FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for the ‘Gazeteciler’ Category

HİÇ YÜZÜ KIZARMADAN EKRANLARA ÇIKMAYA DEVAM

leave a comment »

Bu tapedeki arkadaş (Ömer Güvenç) yayıncı kuruluşun önemli bir muhabiri. Her hafta en az bir, bazen iki karşılaşmada görev alan bir isim. Ama bir başkana, en önemli rakibinin basına kapalı antrenmanı ve dizilişi hakkında bilgileri sızdırmakta bir problem görmüyor. Bu tape ortalıkta olmasına rağmen çalıştığı kuruluş görevine devam etmesinde bir sakınca görmüyor.

Otu boku sağa sola jurnalleyen Galatasaraylılar, kendi aleyhlerinde çalışan bu zat hakkında seslerini çıkartmıyorlar…

Kolay gelsin!

Behçet Üstün

Written by kesinofsayt

20 Ocak 2012 at 20:24

Aziz Yıldırım, Ömer Güvenç, Tape kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

İŞTE ŞİKE DAVASINDA HASIR ALTI EDİLEN DELİLLER

leave a comment »

Geçtiğimiz 3 Temmuz günü gündemimize bomba gibi düşen Türk futbolunda şike iddiaları üzerinden aylar geçmesine rağmen sıcaklığını koruyor. Gün geçmiyor ki ortaya yeni iddialar atılmasın, futbol deyimi ile ilgili ilgisiz birileri bu topa girmesin.

Evet, 3 Temmuz gerçekten bazılarının dediği gibi Türk futbolunda bir milat olmuştur. Ekonomi, spor, siyaset yazarı, din adamı, aktif, emekli milletvekili, bakanı, edebiyatçısı, herkesin futbol ve hukuk ordinaryüsü kesildiği bir milat. Burada gözden kaçırılmaması gereken nokta ülkenin içerisinde bulunduğu siyasi iklimde cemaat/AKP ekseninde yer alan tüm güç odakları ve onların silahşorlarının ilk günden beri istisnasız bir şekilde Fenerbahçe Spor Kulübü ile onun başkanının karşısındaki cephede yer alması; Odatv, Ergenekon, Balyoz davalarından tanıdığımız yargısız infaz, kamuoyu manipülasyonu, dezenformasyon taktiklerinin eksiksiz şekilde uygulanması.

“Futbol basit bir oyundur” lafı sık kullanılan bir laftır. Doğrudur, zaten daha estetik ve yarışmacı sporlar olmasına rağmen dünyanın hemen hemen yer yerinde en sevilen spor olması bu yüzdendir. Ancak, Gökhan Gönül’e sol bek oyuncusu diyen kimselerin de futbol hakkında ahkam kesmesi kabul edilebilir bir durum değil.

Ne yazık ki sosyal bilimler ve spor sosyoloji ile psikolojisi gibi konulardan bihaber insanların toplumumuza, futbolumuza karşı işledikleri bu günahların bedelini yine bizler ödeyeceğiz. Zaten yaşanan siyasi olaylar nedeni ile bölünmüş, ayrıştırılmış olan toplum kendisine futbol üzerinden bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde yaşatılan travmalar nedeni ile telafisi zor bir şekilde cepheleşmiştir. Bu onarılması güç derin fay hattını yaratan başlıca çevreler ise Pennsylvania eksenli malum medya ile onların sözde liberal işbirlikçileri ve Wikileaks belgelerinde 05ANKARA3199 referanslı kriptodaki tanımı ile; AKP içerisinde yer alan “İstanbul-Karadeniz eksenli” oluşum (madde 7C).

Bunların dışında iktidar tarafından hortlatılan bölgecilik ve mikro-milliyetçilik duygusu ile hareket eden CHP’li Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu ve MHP’li Lütfü Türkkan gibi ülkemizin sözde muhalefet partilerinin temsilcilerinin hezeyanlarını hayretler içerisinde izledik, izliyoruz. İlginçtir bu siyasiler kendi liderleri hakkında fezleke çıkarılmışken, halkın iradesi hiçe sayılarak hapiste tutulan kendi milletvekili arkadaşları mevcut çarpık hukuk sistemi nedeniyle muzdaripken kelle ve kupa istemekte sakınca görmediler. Oysa devam eden hukuk süreci paralelinde Türkiye’deki apolitik kitlenin en azından bir bölümünü bu olay nedeni ile mobilize edebilirler ve bunu adalet sistemindeki çarpıklıkların düzeltilmesi konusunda bir baskı unsuru olarak kullanabilirlerdi.

Odatv davasından aşina olduğumuz ve 3 Temmuz sonrası hepimizin lügatine giren ‘tape’ yani telefon dinlemelerinden yapılan absürt çıkarımlara ‘Şike Davası’ iddianamesinde de rastlıyoruz. Ancak, rastlayamadığımız ve medya tarafından dillendirilmeyen Trabzonspor Kulübü ile ilgili olan ve bir kısmı iddianameden çıkarılan tapeler. Kamuoyunun nasıl manipüle edildiğini ortaya koyan bu kayıtlardan bazı örnekleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Tape1

Olayın siyasi boyutunu ortaya koyan sayısız diyalogdan biri Trabzonspor Başkanı Sadri Şener ile kulübün Asbaşkanı Nevzat Şakar arasında geçiyor. Hatırlayacağınız üzere Süper Lig’in şampiyonunun belli olmasının ardından Trabzon şehrinde henüz şike konusu ortada yokken TFF, AKP, Aziz Yıldırım ve Başbakan Erdoğan’a karşı protesto gösterileri yapılmıştı. Bu diyalogları bu bağlamda değerlendirince karşımıza çok ilginç bir tablo çıkıyor.

N.Ş: Sinan’ın bir fikri var ama anarşist anlamda bir fikir diyor ki şeyebaşbakana randevuyu iptal edelim diyor yani şey olur diyor daha çok tutuşurlar…

Şakar’ın ifadesinde net bir şekilde görüldüğü üzere Trabzon’un oy potansiyeli, Wikileaks belgelerinde belirtilen Karadeniz klikinin gücü başbakan ve iktidara karşı bir silah olarak görülüyor. Aynı dönemde yaşanan olaylar ise bu silahın kullanıldığını gösteriyor.

Aynı konuşmada Şener, böyle bir eylem sonucunda “Faruk biter”şeklinde konuşunca Şakar kendisini onaylıyor ve Şener “Erdoğan biter” diyor. Diyaloğun devamında Şener “Federasyon şeye gelir yahut da muazzam bir şekilde çok akıllı etmek lazım” şeklinde konuşuyor. Şakar ise Erdoğan Bayrak(tar)’ın “Trabzonspor şampiyon olamazsa 20 bin reyimiz gider” şeklinde konuştuğunu söylüyor ve Bayraktar’ın TOKİ başkanlığı döneminde yapılan Galatasaray Spor Kompleksi’ne atıfta bulunarak “bizi bu adam Galatasaray gibi yapar…” diye ekliyor.

Tape 2

Nevzat Şakar’ın “başkanım” diye hitap ettiği, Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu ile yaptığı telefon konuşması (Kayıt Sıra No: 3509) olayın siyasi şantaj boyutunu ortaya koyması açısından önem taşıyor.

N.Ş: … Biz burada bizi de parti olarak de şey yapabiliriz buradan istifade edebiliriz. Onun için ben seni aradım. Şimdi bu Başbakan’a yüklenelim, taraftarı bilmem neyi tahrik edelim. Siz o işi yapın, onu yapın abi.

X: Ben bir açıklama yapayım.

N.Ş: Yap abi parti olarak da yerel basını da…

Görüldüğü üzere Şakar, milletvekilinden parti ve yerel basın üzerinden gerekirse halkı tahrik ederek Başbakan’a baskı yapılmasını istiyor. Şakar aynı konuşmada “Yüklenin Başbakan’a, yüklenin ya!” diyerek serzenişte bulunuyor. X ise kendisine Erdoğan’ı protesto etmesi yönünde farklı yerlerden de baskı geldiğini söylüyor.

TAPE 3:

Bir başka dinlemede Nevzat Şakar’ın CHP’li Trabzon milletvekili Volkan Canalioğlu ile yaptığı konuşma yine kayıtlara geçiyor . Bir önceki kayıdın sonunda sözü edilen ve Başbakan’dan talep edilen 135 dönümlük arazi ile ilgili olması kuvvetle muhtemel olan konuşmanın başındaki kısımda Canalioğlu “Biz Trabzonsporuz. Biz her yer, bizim Kemal Bey de Başbakan olsa o yeri verecek bu da verecek” şeklinde konuşuyor. Şakar ise vekilden yerel medyaya açıklama yapmasını talep ediyor ve bu konuda bir partinin il başkanından olan taleplerini çeşitli isimler vererek anlatıyor. Canalioğlu ise bizzat Sadri Şener’in “mafyavari” bir adam olarak tanımladığı Şakar’ın talebi doğrultusunda açıklama yapacağını beyan ediyor.

Öte yandan siyasi gücü bir baskı ve şantaj aracı olarak kullanma durumu sadece CHP’li vekil ve Nevzat Şakar’ın konuşmalarında ortaya çıkmıyor. Halkı galeyana getirecek ve bunu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanma amaçlı komplo üzerinde partiler üstü bir konsensüs olduğu görülüyor. Nitelim bu tarz konuşma ve faaliyetler içerisinde bulunan kişiler arasında dinleme tutanaklarına göre Trabzonspor Basın Danışmanı Altuğ Atalay, kulüp Genel Saymanı Temel Kazancıoğlu ve CHP Trabzon eski İl Başkanı Cafer Hazaroğlu da var. CHP ve AKP’nin dışında Hazaroğlu, Koray üzerinden (MHP Trabzon vekili Koray Aydın olması muhtemel) Milliyetçi Hareket Partisi’ne “başka türlü girerim”şeklinde konuştuğu tespit ediliyor. Nedense ulusal basında dahi yer alan halkı galeyana teşvik eden bu komplo unutuldu, unutturuldu…

TAPE 4:

Akıl ve mantık sınırlarını zorlayan, davanın tarafsızlığına gölge düşüren temel unsurlardan en önemlisi tapelerden bazı kısımların çıkarılması. Bunlardan bir tanesi Trabzonspor Başkanı Şener’in yine Şakar ile yaptığı Spor Toto tarafından yapılacak bir ödemenin sağlanması için yine siyasetin bir baskı aracı olarak kullanılması için yaptıkları görüşme. Aynı görüşmede kafa karıştıran diğer bir husus talep edilen 6 trilyon TL’lik işin 1 trilyona bitirileceğinin söylenmesi. Böylesine önemli bir konunun tapelerden çıkarılmasını iyi niyetle izah etmek son derece güç. Bu para ödenmiş midir? Ödenmişse akıbeti ne olmuştur? Sözü edilen 5 trilyonluk fark nerededir? Şike davasından öte kamuyu ilgilendiren böylesine önemli bir husus hakkında neden hukuki bir girişimde bulunulmuyor?

N.Ş: Şey başka ne diyeceğim sana, 6 trilyon küsürlük bir şey çıkarttık.

S.Ş: İyi iyi.

N.Ş Faaliyet işte ne şey yaparsalar, sordum uşaklara ki bu neye bitirir, 1 trilyona bitiririz diyorlar.

S.Ş: Tabii biz onu biraz süsleriz de şimdi şurada önemli olan şu 12 Haziran seçimine kadar Faruk, Spor Toto vasıtası üzerine aldık aldık, ondan sonra genel müdür bize o parayı vermez.

N.Ş: Vermez tabii.

S.Ş: Bunları hep yarın konuşalım da, Faruk taksit maksit diyor yani. Seçim, seçimden sonra.

N.Ş: Hatta hatta ben gelirken şey de diyeceğim Adnan beye ki parayı biraz hemen seçimden önce ver gerisini de…

TAPE 5:

Olayın siyasi kısmını bir kenara bırakarak ilk günden beri Fenerbahçe’ye karşı oynadığı ligin son maçında şike yaptığı iddia edilen ve başkanı Mecnun Odyakmaz’ın halen tutuklu bulunduğu Sivaspor ile ilgili nedense dile getirilmeyen Trabzsonspor’un teşvik iddialarına değinelim.

Tapelerde Trabzonspor’un Sivas’a teşvik primi verme çabaları içerisinde öne çıkan isim Zeki Mazlum adlı bir şahıs. Bu şahıs kendi mahkeme ifadesine göre 2008 yılından beri Trabzonspor Kulübü’nün stad güvenliği işini yapıyor. Trabzon cephesi ilk başta bu şahısın kulüp ile bir ilgilisi olmadığını iddia etmesine rağmen daha sonra Sadri Şener ifadesinde Mazlum’un stat güvenliği işini verdikleri firmanın sahibi olduğunu teyit ediyor. Ancak, burada gözden kaçan bir unsur var. Başkan, nedense kulüp ve şahsının Mazlum ile olan ilişkilerini “Zeki Mazlum Trabzon’da yaşar. Güvenlik şirketi vardır. Trabzon’daki tek güvenlik şirketinin sahibidir” ve “zorunlu nedenler ile alternatifi de olmadığı için güvenlik işi kendisindedir” şeklinde konuşarak sanki zoraki bir ilişkiymiş gibi göstermek gereğini duyar. Oysa, basit bir Google taraması ile dahi bu sözlerin gerçekleri yansıtmadığı ve Trabzon’da faaliyet izin belgeleri ile birlikte birden fazla güvenlik şirketi olduğu gerçeğine ulaşmak mümkün. Ayrıca, Şener ifadesinde Mazlum’un “Trabzon’da mafyavari takıldığını” ve kendisini bu yüzden kulüpten uzak tuttuğunu, ilişkilerinin ise mesafeli olduğunu söylemiştir. Ayrıca başkan tapelerde Mazlum ile kendisi arasında geçen para ile ilgili konuşmaların ise Mazlum’un kulüpten olan alacakları ile ilgili olduğunu beyan etmiş. Bazıları gibi art niyet taşımadığımızdan Şener’in bu ifadesini kabul etsek dahi Trabzon şehrinde“mafyavari” bir kişi olduğunu söylediği Zeki Mazlum’un firması dışında güvenlik şirketi olmadığı şeklindeki gerçekleri yansıtmayan beyanının insanların yatak odalarına kadar giren tape hafiyelerince tespit edilip, dile getirilmemesi dikkat çekici bir durum değil mi?

Benzer şekilde 15.05.2011 tarihinde oynanan ve Fenerbahçe’nin 6-0 kazandığı Ankaragücü maçında açıkça Nevzat Şakar’ın Ankaragüçlü futbolculara menejer Mithat Halis ve futbolcu Aydin Toscali aracılığı ile teşvik girişiminde bulunulduğu ve bu eylemin içerisinde başkan Sadri Şener’in de yer aldığının anlaşıldığı iddia edilirken bu konuda yargı, medya ve kanaat önderlerinin sessiz kalması nasıl izah edilebilir?

Aynı müsabaka ile ilgili soruşturmada açıkça Sadri Şener’in Ankaragücü yöneticileri ile teşvik amaçlı görüşmeler yaptığı ve bu amaç doğrultusunda Ankaragücü kulübünde kiralık oynayan, bonservisi Trabzon’da bulunan Gabric adlı futbolcuyu “maçın sonucu istedikleri şekilde neticelenirse Ankaragücü’ne bedelsiz verilmesi vaadinde bulunduğu, bu suretle teşvik amaçlı anlaşma yaptığı anlaşılmıştır” denmesine rağmen bu husus neden kamuoyunun gözünden kaçırıldı?

Aynı konuda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek, Hamdi Akın, Sadri Şener ve Sani Şener arasındaki konuşmalar ve savcının iddiaları neden gündeme getirilmedi?

Yine savcı tarafından yapılan Trabzsonspor adına kulüp Başkanı Şener, Asbaşkanı Şakar ve Genel Saymanı Tarık Kozancıoğlu’nun “şampiyonluk mücadelesine girdikleri Fenerbahçe kulübünün oynayacağı bazı maçlardan önce, rakip takımın başkanları ve futbolcuları ile teşvik amacı ile görüşmeler yaptıkları anlaşılmıştır” saptaması neden “ince ince” hasıraltı edildi?

Benzer şekilde Fenerbahçe ile ilgili kişilerin kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda kullanıkları ‘tarım’ ve ‘inşaat’ ile ilgili kavramlar hakkında türlü tefrikalar yapanlar nedense Nevzat Şakar’ın ‘demir işi’ (Kayıt Sıra No: 3513, 3514 vs.) ile hiç ilgilenmediler.

Dönelim CHP’li vekil Canalioğlu’na. Söz konusu olan Fenerbahçe olunca etik konusunda mangalda kül bırakmayan bu şahsın Trabzonspor ile ilgili bir futbolcu transferine noterden geçmiş tarihli resmi belge çıkartılması konusunda adı geçtiğini Türkiye’de kaç kişi biliyor?

Fenerbahçe’nin şike yaptığının iddia edildiği son Sivaspor maçı ile ilgili Trabzonspor’un başta Zeki Mazlum olmak üzere iletişim tespit tutanaklarına geçen Sadri Şener, Mecnun Odyakmaz ve farklı kişiler ile yaptığı görüşmeler hangi nedenler ile kamuoyundan gizlendi? Örneğin Mazlum’un Sivas maçına yönelik konuşmasında kullandığı “Trabzonlu iş adamları 5 milyon dolar verir vallahi. Hele AK Parti teşkilatı Trabzon şampiyon olsun diye. Trabzon’da AK Parti teşkilatı…” cümleleri hangi kaygılar ve gizli ajandalar paralelinde ‘temiz futbol’ bezirganları tarafından sümen altı edildi?

Trabzonspor’un Sivas maçı ile ilgili teşvik girişimi iddiaları ile ilgili diğer bir husus ‘Cinci Hoca’ meselesi. Burada ilginç olan futbolcu İbrahim Akın’ın bir hoca ile yaptığı görüşmenin ülkenin en önemli köşe yazarlarının köşelerinde dahi yer bulmasına rağmen bu konunun burada sıralamaya çalıştığım birçok konu gibi hiç dile getirilmemiş olması. Sivaspor – Fenerbahçe maçının berabere bitmesi için ev sahibi kulübe teşvik verilmesi amacıyla kullanılacağı iddia edilen 300.000 TL’lik bir rakkamın telaffuz edildiği konuşmalar şüpheliler tarafından “büyü parası” olarak açıklanıyor ve nedense kimse bu konuyu irdelemiyor.

Sorulması gereken diğer bir soru ise bu süreçte yaşanan yargısız infaz ve kamuoyu manipülasyonların baş aktörü olan İbrahim Seten, Serhat Ulueren, Gökmen Özdemir ve Serdar Bali gibi ‘gazeteciler’ neden dinlemelere takılan kendi telefon görüşmelerini hiç gündeme getirmediği. Örneğin, cemaat ile ilişkisi herkesçe malum olan KanalTürk’ün, spor müdürü Ulueren’in Sinan Engin ile yaptığı telefon konuşmasında açık bir şekilde dile getirdiği Erman Toroğlu’nun Aziz Yıldırım ile olan husumeti nedeniyle kanal yönetimince Ahmet Çakar’a tercih edildiği şeklindeki beyanı neden hiç dillendirilmedi?

Benzer şekilde şike soruşturmasında Sivasspor’a teşvik primi verilmesi konusunda adı geçen “futbolcu satın alınıyor” şeklinde bir konuşması dinlemelere takılan (Kayıt Sıra No: 3312) Trabzonsporlu eski futbolcu, Trabzonspor Profesyonel Futbolcular Derneği Başkanı, spor yazarı ve yorumcusu Serdar Bali hangi etik anlayışı çerçevesinde TV’lere çıkartılıp konuşturuldu? Bundan daha önemlisi bu konuşmalar iletişim tespit tutanaklarında yer alırken hangi sebeple ve kimler tarafından iddianameden çıkartıldı?

Sonuç olarak burada sıraladığım gizlenen, gözden kaçırılan Trabzonspor ile ilgili iddialar, kullanılmayan, hasır altı edilen deliller ve şike davasındaki çarpıklıklar hakkında daha sayısız örnekler verebilirim. Ancak, ruhu ve vicdanı ekonomik, siyasi çıkarlar ile körelmemiş; mikro-milliyetçilik virüsü ile dimağları zehirlenmemiş, fanatizm belası ile adalet duygusunu yitirmemiş herkesin kafasında en azından bir soru işareti uyanması için bu kadarının yeterli olacağına inanıyorum.

Mevlana’nın;

“Adalet nedir? Ağaçlara su vermek.

Zulüm nedir? Dikeni sulamak”

dizelerini hatırlayarak oyuna gelmeyelim ve diken sulayan zalimlerden olmayalım…

K. Murat YILDIZ, twitter.com/kmyildiz

Odatv.com

BU DA “GAZETECİ”!

leave a comment »

Written by kesinofsayt

20 Ocak 2012 at 00:20

Gökmen Özdemir, Sadri Şener, Tape, Trabzonspor kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

SAMİ ÇÖLGEÇEN’DEN BOMBA GİBİ AÇIKLAMALAR

leave a comment »

Olay adam Sami Çölgeçen’den Sabahspor.com’a bomba açıklamalar!

Galatasaray’ın, 1991 yılındaki Banik Ostrava ve 1993 yılındaki Manchester United maçlarında şikeye aracılık yaptığı iddia edilen ve bu iddialar sonrasında Türkiye Futbol Federasyonu’nda (TFF) hala aktif olarak görev aldığı ortaya çıkan Çölgeçen, suskunluğunu Sabahspor.com’a bozdu. TFF’deki görevinden istifa eden Sami Çölgeçen şikeye aracılık yaptığı iddiasını ortaya atanları “vatan haini” olmakla suçladı!

İşte Çölgeçen ile yaptığımız olay yaratacak röportaj:

Türkiye Futbol Federasyonu’ndaki görevinizden istifa etmenizin nedeni neydi? Bu kararınızda Mehmet Ali Aydımlar ve Ahmet Çakar’ın açıklamaları etkili oldu mu?

Ahmet Çakar ile önceden ahbaptık. Ama şu anda Ahmet Çakar diye birisini tanımıyorum. Ahmet Çakar’ın karalama programı çerçevesinde görevimi bıraktım. Hem ben hem de federasyondaki arkadaşlarım zor durumda kaldı. Bu sebepten dolayı istifa etme kararı aldım. Onurlu bir şekilde istifa ettim.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar katıldığı bir programda sizin federasyonda görev aldığınıza dair bilgisi olmadığını söyledi. Bu doğru mu? Siz Aydınlar ile tanışıyor musunuz?

Mehmet Ali Aydınlar’ın söylediği sözler ile ilgili hiçbir fikrim yok. Zaten kendisini de tanımıyorum. Ne bir merhabalaşmamız ne de bir tokalaşmamız oldu. Bu yüzden benim o federasyonda olmadığımı bilmeyebilir.

Türkiye Futbol Federasyonu’nda ne kadar zamandır çalışıyorsunuz?
Türkiye Futbol Federasyonu’nda 20 senedir çalışıyorum. Çoğu zaman fahri olarak çalıştım. Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi gibi turnuvalarda TFF adına gönüllü olarak görev aldım. Şimdi ise dünya kupası için görevliydim. Ama yaşanan bu olaylardan sonra görevimden ayrılma kararı aldım.

Ahmet Çakar’ın sizin hakkınızda Galatasaray’ın 1993 yılındaki Manchester United ve 1991′de Banik Ostrava maçlarında şikeye aracılık yaptığınız iddiaları ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

Bu konu hakkında yorum yapmak istemiyorum. Bu konuları ortaya atanlar vatan hainidir!

Sabah

Written by kesinofsayt

05 Kasım 2011 at 04:41

ÇAKAR: YANLIŞ ANLAŞILDIM

leave a comment »

Eski hakem ve futbol yorumcusu Ahmet Çakar, dün bir panelde yaptığı konuşmanın basında farklı ele alınmasından dolayı açıklamalarda bulundu.

 

Dün Trabzon’da bir panelde konuşan Ahmet Çakar, “Normal şartlarda Trabzonspor 2010/2011 sezonunun şampiyonu. Şampiyonluğunuz hayırlı olsun” demişti. Bugün basında bu açıklamaları farklı şekilde algılanması ve gazetelere farklı yansıması üzerine Ahmet Çakar açıklama yapmak zorunda kaldı.

İşte Çakar’ın açıklaması;

“3 Kasım 2011 tarihinde Trabzon’da Spor Toto Süper Ligi 2010-2011 sezonunun şampiyonu ile ilgili söylemiş olduğum sözlerin yanlış anlaşıldığını üzülerek görüyorum. Konuşmamda “Normal şartlar altında Trabzonspor’un şampiyonluğu hayırlı olsun” demiştim. Bu sözlerle sadece Türkiye Futbol Federasyonu’nun Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne göndermeme kararının Trabzonspor’u fiilen şampiyon ilan ettiği anlamına geldiğini belirtmek istedim.

Bu görüşlerimin bugün bazı yayın organlarına maksadını aşan bir şekilde yansımış olması beni çok üzmüştür. Devam eden yargı süreciyle ilgili bir konuda açıklama yapmayacağım gibi, hiçbir zaman Fenerbahçe taraftarını yaralayacak bir söz de söylemek istemem. Yanlış anlaşılmaktan dolayı duyduğum derin üzüntüyü tüm spor kamuoyu ile paylaşmak isterim.”

Sabah

Written by kesinofsayt

04 Kasım 2011 at 04:53

Ahmet Çakar, Fenerbahçe, Trabzonspor kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

FENERBAHÇE ŞAMPİYON OLMAYACAK

leave a comment »

Spor yorumcusu Ahmet Çakar, ‘Ing Bank Bizbize Sohbetler’ toplantısında açıklamalarda bulundu.
ING Bank Kobi ve Ticaret Bankacılığı tarafından düzenlenen ‘Ing Bank Bizbize Sohbetler’ toplantısı Trabzon’da yapıldı. Toplantıya katılan spor yorumcusuAhmet Çakar, merakla beklenen futbolda şike iddialarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunup, “İddianame tamamlanmak üzere. Artık çok net söylüyorum, normal şartlar altında Trabzonspor geçtiğimiz yılın şampiyonudur” dedi.

Ing Bank Kobi ve Ticaret Bankacılığı tarafından düzenlenen ‘Ing Bank Bizbize Sohbetler’ toplantısının 9′uncu durağı Trabzon oldu. Saba Tümer’in sunuculuğunu yaptığı geceye, ekonomist Asaf Savaş Akat, Ing Bank Kobi ve Ticari Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yaprak Soykan ile spor yorumcusu Ahmet Çakar konuşmacı olarak katıldı. Toplantıya TrabzonsporBaşkanı Sadri Şener de katıldı.

ÇAKAR: “2010-2011 SEZONUN ŞAMPİYONU FENERBAHÇE OLMAYACAK”

Sunuculuğunu Saba Tümer’in yaptığı programda konuşan spor yorumcusuAhmet Çakar, futbolda şike iddialarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Futbolda şike iddialarına yönelik yürütülen soruşturmayla ilgili hazırlanan iddianamenin tamamlandığını belirten Çakar, “Normal şartlar altındaTrabzonspor geçen yılın şampiyonudur. Çok net söylüyorum. Artık iddianame hazırlanmak üzere. Eğer bundan sonra sıra dışı bir gelişme yaşanmazsa bu güzel şirin kentin şampiyonluğu kutlu olsun. 2010-2011 sezonun şampiyonu Fenerbahçe olmayacak. Bu bilgiler bana nasıl ulaştı derseniz burası Türkiye. Bir şekilde ulaştı. 15-20 gün sonra hepiniz göreceksiniz” dedi. Ahmet Çakar‘ın konuşmaları toplantı salonunda uzun süre alkış aldı. 

Sporx

Written by kesinofsayt

03 Kasım 2011 at 03:34

Ahmet Çakar, Fenerbahçe, Trabzonspor kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

MİLAT MI ŞİKE Mİ

leave a comment »

SABAH Yazarı Ahmet Çakar’ın dün sabaha karşı Twitter’da yazdıkları gündem yarattı… Çakar’ın 1993-94 sezonunda Galatasaray ile Manchester United arasında oynanan Şampiyonlar Ligi eleme turu rövanş maçı hakkında yazdıkları “20 yılda hakem hataları ve tuhaf işlerden 3 Büyükler fazlaca yararlanmış ama en çok da Galatasaray yararlanmıştır laflarımı tv’lerden çok duymuştunuz” diye başladı ve şöyle devam etti:

“Mesela her şey düzgün olsa idi; G.Saray İstanbul’da M.United’ı eleyip ilk kez Şampiyonlar Ligi’ne giremezdi. GS’lilerin milat dediği maçı siz bir de Sami Çölgeçen, Kurt Röthlisberger ve Adnan Polat’a sorun. Ağır iddia: Ben ve Sami Çölgeçen birlikte bir odaya gireceğiz. KURAN’ı da masaya koyacağız ve göz göze gelip en sevdiklerimiz üzerine yemin edeceğiz. Ben diyeceğim ki; 2 Kasım 1993 gecesini hatırlıyor musun Sami Abi? O soğuk geceyi… Hani Sarıyer Urcan’da yenilen balıktan sonra saat 24:00… Sami gözlerime bakıp ‘Eeee’ diyecek. Saat 24:00 sularında Kurt Röthlisberger sana “I can help you because tomorrow is very important for Turkey and GS” (Sana yardım ederim çünkü yarın Türkiye ve GS için çok önemli) dedi mi, demedi mi diyeceğim. Elimiz KURAN’da ve en sevdiklerimizin üzerine yemin ederek.

‘KOD ADI RAHMİ’
Mesela Erman’ın bir dönem FIFA hakemi olan Serdar Çakman-Adnan Polat ikilisini sizlere anlatmasını çok isterim. Aynı Kurt Röthlisberger Avrupa’da bazı takım ve milli takımların (Türk de var) hakem bağlama operasyonlarında kullanılmış ve İsviçre polisi tarafından yakalanmıştır. Türkiye operasyonlarında kod adı Rahmi idi. Ona bu kod adını bulan ve takan eski TFF Başkanı Levent Bıcakcı idi.”

3 Kasım 1993′te neler oldu?
Galatasaray ile Manchester United 3 Kasım 1993′te Ali Sami Yen Stadı’na Şampiyonlar Ligi’ne girebilmek için çıktılar. İngiltere’deki ilk maç 3-3 sona erdiği için golsüz beraberlik bile temsilcimizi Şampiyonlar Ligi’ne taşıyordu. Eric Cantona, Roy Keane, Bryan Robson, Peter Schmeichel gibi yıldızların forma giydiği Manchester United’ı golsüz beraberlikle eleyen Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’ne giren ilk Türk takımı olurken, UEFA ertesi sezon statüyü değiştirip 8′den 16 takımlı formata geçmişti.

CANTONA ATILMIŞTI
Maç bittikten sonra kırmızı kart gören Cantona, hakem Röthlisberger’i maça az uzatma eklediği için çok sert eleştirmiş ve 4 maç ceza almıştı.

Ömürboyu men cezası
Kurt Röthlisberger, 1990′ların başında en önemli hakemlerden biriydi. 1951 doğumlu olan İsviçreli, ülkesinde 1990′dan 1994′e kadar beş yıl üst üste en iyi hakem seçildi. 26 Mayıs 1993′te Marsilya-Milan Şampiyonlar Ligi finalini yönetti. 1994′te ABD’deki Dünya Kupası’nda Almanya-Belçika maçındaki yönetimi sonrası ülkesine gönderildi. 30 Ekim 1996′da Grasshoppers-Auxerre Şampiyonlar Ligi maçı öncesi İsviçre ekibinin menajeri Erich Vogel’a 100 bin İsviçre Frangı’na hakemi ayarlayabileceğini söylediği gerekçesiyle UEFA’nın soruşturmasına uğradı. 11 Nisan 1997′de UEFA ve FIFA faaliyetlerinden ömür boyu men edildiği açıklandı.

Sabah

Written by kesinofsayt

05 Eylül 2011 at 04:59