FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for Kasım 25th, 2018

FOOTBALL LEAKS – MODERN KÖLELİK

leave a comment »

football-leaks-gencafrikalılar

 

Keçi ve tavuklarla dolu çamurlu bir yolda Old Akrade sakinleri öğrencilerin okula gidişlerini izlemektedir. Herhangi bir okul değildir bu. Right to Dream Akademisi sekiz sahaya sahip, ki kaleleri filelidir, bir futbolcu okuludur. Bazılarının ışıklandırması bile mevcuttur.

Gana’da Volta Nehrinin kıyısında bulunan bu seyrek yerleşimli alanda akademinin ve onu çevreleyen yoksulluğun tezatı müthiştir. Fakat akademi öğrencileri futbol yıldızı olma, muhteşem goller atma, tezahürat yapan taraftarlar ve banka hesaplarında milyonlarca avro hayal etme hakkına sahiptirler. Her şeyden öte seçilmişlerdir ve Avrupa’ya giden yoldaki genç yeteneklerdir. Hepsi bilmektedir ki tümü başaramayacaktır, ama hepsinin isteği vardır.

The Right to Dream Akademisi Afrika kıtasındaki futbol okullarının tipik bir örneğidir. Bunların hepsi, oyuncu aileleri ve Avrupa’daki ortak kulüpleri için büyük vaadlerde bulunurlar. Gelişmekte olan yetenekleri hedef alarak, binlerce futbol çılgını gencin potansiyelini sömürmeyi ve onları profesyonel bir pazara hazırlamayı amaçlıyorlar. Bazı çocuklar ebeveynlerinin evlerini on yaşından itibaren bu tür akademiler için terk ediyorlar.

Acımasız Bir Ağ

Avrupa’ya kapağı atabilen az sayıdaki yetenekli oyuncu da kendini sık sık değiştirilebilir bir mal gibi gören bir ağın içinde bulur. The Right to Dream Akademisi Premier League şampiyonu Manchester City tarafından finanse edilmektedir. Bu nedenle geçmişte profesyonel bir sözleşme imzalayan mezunların çoğu İngiltere’de bir üst düzey kulüpte oynama hayallerine sahiptiler. Oysa gerçekte Avrupa’nın başka yerlerinde, mesela Norveç’teki Stromsgodset, Hollanda’daki Breda veya İsveç’te Örebro gibi daha önemsiz liglere, iradeleri dışında kiralanırlar.

Football Leaks belgelerine göre Manchester City 2010’dan beri akademiye yılda bir milyon eurodan fazla yatırım yapıyor. Futbol eğitiminin yanı sıra Gana, Fildişi Sahili, Nijerya ve diğer Batı Afrika’dan 90 kadar öğrenci ayrıca nispeten kaliteli bir eğitim alıyorlar. The Right to Dream Akademisi yöneticileri 70’in üzerinde öğrencisi için İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki okullara burs sağlandığını söylüyorlar. Mezunlarının yüzde kırk sekizinin profesyonel futbolcu olduğu belirtiliyor.

“Gana Hükümeti dışında, Gana’da hiçbir spor kuruluşunun spor tesislerine fazla yatırım yapmadığından emindik” diyor The Right to Dream Akademisi kurucusu Tom Vernon. İrlandalı bir petrol şirketi hem malzeme hem de personel için okula sponsorluk yapıyor.

Tevazu ve Minnettarlık

Yerleşim yerlerinden eğitim tesisine giden yol, genç oyunculara tevazu ve minnettarlık kazandırmayı amaçlamaktadır. 17 yaşındaki Ebu Francis, “buradan geçiyoruz, buradaki insanlarla iletişim kurabiliyoruz ve nereden geldiğimizi hatırlıyoruz” diyor. Avrupa Araştırma İşbirliği (EIC) gazetecilik ağının bir parçası olarak Football Leaks projesi üzerinde çalışan Danimarkalı Politiken gazetecileri Francis ve sınıf arkadaşlarını ziyaret etti.

Akademiye katılanlar ergenliklerinden fedakarlık etmek durumundalar. Bu The Right to Dream Akademisi scoutlarınca keşfedildikten ve birkaç denemeden sonra okula getirilmelerinin ardından başlayan bir süreç.

Ekim ayı başlarında Alman kamu yayıncısı NDR’den bir kamera ekibi tarafından The Right to Dream Akademisi’nde röportaj yapılan 10 yaşındaki bir çocuk “annemi özlüyorum” diyor. Haftada bir kez ailesini arayabildiğini eklemeden önce yutkunuyor. Sınıf arkadaşları haftasonlarında sadece telefonda konuşmak için zamanları olduğunu söylüyorlar. Hafta boyunca programları hazırdır, zira profesyonel bir futbolcunun hayatında eğitim tam zamanlı bir iştir. Sonuçta 5000 kilometre kuzeyde akademinin birincil sponsoru sonuç beklemektedir.

Manchester City Gana’daki akademisinin Afrikalı yetenekli futbolculara ayrıcalıklı erişim sağlayacağını umuyor. The Right to Dream Akademisi geleceğin tek bir süperstarını, tek bir Samuel Eto’o’yu veya Didier Drogba’yı keşfedebilirse bütün bu çabaya değecek.

Ancak takımın Batı Afrika akademisini yönetme tarzından da anlaşılacağı gibi, Manchester City sadece Premier Lig takımı için oyuncular aramıyor. Ayrıca yetenek havuzunun en tepesine çıkamayanlardan para kazanmanın mümkün olduğunu da fark etmiş durumda.

Football Leaks belgeleri, Manchester City’nin genç oyuncuları değerlendirme stratejisini ortaya koyuyor. Bu makalelerde, 16 ila 20 yaşındakilere yatırılan paraya “risk sermayesi” deniliyor. Bir iç sunuma göre oyuncular farklı kategorilere ayrılıyor.

Karlı Ticaret

Bazı sporcular “değer oyuncuları” olarak adlandırılırlar. Yani gelecekte kulüp için “oynayarak ya da başkaları aracılığıyla” kazanç sağlayabilirler. Diğer bir deyişle, bir oyuncunun transfer değeri kulüpte bir dakika oynamamış olsa bile “itibarlı” Manchester City sistemine kabul edilmesiyle artabilir.

2015 yılında Manchester City genç futbolculara sadece makul yatırımlarla önemli kârlar yapılabileceğini hesapladı. Buna göre kulüp 13 ve 18 yaşları arasında 26 futbol yeteneği için 9.6 milyon pound harcadı. İç yazışma belgelerine göre bu oyuncuların sadece dördünün satışı oldukça karlı oldu; “genç oyunculara yapılan yatırımdan 13.2 milyon sterlin elde edildi.”

Bu inanılmaz rakamların ardında bu gençlerin yaşadığı sayısız bireysel yazgı vardır, Divine Naah gibi oyuncuların mesela. Yüzünde geniş bir gülümseme olan 22 yaşındaki genç oyuncu hayatının rüyasını gerçekleştirerek son dört yıldır Avrupa’da oynamış. “Ben fakir bir bölgedenim. Fakat o zamanlar bunu göremiyordum, çünkü herkes fakirdi.”

Dünyanın en büyük altın madenlerinden birine ev sahipliği yaptığı bilinen Gana’daki Obuasi’den olan Naah’ın babası madenlerde çalışıyor. Bir okul çocuğuyken bile Divine profesyonel bir futbol oyuncusu olmak istediğinden emindi. Right to Dream gözlemcilerinin kendisini keşfettiği Gana’nın başkenti Accra’ya taşındı. Naah “Beni Akra’da sokaklarda oynarken bulmuşlar” diyor, “The Right to Dream’a katıldığımda 11 yaşındaydım.”

Yaşamında olağanüstü bir nimet, belirleyici bir an gibi görünüyordu ve o andan itibaren profesyonel bir futbolcu olma hedefine odaklanmıştı. Naah’ın favori takımı her zaman FC Barcelona’ydı. En sevdiği oyuncu ise Brezilyalı Ronaldinho’ydu. 18 yaşına geldiğinde Gana’dan Manchester’a taşındı. Bu onu akademi tarafından mükemmel bir poster çocuğu haline getirdi: derin yoksulluktan dünyanın en zengin takımlarından birine katılma…

Yazgının üstüne kulüp çıkarlarını koymak

İngiliz kulüpleri düzinelerce oyuncuyla kontrat imzalamaları ve daha sonra Avrupa’daki takımlara, bazen her sene farklı takıma, kiralamalarıyla tanınıyor. Bu model çok sayıda yeteneğin gelişimini kontrol etmelerini sağlıyor ve en az doğru bir tanesini bulabilme şansını arttırıyor. Kalanlar? Defolu mallar!

Naah “sesiniz duyulmuyor” diyor, “sadece kiralık birçok oyuncudan birisisiniz”. Naah Manchster City için bir kez bile sahaya çıkamadı. Bunun yerine Norveç’e, oradan da Hollanda’ya, daha sonra Danimarka’ya ve İsveç’e kiralık gönderildi. Bazen bir yerde yarım sezon bile kalamadı. Genç orta saha oyuncusu “değişiklik zor” diyor, “tam alışmaya başlıyorsun, ayrılıyorsun.”

Bazı yerlerde gerçekten yalnız bırakılmış gibi hissettmiş Naah, hatta bazı antrenörler onu istememişler bile. Ancak Manchester City yetkilileri İngiltere’de sahay çıkamayacağını söylemişler. “Başka seçeneğim yoktu” diyor, “buna gerçekten sinirlenmiştim, hayatımın en zor anlarından biriydi.”

Naah geçen yaz Manchester City sisteminden ayrıldı ve şimdi Belçika ikinci lig kulübü AFC Tubize için oynuyor. Artık Manchester City için kontratlı olduğu kadar kazanmıyor. Fakat “nereye gideceğine karar vermekte özgür olmak istiyorum” diyor, “bu şimdi benim hayatım.”

Genç Ganalı’nın kaderine isyan etmesi Right to Dream Kurucu kurucusu Vernon’un birkaç yıl önce hayal bile edemeyeceği bir şeydi. “Naah basitçe söylemek gerekirse önerilerimizi sorgulayabilecek bir genç değil” diye yazar Temmuz 2014’te Manchester City’ye, “başkaları da bizi sorgulayacaktır.”

Vernon bu e-postasını uyarı olarak düşünüyordu. Football Leaks belgeleri akademi kurucusunun kontrolü kaybedebileceklerinden korktuğunu ortaya koymaktadır. Özellikle Manchester’da bazı Right to Dream mezunlarının “kalkınması” göz önünde bulundurulmaktaydı. Kiralama sisteminin olumlu yönleri vardı. Vernon “ Right to Dream oyuncularını Manchester City için imzalamaya zorlayamayız” diye uyardı.

Right to Dream Akademisi Der Spiegel’e tüm oyuncularının kendi kaderlerini kontrol edebilme hakları olduğu konusunda ısrar etti. Akademi “hiçbir mezun, kendi geleceği ile ilgili herhangi bir seçim ya da karar vermeye zorlanmadı ve asla zorlanmayacaktır” dedi.

Yeni Kurallar

FIFA son birkaç yıldır reşit olmayanların transferlerini düzenleyen ve onları sömürü ve insan ticaretinden koruyan sıkı yönetmelikler uygulamaktadır. Bu yüzden büyük kulüpler bu yeni kurallara yanıt olarak iş modellerinde değişiklik yapmak zorunda kaldılar. Ne de olsa Manchester City gibi takımlar için, ümit verici bir yeteneğe özel erişim hakkının olması hayati önem taşımaktadır.

Manchester City ve Right to Dream Akademisi 2016’da sistemlerinde değişiklikler yaptı ve sözleşmelerini değiştirdi. Akademi lideri Vernon Danimarkalı birinci lig takımı olan Nordsjaelland’ın kontrolünü ele geçirdi. Burası Vernon için akademi mezunlarına ikinci bir Avrupa varış noktası sağladı. Nordsjaelland’ın Manchester City ile bir anlaşması var, bu da onları sistemin üçüncü bir tarafı haline getiriyor.

İki kulüp arasında yapılan bir anlaşma, Nordsjaelland’ın Right to Dream Akademisi oyuncularını sadece Manchester City’nin izniyle satabileceğini ve İngiliz kulübünün transfer ücretinin yüzde 25’ini alacağını belirliyor. Manchester City Danimarkalılar’ın bir Right to Dream mezunu ile ilgilenirse, Nordsjaelland “oyuncunun bonservisini Manchester City’e devretmek için en iyi şartları sağlamaya mecbur”. Bunun karşılığında İngiliz kulübü Nordsjaelland’a performansa dayalı teşvikler ödemeyi vaat ediyor.

EIC ağından muhabirler tarafından sözleşmenin gösterildiği birkaç uzman şartların sorunlu olduğuna inanıyor. İngiliz spor avukatı Dan Chapman “veto hakkı büyük kulübün oyuncunun statüsüne, kaydına ve kariyer beklentilerine karşı yasadışı bir üçüncü taraf etkisine sahip olduğu anlamına gelmektedir” diyor. Ayrıca FIFA kuralları kulüplerin istihdam ve transferle ilgili konularda diğer kulüpleri “etkilemesine” izin verilmediğini açıkça belirtmekte.

Chapman, Nordsjaelland’ın Right to Dream Akademisi’nden bir oyuncunun herhangi bir transfer ücretinin yüzde 25’ini Manchester City’nin almasının üçüncü taraf sahipliğinin (TPO) “açık bir göstergesi” olarak görülmesi gerektini düşünüyor. TPO uygulaması yatırımcıların, bir futbolcunun fiyatının değer kazanacağı beklentisiyle hisselerini satın almasını içeriyor. Bu nedenle birkaç yıl boyunca spekülatörler çok sayıda oyuncunun bonservisini satın aldılar ve daha sonra yatırımlarını geri almak için transfere zorladılar. Bu yüzden TPO bazılarınca “modern kölelik” olarak nitelendirildi ve Mayıs 2015’te FIFA tarafından yasaklandı.

Zengin Kulüplere Daha Fazla Güç

Manchester City, Nordsjaelland ve Right to Dream Akademisi arasındaki sözleşmeler bu yasaktan bir yıl sonra imzalandı. Bir yorum talebine cevap olarak Tom Vernon, “ Right to Dream Akademisi ve Nordsjaelland’ın işbirliğinin tüm ilgili futbol yönetmeliklerine uygun olduğundan emin olduklarını” söyledi.

Ancak bu makalenin yayınlanmasından sadece birkaç gün önce EIC araştırmasına güncellenmiş bir yanıt gönderdi: Sözleşmemiz “soruşturmanızla bağlantısı olmayan nedenlerden dolayı bir süredir yürürlükte değildir.”

Manchester City yorum için ayrıntılarıyla sunulan sorulara cevap vermedi ve sadece “kulübün itibarına zarar verme teşebbüsünün organize ve net olduğunu” belirtti.

Gana’dan Danimarka’ya belirlenen yol, Manchester City’nin doğrudan etkileme potansiyeli, eski Right to Dream Akademisi öğrencilerinin düzinelerce kiralanma anlaşmasıyla şekillenen kariyerleri: Tüm bunlar yetenekli genç oyuncuların hayalleri ile oynayan ve onları malları gibi ele alan bir futbol endüstrisinin işaretleri. Uluslararası oyuncu sendikası FIFPro’dan Wil van Megen “oyuncuların hareket özgürlüğünü kesinlikle kabul edilemez bir şekilde sınırlıyor” diyor, “sonunda da oyunu yok ediyor ve eğer genel bir uygulama haline geliyorsa, bu sadece zengin kulüplere daha fazla güç verecektir.”

Son zamanlarda FIFA uygulamayı kontrol altına almak için tek bir takım için oynayabilecek kiralık oyuncuların sayısını sınırlamak için harekete geçti. Ancak bu Afrika’daki futbol akademilerinin iş modellerini değiştirmeyi sağlamayacak. Futbolda kariyer yapma hayallerini gerçekleştirme fırsatı arayan binlerce çocuğu eğitim tesislerine çekmeye devam edecekler.

Başarı şansları ise hiç iyi değil. Scouting ve transfer sistemine rağmen hala Right to Dream Akademisi mezunlarından birisinin Manchester City için bir dakika bile oynadığı görülmedi.

http://www.spiegel.de/international/business/venture-capital-how-clubs-maximize-profits-by-exploiting-young-african-talent-a-1237618.html adresinden özetlenerek çevrilmiştir.

Written by kesinofsayt

25 Kasım 2018 at 23:14

FootballLeaks, Genel kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

FOOTBALL LEAKS – FIFA ŞEFFAFLIK DERKEN NEYİ KASDEDER?

leave a comment »

football-leaks-transperancy

“Sevgili meslektaşlarım, FIFA TMS’nin (Transfer Matching System) uluslararası futbol transfer pazarına şeffaflık kazandırmak için yaratıldığını biliyor muydunuz? Paul Pogba’nın Juventus’tan Manchester United’a transferinin ardında neler olduğunu merak ediyor musunuz? Bilgilerimizi sizlerle paylaşacağız.”

Bu satırlar bir FIFA çalışanının Mart 2017’de Kimberly Morris’e gönderdiği taslak davetti. Morris FIFA’da Transfer Eşleştirme Sistemi’nde (TMS) bütünlük ve uyumluluktan görevliydi. Bir öğle yemeği sunumunda Morris ve ekibi kendilerini diğer FIFA çalışanlarına tanıtmak ve gerçekte ne yaptıklarını açıklayacaklardı.

Sunumunun vurucu noktası Fransız yıldız Paul Pogba’nın transferiydi. 2016 yazında, 105 milyon euro karşılığında birkaç yıl önce oynadığı Manchester United’a geri dönmüştü ve bu onu dünyanın en pahalı oyuncusu haline getirmişti. Bugün, bu rakam Paris Saint-Germain’in Neymar için ödediği 222 milyon avronun yarısı bile değil. Ama iki yıl önce, böyle bir transfer ücreti inanılmazdı.

TMS şeffaflığı artırmak için başlatıldı, ama kimler için? Öğle yemeğindeki FIFA çalışanlarından başka kimler perde arkasında olup bitene göz atabilirdi ki?

Der Spiegel ve Avrupa Araştırmacı İşbirliği (EIC) gazeteciler ağı tarafından açıklanan Football Leaks belgelerinde menajer Mino Raiola’nın Pogba transferinde yer alan üç tarafa da danışmanlık yaptığı ve faturalandırdığı ortaya çıktı: Juventus, Manchester United ve Paul Pogba. Anlaşmanın içeriğine göre Raiola 49 milyon avroluk bir ödemeye kavuştu. FIFA’nın bir çıkar çatışması soruşturması başlattığı ve Juventus’un cezalandırılmasını tavsiye ettiği ortaya çıktı. Gelgelelim FIFA Disiplin Kurulu davayı reddetti.

FIFA Ekim 2017’de sunulan kanıtların kural ihlali belirlemek için yetersiz olduğunu belirten bir açıklama yayınladı. Ama bu gerçekten doğru mu?

Football Leaks’taki yeni belgeler farklı bir resim çiziyor. Öğle yemeği dahil olmasa da herkes için perdenin arkasına bakma şansı şimdi. Veriler araştırmacıların çalışmalarını ve Disiplin Komitesi’nin kararıyla ilgili hayal kırıklıklarını belgelemekte. Aynı zamanda da iş para kazanmaya geldiğinde menajer Mino Raiola’nın yeteneklerini göstermekte.

2012’den 2016’ya kadar Pogba Juventus için iyi bir ilk onbir oyuncusu oldu. Juventus’a transfer edilmeden önce, Manchester United’da bir türlü ilk onbire giremiyordu. 2016 yazında Pogba’nın dünyanın en pahalı oyuncusu haline gelmesi büyük bir sürpriz oldu.

Bir ‘İhale Savaşı’

20 Temmuz 2016’da imzalanan Juventus ve Raiola’nın Topscore Sports Limited şirketi arasındaki temsil sözleşmesi 2015 yılında Pogba’yı Juventus’un beklediği fiyattan satmanın mümkün olmadığını gösteriyor. Ama oyuncu için piyasa 2016’da değişti. Raiola çabalarıyla Pogba’yı medyada potansiyeli yüksek bir oyuncu olarak göstermeyi başardı ve böylece bir “teklif savaşı” tetiklemeye çalıştı.

Raiola bu savaşı başlatmak için kabul edilebilir teklif bekliyordu. Sözleşmeye göre Pogba için asgari tutar 90 milyon euro idi. Ve Raiola hizmetleri için sabit bir miktar olarak 18 milyon euro alacaktı. Bununla birlikte bu minimumu geçen her 5 milyon euroda 3 milyon euro daha kazanacaktı. Sonuçta Juventus’tan 27 milyon euro kazanacaktı.

Ancak Raiola sadece Juventus için bir temsilci olarak hareket etmedi.

8 Ağustos 2016 tarihinde, Pogba’nın Manchester’a geri dönüşünden bir gün önce, Raiola, Pogba ve Manchester United, Raiola’nın uygun şartlarda bir Pogba transferinin yolunu açmak için Juventus ile müzakere etmekle görevlendirildiği bir sözleşme imzaladı.

Diğer bir deyişle Raiola, Manchester United ve Pogba’nın çıkarlarını korurken Juventus için mümkün olan en yüksek transfer ücretini üretecekti. Açık bir çıkar çatışmasını kimse görmemiş miydi?

Bir TPO (üçüncü parti ortaklığı) örneği mi?

Oyuncu, menajer ve Manchester United arasındaki sözleşme ödemenin daha önce tahmin edilenden çok daha fazla olabileceğini gösteriyordu. Sözleşme uzatılırsa Raiola ekstra olarak 4.5 milyon euroya kadar bir bonus alacaktı.

FIFA’da şeffaflıktan sorumlu olanlar Ağustos 2016’nın sonlarında bunu soruşturmaya başladı. Soruşturmanın odak noktası, 2015 yılında üçüncü tarafın transfer ücretlerinden yararlandığı Üçüncü Taraf Mülkiyeti’ne (TPO) getirilen yasağın olası bir ihlali üzerineydi.

Olanlara genel bir bakış için, Kimberly Morris ilgili kulüplerle temasa geçti ve sözleşmelerin raporlarını, bilgileri ve kopyalarını sunmalarını istedi. Karşılıklı birkaç mesajlaşmadan sonra İngiltere Futbol Birliği ile de temas kurdu. Beş ay sonra, Şubat 2017’de rapor tamamlandı ve Disiplin Kuruluna sunuldu.

Vaka Transfer Raporu üç kısma ayrılmıştır: olgular, yasal arka plan ve önerilen yaptırımlar.

Müfettişler, Juventus’un FIFA düzenlemelerine ilişkin bir maddeyi ihlal ettiğine karar verdiler. Özellikle, yasaklanmış bir TPO anlaşmasından şüphe ettiler. Metin ne kulüplerin ne de oyuncuların üçüncü tarafların gelecekteki bir oyuncu transferinin paylarına sahip olmalarına izin verimemesi gerektiğini savunmaktaydı.

Müfettişlere göre Juventus Raiola’nın Pogba’nın gelecekteki bir transferi için prim ödemesine izin vererek hükmü ihlal etmişti.

Manchester United Neyi Bilmiyordu

Juventus’un herhangi bir zorlanma yaşamadan ödeyebileceği 65.000 İsviçre frangı gibi mütevazi bir ceza önerdiler. Rapor, Şubat 2017’nin başında davadan sorumlu Disiplin Kurulu’na gönderildi

Ancak, başlangıçta komiteden herhangi bir cevap gelmedi.

2015’in başına kadar, FIFA menajerlerle ilgili meseleleri ele aldı, ancak o yetkiyi ulusal kurumlara devretti. İngiltere’de ilgili tarafların bilgisi ve onayı olduğu sürece menajerlerin her üç tarafı da bir transferde temsil etmelerine izin veriliyor. Ancak Football Leaks belgeleri Manchester United’ın Raiola’nın Juventus adına da çalıştığından habersiz olduğunu gösteriyor.

Şeffaflık?

Raporun Disiplin Komitesi’ne gönderilmesinden yarım yıldan fazla bir süre sonra, 3 Ekim 2017’de Morris komitenin kararı hakkında bilgilendirildi. Bir FIFA çalışanı tarafından Morris’e gönderilen mesaj, davanın 28 Eylül 2017’de komiteye sunulduğuna ve elindeki tüm bilgileri analiz edildikten sonra mevcut kurallar çerçevesinde takipsizlik kararı verildiğini belirtti. Morris’e gönderilen mesaja göre, komite bu tür transferlerin “yeniden olabileceğini” ve “hoşgörülmemesi” gerektiği görüşüyle oybirliğiyle kabul edildi. Bu nedenle, gelecekteki durumlarda ceza uygulanabilmesi için mevcut kuralların gözden geçirilmesini tavsiye edilmişti.

Mesajda bir basın bülteninin de hazırlanacağını belirtiliyordu – üç hafta sonra nihayet tamamlandı. Ve Morris’e gönderilen mesajda belirtilmiş açıklamadan açık bir şekilde farklıydı. “Açık bir yasal dayanaktan yoksun” ya da “tolere edilmemesi gereken” “tekrarlanabilir” gibi ifadelerden söz edilmiyordu. Bunun yerine açıklama sadece mevcut kanıtların kural ihlali oluşturulmasında yetersiz kaldığını belirtmişti. Gelecekte bu tür işlemlerin cezalandırılması için kuralların değerlendirileceği belirtilmemişti.

Juventus Raiola ile yaptığı sözleşmenin içeriği veya FIFA soruşturmaları konusunda yorum yapmamayı seçti. Manchester United ve İngiliz Futbol Federasyonu’nun da aynı şekilde söyleyecek hiçbir şeyleri yoktu. Raiola’nın Manchester’daki hukuk bürosu menajerin Pogba transferinde oynadığı rolle ilgili iftira iddiaları için yasal haklarını saklı tuttuğunu bildirdi. FIFA yorum isteğine yanıt dahi vermedi.

TMS, transfer piyasasında şeffaflığı artırmak için başlatılmıştı. Sonunda, futbol taraftarlarına sunulan tek şey sulandırılmış bir basın açıklamasıydı. Ve bu FIFA’nın görünüşe göre hazırladığı maksimum şeydi. Zira genellikle hiç bir şey duymazsınız onlardan.

Bu şeffaflık mı?

Sonrasında, bir çalışma arkadaşı Morris’e, komitenin bir TPO vakasında ilgili olayı değerlendirmediğinden dolayı hayal kırıklığına uğradığını yazdı. Yine de Disiplin Kurulunun bunun tekrarlanabileceğini tespit etmesi ve kuralların gözden geçirilmesi gerektiğini düşünmesinin cesaret verici olduğunu yazdı.

http://www.spiegel.de/international/world/football-transfer-market-fifa-and-transparency-a-1239587.html adresinden özetlenerek çevrilmiştir.

Written by kesinofsayt

25 Kasım 2018 at 11:41

FootballLeaks, Genel kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , ,