FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

ALİ KOÇ “BÖLÜCÜ” MÜ?

leave a comment »

d8acb9adf2c5471bacebdf2d055858f0.jpgFenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım 19 Mart 2018’de başkan adayı Ali Koç hakkında şunları söyledi:

“Geçen sezonun ortasında, Konya maçımıza 1-2 saat kala Ali Koç başkan adaylığını ‘Her şartta adayım’ diyerek açıkladı. O günden bu güne, tüm camianın dikkati artık kongredeydi. Herkes başta futbol takımımız olmak üzere takımlarımızı 2. plana itti ve kongre konuşmaya başladı. (…) Taraftarlar ikiye bölündü, sosyal medyada uzun süredir güdümlü hesaplar sayesinde başlamış olan gerginlik artık sokağa yansımaya başladı. Tebrik ediyorum kendisini, 3 Temmuz’da başarılamayan ayrışma şimdi başarıldı.”

Gerçekten durum bu mu? Yoksa bu söylem de Aziz Yıldırım’ım “düşman yaratma” alışkanlığının yeni bir örneği mi? Bakalım…

Fenerbahçe’yi bölmek için hiç mi faaliyet olmamış bugüne kadar? Olmuştur ve bundan sonra da olacaktır. Yakın geçmişte değil, çok daha eskilerde, grupların güçlü olduğu dönemlerde de benzeri olaylar yaşanmıştı. Büyük camiaları güçsüzleştirmek için dışarıdan, yönetimlerini ya da kontrollerini ele geçirmek için içeride birçok girişim yapılması şaşılacak bir durum değildir. Ancak Ali Koç’un adaylık açıklamasını böylesi bir faaliyet olarak değerlendirmek büyük bir hatadır.
Öncelikle günümüz itibarıyla Fenerbahçe Spor Kulübü lideri Aziz Yıldırım’dır ve liderin görevi birlikteliği sağlamaktır. Oysa Aziz Yıldırım ne yazık ki tam tersine, ayrıştırıcı bir söylem ve eylem içindedir bir süredir.

2010 yılında tıp dergisi Brain’de İngiliz psikiyatrisler David Owen ve Jonathan Davidson Hubris Sendromu diye bir rahatsızlığı açıkladılar. Yunanca hubris (kibir) kelimesinden gelen adıyla Kibir Sendromu. Makale aslen siyasetçileri temel alıyordu. Ancak anafikri uzun süreli iktidar (güç) sahibi olmakla ilgili olduğundan bizim alanımıza da girdiğini düşünüyorum.

Farklı birçok kriteri arasında “kendisiyle kurumu özdeşleştirmek, kendi bakışı ve çıkarlarıyla (ulusun) kurumunkini özdeşleştirmek”, “kendi yargılarına aşırı güven ve başkalarının öneri ve eleştirilerini küçümsemek”, “her şeyi kişisel olarak başarabileceğine dair kadiri mutlaklık hissi ve abartılmış kendine inanç” gibi özellikler bulunuyor. Tanıdık geldi mi?
Aziz Yıldırım’da “betondan da futboldan da ben anlarım” ifadesiyle vücut buluyor bu durum. Oysa Fenerbahçe’nin futbolda -saha içi ve mali anlamda- geldiği nokta ortada.

Şunu baştan ortaya koyayım; Aziz Yıldırım bir şeytan ya da kötü bir başkan değil. Fenerbahçe’ye büyük hizmetleri geçmiş bir insan. Bunu inkar etmek tarihi inkar etmek olur. Ancak uzun bir süredir yaşadığı “güç (iktidar) zehirlenmesi” kendisini Fenerbahçe ile özdeşleştirmesine, Fenerbahçe için tek doğruyu kendisinin bildiğine, karşı çıkan herkesin düşman ve hain olduğuna inanmasına neden oluyor.

Fenerbahçe 4 Temmuz 2011 günü hiç olmadığı kadar kenetlenmişti. 3 Temmuz 2012’de Aziz Yıldırım’ın tahliyesinden bugüne bu birlik ne yazık ki sürekli erimekte. Bu noktada başkalarını suçlamak yerine başkanın kendisini sorgulaması lazım.
Siz şeffaflıktan uzak bir yönetim tarzında ısrar eder, “aslında ben neler neler biliyorum, vakti gelince konuşurum” ya da “bir konuşsam var ya” şeklinde bazı mesajlar verirseniz – ki bu mesajların adresinin taraftar olmadığı açıktır – taraftar da giderek dışlanmış hisseder. Bir kez belki sesi çıkmaz, ama üç, beş, on kez tekrarlanırsa güven de kalmaz. Hele ki bu “mesajlardan” sonuç da alamıyorsanız.
Ardından bazı eleştiriler gelmeye başladığında eleştirenleri dinlemek yerine doğrudan hedef gösterip hain ilan ederseniz çözülme büyür. 3 Temmuz sürecinde Şişli Etfal’de, Metris’te, Çağlayan’da, Ankara’da, Silivri’de her yerde gördüğüm, omuz omuza olduğum ve bugün o bulundukları noktadan zerre sapmamış insanları hain olarak niteliyorsanız kendi bulunduğunuz noktaya dönüp bakacaksınız. Mehmet Ali Aydınlar ile el sıkışıyor ve çubukluyu bu şahsa teslim ediyorsanız kendinize bakacaksınız.
Ne yapmış Ali Koç da bölüyormuş camiayı? Adaylığını açıklamış.
Tarih 22 Ekim 2016. Aziz Yıldırım “başkan adayı olan çıksın erkek gibi adayım desin” diyor.
Tarih 24 Ekim 2016. Ali Koç “şartlar ne olursa olsun adayım”
E başkanım, sen istemişsin, Ali Koç da davete icabet etmiş. Problem nedir? Hatta ben Aziz Bey’den de bir an önce “erkek gibi” adayım demesini bekliyorum. Zira Fenerbahçe’de an itibarıyla tek adaylı bir seçim kampanyası var. Henüz ikinci bir aday yok. Gözden kaçmasın.

Ali Koç 19 Mart 2018’de Wow Otel’de kongre üyelerine düzenlediği toplantıda 6800 kongre üyesinin kendileri için imza verdiğini söyledi. Bu çok ciddi bir rakam. Hatta çok “psikolojik” bir rakam.
Fenerbahçe’nin son iki başkanlık seçiminde oy sayıları:
-Aziz Yıldırım: 5504
-Hulusi Belgü: 1144

-Aziz Yıldırım: 6821
-M.Ali Aydınlar: 2386

Aziz Yıldırım’ın son seçimdeki 6821 oyu ile 6800 imza yanyana çok manidar duruyor. Elbette bu seçimde hem yeni katılan üyeler, hem de çok daha yoğun bir katılım beklendiğinden başkanlık için gereken oy sayısı daha yüksek olacaktır.

Bu sayılar bazında tırnak içinde bir “bölünme” söz konusu olabilir. Oy verecek kongre üyeleri arasında bir bölünme. Negatif anlamda söylemiyorum bunu. Oyların dağılımını kasdediyorum. Bu seçim -eğer Aziz Yıldırım aday olursa- Fenerbahçe’nin yirmi yıldır en çekişmeli seçimi olacaktır. Belki de bir oyla gelen Aziz Yıldırım bir oyla gidecektir.

Aziz Bey’in bahsettiği, camianın bölünmüşlüğüne pek katılmıyorum. Evet sosyal medyada, sokakta, maç çıkışlarında yaşanan bazı gerginlikler var. Bu da ciddi iki adaylı bir seçim süreci için (ki adaylardan birisi hala resmen aday değil, ama gayrıresmi seçim faaliyetinde) normal bir durum. Ben tersine tabanda ileriye dönük bir birleşme başlangıcı olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir kulüpte böylesi tabandan bir seçim kampanyası hatırlamıyorum. Kulüp seçimleri genellikle bir ya da iki adayın ortaya çıkması, kongre gününe kadar medya aracılığı ile bazı vaadlerini yaymaları, kongre günü birkaç konuşma ve oylama şeklinde yürür. Oysa Ali Koç adaylığını aylar öncesinden açıklamış, sadece İstanbul’da değil, birçok kentte kongre üyeleri, temsilci üyeler, taraftarlarla toplantılar yaparak, projelerini anlatarak değişik ve tabandan örgütlenen bir modelle yürüyor.

Taraftarlığı ticarete dökmüş bazı gruplar haricinde, münferit bazda Ali Koç’a ciddi bir teveccüh var. Bunu hepimiz görüyoruz. Şiddetle reddedenler bile bunun farkında. Ancak taraftar nezdindeki teveccüh kongreye yansır mı bilemiyorum. Kongre dinamikleri çok daha farklı işler her kulüpte. Hele ki seçime iktidarda giren her zaman bir adım önde olur.

Fenerbahçe’nin asıl problemi Ali Koç’un adaylığı değil, “ikinci” bir adayın henüz ortaya çıkıp kendi projelerini sunuyor olmaması.

Reklamlar

Written by kesinofsayt

20 Mart 2018 08:38

Ali Koç, Aziz Yıldırım, Genel kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: