FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for the ‘Mehmet Berk’ Category

KESİNOFSAYT PODCAST 25

leave a comment »

Teşekkür: Podcast yayınlarımızı siteleri üzerinden paylaşarak bize destek veren medyascope.tv/ ekibine teşekkür ederiz.

Bu bölümde:

▶ Fenerbahçe 1998 – 2019: Neredeydi, neler oldu, bundan sonra ne olabilir?

Timecode:
▶ 02:15 Metin Aşık’a Allat’tan rahmet diliyoruz
▶ 03:17 1-Aziz Yıldırım İlk Dönem
▶ 09:11 Celal Doğan’ın açıklamaları www.hurriyet.com.tr/futbolda-tekeli…k-sart-38560022
▶ 09:53 Fenerbahçe M. United’ı geçti www.haberler.com/fenerbahce-futbo…ilk-turk-haberi/
▶ 10:48 2009 Deloitte futbol para ligi www2.deloitte.com/content/dam/Delo…-league-2009.pdf
▶ 11:07 L’Expansion Dergisi haberi www.haberler.com/fransiz-ekonomi-…-2718212-haberi/
▶ 12:20 2- 3Temmuz Darbesi
▶ 16:20 3 Temmuz Kronolojisi fenerleaks.wordpress.com/2012/01/27/3…temmuz-2011/
▶ 21:59 10 Temmuz 2011 Gerekirse gerçek mermi kullanabilirsiniz www.vidivodo.com/gerekirse-mermi-…ilirsiniz-anonsu
▶ 22:46 İlk UEFA açıklaması www.dw.com/tr/uefadan-kritik-f…as%C4%B1/a-15211684
▶ 24:20 Fenerbahçe’yi Avrupa’dan kim men etti? fenerleaks.wordpress.com/2012/01/23/u…fa-men-etti/
▶ 28:30 3.- Aziz Yıldırım’ın hapisten çıkışı ve sonrası
▶ 33:00 12 Mayıs 2012 12mayis-blog.tumblr.com/
▶ 37:05 Deniz Gökçe’nin yazısı www.futbolekonomi.com/index.php/habe…enerbahce.html
▶ 41:13 4.- Ali Koç’un seçilmesi
▶ 50:34 The Independent Comolli yazısı www.independent.co.uk/sport/football…-a8932816.html
▶ 1:01:07 5.- Bundan sonra ne olacak?

Müzikler:
www.youtube.com/audiolibrary/music?feature=blog
▶ Dan Lebowitz – Tiptoe Out the Back

İletişim:
▶ E posta: kesinofsayt@gmail.com
▶ Twitter: twitter.com/kesinofsayt

Podcast yayınlarımızı
▶ Spotify üzerinden open.spotify.com/show/4esjFYIeOZeFJDF0JRlKAa
veya
▶ Spreaker üzerinden www.spreaker.com/show/kesinofsayt
veya
▶ ITunes üzerinden itunes.apple.com/tr/podcast/kesin…d1448305424?mt=2
dinleyebilirsiniz.

FENERBAHÇE VAZGEÇMEDİĞİ İÇİN FENERBAHÇE’DİR!

leave a comment »

Bugün Türkiye’de hayata hangi yönden bakıyorsa baksın hemen herkesin kabul ettiği bir gerçek var; ülkede iktidar -aralarında paylaşım sorunları olsa da- AKP ve Cemaat tarafından paylaşılmakta. Genel uygulamalar da buna işaret ediyor.

Türkiye’de maalesef, bırakın muhalefet etmeyi, biat etmeyenler dahi sadece polis fezlekesine dayanarak tutuklanabiliyor, aylarca, yıllarca hapis yatabiliyor. “Sadece polis fezlekesi” derken abartmıyoruz. Polis fezlekeleri ile savcılık iddianameleri artık birebir aynı Türkiye’de. Bağımsızlığı “yetmez ama evet” Anayasa’sı ile yokedilmiş yargı ise neredeyse sadece bir noterlik makamı gibi çalışıyor. Polis fezlekelerinde hasbekader ortaya çıkan “hata”lar ise “sehven” olarak adlandırılıyor. Bir davanın kaderini etkileyecek öneme haiz bu “sehven”ler yargı tarafından ciddiye bile alınmıyor, geçiştiriliyor.

Bu girizgahı neden yaptım? 2013 Ağustos’unda başbakana atfen şu sözler medyaya düştü ve yalanlanmadı:

“Bir savcı 3 polisle hizmeti terör örgütü kapsamına sokarız”…   ( http://www.radikal.com.tr/politika/gulen_cemaatinden_iddialara_sert_yanitdarbe_planlarini_hatirlatiyor-1146039 )

Bu sözlerin ülkedeki sistemin nasıl işlediğini göstermesi açısından önemli. Sizin suçlu olup olmamanız önemli değil, bir savcı ve üç polis hayatınızın karartılması için yeterli…
Hele ki bu uygulamayı ülkedeki en güçlü örgütlenmelerden birisine karşı dahi yapabilecek bir gücün daha zayıf kişilere / kurumlara neler yapabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Gelelim 3 Temmuz Darbesi’ne…

İki yılı aşkın bir geçmişi olan olayları yinelemenin bir anlamı yok. Çok yazıldı, çok çizildi ve daha da çok çarpıtıldı / çarpıtılıyor. UEFA Disiplin Komitesi ve CAS kararının “Avrupa’nın da şikeyi kabul ettiği” algısını yaratmaya çalışıyor ilk günden beridir bu operasyonun – bilnçli ya da bilinçsiz – içinde olanlar. Oysa gerçek çok daha basit; Avrupalı kafası hukuka ve adalete “dafault” olarak güvenir. Dolayısı ile AB aday ülkesi olan Türkiye’de de hukukun işlediği varsayılıyor. Salt polis fezlekesinin kabulünden ibaret duruşma ve kararın da gerçek bir “yargılama” olduğu düşünülüyor. Fenerbahçe’nin (ve Beşiktaş’ın) UEFA ve CAS’a anlatamadığı da bu oldu ne yazık ki.

Türkiye’de sürdürülen davanın birçok açıdan eleştirisi yapıldı Fenerbahçeliler tarafından. Aslında bu cümleyi yazmak bile acı veriyor. Doğrusu “hukuku, adaleti savunanlar tarafından” olmalıydı, ama ne acıdır ki aynı polisin, aynı savcıların, aynı mahkemelerin, aynı yöntemlerle sürdürdüğü başka davalara tepki veren, futbolu ancak Gezi Direnişi ile keşfeden “aydın”ların “Şike Davası”na bakışları benzeri diğer davalara göre tümüyle ters ya da görmezden gelmeyi tercih etmek şeklinde. Burada taraf/taraftar olmak dışında, Aziz Yıldırım “kişiliği/tavrı”na nefret duymaları ya da kaotik ve anlamadıkları futbol taraftarları arasındaki kavgalara girmeme kaygısı da rol oynuyor olabilir. Ancak tercihleri ve davranışları son derece iki yüzlü…

Davanın tüm yönlerini ele almak, adım adım yürümek hem çok geniş bir zamanı kapsayacağından, hem de uzmanlık alanımız olmadığından, hem de çokça tartışılmış olduğundan burada yapacağımız birşey değil. En azından bugün için. Ancak aradan çok zaman geçtiği için önemli gördüğümüz ana kırılma noktalarını ve art niyeti gösterecek noktaları tekrarlamak istiyorum.

Sadece unutanlara ve bugün mücadeleden bıkan, pes etme noktasında olanlara bir hatırlatma!

  • Öncelikli soru şu: emniyet uzun süreli teknik ve fiziki takip ile şike/teşvik kanaatine vardıysa, para transferi, hatta el değiştirmesini dahi izleyebildiyse neden suçüstü yapmadı? Bu soruya sağlıklı bir yanıt asla verilmedi bugüne kadar. Hatta “sağlıksız” bir yanıt bile verilmedi. Böyle bir soru yok sayıldı.
  • Emniyetin 19 maçta şike ve teşvik primi var iddiası havada kaldı. Ki polisin böyle bir “yargıya” varma hakkı yoktu.
  • Aziz Yıldırım, Cumhurbaşkanı’na yazdığı mektupta savcı Mehmet Berk’in “Fenerbahçe’nin şampiyon olmaması halinde soruşturma açmayacağını söylediğini” iddia etti. Peki Fenerbahçe bir yıl önce şampiyonluğu Bursaspor’a kaptırmasa soruşturma açılacak “malzeme” var mıydı? Ortada bir “suç” varsa bunun şampiyonluktan bağımsız soruşturulması gerekmez mi?
  • Savcı Mehmet Berk, kendisinin yolladığı kısıtlı bilgilerle hazırlanan Etik Kurulu Raporu’nu neden istedi? Kendisinde daha detaylı bilgiler vardı.
  • Mahkemede okunan iddianame ile avukatlara verilen iddianame arasında neden fark vardı?
  • 14 – 18 Şubat 2012 tarihleri arasında yapılan ilk dört duruşmada savunmanın itirazına rağmen mahkeme heyeti, herkesin bildiği iddianameyi dört gün boyunca okuttu. Duruşmanın kalanında sanıkları sürekli “süre azlığı” nedeniyle uyarıp, savunmaların kısa tutulması konusunda baskı altına aldı. Oysa savunmalar çok önemliydi. Gerçi sonradan anlaşıldı ki heyetin savunmalarla hiç ilgisi yoktu. Hüküm zaten “fezlekelerde” verilmişti.
  • Mahkeme heyeti, savunma tanıklarının çağırılmasını sürekli engelledi. Buna karşın konunun tümüyle dışında olan ve akli melekelerinde problem bulunan Cihan Oskay’ın Muğla Cezaevi’nden getirtilmesine onay verdi.
  • MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) Fenerbahçe’nin tüm mali kayıtlarını inceledi. Şüpheli bir para hareketine rastlamadı. Peki şike/teşvik öpücükle mi yapıldı?
  • En önemli soru: Fenerbahçe şikeyi kiminle yaptı?

Sadece bu ana noktalar operasyonun tümüyle art niyetli, manipülatif ve asılsız olduğunu ortaya koymaya yetiyor. Ancak ne yazık ki iki küsür yıldır sürdürülen psikolojik savaş bazı Fenerbahçelileri bile yıldırmış halde. “Konu kapansın da nasıl olursa olsun” noktasında olan sarı lacivertlilerden bunca zamandır yaşananları hatırlamalarını ve yukarıdaki soruları bir kez daha düşünmelerini rica ediyorum.

Pes eden vazgeçer…

Oysa Fenerbahçe vazgeçmediği için Fenerbahçe’dir…

Written by kesinofsayt

03 Eylül 2013 at 11:31

Fenerbahçe, Mehmet Berk kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

İDDİANAMEDEKİ MALİ HESAP YANLIŞLIKLARI

leave a comment »

www.riqfutbol.com adresindeki bir yazı, Aziz Yıldırım’ın iddianameyi “iddialar yığını” şeklinde tanımlamasını çok haklı çıkartıyor. Bu iddialar yığınının nasıl baştan savma (art niyetli demek istemiyorum) hazırlandığının onlarca örneğinden biri tanesi bu. Hesap uzmanı değilim. Ancak yazı o kadar güzel bir dille yazılmış ki, çok rahat anlaşılıyor rakamlar. Mutlaka tavsiye ederim. Buyurun…

Written by kesinofsayt

16 Şubat 2012 at 15:08

Mehmet Berk kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

#FENERBAHÇELİSORUYOR

with one comment

Bugüne kadar birçok başarılı videoya imza atan Casual Project (Evren Topaloğlu – twitter.com/evrentopaloglu / Sinan Demir – twitter.com/Demir_Sinan / Emre Çakmak – twitter.com/emreckmak ) mahkemeye çok az kala yine harika bir işe imza atmışlar.

Bu videodan esinlenen Fenerbahçeliler de bugün twitter’ı soruya boğdular. İşte sizlere bu sorulardan bir derleme:

#fenerbahcelisoruyor Dünyada tutuklandıktan sonra ilk mahkemeye çıkması 227 gün süren çağdaş bir ülke var mı ? by @tolgazengin

#fenerbahcelisoruyor Bursaspor’un hamisi bakan Faruk Çelik, TS’nin ŞL’den aldığı 30 milyon$’ı neden istemiyor? O tapelerle ŞL’ye mi gidilir? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor Zekeriya ÖZ’ün başlattığı hangi soruşturmada somut delil ele geçirildi, hangi dava karara bağlandı. by @ozlumertt

#fenerbahcelisoruyor devleti bes trilyon dolandiran sadri sener ince ince desteki nerden almistir. neden bu paranin akibeti sorulmamakdadir by @muratbul1907

#fenerbahcelisoruyor 12 takım 19 maçta 3 tanecik futbolcuyla mı şike yaptı, Korcan, İ. Akın, İskender 132 futbolcuya bedel iş mi yaptılar? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor MİT davası savcısı hemen görevden alınırken,sayfalarca tape basına servis edilen şike davası savcısı niye hala görevde? by @tolgazengin

#fenerbahcelisoruyor Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek ? Basın Kadıköye nasıl girecek ? by @fenerbahcenins2

#fenerbahcelisoruyor eğerbişey yoksa neden cezaevnde diyenlre adnan menderesi deniz gezmişleri asanda bu ülkenin hakimi ve mahkemesi dğlmydi by @demarcoxx

#fenerbahcelisoruyor Helvacı nasıl oluyorda hala görevde kalabılıyor???  by @zerdacal

#fenerbahcelisoruyor 6222 değişim sonrası meclisten geçtiğinde Aziz Yıldırım yasası diyenler dünkü MİT yasası adına neden susuyor?? by @demarcoxx

#fenerbahcelisoruyor gizlilik ihlal edildiği halde savcı neden gorevden alınmadı ? by @anntirikot

#fenerbahcelisoruyor UEFA ya gönderilen ilk iddianamede Göksel gümüşdag yokken,ikinci iddianamede var,hayirdir …  by @kinyas1907

#fenerbahcelisoruyor Korcan’a araba alındığı söylendi sonra ortaya çıktıki ablasına alınmş.daha sonra öğrenldi ki Korcanın ablası dahi yktu. by @MGTRKMN

#fenerbahcelisoruyor Lütfü istifa ederken dediği belgeleri açıklayacak mı ? @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor Aziz Yıldırım’ın evinden çıkan silahlara ne oldu? by @emreckmak

#fenerbahcelisoruyor Korcan’ın olmayan kız kardeşine alınan mini cooper nerede ? by @esra_karaoglu

#fenerbahcelisoruyor Operasyon neden seçimlerden sonra yapıldı. by @Fenerist__

#fenerbahcelisoruyor Sadri Şener suçsuzsa neden yurtdışı yasağı kondu,Karakollara gidip imza attı? by @FENERBAHmEt

#fenerbahcelisoruyor Aziz yıldırımın evinde bulundu denen silahlar nerede ?  by @fbhaber

#fenerbahcelisoruyor “Aziz Yildirima yapilan muameleden haberdarmisiniz?Avukatlariyla gorusturulmuyor biliyormusunuz?Bunu duzeltecekmisinz?” by @aAdvo

#fenerbahcelisoruyor Tapelerde O. Peker’in sınavı geçtiğini duyunca sorular çalınmış, sınav tekrarlanmalı diyen Ş. Mosturoğlu neden içeride? by @fenerinmacivar

#fenerbahcelisoruyor Neden suçüstü yapılmadı,toplnn delillr hukuka uygun mu?Neden seçim sonrsı beklndi?Emnytte iddia oynndı mı by @onurktk_

#fenerbahcelisoruyor ee 19 maçta şike var ama silivriye neden sadece fenerbahçe taraftarı gidiyor? ne pis la bu fenerliler.. by @geronimoapo

#fenerbahcelisoruyor kupayı hala istiyomusun sadri? by @semaankarali

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçeliler konuşurken adaleti etkilemek oluyor da diğerleri konuşunca neden olmuyor? by @minecuca

#fenerbahcelisoruyor polis fezlekelerini soruşturma safhasında Mehmet Baransu’ya kim sızdırdı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Ts kendini temiz hissederek “kupa kupa” diye bağırırken, Bjk neden bu kadar suskun kaldı ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor wikileaks belgelerındeki hukumet trabzonspor iliskileri duyarlı turk medyasının neden ilgisini cekmedi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Mahmut Özgener, nereye kayboldu ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor yanlıs hasan cetınkaya’yı dinleyıp onun konusmalarından sike sonucu cıkaran savcılıgın ıddıanamesıne ne kadar guvenılır by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Tayfur Havutçu 6 ay içeride tutuldu, pardon mu denecek? Beşiktaş neden suskun? Önemli değil mi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Mehmet Ali Aydınlar dün neden Mehmet Baransu ile beraberdi. by @ozlumertt

#fenerbahcelisoruyor son 5 maçın sonucunu biliyorduk diye medyaya sızan haberleri yalanlamak için neden 50 gün beklendi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Bütün özel üniversite kampüsleri dağ başındayken Acıbadem’e neden şehrin göbeğinde kampüs verildi? by @gevezecadi

#fenerbahcelisoruyor bu yaşatılanların hesabını SANDIKTA SORMAYACAĞIMIZI MI SANDINIZ? by @12numaraorg

#fenerbahcelisoruyor şike olduğu söylenen 19 maçın gözlemci raporlarını görebilir miyim? Sahaya yansımamış şike nasıl gerçekleşmiş olabilir? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor Şike yaptıysak neden düşürmüyorlar ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor Milletvekili Şamil Tayyar, Cumhurbaşkanı’na MİT için yasa değişmesin diye mektup yazdı mı?” by @akgulkadir

#fenerbahcelisoruyor Mecnun Odyakmaz’in Zeki Mazlumun tum girisimlerine ragmen şikeye karşı duruşu neden cezalandirildi  by @tozasor

#fenerbahcelisoruyor 90+4. Dakikada Santos’un gol attigi Antep macından bır gun önce Sadri ile Tolunay otelin lobisinde ne konuştu!? by @uur11

#fenerbahcelisoruyor 2 Temmuz günü hangi sebeple Başbakan’a brifing verildi? Yargı yürütmeden izin almak zorunda mı? Utanmadınız mı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor NASIL KOYDU AYKUT KOCAMAN??? by @RedBurcu

#fenerbahcelisoruyor 10 Temmuz günü Bağdat Caddesinde sonra Lefter’in cenazesinde duydukların hoşuna gitti mi? (O kendini biliyor) by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Mehmet Ali Aydınlar, Aziz Yılmaz ve Hakan Bilal Kutlualp ile görüşme yapmışmıdır yaptıysa bu görüşmenin amacı nedir ? by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor aziz yıldırım’ın evinde arama yapıldıktan sonra sanki silahlar onun evinden çıkmışcasına video montajını kimler yaptı? by @Aziz_Baskan

#fenerbahcelisoruyor kişiye özel yasa olmaz diyen Cumhurbaşkanı örtülü ödenekten bir kulübe para aktarılması karşısında neden suskun? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Cornu’ nun hukuk şirketini kim çalıştırıyor ve bu hukuk şirketinin dava ile ne alakası var ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor sike operasyonua sizofreniyle alakası nedir ? Rakip futbolcu yok, hakem yok. Fenerbahce sıkeyı kendi kendınemı yapmıs by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor ”Mustafa Kemal’in askerleriyiz.”dediğimiz içinmi bu ince ayar meselesi by @gkhanbiliz

#fenerbahcelisoruyor Lütfi aribogan neden her TFF yönetiminde var??? Yoksa MİTçimi?? by @kdrdmrdr

#fenerbahcelisoruyor Bir galatasaray başkanına “20 milyon gs’li AKP’ye oy verdi” dedirttiren o büyük “kurgu” nedir? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor kopyala yapıstır iddianameye guvenmiyoruz. Telefon gorusmelerının tamamı nerede, imha edildikleri dogru mu by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor AZİZ Yıldırım’ın emniyetteki fotografını sızdıranlar hangi cezaya çarptırıldı gorevden alındılar mı by @tota1907

#fenerbahcelisoruyor wikileaks belgelerındeki hukumet trabzonspor iliskileri duyarlı turk medyasının neden ilgisini cekmedi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor 19 maçta şike vardı, iddianamede tenzilata gidildi. Fazlasını iddia edenler meslekten men edildi mi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor talepleri iddianameden önce kimler basına sizdirdi ist başsavcısı mit operasyonundaki hassasiyeti neden göstermedi by @esracestan

#fenerbahcelisoruyor polis fezlekelerini soruşturma safhasında Mehmet Baransu’ya kim sızdırdı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor yemekler yendı agırlık coktu alkolde alındı soylenenler yanlıs olabilir sacmalıgıyla bır kulubun kaderi cizilebilir mi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor “sanat eseri soruşturma” yapanlar MİT müsteşarına PKK’lı dediği zaman geçmişte söylediklerinizden hiç mi utanmadınız?  by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Fatih TERİM resmi imzayı atmak için 2 Ağustos tarihini beklemesi tesadüfmüdür ?  by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor madem 200-300bin dolara maç satacak şerefsiz dolu,Fenerbahçe sonucu belli maçlar için 12 milyon euro prim neden ödedi? by @1907Eko

#fenerbahcelisoruyor özellikle savcıya soruyorum transfer şikesi nasil oluyor (6s nin yaptıkları transfer şikesi degilse nedir) by @tota1907

#fenerbahcelisoruyor geçen sene fb-antep maçı öncesi sadri şener hangi maksatla antep kampını ziyaret etti ?  by @fener_RM

#fenerbahcelisoruyor Emenike’yi en çok suçlayan Bülent ATAMAN neden ifadeye çağırılmamıştır ? by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor bejeke ve tese nin ne işi var avrupada? Onlara aklanma garantisimi verildi? by @gamzeb1907

#fenerbahcelisoruyor MİT müsteşarından PKK’lı, kitaptan bomba yaratan Baransulu akıllarla lince kalktığınız için hiç utanmayacak mısınız? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor FB kulübünü, leş yiyicilerine bırakacağımızı,gerçekten düşünen var mı… by @kinyas1907

#fenerbahcelisoruyor cemaat yayın organları taraf ve zaman gazetelerinin futbola birdenbire ilgi duymaya baslamasının nedeni nedir by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Giresunspor’un kulübünde bulunan silahlar neden Aziz Yıldırım’da yakalanmış gibi gösterilip ilişiklendirildi.!? by @bin900yedi

#fenerbahcelisoruyor Şike veya teşvik olduğu iddia edilen 19 maçta yazılan gözlemci raporları nerede?  by @EdaGlbrkSy

#fenerbahcelisoruyor Metriste bir gece yarısı “aman savunmanda bize dokunma” diyenler kimlerdi? by @avukatfb

Bu sorular da @FENERLEAKS tarafından:

#fenerbahcelisoruyor Melih Gökçek’in dinleme aracı var mı?

#fenerbahcelisoruyor Mahmut Özgener neden saklanıyor? Neden konuşturulmuyor?

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçe TFF’den para çekip şike yaptıysa parayı veren suç ortakları neden dışarıda?

#fenerbahcelisoruyor A. Yıldırım’ın aylarca süren teknik takipte hemen herkesle tapesi varken, yöneticilerinden MAA ile neden bu kadar az  konuşması var? A.Yıldırım – MAA tapeleri #hasir6 mı ediliyor?

#fenerbahcelisoruyor Ünal Aysal “MAA’nın istifası kurguyu bozar” derken hangi kurgudan bahsetti?

#fenerbahcelisoruyor Gizli tanık acaba bir kez olsun “doğru” bilgi verebilecek mi?

#fenerbahcelisoruyor Etik Kurulu bşk.nın sözlerine rağmen hala bu raporla işlem isteyenlerin aklı başında mı?

#fenerbahcelisoruyor Lütfi Arıboğan “Cornu’ya dava açacağım” dedi mi?

#fenerbahcelisoruyor Tapelerde açıkça halkı isyana teşvik girişiminde bulunan Şakar, Şener ve Canalioğlu hakkında işlem yapılıyor mu?

#fenerbahcelisoruyor Şener’in “altı trilyonu alalım, bire bitiririz“i için neden hiç bir devlet kurumu işlem yapmıyor?

#fenerbahcelisoruyor Bursaspor neden susuyor?

#fenerbahcelisoruyor Çalınan menajerlik sınavı soruları ilk kimlere geldi? Sorumluları şimdi nerede?

#fenerbahcelisoruyor Lütfi Arıboğan alt küme takımlarına “rüşvet” teklif etti mi?

#fenerbahcelisoruyor Platini, 2007’de Aziz Yıldırım’ın gönderdiği iki dosya hakkında ne işlem yaptı? Acaba UEFA Hukuk Kurulları Platini’yi bilgilendirmemiş olabilir mi? 🙂

#fenerbahcelisoruyor Dava gerçekten siyasi değil mi?

#fenerbahcelisoruyor Ünal Aysal “1-2 takım düşer” bilgisini kimden aldı?

#fenerbahcelisoruyor Vekil Şükür “duyabileceğimiz farklı şeyler“i açıklayacak mı?

#fenerbahcelisoruyor TS’ye HES’ten para aktarırken, HES neleri, kimleri mahvedecek?

#fenerbahcelisoruyor “İnce”ci Erdoğan Bayraktar nerelerde? Ne yapıyor?

#fenerbahcelisoruyor Operasyon öncesi ve süresince borsa hareketleri inceleniyor mu? SPK?

#fenerbahcelisoruyor Digitürk’ün zararı karşılandı mı?

#fenerbahcelisoruyor Yadigar Boğa ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor Bakan Suat Kılıç neden bütün il müdürlerini değiştirdi?

#fenerbahcelisoruyor “Fenerbahçe – GS maçı oynanmayacak” diyenler neredeler? Ne yapıyorlar?

#fenerbahcelisoruyor TFF Genel Sekreterliğine illa ki GS’li birileri mi oturmalı?

#fenerbahcelisoruyor Savcı Mehmet Berk Etik Kurul Raporu’nu ne yaptı? Rapor sonradan değiştirildi mi?

#fenerbahcelisoruyor Gökhan Gönül’ün sakatlığını Fenerbahçe’ye bildirmeyen milli takım doktorları ne yapıyor?

#fenerbahcelisoruyor “Fenerbahçe başkanı şu an nerede” diyen Erzik’e hala güvenen Fenerbahçeli var mı?

#fenerbahcelisoruyor Şener’e niye yurtdışı yasağı kondu? Niye kaldırıldı?

#fenerbahcelisoruyor Bilyoner kapandı mı? 🙂

#fenerbahcelisoruyor 1 Milyon dolar ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor TFF, LigTV, TRT ne konularda anlaştı? Kaç görüşme oldu?

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçe’nin GS’ye verdiği teşvik ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor Süper Kupa ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor UEFA “sonradan ihraç mümkün” dedikten sonra ne değişti?

#fenerbahcelisoruyor Aziz Yıldırım henüz tutuklanmadan adres olarak neden Metris yazıldı?

#fenerbahcelisoruyor MAA “delillere göre hareket edeceğiz” dedikten sonra hangi delilleri gördü de bu hale geldi?

#fenerbahcelisoruyor Melih Gökçek operasyonu önceden biliyor muydu? Başka kimler biliyordu?

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ – 4 (EKİM 2011)

leave a comment »

1 Ekim 2011 – Cumartesi

4 Ekim 2011 – Salı

  • Bank Asya Birinci Ligi’nde mücadele eden ve 3 haftadır üst üste yenilgiler alan Sakaryaspor’un Teknik Direktörü Şaban Yıldırım, Sakarya’da yerel bir TV kanalında sporla ilgili değerlendirme yaparken, programa telefonla katılan Sakaryaspor yöneticisi Cihan Yıldırım tarafından görevden alındı.

5 Ekim 2011 – Çarşamba

  • Galatasaray Kulübü eski yöneticisi Işın Çelebi, kesin ihraç istemiyle kulüp disiplin kuruluna sevk edildi.
  • Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı, Universal Hastaneler Grubu ile sponsorluk anlaşması imzaladığını açıkladı.
  • FIFA Başkanı Sepp Blatter’in kadın futbolunun ilgi çekmesi için voleybolcular gibi kadınsı kıyafetler giymesi önerisi tartışma yarattı.

6 Ekim 2011 – Perşembe

  • İsviçre mahkemesi Avrupa Ligi’nden men edilen FC Sion takımının itiraz davasında men kararını bozarak FC Sion’un tekrar Avrupa Ligi’ne dahil edilmesi kararı verdi.

7 Ekim 2011 – Cuma

  • Ali Şen “yönetim düşüncelerime iştirak ederse birlikte çalışacağız” dedi.

8 Ekim 2011 – Cumartesi

  • Almanya ile oynanan milli maçta TT Arena tribünleri Volkan’a küfür etti.

9 Ekim 2011 – Pazar

  • Sergen Yalçın “otuz bin tane ciyaklayan kadın tribünde olursa futbolcunun konsantrasyonu bozulur herhalde” dedi.

11 Ekim 2011 – Salı

  • Şike soruşturmasını yürüten savcı Mehmet Berk davayla ilgili iddianameyi hemen hemen hazırladığını, 20 gün içinde de mahkemeye sunacağını söyledi.

12 Ekim 2011 – Çarşamba

  • G.Saray’ın taraftar gruplarından ultrAslan’ın Genel Koordinatörü Oğuz Altay, Emre Belözoğlu ile Volkan Demirel’in Arena’da protesto edilmelerine açıklık getirdi. Taraftarlar, Almanya maçı öncesi tribünlere çağırdı. Fenerli kaleci, başını çevirip selam bile vermeyince protesto edildi.

13 Ekim 2011 – Perşembe

  • Görevini bıraktığını açıklayan üst klasman futbol hakemi Bünyamin Gezer, Galatasaray’ın kalesini koruyan Muslera’nın kırmızı kart gördüğü Kardemir Karabükspor-Galatasaray karşılaşmasından sonra kendisine maç verilmediğini belirterek, bunun, bırakma kararı almasında etkili olduğunu söyledi.
  • Volkan Demirel “tribüne çağrıldı, gelmedi, tepki koydu” haberlerini yalanladı: “Olay aslında böyle değil. Beni çağıran tribünler ısındığım kale tarafındaydı, benim diyalog yaşadığım taraftaki tribünler değildi.”

15Ekim 2011 – Cumartesi

  • Futboldaki şike ve teşvik soruşturmasında sürpriz gelişme. Soruşturmayı yürüten özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’in, Futbol Federasyonu Etik Kurulu’nun hazırladığı 117 sayfalık inceleme raporunu geçen hafta istettiği ortaya çıktı.

16 Ekim 2011 – Pazar

  • Hakemliği bırakarak yorumculuğa soyunan Bünyamin Gezer, ilk programına çıktı. TRT’deki Futbol Ateşi programında önemli açıklamalarda bulunan Gezer, “Aziz Yıldırım hakem odası bastı” iddialarını yalanladı.
  • Fenerbahçe taraftarı soğuk ve yağışlı havaya rağmen Avrasya Halk Koşusu’na katıldı. Fenerbahçe taraftarına güzergah boyunca polis eşlik etti.

17 Ekim 2011 – Pazartesi

  • UEFA resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Sion’un yerine şampiyonaya katılan Celtic’in ihraç edilmeyeceği ve Sion’un da şampiyonaya dahil edilerek kupaya bu şekilde devam edinebileceği ihtimalleri belirtildi.
  • Mersin İ.Yurdu 1 – 2 Fenerbahçe

18 Ekim 2011 – Salı

  • TFF Başkan Vekili Lütfi Arıboğan, TFF’nin şike iddialarına yönelik soruşturma sürecini çok iyi yönettiğini belirterek, ”Bugün Türkiye liglerinin oynanıyor olması önemli bir başarıdır. Bunu abarttığımı düşünmeyin. Gerçekten sistemi kilitleyecek, belki de birçok şeye ara verecek bir soruşturmayla yüzleştik” dedi.

19 Ekim 2011 – Çarşamba

  • Sion futbol takımının Avrupa Ligi’ne dahil edilmesine karar veren İsviçre mahkemesi, bu kararı halen uygulamaya koymayan Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Başkanı Michel Platini’nin ifadesine başvurdu.

21 Ekim 2011 – Cuma

  • Fenerbahçe Spor Kulübü Nevzat Şakar’ın Moskova’da oynanan Şampiyonlar Ligi karşılaşması sırasında tribünde yer alan Fenerbahçeli taraftarlar için sarf ettiği “Türk kanı taşıdıklarını düşünmüyorum” şeklindeki sözlerini kınayan bir bildiri yayınladı.
  • MİT İstanbul Bölge Başkanı İsmail Nişancı’nın “Futbolda Şike” soruşturmasında ifade verdiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre Nişancı’ya Aziz Yıldırım ile yaptığı ve dinlemeye takılan bir telefon konuşmasının içeriği soruldu.
  • TFF Etik Raporu basına sızdırılmaya başladı.

22 Ekim 2011 – Cumartesi

23 Ekim 2011 – Pazar

26 Ekim 2011 – Çarşamba

  • Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, TFF Futbol Gelişim Direktörlüğü’ne teknik direktör Tolunay Kafkas’ı atadı.
  • Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, İstanbul’da yaptığı toplantıda TFF Genel Sekreterliği’ne Galatasaray Sportif AŞ Genel Müdürü Ebru Alçıcı Köksal’ı getirdi.
  • TFF’den yapılan açıklamada, ilk kez bu sezon uygulamaya konulan play-off’lu sistem nedeniyle 34 haftalık lig grubundan ve play-off grubundan hangi takımların hangi şartlarda Avrupa kupalarına katılabileceği konusunun UEFA ile paylaşıldığı ve play-off birincisinin ve ikincisinin UEFA Şampiyonlar Ligi’ne gitme hakkını elde edeceği yanıtının alındığı belirtildi.
  • Spor Toto Süper Lig’te yarın oynanacak Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesi, Sarı Lacivertli taraftarların İstanbul Valiliği tarafından Fi Yapı İnönü Stadı’nda yapılacak karşılaşmaya alınmamasına karar verildi.

27 Ekim 2011 – Perşembe

  • Beşiktaş ile Fenerbahçe kulüpleri kararlarını değiştirdi. Beşiktaş ve Fenerbahçe kulüpleri dün aldıkları kararı bozarak taraftarların deplasman maçlarına girme engelini ortadan kaldırdı.
  • Beşiktaş 2 – 2 Fenerbahçe
  • Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu, Radyospor’dan Özgür Sancar’a yaptığı açıklamada Abdullah Yılmaz’ın Galatasaray – Gaziantepspor maçında kötü bir yönetim gösterdiğini ve bunun savunulacak bir tarafı olmadığını söyledi.
  • Trabzonspor Divan Kurulu’nda konuşan Sadri Şener, “biz ve Galatasaray kulübü 6222 sayılı şiddet yasasının bazı maddelerine itiraz ettik. Bu değişiklikleri UEFA standartlarına uydurun dedik. Çünkü siz ne kadar değişirseniz değişin, sonunda UEFA’nın dediği olur” dedi.
  • TFF Başkanı Aydınlar, Beyaz TV’deki Ve Gol programında ortaya atılan iddialara yanıt vermek için Rasim Ozan Kütahyalı’nın cep telefonunu aradı.

31 Ekim 2011 – Pazartesi

  • Fenerbahçe 1 – 0 Karabükspor
  • Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun trasfer yasağı nedeniyle zor günler geçiren Diyarbakırspor’a FİFA da (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) 2 dönem transfer yasağı cezası verdi.

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 1 (Temmuz 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 2 (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 3 (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 5 (Kasım 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 6 (Aralık 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 7 (Ocak 2012)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 8 (Şubat 2012)

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ – 1 – (TEMMUZ 2011)

with one comment

Temmuz – Eylül 2011

Ekim – Aralık 2011

Not: Yukarıdaki iki çizelge Gökçen Yıldız ( @HipiLangstrumpf ) tarafından hazırlanmıştır. Kullanılmasına izin verdiği için teşekkür ederiz.

3 Temmuz 2011 – Pazar

Liglerin bitişinin ardından transfer heyecanı yaşanacak derken 3 Temmuz 2011 sabahı başta Aziz Yıldırım olmak üzere birçok kulüp yöneticisi ve futbolcu şike soruşturması nedeniyle gözaltına alındı.

Operasyonda Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Tamer Yelkovan, Mecnun Odyakmaz, Bülent Uygun, Emenike, Sezer Öztürk, Korcan Çelikay, Serkan Çalık, Mehmet Yıldız, Serdar Kulbilge, Mahmut Boz, Ümit Karan’ın da aralarında bulunduğu 40’a yakın kişi gözaltına alınarak Vatan Caddesi’ndeki emniyete getirildi.

Yedi aydır süren operasyonun Aralık 2010 tarihinde savcı Zekeriya Öz tarafından başlatıldığı, Öz’ün İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine terfi ettirilmesinin ardından soruşturma dosyasının Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’e devredildiği açıklandı.

Soruşturmayı başlatan Zekeriya Öz kamuoyunda Ergenekon savcısı olarak tanınıyordu.  Bigadiç Cumhuriyet Savcısı olduğu dönemde “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Adil Karar Adil Yargılanma Hakkı” adlı bir çalışmaya imza atmış, “yasaları uygulamak zorunda olan adalet mensuplarının da hassasiyetleri iyice kavrayıp yargılamalarda ve devletin yaptığı tüm işlemlerde kanunlara uygun, kişilerin haklarını zayi etmeyecek şekilde eşit ve adil uygulama içinde olmaları zarurettir” yazmıştı.
Savcı Öz, gözaltına alınmalardan yaklaşık dört ay önce Adnan Polat tarafından Galatasaray’a üye yapılmıştı (aynı gün Lütfi Arıboğan’ın eşi Deniz Ülkü Arıboğan da kulübe üye kaydedildi).

Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay operasyon ile ilgili yaptığı açıklamada, ”Çirkin bir olay, bunu buradan söyleyebilirim. Bu polis devleti. Hiç bir mahsur yok bunu söylemekte. Çünkü olay çirkin. Ne şike oldu ki araştırma yapıyorlar” dedi.

4 Temmuz 2011 – Pazartesi

  • Fenerbahçe Spor Kulübü şike operasyonuyla ilgili yayın yasağı konmasını istedi.
  • Emenike’nin para sayarken görüntüleri olduğu haberleri tüm medyada yer aldı.
  • Tahir Kıran şike ihbarını kendisinin yapmadığını açıkladı.

Siyasilerden ilk tepkiler şöyleydi:
Başbakan Erdoğan: Değerlendirme yapmam doğru olmaz. Ancak detay bilgiler elimde olduğu zaman ben de bir değerlendirme yapma şansı bulabilirim. Yargı bir karar vermiş, karar neticesinde de güvenlik güçleri de böyle bir operasyonu yapmışlar. Temenni ederim ki herhangi bir sıkıntılı durum çıkmaz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Türkiye’de her sosyal kesime bir operasyon uygulaması var. Sanıyorum sıra spora geldi
AK Partili Milletvekili Hakan Şükür: İddialar ciddi. Umarım aklanırlar. Şampiyonluğa giden yolda çeşitli imalarda bulunmuşlardı. Bunlar tabii hemen hemen her dönemde çok konuşulur. Ama en son çıkan kanunla biraz daha üzerine gidilen soruşturulan bir boyuta geleceği söylenmişti. Bugün bunu yaşıyoruz. Tabii henüz bir suç isnadı oluşmadı. Ben de herkes gibi umuyorum ki çok değerli başkanlarımızın, futbolcu arkadaşlarımızın ve menajerlerin bu durumdan sağ salim çıkması ama başlı başına bu şekilde içeri gitmeleri bile bundan sonra bu işin ne kadar ciddi yapılacağı konusunda en ufak şaka yollu konuşmaların bile değerlendirmeye tabi tutulacağını gösteriyor.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: İsimlerin içinde kulüp yöneticileri, futbolcular, federasyon, Merkez Hakem Kurulu’ndan kişiler var. Önemli bir yargı operasyonu olarak görülüyor. Arama, gözaltına alınma kararı, kapsamlı inceleme yapıldığını gösteriyor. Yargı sürecini hepimiz merakla bekleyeceğiz. Merakla takip edeceğiz. Belki de futbol spor camiasında birtakım olayların ortaya çıkarılması, varsa sorumlularının da yargı sürecinde aklanmaları ve yargılanmaları mümkün olacak. Bu, Türkiye’nin gerçek hukuk devleti olmaya doğru hızla yol aldığını gösteriyor. Türkiye’de hukuk, yargı güçleniyor. Türkiye’de hukuka, nizamlara aykırı işler yapmak isteyenlerin önünde engeller var. Yargı sonucunu merakla bekleyeceğiz. Sonucunda inşallah Türkiye için önemli sonuç ortaya çıkar.
Eski TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin: Benim dönemimde de işaretler vardı ama yasa yoktu. Üzüntüyle izliyorum. Türk futbolunun geçmişi için üzüntü verici, geleceği için umut verici.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: Ben bu işlerden çok anlamam ama yüzde 5’i bile doğruysa çok vahim. Türk sporu adına çok vahim. İnşallah temizlenmeye yol açar. Bütün memlekette herkes temiz iş yapmalı. Temiz siyaset, temiz spor, temiz gazetecilik…

5 Temmuz 2011 – Salı

  • UEFA basın sözcüsü soruşturma sürüyor da olsa Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılabileceğini açıkladı.
  • Fenerbahçe yönetimi TFF ile bir toplantı gerçekleştirdi.
  • Ünal Aysal yazılı bir açıklama ile “Fenerbahçe Kulübü’nün hassasiyetini göz önünde tutarak Galatasaray TV başta olmak üzere Kulübümüzün tüm mecralarında konu ile ilgili program ve yayın yapılmaması kararını almış bulunuyoruz. Aynı hassasiyetin tüm Galatasaray camiası tarafından da gösterileceğine eminim” dedi.
  • Aykut Kocaman ve Alex operasyon konusunda açıklama yaptılar. Kocaman “futbol bir bataklık ve kurutulmak isteniyorsa 1958 yılına kadar gidilmelidir” dedi.
  • TFF Başkanı Aydınlar “delillere göre hareket edeceğiz” dedi.
  • Fenerbahçe’nin yayın yasağı talebi reddedildi.
  • “İşte şikenin fotoğrafları” haberleri başladı.

6 Temmuz 2011 – Çarşamba

  • Yıldırım Demirören de şüpheli sıfatıyla ifade verecek.
  • Aykut Kocaman Cüneyt Tanman’ın maçları izleyip karar vermesini istedi.
  • Emniyetten yapılan açıklamada 19 maçta şike ve teşvik faaliyeti belirlendiği bildirildi.
  • Hüseyin Gülerce “Futbolun Dokunulmazları”nı yazdı.
    “Artık futboldaki Ergenekon’a da neşter vuruluyor. “Futbolda Ergenekon olur mu?” sorusu bugün anlamsız bir sorudur. Vesayet varsa, darbecileri vardır. Darbeciler varsa, medyaları, işadamları, çeteleri, kozmik adamları vardır. Vesayet, hukuk dışı örgütlenmelerle ayakta durur. Bu ülkede yüzyıldan beri vesayet rejimi var. Onun için hukuk dışılık her sosyal grubun, devlet aygıtının, anayasal kurumların içinde hükümferma olmuştur. Mücadele, vesayet ile demokratikleşme arasındadır. Bugün inisiyatif sivil iradenin elindedir. Vesayetin bütün ağaları, bu arada futbolun ağaları da kaybetmeye mahkumdur.”

7 Temmuz 2011 – Perşembe

  • Aziz Yıldırım HSYK, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve TBMM’ye yargı mensuplarını şikayet etti.
  • Aziz Yıldırım’ın eşkal tesbit fotoğrafları yayınlandı.
  • Şekip Mosturoğlu ve 14 kişi tutuklandı.
  • Cüneyt Tanman Aykut Kocaman’a cevap verdi: Burası muz cumhuriyeti değil.
  • İstanbul Emniyet Müdürü Çapkın, Demirören’i ifadeye çağırmadıklarını söyledi.
  • Gençlik ve Spor Bakanlığı’na Suat Kılıç getirildi.
  • UEFA’dan yeni açıklama: “Şikeye sıfır tolerans”

8 Temmuz 2011 – Cuma

9 Temmuz 2011 Cumartesi

  • Fenerbahçe Yönetim Kurulu ilk basın toplantısını yaptı ve sert mesajlar verdi.
  • Ünal Aysal: “Galatasaray’ın böyle bir durumda hiçbir leke almamasını sağlayan geçmiş tüm başkan, yönetici ve sporcularımıza buradan şükranlarımızı sunuyorum.”
  • Savcı Mehmet Berk tarafından sorgulanan Aziz Yıldırım’ı sürpriz bir isim, bir dönem Başbakan Erdoğan’ın da avukatlığını yapan Faik Işık savundu.

10 Temmuz 2011 Pazar

  • Fenerbahçe taraftarı önce Topuk Yaylası’na çıkıp takımla buluştu, sonra 100 bini aşkın kişi Bağdat Caddesi’nden Kadıköy’e yürüdü. Yürüyüş sonunda köprüye yönelen taraftara polis biber gazıyla karşılık verdi. Videoda polis müdürünün “gerekirse mermi kullanabilirsiniz” demesi infial uyandırdı.
  • Aziz Yıldırım tutuklanarak Metris Cezaevi’ne gönderildi.
  • Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Yargının vermiş olduğu bir karar. Bu karar üzerinde herhangi bir yoruma girmem doğru olmaz.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

  • TFF’den açıklama: Lig planlandığı şekilde 5 Ağustos tarihinde başlayacaktır. 31 Temmuz tarihinde Süper Kupa Finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacaktır. Lig planlandığı şekilde devam edecektir. Daha önceki fikstür çekim tarihi aynen geçerlidir.
  • Külüpler Birliği adına İlhan Cavcav açıklama yaptı: Kulüplerin başkanları olarak tek ses, tek yürek durumundayız. Birlik ve beraberlik içinde en ufak çatlak ses bulunmamakta, herkes ortak mutabakat ve yüzde yüz beraberlik içindedir.
  • Futbolda şike soruşturmasının 2. dalgasında Mahmut Özgener, Sadri Şener, Levent Kızıl’ın da aralarında bulunduğu toplam 22 şüpheli gözaltına alındı.

12 Temmuz 2011 Salı

  • Aziz Yıldırım: Sevk belgemde adresim Metris Cezaevi yazılmış.
  • Galatasaray’dan açıklama: “Ateş üfleyerek sönmez”.
  • Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), şu anki bilgiler doğrultusunda, soruşturmada adı geçen kulüplerin kupalara katılmasının reddedilmesini gerektirecek bir şey olmadığını belirtti.
  • Sadri Şener yurtdışı yasağı konularak serbest bırakıldı.
  • Mahmut Özgener serbest bırakıldı.
  • Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu gözaltına alındı.

13 Temmuz 2011 Çarşamba

  • UEFA’dan resmi siteden açıklama: Şike ispatlanırsa sonradan ihraç da mümkün.
  • Serdal Adalı, Tayfur Havutçu, İbrahim Akın, İskender Alın tutuklandı.
  • İbrahim Akın ve İskender Alın’ın iddiaları kabul ettiği iddia edildi.
  • Galatasaray’da çatlak: Ali Dürüst’ün katıldığı Kulüpler Birliği açıklamasından sonra Aysal’ın açıklaması ortamı gerdi.
  • Çarşı’dan manifesto: Aklanın da gelin!
  • Hüseyin Gülerce’nin konu hakkında ikinci yazısı geldi:
    “Mesele futbolda şike, çete meselesi değil. Mesele Aziz Yıldırım meselesi değil, Fenerbahçe meselesi hiç değil. Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor meselesi de değil. Kimse, sorumluluğunu unutup, taraftarı tahrik etmesin. Ergenekon davasını, Cumhuriyet mitingleri ile özünden saptırmak isteyenler nasıl umduklarını bulamadılarsa, futbol takımlarının taraftarlarını sokağa dökmeye çalışanlar da başarısız olacaklardır. Referandumdaki yüzde 58 ile seçimlerdeki yüzde 50’yi, iyi anlamak lazım. Ortada, demokratikleşme için sivil siyasete, AK Parti iktidarının reform ve özgürlüklerin genişletilmesi hamlelerine destek veren bir irade var. Başbakan Erdoğan, bu iradenin hakkını vermede kararlı görünüyor.”

14 Temmuz 2011 Perşembe

  • Beşiktaş aklanana kadar kupayı iade ettiğini açıkladı.

15 Temmuz 2011 Cuma

  • Lütfi Arıboğan: Akla gelecek her ihtimal üzerinde çalışıyoruz.
  • Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve rahatsızlanması üzerine hastaneye kaldırılan Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar, taburcu edildi.
  • Hüseyin Gülerce’nin üçüncü yazısı: Ergenekon Surundaki İkinci Gedik “Futbolda şike ve çete soruşturması, göreceksiniz daha neleri ortaya serecek. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’dan sonra, Beşiktaş Kulübü Teknik Direktörü Tayfur Havutçu’nun ve iki futbolcunun daha tutuklanması, büyük depremin de habercisi. Hepimiz hazır olalım, kelimenin tam anlamıyla futbolda yer yerinden oynayacak.Bazıları, depremin büyüklüğünü tahmin edemedikleri için ayağında top dolaştırıyor. Mesela Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) tavrı böyle. “Savcının iddianamesini bekleyeceğiz.” diyor. Diyor ama futbolcuların bazılarının şikeyi itiraf ettikleri manşetlere çekilirken, Federasyon’un o beklemenin altında kalmayacağını kim söyleyebilir? Dağdan bir kartopu yuvarlandı ve giderek çığa dönüşüyor. Yeni TFF, galiba kucağında bulduğu kor ateşin farkında değil. Şu anda liglerin zamanında başlaması bile tehlikede. Katılacak takımlar UEFA’ya bildirildi ama yer yerinden oynamaya başladığında o bildirimin ne hükmü olur?”

17 Temmuz 2011 Cumartesi

Ebru Köksaldı: Daha Yeni Başlıyor

18 Temmuz 2011 Pazar

  • UEFA – TFF toplantısı sona erdi. Lütfi Arıboğan: UEFA TFF’ye olan güvenini belirtti.
  • Savcı Mehmet Berk tatile çıktı.

19 Temmuz 2011 Pazar

  • Dünya Fenerbahçeliler günü
  • M.A. Aydınlar TFF kararlarını açıkladı: Süper Kupa ileri bir tarihe ertelendi. Yarından itibaren savcılıktan belgeler gelmeye başlayacak. TFF’de kozmik oda kuruluyor.
  • Fenerbahçe futbol takımı antrenmana “en büyük delilimiz alın terimiz” pankartıyla çıktı.
  • İbrahim Akın’ın avukatı Hakkı Kurtuluş, müvekkilinin, hakkında çıkan ”şikeyi itiraf etti” şeklindeki iddiaları reddettiğini bildirdi.
  • Trabzonspor’dan açıklama: 17’de 16 nerede görülmüş.

21 Temmuz 2011 Salı

22 Temmuz 2011 Çarşamba

  • TFF’den Fenerbahçe’ye cevap: Fenerbahçe’nin açıklaması hukuki süreci etkilemeye yöneliktir.
  • İhsan Kalkavan, “Türkiye’de şike ve teşvik primi varsa, bundan dolayı en fazla mağdur olan takım Beşiktaş’tır” dedi. İhsan Kalkavan, Galatasaray’ın bu olaylardan kendini tecrit etme şansı olmadığını iddia ederek, “Galatasaray’ın âdeta kendisini tecrit ederek, “sütten çıkmış ak kaşığım, benim tarihimde de bu yoktur” deme şansı yok…
  • Hüseyin Gülerce’den bir yazı daha: TSK – Futbol / Adiyet – Hukuk
    “Genelkurmay ve TFF, süreci neden yanlış yönetiyorlar? En önemli sebep, Türkiye’deki değişimin/demokratikleşmenin okunamamasıdır. İkincisi de, yeni durumu bir türlü kabullenememedir. Kurumlar içindeki vesayetçi zihniyet sahipleri ise kabullenememeden de öte, bu durumu bir türlü hazmedemiyorlar Düştükleri duruma bir türlü inanamıyorlar. Vesayetçilerin gafleti, bir gün kendilerinin de yargıda ifade vereceklerini hiç hesaba katmamış olmaları. İçine düştükleri durumun geçici olduğunu zannettiler. Kaybolan kontrollerini yeniden  kazanabileceklerine inandılar, inandırıldılar. Askerden daha askerci “siviller” onları, “biz de sizi bir şey zannediyorduk, yazıklar olsun” diye sürekli tahrik ettiler. Ama yargı yılmadı. Böyle olunca da her geçen gün, sürecin yanlış yönetilmesinin faturası ağırlaştı.”

23 Temmuz 2011 Perşembe

24 Temmuz 2011 Cuma

25 Temmuz 2011 Cumartesi

  • Mehmet Ali Aydınlar savcı Mehmet Berk ile görüştü.
  • Mehmet Ali Aydınlar beklenen açıklamayı yaptı: Süper Lig 9 Eylül’de, Bank Asya 10 Eylül’de başlayacak.

26 Temmuz 2011 Pazar

27 Temmuz 2011 Pazartesi

  • Fenerbahçe’ye Shaktar Donetsk maçındaki olaylar nedeniyle 2 maç saha kapatma cezası geldi.
  • Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz: “Aziz Yıldırım’ın heykeli dikilecekmiş. Yıldırım geldiğinden beri şike yaptı, yapıyor.”
  • UEFA’dan Beşiktaş’a mektup: Kupayı iade ettiğiniz için teşekkür ederiz.
  • TFF, LigTV, TRT yöneticileri bir araya geldi.

28 Temmuz 2011 Salı

  • Emenike “bu ortamda burada olmak istemiyorum” dedi. Fenerbahçe ile Spartak Moskova anlaştı.
  • MHP Milletvekili Lütfü Türkkan twitter hesabından Fenerbahçe, Sivasspor ve Mersin İ.Yurdu’nun düşeceğini açıkladı.

29 Temmuz 2011 Çarşamba

  • Nevzat Şakar serbest bırakıldı.
  • Balıkesir’in Edremit ilçesinde dinlenen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cuma namazı sonrası Fenerbahçe’nin küme düşmemesi için dua etti.

31 Temmuz 2011 Cuma

  • Kemal Kılıçdaroğlu: Ben de Fenerbahçeliyim, ama…
  • Serdal Adalı: Yıldırım Demirören bir daha buraya sakın gelmesin. Çok büyük vefasızlık var. Biz bu yola beraber çıktık ancak yalnız bırakıldık. Hem haksız yere burada olmamıza üzülüyoruz hem de yol arkadaşlarımızın tavırlarına…

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 2 (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 3 (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 4 (Ekim 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 5 (Kasım 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 6 (Aralık 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 7 (Ocak 2012)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 8 (Şubat 2012)

ÜNLÜ TÜRK YALANLARI – 4: DAVA SİYASİ DEĞİL

with 2 comments

3 Temmuz 2011 tarihinde başlatılan ve kamuoyunda Şike Davası olarak bilinen operasyonun arka planının siyasi olduğuna inananların sayısı tahmin edilenden de fazla. Ancak iddianamede birçok kulüp ve birçok kulüpten yönetici olmasına rağmen, medyada sadece Fenerbahçe’nin suçlandığı sanrısı yaratanların ve Fenerbahçe’nin süreçten büyük yara almasını umut edenlerin ortak kanısı soruşturmanın hiçbir siyasi yönü olmadığı yolunda…

Gerçekten öyle mi? Dava basit bir sportif kanunsuzluk davası mı? Bakalım…

İlk paragrafta bahsedilen, davayı siyasi görmeyenlerin bile Türkiye’de siyasetle futbolun içiçe olduğunu inkar edeceğini sanmıyorum. Liglerdeki “Belediyespor”lar siyasetin en ciddi uzantıları. Bu “Belediyespor”ların en üst ligdeki temsilcisi ise İstanbul Büyükşehir Belediyespor. Başkanı ise 29 Haziran 2011’deki federasyon seçimine kadar Emine Erdoğan’ın ağabeyinin kızıyla evli olan Göksel Gümüşdağ’dı. Aynı Gümüşdağ Kulüpler Birliği’nde Aziz Yıldırım’ın yardımcısıydı.
Benzeri bir yapılanmayı Ankara’da da görmekteyiz. Önce Ankaraspor, sonra Ankaragücü, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in doğrudan ya da dolaylı (Ahmet Gökçek) kontrolündeydi. Hüsranla sonuçlanan (kulüpler için elbette) iki deneyim!
(Meraklısına not: soruşturmada isimleri geçen yukarıdaki ikili savcılığa “lütfen” çağırıldılar. Hatta Gümüşdağ çağırılmadı bile. “Kendisi istediğinde” gitti.)

Anadolu’nun irili ufaklı şehirlerinde benzeri yapılanmaları görmek de mümkün!
Hemen her ilde, her takıma TOKİ’yi kullanarak stat yapma vaadleri, Galatasaray’ın stat açılışında yaşananlar da siyaset – futbol ilişkisinin diğer uzantıları!

Gelelim yeniden asıl konumuza…

Öncelikle davanın baş aktörlerine dikkat etmek gerekiyor: Şampiyonluğu son ana kadar süren bir yarışla elde eden Fenerbahçe ve ilk devreyi dokuz puan farkla bitirmesine rağmen avantajını koruyamayarak averajla ikinci olan Trabzonspor…
Trabzonspor’un birinci lige çıktığı 1974-1975 sezonundan itibaren şampiyonluğa yarıştığı hemen her sezonda rakibi Fenerbahçe olduğundan iki kulüp arasında rekabeti de aşan bir sürtüşme oluşmuştu. Sürekli olaylı maçlar oynanıyordu.
15 Ağustos 2003 tarihinde oynanan
 Trabzonspor – Fenerbahçe maçındaki tribün olayları nedeniyle “deplasman” takımı Fenerbahçe saha kapatma, evsahibi Trabzonspor ise 2,5 milyar lira para cezası aldı. Ulusoy’lu yılların çok tartışılan kararlarından birisi olan bu cezayı başbakan Recep Tayyip Erdoğan da adil bulmadığını açıkladı ve Trabzon’dan büyük tepki çekti.  2004 yerel seçimlerinde AKP Trabzon’da seçimi CHP’den aday olan Volkan Canalioğlu’na (evet, “o” Canalioğlu)  372 fark ile kaybetti. Bu başbakanı çok etkiledi. Hatta annesine “Trabzon’u kaybettik  anneciğim” diye dert yandığı bile anlatıldı o dönemde.

Yani, başta başbakan olmak üzere AKP’nin (ve elbette CHP’nin de) Trabzon’a siyasi meyili biliniyordu.

Mesela 14 Mayıs 2009 tarihinde, Bordo-Yeşil HES Projesi’nde Giresunspor ile Trabzonspor arasındaki uyuşmazlığı Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak çözmüştü. Dikkatinizi çekerim; iki spor kulübü arasında, bir spor bakanının çözdüğü konunun sporla hiç alakası yok! Sorun çözüldükten sonra Trabzonspor ile Giresunspor ihaleye ortak girdiler. İhalede Giresunspor’u başkan Olgun Aydın Peker temsil etti. Yani bugün Aziz Yıldırım’ın ilişkisi nedeniyle tutuklu yargılanmasına neden olan Olgun Peker ile Sadri Şener ortaktılar…

***

Sezon boyunca AKP’li milletvekilleri ve bakanların Trabzonspor’a dolaylı ya da doğrudan desteğini izledik. İşlerin kızıştığı sonlara doğru bu “müdahaleler” artmaya başladı.

Fenerbahçe 16 Nisan 2011 tarihinde Gaziantepspor ile oynayacakken, birkaç hafta öncesinde rakibine stad müjdesi geliyordu mesela…

3 Nisan 2011’de tarihinde çıkan bir haberde Maliye Bakanı Şimşek’in Gaziantep’e yeni stad için hazırlıkları tamamladığı bildiriliyor.

Maliye Bakanlığı Basın Müşavirliğinden edinilen bilgiye göre, aylardır büyük bir heyecan ile beklenen dev stadın hazırlıkları geçtiğimiz hafta sonu tamamlandı.

Stat ile ilgili çalışmalara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın prensipte onay vermesinin ardından başlandı. İlk adımı geçtiğimiz yıl Maliye Bakanı Şimşek’in başkanlığında Gaziantep Valisi, milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Gaziantepspor Kulüp Başkanının toplanmasıyla atıldı. Daha sonra stat ile ilgili müzakerelere Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, TOKİ ve Maliye Bakanlığı arasında devam edildi.

Maliye Bakanı Şimşek çalışmaların her aşamasını takip edip, müdahil oldu. Dün, Maliye Bakanı Şimşek, Gaziantep Milletvekilleri ve Spordan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak ile makam odasında, TOKİ aracılığı ile Gaziantep’e kazandırılacak stadyumun ön protokolü imzalandığı öğrenildi.

Bakan Şimşek’in uzun zamandır Gaziantepli sporseverlerin ve hemşehrilerinin en temel sorunlarından biri olarak gördüğü yeni stat yapımı için bürokratik birçok engeli aşmak için zaman zaman yoğun bir mesai harcadığı öğrenilirken, Şimşek’in son olarak 25 bin olarak belirlenen stadın kapasitesini 33 bine yükselttiği bildirildi.

Trabzonspor ise Gaziantepspor ile 1 Mayıs 2011’de oynayacaktı. Tesadüfe bakın ki Devlet Bakanı Faruk Özak 29 Nisan 2011 günü Gaziantep’te yeni stad için protokol imzalamaya gelmişti. Törende kendisinin Trabzon birinci sıradan, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın ise ikinci sıradan milletvekili adayı olduğunu hatırlatmadan edemedi..
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de konuştu:

”Çok büyük bir başarı gösterdiler. Ben stada her gittiğimde en azından bir iki maçta tempo tutuldu, ‘yeni stat’ diye. Biz de gerçekten bütün arkadaşlarımızla uzun süre bu projeye ilişkin çalışmalar yaptık. En nihayetinde Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız, TOKİ Başkanımız, bütün bu görüşmeler sonucunda gerçekten dünya standartlarında, bütün turnuvaların oynanabileceği, çok iyi bir stat için bugün ilk adımı atacağız. Bu adım 33 bin kişilik Gaziantepspor’un gerçekten önümüzdeki dönemde kendisine yakışır, ilimize yakışır bir stat için bir protokol imzalayacağız ve inşallah da yakın bir zamanda TOKİ bunun gereğini yerine getirecek.

Bundan neredeyse dokuz ay sonra Gaziantep Olay Haber’de çıkan haberin başlığı ise şöyle: “Gaziantep’e stad başka bahara!” Zira “olay”ın aciliyeti geçmiş artık…

Fenerbahçe’nin 8 Mayıs 2011’de Karabükspor ile oynayacağı maçtan iki hafta önce ise Karabükspor’un stadının modernizasyonu için Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan onay çıkıveriyordu.

Süper Lig için gün saymaya başlayan Kardemir Karabükspor’un maçlarını oynadığı Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadı’nın modernizasyonu için Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan onay çıktı.

Yenişehir bölgesinde bulunan ve sit alanı içersinde yer alan stadyum için hazırlanan avam projeyi görüşmek üzere toplanan Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun projeye onay verdiği öğrenildi.

Geçtiğimiz Cuma günü yapılan toplantı sonrası stadyumun koruma amaçlı imar planının değişikliği görüşüldüğünü söyleyen Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin, “Stadyumum avam projesine göre bir yapı yapılmasına ilişkin bazı değişikliklerle kabul edildi. Amaç hasıl oldu diyebiliriz. Öngörülen avam proje yapıma uygun görüldü. İstişareler sonrası Belediyenin önerisi ile bazı değişiklikler oldu. Stadyumun sit alanı içersinde olmasından dolayı hemen hemen hiçbir yeri değişmeyecek. İçerden yükselerek büyüme olacak. Yeri ve konumunda ise hafif bir konumsal değişiklikler olacak. Çok ciddi bir konum değişikliği yok” dedi.

Daha ortada soruşturmanın dedikodusu bile yokken birçok siyasinin (milletvekili ve bakan düzeyinde) Trabzonspor’a açık destek verdiğini de biliyoruz.

Mesela Devlet Bakanı Faruk Özak Trabzon’un milattan öncesinden beridir spor kenti olduğunu savunarak, hükümetin Trabzon’a 27 milyon dolar akıttığını söyleyebiliyordu. Üstelik “devletin” bakanı olduğunu unutup, komşu kentleri aşağılama pahasına:

Niye bunlar Trabzon’da da Zonguldak’ta, Samsun’da, Rize’de, Ordu’da değil. İşte Başbakanımızın ve bizlerin Trabzon sevdasından, sizlerin kalitesinden, kapasitesinden, sizlerin spora olan katkısından.

4 Mayıs 2011, Mehmet Ali Şahin: Trabzon’un şampiyon olmasını istiyorum… Bu açıklamadan 18 gün sonra Karabükspor – Trabzonspor maçı oynanacaktı. Açıklamayı yapan M.Ali Şahin Karabük milletvekili adayı ve Karabükspor Onursal Başkanı’ydı aynı zamanda…

AKP’nin Trabzonspor’a örtülü ödenekten para aktarımları Wikileaks belgelerine dahi girdi…

***

Spor Toto Süper Lig tüm bu toz duman arasında bitti.
Trabzon halkı şampiyonluğun kaybedilmesinin suçunu kulüp yönetimine, teknik direktöre ya da futbolculara değil, iktidar partisine çıkardı doğal olarak. AKP il binasına yürüdüler, iktidarı protesto ettiler. Zira kentte sezon boyunca yaratılan hava nedeniyle halk futbolculardan çok siyasilere güvenir hale gelmişti.

2 Haziran 2011 tarihinde TFF ligleri tescil etti. Federasyon başkanı Mahmut Özgener seçimde aday olmayacağını açıkladı ve başkanlık için İBB Başkanı ve Kulüpler Birliği ikinci başkanı Göksel Gümüşdağ ile Mehmet Atalay’ın adları geçmeye başladı. Ancak bir hafta içinde herşey tersine döndü ve aniden Mehmet Ali Aydınlar’ın adı ortaya atılıverdi. Bugün Mehmet Ali Aydınlar’ı Aziz Yıldırım’ın seçtirdiği, Fenerbahçe’nin adamı olduğunu iddia edenler şu mükemmel yazıda gerçekleri yeniden hatırlayabilirler.
Bu arada 12 Haziran 2011 tarihinde de ülkede genel seçimler yapılmış, AKP % 50 oy alarak tek başına iktidarını korumuş, hatta güçlendirmişti. Operasyonun başlaması için tüm şartlar hazırdı. Düğmeye basıldı…

Soruşturmanın başlamasıyla birlikte, özellikle hükümet / cemaate yakın medya ve gazeteciler -ki birçoğunun o güne kadar futbolla ilgili hiçbir demeci, yazısı yok / futbolla ilgileri bile yok- aniden futbol meraklısı kesildiler. Ahmet Altan, Mehmet Altan, Sanem Altan, Kerem Altan’lı tam kadro Altan sülalesi, Mehmet Baransu, Rasim Ozan Kütahyalı gibi “yeni nesil” yüzler, Hüseyin Gülerce gibi cemaatin sözcüleri bir anda futbol yazarı oldular. Aynı simaları, aynı günde birkaç kanalda birden görür hale geldik. Siyasetin ekranlardaki / sütunlardaki temsilcileri olarak hem muhbir (zira tüm “gizli” belgeler bu isimler tarafından sızdırıldı), hem savcı (iddia etmedikleri şey kalmadı), hem hakim (kararları net ve tartışılmaz şekilde dikte ettiler) oldular. K.Murat Yılmaz’ın ifadesindeki gibi: “Ancak, Gökhan Gönül’e sol bek oyuncusu diyen kimselerin de futbol hakkında ahkam kesmesi kabul edilebilir bir durum değil“di….

Cemaatin sözcülerinden Hüseyin Gülerce operasyonun ilk günlerinde “Ergenekon Surunda İkinci Gedik” başlıklı yazısında federasyonu açıkça tehdit edebiliyordu:

Bazıları, depremin büyüklüğünü tahmin edemedikleri için ayağında top dolaştırıyor. Mesela Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) tavrı böyle. “Savcının iddianamesini bekleyeceğiz.” diyor. Diyor ama futbolcuların bazılarının şikeyi itiraf ettikleri manşetlere çekilirken, Federasyon’un o beklemenin altında kalmayacağını kim söyleyebilir?

3 Temmuz 2011’de başlayan soruşturmanın ertesi günü Fenerbahçe mahkemeye yayın yasağı için başvurdu. Ancak reddedildi. Bundan birbuçuk ay sonra Aziz Yıldırım Cumhurbaşkanı’na bir mektup yazdı.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Yürütülmekte olan şike ve teşvik soruşturması adıyla anılan ve benim ve yönetici arkadaşlarımın tutuklu bulunduğumuz soruşturma hakkında bazı bilgileri ve özellikle de çarpıklıkları sizinle paylaşmak istiyorum. Sizin şunu bilmenizi isterim ki, bizler de en az “Temiz benim, diyenler kadar temiziz.”

SİLAHLI ÖRGÜT KURMAKLA SUÇLANIYORUZ
Malumlarınız olduğu üzere 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, 14 Nisan 2011’de yürürlüğe girmiştir. Yaşadığımız sürecin en başından bu yana bizler de ve kamuoyu da bizlerin bu kanun maddelerine göre yargılanacağımızı düşünüyorduk. Ekte sizlere sunduğum tutuklama müzekkerelerinde bile açıkça gözükmektedir. Ancak aradan geçen bir ayı aşkın sürenin sonunda gerçeğin bu olmadığını görmeye başladık. Şike ve Teşvik Soruşturması’nı yürüten sayın savcı bizleri silahlı organize örgüt kurmaktan yargılamak üzere iddianame hazırlamaktadır. Halbuki spor suçları için bir kanun çıkarılmıştır. 6222 sayılı Kanun’un 23. maddesi; “Bu kanun kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama yapmaya, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği Asliye veya Ağır Ceza Mahkemeleri yetkilidir” demektedir.

SAVCI, SONUÇLARI NASIL BİLİYOR?
6222 sayılı Kanun’un çıkmasından önce yasalarda şike ve teşvikle ilgili ceza hükmü bulunmamaktadır. Dolayısıyla yasanın çıkmasından önce oynanmış maçlara ilişkin açılan bir soruşturmaya, örgütlü suç maskesi giydirilip Sporda Şiddet Yasası’ndan yargılamaya çalışmak gibi tuhaf bir uygulama yapılmaya çalışılmaktadır.

Sayın Savcı son beş maçta şike olduğunu, maçların skorlarını maçlar oynanmadan önce bildiğini söylemiştir. Yine benzer şekilde Sayın Savcı son maçımız olan Sivasspor maçını kaybetmemiz veya berabere kalmamız ve şampiyon olamamamız halinde bu soruşturmayı açmayı düşünmediğini belirtmiştir.

O DELİLLER BİR AN ÖNCE AÇIKLANSIN
Sayın Savcı eğer bu kadar kesin bilgilere sahip idiyse bir hukuk adamı olarak yapması gereken Cumhuriyet Savcılığı’nda bir heyet teşkiliyle maç neticelerini skorlarıyla tespit ettirmekti. Eğer bunu yapmış olsa idi şu anki kaos da ortadan kalkmış olurdu. Bunu yapmamış ve yapmaya gerek dahi görmemiş olduğuna göre Sayın Savcı’nın elinde çok başka sağlam ve geçerli deliller olduğu düşünülmektedir. Bu durumda da Sayın Savcı’nın yapması gereken 6222 sayılı Kanun’a göre 3. Ağır Ceza Mahkemeleri’nin olduğu yerlerdeki Cumhuriyet Savcılıkları’na soruşturma dosyalarını göndererek, davanın bir an önce açılmasını sağlamaktır.

HANİ GİZLİLİK KARARI VARDI, NE OLDU?
Ancak hukuk ve kuralları bu kadar açık ve yapılması gerekenler bu kadar ortada iken Sayın Savcı, 2010’da başladığını öne sürdüğü bir “Silahlı örgüt” suçlaması ile bizleri yargılamak istemektedir. Bu nasıl bir çarpıklıktır? Şike soruşturması yapılırken neden her gün görüştüğüm Sayın Bakan, Genel Müdür, Kulüp Başkanları… gibi kişilerin hiçbiriyle, benimle ilgili soruşturma kapsamında görüşülmemekte, hiçbirine benimle ilgili soru sorulmamaktadır? Kamuoyuna Trabzonspor Başkanı, ikinci başkanı ve bazı kişilerin ifadeleri gizlilik kararı olduğu gerekçesiyle verilmemekte ancak benim dahi göremediğim bana sorulacak sorular (telefon dinlemeleri kaynaklı) internet sitelerinde yayınlanmaktadır.

KULÜBÜMÜZE KARŞI TAVIR İÇİNDE
Sayın Savcı benden daha ünlü bir kişiyi alacağını söylemiştir. Bu kişi kimdir ve neden hâlâ çağırılmamış ya da gözaltına alınmamıştır? Bu durum akıllara Sayın Savcı’nın da aslında düştüğü hataların farkında olduğunu ya da kasten bana ve kulübümüze karşı bir tavır içerisinde olduğu düşüncesini akıllara getirmektedir.

Sayın Savcı da bilmektedir ki, olmayan suçları işkenceyle, dayakla, hakaretlerle çeşitli baskılar ve kamuoyunda kafa karışıklığı yaratarak meydana getiremezsiniz. Adalet sonunda tecelli edecektir. Ancak bu süre zarfında başta kulübümüz olmak üzere bizler ve Türk sporu çok büyük kayıplar yaşayacaktır. Bunların hesabını kim verecektir?

ÇARPIKLIKLAR BİR AN ÖNCE GİDERİLSİN
Yapılması gereken ivedilikle hukukun en temel kurallarının bu soruşturma için de işler duruma getirilmesi ve soruşturmadaki çarpıklıkların giderilerek bizlere ve kısaca Türk sporuna adil yargılanma hakkının verilmesidir. Bugün tüm bu çarpıklıkların neticesinde Metris Cezaevi’nde tutulan ben ve yönetici arkadaşlarım adına zamanı geldiğinde tüm çarpıklıkları gözler önüne serebilmeyi umuyorum.

Saygılarımla
Aziz YILDIRIM

Bu mektup üzerine savcı Mehmet Berk yazılı bir açıklama ile “son beş maçın sonucunu biliyorduk” diye bir ifadesi olmadığını bildirdi. Ancak “sayın savcı son maçımız olan Sivasspor maçını kaybetmemiz veya berabere kalmamız ve şampiyon olamamamız halinde bu soruşturmayı açmayı düşünmediğini belirtmiştir” sözlerine bir yalanlama gelmedi. Olayın siyasi olduğu noktasındaki en ciddi kuşkulardan birisi de burada oluştu. Eğer ki dava gerçekten sportif bir hukuksuzluk üzerine kurulmuş ise Fenerbahçe’nin şampiyon olup olmamasının bir önem taşımaması gerekirdi. Aslolan eylemin kendisiydi.

İş bu noktaya gelince, acilen, 22 Ağustos 2011 tarihinde davaya yayın yasağı getirildi. 24 Ağustos tarihinde Fenerbahçe’ye Avrupa yasağı gelirken, 25 Ağustos’ta Sadri Şener’in yurtdışı yasağı kaldırıldı.

3 Temmuz operasyonundan kısa bir süre sonra Deniz Feneri Davası başladı, tutuklamalar oldu. Ancak ilginçtir ki dava savcılarının önce görev yerleri değiştirildi, sonra da haklarında soruşturma başlatıldı. Gerekçe mi? Buyurun, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’den dinleyelim:

Bu değişikliği nedeni, niçin yapılmıştır? Soruşturmaya muhatap olan kişilerin avukatları HSYK’ya bir dilekçe vermişler ve soruşturma savcılarını şikayet etmişlerdir. Bu şikayet içerisinde kayda değer bulunan husus, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu bir kararın, soruşturma savcıları tarafından değiştirildiği, tahrifat yapıldığı ve bu tahrifata işlem yapıldığı iddialarıdır. Bunun üzerine HSYK konunun incelenmesini ve gerek görülmesi halinde soruşturulmasını içeren bir karar almıştır. Ben de Adalet Bakanı olarak, HSYK başkanı sıfatıyla bu soruşturma kararına onay vermişimdir. Yapılan incelemeden sonra müfettişler soruşturmaya geçme ihtiyacı duymuşlardır. Bu soruşturmaya geçme ve savcıların savunmalarını isteme olayından sonraAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı bu değişikliğe gitmiştir.

“BU SORULARIN CEVABININ BULUNMASI GEREKİYOR”
Bakan Ergin, cevabı verilmesi gereken sorular olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Gerçekten Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu bir karar üzerinde soruşturma savcıları oynama yapmışlar mıdır? Bir değişikliğe gitmişler midir? Bu karar üzerinde oynama yapılarak başka bir karar üretilmiş ve bu karardan işlem tesis edilmiş midir? Soruşturma savcılarının böyle bir değişiklik yapma yetkileri, hakları var mıdır? Böyle bir değişiklik yapılmış ise bu değişikliğe niçin ihtiyaç duymuşlardır? Bütün bu soruların cevapları bulunması gerekiyor. Bu cevaplara göre konunun değerlendirilmesi gerekiyor. Tüm bunların hiçbirini kale almadan, bunlara bakmaksızın sadece ‘savcıların görevinin değiştirildiği’ penceresinden konuya yaklaşım, buradan konuyu istismar eden bakış açılarının sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Burada mahkeme kararında savcıların talep etmiş olduğu tedbirlerin bir kısmı kabul edilmiş ve tedbirler uygulanmıştır. Ama mahkemenin reddetmiş olduğu tedbir talepleri de var.

Aynı esnada bir diğer Fener’in, Fenerbahçe’nin avukatlarının aynı gerekçelerle davanın davcısı Mehmet Berk hakkındaki dilekçe ve şikayetleri geri çevrilmişti. Zira siyaset için Fener’den Fener’e fark vardı.
Zaten kısa süre sonra Deniz Feneri Davası tutukluları tahliye edildiler. Başbakan yardımcısı Bülent Arınç tahliyeleri sevinçle karşıladı:

“Tahliye edilmiş olmaları kim olursa olsun, bizim için sevinç doğurur. Bir insanın hürriyetinin bağlayıcı hale gelmesi, tutukluluk ya da hükümlülük hoş değil”

3 Aralık 2011 tarihinde iddianame açıklandı. Ardından da ek klasörler. Hepimiz harıl harıl tape çalışmaya başladık. Sekiz ay süren, yüzlerce kişinin dinlemeye alındığı teknik takipte ilginçtir birkaç kısa pasaj haricinde hiçbir siyasetçi yoktu. Futbolun bu kadar içindeki siyasilerin ne kulüp başkanlarıyla, ne federasyon yöneticileri ile tek kelimesi bulunmuyordu. Bunların ayıklandığını düşünmek çok da paranoyakça değildi herhalde…

Aynı şekilde, 19 maçta şike olduğu iddia edilirken, iddianamede maçların isimleri geçerken, bu takımlardan bazılarının tek tük futbolcu / yöneticisi sorguya alınırken, çoğundan HİÇ KİMSE “bilgisine başvurmak üzere” dahi çağırılmadı bile. Nasıl şike idiyse bu davadaki…

Tapelerde Trabzonspor – AKP ilişkisinde “severim de döverim de” anlayışını gördük. Onca maddi manevi desteğe rağmen Sadri Şener – Nevzat Şakar ikilisinin şımarıkça başbakana “gider yapalım” konuşmaları mesela:

Ya da CHP milletvekili, eski belediye başkanı Volkan Canalioğlu’nu kışkırtma girişimleri:

Tapelerde siyasilerle akçeli ilişkiler de mevcut (zaten şu para aktarımları hiç bitmiyor):

Yine para… AKP il teşkilatının şike / teşvik için 5 milyon dolara kadar çıkabileceğini rahatlıkla konuşabiliyorlar. Bu ifadenin doğru olup olmamasından daha korkuncu, bu imajın verilmiş olması. Bir siyasi partinin il teşkilatından şike amacıyla bu kadar büyük bir meblağın alınabileceğine insanlar durup dururken inanmazlar. Demek ki gerek söylemle, gerek eylemle bu inanç yerleştirilmiş insanlara…

Mahkeme süreci yürüyor. Buna karşın siyasiler hiç boş durmuyor.

Siyasilerin “her daim” en başında Türk Telekom Arena açılışında yuhalanan Erdoğan Bayraktar geliyor.

9 Ocak 2012
TRABZON’da bir açılışa katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Trabzonspor’un hakkı olan şampiyonluk kupasını almak için çok ince ayarlı bir çalışma yaptıklarını söyledi.

Trabzon Belediyesi’nin yapımını tamamladığı bir yolun açılış törenine katılan AK Parti Trabzon Milletvekili ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, konuşmasının bir bölümünde Trabzon’un Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:”Trabzon gülerse Türkiye güler. Trabzon kalkınırsa Türkiye çok büyük mesaj verir. Şimdi bizim hakkımız olan Trabzonsporumuz’un kupasını almak için de çok ince ayarlı bir çalışma yapıyoruz. İnşallah hakkı olan Trabzonsporumuzun kupasını da Trabzonspor’un müzesine getireceğiz. Allah inşallah bunu bize nasip edecek.

Bayraktar bu sözlerinin ardından törene katılanlardan büyük alkış aldi, açılışın ardından bir grup Trabzonspor taraftarı da Bakan Bayraktar’a bordo – mavili kaşkol taktı.
Konuşmanın videosu 

Tapelerde adı geçen Volkan Canalioğlu da boş durmuyor elbette:

CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç ile TFF Başkanı Aydınlar a birer mektup göndererek, Trabzonspor un Kupasını istedi.

Canalioğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’a birer mektup göndererek, şanlı bir tarihe sahip olan Trabzonspor’un daha çok  mağdur edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Eh, AKP ve CHP işin içindeyse MHP boş duracak değil ya. Soruşturmanın ilk günlerinde Fenerbahçe, Sivasspor ve Mersin İ.Yurdu’na Bank Asya’da başarılar dileyen mesaj atan Lütfü Türkkan, Ocak ayında da “önemli bir kaynağından” Aziz Yıldırım’ın tutukluluk halinin sona ereceğini öğrendiğini twitterdan panpalarına duyuruyordu.

32 kısım tekmili birden bir oyun oynanıyor. Bazı safdiller hala bunun futbolu temizlemek için yapılan bir operasyon olduğuna inanıyorlar. İnansınlar elbette. Ancak ben mecliste bile bu kadar yoğun siyaset göremiyorum “nedense“!

Behçet Üstün

İlgili yazılar:

Ünlü Türk Yalanları – 1: Emenike’nin Para Sayarken Görüntüleri Var

Ünlü Türk Yalanları – 2: Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden UEFA Men Etti

Ünlü Türk Yalanları – 3: SPK Fenerbahçe’nin Düşmesine İzin Vermez

Ünlü Türk Yalanları – 5: TFF (Bodrum Bodrum)