FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 11

leave a comment »

FENERBAHÇE-ORDU TAKIMI MAÇLARI

Fenerbahçe’nin İstanbul, Yurtiçi ve Yabancı maçlarından sonra 4.grup karşılaşmalarını Ordu Takımı ile yaptığı maçlar oluşturur.
Fenerbahçe 1949-56 yılları arasında Ordu Takımımızla 8 maç yaptı. 4 ü galibiyet, 3 ü beraberlik ve biri de yenilgi ile sonuçlanan bu 8 maçta Fenerbahçe 11 e karşı 17 gol atmıştır. Bu maçlar, yer, gün ve sonuçlarıyla beraber aşağıdadır:

FENERBAHÇE-MİLLİ TAKIM ADAYLARI MAÇLARI

FENERBAHÇE maçlarında 5. ve sonuncu grup ta, milli takım adaylarıyla yapılan karşılaşmalardır.

Fenerbahçe, 1949-84 yılları arasında milli takım aday kadrolarıyla 9 maç yaptı. 2 maçı kaybeden, 1’inde berabere kalan ve 6 maçı kazanan Sarı-Lâcivertli takım, adayların 15 sayısına 23 golle cevap vermiştir. Bu maçların tablosu aşağıdadır.

FENERBAHÇE MAÇLARININ FUTBOL SEZONLARINA GÖRE BÖLÜMÜ

Fenerbahçe’nin kendi ad ve renkleri altında, 80 yılda her mevsim yaptığı maç ve aldığı sonuçlan bir bakışta görebilmek ilginç olsa gerektir. Aşağıdaki tablo bunu gösteriyor. Bu tablo aynı zamanda Fenerbahçe futbolunun başarılı ve bunalımlı dönemlerini göstermeye de yarar:

Yukardaki tabloda görüldüğü gibi, Fenerbahçe’nin yıllık ortalama maç sayısı ilk dönemlerde çok düşük iken, giderek artmış ve 1960 larda normal had olan 60 a ulaşmıştır.

1940 lara kadar ortalama 20 yi aşmayan maç sayısı Fenerbahçe gibi ülkesinin çok ünlü ve çok sevilip sayılan bir takımı için hiç kuşkusuz pek azdır. Ancak, futbolumuzun bu döneminin büyük kısmı türlü felâket ve bunalımlar içinde geçti. Zaten, Fenerbahçe’nin yıllık maç sayıları yurdun sportif imkân ve politik durum ve olayların gidişine tamamen uygun olarak geçmiştir. Nitekim, maçların en az olduğu ilk yıllarda Türkiye’de futbola ilgi yeni yeni doğuyordu.

İlgi, taraftar ve kulüp sayısının giderek artmasıyla, senelik maç sayısının yükselme hızını, 1912-18 yılları Balkan ve Birinci Dünya savaşları kesmiş, Mütareke ve İstanbul’un işgaliyle bir çok düşman takımın gelme ve türemeleri ve milli duyguların şahlanışıyla bu takımlarla sürekli karşılaşıp onları devamlı yenme isteği, 1919 da, sayıyı birdenbire 33 e yükseltmiş ve Kurtuluştan itibaren de kademeli bir artışla 1940 larda 40 ve daha sonra da, normal had olan, 60 a varmıştır.

Fenerbahçe’nin 80 yılda aldığı sonuçlara göre bir analiz yapılırsa çok ilginç durumlarla karşılaşılır. Bunlardan 1911-12, 1914-15, 1918-19, 1922-23, 1935-36 ve 1958-59 mevsimleri sadece 1 veya 2 yenilgi ile kapanmış olağanüstü büyük başarı sezonlarıdır.

Fenerbahçe 1911-12 de 19 maçta yalnız bir yenilgi almış ve 11 e karşı 50 gol atmıştır. Fenerbahçe’nin ilk İstanbul şampiyonluğunu bu mevsim kazandığı hatırlanmalıdır. Durum 1914-15 mevsimi için de aynıdır ve sezon bir yenilgi ve yine şampiyonlukla kapanmıştır. Fenerbahçe’nin o yıllarda 4 sene yurdun en güçlü takımı ve İstanbul şampiyonu olduğu hatırlanırsa bu sonuçların o üstün güce ölçü olmalarının normalliği kabul edilir.

Ancak, yıllar ilerledikçe, Fenerbahçe, futbol tarihinin daha da mutlu dönemlerini yaşayacaktır. 1918-19 ve 1919-20 mevsimleri gibi… Fenerbahçe bu 2 sezonda sadece 2 şer yenilgi aldı. 48 maçta 217 sayı yaparken yediği 38 gol ile parlak bir sayfa yazdı. Bu 2 mevsimden sadece 1919 yılını ele alırsak övünç verici şu durumla karşılaşırız: Fenerbahçe, 12 0cak-21 Aralık 1919 arası 11 ayda yaptığı 33 maçta yalnız” bir yenilgiye uğramış ve tarihinin en başarılı skorunu 22 ye karşı 162 sayı ile bu 1919 yılı içinde sağlamıştır.

Bu büyük başarıyı daha da yücelten nokta, bu sonucun çoğunlukla dönemin düşman takımlarına karşı sağlanmış olmasıdır. Fenerbahçe, o yıl yaptığı 17 yabancı maçını 17 galibiyetle sonuçlandırmış ve bu 17 maçta 10 a karşı 79 gol atmıştır.

Tabloda ilk 20 yılın en hareketli mevsimi 37 karşılaşma ile 1922-23 mevsimi olarak göze çarpar. Fenerbahçe o mevsim 4 yenilgi almış ve 32 ye karşı 132 gol atmıştır. Burada ilginç olan husus, bu 4 yenilgiden üçünün İngiliz takımlarına, birinin de Orta Avrupa Kupası şampiyonu Slavia Prag’a karşı olmasıdır. Fenerbahçe’nin gol yemeden 58-0 lık skorla kazandığı İstanbul şampiyonluğu ile, tarihinin en ağır yenilgisi olan 17.7.1923 deki 10-1 lik Slavia Prag mağlubiyeti bu dönemde yaşandı.

1935-36 mevsiminde 36 maçın 33 ünü galibiyet, bir beraberlik ve iki yenilgi ve 26 ya karşı 155 gollük skor da Sarı-Lâcivertli kulüb için gene bir büyük başarıdır. Fenerbahçe’nin o dönemin üst üste ve yenilgisiz 3 yıl İstanbul şampiyonu olduğu ve bunlardan birinin 47-1 lik skorla kazanıldığı hatırlanmalıdır… ve nihayet, 1958-59 mevsiminin 57 galibiyet 1 yenilgi ve 52 ye karşı 169 gollü büyük başarısını da anmak gerekiyor… Molnar’in 2. antrenörlüğünde Fenerbahçe üstüste 54 maçta yenil-memişti. 22.6.1958 ile 10.6.1959 arası yapılan ve 7 si Beşiktaş ve Galatasaray’la oynanan bu yenilgisiz 54 maçın yukardaki 57 maçlık 1958-59 sezonuna ait olduğu görülür.

Bunlara karşı Fenerbahçe futbolunun kötü sa-yılabilinecek mevsimleri de vardır. Bunlardan en kötüsü 1960-61 mevsimidir. Fenerbahçe bu mevsimde yaptığı 70 maçın 20 sini kaybetmiş ve bu sonuçla 80 yıllık faaliyetinin en kötü mevsimini yaşamıştır. Sarı-Lâcivertli takım 166 gole karşı da 60 gol yedi. Bunu 18 yenilgi ile 60 maçlık 1980-81 mevsimi izler….

FENERBAHÇELİ FUTBOLCULAR KAÇAR MAÇ VE GOL YAPTILAR ?..

Fenerbahçe’nin kuruluşundan 1986-87 mevsimi sonuna kadar A takımında yer alan futbolcu sayısı binin üstündedir. Ancak; bu futbolcuların bir kısmı bir veya birkaç deneyden sonra olumlu sonuç vermediklerinden kadroya girememişlerdir. Aşağıdaki liste Fenerbahçe Kulübüne resmen girmiş ve en az 5 maç yapmış futbolcuların tümünü 1987 yılı Türkiye Spor Yazarları Kupası’nın 9.8.1987 deki son maçına kadar yaptıkları müsabaka ve gollerle beraber gösteriyor.
Sayıları 485 i bulan bu futbolcuların bir kısmı Soyadı Kanunu’nun uygulanmaya konduğu 1934 yılından önce vefat ettiklerinden ve ayrıca da futbolumuz geleneğine uyularak, tabloda küçük adlarına göre sıralanmışlardır.
Yine bu tabloda, futbolcuların esas yerleri, hangi yıllarda oynadıkları, kaç maç ve gol yaptıkları, milli olup olmadıkları da gösterilmiştir.
Kaleciler (K), geri 4 lü elemanları (G), Orta saha da yer alanlar (O), ileri hat oyuncuları da (İ) harfiyle gösterilmişlerdir. Ancak, bu ayırımın kesinlik taşımayacağı açıktır. Bununla beraber, tabloda genellikle futbolcunun tanındığı ilk yer gözönü-ne alınmış, bazı futbolcular için de, açıklık getirmek amacıyla, sivrildikleri 2 yer işaretlenmiştir. Örneğin; büyük Müjdat Yetkiner ilk şöhretini hücum hattında sağlamışken, sonraları geriye çekilmiş, hatta milli takımda solbek oynayıp, kaptanlık da ettiğinden hem ileri uç ve hem de geri dörtlü elemanı olarak gösterilmiştir.
İlk yılların ünlü forvet, sonraların da beki Galip Kulaksızoğlu; ilk seneler santrofor iken, sonraları müdafi ve ilk milli takımda sağbek oynayan ve kaptanlık eden Hasan Kâmil Sporel, Sabih Arca, Fikret Arıcan, Ahmet Erol, Mehmet Ali ve Şeref Has Kardeşler, Esat Kaner, Yılmaz Şen ve Ziya Şengül için de aynı görüş öne sürülebilir… Bu konu üzerinde iken, işaretlemek gerekir ki, Fenerbahçe futbolunda Galip Kulaksızoğlu ile Müjdat Yetkiner takımın 11; Sabih Arca da, kalecilik dışında, 10 yerde başarı ile oynamış bulunmaktalar.
Futbolcuların maç sayılarında, türlü nedenlerle ilk yıllardaki maç yapma olanağının azlığı gözö-nünde tutulmalıdır. Aynı husus, (Millilik) konusunda da geçerlidir. 1923 den 1932 ye kadar bu alanda yılda ortalama 2 maç yapmak olanağı yaşanmışken, 1932 den 1937 ye kadar 5 yılda sadece 3 maç oynanmış, 1937 den 1948 e kadar isell yılda hiç milli maç yapılmamıştır. 1948 den sonra, artık yılda bir kaç maç yapılıyor.
1948 e kadar yaşanan imkânsızlıklar, özellikle 1937-48 döneminde, Fenerbahçe futbolunda bu yılların sivrilmiş ve milli olmaya yüzde yüz yetenekli ve lâyık Naci Bastoncu, Esat Kaner, Niyazi Öztunç, Basri Taşkavak, Angelidis, Melih Kotanca, Dr.İbrahim İskeçe, Ömer Boncuk, Ali Rıza Tansu ve Halil Özyazıcı gibi değerleri ne yazık ki bu şereften alakomuştur. Ayrıca, 1923 den öncekilerden, ilk karma takımların değişmez kaptanı Galip Kulaksızoğlu, Şehit Arif, Büyük Hasan, Sait Salahaddin, Kaleci Garbis Arslanyan, Otomobil Nuri, Kemal Aşkın, Hikmet Topuz, Hüsnü Erciyes gibi, dönemlerinin çok ünlü futbolcuları için de, zamanlarında milli takım henüz kurulmadığından, bu şerefe ulaşmak mümkün olamamıştır….

Aşağıdaki tablo Fenerbahçe A takımında bidayetten 1986-87 futbol mevsimi sonuna kadar, en az 5 kez yer alan 485 futbolcuyu gösteriyor:

Listeyi incclcrsck, 485 futbolcudan 18? inin milli oklukları görülür. Bunların 16 sı yabancı uyruklu olup kendi ülkelerinde milli olmuşlardır. Bunlar Yunanlı NEGROPONTİ, Arnavut BAHRİ KAYAYA, Rumen SASU, NUNVVEİLLER, DATÇU, Yugoslav FERHADOVİÇ, LEMİÇ, RADOVİÇ, OSTOJİÇ, İVANÇEVİÇ, ANTİÇ, BEGOVİÇ, KARALİÇ, REPÇİÇ, PESİÇve LUKOVCAN’dır.

Yine bu tabloya göre, Fenerbahçe A takımında 69 futbolcu 200 den fazla maça katılmış bulunuyor. Bunların en başında 615 maçla Lefter yer alıyor. Türk futbolunda 50 kez milli olup ilk altın madalya kazanan Lefter’i 605 maçla 47 kez milli Şeref Has izliyor. Bunların dışında Cern Pamiroğlu 508, 8 futbolcu 400 ün, 21 futbolcu 300 ün, 37 futbolcuda 200 ün üstünde maç yapmışlar aır.Gol konusuna gelince; Fenerbahçe futbolunda (9.8.1987) e kadar 20 futbolcu rakip kalelere 100 er den fazla sayı yapmışlardır. Burada rekor, 470 ile Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük golcüsü Zeki Sporel’dedir.

Zeki Sporel’i 423 golle Lefter, onu da 362 sayı ile Alaaddin Baydar izliyor: Bunların dışında 3 futbolcu 200 ün, 14 futbolcu da 100 ün üzerinde gol yapmışlardır.

Türk futbolunun, içinde yüzdüğü gol kısırlığında bu sayılara ulaşabilmenin artık pek kolay olamayacağını kabul etmek gerekir. Hele 352 maçta 470 gol atmakla, ortalama her maçta 1,34 sayı yapmış bulunan Zeki Sporel’in derecesinin ise, yalnız yurdumuz için değil, futbolde ileri bir çok ülke için de bir rekor olduğu açıktır.

Tablonun incelenmesinde, Fenerbahçe’de maç başına ortalama (1) den fazla gol atan 4 futbolcu daha bulunuyor. Bunlar, her maçta ortalama 1,10 gol atan Alaaddin, Bekir Rafct Teker ve Melih Kotanca ve 1 golle de Namık Erbay’dır.

Yukardaki tablo, Sarı-Lâcivert formayı en uzun süre taşıyanları da göstermek imkânı veriyor. Burada rekor 22 yıl ile Fikret Kırcan’dadır. Futbol dünyasında Küçük Fikret olarak tanımlanan ve Fenerbahçe ile milli takımda yıllarca kaptanlık eden Fikret Kırcan, Fenerbahçe A takımında ilk maçını 23 Kasım 1934 de Ankara’daki 5-0 lık Ankara şampiyonu Çankaya maçının 2. devresinde, Niyazi Sel’in yerine girerek yaptı. 7 Kasım 1956 da İnönü stadındaki 0-0 lık Moskova Dinamosu maçında da meşin yuvarlağa veda etti.

Fikret Kırcan’ı 20 yıl ile Fikret Arıcan izliyor. Zeki Sporel, Alaaddin baydar ve Lefter 18 er, Galip, Esat, Can 15, Cevat, Müjdat, Nedim Günar ve Şeref Has 14 er, Naci Bastoncu ve Cihat Arman da 13 er yıl Fenerbahçe formasını giydiler.

Yukardaki tabloda futbolda milli Can Bartu ile Yılmaz Gündüz, aynı zamanda Basketbolda da (milli) dirler. Aynı surette, Haydar Aşan, Melih Kotanca, Necdet Erdem ve Suphi Ural atletizmde, Rıza Nemlioğlu Boks da, yine futbolda milli Zeki Sporel ile Suat Subay de Tenis’te milli olmuşlardır.

FİKRET KIRCAN

Türk futbolunda en teknik ve sevilmiş sağaçık olan Fikret Kırcan (Küçük Fikret) adiyle tanınmıştır. Bunun nedeni, solaçık Fikret Arıcan’la aynı takımda oynarken ondan 9 yaş küçük olmasıdır.
1920 Yılında İstanbul’da doğan ve futbola Fenerbahçe’de başlayıp aynı kulüpte son veren Fikret Kırcan Sarı-Lacivert!i formayı birinci takımda, 23 Kasım 1934 de başkentte 5-0 lık Ankara şampiyonu ÇANKAYA maçından 7 Ekim 1956 da-ki 0-0 lık Moskova DİNAMO’su maçına kadar ve en uzun süre taşıyan futbolcudur. Bu 22 yıl içinde Fenerbahçe A takımının 412 maçına katıldı ve 139 gol attı.
Fikret Kırcan’ın futboldaki büyük yeteneğini ilk sezen ve onunla yakineıı ilk meşgul olan Galip merhumdur. Sülün gibi boyu, süratli inişleri ve kaleye akarken çektiği çok âni ve son derecede sert şut ve ölçülü mükemmel ortalarıyle futbol tarihimizin sayılı yıldızları arasında en başlarda yer aldı. Ahlaken de çok mazbut ve son derecede centilmen ve dürüst olan Fikret Kırcan her haliyle Fenerbahçeliliğin güzel meziyetlerini taşımış ve iftihar edilmiş bir gençti.
Fenerbahçe ve Milli takımda yıllarca kaptanlık eden Fikret Kırcan’ın milli maçlar tarihimizdeki en büyük özelliği, 11 yıllık aradan sonra, 23 Nisan 1948 de Atina’da Yunan Milli takımına karşı yaptığı ilk maçın henüz 7 inci dakikasında ilk golümüzü ve sol bir şutla atmış olmasıdır. Böylece, en uzun fasıladan sonra sahalarda tekrar görülen Ay-Yıldızlı takımda ilk golü atmak şerefi, ilkinden 25 yıl sonra, yine bir Fenerbahçeliye nasip oldu.
Zaman zaman Fenerbahçe Yönetim kurullarında görev almakta olan Fikret Kırcan gümrük komisyonculuğuyla meşguldür.

CEMİL TURAN

Gelmiş geçmiş en ünlü ve golcü futbolcularımızdan olan Cemil Turan 1947 de İstanbul’da doğdu. Sarıyer’den geçtiği İstanbulspor’un kendisini Galatasaray’a satma işlemine şiddetle karşı koyan ve:
(- Ben Fenerbahçe’den başka hiçbir takımda futbol oynamam!.) kesin kararı ve olaylar sonucu 1972 de emeline ulaşan Cemil Turan Fenerbahçe’de, 1980 e kadar, 8 yıl futbol oynayıp 366 maç yaptı ve 194 de gol attı.
Kapalı defansları bir çırpıda açan süper bir zeka ve kıvraklığa sahipti. Başarının zirvesine ulaştı ve döneminde, 54 kez ile. milli formayı rekor sayıda giydi. Ay-Yıldızlı takımda 20 gol attı ve 14 defa kaptanlık etti.
Cemil Turan Türk futbolunun dürüstlük ve efendilik sembolü olarak tanmmışür. Hayatı boyunca, sahalarda bir ihtar dahi almamakla erişilmez bir sportmenlik ve efendilik rekorunun da sahibidir.
Cemil, ilk milli formayı Bulgarlara karşı giymiş, ilk golünü de Yunan milli takımına atmıştır. 1973/74, 1975/76, 1976/77 ve 1977/78 mevsimlerinin gol kralı oldu ve 1977’de de Türkiye’de (Yılın Sporcusu) seçildi.

BASRİ DİRİMLİLÎ

1929 Yılında Silistre’de dünyaya gelen Basri Di-rimlili Fenerbahçe formasını ilk kez 29 Mart 1953 ele 1-0 kazanılan Fenerbahçe-Vefa (Çanakkale Şehitleri Abide Kupası) maçında, son defa da 7.7.1963 de Bursa’da 3-0 kazanılan Bursaspor karşılaşmasında giydi. Esas yeri solbek olan Basri, 11 yıllık bu süre içinde Fenerbahçe A takımında 372 maç yaptı ve 22 de gol attı.
(Alçıtepe) de 250 bin şehit anısına dikilecek 52 metre yükseklikteki abide yararına Mart 1953 de F.B., Beşiktaş, G.S. ve Vefa arasındaki maçlar sırasında Ordu takımı Dünya şampiyonası için İstanbulda idi. Bu sırada geçici bir kriz içindeki Fenerbahçe bu tarihsel ve anlamı yüce kupayı kaybetmek istemiyordu. Bu nedenle, tribündeki Ordu takımının iki milli futbolcusu Basri Dirimlili ile Naci Erdem’in, Çanakkale Kupası bahsinde sunulduğu şekilde Fenerbahçe formasiyle sahaya çıkmaları o gün büyük sürpriz olmuş ve İnönü stadında yer yerinden oynamıştır.
Basri, Fenerbahçe’de 11 yıl tam amatör ruh, canla ve başla futbol oynadı. (Mehmetçik) unvaniyle anılıp çok sevildi. Milli formayı da, ilki 1952 Helsinki Olimpiyatında 2-1 kazanılan Hollanda Antilleri’ne karşı olarak 31 kez giydi. Kıbrıs’ta, Feriköy, Vefa, Samsun ve Fenerbahçe’de antrenörlük etti. En başarılı dönemi, Molnar’la beraber çalıştırdığı Fenerbahçe’nin (5 Kupalı) 1967/68 şampiyonluk yılıdır. TÜRKİYE’NİN GELMİŞ GEÇMİŞ EN TEKNİK SOL BEKİ OLARAK TANINMIŞ BULUNUYOR.
Basri’nin, kırık omuzla bile, çıkardığı göz yaşartıcı fedakârane maçlar hatırlandıkça bu günkü futbolun tatsızlık ve yavanlığını acı acı his etmemek olanaksızdır!…

FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYON KADROLARINDA ENÇOK YERALAN FUTBOLCULAR

Türk Kulüplerinin resmi Futbol şampiyonluklarına katılmaya başladıkları 1906 yılından 1987 Haziran sonuna kadar şampiyon kadrolarda en çok yeralan futbolcu Fenerbahçeli Naci Bastoncudur.
Naci Bastoncu 1934-47 arası forvette yer aldığı 13 yılda Fenerbahçe’nin 17 şampiyon kadrosunda 144 kez oynamış ve 94 gol atmıştır. Yıllarca takım kaptanlığı da eden Naci’nin Özel ve şampiyonluk dışı resmi maçlarla beraber, Sarı-Lâcivert forma altındaki tüm A takım maçlarının toplamı ise 388, attığı goller de 232’dir.
Naci Bastoncu’nun yer aldığı ve bir bölümünde takım kaptanlığını yaptığı Fenerbahçe’nin 17 resmi futbol şampiyonluğu şunlardır:
1934-35, 1935-36, 1936-37, 1943-44 ve 1946-47 mevsimleri istanbul ligi; 1935 ve 1944 Türkiye Amatör; 1937, 1940 1943, 1945 ve 1946 Milli Küme, 1938 ve 1939 İstanbul Şildi; 1945 İstanbul Kupası; 1945 ve 1946 Başbakanlık Kupası şampiyonluklarıdır.
Naci Bastoncu’nın Türkiye için rekor olan bu 17 resmi futbol şampiyonluklarını 15’er şampiyonlukla Fikret Arıcan ve Cem Pamiroğlu izliyorlar.

CEM PAMİROĞLU — Fenerbahçe Genç takımında yetişen ve Milli Takım kaptanlığına kadar yükselen, 45 kez milli, Cem Pamiroğlu 1976-86 arası 10 yıl yer alıp kaptanlığını da ettiği Fenerbahçe A takımı defansında 508 maç yapıp 17’de gol kaydetti. Cem, bu sürede şampiyonluk kazanan 15 San-Lâcivertli kadroda yer aldı. Yaptığı 508 maçla Fenerbahçe futbolunda Lefter ve Şeref Has’tan sonra, baştan 3. sırada yer alan Pa-miro£lu’nun, bir bölümü kaptanlığı altında kazanılan 15 şampiyonluk aşağıdadır:
1976, 1978, 1979, 1980, 1982, 1985 ve 1986 T.S.Y.D. Kupası, 1977-78, 1982-83 ve 1984-85 mevsimleri Türkiye ligi, 1978-79 ve 1982-83 Federasyon Kupası, 1980 Başbakanlık ve 1984 ve 1985 yılları Cumhurbaşkanlığı kupalarıdır.
Naci, Fikret ve Cem’den sonra Fenerbahçe’nin şampiyon kadrolarında en çok yer alan futbolcular, 14’er şampiyonlukla Esat Kaner (1932-46), Fikret Kırcan (1934-56), Ziya Şengül (1964-75), Yılmaz Şen (1964-76) ve Cemil Turan (1972-80)’dir.
Bunları da 13’er şampiyonlukla M.Reşat Na-yır ile Cihat Arman, 12 şampiyonlukla Halit Deringör, 11 ‘er şampiyonlukla Niyazi Sel, Melih Kotanca, Lebip Elmas, Şeref Has, 10’ar şampi-yonluklada Cevat Sayit, Şabaıı Topkanlı, Ömer Boncuk, Büyük Müjdat Yetkiııer, Ali Rıza Tansu, Salahaddin Torkal, Can Bartu ve Onur Ka-yador izliyorlar.

FİKRET ARICAN
Fenerbahçe’nin 15 resmi şampiyonluk kadrolarında yer alan Fikret Arıcan, Türk futbolunun nadir yetişen yıldızları arasında bir çok özellikleriyle ün yapmıştır.
D.D.Y. Şube muhasebe Müdürü Mehmet Arif beyin oğlu Fikret Arıcan, 1911 yılında Kadıköy’de Feneryolu’nda doğdu ve futbole gözünü F.B. 4. takımında açtı. Bu takımdan, 1927’de F.Fed.Başkanı M.Menemencioğlu’nun girişimiyle, yurdumuzda ilk kez resmi mahiyette tertiplenen 17 Kulüp arasındaki turnuvanın namağlup şampiyonu üçüncü takıma kaptan olmuş, aynı yıl, 5 Haziran 1927’deki 1-0’lık Slavia Prag galibiyeti maçına yedek çıkmıştır. 2 ay sonra ise, 5 Ağustosta 2-1 kazanılan Viyana ikincisi B.A.C. maçında ilk defa A takımında ve solhaf oynayan Fikret Arıcan çok başarılı olduğu bu maçtan itibaren birinci takıma yerleşti.
Fikret Arıcan’ın bu ilk maçını Cumhuriyet Gazetesi şöyle yorumlamıştır:
(FENERBAHÇE’NİN SOLHAF MEVKİİNDE OYNAYAN GENÇ, VAZİFESİNİ ŞAYANI TAKTİR BİR SURETTE İFA ETTİ. EĞER, AYNI SURETTE ÇALIŞMAKTA DEVAM EDER VE FENERBAHÇE KULUBÜNÜ İDARE EDENLER KENDİSİNİ EZİLMEDEN MUHAFAZA EDERLERSE, İSTİKBALİN EN PARLAK BİR OYUNCUSUNU KARŞIMIZDA GÖRÜYORUZ DEMEKTİR.)
Arıcan aynı surette çalışmakta devam etti. 17 yaşında Amsterdam Olimpiyatına gitti. 1929’da, 18 yaşında, Zeki’den kaptanlığı devir aldı. Zeki Sporel milli Takım Kaptanı ve Fenerbahçe Umûmi kaptanı olarak 1934’e kadar futbola devam ederken, takım kaptanı Arıcan idi.
Son derece zeki, kıvrak, çabuk ve şutör bir futbolcu olan Arıcan, solhaf, soliç ve solaçık oynamıştır. Zamanında 11 yıl milli maç yapılmadığından 8 kez milli oldu ve 2 gol attı. 20 yıl sonra, 13 Nisan 1947’de Fenerbahçe forması altında 406’ıncı maçını solaçık olarak yaparken, bu maçta kornerden doğruca Ankara Demirspor ağlarına yolladığı 231’inci golden sonra futbole sessizce veda etti.
Futbol dünyasında (BÜYÜK FİKRET) adıyla da anılan Arıcan’ın yer aldığı Fenerbahçe’nin 15 resmi şampiyonluğu şunlardır:
1929-30, 1932-33, 1934-35, 1935-36, 1936-37 ve 1946-47 İstanbul ligi; 1930, 1934, 1938 ve 1939 İst. Şilt, 1934 ve 1935 Türkiye Amatör; 1937, 1940 ve 1946 Milli Küme şampiyonlukları.
Fikret Arıcan, görev icabı Ankara’da iken, Fenerbahçe’nin çağırışı üzerine, çalıştırmakta olduğu Demirspor’u bırakıp, 1946-47’de birbuçuk yıl antrenör-futbolcu olarak F.B.’de görev aldı. 1954’de de kulüp müdürü oldu. Bu görevde 20 yıl kalan Arıcan, Tahsin Kaya’dan önce, 24.6.1984-2.3.1986 arası 20 ay da kulübün başkanlığını yaptı.

