FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

1907-1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 5

leave a comment »

FENERBAHÇE FUTBOLUNDA SORUNLAR

Türkiye liginin 1986-87 mevsimi maçları, Fenerbahçe kulübünün (Hakem) ve (Teşkilatla ilişki) handikapları dışında, bazı ana problemleri üzerine bir kez daha ve ciddiyetle parmak basmayı gerektirir.
Bu problemlerden ilki, kulübün yaşamını sağlayan futbol şubesinin bir an önce ve ciddiyetle ıslâhı, dış müdaheleler ve sürüp gelen yanlış tutumlardan kurtarılıp, ehil ellere bırakılmasıdır, özellikle, son 3-4 yıldaki sevk ve idare büyük yanlışlar yaptı. Yeterince yararlanılmayan ve türlü şekillerde kulüpten uzaklaştırılan 4 milli futbolcu, Raşit Çetiner, Erhan Önal, Arif Kocabıyık ve İlyas Tüfekçi’nin bu mevsim Galatasaray’ı şampiyonluğa yükselten başlıca teknik ve hırslı futbolcular olmaları karşısında, idari ve teknik alanlardaki yanlışların ne dereceye vardığı kolay anlaşılır. Galatasaray kulübü, Fenerbahçe’nin ünlü ve sevilgen futboluna tevarüs etmeyi hedef almıştır. Fenerbahçe kulübü hâla bu sinsi planın farkına varamadı. Kapıya gelen tehlike artık görülüp toparlanılmalı ve karşı tedbirler alınmalıdır.
İkinci önemli problem transfer yöntem ve politikasıdır. Fenerbahçe kulübü ihtiyacı olan mevkilere futbolcu almak yerine, genellikle plân ve programsız, rastgele ve pahalı transfer yapmak gafletine saplanmıştır. Bu nedenledir ki, beklenen randıman alınamıyor. Ayrıca, alman futbolcu da Fenerbahçe’ye ısındınlamıyor.
Acar bir futbolcunun Fenerbahçe’ye gelince isteksiz, hatta küskün bir tutuma bürünmesinin nedenlerinden biri, hiç kuşkusuz, bu ısmdıramamak keyfiyetidir. Yukarda sözü edilen 4 futbolcunun G.S. ve hatta milli takıma yararlı olmalarının nedenleri araştırılsa, Fenerbahçe’nin bu önemli davasını çözmek çok kolaylaşır.
Yeni transferlerin çok kez, gelir gelmez askere gitmeleri veya hemen evlenip form tutamamaları da bir başka dava ve idari zaaf örneğidir. Bu sorumsuzluk ve zaaf artık giderilmelidir.
Alınan değersiz bir futbolcudan bazen yönetim kurulundan tek bir ferdin bile bilgi sahibi olmadığı iddiaları da yaşandı. Bu transferleri yapan yetkisiz kim veya kimlerdir?.. Bu soru da yıllardanberi cevapsızdır.
Türkiye’de futbol kabuk değiştirmekte ve (Yaşam kavgası) hüviyetine bürünmüş bulunmaktadır. Sahalarda artık Büyük-küçük ayırımı kalmamış, her kulüp kazanmak için ölesiye mücadeleyi göze almıştır. Şiddeti her yıl daha da artacağı kesin olan bu çetin savaşta Fenerbahçe bu yılki gibi yaya kalırsa yazık olur.
1986-87 maçları bir kez daha gösterdi ki, Fenerbahçe kulübü hâla haşin ve kinci bir kıskançlığın hedefi olmakta devam ediyor. İşin düşündürücü yanı, bu kulübü hedef alanların izledikleri Bizans oyunlarında en umulmadık kişi ve makamların da desteklerini sağlamakta gösterdikleri ustalıktır.
Fenerbahçe kulübü, genellikle, kendini savunmada etkisiz ve pasif kalmakta ve bu tutum aleyhine olmaktadır. Artık silkinip toparlanmak zorunda.. Beşiktaşın 15, Galatasaray’ın 14 yıl süren şampiyonluk özlemleri, maazallah Fenerbahçe’nin başına gelseydi; ne olurdu?!.. Düşünmesi bile ürpertici!… Bu nedenle, grupçuluk ve bölünmenin yıkıcı zararları gözönüne alınıp, her Fenerbahçeli için tek amaç, (Fenerbahçe’nin yararı) olmalı ve bütün toplum tek bir kitle halinde bu amaca yönelmelidir.
Ayrıca; Fenerbahçe kulübü, işlenen yanlışlar, uğradığı haksızlıklar ve hedef alındığı hasmane davranışlara karşı, aciz nedeni veya kurulu düzen bozulmasın kaygısıyle ve bilmeyerek felaketlere açık kapı bırakacak uysal ve pasif kişilere değil; uyanık, bilinçli ve biraz da gözü pek, genç yöneticilere ihtiyaç gösteriyor.

TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONLARININ 29 YILDA ALDIKLARI SONUÇLAR

Türkiye 1. liginin oynandığı 29 mevsimde şampiyonluk kazanan 4 kulübün birincilikten on-birinciliğe kadar aldıkları dereceler toplu halde aşağıda sunulmuştur:

Görülüyor ki, Fenerbahçe 29 mevsimde kazandığı 20 birincilik ve ikincilikle, 1. Türkiye liginde başa oynayan tek kulüp olarak sivrilmiştir.

TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONLARININ 29 YILLIK PUAN CETVELLERİ

4 şampiyonun 1986-87 sonuna kadar 29 yılda sağladıkları sonuçların toplamı şöyledir:

Görülüyorki, Fenerbahçe Türkiye liginin 29 yılında rakiplerine karşı her yönden üstünlük sağlamış durumdadır. Bütün birinciliklere katılan 3 ezeli rakip arasında en çok maç kazanan, en az yenilen, en çok gol atan, en az gol yiyen ve en fazla puan toplayan kulüp Fenerbahçe’dir.

1— Beşiktaş’ın 1959 şampiyonasında bir de grup 2 nciliği vardır.
2— Trabzonspor Türkiye 1. ligine 1974-75 mevsiminde geçti.
3— 2 maçlık fark 1959 şampiyonasının 2 grup halinde yapılması ve grup birincileri F.B. ile G.S. ın ayrıca 2 final maçı oynamalarından ileri gelmiştir.

TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONASINDAN İLGİNÇ BİLGİLER

Türkiye 1. liginde 1959-87 arası 29 yılda, 23 ilden, 46 takım yer aldı. Bu takımlar, lige katılış yıllarıyla beraber, şunlardır;
Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş 29 ar, Altay 28, Ankaragücü 24, Göztepe 21, Eskişehirsporla Bursaspor 19 ar, Gençlerbirliği ile Boluspor 15 er, Adanaspor 14, Ank. D.Spor, Trabzonspor ve Zonguldakspor 13 er, lstanbulspor ve Samsunspor 12 şer, Ad.D.Spor, Mersin İd.Y. ve Ank.PTT 11 er, Vefa ve İzmirspor 10 ar, Karşıyaka, Altınordu ve Ordu 9 ar, Beykoz, Hacettepe, Şekerspor 8 er, Feriköy’le Kocaelispor 7 şer, Giresunspor 6, Kasımpaşa, Karagümrük, Şekerspor, Diyarbakırspor ve Sarıyer 5 er, G.Antepspor, Kayserispor, Rizespor, Denizlispor ve Malatyaspor 4 er, Antalyaspor 3, Adalet, Yeşil-direk, Beyoğluspor, Balıkesirspor ve Kırıkkalespor 1 er yıl.
Görüldüğü gibi, Türkiye ligine İstanbul’dan 13, AnkaraOdan 7, izmir’den 5, Adanadan 2 ve diğer 19 ilden de birer kulüp katılmışlardır.

TÜRKİYE LİGİNDE FENERBAHÇENİN YIL YIL ALDIĞI SONUÇLAR:

Fenerbahçe’nin, Türkiye liginin başladığı 1959 dan 1986-87 mevsimi sonuna kadar, 29 yılda klasmanda sağladığı dereceler, yaptığı maç sayıları, aldığı sonuçlar, attığı ve yediği goller ve topladığı puanlarla mevsimin 1 sayılı golcüsü, aşağıda tablo halinde sunulmuştur:

Fenerbahçe 29 yılda 11 şampiyonluk, 9 ikincilik, 4 üçüncülük, 2 şer 4. ve 5. lik ve bir de 10. luk almıştır.
Takımın gol krallıklarını da OGÜN 5, Lefter’le Cemil 4 er, Osman Arpacıoğlu 3, Raşit Çetiner, Selçuk ve llyas 2 şer, Aydın Yelken, Ziya ŞengÜl, Selim Görür, Erol Togay, Şenol Çorlu ve Kayhan Kaynak 1 er kez kazandılar. Gene Lefter’le Nedim Doğan ve Selim Soydan 1962-63 mevsimi krallığını aynı sayılarla kazandılar.

TÜRKİYE LİGİNİN YIL YIL ŞAMPİYONLARI

Türkiye ligi’nin, 1959-1986/87 arası, 29 yılında Fenerbahçe 11, Galatasaray 7, Trabzonspor 6, Beşiktaş ta 5 kez şampiyonluk kazandılar. Aşağıdaki tablo bu 4 kulübün şampiyonluk yıllarıyla, bu şampiyonluklarda aldıkları sonuçlan gösterir:

Tablonun incelenmesinde, Fenerbahçe futbolunun rakiplerine her yönden üstünlüğünü kanıtlayan bir çok hususlar görülür:
— Beşiktaş’ın sürekli 15 yıl, Galatasaray’ın da yine sürekli 14 yıl şampiyonluk hasreti çekmelerine karşın, Fenerbahçe en çok 4 mevsim şampiyonluktan uzak kaldı.
— Türkiye ligini 29 yılda en az puan kaybıyla veya diğer bir deyimle, en yüksek puan yüzdesiyle kazanan kulüp Fenerbahçe’dir ve 1959 şampiyonluğunu sadece 4 puan kaybıyla kazandı. Bunun yüzdesi 87,5 dur.
Bu sayı Beşiktaş için, enaz puan farklı mevsim olan 1959-60 da % 85,5, Galatasaray için, 1962-63 de % 79,5, Trabzonspor için de 1975-76 ve 1976-77 mevsimlerinde % 71.7 dir.
— Şampiyonluğu 2. den en çok puan farkıyla kazanan kulüp de Fenerbahçe’dir. 1967-68 de 2. Beşiktaş’tan 7, 1969-70 de de 2 nci Eskişehirspor’-dan yine 7 puan önde şampiyon oldu. (Galip 2, bera. 1, yenilgi 0 puan olarak.)
— Şampiyonluklarda gol atma rekoru da yine Fenerbahçededir. Trabzonspor’un 1983-84 deki 46, Galatasaray’ın 1986-87 deki 55, Beşiktaş’ın da 1959-60 daki 68 golüne karşı; Fenerbahçe 1960-61 de 81 gol atarak şampiyon oldu. Fenerbahçe futbolunun ananevi golcülük meziyetini kanıtlayan bu (81) gollü şampiyonluğun golcüleri şunlardır:
Lefter Küçük. 17, Yüksel Gündüz 15, Naci Erdem (kaptan) 9, Mustafa Güven 7, Şeref Has, Ergun Öztuna ve Kadri Aytaç 6 şar, Can Bartu ve Hilmi Kiremitçi 5 er, Selçuk Hergül 3, Hüseyin Yazıcı ve Bülent Tanyeri 1 er gol
Belirtmek yerinde olur ki, Fenerbahçe 1959-60 liginde 2. olurken 88 gol attı. Bu 88 gol Türkiye liginin 29 yıllık tarihinde şampiyonaya katılan 46 kulüp ve bütün dereceler için rekordur. Fenerbahçe’den başka hiç bir kulüp ligde ve bir mevsimde 88 sayı yapamadı.
— Bu 29 şampiyonlukta, lig süresince, bir mevsimde enaz gol yeme rekoru da yine Fenerbahçe’ye aittir. Fenerbahçe 1969-70 Türkiye ligini 30 maçta yanlız 6 gol yiyerek kazanırken, aynı zamanda Avrupa’nın bütün şampiyon kulüpleri arasında da, en az gol yiyen takım olarak, adından sürekli söz ettirdi. Hatırlatmak gerekir ki, kalesini kaptan Şenol Güneş’in koruduğu Trabzon’un Fenerbahçe’nin bu tarihsel rekorunu kırabilmek için 1976-79 daki 3 yıllık büyük çaba ve gayretleri boşa çıkmıştır.
— Yalnız 2 şampiyonluk gol averajıyla belirlendi. Birincisini 1984-85 de Fenerbahçe, Beşiktaş’a karşı + 10 gol farkıyla, ikincisini de 1985-86 da Beşiktaş, Galatasaray’a karşı + 7 gol averajıyla kazandılar.

FEDERASYON KUPASI ŞAMPİYONLUKLARI

Türkiye Futbol Federasyonu, 1955-56 mevsiminde başlayan (Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Şampiyonası) na katılacak Türk takımını belirlemek üzere, 1956 Yılı Ekim ayında, eliminasyon usulüyle, “FEDERASYON KUPASI” maçlarını tertipledi. Dört yıl devam eden bu maçların ilk iki yılına, yani 1956-57 ve 1957-58 şampiyonalarına Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’nın mahalli profesyonel lig takımları alınmış, son ikisi ise, 1959 Şubat ayında başlayan “TÜRKİYE LİGİ” ne dahil olmayan takımlar arasında oynanmıştır. İlk 2 şampiyonluğu Beşiktaş, diğerlerini Kasımpaşa ve Göztepe kazandılar.
Futbol Federasyonu, 1962-63 mevsiminde, bu kez de U.E.F.A. nın 1960-61 danberi organize ettiği, (AVRUPA KUPA GALİPLERİ ŞAMPİYONASI) na katılacakTürk takımını seçmek üzere, 1962-63 mevsiminden itibaren her yıl, yine eleme usulüyle, (TÜRKİYE KUPASI) maçları tertipledi. İşte, bu Türkiye kupası maçlarının adı da, 1981-82 den itibaren, (FEDERASYON KUPASI) olarak değiştirilmiştir. Bu nedenle, 1956-57 de başlayan ilk Federasyon kupası maçlanyle 1962-63 de tertiplenen Türkiye Kupasını, benzer amaç ve mahiyette ve her ikisi de eleme usuliyle yapıldıkları için, aynı ad altında ve (Federasyon Kupası) olarak tanımlamak gerekir.
Kazanana Avrupa Kupa Galipleri Şampiyonasına katılma hakkı veren (FEDERASYON KUPASI), 1956-57 ve 1957-58 şampiyonluklarından sonra, 1962-63 denberi düzenli olarak sürmekte ve fikstüriyle uygulama usulleri her mevsim başında yayınlanmaktadır.
Fenerbahçenin, 1956-57 den beri mahalli Lig ve Türkiye Ligine daha büyük önem vermesinden ve bu şampiyonlukları en çok kazanan kulüp olmasından dolayı, gerektiği gibi sıkı sarılmadığı Federasyon Kupası maçları, son 1986-87 mevsimi nihayetine kadar, 27 kez tertiplendi ve 10 kulüp bu kupayı kazandı. Bunlar, Galatasaray (8), Fenerbahçe (4), Beşiktaş’la Trabzonspor (3 er), Altay, Ankaragücü ve Göztepe (2 şer), Eskişehir, Bursaspor ve Gençlerbirliği (1 er) dir. Bu 27 şampiyonada Fenerbahçe’nin yaptığı maçlarla kupayı kazananlar yıl yıl aşağıda gösterilmiştir.

1956-57 FEDERASYON KUPASI

İlk Federasyon Kupası maçını 21 Ekim 1956 da Kasımpaşa’ya karşı 6-0 kazanan Fenerbahçe, 1 Aralık’ta Galatasaray’a 3-2 yenildi ve final gurubuna giremedi. Beşiktaş, Galatasaray, Altay, Gençlerbirliği, izmir Kültürspor ve Adana Milli Mensucat’dan oluşan bu final gurubunda birinciliği kazanan Beşiktaş 1956-57 kupasının sahibi oldu.

1957-58 FEDERASYON KUPASI

Federasyon Kupasının ikinci yıl maçları 1957-58’de 3 bölge arasında yapıldı. Fenerbahçe 17 Kasım 1957 deki ilk turda Galatasaray’ı 3-0 yendi. 6 Nisandaki ikinci tur maçında, İzmir’de 4-0 yendiği Ülküspor’u İstanbul maçında da 7-2 mağlup ederek, G.S., Vefa, Güneşspor ve kendisinden oluşan Beyaz guruba yükseldi. Bu gurupta Güneşspor’la Ankara’da 1-1 berabere kalıp rövanşı 2-0 ve iki Vefa maçını da 1-0 sonuçlarla kazandıktan sonra, 7 Haziran 195§ de 3-2 yendiği G.S.’a 14 Haziranda 2-1 yenilince Beyaz gurup birinciliğini, gol averajıyle, ezeli rakibine kaptırdı.
Beykoz, İstanbulspor ve İzmir Demirspor’la kendisinden oluşan Kırmızı gurup bipncisi Beşiktaş, 2 final maçında G.S. ı 2-1 sonuçlarla yenerek Federasyon Kupasını ikinci kez kazandı.

1962-63 FEDERASYON KUPASI

Bütün liglerde yer alan 66 Takımın katıldığı 1962-63 Federasyon Kupasının ilk maçını, Fenerbahçe 30 Eylül 1962 de Adana’da Adanaspor’la yaptı ve 2-1 kazanıp üçüncü tura geçti.
F.B., 5 Aralıkta Altmordu’yu 2-0 la eledi. Çeyrek finalin ilk maçında Göztepe’yi 3-2 yendi, izmir rövanşında da 2-2 berabere kalıp yarıfınale çıktı. Rakibi Gençlerbirilği’ni 19 Mayıs Stadında 2-0, istanbul’da da 2-1 yenerek Galatasaray’la finale kaldı.
Bu final maçları, santrfor Nedim Doğan’ın 22 Mayısta 3-0 kazanılan Kasımpaşa lig maçında Laysmenle tartışıp 21 gün ceza almasından dolayı, elektrikli bir hava yaratmıştır. Bu 21 günün, biri Türkiye Ligi, diğer ikisi Federasyon Kupası finalleri olarak, 3 Galatasaray maçını içermesi, cezanın, ince hesaplara dayalı, bir (ayarlama) olduğu inancını yaratmıştır.
Zaten, Merkez Ceza Kurulu bir süredenberi tarafsız olmadığı havasım yaratmış bulunduğundan, bu son karar, bardağı taşıran son damla oldu ve basında da olumsuz yorum ve sert tepkilerle karşılandı. Ayrıca, Fenerbahçe Kulübü de, (rengini artık iyice belli eden), Merkez Ceza Kurulu’nun taraflı tutumunu, örneklerle ve bir deklarasyonla açıklamış ve (11 leri takviye eden bir zümre ile de mücadele etmek zorunda bırakıldığını) kamuoyuna ilân etmiştir.
Gerçekten, aylarca önce Ceza Kuruluna verilen rakip Kulüp futbolcularının dosyaları raflarda tozlanmış uyutulurken, Fenerbahçe’nin güçlü ve dinamik santrfor u Nedim’e yıldırım süratiyle verilen Cezada kasit aramamak ve bunu teşhir etmemek saflık olurdu. Ancak, Türk futbolunda bu ceza kurulunun keyfi ve taraflı davranış ve yanlış tutumunu cezalandıracak bir üst ceza makamı bulunmadığından, her yakınma ve sızlanma gibi, bu da etkisiz kalmış ve imam, bildiğini okumakta devam etmiştir.
En etkin ve golcü elemanı bu biçimde ekarte olunan Fenerbahçe 29 ve 30 Haziran günlerindeki, bu 2 finali 2-1 sonuçlarla kaybetti ve Kupayı G.S. Aldı.

1963-64 FEDERASYON KUPASI

İlk maçını 25 Mart 1964 gecesi Ankara 19 Mayıs Stadında Ankaragücü ile yapan Fenerbahçe, kötü oyun ve 2-0 sonuçla Kupadan elendi. Bu mevsimin Kupasını da, ilk maçta 0-0 berabere kaldığı, ikinci maçta ise, gün değiştirilmesine itiraz edip sahaya çıkmayan Altay’a hükmen galip sayılan G.S. aldı.

1964-65 FEDERASYON KUPASI

Bu mevsim şampiyonasına 2 yenilikle girildi:
1: Finalistler aynı bölgeden olursa yalnız bir final maçı oynanacak.
2: Maç gelirinin % 75 i deplasman yapan kulübün olacak.
Fenerbahçe ilk maçını 28 Mart 1965 de izmir de Karşıyaka ile yaptı ve uzatmaya rağmen 1-1 berabere kaldı. Tekrar maçını ise 4-0 kazanıp çeyrek finale yükseldi, Çeyrek finalde Gençlerbirliği’ni 5-1 ve 2-1; yarı finalde de İstanbulsporu 1-1 ve 1-0 sonuçlarla eleyen Fenerbahçe, G.S. ile finale kaldı.
5 Forveti, (Ogün, Birol, Nedim, Selim ve Şenol) asker ve Ordu takımıyle ispanyada olduklarından; Şükrü, Ali ihsan, Ziya ve Hüseyin gibi defans oyuncularından kurulu hücum hattıyla oynamak zorunda kalan Fenerbahçe, 27 Haziran 1965 gecesi ezeli rakibiyle uzatmaya rağmen 0-0 berabere kaldı ve yeni bir maç gerekti. Bu tekrar maçı müteakip mevsimde, 1 Eylül gecesi Nejat Şener hakemliğinde oynamış ve Kupa bir penaltı golüyle Galatasaray’ın olmuştur.

1965-66 FEDERASYON KUPASI

Kupaya çeyrek finalde Katılan ve tarihte ilk kez Denizli’ye giden Fenerbahçe, 4 Mayıs 1966 da, Muzaffer Sarvan yönetiminde, Nedim ve Ercan’ın golleriyle, Denizli Karagücü’nü 2-0 yendi. Fenerbahçe, büyük taraftar kitlesine sahip olduğu Denizli’de bayram havası yaratmış ve maçta 40.280 Lira ile hasılat rekoru kırılmıştır. Rövanşı da, 14 Mayısta Selim’in golleriyle 4-0 kazanan Sarı-Lâcivertli takım yan finale yükseldi.
Yarı final maçı 4 Haziran 1966 da canlı ve üstün F.B. ye rağmen, G.S. ile 0-0 sonuçlandığından, yeni bir maç gerekmişti. Bu tekrar maçı 12 Haziranda Fenerbahçe 1-0 önde olarak sürerken, D.80 de defansa çarpan topa kaleci Hazım Kont-rpiyede kalmış ve uzatma süresinde ilki penaltıdan 2 gol atan G.S. finale yükselmiştir. Finalde Beşiktaşı’da 1-0 yenen G.S. kupayı 4. kez kazandı.

1966-67 FEDERASYON KUPASI

Ali Sami Yen stadında 1 Mart 1967 de Feriköy’ü 3-0 yenip 3. tura geçen Fenerbahçe, aynı sahada 8 Martta Altınordu (İZMİR) ile 120 dakikalık maçta 0-0 berabere kaldı ve kur’a ile tur atladı.
Fenerbahçe’nin çeyrek final maçı 26 Nisan 1967 günü deplasmanda Samsunspor’la idi. Noksan Fenerbahçe, Ogün’ün bir golüne karşı 2-1 yenildi.
Samsun şehri F.B. nin bu ikinci ziyareti nedeniyle donanmış, ancak; güçsüz kadro beklenen oyunu çıkarıp taraftarlarını sevindirememiştir. Rövanş da A.S.Yen de 0-0 bitince F.B. elendi.
Final maçı, G.S. ile Beşiktaşı eleyen, Altay’la Göztepe arasında 2-2 berabere sonuçlanınca, Altay Kur’a ile şampiyon oldu.

1967-68 FEDERASYON KUPASI

Fenerbahçe, Kupanın ilk turunda, 13 Aralık 1967 günü, deplasmanda çok gayretli Zonguldakspor’u, yağmur altında, Ogün’ün golüyle 1-0, rövanşta da 27 Aralık’ta Fuat (2) ve Yaşar’m sayılarıyle 3-0 yenip eledi. 26 yıl sonra ikinci kez gittiği Mersin’de, 21 Ocak 1968 günü, Tevfik Sırrı Gür stadında 0-0 berabere kaldığı Mersin İdman Yurdu’nu, 28 Ocakta İnönü stadında, Nedim ve Fuat’ın golleriyle, 2-1 yenip çeyrek finale yükseldi.
Fenerbahçe, çeyrek finalin ilk maçını 27 Martta Ankara’da Çan’ın golüyle 1-0, rövanşı da, 17 Nisan’da Yaşar (2) ve Ogün’ün golleriyle 3-2 kazanmış ve kendisine karşı çetin mücadele vermeyi âdet edinen Ankara Demirsporu’nu eleyip yarıfinale yükselmiştir.
Mevsim’in Türkiye Ligi ve Balkan Kupası şampiyonluklarını kazamp şimdi de Federasyon Kupasını kazanma yolundaki Fenerbahçe’nin, 5 Haziran 1968 daki, bu yarifinal maçı deplasmanda Eskişehirspor’Ia idi. Saha içinde gözlere hemen çarpan, misafir Kulüp ve Ogün’ü yeren, dövizlerden anlaşılacağı üzere, karşılaşma sinirli bir hava içinde oldukça sert geçti. Ancak, Alman hakem BIWERSI’nin otoriter yönetimi ve nefesli Fenerbahçe’nin de azimli ve şuurlu oyunu, bütün bu ilkel tutum ve çabalan boşa çıkardı. San-Lâciverdiler, özel izin ve uçakla ve 9. kez yaptıkları bu Eskişehir deplasmanında, Erdinç ve Ogün’ün golleriyle, 2-0 galip geldiler. 9 Haziranda İnönü stadındaki rövanş 1-1 sonuçlanınca, Fenerbahçe aynı gün Galatasarayı İzmir’de 2-0 yenen Altay’la finale kaldı.
Final maçları 16 ve 23 Haziranda oynanmıştır. Altay Kulübü Kupayı alabilmek için, çok çaba harcadı. Ege’de “GÜÇ BİRLİĞİ” ilan olunmuş, cezalı kaleci Varol Ürkmez af olunmuş ve F.B. den gol yememesi hâlinde Galatasaray’a bedelsiz transferine söz verilmiştir.
Alman OTT’un yönettiği İstanbul maçını, Ogün ve Nedim’in golleriyle, 2-0 kazanan, İsviçre’n OTMAR HUBER’in idaresindeki Alsancak rövanşını ise 1-0 kaybeden Fenerbahçe, böylece, Federasyon Kupasını ilk kez aldı.
Fenerbahçe final maçlarını şu tertip ile oynayıp 1967-68 sezonunun 3. büyük ve resmi kupasını kazanmıştır:
YAVUZ-ŞÜKRÜ, ERCAN, YILMAZ, LEVENT-CAN(K) “FUAT”, ZİYA, SELİM-OGÜN, NEDİM, YAŞAR “ERDİNÇ”.

1968-69 FEDERASYON KUPASI

Fenerbahçe, 1968-69 Kupasında 7 Mayıs 1969 gecesi, çetin maçtan sonra, Abdullah Çevrim’in golleriyle İstanbulspor’u 2-1 yenip yarıfinale çıktı ve bu yarı final maçı 6 Haziran gecesi G.S. ın 2-1 galibiyetiyle sonuçlandı.
Alman KREİTLEIN’ın yönettiği bu maç için G.S. m alışılmamış biçimde emin konuşması hem garip karşılanmış, hem de F.B. li futbolcuları kamçılamıştır. O derecede ki, futbolcular İstanbulspor galibiyet maçı primlerini bile almamışlar ve:
— Bu prime ancak G.S. ı yendikten sonra hak kazanmış olacağız!., demişlerdir.
Ogün’ün 15. dakikada attığı gole Galatasaray, 6 dakika sonra, geri dörtlüden Ergun’un çok uzaktan vuruşuyle karşılık vermiş, ikinci devre iyice yorulan ve tüm defans yapan G.S., 78. dakikada Metinin 20 adımdan yumuşak vuruşunu rahatça bloke eden kaleci YAVUZ’un, nasıl olduysa, topu içeri atması sonucu, 2-1 öne geçmiştir. Kaleye genç takımdan Rasim’in geçmesinden ve son dakikalarda da kaleye giden bir şutu elle çelen Ergun’un açık penaltısına seyirci kalan hakeme yapılan toplu itirazlardan sonra, maç 2-1 kaybedildi.
Fenerbahçe, hakkı olan maçı böyle verince, ba sından ilginç bazı yorumlar aşağıdadır:
Hürriyet — F.B. baskılı oynamasına rağmen kalecsine Kurban gitti. Lig şampiyonu olanlar F.B. den hırslarıyla değil, şanslarıyla intikam aldılar.
Akşam — Bunaltıcı bir F.B. baskısında geçen maçta forvetin milyoner hovardalığına Yavuz’un da mirasyediliği eklenince, F.B. Kalbinden vuruluverdi.
Haber ajansı — Tek kale temposuna soktuğu maçta, F.B. 2 bedava golle kupa sahnesinden çekilip gitti.
Bu 6 Haziran 1969 yarıfinal maçı, ezeli rakipler tarihinde yaşanmış, ters sonuçlu maçlardan ilginç bir örnektir.
Kupayı finalde Galatasaray’ı 1-1 ve 1-0 sonuçlarla eleyen Göztepe kazandı..

1969-70 FEDERASYON KUPASI

Bu mevsimin Kupa yönetmeliğinde şu yenilikler olmuştur:
1— Rakip sahada atılan goller, eşitlik halinde, çift sayılmaya başlandı.
2— Ayrı bölgeler takımları arasındaki maçlarda tüm hasılat ev sahibi kulübe bırakıldı.
İlk maçını 8 Ekimde İstanbulspor’la yapacak iken, 9. Dünya Kupası elemelerinden, 15 Ekim 1969 Rusya maçı dolayısıyle, niüsabakanın 29 Ekime ertelenmesi, bu aradaki sakatlık ve cezalar nedeniyle, Fenerbahçe’nin aleyhine olmuş ve Ogün’ün golüne, İstanbulspor’lu Cemil Turan’ın karşılık vermesiyle, maç 1-1 sonuçlanmıştır. 25 Kasımdaki rövanşı ise 1-0 kaybeden F.B. ilk turda elendi.
Bu mevsimin Kupasını da finalde yine 1-1 ve 1-0 sonuçlarla G.S. \ eleyen Göztepe 2. kez kazandı.

1970-71 FEDERASYON KUPASI

Alsancak’da, 17 Ocak 1971 de, 0-0 berabere kaldığı Altay’ı 24 Ocaktaki rövanşta, Ogün (2) ve Yaşar’ın golleriyle 3-2 yenen, 31 Ocakta 0-0 berabere kaldığı Istanbulspor’u da 6 Şubatta Yaşar (2) ve Fuat’ın golleriyle 3-0 eleyen Fenerbahçe, Boluspor’la karşılaşmak üzere, çeyrek finale yükselmiştir.
Fenerbahçe, 3 Marttaki bu ilk Bolu maçını şu kadro ile 1-0 kazandı.
DATÇU-SERKAN, ERCAN, YILMAZ, LEVENT-SELÎM, ZİYA, FUAT-OGÜN, NEDİM(K) ve ZEKİ..
Bu maçın 17 Mart rövanşı, sorumsuzluk örneği olmak bakımından ilginçtir:
Bu önemli maçın A.S.Yen’de yapılacağı ilânı Fenerbahçe Kulübünde haklı bir tepki yarattı. F.B. Kupada kalan yegane İstanbul Kulübü idi. Hele Çarşamba günü yapılacak bir maçın, bakla tarlasını andıran, Mecidiyeköy stadına alınmasındaki iyiniyetsizlik açıktı. Kulüp, başvurduğu Federasyondan olumlu sonuç alamayınca, durumu Spor Bakanı İsmet Sezgin’e aksettirmek zorunda kaldı. Ancak, aldığı cevap ilginçti:
— Federasyon, maçı A.S.Yen’e Fenerbahçe’nin muvafakitiyle aldık diyor. Hem böyle nazik bir .dönemde bana tepeden inme emir verdirmeyin!..
Aldatılan Spor Bakanına yüklenmek yersiz olacaktı. Maç A.S.Yen’in balçık sahasında oynandı ve F.B. Ogün’ün 44. dakika golüyle bu çirkin Komployu savuşturup yarıfinale yükseldi.
Yarıfinal maçları, Beşiktaş’ı eleyen Bursaspor’-la Göztepe ve Galatasaray’ı eleyen Eskişehirspor’la F.B. arasındaydı.
Eskişehirspor çok yorgun ve eksik F.B. yı İstanbulda 3-0 yendi. 19 Mayıs günü kendi sahasındaki rövanşta ise, Nedim’den yediği golle 1-0 yenilmesine karşın, averajla finale yükseldi. Finalde Bursaspor’u 0-1 ve 2-0 eleyen Eskişehirspor Kupayı ilk kez kazanmıştır.

1971-72 FEDERASYON KUPASI

İlk maçında, 17 Ekim 1971 günü İnönü stadında Cezmi, Osman ve Ostojiç’in golleriyle Boluspor’u 3-0 yenen Fenerbahçe, 15 Kasım rövanşını da Bolu’da Ostojiç ve Osman’ın golleriyle 2-1 kazanıp tur atladı.
Balıkesir’deki 0-0 lık 29 Aralık maçının rövanşını, 23 Şubatta Nedim’in golüyle, 1-0 alan F.B., sürekli yağmur altında ve batak sahadaki bu maçta kazanmak için büyük gayret harcamıştır.
Eskişehirspor’la 30 Mart 1972 deki çeyrek finalin ilk maçını Canan ve Osman’ın sayılarıyle 2-1 kazanan Sarı-Lâcivertli takım, 19 Nisandaki deplasmanı da Osman ve Fuat’ın golleriyle alıp yarıfinale yükseldi.
Fenerbahçe, yarıfinalin ilk maçını 26 Nisanda Alsancak’ta 1-0 Altay’a kaptırdı. 10 Mayıs rövanş maçında ise çok gol kaçırdı ve Nedim’in golüne karşılık gördüğünden, finale kalamadı.
Federasyon Kupası 1971-72 şampiyonluğunu, finalde Altay’ı 0-0 ve 3-0 sonuçlarla eleyen, Ankaragücü kazanmıştır.

1972-73 FEDERASYON KUPASI

Bu mevsim Fenerbahçe’nin ilk rakibi Altay’dı. Yeni Atatürk stadımn yemyeşil sahasında 2 Kasım 1972 gecesi Osman’ın golüyle 1-0 kazanan Fenerbahçe, 15 Kasımdaki rövanşta 0-0 berabere kaldı ve tur atladı.
Beykoz’u 13 ve 26 Aralıkta 3-0 ve 5-1 sonuçlarla eleyip çeyrek finale yükselen Sarı-Lâcivertli takım, 28 Ocak 1973 deplasmanında Adanaspor’a Cemil’in golüne karşı, 2-1 yenilmiş, rövanşı ise 28 Şubatta Osman ve Cemil’in golleriyle 2-0 kazanıp yarıfinale yükselmiştir. Ankaragücüyle yapılan yarıfinal maçlarının ilkini, 15 Martta İstanbul’da Yılmaz’ın golüne karşı 2-1 kaybeden Fenerbahçe, 4 Nisanda Ankara’da Fuat’ın golüyle ancak 1-0 galip geldiğinden elendi ve Kupayı, finalde Ankaragücü’nü 3-1 ve 1-1 eleyen, G.S., 5. kez kazandı.
1972-73 Kupasının yarıfinal maçları artık usanç duyulan Fenerbahçe aleyhatarı davranışlar serisine yeni örnekler katmıştır.
İlk maçta tedbirli olarak ceza kuruluna verilen Ankaragüçlü Erman’la Metin ve F.B. den de Yıl-maz’dan, iki Ankaralının tedbirlerinin rövanş maçından önce kaldırılması, Yılmaz’ın kinin ise sürdürülmesi, Merkez Ceza Kurulu aleyhinde, çok sert tepkilere neden oldu.
HÜRRİYET Gazetesi 30 Martta Tahsin Öztin imzalı ve (FENERBAHÇE DÜŞMANLIĞI) başlığı altında çok ağır kınamada bulunurken, 31 mart günlü MİLLİ YET’de Eski milli solaçık Şükrü Gülesin imzalı ve:
(CEZA HEYETİ FENERBAHÇE’YE KARŞI ALERJİK SALDIRIYA GEÇTİ!..) başlıklı ithamlar, futbol işlerimizdeki pespayelikleri kanıtlayan acı anılardır.
4 Nisan rövanş maçındaki başka tür bir yarayı ise İslâm Çupi TERCÜMAN gazetesinde şöyle deşer:
(Orhan Cebe böyle bir maçın hakemi değildi. Ne Taraf, ne tarafsız, ne de hakemdi. Kupada, bir tarafın kulağından tutulup kapı dışarı edilmesi için hazırlanan senaryonun en cılız kahramanlığını Orhan Cebe yaptı. Veya yapmaya çalıştı da ağzına burnuna bulaştırdı.)
Aynı gazetede, (SERTLİK VE HAKEM) başlıklı yazıda, F.B. Başkanının tertipler hususundaki görüşü de yer alıyor:
(F.B. soyunma odasında büyük üzüntüyle Faruk Ilgaz: “— lütfen bakın şu çocukların hâline, tekme yemekten çetele haline geldiler” diyor ve dizlerinden aşağıları yara ve kan içindeki futbolcuları gösteriyordu. Devam etti!
“Ceza heyeti vazifesini gayet güzel becerdi. Kaybetmemiz için gereken mizanseni büyük başarıyla hazırladı ve bize sundu—” Futbolcular üzüntüden duvarları yumrukluyor, hakemden şikayet ediyorlardı..
Tertipleri CUMHURİYET’te A.Yücelman, (CEZA HEYETİ KUPADA FİNALİST!.) başlığı altında şöyle özetlemiş ve yorumlamıştır:
(…. Yerinde olmayan bu karar F.B. Camiasını galeyana getirdi. Ama, yapılacak birşey yoktu. Ancak Veryansın ettiler. Ceza heyeti kulaklarını tıkayanlarla dolu idi. Ankara’da OYNANAN BU KOMEDİ’YE Teşkilât ses dahi çıkaramadı. NE YAZIK Kİ, ÜLKEMİZDE CEZA HEYETİNİN DE VERİLECEĞİ BİR ÜST CEZA HEYETİ YOKTU!..)
DÜŞMANLIK, ALERJİK SALDIRI, Ne de hakemdi, Senaryo, cılız kahraman, Ağzına burnuna bulaştırdı, çetele, yara ve kan, mizansen, galeyan, veryansın, komedi ilâh… gibi sporla bağdaşmaz deyimlerin, hiç kuşkusuz, kahrolarak yer verildiği yukarıdaki yazıları acılar duyarak naklettik. İlgili Teşkilât ve yaratıcıları adına utanarak ve sadece ibret olur ümit ve dilekleriyle!..

1973-74 FEDERASYON KUPASI

Kupada ilk maçını 28 Kasım 1973 de Ankara-gücü’ne karış başkentte penaltı golüyle 1-0 kaybeden Fenerbahçe, rövanşı 12 Aralıkta Ender ve Cemil’in golleriyle 2-0 kazanıp tur atladı.
Fenerbahçe, 27 Aralıkta Kayserispor’la İstanbulda yapacağı ikinci turun ilk maçını, İsmet İnönü’nün Vefatı nedeniyle, 9 Ocak 1974 de yaptı ve Mustafa (2), Osman (2) ve Cemil’in golleriyle 5-0 kazandı. Rövanşı ise, 3 Şubatta rakip defans ve Cemil’in ilk 7 dakikadaki 2 golüne karşı 3 golle kaybetti ve çeyrek finale yükseldi. Bu, F.B. nin Kayseride ilk yenilgisidir.
Fenerbahçe’nin çeyrek final rakibi Trabzonspor’du. 13 Şubat 1974 de tarihte ilk kez Trabzon’da görünen Fenerbahçe’nin aşağıdaki kadro ile, 15 bini aşan rekor seyirci önünde ki maçı 0-0 sonuçlandı:
DATCU-TÎMUÇİN, NİYAZİ, ZİYA(K), SERKAN-ÖNDER (KÂMİL), ERSOY, ALPASLAN-MUSTAFA, OSMAN VE CEMİL.
Bu maçın 27 Şubattaki rövanşı İnönü stadında Cemil (2) ve Osman’ın golleriyle 3-2 kazanılıp finale kalındı. Fenerbahçe bu maçta kötü oynamış, son 15 dakikada gayret edip maçı alabilmiştir.
G.S. ile F.B. arasındaki yarıfinalin ilk maçı 20 Martta, 694 bin lira ödeyen 43.442 biletli önünde, çok isteksiz oynandı ve seyircinin şike!., feryatları arasında golsüz sonuçlandı. 17 Nisandaki rövanşı ise, Cemil (2) ve Alpaslan’ın golleriyle 3-0 F.B. kazanıp Beşiktaş’ı yenen Bursaspor’la finale kaldı.
Sedat Özselçuk’un yönettiği maçı G.S. ın: YASİN(K)-EKREM, ENVER, TUNCAY, AYDIN-TARIK, B.MEHMET, AHMET-METİN, K.MEHMET, ENGİN (ŞEVKİ) tertibine karşı, F.B. şu takımla oynamıştır: DATÇU-NİYAZİ, YILMAZ, ZİYA(K), ALP-SELAHATTİN (İSMET), KÂMİL, ÖNDER (SERKAN)-CEMİL, OSMAN, MUSTAFA.
Çok canlı ve akıllı Fenerbahçe’ye karşı, Galatasaray hırslı fakat sinirli idi. O kadar ki, aleyhlerine gösteri yapan seyirciye kızıp tribünlere atlamışlardır. Bu yüzden, antrenör Birch ile masör Kubilây, K. ve B.Mehmet’ler, Gökmen, Şevki ve Nihat ceza aldılar.
Bursa’da 1 Mayıs 1974 deki ilk final maçını, Mustafa’nın ilk dakikada kaptırdığı top ve karşı atakla, santrfor Özcan’dan yediği gol ve kötü futbolle 1-0 kaybeden Fenerbahçe, 22 Mayıstaki rövanşı diri ve güzel oyun, Cemil, Selahattin ve Osman’ın golleriyle 3-0 kazanmış ve ikinci kez Federasyon kupasını almıştır. Fenerbahçe’nin bu son finali kazanan kadrosu şöyledir:
DATCU-NİYAZİ GÜLSEVER, ZİYA ŞEN-GÜL, ALPASLAN ERATLI, SERKAN ACAR-ÖNDER MUSTAFAOĞLU, KÂMİL GÜVENAL, SALAHADDİN KARASU-MUSTAFA KAPLAKASLAN (ENDER GONCA), OSMAN ARPACIOĞLU, CEMİL TURAN.
(Milliyet) de Kahraman Bapçum, Fenerbahçe’nin, oyununu şöyle yorumluyor:
(Birkaç ası vardı ki Fenerbahçe’nin, böyle bir kupa finalinde onların elinden bir galibiyet almak kimse için kolay olamazdı. Bir tatlı hırsı vardı ki Fenerbahçe’nin, bir kupa finalinde onu çökertmek kimse için olanaklar sınırı içinde değildi. Sahaya bir güzel yayılışı, ikili ve üçlü eşlemelerle rakibi bir dağıtışı vardı ki Fenerbahçe’nin, kimse onları bu final maçmda rahatlıkla teslim alamazdı.
Fenerbahçe kupayı almak için sahaya çıkmıştı. Hak etti ve aldı. Avrupalı bir finalist gibi oynadı Fenerbahçe…)

1974-75 FEDERASYON KUPASI

Kupaya çeyrek finalde katılan Fenerbahçe, rakibi Trabzonspor’Ia 29 Ocak 1975 de İnönü stadında, sürekli yağmur altında, Alpaslan’ın penaltı sayısına karşın yediği golle berabere kaldı. Rövanşı ise, 12 Şubatta Trabzon’un balçık sahasında Cemil’in golüne karşı iki golle kaybedip elendi. Kupayı, finalde Trabzonspor’u 1-1 ve 0-1 eleyen Beşiktaş 3. kez kazanmıştır.

1975-76 FEDERASYON KUPASI

Kupanın 3. turunda 24.12.1975 günü 1-1 berabere kaldığı Balıkesirspor’u 7 Ocak 1976 da Ömer (2), Cemil ve Osman’ın sayılarıyle deplasmanda yenip tur atlayan Fenerbahçe, 18 Şubatta Cemil’in golüyle 1-1 kaldığı Göztepe maçı rövanşını, bir hafta sonra Atatürk stadında Hnder’in golüne karşı, 2. si penaltıdan, 2-1 kaybedince elendi.
Görülüyor ki, Fenerbahçe bazı yıllar Fed. Kupasından çok kolay eleniyor. Bu kolay denişlerin, bu yılki gibi, Türkiye Liginde liderken yaşanması dikkate değer.
Türkiye Ligi, 30-38 maçlık çok yorucu maratonları gerektirirken, Fenerbahçe’nin 6-10 maçlık kupa şampiyonluklarını ihmal etmesini yanlış bir tutum olarak karşılamak gerekir. Gerçi, Türkiye Ligi şampiyonluğu, değer bakımından, Federasyon kupası birinciliğinden daha üstün ve Avrupa kupalarında da daha ünlü rakiplerle karşılaşmak olanağını vermekte ise de, hem kazanma zorluğunu, hem de kupalarda tur atlama şans ve olanağının oldukça azaldığını gözönünde tutmayı gerektirmektedir.
Bu mevsimin Kupasını, finalde 1-0 ve penaltılarla 5-4 Trabzonsporu eleyen, G.S. 6. kez kazandı.

1976-77 FEDERASYON KUPASI

Cemil’in ilk dakika golüyle, kupaya 1 Aralık 1976 Altay beraberliğiyle başlayan Fenerbahçe, rövanşı 15 Aralıkta izmir de, Ender ve Ömer’in golleriyle 2-1 kazanıp 3. tura çıktı. 29 Ocak 1977 deki 0-0 lık deplasman beraberliğinden sonra da, 6 Şubatta Engin’in golleriyle Adanaspor’u istanbul’da 2-1 eleyip çeyrek finale yükseldi.
Fenerbahçe’nin çeyrek finaldeki rakibi Trabzonspordu. 9 Martta ilk maçı deplasmanda 73. ve 80. dakika golleriyle 2-0 kaybeden Sarı-Lâcivertli takım, 30 Mart 1977 deki rövanşı da 1-0 verince, elendi.
Bu mevsimin Federasyon Kupasını, finalde 1-0 ve 0-0 sonuçlarla Beşiktaş’ı eleyen Trabzonspor ilk kez olarak kazandı.

1977-78 FEDERASYON KUPASI

İlk maçı 7.12.1977 de Bolu da yapıp 0-0 berabere kalan Fenerbahçe bu 3. kademe karşılaşmasının rövanşını, 21.12.1977 de İnönü stadında, 3-0 kazanıp 2. etaba yükseldi.
Fenerbahçe, bu etapta, 12.2.1978 günü, Beşiktaş’ı 2-1 yenmiş ve çeyrek finale yükselmiştir. 42.052 seyircinin 1.874.800 lira gibi rekor hasılatla izlediği maç, Cemil’in 8. dakikadaki golüne D. 84’de Paunuviç karşılık verince uzatılmış, Engin’in 105, dakikadaki golü Fenerbahçe’ye tur atlatmıştır.
Fenerbahçe çeyrek finalin ilk maçında, 15.3.1978 günü, Bursaspor’a 2-1 yenildi. İhsan Türe yönetimindeki karşılaşmada Fenerbahçe takımı yenilgi golünü 89. dakikada penaltıdan yedi. Zaten, İhsan Türe’nin bir Bursaspor maçında, yendirmeden Fenerbahçe’nin yakasını bıraktığı pek görülmemiştir.
Bu maçın 29.3.1978’de, 22 bin seyirci ve 810 bin lira hasılatla, Bursa’da rekorlar kırılan rövanşı 1-1 sonuçlandı ve F.B. elendi.
FEDERASYON KUPASI’nı finalde Adana Demirspor’u 3-0 ve 0-0 eleyen Trabzonspor 2. kez kazandı.

1978-79 FEDERASYON KUPASI

Toplam 123 Kulüp arasında tertiplenen 1978-79 Federasyon Kupasına Fenerbahçe, diğer Türkiye Ligi Kulüpleri gibi, 5. turda ve 26 Ekim 1978’deki 5-1’lik İstanbulspor galibiyetiyle başlamış, 7 Kasımdaki rövanşı genç bir kadro ile 1-0 kaybedip, Eskişehirsporla karşılaşmak üzere tur atlamıştır.
Eskişehirspor maçlarının ilkini 13 Aralıkta 1-0 kazanan Fenerbahçe, 4 Şubat 1979’daki rövanşı deplasmanda 2-1 kaybetti. Eskişehirspor’un, çok yavaş davranışından doğan bir dakikalık uzatmada Coşkun’un attığı gol Fenerbahçe’yi çeyrek finale yükseltmiştir. Aynı gün Trabzonspor’un Diyarbakır da, G.S’ın da Kırıkkalede elenmeleri Fenerbahçe için ümit işaretleri oldular.
Çeyrek finalin ilk maçı 21 Şubatta Beşiktaşla 0-0 sonuçlandı. 7 Marttaki rövanşı ise, 4. dakikada Kemal Batmaz’ın kendi kalesine attığı golle 1-0 kazanan F.B., Kocaelisporla karşılaşmak üzere yarıfinale çıktı. Bu yarıfinalin ilkinde, 11 Nisan günü İzmitte golsüz berabere kalan Fenerbahçe, 25 Nisandaki İstanbul maçını 5-1 kazandı ve Altayla finale kaldı.
İlk final 9 Mayısta Alsancak stadında 2-1 kaybedildi. Ankara bölgesinden Talat Tokat ve Nihat Özbirgül mazeret öne sürdüklerinden, maçı İzmir bölgesinden İhsan Türe yönetmiş ve Altay galibiyet gölünü Fenerbahçe kalecisine yapılan açık bir faulle kazanmıştır.
Rövanş maçını 23 Mayısta İnönü stadında bu kez İstanbul bölgesinden Hilmi Ok yönetti.
IVANÇEVİÇ- Onur, Erol, Cem, Yenal-Önder, Şevki, A.Kemal – Raşit, Cemil (K) ve Engin tertibindeki Sarı-Lacivertli takım, gayretli ve üstün oyun ve Raşit’le önder’in golleriyle maçı 2-0 kazandı ve Şampiyonluk Kupasını Federasyon başkanı Cemal Saltık’tan alıp şeref turu attı.

1979-80 FEDERASYON KUPASI

Geçen mevsimin şampiyonu olduğundan, kupaya 6, turda katılan Fenerbahçe, 28 Ocak 1980 günü deplasmanda 5-2 yendiği Denizlispor’la rövanşta 1-1 berabere kaldı ve Lüleburgazspor’la karşılaşmak üzere çeyrek finale yükseldi.
Fenerbahçe’nin bu çeyrek final maçları ilginç olaylardır. Lüleburgaz’a ilk kez giden Fenerbahçe, 5 Mart 1980’de 0-0 berabere kaldığı maçın 20 Marttaki rövanşında da 1-1 kalınca tarihinde ilk kez bir ikinci lig takımı tarafından elenmiş oldu.
Lüleburgaz’ı küçümsemek ve hele, daha önce Beşiktaşı elemiş olmasını gözönüne almamak, Fenerbahçe’ye pahalıya malolmuş bir gaflet olarak nitelenmeye değer.
Federasyon Kupasını, yarıfinalde Lüleburgaz ve finalde de Galatasaray’ı 1-0 ve 1-1 sonuçlarla eleyen Altay 2. kez kazandı.

1980-81 FEDERASYON KUPASI

Şampiyonaya 5. turda başlayan Fenerbahçe’nin ilk rakibi Rizespor’du. Sonraları Yüce Divan’ca mahkum edilen, dönemin Rize’li Gümrük ve Tekel Bakanından, Çay ürünü yoluyla, büyük avantaj sağlamış bulunan Rizespor’un bu maçta futbolcularına 50’şer bin lira prim adaması futbolumuzda rekordu.
Fenerbahçe, 13 Kasımdaki ilk maçı İnönü de 2-0 kazanırken çok güzel oynamıştır. Hürriyet gazetesinde, “NEFESLERİ KESEN FUTBOL” başlıklı yorum ilginçtir:
(BU MAÇI SEYRETMİYENLERE DOĞRUSU YAZIK OLDU. FENERBAHÇE O KADAR GÜZEL FUTBOL OYNADI Kİ HANİ TV DE SEYRETTİĞİMİZ AVRUPA MAÇLARI HAL. TETMİŞTİR. ÖZELLİKLE 2. PARTİNİN BAŞINDA 20 DAKİKALIK NEFESLERİ KESEN FUTBOL GÖSTERİSİ SON SENELERDE SAHALARIMIZDA GÖREMEDİĞİMİZ CİNSTENDİ.)
Bu maç: ADEM – ONUR, EROL, ALP. (K), CEM – MÜJDAT, ÖNDER, SEDAT, ALİ KEMAL (İSA), SUAT, SELÇUK kadrosuyla oynanmış ve sayıları Erol ile Suat atmıştır.
Fenerbahçe, 17 Aralıkta rövanşı 1-0 kaybederek yükseldiği 5. turda Giresunspor’u 0-0 ve 3-0, çeyrek finalde de Mersin İd. Yurdu’nu 2-0 ve yine 2-0 eleyerek yarı finale çıktı. Ancak, Rize, Giresun ve Mersin deplasmanlarından hiç birinde beklenen, şanına lâyık maçlar çıkaramamıştır.
Fenerbahçe’nin 1980-81 mevsimi Kupa yarıfinal maçları bir çok yönden ilginçtir:
15 gün önce Beşiktaşı da 3-0 eleyerek moral kazanan 2. ligden Ankaragücü ile yapılıp, ilki açık ofsayt golle 1-0 kaybedilip, ikincisinde 1-1 berabere kalınarak elenilen bu maçlar da, Fenerbahçe, kendi gafletiyle beraber, teşkilatın da bir tertibine kurban gitmiştir. “HÜRRİYET”, 22 Nisanda İstanbul’daki 1-0’lık maçtan sonra, bu gerçeği şöyle yansıtmıştır:
(Ankaragücü maç boyunca 2 akın yaptı, birini gole çevirdi. Fenerbahçe ise, yakaladığı 10 gol pozisyonundan bir tekini değerlendiremedi. Böylesine beceriksiz bir takım elbette galibiyet yüzü göremez.
Sahada enaz Fenerbahçe kadar başarısız bir de hakem, “İHSAN TÜRE” vardı. F.B.NİN MUTLAK PENALTISINI vermemesi için, o hakemin ya “BİLGİSİZ”, ya da “KASITLI” olması gerekirdi. Gole ofsayt vermemesi af edilir cinsten değildi. Hakem Komitesi son yılların bu “GÖZDE” hakemine “TOZ KONDURMADIĞINA” göre, insanın aklına ister istemez kuşkulu kuşkulu ihtimaller geliyor.)
Başkent takımının Teşkilâtça korunmasına karşın, Fenerbahçe’nin, işi sıkı tuttuğu taktirde, bir hafta sonraki rövanşı yine de alması beklenirdi. Ayrıca, yenilgiden sonra, taraftarın gösterdiği büyük tepki, bu maça bir onur havası verdirecek kadar da ağır olmuştu.
Bir deplasman handikapı da söz konusu değildi. Çünkü Ankara, başkent olalı, İstanbul’dan fazla Fenerbahçeli idi. Hele ve hele, kaybedilen lig birinci ve ikincilikleriyle beraber, Avrupa Şampiyon Kulüpler ve U.E.F.A. Kupalarına katılma hakkı yokolmuş, tek imkân olarak Kupa Galipleri Şampiyonası kalmıştı. Bu da kaybedilirse, Fenerbahçe 12 yıldır ilk kez Avrupa Kupaları dışında kalacaktı.
Bütün bunlar Ankaragücünü başkentte yenmeye yeter nedenlerdi. Ancak ve ne acı ki, bu dönemdeki takımın, adeta, hiçbir yönden Fenerbahçe ile ilişkisi kalmamıştı. Nitekim, 7 milyon lira hasılatla rekor kırılan maç 1-1 bitti ve Fenerbahçe elendi.
Bir gerçek ki, hiç bir takım bu derece ağır yükümlülük ve bu kadar yüksek unvanları bu yılki Fenerbahçe takımı kadar sorumsuzca ve ucuzca feda etmezdi ve etmemiştir de!..
“Tercüman” da Yusuf Yalkın:
(Dün Raşit, Ali Kemal ve Erol’un kaçırdıkları golleri görünce kendilerine acıdık. Bu acıdıklarımız arasında Dünya karmasında oynayan İsa da vardı. Ama, sonra attığı golle kendini bağışlattı. Dün Fenerbahçe enaz 5 gollü ve hem de yüzde yüz durumdan yararlanamadı.)
“Hürriyet” de Alaettin Metin:
(… Fenerbahçe yıllardır ilk kez Edirne’den öteye çıkamayacak. Kulübün zararı enaz 20 milyon… Başkan Ali Şen, “Acımız çok büyük. Ayağımıza kadar gelen kısmeti kaçırdık. Kapasite meselesi. Bu takımı biz kurmadık. Bu hâle de biz getirmedik. Süper bir takım kuracağız. Ama, ne yazık ki gelecek sene Avrupa Kupalarında olmayacağız. Çok korkunç bir şey!.” dedi)
Fenerbahçe’nin Ankaragücü tarafından elenen kadrosu şudur:
ADEM – ONUR, CEM, EROL, ALPASLAN (K) – MÜJDAT, İSA, SEDAT – ALİ KEMAL, RAŞİT, SELÇUK.
Ankaragücü finalde Boluspor’u da 0-0 ve 2-1 eledi ve Kupayı 2. kez kazandığı gibi, 2. Ligden 1. Türkiye Ligine de yükseldi.

1981-82 FEDERASYON KUPASI

Fenerbahçe, ilk rakibi Denizlispor’u 25 Mart 1982 de 4-0 yendi, 3 Marttaki rövanşı ise, Denizli’de 2-0 kaybetmekle beraber turu atladı. Gaziantep’i de, 17 Martta deplasmandaki 1-0 yenilgiye karşın, bir hafta sonraki rövanşta 4-0 la eleyip Galatasarayla çeyrek finale yükseldi.
Galatasaray, önem verdiği ve çekindiği maçlar öncesinde, ananesi gereği, her zaman türlü taktikler kullanır. Bu kez de öyle oldu. 7 Nisan’da 2-0 yenilen Fenerbahçe, 14 Nisanda da 2-2 berabere kalınca elendi.
Fenerbahçe’nin bu sıralarda teknik ve idari bünyesindeki karışıklık bu maça eğilmesini büsbütün engellemiş, başkanın istifası ve teknik direktörün ayrılışı Kulübü bunalıma itmiştir.. Rövanş maçı sabahı basındaki, “FENERBAHÇE KARIŞTI!..” başlıklı yazılarla, G.S. Kulübü sözcüsünün, “YAVUZ HIRSIZ” misali, hakemi etkileme taktiği hep bir araya gelmişlerdir. Gerçi:
NURETTİN – HÜSEYİN, ONUR, ALPASLAN (K), CEM – MÜJDAT, ARİF, İSA – OSMAN, BAHTİYAR VE SELÇUK Kadrosuyle, Fenerbahçe, Rövanşı kazanacak hırslı, üstün ve hatta bunaltıcı bir oyun çıkardı. Ancak, zayıf hakem Cumhur Demir, Hürriyet’in yazdığı gibi, (TAKIMIN KOLUNU KANADINI KIRIP), beraberlikte etkili oldu.
Osman’ın golünü Fatih kale içinden çıkardı.
F.B. 2-1 galipken gol pozisyonundaki Bahtiyar’ın kaleci Eser tarafından yaka-paça yere indirilmesine seyirci kaldı. Oysa, 25 Aralık 1979 da, Adem degaj yaparken, (dirseğiyle Gökmen’i iteledi) görüşiyle, penaltı yaratan sanki o değildi!. Bu 3. golü engelledikten sonra, Galatasaray’ın beraberlik golünü hazırladı. Fenerbahçe’ye 5 sarı, kaptan Alpaslan’a da kırmızı kart gösterip rengini bir kez daha belli etti. Tarafsız bir yönetimle çok rahat kazanılacak maçtı.
Finalde Ankaragücü’nü 3-0 yenen G.S. Kupaya 7. kez sahip oldu.

1982-83 FEDERASYON KUPASI

Kupanın 1982-83 maçları, 91 ‘i amatör, 98’i de profesyonel, 189 Kulüb arasında yapıldı.
Fenerbahçe, 3 Mart 1983 de 2-0 kazandığı Kocaeli maçının Izmitteki rövanşında 0-0 berabere kalıp tur atlamış, Samsunspor’u da 23 Mart deplasman ve 6 Nisan İstanbul maçlarında 1-0 sonuçlarla yenerek çeyrek finale yükselmiştir.
Fenerbahçe, çeyrek finalin 4 Mayıstaki ilk maçında, Beşiktaş’la 1-1 berabere kaldı. Ancak, Beşiktaş’ın son Kupa maçlarında Boluspor’a karşı üstüste 2 kez sarı kart gören kaptan Mehmet Ekşi’yi dalgınlıkla oynatması, 3-0 yenik sayılmasına neden oldu ve 18 Mayısta A.S.Yendeki rövnaşı 2-1 kazanmasına karşın, averajla elendi.
Yarıfinal rakibi Ankaragücüyle 25 Mayıstaki ilk maçı bir sondakika penaltısıyle, 1-0 kaybeden Fenerbahçe, 1 Haziranda 30 bin seyirci önünde Kadıköyde’ki zor rövanşı, Osman ve Onur’un golleriyle, 2-0 alıp finale yükselmiştir. F.B. bu galibiyeti şu kadro ile kazandı:
YAŞAR – ERDOĞAN (SEDAT), ONUR, ALPASLAN (K), CEM – MEHMET, OSMAN, ARİF – MÜJDAT, MUSTAFA (ÖZCAN), SELÇUK.
Trabzonspor’u 1-1 ve 0-1 sonçlarla eleyen rakibi Mersin İdman Yurduyla yaptığı final maçları, Fenerbahçe için yorucu oldu, fakat güç olmadı. 8 Haziranda F.B. stadında 2-0, 15 Haziranda da Mersin’de 2-1 kazanan Sarı-Lâcivertli takım, 3 gün önce, 12 Haziran’da Bursa’da 10. kez kutladığı Türkiye Ligi şampiyonluğundan sonra, Mersin’de de 4. kez kazandığı Federasyon Kupası şampiyonluğuyla taraftarlarını mutlu kılıyordu.

1983-84 FEDERASYON KUPASI

Geçen mevsimin şampiyonu olması nedeniyle, kupaya 6. turda katılan Fenerbahçe, rakibi Karagümrük’ü 28 Martta 2-0,11 Nisanda da 1-0 yenerek çeyrek finale, çıktı. Çeyrek finalde, 18 Nisan günü, Bursasporu 2-0 yendi. Rövanş, Bursa da uzatmaya rağmen 2-0 yenik bitince, eşitliğin bozulması için penaltılara baş vuruldu. Sonuç 3-3 olunca Fenerbahçe, ilk maçtaki 2-0 lık galibiyeti nedeniyle, yarıfinale yükseldi. Bu penaltı atışları sırasında Yaşar 2 mükemmel kurtarış yapmış, Repçiç de 65. dakikada kırmızı kart görmüştür.
Fenerbahçe, yarıfinali, tek maç olarak, 16 Mayısta Beşiktaş’a 4-2 kaybetti. Zafer – Ulvi, Arnavutoviç, B.Hasan, Kadir – Rıza, Samet, Fikret (Ziya, Kenan) – Şeker Begoviç, Necdet ve Metin’den oluşan Beşiktaş’a karşı Fenerbahçe:
Yaşar – İsmail, Cem (k), Karaliç, Erdoğan, Müjdat, (B.Mehmet), Arif (Hasan), İlyas – Mustafa, Engin ve Repçiç tertibiyle oynadı. Lüxemburg Milli maçından bir gün önceki çalışmada, Selçuk’un ayağının kırılması nedeniyle, oyun düzeni bozulan Fenerbahçe’nin durumu bu tarihlerde kötü idi.
Sadık Deda da, son derecede bozuk idaresiyle, kötü oyuna tüy dikmiştir. Nitekim, Laysmenle tartışan Engin’i çıkarmış, bir favlu ceza alam dışından penaltıya çevirmiş, durum 2-2 iken, son dakikada Beşiktaş’ın nizami golünü geçersiz saydıktan sonra, uzatmada bu kez Fenerbahçe’nin 2 ofsayt gol yemesine ve 4-2 yenilmesine yardımcı olmuştur.
Final maçını, 30 Mayıs 1984 de îzmirde Beşiktaş’ı 2-0 yenen Trabzonspor kazandı ve 3. kez kupaya sahip oldu.

1984-85 FEDERASYON KUPASI

Fenerbahçe, 1984-85 mevsimi Federasyon kupasına, 5. turda 3. ligden KIRKLARELİSPOR maçıyle girdi. 21.8.1949 daki 8-0 lık BAŞAK-SPOR maçından 35 yıl sonra, 11 Kasım 1984 günü ikinci kez Kırklareli de görülen Fenerbahçe, yine coşku ile karşılanmış ve 7 bin biletli huzurunda müsabakayı 4-2 kazanmıştır. Sarı-Lâcivertliler, rövanşı da 5.12.1984 de Fenerbahçe stadında 4-0 aldılar.
Fenerbahçe, 6. turdaki rakibi 2. Ligden K.MARAŞSPOR’la, istanbul maçını, sahasının bir maç cezalı olmasından, 12 Aralıkta Ankara’da yapıt, 4-0 kazandı. Rövanşı, ilk kez gittiği Kahraman Maraş’da, Pesiç ve Şenol’un golleriyle, 2-0 alıp çeyrek finale yükseldi. Büyük sevgi gördüğü K.Maraş’taki bu ilk maçını Fenerbahçe, 26 Aralık 1984 de rekor olan 7500 seyirci önünde şu kadro ile oynamıştır: YAŞAR – İSMAİL, HASAN, ABDÜLKERİM, SEDAT – HÜSEYİN (ARİF), TUĞRUL, ÖNDER (BİROL) – CEM (K), ŞENOL, PESİÇ.
Fenerbahçe’nin çeyrek finaldeki rakibi Ligden bu yıl da ümidini kesmiş olan, Galatasaray’dı. 6 Şubat 1985 Çarşamba günü, 20 milyon 925 bin 400 Lira ödeyen, 29.569 biletli seyirci önünde Fenerbahçe stadında oynanan ilk maç, Fenerbahçe’nin ezici üstünlüğüne karşın, Galatasarayın 2-1 galibiyetiyle sonuçlandı.
Bu tarihlerde gerek Futbol Federasyonu ve gerekse Merkez Hakem Komitesi Beşiktaşlılarca işgal edilmiş durumdaydı. Bu nedenle, bu maça Yalçın Darıcı gibi zayıf bir hakemin atanmış olmasında iyi niyet yoksunluğu sezenler çoktu. Nitekim bu zat, kararlarında açıkça Galatasaray’ı tutmuş, bu arada, aynı pozisyonda ellerine top çarpan Cem ile Yusuf’dan birincisini, durum 1-1 iken, penaltı ile cezalandırmak suretiyle, Fenerbahçe’yi yakmıştır. Gösterilen genel tepki üzerine, zaten görevinin son demlerini yaşayan Darıca dinlendirilmeye çekildi.
Bu maçın 12 Şubattaki rövanşı ancak 28 Şubatta ve Yusuf Namoğlu hakemliğinde oynanabildi. Şiddetli kış ve sürekli kar, maçın 3 kez ertelenmesini gerektirmiş ve bu durum şansın Galatasaray’a güldüğüne âlamet sayılmıştır. Nitekim, 31.638 seyircinin 14 milyon 808 bin elli lira ödeyerek izlediği ve İnönü’nün balçık zemininde yapılan mücadelenin 30. dakikasında, favl yapan Raşit’e kafa atmak gafletinde bulunan Repçiç kırmızı kart görünce, fiziği üstün ve kararlı rakibi karşısında, 60 dakika 10 kişi kalan Fenerbahçe, 60. dakikada Adnan’dan yediği golle kupadan elenmiştir. Bu arada, sallanmakta olan Federasyon da, bütün Komiteleriyle istifa etti, veya etmek zorunda kaldı.
Her ne bahasına olursa olsun, Kupayı almayı amaçlamış bulunan Galatasaray, önce Beşiktaş’ı 0-0 ve 0-1, sonra da Trabzonspor’u 2-1 ve 0-0 eledi ve Kupayı 8. kez kazanarak bir iç bunalımdan da kurtuldu.

1985-86 FEDERASYON KUPASI

Bu mevsim kupa statüsünde bir değişiklik yapılmış ve Türkiye 1. Lig Kulüplerinin şampiyonaya katıldıkları 5. turdan itibaren tek maç usulü uygulanmaya konmuştur. Ancak, beraberlik halinde 2. maç yapılacaktır.
Fenerbahçe’nin 5. tur maçı Sakarya’da idi. 5 Şubat 1986 daki bu maç hakem, antrenör ve futbolcuların elbirliğiyle, 2-0 kaybedilmiş ve Fenerbahçe daha ilk maçta, lig klasmanında sonuncu durumdaki Sakaryaspor tarafından Kupadan elenmiştir.
Maçın hakemi İhsan Türe, bütün basının sözbirliği halinde vurguladıkları üzere, Fenerbahçe’yi bir kez daha yaktı. “HÜRRİYET’in şu tek cümlesi bu elenişin mahiyetini aydınlatıcıdır: (HAKEM İHSAN TÜRE 3 METRE OFSAYT OLAN POZİSYONDA GOLÜ VEREREK FENERBAHÇE’Yİ YAKTI. KOCA BİR KULÜBÜN GELECEĞİ İLE OYNADI..)
En hayati maçlarda Fenerbahçe’yi sürekli olarak vuran bu adama yönetim kurulunun bir tepki göstermemesi son derece de büyük gaflet ve sorumsuzluk örneğidir. Bu, İhsan Türe’nin Fenerbahçe’yi kaçıncı hançerleyişi idi?..
Bu mevsimin kupasını tek final maçında Altay’ı 2-0 eleyen Bursaspor kazandı ve Ligde Küme düşmekten kurtuldu.
Kupa şampiyonlarının, 1980-81 denberi, Ligde alt kümede ise 1. ye geçmesi, 1. Ligde ise, bu mevsim olduğu gibi, küme düşmekten kurtulması usulü, 1985-86 da uygulamaya konan tek maç sistemiyle, daha da sırıtınca, Futbol Federasyonu mevsim sonunda, yani 1986 Haziranında aldığı kararla, 5. turdan sonraki (tek maç) sisteminden vazgeçti. Yâni, bir sakat karar, büyük denen kulüpler aleyhine bir yıl geçerli kaldıktan sonra, kaldırıldı.

1986-87 FEDERASYON KUPASI

Fenerbahçe 5. turdan başladığı kupanın ilk maçını 29.1.1987 de Muğlaspor’la yaptı ve İsmail Kartal, Önder Çakar, ve Pesiç’in golleriyle sahasında 3-1 kazandığı maçın 4 Şubattaki rövanşını, 2. kez gittiği Muğla’da 0-0 berabere kalarak 6. tura geçti. Bu turda rakibi Denizlispor’idi.
Fenerbahçe, 18 Şubatta Denizli’deki ilk maçı, 30. dakikada yediği gole karşı, Abdülkerim ve Pesiç’in sayılarıyle 2-1 kazandı. Rövanşı da 25 Şubatta Osman Denizci ve Zafer Ünlü (2) nün golleriyle 3-2 alıp çeyrek finale geçti.
Çeyrek finalde rakip Lig liderliği heyecan ve yenme kararlığı içindeki Samsunspor’du. Samsundaki ilk maç, iyi oyuna karşın, 77. dakikada yenen golle 1-0 kaybedildi. 1 Nisanda Sadık Deda yönetiminde Fenerbahçe stadındaki rövanş ise, Sarı-Lâcivertlilerin çok baskılı oyunlarına karşın, Samsunspor’un türlü taktikleriyle, 0-0 sonuçlanınca Fenerbahçe elendi.
Maç sonrası bazı Fenerbahçeli futbolcuların, oyun süresince kendilerine (son derece ağır) küfürler ettiğini öne sürdükleri ve seyirciye el-kol işaretleri yaparak sahadan çıkan kaleci Fatih ile, sürekli tekme atan Rıfat’ı büyük bir gafletle dövmeleri Fenerbahçe’ye çok ağıra patladı.
Olayı ve gözlemci raporunu son derecede abartıp, birkaç tokat ve yumruğu, (Görülmemiş facia), kalıbına sokan G.S. ağırlıklı Federasyon’un gayretiyle, kaptan Müjdat, Abdülkerim ve Ha-san’a 4 er, İsmail, Sedat ve Zafer de 3 er ay ceza aldılar. Gene gözlemci raporunda, (2 seyirci sahaya atladı), kaydına dayanılarak, Fenerbahçe’nin 2 İstanbul maçı taşraya verildi.
Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor’un daha önce elenmiş olmaları avantajından Fenerbahçe yararlanmadığı gibi, üstelik Türkiye liginde de, cezalar nedeniyle, son 9 maçın sonuncusunda tek bir galibiyet alabilmiştir.
Federasyon Kupasının 1986-87 yarı finalinde Gençlerbirliği Malatyayı, Eskişehirspor’da Samsunspor’u elediler ve kupa 5-0 ve 1-2 Eskişehiri yenen Gençlerbirliği’nin oldu.

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 1

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 2

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 3

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 4

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 6

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 7

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 8

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 9

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 10

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 11,

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 12

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 13

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 14

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 15

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 16

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 17

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 18

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 19

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 20

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 21

Written by kesinofsayt

18 Nisan 2012 11:16

Fenerbahçe kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: