FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for Ekim 15th, 2018

KONUK YAZAR: OLD SANTİ – MİLLİ TAKIM KONUSU

leave a comment »

The Old Man and the Sea

Futbol liginde maç olmaması ile birlikte erkek basket takımımızın geçen seneki başarılarını elde edeceğine dair verdiği ışık nispeten karın ağrısız bir hafta sonu geçirmemizi sağladı.
Nispeten diyorum, zira milli takımın gözlerimizin önünde erimesi son zamanlarda milli takım maçları ne kadar ilgimizi kaybetse de bizleri üzüyor. Bir çok arkadaşım, dostum milli maç olduğunu bile bilmiyor. Maalesef, 2000’li yılların başında elde ettiği başarılar ile herkesin gururu olan milli takımdan artık hiç bir eser kalmadı. Bırakın şimdiki genç neslin Can Bartu, Lefter, Metin Oktay, Turgay Şeren, Sanlı, Ziya Şengül gibi hiç seyretmediği, sadece beyefendilikleri, centilmenlikleri, alçak gönüllülükleri ve benzeri erdemler ile adını duydukları, siyah beyaz resimlerini gördükleri efsanevi yıldızları, Dünya üçüncüsü olan takımın yıldızları bile bu kadar yozlaşmamıştı.
Yozlaşmıştı derken dün akşam seyrettiğimiz çoğu adını yeni duyduğumuz lejyonerlerden oluşan genç çocukları kastetmiyorum. Bu çocuklar elbette milli takım oyuncusu değil. Tecrübe kazanırlarsa aralarından bazıları milli takım oyuncusu olabilecek. Bana dünkü milli maç sanki Federasyon Kupası maçında U21 oyncularının denemesi gibi geldi. Fenerbahçe’de çok yeterli olmadığını düşündüğüm Neustadter bile bizim çocukların karşısında Van Dijk havalarındaydı. İşin doğrusu, Türkiye Liginde oynayan yabancı futbolculardan oluşacak bırakın en iyisini, en iyi ikinci onbir bile dünkü milli takımı yenerdi.
Milli takım oyuncusu demek elde ettikleri deneyim ve başarılar ile oraya gitmeyi gerçekten hakeden, seksen milyonluk Türkiye içinde ilgili pozisyonda Türkiye’nin en iyisi olmak demek. Taraflı tarafsız herkesin kabul ettiği yıldız olmak demek. Böyle oyuncularımız var mı? Var aslında. En iyi kaleci Volkan değil mi? Fevri hareketlerinden dolayı yıllardır düşünülemedi. Türkiye kaybetti, kendisi kaybetti. Yıllarca yetenek olarak yanına yaklaşamayacak yine bizden yetişen Volkan Babacan ile idare edildi. En iyi defanslar, orta sahalar, forvetler hala futbol oynayacak yaşta mı? Evet, yaşı ilerlemesine rağmen Emre Belezoğlu, sol bek Caner, forvet Burak ve elbette Arda mevkilerinin en iyileri değil mi? Maalesef bu ve buna benzer milli takım kalibresindeki oyuncular daha faal durumdayken milli takımda oynayamıyorlar. Oynayamama nedenleri ise maalesef kalitelerinden ziyade yaşadıkları ortak kültür erozyonu.
Bu tecrübeli, dokunulmaz “yıldız” tabir edilen “topçular” hemen her gün futbol sahalarında değil magazin basınında saha dışında ve geceleri yaşadıkları olaylar ile anılır oldular. Bunların ortak değeri “Adam olmak”. Bu delikanlı olmanın anladığım kadarıyla daha bir maskulen ifadesi. Adamlık kavramının yukarıda saydığım centilmenlik, alçak gönüllülük, yardım severlik, güçsüzün yanında ve haksızlığın karşısında olma gibi erdemler ile bir alakası yok anlaşılan. Tam tersine en önemli değerler para , güç, kabadayılık, gücün yanında yer almak olmuş durumda. Bizim Volkan ve Emre Belözoğlu’nu aslında kısmen bunların dışında tutmak istiyorum. Onların sıkıntısı daha çok kolayca kendilerini kaybetmeleri ve duygularının esiri olmaları. Halbuki onların yaşındaki futbolculardan beklenen zor anlarda doğru kararlar almaları, takımlarını motive etmeleri, genç oyuncular için soğukkanlı ve güçlü duruşlarıyla örnek sporcular olmaları. Buna karşılık hepsi “Ben kimim biliyor musun edasında” . Bu durumu hicveden Tolga Çevik’in “Kimsin Sen?” komedisi geliyor aklıma. Arda ise bu yozlaşmanın artık simgesi olmuş durumunda.
Kanımca, buradan çıkış yolu sil baştan her seferinde yeni lejyonerler getirmek olmayacak. Bu kültür ikliminden etkilenen gençler başarılı olurlarsa üç dört sene içinde yeni Arda’lar haline dönüşecekler. Başarı kesinlikle eğitimden geçiyor. Altınordu modelinden geçiyor. Bunun görülmesi gerekiyor. Gençlerimizi sadece iyi futbolcu değil iyi insan, kültürlü insan olarak yetiştirebileceğimiz bir modeli benimsemek durumdayız. Federasyonun iki senede bir yabancı futbolcu sayısını düzenlemek ile değil acilen alt yapılarda hem teknik hem de kültürel bir eğitimi, zorlayıcı teşvik edici bir modele geçmesi tek çare görünüyor. Lejyonerler kısa vadeli çözüm oluşturur, sorunu çözemeyiz. Ülkemizde yetişen gençlere de bu şekilde hiç bir yarar sağlayamayız.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

15 Ekim 2018 at 16:04

Genel, Old Santi kategorisinde yayınlandı

Tagged with

KONUK YAZAR: OLD SANTİ – TÜRK TELEKOM DEPLASMANI VE BOBBY

leave a comment »

The Old Man and the SeaHafta içi antreman seviyesinin bir tık üzerinde geçen Gran Canaria maçından sonra Fenerbahçemiz ligdeki ikinci maçında zorlu sayılacak Türk Telekom ile deplasmanda karşılaştı.
Geçtiğimiz hafta hocalığını çok beğendiğimiz Selçuk Ernak’ın Sakaryaspor’unu deplasmanda 65-55 yenerek lige başarılı bir başlangıç yapan Telekom, geçen sene Erkekler Basketbol Liginde şampiyon olmuştu. Tahincioğlu Basketbol Liginde yeniden korkulu rüya görmek istemeyen Lacivert Beyazlılar yaz transfer sezonunda oldukça hareketliydi. İspanya Liginin en skorer oyuncularından Landesberg’i alarak transfere başladılar. Daha sonra da şut tehdidi olmadığı için Ergin Ataman’a uymayan ve Efes’ten ayrılan tecrübeli pivot Stimac, Ege’nin her iki yakasının fatihi Kenny Gabriel ile bir dönem Daçka’da oynamış olan Bayern’li Redding gibi ligimizi tanıyan yabancıları kadrosuna kattılar. Türkiye Basketbol Liginden takip ettikleri TJ Campbell diğer bir yabancı oyuncu tercihleri oldu. Geçen senenin çıkış yapan oyuncularından Metin Türen ve otuzsekiz yaşın tecrübesi ile takıma ağabeylik yapacak Kaya Peker’le kadro tamamlandı. Eskiden milli takımın önemli oyuncuları olan Ender Aslan ve Serhat Çetin zaten kadrolarındaydı.
Maç karşılıklı basketler ile başlamasına karşın Telekom’un özellikle Landesberg ile bulduğu yüksek yüzdeli üçlükler ve Kaya Peker ile Ender Aslan’ın akıllı saha içi organizasyonu ile Fenerbahçemiz ilk yarı oldukça zorlandı. Sloukas’ın yabancı sınırına takıldığı maçta Tyler Ennis Gran Canaria maçında olduğu gibi faulleri çabuk alınca savunmamız biraz yumuşadı. İlk yarıyı da geride kapadık.
Ancak, Telekom Koçu Burak Gören de biliyordu ki Obradovic önderliğindeki Fenerbahçe gibi tecrübeli ve yıldız ile dolu bir kadro karşısında ilk yarıyı önde kapatmak çok bir şey ifade etmez. Fenerbahçemizin o kadar çok farklı seti var ki. Uzun süredir birlikte oynayarak birbirlerinin dilinden son derece iyi anlayan oyuncularımız daha ligin başı olmasına karşın bunları ezbere oynuyorlar. Bu sene anlaşılan pota altı setleri de daha fazla. Vessely ve Lauvergne iş birliği zaten rakibi perişan ediyor. Vessely bu sene orta mesafe şutları atmaya da başladı. Tam bir terminatör haline geldi. Sezon sonu NBA’den peşine düşecekler bu gidişle. Ben anlamam, o formayı söz verdiği gibi salonda asılı görmek istiyorum. Basketbolu burada bırakacak.
Bununla birlikte bana göre maçı alan, hafta içinde Amerika’da ablasının cenazesine katılan Dixon oldu. Dixon bu maçla birlikte takımdaki yerini aldı. Son derece formda ve özgüvenle oynayarak bir de blok yaptı. Dixon ilerlemiş yaşına rağmen takım için oldukça önemli bir figür. Herkes vazgeçse dahi isyankar ve yenilgiyi kabul etmeyen karakteri ile takımı ateşlemesini biliyor. O varken Wilbekin beklesin daha.
Son periyotta rakibin faul sayılarının artması ile birlikte süngüsü iyice düştü. Zor başlayan maç şölene dönüştü. Takımımız da maçı 80-72 alarak haftayı kayıpsız-sakatlıksız geçti.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

15 Ekim 2018 at 11:21

basketbol, Genel, Old Santi kategorisinde yayınlandı