BİR MAÇTA ENÇOK GOL ATAN F.B.’LİLER

Fenerbahçe’nin tarihinde pek çok ünlü golcüler görüldü. Yalnız Sarı-Lâcivertli A kadroda 101 ile 470 arasında sayı kaydeden 20 futbolcu bulunuyor.. Bu futbolcular arasında bir maçta en çok sayı yapanlar, 8’er golle Zeki Sporel ve Melih Kotanca’dır.
Zeki, bu 8 golü 12.2.1931’de Taksim stadmdaki 16-0’lık Anadolu lig maçında, Melih’de 25.2J940’da Fenerbahçe stadındaki 14-0’lık Top-kapı lig maçında kaydettiler.
Bunların dışında her 2 futbolcunun bir maçla 7’şer, 6’şar sayı yaptıkları çok görüldü. Zeki’nin 27.4.1923’de Fenerbahçe stadındaki 10-0’lık Sü-leymaniye lig maçında attığı 7 gol ile Melih’in 15.11.1942’de 13-1’lik Davutpaşa maçı ile 21.1.1945’de 9-0’lık Süleymaniye lig maçındaki 7’şer golleri birer örnektir. Ayrıca, bu 2 futbolcu ile beraber Alaaddin, Fikret Arıcan, Naci Bastoncu, Suphi Ural gibi futbolcular da bir maçta 6’şar gol attılar.
Melih’in kısa süren futbol hayatına ve döneminde milli maç yapılmamış ve dolayısıyla Milli olmamış bulunmasına karşın, Zeki’nin pozisyonu her yönden avantajlıdır.
Zeki’nin 1924’de Helsinkide 4-2’lik Finlandiya-Türkiye maçında tek başına attığı 4 gol hâlâ kınlamadığı gibi, 23.10.1925’de İstanbul karmasında İngiliz karmasına attığı 7 gol ve ezeli rakipler G.S. ile Beşiktaş’a karşı kaydettiği 4’er sayı da 60 küsur yıldız henüz kırılamadılar.

“ÜÇ BÜYÜKLER” DEN FENERBAHÇE EN ÇOK ŞAMPİYON..

Türkiye’de bidayetten şu kitapta ele aldığımız 1987 yılı Türkiye Spor Yazarları Derneği kupası maçlarının sonuçlandığı 9 Ağustos 1987 gününe kadar, resmi mahiyette 14 sürekli ve düzenli futbol şampiyonluğu tertiplendi.
Bu 14 şampiyonada Galatasaray’ın averajla kazandığı son 1987 Spor Yazarları kupası da dahil olmak üzere, İstanbul’un (ÜÇ BÜYÜKLERİ) olarak tanımlanan F.B., G.S. ve Beşiktaş’ın kazandıkları şampiyonluklar aşağıda tablo halinde ve başlangıç tarihlerine göre, sıra ile gösterilmiştir.
Beşiktaş’ın 47, G.S.’nin 49 şampiyonluklarına karşı Fenerbahçe’nin 71 şampiyonluğunun başlıca özelliklerinden biri, Sarı-Lâcivcrtli kulübün bu üstünlüğünün hemen hemen ilk yıllardan itibaren sürüp gelmekte ve giderek de aranın açılmakta oluşudur:
İşte 3 kulübün Ağustos 1987 sonu durumları:

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 1

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 2

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 3

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 4

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 5

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 6

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 7

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 8

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 9

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 10

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 12

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 13

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 14

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 15

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 16

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 17

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 18

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 19

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 20

1907 – 1987 FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TARİHİ – 21

Written by kesinofsayt

14 Ağustos 2012 12:21

Fenerbahçe kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: