FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for Temmuz 2012

FENERBAHÇE KURUMSAL’DA NELER OLUYOR?

leave a comment »

Fenerbahçe’de, özellikle de kurumsal kısımda enteresan işler oluyor. Daha önce yaşananlardan hiç ders alınmamış gibi Fenerbahçeli olmayan personeli istihdam etmekte beis görmeyen bir yönetim anlayışı var. Üstelik de bir yıldan fazladır her türlü polis / medya şiddetine direnen, dik duruşundan taviz vermeyen, bunun için çeşitli bedeller ödeyen taraftarının karşı olmasına rağmen. Nedir bu işin sebebi?

Profesyonellik, iş ahlakı vs gibi gerekçelerle açıklanamaz bir durum bu. Koç Holding Sabancı Holding’ten eleman alabilir, ya da Doğuş Grubu Çalık Holding’ten… Bu profesyonellikle açıklanabilir. Buna rağmen orada bile bazı yaptırımlar vardır. Gizlilik sözleşmesi vb anlaşmalar yapılır. Ama siz ne kadar “kurumsal bir yapı” olduğunuzu iddia ederseniz edin, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş vb sadece birer şirket değillerdir. Hatta ASLA şirket değillerdir. Sabancı’nın taraftarı yoktur, ama Fenerbahçe’nin vardır, Koç Holding’in kombineli taraftarı yoktur, Bursaspor’un vardır. Yani işin içinde milyonlarca “taraftar”ın olduğu kurumları yönetenler çok çok dikkatli olmalıdır.

Milyonlarca taraftarı olan bir camianın bünyesindeki bir işi yapabilecek, o camiadan birisini bulamaması kabul edilemez. Üstelik de çalıştırdığınız elemanın sizin camianızı, taraftarınızı rencide edecek ifadeleri sosyal medyada yer alıyorsa bu durum kabul edememenin de ötesine geçer.

Fnerium’un başında bir Galatasaraylı, FBTV’de yine bir Galatasaraylı…

Bunlar bildiklerimiz, deşifre olmuş olanlar. Muhtemelen bilmediklerimiz de var ne yazık ki.

Biz de hala UEFA’da çöreklenmiş Galatasaraylıları kovalayalım. Adamlar doğrudan BİZİM kulübümüzün içindeler.

Bu işin acilen çözülmesi lazım. Bunun için de görev hepimize düşüyor. Twitter’da, Facebook’da atıp tutmak işe yaramıyor. Bundan rahatsızlık duyan herkesin acilen kulübe telefonlar, faksla, e posta ile ulaşıp rahatsızlığını dile getirmesi lazım.

İş işten geçmeden!

Reklamlar

Written by kesinofsayt

23 Temmuz 2012 at 09:06

Fenerbahçe kategorisinde yayınlandı

OLDU, BİTTİ, GEÇTİ, GİTTİ! BU MUDUR?

leave a comment »

Başkan Aziz Yıldırım ve İlhan Ekşioğlu’nun tahliyeleri ile sevinen Fenerbahçelilerde bir garip hal mevcut şu sıralarda. Herkes “daha bitmediğinin farkında olduğunu” söylese de durum pek öyle gözükmüyor. Sanki bir yılı aşkın süredir yaşananlar yaşanmamış ya da en azından geçip gitmiş gibi bir hava var birçok insanda. Elbette ki çok uzun süren bir direnişin fiziksel ve psikolojik yorgunluğunu, biraz nefeslenme ihtiyacını anlıyorum. Ancak 3 Temmuz Darbesi’nin planlayıcıları ve uygulayıcıları durmuyorlar. Bizlerin duraksadığı an yeni hamlelerle başladıklarını bitirmeye çalışacaklar. Bu çok net, zira şimdiye kadar kaybetmediler ve bunun ilk mağlubiyetleri olmasının kendi sonlarının başlangıcı olacağını biliyorlar.

Zaman kaybetme ve dinlenme lüksümüz yok…

Sadece 3 Temmuz Darbesi’nin planlayan ve uygulayanların değil, “Kıbrıs’a Kacacaktı”, “Şikeyi İtiraf Edip Etkin Pişmanlık İstediler”, “Emenike’nin Para Sayarken Görüntüleri Var” gibi manşetleri atanların, başkanın kişilik haklarını her karesinde ayaklar altına alan fotoğrafları çarşaf çarşaf basanların,  TV ekranlarında her söyledikleri yalan çıkmasına rağmen hala yalan haberler uçuranların, TFF’de görevliyken, yani Türk Futbolu ve takımlarının menfaatlerini korumakla mükellefken Fenerbahçe’nin yıkılması için Avrupa’da lobi yapan, yalanlar söyleyen yöneticilerin, ilk gün “susma kararı aldığını” açıklamasına rağmen hemen ertesi günden itibaren ortalığı yangın yerine çevirmekten kaçınmayan “sözde” ebedi dostların, bir şampiyonluk kaybettiler diye halkı isyana teşvik etmeye yeltenenlerin, kadın – çocuk demeden insanları gaza boğan, hatta “mermi kullanma” emri verenlerin tümü hakettiklerini almadıkça Fenerbahçeli’nin dinlenme lüksü olamaz.

3 Temmuz Darbesi sürecinin özeti Aziz Yıldırım’ın Silivri’de söylediklerinde yatıyor: “Ne şikesi kardeşim, memleket elden gidiyor!”

Bu olay bu kadar basit ve nettir…

Fenerbahçelinin mücadelesi sevdasını aklamanın yanı sıra, hatta ötesinde ülkesine, değerlerine sahip çıkma mücadelesidir.

Evet, tüm yöneticilerimiz şu anda dışarıdalar ve bundan mutluyuz. Ama unutmayın;

  • PFDK ve Tahkim Kurulu iki yöneticimizin alnına leke çalmaktan kaçınmadı,
  • Mahkeme kesin hüküm olmasa da yöneticilerimiz ve başkanımız hakkında cezai hüküm verdi

Yani sevdamız hala kuşatma altında.

Bu mücadele daha yıllarca sürecek. Kimse kısa sürede bir zafer beklemesin. Üstelik sadece aklanmak yetmez, yetmemeli… Bu işi kurgulayan, içinde yer alan, SENİ hedef alan herkes yaptığının cezasını adalet önünde vermedikçe Fenerbahçeli’ye rahat uyku haram.

OLMADI, BİTMEDİ, GEÇMEDİ, GİTMEDİ!

#dahayenibasliyor

Written by kesinofsayt

18 Temmuz 2012 at 08:35

Fenerbahçe kategorisinde yayınlandı

CEZA KALKAR MI?

leave a comment »

Uzun bir süredir sosyal medyada ve yüzyüze görüşmelerde birçok tanıdık Fenerbahçe’nin beş maçlık cezasının kaldırılma ihtimalini konuşuyor, soruyor. Durumu incelemeden önce şahsi fikrimi söyleyeyim, öyle bir imkan olsa dahi cezanın kaldırılacağına ihtimal vermiyorum. Şimdi gelelim hukuki duruma.

2011 yılı Mart ayındaki değişiklikle Tahkim Kurulu konusu Anayasa’da yer almaya başladı. Madde şöyle:

MADDE 59- Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır,
sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
(Ek fıkra: 17/3/2011-6214/1 md.) Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine
ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu
kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.

Yani Tahkim Kurulu’ndan çıkan karar nihaidir.

Fenerbahçe’nin sezonun son maçı sonrasındaki olaylar nedeniyle aldığı cezaya itirazı 1 Haziran 2012 tarihinde Tahkim Kurulu tarafından “takdiren 1 maç indirilerek” reddedildi ve ceza onaylandı.

1. E.2012/153

Fenerbahçe AŞ.’nin PFDK’nın 17.05.2012 tarihli ve E. 2011-2012/1177, K.2011-2012/1415 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itiraza ilişkin Kurulumuzun E.2012/153 numaraya kayıtlı dosyası incelendi. Yapılan müzakere neticesinde,

PFDK’ca Fenerbahçe AŞ’ye müsabaka sonrasında yapılan flaş röportaja futbolcu ve teknik sorumlu katılımını sağlayamamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 48/5-d maddesi uyarınca 10.000.-TL para cezası; basın toplantısına futbolcu ve teknik sorumlu katılımını sağlayamamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 48/5-d maddesi uyarınca 10.000.-TL para cezası; takım halinde sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle FDT’nin 41/2 maddesi uyarınca 8.750.-TL para cezası verilmesinde subut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından itirazın reddine PFDK’ca verilen cezaların oybirliğiyle onanmasına,

PFDK’ca Fenerbahçe AŞ’ye taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 54/2 maddesi uyarınca verilen 6 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezasında, Fenerbahçe AŞ yöneticisi Ali Koç, stad müdürü Ayhan Bak ve futbolcu Volkan Demirel’in saha olaylarının önlenmesi için gayret gösterdikleri, bu durumun da temsilci raporunda yazılı olması ve yayıncı kuruluştan temin edilen görüntülerden de anlaşılması karşısında FDT’nin 14.maddesi çerçevesinde takdiren 1 müsabaka indirim yapılarak cezanın neticeten 5 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezası şeklinde düzeltilerek oybirliğiyle onanmasına (2012/151 K.)

Bu durumda cezanın ertelenmesi, affı, bir başka (üst) kurula itiraz gibi olanaklar söz konusu değil.

Birçok kişinin tepkisi (yanılgısı) Bursaspor’un cezasının TFF Yönetim Kurulu tarafından kaldırılmış olmasından kaynaklanıyor. Oysa iki olay aynı değil.

8 Mayıs 2011 tarihinde Bursa’da oynanması gereken Bursaspor Beşiktaş maçı, maç öncesinde stad dışında çıkan olaylar nedeniyle iptal edildi. 12 Mayıs 2011 tarihinde ise TFF Yönetim Kurulu Bursaspor’un 3 resmi maça seyircisinin alınmaması ve beş resmi maçını tarafsız sahada seyircisiz oynayacağı kararı aldı. (Bunun dışında PFDK tarafından da bir resmi maçın tarafsız sahada seyircisiz oynanmasına karar verildi)

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, bugün İstanbul’da yaptığı olağanüstü toplantıda, 7 Mayıs 2011’de Bursaspor ile Beşiktaş arasında Bursa Atatürk Stadı’nda yapılması gereken ancak TFF tarafından tedbiren iptal edilen Bursaspor-Beşiktaş maçının mevcut tüm görüntü ve raporlarını bir kez daha inceledi.

TFF Yönetim Kurulu bu incelemesinde, Federasyonun müsabakada görevlendirdiği, Üst Klasman Temsilcisi, Güvenlik ve Akreditasyon Temsilcisi ve Medya Temsilcisi’nin maçla ilgili raporlarını, hakem raporlarını, olaylar sonrasında Federasyon görevlileri, Bursaspor kulübü yöneticisi ve Müsabaka Güvenlik Amiri tarafından düzenlenen 7 Mayıs tarihli Tutanak’ı, Resmi Yayıncı Kuruluş tarafından tespit edilen görüntüleri, yazılı ve görsel medyada yer alan haber ve görüntüleri, Bursaspor Kulübü’nün TFF’ye hitaben kaleme aldığı 9 Mayıs tarihli açıklamasını değerlendirdi.

Ayrıca maçta görevli Üst Klasman Temsilcisi, Güvenlik ve Akreditasyon Temsilcisi ve Medya Temsilcisi’nin maçla ilgili açıklamalarını da toplantıda dinleyen TFF Yönetim Kurulu, Hukuk Müşavirliği tarafından hazırlanan hukuki mütalaayı ele alarak:

1- 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi, Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü’nün 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, UEFA Disiplin Talimatı’nın 19. maddesi, Futbol Müsabaka Talimatı’nın 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi, 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 34. maddesi hükümlerini göz önünde bulundurarak Bursaspor’un 3-0 hükmen mağlubiyetine Beşiktaş’ın 3-0 hükmen galibiyetine,

2- Futbol Müsabaka Talimatı’nın 17. maddesi uyarınca, tedbiren Bursaspor Kulübü’nün 2010-2011 sezonunda 33. haftada oynayacağı Kasımpaşa – Bursaspor maçı ve 2011-2012 sezonunda deplasmanda oynayacağı 2 adet olmak üzere toplamda 3 resmi müsabakaya Bursaspor taraftarının alınmamasına ve misafir takımlara ayrılan %5’lik kontenjanın ayrılmamasına,

3- Futbol Müsabaka Talimatı’nın 17. maddesi uyarınca, tedbiren Bursaspor Kulübü’nün 2010-2011 sezonunda 34. haftada oynayacağı Bursaspor – Gençlerbirliği maçının TFF tarafından belirlenecek tarafsız bir sahada ve 2011-2012 sezonunda kendi sahasında oynayacağı 4 adet olmak üzere toplamda 5 resmi müsabakayı TFF tarafından belirlenecek tarafsız bir sahada seyircisiz oynamasına, karar verdi.

Buradaki püf noktası cezanın PFDK tarafından değil, TFF Yönetim Kurulu tarafından verilmiş olması ve nihai ceza değil de “tedbiren” olması. Bunu ayrıca Takim Kurulu’nun 19 Mayıs 2011 tarihli kararında da görüyoruz:

(…)

8. Bursaspor Kulübü’nün, TFF Yönetim Kurulu’nun 12.05.2011 tarih ve 108 sayılı toplantısında alınmış olan 3-0 hükmen mağlubiyet, 5 resmi müsabakayı tarafsız bir sahada seyircisiz oynama ve deplasmanda oynayacağı 3 resmi müsabakayı seyircisiz oynama cezaları ile PFDK tarafından verilen 1 resmi müsabakayı seyircisiz oynama cezasına karşı yaptığı E.2011/203 numaraya kayıtlı itiraz dosyası incelendi. Başvurunun süresinde olduğu ve gerekli maktu harcın yatırıldığı görüldü. Başvuru sahibi kulübün duruşma talebinin kabulü ile 26 Mayıs 2011 Perşembe günü saat 17.00’de duruşma açılmasına, duruşmanın taraflara tebliğine, ayrıca başvuru dilekçesinin 6 günlük süre içinde cevaplandırılmak üzere TFF Genel Sekreterliğine tebliğine,

(…)

24 Ağustos 2011 tarihinde ise TFF Yönetim Kurulu bu tedbiri günün koşullarına göre yeniden değerlendirilmiş” olsa gerek, “şartlı olarak” kaldırdı.

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, Bursaspor Kulübü’nün, 7 Mayıs 2011’de oynanması gereken Bursaspor-Beşiktaş maçı öncesinde yaşanan olaylar nedeniyle TFF Yönetim Kurulu tarafından verilen seyircisiz oynama cezalarının kaldırılma talebini görüştü.

TFF Yönetim Kurulu 12 Mayıs’ta Futbol Müsabaka Talimatı’nın 17. maddesi uyarınca “tedbiren” Bursaspor’un kendi sahasında oynayacağı 5 resmi müsabakanın tarafsız sahada seyircisiz oynanmasına ve rakip sahada oynayacağı 3 resmi müsabakaya da seyircisinin alınmamasına karar vermişti. Bu kapsamda, 33. haftadaki Kasımpaşa-Bursaspor maçına Bursaspor taraftarları alınmadığı gibi 34.haftadaki Bursaspor – Gençlerbirliği maçı da tarafsız sahada seyircisiz oynandı.

Kaldırılması talep edilen karar, TFF Yönetim Kurulu tarafından Futbol Müsabaka Talimatı’nın 17. maddesi uyarınca verilen “tedbir” niteliğindeki bir karardır. TFF mevzuatında; tedbiren verilen kararların, günün koşullarına göre yeniden değerlendirilmesine ve bu konuda yeni bir karar verilmesine engel teşkil eden bir hüküm bulunmamaktadır. Böylece söz konusu tedbir kararı TFF Yönetim Kurulu’nca yeniden değerlendirildi.

12 Mayıs’ta verilen tedbir kararının üzerinden geçen 3.5 aylık süreçte, Bursaspor’un oynadığı 2 Spor Toto Süper Lig maçları ve FC Gomel ve RSC Anderlecht UEFA Avrupa Ligi maçları incelendiğinde Bursaspor taraftarlarının herhangi bir saha olayı gerçekleştirmediği belirlendi.

Bununla birlikte tedbir kararının verilmesinin hukuki dayanağı olan Futbol Müsabaka Talimatı’nın 17. maddesinde;

“TFF Yönetim Kurulu, tedbir niteliğinde olmak üzere, müsabaka güvenliğinin yerel idareler tarafından sağlanamadığına, sağlanamayacağına veya seyirciler tarafından bozulduğuna kanaat getirdiği illerde müsabakaları oynatmamaya ve bu illerde oynanması gereken müsabakaların bir kısmını veya tamamını başka bir ilde oynatmaya yetkilidir.” ifadesi yer almaktadır.

Bu çerçevede Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazılarak, Bursaspor’un 2011-2012 sezonunda sahasında oynayacağı Spor Toto Süper Lig maçlarında, Bursaspor taraftarlarının olay çıkartma riskinin bulunup bulunmadığı, emniyet görevlilerince rakip takım kafilelerinin ve müsabakaların güvenliğinin sağlanıp sağlanamayacağının sorulmasına, verilecek yanıtın olumlu olması şartına bağlı olarak, Bursaspor’un sahasında oynayacağı müsabakalara dair verilen tarafsız sahada seyircisiz oynamaya ilişkin tedbir kararının kaldırılmasına, bununla birlikte Bursaspor Kulübü’nün Spor Toto Süper Lig’de rakip sahada oynayacağı 3 resmi müsabakaya taraftarlarının alınmamasına ilişkin tedbir kararının aynen devamına” karar verildi. Buna göre Bursaspor’un yeni sezonda oynayacağı ilk 2 deplasman maçına taraftar alınmayacak.

Yani PFDK’tarafından verilip, Tahkim Kurulu tarafından onaylanan bir ceza kaldırılmadı. Oysa Fenerbahçe’nin durumunda iş çok farklı. Dolayısı ile cezanın kaldırılacağı beklentisi ya da Bursaspor olayı ile mukayese etmek çok da anlamlı değil.

3 Temmuz Darbesi sürecinin en önemli kahramanları olan kadın ve çocuklarımız geçen sezon tribün konusunda iyice deneyim kazandılar. Bence cezanın kaldırılmasından ziyade takıma ve Fenerbahçeli kadın ve çocuklarımıza güvenelim. Haksız bir cezayı dahi bir gövde gösterisine çevirelim. Şarlatanlara daha büyük bir ders olur bu…

ÖNEMLİ NOT: Ben hukukçu değilim. Sadece 3 Temmuz Darbesi sürecinde herkes kadar amatör hukukçu oldum. Yukarıdaki yazdıklarımda mevzuata hakim hukukçu dostlar hata bulabilirler. Ya da bilmediğimiz bir başka maddeye dayanarak TFF Yönetim Kurulu’nun kararda değişiklik imkanı olabileceğini söyleyebilirler. Katkılarına minnettar oluruz.

Written by kesinofsayt

13 Temmuz 2012 at 13:35

Fenerbahçe, Genel kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

SİZ FENERBAHÇE’NİN GELECEĞİNİ ÇALABİLECEĞİNİZİ Mİ SANDINIZ?

leave a comment »

Uzun, soğuk ve yağmurlu bir günün, yorucu bir yolculuğun ardından gecenin ikisinde bu yazıyı hangi güç yazdırabilir ki? Elbette ki Fenerbahçe sevgisi… Ama bu sevgi önce dinlenip, ertesi gün uğraşmaya engel değil. Asıl neden şu aşağıdaki fotoğraflarda saklı! Fenerbahçe’nin geleceği…

Yandaş medyayı zaten takmıyoruz da, merkez medya da bu güzellikler yerine sahaya dalanları manşet yapacak elbette. Hatta -üstelik de Fenerbahçe’ye yakın olan- bazıları sosyal medya üzerinden salvoya başlamış bile. Kendilerinin kaybetmeye mahkum olduklarının farkında bile değiller üstelik.

Bir yılı aşan direnişte her Fenerbahçelinin emeği, yüreği var elbette. Ancak özgürlükleri, sağlıkları pahasına eğilmeyen, Fenerbahçe’yi satmayan “Metris Kahramanları”nın hemen ardından ilk sıra Fenerbahçe’nin kadınları ve çocuklarında şüphesiz. 8 Temmuz günü, İstanbul (ve muhtemelen birçok başka il) sıcaktan kavrulurken, Topuk Yayalası’ndaki Kasım – Aralık havasında, rüzgara, yağmura rağmen geri adım atmayan, tatil günlerini takımlarıyla geçirmeyi tercih eden aileler inanılmazdı. Küçücük yürekler annelerinin babalarının ellerini tutmuş, omuzlarına oturmuş Fenerbahçe’nin geleceğini omuzluyorlardı. Hatta bir elinde çocuğu, karnında onun müstakbel kardeşi ile Topuk Yaylasını ısıtanlar bile vardı. Maalesef bu son dediğim ailenin fotoğrafını yakalayamadım. Ama kısa sürede internetten paylaşılacaktır mutlaka. Yine hazırlıksız olduğumdan kaçırdığım, otobüsle yaylaya tırmanırken yol boyunca ellerinde bayraklarla, atkılarla geçen her aracı inanılmaz içten bir sevgiyle, gözlerindeki muhteşem ışıltılarıyla selamlayan, köylerdeki o  minik yürekler inanılmazdılar.

3 Temmuz Darbesi’nin planlayıcıları ve uygulamacıları Fenerbahçe’nin sadece bugününe göz dikmediler. Onlar Fenerbahçe’nin geleceğini istiyorlardı aslında. Ama avuçlarını yalayacaklar. Medya hala sahaya giren birkaç yüz kişiyle ilgilenedursun, o minik yürekler anneleriyle, babalarıyla el ele, yürek yüreğe Fenerbahçe’nin geleceğini teslim almaya hazırlanıyorlar. Üstelik de bizlerden çok daha gelişmiş bir bilinçle geliyorlar.

“Aman hava soğuk, yok yağmur var” hımbıllığına kaçmadan bizlere bu güzelliği sunan bütün ailelere şükranlarımı sunuyorum. Sağolun, varolun!

Aşağıdaki fotoğraflar sevgili Okan Altıparmak tarafından çekilmiştir. Tümüne https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151911319175578.877117.836330577&type=3 adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Aşağıdaki fotoğraf Mustafa Hoş tarafından twitterda paylaşılmıştır.

Written by kesinofsayt

08 Temmuz 2012 at 23:26

Fenerbahçe kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

DAHA YENİ BAŞLIYOR: BİR DARBENİN YILDÖNÜMÜ

leave a comment »

Bir yıl önce bugün, sabah Pazar keyfi yapmak için yataklarımızdan kalkıp TV’leri açtığımızda şok olmuştuk. Tüm kanallarda Aziz Yıldırım’ın polisler eşliğinde götürülme görüntüleri ve Fenerbahçe’nin şikeyle suçlandığı haberleri vardı. O günden sonra uzun süre (ve aslında halen) tam bir linç kampanyası başlatıldı. “Özel Yetkili” sözümona gazeteci ve yorumcular, ki çoğunun adını hiç duymamıştık o güne kadar, peydahlandılar aniden. Süper güçleriyle neredeyse aynı anda tüm kanallarda Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe’nin nasıl şike yaptığını anlatmaya başladılar. Çok netti herşey; Emenike’nin para sayarken görüntüleri vardı, Sivasspor kalecisi Korcan’ın kızkardeşine araba alınmıştı vs vs… Bugün bunların tümünün yalan olduğunu biliyoruz. Ama bu yüzsüzler hiçbirşey yokmuş gibi konuşmaya devam ediyorlar.
Bugün itibarıyla, Aziz Yıldırım’ın ve Fenerbahçe taraftarının olağanüstü direnişiyle süreç farklı bir noktaya geldi. Aziz Yıldırım, hakkında hüküm verilmiş olsa da artık serbest. Ki bu hüküm henüz kesinleşmemiş durumda. Fenerbahçeliler başkanın tahilyesi ile mutlu bir gün geçirdiler. Ama herkes biliyor ki herşey #dahayenibasliyor . Tıpkı futbol takımındaki uygulama gibi, sevinçler sadece 24 saat yaşanacak, sonrasında mücadele kaldığı yerden devam edecek…

Tüm bu rezilliklerin unutulmaması, hatırlanması için sizlere küçük bir derleme hazırladım. Elbette ki bunlar hepsi değil. Elbette ki herkesin kafasında daha niceleri var. Paylaşalım, unutmayalım, unutturmayalım!

  • Emenike’nin para sayarken görüntüleri var” yalanı hemen her yere servis edildi ve sorgulanmadan yayınlandı.
  • Taraf: Aziz Yıldırım Kıbrıs’a Kaçacakken Yakalandı (aşağıda).
  • Taraf: Alex Şikeyi Biliyormuş (aşağıda)
  • Fotomaç: Aziz Yıldırım’ın Cevap Veremediği Soruları Açıklıyoruz (aşağıda)
  • Milliyet: Şike Parası Federasyondan (aşağıda)
  • Sabah: Belli Etmeden Yardım Etsinler (aşağıda)
  • Sabah: Rüşvet Valizinin Sivas Yolculuğu (aşağıda)
  • Star: Şikenin Belgeleri (aşağıda)
  • Star: Delilleri Gördük Mahkemeyi Beklemeyiz (aşağıda)
  • Star: Federasyon Şikeye Gözünü Kapadı (aşağıda)
  • Vatan: Polis Böyle İzledi (aşağıda)
  • Zaman: Futbolcuları Manipüle Etmek İçin Menajerlik Şirketi Kurmuşlar (aşağıda)
  • Zaman: Şikeyi İtiraf Edip Pişmanlık İstediler (aşağıda)
  • Zaman: Şikeyi İtiraf Ettiler (aşağıda)
  • Akşam: Fener Nasıl Kurtulur? (aşağıda)
  • İşte şikenin fotoğrafları” başlığı ile şike kesinleşmiş, bunlar da fotoğrafları algısı yaratılmaya çalışıldı.
  • Mehmet Ali Aydınlar savcı Mehmet Berk’in “Fenerbahçe’nin son beş maçının sonucunu biliyorduk” dediğini söyledi, “durum vahim” dedi.
  • İstanbul Emniyet Müdürlüğü kendisini mahkemenin yerine koymakta beis  görmedi: 19 maçta şike ve teşvik primi var!
  • Fatih Altaylı’nın Habertürk’ü Aziz Yıldırım’ın eşgal fotoğraflarını yayınladı.
  • 5 Temmuz tarihinde “Fenerbahçe Kulübü’nün hassasiyetini göz önünde tutarak Galatasaray TV başta olmak üzere Kulübümüzün tüm mecralarında konu ile ilgili program ve yayın yapılmaması kararını almış bulunuyoruz. Aynı hassasiyetin tüm Galatasaray camiası tarafından da gösterileceğine eminim” diye yazılı bir açıklama yapan Galatasaray başkanı Ünal Aysal dört gün sonra, 9 Temmuz tarihinde, sürecin sonuna kadar sürecek taciz atışlarına başladı: “Galatasaray’ın böyle bir durumda hiçbir leke almamasını sağlayan geçmiş tüm başkan, yönetici ve sporcularımıza buradan şükranlarımızı sunuyorum.”
  • Polis, daha tutuklama kararı çıkmamışken, Aziz Yıldırım’ın hastanedeki sağlık kontrolünde adres kısmına Metris yazdırdı.
  • Galatasaray “ateş üfleyerek sönmez” diyerek bir hafta içinde ikinci kez kendi ilk açıklamasını çiğnedi…
  • Trabzonspor akıllara zarar açıklamasını yaptı: 17’de 16 nerede görülmüş
  • O güne kadar buna cesaret edemeyenler “şikayetçi” olarak ifade verecek cesareti buldular, ama yüzlerinin kızarmasını saklamak için kafaları kadar büyük gözlükler taktılar.
  • “Büyük Fenerbahçe sevdalısı” Aziz Yılmaz: “Aziz Yıldırım’ın heykeli dikilecekmiş. Yıldırım geldiğinden beri şike yaptı, yapıyor.”
  • MHP milletvekili Lütfi Türkkan: Fenerbahçe küme düşüyor.
  • Aziz Yıldırım’ın “Bilyoner’i kapatın” diyerek bahis şikesi yaptığı sanrısı yaratılmaya çalışıldı.
  • Sadri Şener “Federasyonda 3-5 adamımız olsa böyle mi olurdu” diye demeç verdi.
  • Aziz Yıldırım, savcı Mehmet Berk’in “Fenerbahçe Sivasspor maçını kazanmasa soruşturma açmayacağını” ve “kendisinden daha ünlü birisini daha tutuklayacağını” söylediğini açıkladı. Bunu anında yalanlayan savcı, siğer haberlere sesini çıkartmadı. Aylar sonra görevden alınınca ise “haberlerin %90’ı yalandı” açıklaması yaptı.
  • UEFA hukuk başmüşaviri Cornu Türkiye’ye geldi. Sonradan ortaya çıkacaktı ki bilgileri içki masalarında Galatasaraylı TFF görevlileri Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı’dan almıştı.
  • UEFA Başkanı Michel Platini’nin Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde yer almamasına rağmen Trabzonspor’un kabul edilmesiyle ilgili soruya şu yanıtı verdi: “Neyin ne olduğunu bütün dünya biliyor. Şikeyi ben mi yaptım?”
  • UEFA Başkanı Michael Platini, UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ve başkan vekili Lütfi Arıboğan’ın katıldığı toplantı yaklaşık 3 saat sürdü. Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan UEFA Başkanı Platini, Fenerbahçe’ninAvrupa Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Fenerbahçe’nin neden alınmadığını biz biliyoruz. Soruşturma devam ediyor. Soruşturma bittiğinde de bütün herkes öğrenecek” dedi.
  • Bugünlerde bülbül kesilmiş olan UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik “öncelikle şu düşünülmeli, Fenerbahçe başkanı şu an nerede?”
  • Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne UEFA tarafından değil, TFF tarafından gönderilmediği ortaya çıktı.
  • Beyaz TV – Ahmet Çakar: Aziz Yıldırım bundan böyle halı sahanın yanından geçemez…
  • Ahmet Çakar: Fenerbahçe şampiyon olmayacak.
  • CHP Milletvekili Volkan Canalioğlu Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç ile TFF Başkanı Aydınlar a birer mektup göndererek, Trabzonspor un Kupasını istedi.
  • Vatan Gazetesi – İbrahim Seten: F.Bahçe’nİn küme düşmesi kesin gözüküyor. Ve adı geçen takımların içinde en ağır cezayı onlar alacak. Sadece Bank Asya’ya düşmekle kalmayıp, puanları da silinecek.
  • Fanatik / NTV Spor – Mehmet Demirkol: Fenerbahçe – Galatasaray derbisi oynanmayacak, çünkü Fenerbahçe küme düşecek.
  • AKP’li Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Trabzonspor’un hakkı olan şampiyonluk kupasını almak için çok ince ayarlı bir çalışma yaptıklarını söyledi.
  • Sanem Altan: “Aziz Yıldırım’ın telefon konuşmalarını teker teker okudum. 250 sayfa civarında… Şunları yaptığı kesin:” diyerek hakimin rolünü üstlendi.
  • Daha bunun Ahmet Altan’ı, Kerem Altan’ı ile Taraf’lı bütün Altan sülalesinin birçok iddiası var.
  • Mehmet Baransu’yu yazmaya elim bile varmıyor. Her söylediği yalan çıksa da hala sallamaya devam ediyor ısrarla. Azmine hayran kalmamak mümkün değil 🙂

BONUS:

Dava Siyasi Değil

Şike Davasında #hasiralti Edilen Deliller

Wikileaks Belgelerinde Trabzonspor

Ve muhteşem QTM örnekleri:

Haaaa, bu arada aklıma geldi; Aziz Yıldırım’ın evinde bulunan silahlar nerede yahu?

Written by kesinofsayt

02 Temmuz 2012 at 20:03

Genel kategorisinde yayınlandı