FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for the ‘Siyaset’ Category

KESİNOFSAYT PODCAST 79 – Hatır Şikesi & Medya Saldırısı

leave a comment »

Bu bölümde:

▶ Fenerbahçe ağır medya saldırısı altında
▶ Futbolda siyaset ve hatır şikesi

▶ E posta: kesinofsayt@gmail.com
▶ Twitter: twitter.com/kesinofsayt

Podcast yayınlarımızı
▶ Spotify  open.spotify.com/show/4esjFYIeOZeFJDF0JRlKAa
veya
▶ Spreaker  www.spreaker.com/show/kesinofsayt
veya
▶ ITunes  itunes.apple.com/tr/podcast/kesin…d1448305424?mt=2
veya
▶ Anchor https://anchor.fm/kesinofsayt
üzerinden dinleyebilirsiniz.

 

Podcast deşifresi:
Geçtiğimiz günlerde bir haber kanalı (ki bu oluşuma haber kanalı demek bile habere ayıp aslında) doğrudan Fenerbahçe’yi hedef alan bir yayın yaptı. Bildiğiniz, doğrudan hedefe koyarak, alenen saldırdı. Şaşırmadık, zira bu grubun kime ait olduğu, diğer mecralarındaki yayın politikalarını yakından biliyoruz. A Haber’den (Turkuvaz grubu) bahsettiğimi hepiniz biliyorsunuz. “Mesele sadece futbol değil”miş… Doğru, değil. Sizin meseleniz futbol değil. Futbol üzerinden kitleleri ayrıştırmak, birbirlerine düşürmek, sokağa dökmek, belli bir kesimi konsolide ederek oya tahvil etmek tek amacınız. Futbol da, o çok desteklediğiniz Trabzonspor da umurunuzda değil aslında. Biliyoruz, farkındayız…

Hep söylenen laftır “futbola siyaset karışmasın”…
Ya siyaset futbola karışıyorsa? “Karışıyorsa” ne kelime, siyaset futbolun hücrelerine kadar içine sızmış halde. Pençelerini geçirmiş ve bırakmıyor.
“Cemaat Fenerbahçe’yi niye ele geçirmek istesin” deniliyordu bir aralar. Şimdi de “devletin işi gücü yok, Trabzon’u mu şampiyon yapacak” deniliyor. Öncelikle şunu söyleyelim, hükümet devlet değildir. Ayrıca hükümet tek bir organizma da değildir. İçinde daha fazla güç elde etmek isteyen farklı yapılar, gruplar, insanlar olan bir oluşumdur ve ajandalarında kitleleri yakından ilgilendiren futbol da vardır.

Hedefte hep Fenerbahçe’nin olması da şaşırtıcı değil. Öncelikle Fenerbahçe, yönetimde kim olursa olsun, kendisini hep laik cumhuriyete bağlı bir kulüp olarak ortaya koyar. Diğer kulüpler farklıdır demiyorum burada, yanlış anlaşılmasın. Hemen hepsi böyledirler muhtemelen. Ancak Fenerbahçe bunu sadece 29 Ekim, 10 Kasım gibi günlerde değil, her an ortaya koymaktan çekinmeyen bir STK’dır. Bu anlamda hedeftir.
Hükümet & cemaat ortaklığının en güçlü olduğu dönemde diz çöktürülmesi de hem bu tavrı, hem de Türk sporunun en büyük lokomotifi olduğu için önemliydi. Kumpas kuruldu, itenle tutmayan ortaklığı var gücüyle üstüne geldi, ama o güne kadar hiç görmedikleri bir direnişle karşılaştılar. O mağlubiyet ortaklardan birisine intikam hissini, diğer ortağa da gücünün kesinlikle zayıflatılması gereken bir tehdit olduğu gerçeğini miras bıraktı. Bugün yaşananlar bu gerçeklerin sonucudur. Fenerbahçe yenmek zorunda oldukları bir semboldür en hafif deyimiyle. O yüzden de “falancanın işi gücü mü yok” söylemleri havada kalır, zırvalıktır.

Siyaset sadece Fenerbahçe konusunda içinde değil futbolun.

Mesela Guilherme transferinde Trabzon ile Malatya karşı karşıya geldi. Sert açıklamalar havada uçuştu. Geldiğimiz nokta Malatya başkanının “hatırı sayılan insanlar araya girince Trabzon ile olan kardeşliğimizi zedelememek adına bu transfere müsaade ettik” sözleri aslında çok kaygı verici. Kimdir bu hatırı sayılı kişiler? Aynı hatırı sayılı kişiler, mesela maçı kaybetmeleri gerektiğini telkin ederlerse bu da kabul edilecek midir? Neden ve nasıl güveneceğiz biz şimdi bu ülkedeki futbolu hatırı sayılı kişilerin dizayn etmediğine?

Biliyorsunuz Suat Aslanboğa’nın hakemlik sözleşmesi feshedilmişti. Orada da araya hatırı sayılı kişilerin girdiği ve Aslanboğa’nın hakemliğe bu şekilde döndüğü iddiaları var. Aslanboğa için araya giren hatırı sayılı kişiler kimler?

6 Mart 2017 tarihinde, o zaman Galatasaray 2. başkanı Nasuhi Sezgin “bizim takım da zaman zaman bazı puanları kaybetti. Bilerek kaybetti, bir takım yerlerden gelen telkinlerle kaybetti” demişti. Hiç üstüne gidilmemiş ve Sezgin istifa etmişti. Mesela bu telkinler kimlerden gelmişti? Hala böyle telkinler bazı kulüplere, hakemlere gitmeye devam ediyor mu, kimdir bunlar?

Bu işin bir tarafı. Bir diğer tarafı da hatır, gönül şikesi. Geçmişte mesela Ümit Karan’ın Trabzon’a karşı oynarken, Fenerbahçe şampiyon olmasın diye bilerek gollük pası vermediğini itiraf ettiğini biliyoruz.
Bazı kalecilerin kaleye atılan şutta uzattığı kolunu çektiğini biliyoruz. Maçtan sonra “bugün Trabzon için oynadık” dediklerini biliyoruz. Ve tüm bunların ne disiplin kurulu, ne de etik kurulu tarafından cezalandırılmadığını biliyoruz.

Son örneğini de bu hafta Fenerbahçe ile, 29. haftada da Trabzonspor ile karşılaşacak olan Ankaragücü teknik direktörü Reşit Akçay’ın konuşması ile yaşadık.
10 Şubat tarihinde Radyospor’a şunları söyledi Akçay:
“Trabzonspor için bence o sene bu sene! En fazla yaklaştığı sene bu sene. Umarım Trabzonspor şampiyon olur. Hüseyin Hoca’nın da bunu başaracak gücü var. Umarım Trabzonspor, Trabzon kentiyle bunu başarır. Kentin ve ülke futbolunun buna ihtiyacı var. Trabzonspor’un şampiyon olması sadece Trabzon kentinin şampiyonluğu değil, bence ülke futbolunun kazanması… Bursaspor’un şampiyonluğunda olduğu gibi… Bu durum çok az oluyor. Bu da dünyada Türk futbolunun kalitesinin artmasını sağlayacaktır. Ben fotoğrafa geniş bakıyorum. Açıklamalarım Trabzonlu olduğum için şovenist olarak yorumlanabilir. Bu açıklamaları şovenist olarak yapmadım, sadece fotoğrafa büyük baktım.”
Gelen tepkiler üzerine de “Yaptığım röportajda, Trabzonspor Kulübü ile ilgili sorulan soruya MKE Ankaragücü Teknik Direktörü olarak değil bir spor adamı olarak yorumda bulundum. Amacım birilerini başarılı ya da başarısız kılmak değil, Anadolu’dan da bir takımın Bursaspor örneğinde olduğu gibi Trabzonspor’un bu yıl şampiyon olabileceğini belirtmekti” dedi.
Şark kurnazlığının en güzel örneği bu sözümona özür. Öncelikle sizi o programa Ankaragücü teknik direktörü olarak almışlar, bir spor adamı, yorumcusu olarak değil. İkincisi, Anadolu’dan bir şampiyon çıkması isteği/önermesi ise amaç neden lider durumdaki Sivasspor veya Alanyaspor olmasın ki bu takım? Üstelik daha önce şampiyonluk yaşamamış, yepyeni bir ses olmaz mıydı Türk futbolu için? Hep riya, hep eyyam…
Bu teknik adamdan, kabaca 20-30 yaşları arasındaki gençler forma şansı bekliyor. Performanslarını bu yukarıdaki sözleri üzerine şekilllenmez mi bu çocukların? Bazen normalden daha hırslı, bazen daha isteksiz olmazlar mı teknik adamları bunu istiyor diye? Bu mudur adil oyun?

Karıştırdıkça onlarca örnek çıkıyor karşımıza. Hepsi alengirli, hepsi cezasız kalmış.
Ülkede siyaset şikesi, hatır şikesi her maça damgasını vururken, insanların hala bir kumpası referans alması da işin acı tarafı.

Written by kesinofsayt

14 Şubat 2020 at 13:01

Fenerbahçe, Genel, Siyaset kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

KESİNOFSAYT PODCAST 24

leave a comment »

Özür: Maalesef iki haftadır talihsizlikler yaşıyoruz. Bu bölümün 10:55 ile 16:30 dakikaları arasında ses kaydında bazı problemler oluşmuş. Önümüzdeki haftadan itibaren bu tip aksaklıklar olmaması adına daha dikkatli olacağız. Özür dileriz.

Teşekkür: Podcast yayınlarımızı siteleri üzerinden paylaşarak bize destek veren medyascope.tv/ ekibine teşekkür ederiz.

Bu bölümde:

▶ Euroleague F4
▶ Süper Lig sezon sonu
▶ TFF seçimleri

Timecode:
▶ 2:06 İrem Yaman’a tebrikler
▶ Euroleague F4
▶ 31:44 Süper Lig
▶ Galatasaray – Başakşehir, sistem takımı tartışmaları
▶ 34:40 Yayıncı kuruluşun manipülasyonları
▶ 36:21 Sezonun başarılısı Trabzonspor
▶ 37:04 Fenerbahçe
▶ 38:22 Türk futbolunda bitmeyen dertler
▶ 39:40 Abdürrahim Albayrak’ın açıklamaları 1
▶ 40:53 Abdürrahim Albayrak’ın açıklamaları 2
▶ 42:20 TFF seçimleri

Müzikler:
www.youtube.com/audiolibrary/music
▶ Dan Lebowitz – Tiptoe Out the Back
▶ Jimmy Fontanez & Doug Maxwell – Jazz con Cajon

İletişim:
▶ E posta: kesinofsayt@gmail.com
▶ Twitter: twitter.com/kesinofsayt

Podcast yayınlarımızı
▶ Spotify üzerinden open.spotify.com/show/4esjFYIeOZeFJDF0JRlKAa
veya
▶ Spreaker üzerinden www.spreaker.com/show/kesinofsayt
veya
▶ ITunes üzerinden itunes.apple.com/tr/podcast/kesin…d1448305424?mt=2
dinleyebilirsiniz.

Written by kesinofsayt

23 Mayıs 2019 at 12:43

KESİNOFSAYT PODCAST BÖLÜM 13 – IFAB Kural Değişiklikleri – Süper Lig 24. Hafta

leave a comment »

Bu bölümde:

– IFAB futbol oyun kurallarında değişikliklere gitti
– Kadın bisikletçiler erkekleri solladı
– Pique’nin açıklamaları İspanya’da tartışmalara neden oldu
– Football Leak sızıntılarının kaynağı Rui Pinto yargılanmak üzere Portekiz’e iade ediliyor
– Süper Lig’de 24. hafta
– Fenerbahçe Beko – Anadolu Efes

Timecode:
01:40 Kesinofsayt Podcast bölüm 10 Behcet-uestuen – Kesinofsayt-podcast-10-demiroren-medyasi-fenerbahceye-karartma-mi-uyguluyor
09:20 Pique www.ntvspor.net/amp/futbol/pique-…ae3bdca1768165190
07:10 Aziz Yıldırım www.sporx.com/aziz-yildirim-tff-…lim-SXHBQ766940SXQ
08:30 Belçika’da kadın bisikletçiler erkekleri yakaladı www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47438484
10:42 Football Leaks www.spiegel.de/sport/fussball/fo…6357.html#ref=rss
17: 30 Veli Ağbaba twitter.com/veliagbaba/status/1103005907989004288
17:59 Veli Ağbaba “antifenerliyim” www.haberaktuel.com/chp-li-vekile-a…eri-994237.html
20:50 Fenerbahçe – Ç.Rizespor
23:26 IFAB Kural Kitabı www.tff.org/Resources/TFF/Docum…rallari-2018-19.PDF
39:45 Kayserispor – Beşiktaş
40:40 Y.Malatya – Başakşehir
41.47 Erzurumspor – Galatasaray
44:22 Fabio Luciano twitter.com/fabioluciano3/statu…1102569951901171714
45.40 Kasımpaşa – Trabzonspor

Müzikler:
▶ freemusicarchive.org/music/SONGO_21…3/05_-_De_Cuba
▶ freemusicarchive.org/music/SONGO_21…jer_de_Antonio
▶ freemusicarchive.org/music/Tres_Tri…os/~/Kolomeika

İletişim:
E posta: kesinofsayt@gmail.com
Twitter: twitter.com/kesinofsayt

Podcast yayınlarımızı
Spotify üzerinden open.spotify.com/show/4esjFYIeOZeFJDF0JRlKAa
veya
Spreaker üzerinden www.spreaker.com/show/kesinofsayt
veya
ITunes üzerinden itunes.apple.com/tr/podcast/kesin…d1448305424?mt=2
veya
Youtube üzerinden www.youtube.com/playlist?list=PLs…hFiSNz_gAu19ZDqIx
dinleyebilirsiniz.

Written by kesinofsayt

04 Mart 2019 at 23:32

HASIR6: YER6’NA SAYGILARIMIZLA

with 5 comments

Aşağıdaki derleme FBTV’deki Yer6 Programı’ndan esinlenilerek ve Yer6’na yapılan yersiz saldırı üzerine programa desteğimizi göstermek üzere hazırlanmıştır. Elbette ki eksikleri vardır. Özellikle 3 Temmuz Darbesi ile ilgili tapeler ve mahkeme sürecine ilişkin kısıtlı hasır6’lar eklenmiştir, zira bu konunun başlıbaşına bir çalışma konusu olduğunu biliyoruz. Ayrıca 6222’ye muhalif hareket ve sözleri de ayrı bir çalışmaya saklıyoruz. Aklımıza geldikçe eklemelerle zengin bir arşiv olurşturmayı amaçlıyoruz. Sizlerden gelecek önerileri de değerlendirerek ekleyeceğiz.

  • 1976 yılında oynanan Göztepe – Galatasaray maçı sonrasında Hıncal Uluç Galatasaray, Trabzonspor, Göztepe ve Giresunspor’un anlaşmalı maçlar oynadıklarını yazmıştı. O yıllarda Galatasaray’da oynayan Fatih Terim de ismen zikrediliyordu. E tabii, çoooook zaman geçti… ( Onur Kütük’ün ( @onurktk_  ) tweetinden anımsanmıştır.)
  • Avrupa fatihinin Galatasaray – Sturm Graz maçını hatırlar mısınız? Hatırlatmazlar, merak etmeyin. Medya sadece “tek yöne” bakar…
  • Galatasaray’ın 2001 yılında Fak Fuk Fon’dan yararlandığını biliyor muydunuz? Nereden bileceksiniz?
  • Mehmet Cansun UEFA Başkanı Lennart Johansson’un karısına 127 bin dolarlık gerdanlık aldığını açıklamıştı. Neden kimse ilgilenmedi? Neden hiç konuşulmuyor?
  • Fatih Tekke ve Gökdeniz’in araçlarının kurşunlanma olayı çözüldü mü? Gökdeniz yıllardır neden gelmiyor hiç buralara? Ya milli takıma?gokdeniz
  • Ali İpek 2006’daki Denizlispor – Fenerbahçe maçı öncesinde “çantacıları açıklayacağım” demişti. Sonra çark etti. Hala çantacıları bekliyoruz.
  • Hasan Şaş “Konuşursam insanlar Galatasaray’dan soğur” dedi. Neydi konuşacakları? İnsanlar Galatasaray’dan neden soğuyacaktı? Sahi Hasan Şaş şu anda nerede, ne iş yapıyor? hasan-şaş-ağlayışı_282090
  • Ozan İpek’in şampiyonluk sonrasındaki şaka yollu teşvik itirafı neden hiç bir savcıyı meraklandırmadı acaba?
  • 13 Mart 2010 tarihinde Ankaragücü – Galatasaray maçında tribünden birisi aşağı atıldı. Ne sorumlular ortada, ne de ceza var… galatasaray-macindaki-tribun-dehseti-kamerada--552778
  • 8 Mayıs 2010 tarihinde oynanan Karabükspor – Fenerbahçe maçı ile ilgili teşvik iddialarında Karabüksporlu (Trabzonlu) Bülent Ataman’ın “bu Emenike şerefsizi adam değil, gelen teşvikten bir kuruş parayı ona verdirmeyeceğim” dediği yerel bir gazetede çıktı. Sonuç? Mahkemeye bile çağırılmadı.
  • Göksel Gümüşdağ şike soruşturmasına nasıl dahil oldu? Nasıl çıktı?
  • Aziz Yıldırım’ın telefonları Mahmut Özgener ile “sık görüştüğü” için dinlenmeye başlanmış. Hatta federasyondan gelen parayla şike yapılmış. Peki Mahmut Özgener nerede?
  • 7 Şubat 2011 tarihinde TT Arena’da oynanan Galatasaray – Eskişehirspor maçında tribünden atılan bir şişe 10 yaşındaki Batuhan’ın kafasını yardı. Sorumlular hala #hasır6…
    Üstelik de Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yalçındağ, kendisine ait twitter hesabında şişeyi atan kişinin tespit edildiğini ve güvenlik birimlerine bildirdiklerini ifade etmesine rağmen…batuhan
  • 18 Mart 2011 tarihinde TT Arena’da oynanan Galatasaray – Fenerbahçe maçında Galatasaray locasından Fenerbahçe kalecisi Volkan’a rakı şişesi atıldı. Faili her yerde konuşulmasına rağmen hiç bir yaptırım uygulanmadı. (Not: hakem kim mi? Onu da merak ediverin “lan”)lugano-sise-33530_501
  • Aylarca imzadan kaçan Fatih Terim tesadüfen “3 Temmuz Darbesi”nden iki gün önce Galatasaray’a imza attı. Kedidir kedi…
  • Aynı davadan suçlanırken TS ve BJK Avrupa’ya neden gitti?
  • Aziz Yıldırım’ın evinde bulunan silahlar ne oldu bu arada? Ya bu haberi yapanlar?
  • Tapelerde Olgun Peker’in sınavı geçtiğini duyunca “sorular çalınmış, sınav tekrarlanmalı” diyen Şekip Mosturoğlu neden suçlu bulunuyor?
  • Şener’in “altı trilyonu alalım, bire bitiririz“i için neden hiç bir devlet kurumu işlem yapmıyor? DDK ya da Maliye müfettişleri devletten haksız alınmış bu parayı neden merak etmiyorlar? İncelenmesini kimler engelliyor?6trilyon
  • Çalınan menajerlik sınavı soruları ilk kimlere geldi? Sorumluları şimdi nerede?
  • Melih Gökçek’in ortam dinleme aracı var mı?
  • Aziz Yıldırım’ın aylarca süren teknik takipte hemen herkesle tapesi varken, yöneticilerinden Mehmet Ali Aydınlar ile neden bu kadar az konuşması var? Aziz Yıldırım – Mehmel Ali Aydınlar tapeleri #hasir6 mı ediliyor?
  • Ünal Aysal TFF Genel Kurul’unda “Mehmet Ali Aydınlar’ın istifası kurguyu bozar” derken hangi kurgudan bahsetti?
  • Galatasaray Kulübü kayıp 1 milyon doların futbolcularına yapılan ödeme olduğunu söylese de Song’un ödeme makbuzu hala ortaya çıkmadı. Henüz aranıyor…
  • Kayıp 1 milyon dolarla ilgili olarak Galatasaray yöneticisi Bülent Tulun’un yazdığı mektubun “neden” yazıldığını da kimse merak etmiyor nedense…
  • Bochum savcılığının geniş kapsamlı bahis şikesi davasında bazı önemli Türk isimlerin de olduğu iddia edilmişti. Bahse konu 270 maçın 74’ünün Türkiye’den olduğu iddiası vardı. Sonuç? Davanın Türkiye ayağında, Sarıyer Savcılığı’nda neler olduğu bilinmiyor. (6 Ekim 2010 – 14 Nisan 2011)
  • 16 Aralık 2011 tarihinde oynanan Orduspor – Galatasaray maçı öncesinde Orduspor’da kiralık oynayan Galatasaray futbolcusu Culio her nedense Galatasaray’a karşı oynamak istemediğini açıkladı ve kadro dışı bırakıldı.  Fatih Terim’in “kadromda görmek isterim” dediği Culio yine her nedense başka takımlara transfer oldu.
  • Culio TFF tarafından Etik Kurul’a sevkedildi. Tarih 9 Nisan 2012… 2013’e girmek üzere olduğumuz günlerde karar hala bekleniyor.
  • Lütfi Arıboğan “Cornu’ya dava açacağım” dedi mi?
  • Lütfi Arıboğan’ın “gerek olduğu takdirde” açıklayacağı belgeleri hiç mi merak eden bir medya, yargı mensubu yok?lutfi
  • Lütfi Arıboğan 58. madde için toplanan TFF Genel Kurulu’nda alt küme takımlarına “rüşvet” teklif etti mi?
  • Yiğit Gökoğlan Galatasaray’ın 21 Aralık 2011 tarihinde oynanan Manisaspor maçı öncesinde transfer haberlerinin ardından Galatasaray’a transfer oldu. Kaç maç oynadı dersiniz? Sadece sekiz.
  • Lütfi Arıboğan’ın Cornu’ya açacağı dava ne oldu?
  • Ümit Karan “Konuşursam 2006 şampiyonluğu el değiştirir” dedi mi? Sahi dedi mi?
  • 4 Nisan 2012’de KTÜ’de okuyan Fenerbahçeli öğrenciler Üni-TS Ankara tarafından Facebook üzerinden hedef gösterildi. Sonuç meçhul… ktu
  • 6 Mayıs 2012 tarihinde Trabzon’da Fenerbahçe takım otobüsüne saldırıldı. Saldırıda silah görüntüleri de vardı. Sorumluları hala meçhul…
  • Sadri Şener 10 Mayıs 2012 tarihinde Trabzon’da oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe maçı sonrasında soyunma odası koridorunda Semih’e saldırdı. Aylarca hak mahrumiyeti aldı sanıyorsunuz değil mi? Yok canım, abartmayın. 15 gün hak mahrumiyeti ve 15 bin lira neyinize yetmiyor?sadri
  • 90+4. dakikada Santos’un direkten dönen topu tamamlayarak gol attığı Fenerbahçe – Gaziantep maçından bir gün önce Sadri Şener ile Tolunay Kafkas otelin lobisinde ne konuştu?
  • Galatasaraylı Selçuk İnan, Trabzonspor maçı öncesinde Trabzonsporlu Burak Yılmaz ile buluştu. Neler konuşuldu acaba? (Meraklısına not: Burak maçta oynamadı. Emenike de Fenerbahçe maçında oynamadığı için üç yılla yargılanıyor hala)
  • Mehmet Ali Aydınlar’ın Etik Kurulu ara raporu öncesi Cumhurbaşkanı’nı ziyareti zamanlama olarak bir tesadüf müydü?maaliar
  • Fatih Terim 2011-12 sezonunda Trabzonspor  beraberliği sonrasında “Lig bitince konuşacağım” demişti. Ne konuşacaktı acaba?
  • Tahkim Kurulu’nun “Şike Davası”yla ilgili kararını açıklamasından (4 Haziran 2012) kısa süre önce, 21 Mayıs 2012’de TFF’nun Ankara’daki binası kurşunlandı. Kimler ve neden yaptı? Merak edip araştıran var mı?
  • Fatih Terim’in çok yüce gönüllü bir Galatasaraylı olduğu asgari ücretle çalışıyor olmasından anlaşılıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan bir yetkili de bunu takdir edecek mi, henüz bilinmiyor. Yılbaşında asgari ücrete zam bekleniyor.
  • Melo’nun Ünal Aysal hakkında twitterda “başkan çocukça davranıyor” yazması kaç Alex tweeti eder?MELO-ÜNAL-AYSAL-TWEET-300x168
  • TT Arena tuvaletlerindeki seks skandalı bir başka kulübün stadında olsa bu sessizlik olur muydu? Etik ve ahlak bekçisi medya mensupları bu kadar anlayışlı davranır mıydı bilinmiyor.wc-miron-02
  • Şampiyonlar Ligi’nde oynanan Cluj – Galatasaray maçındaki şike yapıldığı iddialarını neden kimse ciddiye almadı dersiniz?
  • 24 Kasım 2012 tarihindeki Elazığspor – Galatasaray maçında son dakikada kazanılan penaltı atışı öncesinde Galatasaraylı Cris penaltı noktasını kazıdı. Bilica’nın hareketini günlerce gündemden indirmeyen medya buna değinmeyi gereksiz gördü. Yayıncı kuruluş ise görüntüyü bir kez olsun yayınlamadı. Görüntüler amatör kameradan yayıldı
  • Manchester United’ın İstanbul’a gelişinde havaalanında büyük bir rezalet yaşandı. Olayın UA organizasyonu olduğu bilinmesine rağmen (GSTV kayıtları) hiç bir işlem yapılmadı.  (Alternatif link)
  • 30 Kasım 2012 tarihinde oynanan Galatasaray – Gaziantepspor maçında kırmızı kart gören Melo hakemin üzerine yürüyerek birşeyler söyledi. “Lan” ile kırmızı kart çıkartılan ülkemizde bu konu da medyada fazla yer bulmadı.melo
  • 30 Kasım 2012 tarihinde oynanan Galatasaray – Gaziantepspor maçında Melo’nun kırmızı kart görmesi üzerine Engin Baytar da hakeme saldırdı ve birşeyler söyledi. Dudak okuma uzmanı yayıncı kuruluş “futbolun güzelliklerini” konuşmayı tercih etti. Sonuç? Medyaya göre öyle bir olay yaşanmadı.
  • Saygın Alman dergisi Der Spiegel’deki Trabzonspor hakkındaki Wikileaks iddialarını adalet bekçisi medyamızda gördünüz mü? (İlgili bir yazı da burada / orijinal Wikileaks belgesi burada)
  • Nevzat Şakar – Volkan Canalioğlu tapesindeki  “taraftarı tahrik edin, başbakana karşı ayaklandırın” sözlerinden rahatsızlık duyan bir tek emniyet, yargı mensubu yok mu? Ya başbakanın kendisi? Zira sonucu işte burada… canalioglu
  • Mehmet Topuz’a en formda olduğu dönemlerde bile uygulanan milli takım vetosunun nedeni nedir? Acaba Fatih Terim’le arasının olmaması olabilir mi? Yok canım, çok fesatsınız…
  • İTÜ tarafından hazırlanan penaltı raporu medya kuruluşlarının (ve MHK’nın) ilgisini çekmiş midir acaba?
  • Galatasaray’ın sermaye artırımı dolaplarına medya sansürü neden bu kadar az delinebiliyor sizce?
  • 2 Aralık 2012 Fenerbahçe otobüsünün Kayseri’de saldırıya uğraması henüz çok yeni, ama unutturulacağı kesin gibi. Zaten kimse de yakalanmadı. Neden yakalansın ki “hak arayan genç adamlar”?turgay_demir_4aralik2012
  • Operasyon öncesi ve süresince borsa hareketleri inceleniyor mu? Merak eden yok mu? SPK?
  • Yadigar Boğa ne oldu?
  • ”Fenerbahçe – GS maçı oynanmayacak” diyenler neredeler? Ne yapıyorlar? Bu bilgiyi kimler sızdırdı?
  • Gökhan Gönül’ün sakatlığını Fenerbahçe’ye bildirmeyen milli takım doktorları ne yapıyor?
  • Fenerbahçe’nin GS’ye verdiği teşvik ne oldu?
  • Aziz Yıldırım henüz tutuklanmadan adres olarak neden Metris yazıldı?
  • Melih Gökçek operasyonu önceden biliyor muydu? Başka kimler biliyordu?
  • 12 Mayıs 2012 tarihinde Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe – Galatasaray maçı öncesinde bazı yayın kuruluşlarının kameraları, stadın dışında bazı noktalara (daha önce oralara konmamışlardı hiç) neden konumlandı? Önceden bazı bilgiler mi geldi?
  • Samsunspor Başkanı İsmail Uyanık’ın “milli takım için şike yapıldı” sözlerinin de üstü örtüldü.
  • Galatasaray ile Gençlik Spor Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokole göre Galatasaray’ın 49 yıllığına kullanım hakkını aldığı TT Arena’nın açılır kapanır çatısını 2 sene içinde yapması gerekiyor. Protokol 29 Nisan 2011’de imzalanırken, kulübün Arena’nın çatısını tamamlamak için önünde 19 ay bulunuyordu. Bu sürede yapılamazsa 160 milyon Euro’ya mal olan stadın maliyetinin yarısı kadar ceza ödemek durumunda kalacak Galatasaray.  Çatı? Kapatmak?
  • Milli Emlak Fenerbahçe Kulübü’nden kaldırımın bile kirasını istiyor. Yetmiyor konukevi için ayrı kira istiyor. Peki Galatasaray’ın Ali Sami Yen Stadı’ndan doğan kira borçlarıyla ilgilenen var mı? Ya diğer tesislerindeki yükümlülükleriyle?
  • Beşiktaş “iade ettiği” kupayı geri aldı mı? (Ahmet Sanlı’ya – @aahmetsanli – teşekkürlerimizle)
  • 2010 Aralık ayında Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı sporcusu Diana Taurasi’de doping maddesi bulunduğu açıklandı. Futbol Federasyonu Doping Kurulu Başkanı ve Basketbol Federasyonu Sağlık Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Turgay Atasü, daha B numunesi açılmamışken  “Taurasi’nin B numunesinde de bir değişiklik olmaz. Ben bugüne kadar böyle bir değişiklik görmedim. Taurasi bu duruma göre normalde 2 sene ceza alır. Dünya basketbolunun zirvesinde biri ama ne yapalım, o da kullanmasın. Hiçbir suçlu (Ben yaptım) demez.” buyurdu. Şubat 2011’de Türkiye Doping Kontrol Merkezi (Hacettepe) analiz sertifikalarını hata oldu diyerek geri çekti. Sahi, Turgay Atasü şimdi nerede? Bir özür çok mu zor olurdu? (Sevgili Maki Senkala’ya anımsatması için teşekkürler)turgayatasü
  • Shaskova’nın Fenerbahçe Bayan Voleybol Takımı oyuncusu, Coskovic’in ise Erkek Voleybol Takımı oyuncusu oldukları dönemde Fenerbahçe bu sporcuları Türk statüsüne geçirmek için çaba sarfetmiş, ancak “tarafsız” federasyon başkanı Ünal Karabıyık engeline takılmıştı. Oysa bu sporcular Fenerbahçe’den ayrılır ayrılmaz (Shaskova Eczacıbaşı’na, Coskovic Galatasaray’a) bu yol açılıverdi. (Münir Gökmen’e teşekkürler)
  • 6 Mayıs 2012 tarihinde Trabzon’da oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe karşılaşmasında dah önceden Emre Belözoğlu’nu ırkçılıkla suçlayan Zokora Emre’ye çok sert bir tekme atıyor. Hakeme göre bu tekme değil. İyi de sarı karta ne gerek var o zaman? Hakem kim mi? Kamil Abitoğlu…zokoranin tekmesi
  • Yine Emre’yi ırkçılıkla suçlayan Trabzon tribünlerinin açtığı bir pankart: Papazın Çayırı’ndan Kanuni’nin vatanına hangi yüzle geldiniz… Bu pankarttaki açık ırkçılık hiçbir yetkiliyi hakerete geçirmedi. Nasıl geçirsin ki? Onların bilgisi dışında bu büyüklükteki bir pankart stada giremezdi zaten. (Anımsatma için Münir Gökmen’e teşekkürler)pankart_trabzon
  • Kasım 2009’da Galatasaray Basketbol Takımı’nın cezalı oyuncusu Cemal Nalga’yı, takım arkadaşı Tufan Ersöz’ün formasıyla oynattığı ortaya çıktı.  Hem de hazırlık maçlarında…. Daha iki yıl geçmeden, Ağustos 2011’de bu kez Galatasaray atletizm şubesinde benzer bir skandal yaşandı. “Ahlakın ve adaletin bekçileri” bunu söylemlerinde niye #hasir6 ediyorlar? (Serdar Başar’a teşekkürler)
  • Yargıtay 16 Haziran 2012 tarihinde Adnan Polat yönetiminin ibra edilmeyerek düşürüldüğü kongreyi geçersiz saymıştı. Yani Galatasaray’ın şu anki yönetimi yasal olmayan bir seçimle işbaşında. Eee? Yazan, çizen?
  • 27 Nisan 2010 tarihinde Ankaragücü Asbaşkanı Ayhan Atalay, Süper Lig’in 33. haftasında oynayacakları Fenerbahçe maçına atanacak hakemle ilgili çok ciddi duyumlar aldıklarını, maçı yönetecek hakemleri Aziz Yıldırım’ın ayarladığını iddia etti. Üç hakem isminin ellerinde olduğunu savunan Atalay, gelecekte tanıklık yapmak üzere 3 kişiye bu isimleri söyleyeceklerini belirtti. Atalay, “Aziz Yıldırım’ın MHK’ya baskı yaptığına dair ciddi duyumumuz var. Buraya kendi istedikleri, insiyatif kullanamayan, psikolojik altyapısı bu maçı kaldırmayacak bir hakem atamaya çalışıyor. Ben bu ismi eski MHK başkanı Bülent Yavuz’a ilettim. Bunu maç sonuna kadar saklayacak. Eğer teorilerimiz doğru çıkarsa, çıkıp televizyonlarda açıklayacak . MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın da bir televizyon programında, ‘büyük takımlar hakemlerimiz ve federasyon üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar’ açıklaması var.” dedi.
    2 Mayıs 2010 tarihinde ise “O konuşmaları nasıl yaptım ben de bilmiyorum. Bana bir şey oldu herhalde.” gibi bir ifadeyle özür diledi.
  • 15 Mayıs 2010… Fenerbahçe şampiyonluk için Bursaspor ile çekişiyor. Devlet Bakanı Faruk Çelik:

Son birkaç maçta olup bitenleri izledik. Bu kadar kolay gollerin nasıl yenildiğini anlamakta zorlanıyoruz. Birkaç ay önce başka konularda yaptığımız basın toplantısında bu konuları dile getirmiştik. O zaman da bu maçları kamuoyuyla paylaşacağımızı söylemiştik. Maalesef bizi üzen, kuşkuya düşüren görüntülere diğer maçlarda şahit olduk.
Umarım, yarın Fenerbahçe’nin Trabzonspor ile yapacağı maça, sahadaki oyuncuların fizik güçleri ve taktikleri yansır ve hak eden kazanır. Hak eden kazansın, hak eden şampiyon olsun. Bursaspor’un şampiyonluğu hak ettiğini hepimiz, Bursaspor ile hiç ilgisi olmayanlar bile söylüyor. Yarınki Beşiktaş maçında galip geleceğiz ve kulağımız İstanbul’da olacak ve inşallah oradan da hayırlı haberler alırız. Hak ettiğimiz neticeye ulaşırız.

diyerek ligi, daha doğrusu Fenerbahçe’yi  tümüyle şaibe altına sokuyordu. Bursaspor’un şampiyonluğu sonrasında söylediklerini şöyle savundu:

Türk Futbolunun şaibe altında kalmaması adına gündeme getirdiğimiz ‘Temiz Futbol’ uyarıları kimseyi kınamak için değil sadece Türk Futbolunun şaibe şayiası ile kirletilmemesi içindi. Bursaspor’un gösterdiği üstün performansı ve başarıyı Bursa milletvekili olarak, bir Bursasporlu olarak yakından bilmekteyim. Gerek Bursaspor’un gayretlerinin bazı kirli girişimlere kurban edilmemesi ve gerekse Türkiye liglerinde başarılı futbol sergileyen çok kıymetli takım ve oyuncularımızın lekelenmemesi amacıyla dillendirdiğimiz samimi uyarıları kimsenin yanlış ve kasıtlı olarak başka yerlere çekmesine müsaade edemeyiz.

Fenerbahçe şampiyon olamayınca lig bir anda tertemiz oluvermişti. farukcelik

  • Fatih Terim’in Temmuz 2012’de söylediği “Fenerbahçe şampiyonluğu dört yıl unutsun” sözlerinin arka planında ne var? Nereden bu garantiyi aldı? Yok bunu sadece tahmin olarak söylediyse, Aziz Yıldırım benzeri bir ifade yüzünden neden yargılandı?
  • Galatasaray – Gaziantepspor maçı için hakem Suat Aslanboğa raporunda Melo için neler yazdı? Rapor ne oldu? (Noavas Blog)TKUMMELO
  • 16 Aralık 2012 tarihinde oynanan Galatasaray – Fenerbahçe karşılaşmasında Fenerbahçeli Raul Meireless ikinci sarı karttan oyundan atıldı. İtiraz ederkenki görüntülerde hakeme tükürdüğü iddia edildi. Daha da ötesinde hakem Halis Özkahya’nın raporunun değiştirildiği, tükürdüğünün yazıldığı iddiaları dolaştı. 20 Aralık 2012 tarihinde PFDK Meireless’e 11 maç ceza verdi. Daha sonra ortaya çıkan görüntülerde Meireless’in tükürmediği net bir şekilde belli oldu. Tahkim Kurulu 27 Aralık 2012’de cezayı “maç sonrası hakeme yönelik hareket” gerekçesiyle 3 maça indirdi.   Halis Özkahya’nın raporundaki tükürük iddiası #hasir6 edilerek, kendisine yönelik hiçbir cezaya gerek duyulmaksızın maç verilmeye devam ediliyor.
  • EN ÖNEMLİ HASIR6: Süper Kupa ne oldu?

ADALETİNİZE TÜKÜREYİM

leave a comment »

On yılı aşkın süredir adım adım ele geçiriliyor her yer, her kurum, hatta bireyler…

Direnen, teslim olmayan ezilmeye çalışılıyor. Kimisi pes ediyor. Pes etmeyenlerin, davasına güvenenlerin kararlılığı ve öfkesi ise törpüleniyor.

Ülkede adaleti sağlayacak kurumların tümünde adaleti hiçe sayanların üstünlüğü var. Ama “iktidar hayatı hedef aldığında, hayat iktidara direniş oluyor.” Hayatına sahip çıkanlar teslim olmuyor, zira Hotsumi Ozaki’nin kızına tavsiyesindeki gibi “acıya hiçbir zaman boyun eğmemek gerekir. Hayatta en kötü şey teslim olmaktır.”

Teslim olmayanların ödediği bedellerin, adaleti sağlamakla yükümlü kurumların kimler tarafından işgal edildiğinin mükemmel bir özeti papazincayiri.blogspot.com da aethewulf tarafından yapılmış. Uzun, detaylı bir yazı, ama üşenmeyin, okuyun, okutun ve dönüp bir daha okuyun…

Bir ilave yapacağım o yazıya; Serhat Ulueren RTÜK’ün kurduğu, spor programlarında etik kuralları belirleyecek alt komisyon üyesi oldu. Adalet beklediğimiz kurumların mikro bir göstergesi sizlere… İftiradan ertelenmiş cezası bulunan, onlarca yalan haberi ortaya çıkmış bir adam etik kuralları belirleyecek…

İşte “yeni” Türkiye’nin adaletin sisteminden bir kesit…

Trabzonlu Yusuf Reha Alp de onca yazısına rağmen PFDK üyesi değil miydi? Şimdiki üyeler çok mu farklı?

Sistem içinde kalarak sistemle savaşılmaz. Sistemi yıkmak, yenisini ve adetlisini kurmak için savaşırsanız umut vardır.

Carlyle’ın dediği gibi “düzen kölelik ve zulüm anlamına geldiğinde, düzensizlik adalet ve özgürlüğün başlangıcıdır”…

NOT: Alıntılar Jacques Verges’in Savunma Saldırıyor kitabındandır. Tavsiye ederim.

Written by kesinofsayt

21 Aralık 2012 at 14:32

AKP, MHK, PFDK, Siyaset, TFF, Yusuf Reha Alp kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

SANDIKTA GÖRÜŞÜR(MÜY)ÜZ!

leave a comment »

Bu yazıyı yazmadan oldukça düşündüm, zira çok ince bir zemin. Ancak yazılmalıydı ve yazıldı…

Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yapılan 3 Temmuz darbesinden sonra Fenerbahçe taraftarı (bazı küçük aykırılıklar dışında) müthiş bir birliktelik gösterdi, gösteriyor. Operasyonu yapanlara karşı tepkisini demokratik yollarla her ortamda, bıkmadan, usanmadan sürekli gösteriyor. Kafasında şüphesi olanlar bile iddialar yığını ve savunmalardan sonra şüphesinden arındı ve yöneticilerine bağlılığı, inancı tazelendi. 3 Temmuz öncesinde, art niyetli olmadan Aziz Yıldırım’a muhalif olanlar bile tümüyle başkanın yanındalar şu anda.

İlk toz dumandan sonra operasyonun cemaatin devlette konumlandırılan birimleri tarafından ve hükümetin onayıyla yapıldığı kanısı iyice yerleşti birçok Fenerbahçelinin kafasında. Gösterilerde, yürüyüşlerde her siyasi kesimden, her dini inançtan, her toplumsal katmandan insan sevdasının yanında saf tutuyor. Ve hemen her gösteride cemaat ve hükümet aleyhinde sloganlar atılıyor, “sandıkta görüşürüz” tezahüratı dinmiyor. Gerçekten de böyle bir gücü var mı Fenerbahçe’nin, Fenerbahçelinin? “Var” diyenler bir daha düşünsünler. Mesela Trabzon kentindeki oy potansiyeli nedeniyle, onları küstürmemek adına Trabzonspor’un her türlü şımarıklığına göz yuman siyasiler Fenerbahçe’ye neden aynı yakınlığı, anlayışı göstermiyorlar sizce? Evet, Fenerbahçeliler çok daha büyük bir oy potansiyeline sahip. Hem de tek bir kentte değil, tüm ülkede. Ama sandığa gidildiğinde işler hiç de öyle olmadı, olmuyor… Oysa Fenerbahçelilerin siyasi parti / Fenerbahçe tercihi farklı yapılsa, yapılabilse belki de herşey bir anda değişecek.

Bu yazı aslen AKP’ye oy veren Fenerbahçeliler için yazıldı. Sadece nacizane bir ricadır, daha ötesi değil. Olamaz da… Zira bizim “başkaları” gibi insanların siyasi iradesine ipotek koymak gibi bir misyonumuz yok.

Lütfen önceliklerinizi düşününün; sevdanız mı, siyasi görüşünüz mü? Sevdanıza el uzatanlara sessiz kalmak mıdır doğrusu, yoksa sevdanıza sahip çıkmak mı? Mutlaka karşı bir görüşe meyletmek mecbur değil. Sandığa gitmemek, hatta daha da güzeli, sarı laci çubukluyla gidip “boş oy” vermek de bir tercihi, bir tepkiyi belirtir. “Sizler, hepiniz bana sahip çıkmadınız, ben de sizi istemiyorum” demektir bu…

Lütfen, ilk seçimlere kadar düşününün. Ama iyi düşünün…

Sevdanız mı, onu parçalamaya, elinizden almaya çalışanlar mı?

NOT: Bu satırların yazarı AKP’ye oy vermemiştir. Diğer kitle partilerine de güvenmemektedir ve onlara da oy vermeyecektir. Sözün özü; bu yazı “başka” bir siyasi partinin “çaktırmadan” propagandası değildir. 

Written by kesinofsayt

17 Nisan 2012 at 11:12

AKP, Fenerbahçe, Siyaset, Trabzonspor kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

IRKÇILIK… VE SOS OLARAK İKİYÜZLÜLÜK!

leave a comment »

15 Nisan 2012 Pazar günü Fenerbahçeliler için son derece güzel ve keyifli bir gündü. Önce güzel bir havada haksızlığa ve adaletsizliğe karşı anlamlı bir yürüyüş yapıldı. Yürüyüşün sonunda da aylardır anlamsız talepleriyle Fenerbahçe’yi tahrik etmeye çabalayanlara karşı hiç bir taşkınlık, hiç bir küfür, hakaret içermeyen bir maçta ezici bir oyunla futbol dersi verildi. Staddaki herkes mutlu bir günün keyfiyle evlerine döndüğünde yeni bir gündemle karşılaştılar. Trabzonsporlu futbolcu Zokora maç esnasında Emre’nin kendisine ırkçı söylemde bulunduğundan bahsediyordu ve “mümtaz ve duyarlı” Türk medyasının birinci gündem maddesi bu olmuştu. Aylardır “masumiyet karinesi” diye birşey olduğunu, bir kimsenin suçu ispatlanmadıkça masum olduğunu anlatamadığımız değerli medya mensuplarımız darağaçlarını kurmuş, pek de alışkın olmadığımız şekilde ilgili talimat maddelerini ortaya dökmüş, Emre’nin acil infazını istiyorlardı. Hoş, “istiyorlardı” lafı biraz hafif kaçıyor aslında. İstiyorlardı değil de infazı gerçekleştiriyorlardı demek daha doğru olacak sanırım.

Gelelim işin teorisine… Irkçılık TDK tarafından “insanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti, rasizm” olarak tanımlanıyor. Yani aslen hayata ve insanlara ideolojik bir bakış ve yaşam tarzı ırkçılık. Neredeyse tüm futbol hayatında farklı din ve ırktan futbolcu ile bir arada oynamış bir oyuncunun ilginç bir zamanlama ile bu suçlamayla karşılaşması oldukça kafa karıştırıcı. Emre’nin yayıncı kuruluşa bağlanarak lafı evelemesi de kendisi adına olumsuz bir durum elbette. Ola ki bu sözleri sarf ettiyse dahi bunu ırkçı olduğundan değil de haddini fazlasıyla aşan bir hakaret amacıyla yaptığını düşünüyorum. Elbette bu düşünce varsayılan söylem gerçekleştiyse onu hafifletmez. Irkçı söylem, gerekçesi ne olursa olsun kabul edilemez bir durumdur. Forma rengine göre de hafifletilemez.

Ancak bugün çığlıklar atarak cadı avına çıkanların samimiyetsizliği de bu söylemin kendisi kadar değilse bile sadece bir kademe altındadır. Bugün Emre’nin varsayılan lafına karşı “insanlık adına” savaş açanların şu aşağıdakiler için neler düşündüklerini çok merak ediyorum:

  • 1996-97 sezonu. İstanbulspor ile oynanan maç sonrasında Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim rakip takımın teknik direktörü Saffe Susic için ‘‘Benim ülkemde hele bir Sırp bana hiç böyle laf edemez’’ dedi.
  • 1998-99’da Trabzonspor başkanı Mehmet Ali Yılmaz takımın İngiliz oyuncusu Kevin Campbell için ‘‘Golcü diye aldık yamyam çıktı’’ yorumunu yaptı.
  • 2000-01’de Fenerbahçe iki Yugoslav oyuncu Lazetic ve Mirkovic’i kadrosuna dahil edince başta Kazım Kanat olmak üzere bazı spor yazarlarından ‘‘bu Sırpların burada işi ne?’’ sesleri yükseldi.
  • 2002’nin mayıs ayında İsrail-Filistin sorunu alevlendiğinde İstanbul’da ve Konya’daki protesto gösterilerinde Revivo’ya yönelik ‘‘Hitler şimdi seni daha iyi anlıyorum’’ sloganı atıldı.
  • 17 Aralık 2008: Trabzonsporlu taraftarlar TFF’ye yürüyorlar. Atılan slogan “Ermeni Oğuz’a (kasdedilen MHK başkanı Oğuz Sarvan) soykırım”!
  • 27 Ocak 2011 tarihinde oynanan Galatasaray – Sivasspor Türkiye Kupası maçında Galatasaray tribünlerinden Pini Balili’ye ırkçı tezahüratlar yapıldı.
  • 10 Haziran 2011 tarihinde NTV’de başbakan R.T.Erdoğan: “Ne Ermeniliğimiz kaldı, ne Rumluğumuz“.
  • 20 Kasım 2011: İnönü Stadı’nda oynanan Beşiktaş – Galatasaray maçında trübünler Eboue’ye maymun dedi.
  • 21 Kasım 2011 tarihinde BJK TV yorumcusu Burhan Akdağ Eboue için “bu görüntüler National Geographic TV’de her gün veriliyor” dedi.
  • 1 Nisan 2012 tarihinde Trabzon’da oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe maçında tribünlerde açılan pankart:

Bu yukarıdakiler kısa bir araştırma ile bulunan bazı örnekler. Ermeni / Rum tohumu lafının ne kadar sık kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Irkçılığın (ayrımcılığın) bir başka türü de kadına yönelik ayrımcılık. Yine başbakana ait olan “kadın mı kız mı bilmiyorum” en önde gelen örneklerden.

Bir kez daha soruyorum şimdi: Emre’yi infaz edenler bu yukarıdakilere karşı en ufak bir itirazda bulundular mı? Unutmayalım, haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Ama haksızlığı işine geldiği gibi bazen görmezden gelen, bazen ucuz kahramanlık yapan daha da beterdir.

Tamam, bu sözleri söylediyse Emre’yi asalım. Ama darağacına yalnız mı gidecek?

Written by kesinofsayt

16 Nisan 2012 at 08:45