FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

TFF SEÇİMİ / OLAĞAN ŞÜPHELİLER: ATA AKSU

leave a comment »

1. Haluk Ulusoy federasyonu, asbaşkanları Hadi Türkmen ve Mete Kılıç aldıkları tehditler nedeniyle istifaya zorlanırlar. Federasyon dört ay boyunca asbaşkansız faaliyetini sürdürür. TFF seçim tarihini belirlemek üzere toplandığı Tatvan’da yasal bir engelle karşı karşıya kalır, Aralık ayında yapılması düşünülen asbaşkanlık seçiminin belirsiz bir tarihe ertelenmesi zorunluluğu ortaya çıkar.
3814 sayılı yasaya göre asbaşkanlık seçiminin, başkanlık seçimi ile birlikte yapılması gerektiğini hatırlatan hukukçular, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun seçim yapılması için çağrıda bulunma yetkisinin olmadığını açıklarlar.
Bunun üzerine Haluk Ulusoy başkanlığındaki Yönetim Kurulu, önce ana statüde bir değişiklik yapılması, bunun için de olağanüstü genel kurula gidilmesi gerektiği görüşünde birleşir.
Ancak bu kez ortaya olağanüstü genel kurul yapılabilme şartlarının Spordan Sorumlu Devlet Bakanı’nın çağrısı veya 85 delegenin imzası gerekliliği engeli çıkar. Yönetim Kurulu, konuyla ilgili Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’den yardım istenmesi benimsenir.

1998 Aralık ayında boş olan iki asbaşkanlık seçimi için, Tekin Bilge, Mekki Hikmet Başak, Ahmet Ata Aksu ve Adem Yılmaz, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’e başvuruda bulunarak adaylıklarını açıklarlar.

8 Ocak 1999’da Fenerbahçe Basın Sözcüsü Abdullah Kiğılı ise Haluk Ulusoy’u ağır bir dille eleştirir;

“Kendilerine güvenemediklerinden normal seçim yapamıyorlar. Federasyonu yamalı bohçanın da yamalısına çevirdiler. Bu kaçıncı asbaşkanlık seçimi? Bu federasyon ile Türk futbolu bir adım gidemez. Asbaşkanlık seçimlerine katılmayarak tavrımızı ortaya koyduk ve bundan da dönmeyeceğiz.

Yaptıkları tek şey masraf. İnanılmaz bir talan var. Biz görevdeyken Başbakanlık Teftiş Kurulu beş kere denetime geldi. Şimdi onları tekrar göreve çağırıyoruz. Bursa’da büro varken Sakarya’ya büro açılıyor. Trabzon’da büro açmak için 200 milyar harcanıp denize dolgu yapıldı. Herkese mavi boncuk dağıtılıyor. Bunlar devletin, tüyü bitmemiş yetimin paraları. Haluk Ulusoy’un değil. Bir an önce aklını başına toplamalı.”

Turgay Şeren, Hürriyet gazetesinde çıkan yazısında yapılacak olan kongrenin yasal olmadığı iddiasındadır. Özetle şunları söyler;

1.- Bu genel kurul eğer oluşursa ve bir kişi de mahkemeye giderse inanıyorum ki, iptal olur.
2.- Yücel Seçkiner ve etrafındaki hukuk ulemaları 3813 sayılı yasayı hiçe sayarak genel kurulun yapılmasına imkan sağladı.
Ankara’da yapılacak Profesyonel Futbol Genel Kurulu’ndaki asbaşkanlık seçimi, 3813 sayılı yasaya aykırıdır.
Nedeni;
3813 sayılı yasaya göre, asbaşkan seçimi başkanla birlikte yapılır.

11 Ocak 1999’da Futbol Federasyonu Olağanüstü Genel Kurulu’nda yapılan seçimlerde, asbaşkanlıklara 122 oy alan Ata Aksu ile Süleyman Seba tarafından aday gösterilen ve 108 oy alan Mekki Başak seçilirler.

14 Ekim 1999’da Futbol Federasyonu, bütün eleştirilere rağmen milli takımın S.İrlanda ile oynayacağı baraj maçının naklen yayınını, ihale açmaksızın Star TV’ye verir. Bedeli 1 milyon 50 bin dolardır. Saha içi reklam gelirleri ve bu gelirlerin yurt dışı payı hakkı da Star TV’nin olur. Kanal D, ATV, Show TV, Kanal 6, NTV ve Cıne 5 yayınladıkları bir deklerasyonla federasyonu kınarlar.

Futbol Federasyonu Asbaşkanı ve Yayın Kurulu Başkanı Ata Aksu, yasal olmayan birşey yapmadıklarına dikkat çeker;

“2. Lig yayınını TRT’ye verirken kimse ses çıkarmadı. Bunun farkı nerede. Holding gibiyiz. İstediğimizi almak ve satmak hakkına sahibiz.”

19 Ekim 1999 tarihinde Turgay Şeren “Oteline Dön Haluk” başlıklı yazısında Ata Aksu‘yu eleştirir:

“Senin düşmanların etrafına topladığın danışmanların, bir de üstelik son olarak asbaşkan yaptığın Ata Aksu. Ata Aksu‘yu şöyle bir hatırlayalım:
Rahmetli Turgut Özal zamanında olaylı özerk Futbol Federasyonu seçimi iptal edildi. Bizim Ata pılısını pırtısını topladı, Futbol Federasyonu Başkanlığı koltuğuna oturdu. Turgut Özal ona haber gönderdi, ‘‘O koltuktan kalk, Gaziantep’e dön’’ dedi. Ata yerinden bile kıpırdamadı. Sonra ne oldu biliyor musunuz. Başbakanlığın emri ile polisler geldi, Ata‘yı koltuğundan kaldırdı ve Futbol Federasyonu’nun Ankara’daki bürosundan kovdu. Şimdi, bu Ata bizim Haluk’un başdanışmanı, asbaşkanı ve onun akıl hocası. “

Aynı tarihte Futbol Federasyonu’nun milli maç seyahatlerine uçak dolusu misafir götürmesi her kesimden eleştiri alırken, Asbaşkan Ata Aksu bu uygulamayı da savunur:

“Bunda bir yanlışlık bulmuyorum. Delegelerin yurt dışına götürülmesi oy kaygısından değil. Politik bir yaklaşım yok. Genel Kurul’u parlemento olarak düşünün, milletvekilleri olarak düşünün. Parlemento üyeleri, milletvekilleri yurt dışına gitmiyor mu? Benim başarıma, üzüntüme, çalışmama niye ortak olmasınlar? Neden onları yok sayalım?”

Bu arada bir yurt gezisinin Futbol federasyonu’na 100 bin dolara malolduğu saptanır.
Ata Aksu, İrlanda maçının ihale yapılmadan Star televizyonuna verilmesi ile ilgili olarak ise, “Federasyon özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişiliğe sahiptir. İhale yapmak zorunda değiliz. Yönetimin takdiri. Bunda en ufak hukuki bir sakınca yok. Kendi denetim mekanizmamız var. Kimse bulanık suda balık avlamasın” der.

***

TFF, milli takım futbolcularına 2000 Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne kalmaları halinde birer jip vaat eder. Daha sonra bu konu tam bir krize yol açar o yıllarda. Milli takım sponsoru Mercedes’in 16 jip vermesiyle sorun kısmen çözülür. Ancak tartışmaları sürer. Turgay Şeren 14 Mayıs 2000 tarihinde şunu yazar:

Önceki gün Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Fikret Ünlü’ye fakslanan ve altında Türkiye Futbol Federasyonu Başkanvekili Ata Aksu‘nun imzası bulunan bir belge elime geçti. Okudukça tüylerim diken diken oldu.

Bu belgede dile getirilen ifadelerin gerçekle hiç bir ilgisi yok. Bana yanıt vermekten kaçınan federasyon, Sayın Bakana bakın neler yazmış.

Bu utanç vesikasını hep birlikte okuyalım ve yorumlayalım.

Yazının başında Ata Aksu çok çirkin sataşmalar yapıyor. “Peşin hükümlü bazı kişilerin abartmasıdır bu cip olayları” gibi, ona yakışan suçlamalarda bulunuyor. Tabii bu suçlamaları yapanın utanması lazım. Ancak Ata Aksu nasıl utanır onu bilemiyorum.

Şimdi gelelim Federasyonun Spor bakanlığına gönderdiği açıklamaya:

“27.04.2000 tarihli Bakanlığınızı bilgilendiren Federasyon açıklamasında da izah edildiği üzere, milli takım oyuncularına verilen cipler tamamen Federasyonumuz dışında olup, Federasyonumuz söz konusu cipler ile alakalı olarak her nam altında olursa olsun bir bedel ödememiştir. Federasyonumuzun söz konusu cipler ile alakalı hiçbir maddi vecibesi ve/veya taahhüdü bulunmamaktadır.

BU SEBEPLE SÖZ KONUSU CİPLERİN HANGİ KAYNAKTAN KARŞILANDIĞI, KEZA MALİ VECİBELERİNİN HANGİ KAYNAKTAN KARŞILANACAĞI, FEDERASYONUMUZ TARAFINDAN BİLİNEN BİR KONU OLMAYIP, BU HUSUSTA SAYIN BAKANLIK TARAFINDAN YÖNELTİLEN SORULARIN FEDERASYONUMUZ TARAFINDAN CEVAPLANDIRILABİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.”

Yukarıdaki yazıyı defalarca okuyun, tam bir utanç vesikasıdır. Şimdi gelelim benim söyleyeceklerime…

Federasyon, Fikret Ünlü’ye gönderdiği mektupta Bakanlığın soruları için “Cevaplandırılabilmesi mümkün değildir” diyor. Oysa aynı Futbol Federasyonu, Mercedes firmasının taahhüt mektubunu Milli futbolculara tek tek vermişti.

Ey Ata Aksu, sen, Fanatik Gazetesi’ndeki federasyonla ve başkanınla ilgili röportajında, “Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy futbolculara bu sözü vermiştir ve verdiği sözün arkasında da duracaktır” demedin mi? Sonra defalarca sana sorulan cipler konusunda başkan Ulusoy’un bunu cebinden karşılayacağını söylemedin mi? Şimdi nasıl oluyor da Futbol Federasyonu’nun ve başkanının bu konuyla uzaktan yakından ilgisi olmadığını söyleyerek önce Spordan Sorumlu Devlet Bakanı’nı sonra da Türk futbol kamuoyunu yanıltmak istiyorsun? Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, milli takım futbolcularının gözlerinin içine baka baka bu sözü vermedi mi? İstersen yerini de ben hatırlatayım. Finlandiya maçı dönüşü uçakta. Hatta Alpay’ın, “Sayın Başkanım, sizin altınızdaki Range Rover gibi mi?” sorusuna, “Evet Range Rover” cevabını vermedi mi? Bunları ne çabuk unutuyorsun da, futbol federasyonumuzun ciplerle hiçbir alakası yoktur gibi sözleri yüzün kızarmadan ifade edebiliyorsun?

Arkadaş, Mercedes fabrikasının verdiği garanti sertifikalarını, milli takım futbolcularına federasyon tarafından dağıtmadın mı? Bu sertifikaları Futbol Federasyonu’nun İcra Kurulu Koordinatörü Metin Kazancıoğlu imza kaşılığı futbolculara tek tek teslim etmedi mi? Nasıl oluyor da Futbol Federasyonu’nun bu konunun dışında olduğunu iddia ediyorsun ve bunları gerçekmiş gibi gösteriyorsun?

Ayrıca Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, cip krizini önlemek için hem Mustafa Denizli hem de milli takım futbolcuları ile Mövenpick Oteli’nde günlerce toplantı yapmadı mı? Sen Ata Aksu, bu cipleri finanse etmek için kapı kapı otomobil firmalarını dolaşmadın mı? Onlarla günlerce pazarlık yapmadın mı?

***

31 Mart 2003 tarihide gazetelerde Futbol Federasyonu’nun, İngiltere – Türkiye karşılaşması için özel uçak kiralayarak, aralarında federasyon yönetim kurulu üyeleri, milletvekilleri ve sanatçıların da bulunduğu 93 kişiyi İngiltere’ye götürdüğü yer alır. Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy’un amcası Sefer Ulusoy dahi büyük mali güçlük yaşayan ülkenin kaynaklarının bu şekilde harcanmasını eleştirir.

Futbol Federasyonu Başkan Vekili Ata Aksu, Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, “Sporun içinde olan insanları davet ettik. 20’nin üzerinde milletvekili var. Siyasi partilere yazı göndererek milletvekili gönderilmesini talep ettik. Milli takıma destek olmak için gidiyoruz” der.

***

22 Mart 2004 tarihinde Şenol Güneş’in milli takımlar teknik direktörlüğünden alınmasında başrollerden birisindedir Aksu. Şenol Güneş’e noterden fesihnameyi Ata Aksu göndermiştir.

***

Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, 2 Haziran 2004’de 2003-04 Sezonu Profesyonel Futbol Ligleri ile PAF Ligi’ni tescil eder. Başkanvekili Ata Aksu, İstanbulspor ile Bursaspor Kulüplerinin yaptığı, “Rizespor-Akçaabat Sebatspor maçının anlaşmalı karşılaşma olduğu” şeklindeki başvuruları görüştüklerini kayderken, Şike Tahkik Kurulu’nun verdiği ‘Anlaşmalı maç oynanmamıştır’ kararını onayladıklarını söyler.

***

Ulusoy federasyonlarının harcamaları her daim tartışmalı olmuştur. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin 200 yılında soruşturma başlatır ve ilgili isimler mahkemeye verilir.
Bakan Şahin 9 Ocak 2006’da CNN Türk’te yayınlanan “Spor Özel” programında Ulusoy ve ekibinin yeni TFF seçiminde aday olmalarını eleştirir.

Futbol Federasyonu eski Başkanvekili Ata Aksu, CNN-Türk’teki canlı yayında Bakan Mehmet Ali Şahin’in açıklamalarına yanıt verirken, bütün davalardan beraat ettiklerini söyler. Aksu şöyle der:

“Sayın Şahin’in uslüp ve hiddetini yadırgadım. Kulüpler Birliği’nin tek aday göstermesi herkesin arzusuydu. Anti demokratik bir şey yok ki. Taban birlikleri tek aday üzerinde birleşiyorsa bu çok önemlidir. Usulsüz harcamalar var diye mahkemeye çıktık, 36 kişi beraat etti. Bütün davalardan beraat ettik. Şimdi dava açılsın, sevinirim şaibelerden kurtuluruz alnımızın akıyla çıkarız. Devlet Üstün Hizmet Madalaysı aldık. Var mı başka alan? Yargıda aklanırız geliriz. Bizi suçladıkları, otellerde konaklanma, usulsüz harcama dedikleri 15 bin YTL. Bu mantıkla davası olanlar ve devam eden kamu ve hükümette davalı birçok isim var. Onların da istifa etmesi lazım. Eğer göreve gelirsek bakanla aramızda hiçbir sürtüşme olmaz. Ayhan Bermek’in üzülmesini istemem. Bu yüzden tek aday olsun dedim. Ulusoy büyük destek alıyor. Şu anki tablonun değişmesi için deryanın değişmesi gerekir. ‘Bayram ola, hayır ola’ diyorum. Bayramın birinci veya ikinci günü açıklaması gelecektir. Bu destek karşısında sessiz kalması düşünülemez.”

Ulusoy Federasyonu hakkındaki suçlamaları içeren raporda onlarca isim ve harcama yer almaktadır. Ata Aksu‘yu ilgilendiren kısım ise şöyledir:

27.07.2002 Ata Aksu eşi kızı yurtdışı uçak bileti 7.148.940.080

26 Ekim 2006’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ettikleri’ gerekçesiyle, Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, eski Başkan vekilleri Ata Aksu ve Orhan Saka ile eski Mali İşler Koordinatörü Haldun Kozakoğlu hakkında, 1 yıl 9’ar aydan 11 yıl 3’er aya kadar hapis istemiyle dava açar.

İddianamede, “Yetkililerin, kurum parasını harcarken, evrensel etik bakımından, en az kişisel varlıklarının sarfı sırasında gösterecekleri hassasiyetle işlem yapmaları gereklidir” denilir.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçlarını Soruşturma Bürosu savcılarından Abdullah Ayhan Şan tarafından hazırlanan iddianamede, soruşturmaya, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığının ihbarı üzerine Başbakanlık müfettişinin koordinatörlüğünde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü müfettişlerinin katılımıyla oluşturulan komisyonun raporu üzerine başlandığı kaydedilir.

Sanıkların savunmalarında, federasyonun özerk olduğu ve harcamaların genel kurulca aklanmış olması nedeniyle soruşturma konusu yapılmayacağını dile getirdikleri belirtilen iddianamede, 2002-2004 yılları arasında Satın Alma Talimatı’nın 31. maddesindeki yasaklamalara rağmen Haluk Ulusoy’a ait Fantasia Otel’den yapılan alımlar için 295 bin 629 YTL ödendiği, başkan ve yönetim kurulu üyelerinin konaklama ve seyahat giderlerinin ödenmesinde, “görev onayına ihtiyaç duyulmadığı, hizmetin gerekleri ile harcanan paranın, kurum yararı gözetilerek kullanılması gereği unutularak” 56 bin 298 YTL 27 YKr usulsüz harcamaya yer verildiği ifade edildi.

Federasyon faaliyetleri kapsamında olmayan yılbaşı kutlamaları gibi bazı işler için federasyon bütçesinden toplam 50 bin 575 YTL 6 Ykr usulsüz ödeme yapıldığı kaydedilen iddianamede, hediyelik eşya alımında da Satın Alma Talimatı hükümlerine aykırı hareket edilerek Nokta Ajans firmasından 2001-2004 yılları arasında 208 bin 224 YTL 89 YKr, Koçak firmasından ise 258 bin 808 YTL 22 YKr alım yapıldığı belirtilir.

İddianamede, başkan ve başkan vekilleri için 5’er, yönetim kurulu üyeleri Orhan Saka için iki, İsmail Dilber, Selami Özdemir, Mukan Perinçek ve Ali İpek ile bir kısım görevliler için tahsil edilen limitsiz mobil telefon bedelleri için 28 bin 873 YTL usulsüz ödeme yapıldığı, federasyon adına Türkiye İş Bankasından alınan 4 adet kredi kartından da Ulusoy, Aksu, Kozakoğlu ve eski Genel Sekreter Vekili Metin Kazancıoğlu’nun toplam 7 bin 677 YTL 23 YKr belgesiz tediyat gerçekleştirdiği kaydedilir.

Milli takımın deplasman maçlarına giden kafileler için gerçekleşen harcamaların incelenmesinde de 2002 Dünya Kupası Finalleri organizasyonunun Satın Alma Talimatı hükümlerine aykırı şekilde Plaza Turizm firmasına verildiği, davetli listesinde yer almayan Trabzon Haluk Ulusoy Tesisleri inşaatında kontrolör elemanı Cahit Erdem ve eşi ile Hakan Başeskioğlu, Çağrı Başeskioğlu, Çağatay Taranoğlu, Tolga Özmen adlı kişilerin bilet bedelleri ile yönetim kurulu üyelerinin çocukları veya diğer yakınlarının masraflarının federasyon bütçesinden karşılandığı, bu yolla Ulusoy’un 4, Ata Aksu ve Hüsnü Hayali’nin 3 kişilik masraflarını federasyona ödettiğinin anlaşıldığı ifade edilir.

İddianamede, aynı organizasyonda müteahhit firma tarafından karşılanması gereken bir kısım harcamalar için 59 bin 971 dolar, Ulsan-Seul otobüs ücreti 5 bin 400 dolar ve Türk Evi’ndeki kokteyl için yanlış hesaplama sonucu 2 bin 800 dolar olmak üzere toplam 68 bin 171 dolar tutarındaki 114 bin 159 YTL 96 YKr’nin federasyon tarafından usulsüz şekilde karşılandığına işaret edilir.

Haluk Ulusoy için 24-27 Haziran 2002 tarihleri için Kura Otel’e suit oda bedeli olarak 10 bin 200 dolar ödendiği halde, aynı tarihleri kapsayan 23-27 Haziran 2002 tarihi için Poyal Pines Hotel’de de konaklama ve ekstra ödemeleri yapıldığı aynı durumun 20-24 Haziran 2002 tarihinde iki ayrı otel için de tekrarlandığı, böylece başkan için mükerrer konaklama ve ekstra gider ödemeleri yapıldığı kaydedilir.

İddianamede, 2003 Fransa Konfederasyonu Kupası seyahatinde de işin ihale kurallarına riayet edilmeden Plaza Turizm Firmasına verildiği, bir kısım yöneticilerin eş ve çocukları ile yakınlarının masraflarının federasyon bütçesinden karşıladığı, 24 bin 458 YTL 2 YKr tutarındaki ekstra harcamanın yasal dayanağı olmadığı halde ödendiği, uçak kiralamasına dair toplam 4 bin 556 YTL 19 YKr fazla ödeme yapıldığı, rehberlik servisi için ikinci kez 13 bin 734 YTL 98 YKr ödendiği belirtilir.

Belçika-Türkiye hazırlık maçı, İngiltere-Türkiye Avrupa Şampiyonası grup maçı, Slovakya-Türkiye maçı organizasyonlarının ve Liechtenstein ve İrlanda maçları kafilesini de Satın Alma Talimatı hükümlerine uygun olmadan Plaza Turizm firmasına verildiği kaydedilen iddianamede, bu organizasyonların bazılarında firma çalışanlarının ve kafilelerde yer almayan Ömer Hayali, Mithat Halis, Salim Karabacak, Mustafa Yazıcı, Firuzanfer Arslan ve Nuri Yazıcıoğlu’nun masraflarının federasyonca ödendiği ifade edilir.

İddianamede, Trabzon Haluk Ulusoy Kamp ve Eğitim Tesisleri işi ihalesinde de Satın Alma Talimatı’nın 20. maddesinin ihlal edildiği belirtilerek, iş nedeniyle toplam 705 bin 213 YTL 30 YKr zarara yol açıldığı ve usul yönünden hukuka aykırılıkların bulunduğunun tespit edildiği belirtilir.

İddianamenin hukuki değerlendirme kısmında şöyle denilir:

“Yetkililerin kurum parasını harcarken, önceden yayınlanmış kanun, tüzük, yönetmelik, talimat, genelge ve görüşlere uygun hareket etmekle yükümlü olmaktan başka, evrensel etik bakımından en az kişisel varlıklarını sarfı sırasında gösterecekleri hassasiyetle işlem yapmaları gereklidir.

Şüphelilerin, harcamaların genel kurul tarafından ibra edilmesine, dolayısıyla da zarar gören olmadığına, şikayetçi bulunmadığına ilişkin savunmaları; harcamaların dayanağı belgelerin, genel kurul üyelerince görülüp değerlendirilmesinin fiili imkansızlığı ile genel kurul üyelerinin ayrıntılar konusunda bilgi ve ibralarının söz konusu olamayacağı gerçeği karşısında inanılır görülmemiştir.”

İddianamede, Futbol Federasyonu Başkanı Ulusoy, eski Başkan vekilleri Ata Aksu ve Orhan Saka ve eski Mali İşler Koordinatörü Haldun Kozakoğlu’nun, ”kendilerine teslim edilen kurum parasını, 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile usulünce yürürlüğü talimatlara, yönetim kurulu kararlarına ve iç genelgelere aykırı biçimde, kendileri veya başkalarının çıkarı için sarf ettikleri” kaydedilir.

İddianamede ayrıca, Trabzon’da yapılan inşaatın kontrolörlük görevini gerçekleştiren Cahit Erdem ile Sayım Adanur’un da “asli-maddi fail” sıfatıyla suçlara iştirak ettikleri belirtilir.

İddianamede, sanıklar Haluk Ulusoy, Ata Aksu, Orhan Saka ve Haldun Kozakoğlu’nun, lehlerine olan 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “hizmet nedeniyle emniyeti suistimal” fiilini düzenleyen 510 ve ceza artırımını öngören 522 ve 80. maddeleri uyarınca 1 yıl 9’ar aydan 11 yıl 3’er aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamede ayrıca, sanıklar Cahit Erdem ve Sayım Adanur hakkında da yine eski TCK’nın 510. ve 522. maddeleri uyarınca 1 yıl 6’şar aydan 7 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istenir.

Eski Futbol Federasyonu Başkan Vekili Ata Aksu, görev yaptıkları dönem için açılan davayla ilgili olarak, adının dosyaya sonradan eklendiğini savunarak, Türk futboluna çok başarılar yaşatmış bir yönetim topyekun mahkum edilmek isteniyor” der. Aksu, gerekirse hapis de yatacaklarını belirtir.

Ata Aksu, görev yaptığı dönemde Türk futboluna büyük emekleri dokunduğuna inandığını belirterek, “Sportif, idari ve mali çok büyük başarılar yakaladık. Herhalde bir hapis yatmamıştık. Demek ki eksik bir hizmetimiz varmış. O da hapis yatmak olsa gerek. Onun için gerekirse hapis de yatarız. Şeriatın kestiği parmak acımaz” ifadelerini kullanır.

24 Ocak 2007’de Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Haluk Ulusoy, eski başkan vekilleri Ata Aksu ve Orhan Saka ile eski Mali İşler Koordinatörü Haldun Kozakoğlu’nun yanı sıra Trabzon’da yapılan inşaata ilişkin kontrolörlük görevini gerçekleştiren Cahit Erdem ile Sayim Adanur’un, “hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ettikleri” ve bu suça “asli-maddi fail” sıfatıyla iştirak ettikleri iddiasıyla 1 yıl 9’ar aydan 11 yıl 3’er aya kadar hapis istemiyle yargılanmalarına başlanır.


Yukarıdaki  yazılar daha önceki bir arşivimden alıntıdır. Mahkemenin nasıl sonuçlandığına dair kısma gelmeden yarıda kalmıştır. Zaman darlığı nedeniyle şimdilik bu kısmı ekleyebildim. Ancak mahkeme sonucunu da araştırıyorum ve ekleyeceğim. Yine de, hala adaylık konusu mevzubahis olabildiğine göre mahkeme Aksu lehine sonuçlanmış demektir.


23 Şubat 2012 tarihinde ek:

61saat.com sitesindeki haber:
Ata Aksu: Trabzonspor Hakkını Alacak
Ankara’da seçim çalışmalarını sürdüren Aksu, 61saat.com’un köşe yazarlarından Ali Savaş’ın sorularını cevaplandırdı. Aksu, Trabzonspor’un aday isimleri üzerinden değil ilkeler üzerinden TFF seçimlerine yaklaşım tarzının doğru ve ilkeli olduğunu belirterek “Benimle Trabzonspor yöneticileri daha konuşmadı. Kimi desteklediklerini de bildiğim kadarı ile deklere etmedi. Ama ben Trabzonspor’un şu süreçte eğer UEFA hakkını verin diyorsa seçildiğimin ertesi günü hakkını veririm” dedi. Ata Aksu, eğer kabul ederse, İskender Önal’a TFF kurulları için teklif de getirebileceğini belirtirken “TFF Bakan vekilliğim döneminde Trabzonlu çok dostlarım oldu. Trabzonspor’un büyük bir ihtimalle desteğini alırım” dedi. Aksu seçim karargahı olarak kullandığı Gaziosmanpaşa’daki ofisinde özellikle bank asya ve 3 lig delegelerinin bir hayli fazla olduğu göze çarpıyor…

Reklamlar

Written by kesinofsayt

08 Şubat 2012 00:01

Ata Aksu, Haluk Ulusoy, Siyaset, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: