’ne deplasmandaki 1-0’lık Atletico Bilbao yenilgisiyle veda eden Galatasaray, sahasında Antalyaspor’u 3-1 yenerken hakem Kazım Erçakır’ın ilk yarının son dakikasında Galatasaray lehine verdiği penaltı kararı son derece yanlıştır. Atışı kullanan Hagi topu üstten auta gönderir. Galatasaray’ın 3.üncü golü de net bir şekilde ofsayttır.

Fenerbahçe, İstanbulspor’u 2-0 yenerken maçın 63 üncü dakikasında, Fenerbahçe 1-0 öndeyken Mustafa Doğan’ın müdahalesi sonucu İstanbulspor’lu Güven’in ayağı kırılır. Hakem Serdar Çakır bu pozisyonda kartını kullanmaz. Daha sonra kontrolü kaybeden Çakır, kasıtlı fauller yapan İstanbulspor’dan K.Hakan, Timur, Halilagiç, Fenerbahçe’den Dimas’a kırmızı kartını çıkaramaz.K.Hakan’ın tekmesinden son anda kaçan Murat Yakın, ayağını kırılmaktan güç kurtarır.

Güven;

“Mustafa ağabeye kırgın değilim, kasıtı yoktu. Kendisine kırgın değilim.”

Mustafa Doğan;

“Maç akşamı olayın etkisinden sabaha kadar gözüme uyku girmedi. Tekrar tekrar özür diliyorum”.

Güven’i ziyaret eden Hakan Şükür;

“Gece hastaneye koştum. Yüzündeki ifadeyi görünce gözyaşlarımı tutamadım. Allah kimsenin başına vermesin. Böylesine görüntüler sahalarımızdan uzak kalsın.”

Galatasaray, konuyla hiç alakası olmayan bir şekilde, Fenerbahçe – İstanbulspor maçındaki olayları örnek göstererek, Filipescu’ya verilen cezayla ilgili örneklemeler yapar.

Başkan Faruk Süren, Mustafa Doğan’a ebedi boykot verilmesi gerektiğini belirterek;

“Bu hareket sokakta yapılsa, polis devreye girer. Acaba Filipescu’nun tükürüğünü görenler, Mustafa Doğan’ın tekmesini, Balic’in dirseğini gördüler mi ? Şimdi kimseden ses seda yok. Fenerbahçeli futbolculara ne gibi cezalar gelecek, çok merak ediyorum. Mustafa Doğan’a ebedi boykot gelmeli. Hiç kimseye, hiç kimsenin ayağını kırma hakkı verilemez. Biz spor yapamayız.”

Fenerbahçe yönetimi, İstanbulspor maçından sonra Baliç- M.Doğan ikilisinin ceza alması için açıklamalarda bulunan sarı kırmızılı yönetime sert tepki gösterir.

Başkan Vekili Gürbüz Refioğlu;

“Faruk Süren ile Ateş Ünal Erzen haddini bilsin. Faruk ve Ateş efendi istiyor diye ceza mı verilecek?

Güven’e hepimiz çok üzüldük. Kendisine atılan tekmeden kaçmasa ayağı kırılan Murat Yakın da olabilirdi. Mustafa Doğan’ı vatan haini ilan etmeye çalışıyorlar. Çocuğun morali sıfır. Faruk Süren tam bir piyasa ağızı ile kulüp başkanına yakışmayacak şekilde konuşuyor. Yaptıkları aldatmacadır. Her zamanki oyunlarını oynayıp federasyona etki ederek oyuncularımıza ceza verdirmeye uğraşıyor. Koskoca Galatasaray camiası iki oyuncumuza verilecek cezadan medet umuyor.”

Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Ersoy;

“Merak ediyorum G.Saray istedi diye Fenerbahçe’ye iki maç ceza veren Federasyon bu kez ne yapacak?

En kritik maçımız öncesinde Baliç ve Mustafa Doğan’ın ceza alması için çaba harcıyorlar. Adam Baliç’i yaka paça tutuyor, futbolcumuzun tepkisi gündeme geliyor. Bu çıkış MHK ve hakemlerin G.Saray’ın kontrolünde olduğunu gösteriyor. Böyle rezillik olmaz. G.Saraylılar bağırıyor ama İstanbulspor maçında hakem Fenerbahçe’yi yaktı. Dimas ve Murat Yakın cezalı, 5 futbolcumuz ise sakat.

G.Saray hakemlerle yürüyor. Hagi kendini atıyor, hakem penaltıyı üflüyor. Daha sonra G.Saray’ın morali düzelsin diye ofsayt gol hediye ediliyor. Sonra da Ateş Ünal Erzen çıkıp acayip demeçler veriyor. Bu yavuz hırsız ev sahibini bastırır misaline benziyor. Kadromuza ve teknik heyetimize güveniyoruz. Herşeye rağmen şampiyon olacağız.”

16 Aralık 1998’de erteleme maçında Galasataray, lider Beşiktaş’ı 2-0 yener. Maç sonrasında kızgın Beşiktaşlı taraftarlar tribündeki yaklaşık 2 bin 500 koltuğu sökerek sahaya atarlar.

G.Saray’ın ikinci golünden sonra Filipescu’nun, Toshack’a, “Nasıl attık ama” diye seslenmesi saha kenarını karıştırır. Filipescu’nun hareketini gören Alpay bu sırada Terim’in yanına giderek şikayet eder.

Alpay maç sonrasında yaptığı açıklamada, “Bütün Türkiye, Filipescu’nun nasıl bir futbolcu olduğunu biliyor. Filipescu gibi şerefsizler Türkiye’de ekmek yiyor, ona kızıyorum. Galatasaray yönetiminin onu uyarı vermesi gerekir. Yoksa başkaları verir.”

Galatasaray Yönetimi Alpay’ı Futbol Federasyonuna şikayet eder.

Galatasaray Kulübü Asbaşkanı Mehmet Cansun;

“Her yıl astronomik rakamlara ulaşan transfer ücretlerini futbolcuları zor durumda bırakacak. Bütün kulüplerin Futbol Federasyonu ile masaya oturup, bu olaya çözüm bulması gerekir. Bence en iyi çözümde yabancı futbolcu sayısını artırmak. Yabancı sayısı artınca rekabet artar. Örneğin biz geçen yıl Ç.Dardanel’den Kaleci Engin’i istedik. Sayın Niyazi Önen bize son rakam olarak 2.5 milyon doları söyledi. Biz de dünyaca ünlü Taffarel’i 700 bin dolara aldık. Aradaki farkı siz hesaplayın.”

İstanbulsporlu Güven’in ayağının kırılmasına neden olan Fenerbahçeli Mustafa Doğan, gözlemci İlyas Ayan’ın ek raporunda yer alması ve Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun emri ile tedbirsiz olarak Disiplin Kurulu’na sevkedilir. Maçın gözlemcisi İlyas Ayan’ın raporundaki sarı lacivertli futbolcunun Güven’e kasti sertlik yaptığı tabiri üzerine Yönetim Kurulu, Mustafa’nın Disiplin Kurulu’na sevkedilmesini onaylar. TV görüntülerini izleyen Hukuk Kurulu üyeleri hakem Serdar Çakır’ın oyunu devam ettirip, cezaya gerek görmediğini belirtirler.

Ancak Hukuk Kurulu’nun bu yorumuna rağmen Yönetim Kurulu kararından vazgeçmez.

İstanbulspor maçında rakibine dirsek attığı gerekçesiyle Galatasaray’ın baskısı üzerine, raporlarda olmamasına rağmen, önce Disiplin Kurulu’na sevk edilen, ardından Fenerbahçe’nin devreye girmesiyle durumu askıya alınan Baliç ile ilgili kesin karar da verilir. Baliç ise TV görüntülerindeki dirsek olayında kasti davranışta bulunmadığı yorumu ile Disiplin Kurulu’na sevkedilmekten kurtulur.

21 Aralık 1998’de Galatasaray yönetiminin sözünde durmadığını söyleyen Popescu;

“5 aydır bize verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı. Paralarımızı alamadık. Kulüp Başkanımız Faruk Süren, alacaklarımızın 3 Ocak’ta ödeneceğine dair bize söz verdi. Şimdi Romanya’ya tatile gidiyoruz. Paralarımız ödenmediği taktirde dönmeyebiliriz.”

Hagi;

“Bugüne dek Fatih Terim’in hatırı için sustuk. Ama bizim de sabrımızın bir sınırı var. Bu kulüpte para sıkıntısı çeken sadece Popescu, Filipescu ve ben değil, tüm futbolcular aynı durumda. Önlem alınmazsa bu yangın büyür.

Bugüne kadar bunların hepsine göğüs geren tek bir kişi vardı, o da teknik direktörümüz Fatih Terim. Kulübün durumu bozuk olabilir. Beş ay biz sabrettik, yönetim de çare bulmak zorunda. Yoksa sonuçlar zarar verecek. Bu sorunlar çözümlenmediği taktirde, ortaya çıkacak gelişmelerden futbolcular değil, yönetim sorumlu tutulmalıdır.”

Ateş Ünal Erzen;

“Bu iş çocuk oyuncağı değil. Bu oyuncular her hafta 20 bin dolar para alıyorlar. Eğer kampa katılmazlarsa kendileri bilirler. Bundan onlar zararlı çıkar. Ayrıca beş aydır alamadık diye yalan söylüyorlar. Galatasaray’ı beğenmeyen çeker gider”.

23 Aralık 1998’de Galatasaray, erteleme maçında deplasmanda üç Rumen oyuncusu olmadan çıktığı karşılaşmada Ankaragücü karşısında 2-0’lık üstünlüğünü koruyamaz. 2-2 berabere biten maçın hakemi Sadık İlhan’dır. Galatasaraylılar, Ankaragücü’nün kazandığı penaltıya uzun süre itiraz ederlerken Fatih Terim maç sonunda çok sinirlidir:

“Hasan Şaş şöyle, Arif böyle diyerek hakemlerin kafalarını bulandırıyorlar. İşte bu maçta da hakem bizi yaktı. Olmaz böyle şey. Bizi hep hedef gösterdiler. Şimdi ben de onları taraftarlara hedef gösteriyorum”.

Sadık İlhan, Futbol Federasyonu’na gönderdiği raporda Fatih Terim ve Hakan Ünsal’ı suçlar. İlhan şunları söyler;

“Terim maç bitiminde önce el kol işaretleri yaptı, ardından da ‘Allah hepinizin belasını versin. Sizin canınıza okuyacağım’ dedi”.

Hakan Ünsal;

“Allah belanızı versin. Herşeye kart gösterdiniz. Penaltıyı uydurdunuz ama rakip tekmelerini görmemezliğe geldiniz”.

4. hakem Serdar Tatlı da Terim’in kendisini tehdit ettiğini belirtir. Tedbirli olarak PFDK’ya sevkedilen Terim ve K.Hakan, Adana maçında sahaya giremeyeceklerdir.

G.Saray’ın A.Gücü ile oynadığı maç sonrası hakemlere sözlü saldırıda bulunan Teknik Direktör Fatih Terim’in, Futbol Federasyonu Profesyonel Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi beklenmektedir. Benzer örnekler göz önüne alındığında Hakem Sadık İlhan ve dördüncü hakem Serdar Tatlı’nın raporları doğrultusunda Terim’den önümüzdeki günlerde savunma isteneceği ve kendisine en az 30 gün hak mahrumiyeti cezası verilmesi gerekmektedir.

İlk yarı sonunda Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın aynı puanla arka arkaya sıralandıkları zirvede Galatasaray bir, Trabzonspor iki puan geriden takibi sürdürmektedir.

26 Aralık 1998’de G.Saray’ın kollandığına ilişkin iddialarını tatilini geçirdiği İspanya’dan da sürdüren Toshack;

“Haksızlık karşısında asla susmam. Geçen yıl bir konuşma yaptım, 1 ay maçları tribünden seyrettim. Bakın Fatih Terim’e saha içinde hem hakemleri tehdit ediyor, hem de ağzına geleni konuşuyor. Ben G.Saray’ın kollandığına inanıyorum. Bu nedenle de konuşuyorum.”

İslam Çupi

Ankaragücü – Galatasaray maçını yöneten Sadık İlhan o maçı sarı – kırmızılı takım kazansaydı mevcut yönetimiyle şimşekleri acaba üstüne çeker miydi? Yoksa Galatasaray’ın 3-1 yendiği Altay veya deplasmanda sarı – kırmızılı ekibin 5-0 kazandığı Çanakkale Dardanel maçında olduğu gibi sahadan bir kahraman gibi çıkmaz mıydı?

Galatasaray taraftarı, yönetimi ve teknik direktörünün hakeme salvosu neden? Niye iki maçın Galatasaray övgüsü alan hakemi Sadık İlhan, üçüncü maçın haini ilan ediliyor? Ümit’in Hakan Keleş’e arkadan itme yoluyla yaptığı penaltının aynısı Beşiktaş – Fenerbahçe maçında Mustafa Doğan için çalınmadı mı? O hakem kararı idi de, Galatasaray’a çalınan neydi yani.. Fenerbahçe’nin gizli borozanı mı?

Yoksa Galatasaray’ın isyanı Fenerbahçe devreyi lider bitirdiği için mi topyekün ayağa kalktı?

31 Aralık 1998’de Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, Galatasaraylı Hakan Ünsal’a Ankaragücü ile oynanan karşılaşmada hakeme karşı kaba davranışta bulunmaktan dolayı sadece 1 maç ceza verir.

Futbol Federasyonu’nun boş olan iki asbaşkanlığı seçimi için, Tekin Bilge, Mekki Hikmet Başak, Ahmet Ata Aksu ve Adem Yılmaz, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’e başvuruda bulunarak adaylıklarını açıklarlar.

İlgili yazılar:

Haluk Ulusoy Dosyası – 1

Haluk Ulusoy Dosyası – 2

Haluk Ulusoy Dosyası – 3

Haluk Ulusoy Dosyası – 4

Haluk Ulusoy Dosyası – 6

Haluk Ulusoy Dosyası – 7

Haluk Ulusoy Dosyası – 8

Haluk Ulusoy Dosyası – 9

Haluk Ulusoy Dosyası – 10

Haluk Ulusoy Dosyası – 11

Haluk Ulusoy Dosyası – 12

Haluk Ulusoy Dosyası – 13

Haluk Ulusoy Dosyası – 14

Haluk Ulusoy Dosyası – 15

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: