FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for the ‘Gazeteciler’ Category

KESİNOFSAYT PODCAST 25

leave a comment »

Teşekkür: Podcast yayınlarımızı siteleri üzerinden paylaşarak bize destek veren medyascope.tv/ ekibine teşekkür ederiz.

Bu bölümde:

▶ Fenerbahçe 1998 – 2019: Neredeydi, neler oldu, bundan sonra ne olabilir?

Timecode:
▶ 02:15 Metin Aşık’a Allat’tan rahmet diliyoruz
▶ 03:17 1-Aziz Yıldırım İlk Dönem
▶ 09:11 Celal Doğan’ın açıklamaları www.hurriyet.com.tr/futbolda-tekeli…k-sart-38560022
▶ 09:53 Fenerbahçe M. United’ı geçti www.haberler.com/fenerbahce-futbo…ilk-turk-haberi/
▶ 10:48 2009 Deloitte futbol para ligi www2.deloitte.com/content/dam/Delo…-league-2009.pdf
▶ 11:07 L’Expansion Dergisi haberi www.haberler.com/fransiz-ekonomi-…-2718212-haberi/
▶ 12:20 2- 3Temmuz Darbesi
▶ 16:20 3 Temmuz Kronolojisi fenerleaks.wordpress.com/2012/01/27/3…temmuz-2011/
▶ 21:59 10 Temmuz 2011 Gerekirse gerçek mermi kullanabilirsiniz www.vidivodo.com/gerekirse-mermi-…ilirsiniz-anonsu
▶ 22:46 İlk UEFA açıklaması www.dw.com/tr/uefadan-kritik-f…as%C4%B1/a-15211684
▶ 24:20 Fenerbahçe’yi Avrupa’dan kim men etti? fenerleaks.wordpress.com/2012/01/23/u…fa-men-etti/
▶ 28:30 3.- Aziz Yıldırım’ın hapisten çıkışı ve sonrası
▶ 33:00 12 Mayıs 2012 12mayis-blog.tumblr.com/
▶ 37:05 Deniz Gökçe’nin yazısı www.futbolekonomi.com/index.php/habe…enerbahce.html
▶ 41:13 4.- Ali Koç’un seçilmesi
▶ 50:34 The Independent Comolli yazısı www.independent.co.uk/sport/football…-a8932816.html
▶ 1:01:07 5.- Bundan sonra ne olacak?

Müzikler:
www.youtube.com/audiolibrary/music?feature=blog
▶ Dan Lebowitz – Tiptoe Out the Back

İletişim:
▶ E posta: kesinofsayt@gmail.com
▶ Twitter: twitter.com/kesinofsayt

Podcast yayınlarımızı
▶ Spotify üzerinden open.spotify.com/show/4esjFYIeOZeFJDF0JRlKAa
veya
▶ Spreaker üzerinden www.spreaker.com/show/kesinofsayt
veya
▶ ITunes üzerinden itunes.apple.com/tr/podcast/kesin…d1448305424?mt=2
dinleyebilirsiniz.

3 TEMMUZ MANİPÜLASYONLARININ SONU YOK

leave a comment »

Fenerbahçelilerin yıllardır haykırdığı Cemaat’in gerçek yüzü ortaya çıkınca herkes itirafçılığa soyunmaya başladı. Ne var ki Cemaat kumpaslarındaki kendi rollerini unutturmaya çalışanlar itiraflarında bile saptırma ve manipülasyon yapmaya devam ediyorlar.

3 Temmuz Kumpası ile ilgili ilk önemli açıklama kumpasın medya ayağının başını çeken Hüseyin Gülerce’den geldi. Fenerbahçe’ye operasyonun nedeni sözümona Aziz Yıldırım’ın Cemaat’e yakın bir isme “ne işin var o adamın yanında” demesiymiş. Gülerce’nin bu açıklamadısına ex-Cemaatçi isimlerin bazılarından da dolaylı destek geldi. Zira işi şahsi boyuta indirgemek kendilerini sıyırmanın en kolay yoluydu.

Aynı Gülerce 6 Temmuz 2011 tarihinde Futbolun Dokunulmazları başlıklı yazısında;

Artık futboldaki Ergenekon’a da neşter vuruluyor. “Futbolda Ergenekon olur mu?” sorusu bugün anlamsız bir sorudur. Vesayet varsa, darbecileri vardır. Darbeciler varsa, medyaları, işadamları, çeteleri, kozmik adamları vardır. Vesayet, hukuk dışı örgütlenmelerle ayakta durur. Bu ülkede yüzyıldan beri vesayet rejimi var. Onun için hukuk dışılık her sosyal grubun, devlet aygıtının, anayasal kurumların içinde hükümferma olmuştur. Mücadele, vesayet ile demokratikleşme arasındadır. Bugün inisiyatif sivil iradenin elindedir. Vesayetin bütün ağaları, bu arada futbolun ağaları da kaybetmeye mahkumdur.

diyordu.

13 Temmuz 2011 tarihindeki konuyla ilgili ikinci yazısında ise “mesele Aziz Yıldırım meselesi değil” dediğini ise bugünlerde unutmuş görünüyor;

Mesele futbolda şike, çete meselesi değil. Mesele Aziz Yıldırım meselesi değil, Fenerbahçe meselesi hiç değil. Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor meselesi de değil. Kimse, sorumluluğunu unutup, taraftarı tahrik etmesin. Ergenekon davasını, Cumhuriyet mitingleri ile özünden saptırmak isteyenler nasıl umduklarını bulamadılarsa, futbol takımlarının taraftarlarını sokağa dökmeye çalışanlar da başarısız olacaklardır. Referandumdaki yüzde 58 ile seçimlerdeki yüzde 50’yi, iyi anlamak lazım. Ortada, demokratikleşme için sivil siyasete, AK Parti iktidarının reform ve özgürlüklerin genişletilmesi hamlelerine destek veren bir irade var. Başbakan Erdoğan, bu iradenin hakkını vermede kararlı görünüyor.

15 Temmuz 2011’de de doğrudan TFF’yi tehdit ediyordu;

Ergenekon Surundaki İkinci Gedik “Futbolda şike ve çete soruşturması, göreceksiniz daha neleri ortaya serecek. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’dan sonra, Beşiktaş Kulübü Teknik Direktörü Tayfur Havutçu’nun ve iki futbolcunun daha tutuklanması, büyük depremin de habercisi. Hepimiz hazır olalım, kelimenin tam anlamıyla futbolda yer yerinden oynayacak.Bazıları, depremin büyüklüğünü tahmin edemedikleri için ayağında top dolaştırıyor. Mesela Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) tavrı böyle. “Savcının iddianamesini bekleyeceğiz.” diyor. Diyor ama futbolcuların bazılarının şikeyi itiraf ettikleri manşetlere çekilirken, Federasyon’un o beklemenin altında kalmayacağını kim söyleyebilir? Dağdan bir kartopu yuvarlandı ve giderek çığa dönüşüyor. Yeni TFF, galiba kucağında bulduğu kor ateşin farkında değil. Şu anda liglerin zamanında başlaması bile tehlikede. Katılacak takımlar UEFA’ya bildirildi ama yer yerinden oynamaya başladığında o bildirimin ne hükmü olur?”

Şimdi sözcülüğünü yaptığı yapının güç kaybettiğini görerek saf değiştiren bu zatın dediklerine neden inanalım? O gün başka bir şeyin sözcülüğünü yapan, bugün kendisiyle yüzde yüz çelişen birisinin bugün kimin sözcülüğünü yaptığını nereden bilebiliriz ki?

11 Ağustos 2016 tarihinde Cemaat’in eski ‘futbol imamı’ olarak bilinen Said Alpsoy Fotomaç gazetesine bir röportaj vermiş. Artık ‘hayali röportajlara’ alışkın olduğumuzdan belli bir çekinceyle yaklaştığımız söyleşide şu sözler yer alıyor:

“Ben Paralel yapıdan ayrıldıktan sonra Pensilvanya’dan futbolculara talimat gelmiş: ‘Onun yüzüne hakaret edin, onunla görüşmeyin. Sen çok kötü biriymişsin diye söyleyin, hatta bunu hep beraber topluca yapın diye…’ Bunu bana Arif Erdem anlattı. Tabii ki böyle bir şey yapmadılar. Bu saydıklarımın hiçbiri kötü insanlar değildi. Bu yapının neler planladığını hiçbirimiz bilmiyorduk. Zaman geçtikçe ekonomik talepler artınca, jübile yapanların telefonları çalmaz olunca Gülencilerin de maskeleri düştü. Bu futbolculardan kimileri zamanla koptu, yollarını ayırdı. Kimi ayırmadı, ayıramadı. Kim samimi kim değil, nasıl anlarsınız? 15 Temmuz’daki kalkışmaya değil, 17-25 Aralık’taki darbe girişimi olduğu zamanki tavırlarına, sosyal medya paylaşımlarına bakarsınız.”

“2002 Dünya Kupası’nda Türkiye’nin dünya üçüncüsü olduğu dönemde benim de yönlendirmemle milli takımdaki bu yapıya mensup futbolcular aralarında şampiyona primlerini topladılar. Emre Belözoğlu, Okan Buruk, Hakan Şükür, Hakan Ünsal, Arif Erdem’in aralarında topladıkları 250-500 bin dolar civarında idi sanırım, 14 sene oldu tam hatırlamıyorum. Bu miktarı Arif Erdem, Pensilvanya’ya götürdü. Gülen önce almak istememiş ancak Arif parayı Cevdet Türkyolu’na vermişti. Gülen de daha sonra Arif’e methiyeler düzmüştü. Fatih Akyel’i de duyardım ama benden önceymiş. Sonrasında cemaatle bağı kopmuş sanırım. Benim dönemimde yoktu.”

“Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı kazanan kadrosundan bazı isimler cemaate bağlıydı: Arif Erdem, Hakan Ünsal, Hakan Şükür, Okan Buruk, Emre Belözoğlu. Bunlar hep el üstünde tutulurdu. Hepsi beni sayar severlerdi. Genellikle sabah namazlarında bir araya gelir, daha sonra futbolcuların evlerinde gider, dini sohbetler yapardık. Emre’nin o zaman yaşı küçüktü ama adı çok öne çıkıyordu. O dönemde şöyle bir olay olmuştu. Fatih Terim birkaç kez Emre’yi Florya’da odasına çağırıp biraz da tehdit eder bir üslupla “Fetullahçılarla ilişkini kes! Bunlar senin kariyerini bitirir, geleceğini karartırlar. Ben takımımda böyle bir yapılanmaya asla ve katiyetle izin vermem” diyerek uyarmış. Bunu bana yine futbolcular anlatmıştı. Emre de “Tamam hocam, peki falan” demiş.”

“İsmail Demiriz ile Uğur Tütüneker, bir işadamı ile konfeksiyon işine girmişti. Vatan Caddesi’ndeki işyeri daha sonra kebapçı oldu. Bu kebapçının Florya’da da bir şubesi açılmıştı. Bu kebapçıdaki yemekte şu an kaçak olan Ahmet Kara’nın yardımcısı olan Soner diye biri, ‘Pamuk eller cebe’ der gibi yapıyor ve ayaküstü bugünün parasıyla 40 bin TL topladı, ki bu miktar Cemaat için çerez parası gibi kalır.”

“Futbolda şike döneminde FETÖ’nün içerisinde yoktum ama aklımda kalan şuydu: Cemaat’te Hacı Kemal Erimez adında önemli bir isim vardı. Zaman Gazetesi’nin ilk alındığı dönemde yani 1987’lerde maddi sıkıntılar yaşanırken her ay onun elinden gazeteye 10 milyon TL civarında sübvanse yapılırdı. Bunu çok iyi biliyorum, çünkü kuryeliği birkaç kez ben yapmıştım. Hacı Kemal Erimez ölümünden sonra Cemaat tarafından aşağıdan gelenleri motive etmek için sistematik olarak efsaneleştirildi. O yıllarda Cemaat onun Fenerbahçe yönetimine girmesini istemişti. Sonrasını bilmiyorum ama Gülen böyle büyük bir kulüpte olunmasını istiyordu. Tabii ki sonrasında ne olacak, türlü yollardan ekonomik çıkar sağlanacak. O dönemin Fenerbahçe yönetimine birini soktular mı, bilmiyorum. Araştırılması gerekir.”

Bu sözlerden en ilgimi çeken “Fatih Terim birkaç kez Emre’yi Florya’da odasına çağırıp biraz da tehdit eder bir üslupla ‘Fetullahçılarla ilişkini kes! Bunlar senin kariyerini bitirir, geleceğini karartırlar. Ben takımımda böyle bir yapılanmaya asla ve katiyetle izin vermem’ diyerek uyarmış.” sözleri.

Bir zamanlar Cemaat’in baş sözcüsü, Aziz Yıldırım’ın bir sözü üzerine koca Fenerbahçe camiasına operasyon yapacak bir gözü dönmüşlükten bahsediyor. Bir zamanlar Cemaat’in ‘futbol imamı’ olan kişi de benzeri sözleri Fatih Terim’in de söylediğini belirtiyor. Ancak bahis konusu ‘kindar’ zat bu laflara kılını kıpırdatmıyor. Terim her devirde el üstünde tutulmaya devam ediliyor ‘futbol paydaşları’ arasında.

Ve bizlerden de bu hikayelere inanmamız bekleniyor.

İnanmıyoruz…

3 Temmuz sürecinin dirayetli lideri Aykut Kocaman’ın dediği gibi “gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır”.

Bizler ilk günde ne olduğunu biliyorduk. Şimdi de biliyoruz. Kimse yalanlarıyla kendini aklamaya çalışmasın. Hepiniz oradaydınız!

Ve hepiniz hesap vereceksiniz!

 

Written by kesinofsayt

11 Ağustos 2016 at 10:16

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ – 8 (ŞUBAT 2012)

leave a comment »

1 Şubat 2012 – Çarşamba

  • Fenerbahçe Spor Kulübü TFF Hukuk Kurulu Başkanı İlhan Helvacı’yı istifaya davet etti.
  • Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Kurulu Başkanı İlhan Helvacı, “Hukuka aykırı birşey yaptığımı düşünmediğimden istifa etmeyi de düşünmüyorum” dedi.
  • Kulüpler Birliği Başkanı Yıldırım Demirören, Süper Lig kulüp başkanlarını 7 Şubat Salı günü özel gündem maddesiyle toplantıya çağırdı.

2 Şubat 2012 – Perşembe

3 Şubat 2012 – Cuma

  • Samsun dönüşü Fenerbahçe kafilesini havaalanında karşılayanlar arasında Beşiktaşlı bir taraftar pankart açtı.

5 Şubat 2012 – Pazar

6 Şubat 2012 – Pazartesi

7 Şubat 2012 – Salı

  • Kulüpler Birliği TFF seçimi gündemiyle toplandı.
  • Ünal Aysal Cihan Kamer’in “transferde etik davranılmadığı” açıklamasına yanıt verdi.

8 Şubat 2012 – Çarşamba

  • Fenerbahçe Spor Kulübü Külüpler Birliği toplantısında Yıldırım Demirören’i TFF başkanlığına önerdiği yolundaki haberleri yalanladı.

9 Şubat 2012 – Perşembe

  • Mehmet Ali Aydınlar 32. Gün programına katıldı.
  • PFDK Beşiktaş maçındaki olaylar nedeniyle Fenerbahçe’ye 1 maç seyircisiz oynama cezası verdi.

10 Şubat 2012 – Cuma

  • Fenerbahçe Spor Külübü M. Ali Aydınlar’ın 32.Gün programındaki ifadelerini “acz içinde” diye yanıtladı.
  • Futbol Disiplin Kurulu Ocak ayı sonunda soruşturmada adı geçen isimlere 30 bin sayfalık iddianameleri gönderdi. 20 gün süre içinde savunmalarını talep etti.
  • CAS yargıcı Kısmet Erkiner Mehmet Ali Aydınlar’a cevap verdi.

11 Şubat 2012 – Cumartesi

  • Aralarında Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da bulunduğu 23’ü tutuklu 93 sanık hakkında açılan dava, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonunda görülecek. Şike davasına bakacak 16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Ekinci, sevgililer gününe denk gelen ilk duruşma öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı: “Takımları yargılamıyoruz”.

12 Şubat 2012 – Pazar

13 Şubat 2012 – Pazartesi

14 Şubat 2012 – Salı

  • Aziz Yıldırım Mehmet Ali Aydınlar’a hitaben bir mektup gönderdi: “Sözümüz sanadır!”
  • Tarihi dava Silivri’de başladı. Çok sayıda Fenerbahçe taraftarı Silivri’deydi.
  • Fenerbahçe Spor Kulübü’nin 327 sicil numaralı Yüksek Divan Genel Kurul üyesi ve basketbol şubesinin kurucularından, spor tarihçisi Cem Atabeyoğlu vefat etti.
  • Aziz Yıldırım: “Ne şikesi? Memleket elden gidiyor.”

15 Şubat 2012 – Çarşamba

  • “Futbolda şike” iddiaları üzerine aralarında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da bulunduğu 23’ü tutuklu 93 sanık için açılan ve Silivri’de görülen davanın ikinci günü sona erdi. Aziz Yıldırım’ın dilekçe vermesine rağmen İsveç’te yaşayan yanlış Hasan Çetinkaya’nın tapeleri iddianameden çıkartılmaması nedeniyle Mahkemede buna tepki gösterildi.
  • Aziz Yıldırım’dan Silivri’deki taraftarlara: “Bu soğukta üşümesinler, evlerine gitsinler. Çağlayan’a bekliyorum.”

16 Şubat 2012 – Perşembe

17 Şubat 2012 – Cuma

18 Şubat 2012 – Cumartesi

20 Şubat 2012 – Pazartesi

  • Çağlayan’da birinci gün
  • TFF başkanlığı için 21 aday başvurdu.
  • Galatasaray Demirören’in adaylığına tepki gösterdi.
  • İbrahim Akın’dan açıklama: “Savcıya yalan söyledim.”

21 Şubat 2012 – Salı

23 Şubat 2012 – Perşembe

  • Tarihi savunmadan notlar: “Bunu yapanları tarih yargılayacaktır.”
  • Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu, futbolcu Serdar Kulbilge ve antrenör Cengiz Demirel’in, şike ve teşvik primi eylemlerinde bulundukları şüphesiyle PFDK’nın verdiği idari tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine dair kararına karşı yaptıkları itirazı reddetti.
  • Galatasaray Kulübü’nün, Türkiye Futbol Federasyonu’nun 27 Şubat Pazartesi günü yapılacak Seçimli Olağanüstü Genel Kurulu’nda başkan adaylarından Ata Aksu’yu destekleyeceği öğrenildi.
  • Fenerbahçe Spor Kulübü Habertürk’e bağlı kişilerin tesislerine girişini yasakladı.
  • Yasemin Merçil: “Şikenin tarafları sonucu etkileyebilecek kişiler olmalı, Transfer şikesi diye bir kavram yok ”
  • Vatan Gazetesi Aziz Yıldırım’ın eşkal fotoğrafı için özür diledi.

24 Şubat 2012 – Cuma

  • Şekip Mosturoğlu ve Cemil Turan tahliye edildi. Diğer yöneticilerin tutukluluk hali devam ediyor.
  • Kararın ardından Çağlayan’daki Fenerbahçe taraftarına polis tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etti.

25 Şubat 2012 – Cumartesi

  • Eskişehirspor 2 – 1 Fenerbahçe
  • Trabzonspor, şike davası kapsamında tutuklu bulunan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve dün gece tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz’ın iddialarına internet sitesinden yayınladığı açıklama ile çok sert cevap verdi.

27 Şubat 2012 – Pazartesi

  • Yıldırım Demirören TFF başkanlığına seçildi.
  • Lig TV Muhabiri Ömer Güvenç; TFF Başkanı Yıldırım Demirören, Fenerbahçe’ye “Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nde (CAS) UEFA’ya açtığınız davayı geri çekin, 45 milyon Euro’yu Türkiye Futbol Federasyonu olarak biz karşılayalım” dediğini iddia etti. Ömer Güvenç bu sözünün de arkasında olduğunu söyledi.

28 Şubat 2012 – Salı

  • Fenerbahçe Spor Kulübü Fatih Altaylı’yı yalanladı.
  • Fenerbahçe Asbaşkanı Ali Koç CNBC-E canlı yayınına katıldı.

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 1 – (Temmuz 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 2 – (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 3 – (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 4 – (Ekim 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 5 – (Kasım 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 6 – (Aralık 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 7 – (Ocak 2012)

NEREDE UEFA’NIN SOPASI?

leave a comment »

1 Nisan 2012 tarihinde Trabzon’da oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe karşılaşmasının 41. dakikasında Fenerbahçe Christian Baroni’nin attığı golle 1-0 öne geçti. Ertesi gün pozisyonun ofsayt olup olmadığı hakkında “sallamalar” havada uçuşuyordu.

Ahmet Çakar – Sabah

Ve gelelim maçın en kritik anına. Aslında bu kritik an maçın dönüm noktası. Fenerbahçe’nin attığı golde yardımcı Serkan Ok ofsayt bayrağını kaldırdı. Ama Aydınus buna rağmen golü verdi. Pozisyon gol mü yoksa ofsayt mı? Bir oyuncu sadece ofsayt pozisyonunda diye ofsaytla cezalandırılmaz. Ya topa dokunacak, ya rakibe müdahalesi olacak, ya oyuna müdahalesi olacak ya kendi takımına avantaj sağlayacak. Top Caner tarafından oynandığında Cristian topa doğru koşuyor. Aynı anda Sow da sabit durmayıp ya da aksi yöne koşmayıp topun olduğu yere doğru kısa bir koşu yapıyor. Ve pas olarak atılmış bu top Sow’un ayağının birkaç santim önünden geçerek Cristian tarafından gol yapılıyor. Üstelik Sow bu koşuyu yaparken hemen geri dönen Trabzonsporlu Giray’ın koşu yolunu da belli oranda tıkıyor. Her ne kadar topa dokunmasa da Sow’un yaptığı hareket rakibe ve oyuna bir müdahale olarak algılanmalı. Dolayısıyla bu kadarından dolayı Fırat Aydınus hatalıdır.

Muhittin Boşat – Cumhuriyet

Fenerbahçe’nin kazandığı gol öncesinde top arkadaşının ayağından çıktığı anda Sow ofsayt pozisyonundaydı ancak topa dokunmamasına rağmen arkadan gelen Baroni’ye doğru koşarak rakiplerinin şaşırarak duraklamasına neden oldu ve yardımcı hakem Serkan Ok da Sow’un bu durumu için ofsayt bayrağı kaldırdı. Ancak Aydınus hatalı bir yorum yaparak yardımcısına bayrağını indirmesini işaret edip oyunu devam ettirdi ve Baroni topu rakip ağlara gönderdi. Bu pozisyonda re’sen oyunu devam ettirmek Fırat Aydınus için çok önemli bir yanlıştı.

Erman Toroğlu – Hürriyet

Önce Fenerbahçe’nin attığı gol. Ofsayt mı değil mi, tartışalım. Topun son oynandığı an; önce, topa yakın, net ofsayt pozisyonundaki Fenerbahçeli Sow hareket ediyor. Nereye doğru? Topa doğru. Pozisyonun içinde mi? Evet. Rakip defansı aldatıyor mu? Evet. Trabzonsporlu futbolcular, pozisyon ofsayt diye bırakınca, arkadan Baroni ofsayt olmayan pozisyonda geliyor ve güzel bir vuruşla golü yapıyor. Yoruma açık bir pozisyon. Benim yorumum; ofsayt.

Bülent Yavuz – Habertürk

Gelelim pozisyona; kural, “Ofsayttaki bir oyuncunun topa dokunması halinde ya da hareketlenmesi ile rakibe veya oyuna müdahalesi olursa bu oyuncu ofsaytla cezalandırılacaktır” der. Sow, top en son ayaktan çıktığı anda her yerden görülebilecek şekilde açık ofsaytta. Topla oynamıyor ama topa hareketleniyor. Arkadan gelen Cristian gol yapıyor. Hakem, Sow’u oyuna ve rakibe müdahale etmediği için dikkate almıyor ve bu yüzden gol veriyor. Oysa Sow topa hareketlenerek savunma oyuncularının topla oynamasına engel oluyor. Özellikle Trabzonlu Giray, Sow önünde olmasa topa net bir şekilde müdahale edecek durumda. Sow’un topun önünde durması Trabzonlu savunma oyuncusunun oynamasına yüzde yüz engel oluyor. Senegalli, aktif oyun içerisinde ve Trabzonlu savunma oyuncularına müdahale ediyor. Topun hemen yanında durarak da Cristian’ın topa vurmasına büyük bir avantaj sağlıyor. İşte bu yüzden kurala göre gol iptal edilmeliydi.

Markus Merk – Maraton:

Bana göre bu pozisyonda bayrak kaldıran yardımcı hakem haklı… Çünkü Sow burada kesinlikle ofsayt. Top ona doğru atılıyor ve o da topa doğru hareket ediyor.
Hareket edince de Trabzonsporlu futbolcuları yanıltıyor. Sow burda aktif pozisyonda. Yani net olarak Fenerbahçe’nin golü ofsayt.
Burda Fırat Aydınus’un kararı çok cesur ama, bu kararı yardımcısı Serkan Ok’a bırakmalıydı.

Hıncal Uluç – Fotomaç:

Yardımcı hakem, bayrak kaldırdığı halde Fenerbahçe’ye bir gol verdi, evlere şenlik… Buna eğer ‘Pasif ofsayt’ diyorsa hakemlik lisansı derhal iptal edilmeli. Çünkü bu adam hakemliği bilmiyor.
Pasif ofsaytın en basit kuralı şudur:
Oyuncu hareketlenmeyecek ya da topun aksi yönünde hareketlenecek.
Sowne tarafa doğru hareketleniyor?
Topa doğru… Topa doğru hareketlenen bir santrfor rakip savunmayı ve kaleciyi aldatır mı? O zaman nasıl pasif oluyor? Aktif olarak oyunun içinde olduğunu her haliyle gösteren bir adama ‘pasif’ diyor hakem ve buradan gol çıkıyor!

Trabzonspor Kulübü:

Böylesine zorlu bir karşılaşmada yediğimiz birinci golün ofsayt olması, (…)

Haydi Trabzonspor’unkini anladık. Ama bu isimlerden Bülent Yavuz, Ulusoy döneminin büyük kısmının MHK başkanı, hakem hocası idi. Diğer isimler de Türkiye’de yakın tarihin, en azından isim olarak, önemli hakemleri, yorumcuları. Hiç mi gelişmeleri, kuralları, yorumları takip etmezler? Uluç için birşey söylemeye gerek yok zaten 🙂
Bir de “yüzyılın hakemi, ulemalar uleması, büyük insan, muhteşem adam” Markus Merk var. Türkiye’ye gide gele o da “olmuş”…

Bu isimlerin bazıları “UEFA sopası”nı çok seviyorlar. O sevdikleri “sopa”yı UEFA kafalarına indirmiş bu sefer:

Milliyet, 04 Nisan 2012

Trabzonspor-Fenerbahçe maçının FIFA kokartlı hakemi Fırat Aydınus’a, Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Eğitimcisi ve UEFA Hakem Komitesi Üyesi Jaap Uilenberg’den özel teşekkür geldi.
Fırat Aydınus, Avni Aker Stadı’nda pazar akşamı oynanan karşılaşmanın 41. dakikasında Cristian Baroni’nin attığı golü, yardımcısı Serkan Ok’un, Moussa Sow için kaldırdığı ofsayt bayrağına rağmen geçerli saymıştı. Aydınus’un spor kamuoyunda tartışma yaratan bu kararı, UEFA Hakem Komitesi Üyesi Uilenberg’den övgü aldı.
Spor Toto Süper Lig maçlarını her hafta dikkatle takip eden Jaap Uilenberg’in, Merkez Hakem Kurulu yetkililerini arayarak pozisyonu doğru yorumladığı için Fırat Aydınus’a teşekkür ettiği ortaya çıktı. Hollandalı hakem hocası, Cristian’ın golle sonuçlanan pozisyonunun hakem seminerlerinde ders olarak gösterileceğini de bildirdi.
Jaap Uilenberg’in bu golün pasif ofsaytla ilgili birçok soruya yanıt olabileceğini düşündüğü ifade edildi.

Written by kesinofsayt

04 Nisan 2012 at 08:45

GAZETECİ NE İŞ YAPAR? – 2

leave a comment »

“Acar” gazeteci, “tarafsız” isim İbrahim Seten’in gözaltıların ilk gününde eski TFF başkanı Mahmut Özgener’le konuşması… Melih Gökçek’in “bir haftadır” Aziz Yıldırım’ı içeri alacaklarını söylediğini iddia ediyor Seten. Melih Gökçek operasyonu önceden haber almış mıydı? Operasyonu önceden bilen başka kimler vardı? Uzun süre sözleşme imzalamayıp, operasyondan birkaç gün önce sözleşme imzalayan futbol adamları, son anda gideceği kulübü değiştirip başka yere transfer olan futbolcular var mıydı bunu bilen?

Written by kesinofsayt

13 Şubat 2012 at 15:41

GAZETECİ NE İŞ YAPAR? – 1

leave a comment »

Habertürk Gazetesi spor müdürü Halil Özer (Galata Sarayı Efendiler kitabının yazarıdır aynı zamanda) ile TFF eski başkanı Mahmut Özgener arasındaki konuşmalar…

Konuşmalar 16 Nisan 2011 tarihinde, Fenerbahçe’nin 90+4’te direkten dönen topu tamamlayan Santos’un attığı golle Gaziantepspor’u 1-0 yendiği maçtan sonra gerçekleşmiştir.

Konuşmalar bu maçta yaşananların haricinde, Trabzonspor’un rakiplerinin oyunları hakkında ciddi ipuçları içermektedir.

Aşağıdaki konuşmada ise Trabzonspor’un Karabükspor’a Fenerbahçe ile oynayacakları maç öncesinde teşvik primi verme girişimi ile ilgili ipuçları var. Bugün ortada hakem, gözlemci, temsilci raporları yokken Etik Kurulu raporu ve kanaate dayalı karar isteyenler, “o gün” bunca şüpheye rağmen TFF’nin ilgili birimlerinin neden işlem yapmadığını açıklamak durumunda değiller mi? Mesela Lütfi Arıboğan, İlhan Helvacı, Yunus Egemenoğlu gibi isimler o günlerde TFF yönetiminde değiller miydi?

 

Written by kesinofsayt

13 Şubat 2012 at 13:32

ÖZEL HABER ‘TAHİR KUM’

leave a comment »

Sürekli ‘Tahir Kum Özel Haberi’ diyerek şişinen bir gazetecinin aslı…
Ismarlama haber!

Written by kesinofsayt

09 Şubat 2012 at 19:38