FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for the ‘AKP’ Category

HASIR6: YER6’NA SAYGILARIMIZLA

with 5 comments

Aşağıdaki derleme FBTV’deki Yer6 Programı’ndan esinlenilerek ve Yer6’na yapılan yersiz saldırı üzerine programa desteğimizi göstermek üzere hazırlanmıştır. Elbette ki eksikleri vardır. Özellikle 3 Temmuz Darbesi ile ilgili tapeler ve mahkeme sürecine ilişkin kısıtlı hasır6’lar eklenmiştir, zira bu konunun başlıbaşına bir çalışma konusu olduğunu biliyoruz. Ayrıca 6222’ye muhalif hareket ve sözleri de ayrı bir çalışmaya saklıyoruz. Aklımıza geldikçe eklemelerle zengin bir arşiv olurşturmayı amaçlıyoruz. Sizlerden gelecek önerileri de değerlendirerek ekleyeceğiz.

  • 1976 yılında oynanan Göztepe – Galatasaray maçı sonrasında Hıncal Uluç Galatasaray, Trabzonspor, Göztepe ve Giresunspor’un anlaşmalı maçlar oynadıklarını yazmıştı. O yıllarda Galatasaray’da oynayan Fatih Terim de ismen zikrediliyordu. E tabii, çoooook zaman geçti… ( Onur Kütük’ün ( @onurktk_  ) tweetinden anımsanmıştır.)
  • Avrupa fatihinin Galatasaray – Sturm Graz maçını hatırlar mısınız? Hatırlatmazlar, merak etmeyin. Medya sadece “tek yöne” bakar…
  • Galatasaray’ın 2001 yılında Fak Fuk Fon’dan yararlandığını biliyor muydunuz? Nereden bileceksiniz?
  • Mehmet Cansun UEFA Başkanı Lennart Johansson’un karısına 127 bin dolarlık gerdanlık aldığını açıklamıştı. Neden kimse ilgilenmedi? Neden hiç konuşulmuyor?
  • Fatih Tekke ve Gökdeniz’in araçlarının kurşunlanma olayı çözüldü mü? Gökdeniz yıllardır neden gelmiyor hiç buralara? Ya milli takıma?gokdeniz
  • Ali İpek 2006’daki Denizlispor – Fenerbahçe maçı öncesinde “çantacıları açıklayacağım” demişti. Sonra çark etti. Hala çantacıları bekliyoruz.
  • Hasan Şaş “Konuşursam insanlar Galatasaray’dan soğur” dedi. Neydi konuşacakları? İnsanlar Galatasaray’dan neden soğuyacaktı? Sahi Hasan Şaş şu anda nerede, ne iş yapıyor? hasan-şaş-ağlayışı_282090
  • Ozan İpek’in şampiyonluk sonrasındaki şaka yollu teşvik itirafı neden hiç bir savcıyı meraklandırmadı acaba?
  • 13 Mart 2010 tarihinde Ankaragücü – Galatasaray maçında tribünden birisi aşağı atıldı. Ne sorumlular ortada, ne de ceza var… galatasaray-macindaki-tribun-dehseti-kamerada--552778
  • 8 Mayıs 2010 tarihinde oynanan Karabükspor – Fenerbahçe maçı ile ilgili teşvik iddialarında Karabüksporlu (Trabzonlu) Bülent Ataman’ın “bu Emenike şerefsizi adam değil, gelen teşvikten bir kuruş parayı ona verdirmeyeceğim” dediği yerel bir gazetede çıktı. Sonuç? Mahkemeye bile çağırılmadı.
  • Göksel Gümüşdağ şike soruşturmasına nasıl dahil oldu? Nasıl çıktı?
  • Aziz Yıldırım’ın telefonları Mahmut Özgener ile “sık görüştüğü” için dinlenmeye başlanmış. Hatta federasyondan gelen parayla şike yapılmış. Peki Mahmut Özgener nerede?
  • 7 Şubat 2011 tarihinde TT Arena’da oynanan Galatasaray – Eskişehirspor maçında tribünden atılan bir şişe 10 yaşındaki Batuhan’ın kafasını yardı. Sorumlular hala #hasır6…
    Üstelik de Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yalçındağ, kendisine ait twitter hesabında şişeyi atan kişinin tespit edildiğini ve güvenlik birimlerine bildirdiklerini ifade etmesine rağmen…batuhan
  • 18 Mart 2011 tarihinde TT Arena’da oynanan Galatasaray – Fenerbahçe maçında Galatasaray locasından Fenerbahçe kalecisi Volkan’a rakı şişesi atıldı. Faili her yerde konuşulmasına rağmen hiç bir yaptırım uygulanmadı. (Not: hakem kim mi? Onu da merak ediverin “lan”)lugano-sise-33530_501
  • Aylarca imzadan kaçan Fatih Terim tesadüfen “3 Temmuz Darbesi”nden iki gün önce Galatasaray’a imza attı. Kedidir kedi…
  • Aynı davadan suçlanırken TS ve BJK Avrupa’ya neden gitti?
  • Aziz Yıldırım’ın evinde bulunan silahlar ne oldu bu arada? Ya bu haberi yapanlar?
  • Tapelerde Olgun Peker’in sınavı geçtiğini duyunca “sorular çalınmış, sınav tekrarlanmalı” diyen Şekip Mosturoğlu neden suçlu bulunuyor?
  • Şener’in “altı trilyonu alalım, bire bitiririz“i için neden hiç bir devlet kurumu işlem yapmıyor? DDK ya da Maliye müfettişleri devletten haksız alınmış bu parayı neden merak etmiyorlar? İncelenmesini kimler engelliyor?6trilyon
  • Çalınan menajerlik sınavı soruları ilk kimlere geldi? Sorumluları şimdi nerede?
  • Melih Gökçek’in ortam dinleme aracı var mı?
  • Aziz Yıldırım’ın aylarca süren teknik takipte hemen herkesle tapesi varken, yöneticilerinden Mehmet Ali Aydınlar ile neden bu kadar az konuşması var? Aziz Yıldırım – Mehmel Ali Aydınlar tapeleri #hasir6 mı ediliyor?
  • Ünal Aysal TFF Genel Kurul’unda “Mehmet Ali Aydınlar’ın istifası kurguyu bozar” derken hangi kurgudan bahsetti?
  • Galatasaray Kulübü kayıp 1 milyon doların futbolcularına yapılan ödeme olduğunu söylese de Song’un ödeme makbuzu hala ortaya çıkmadı. Henüz aranıyor…
  • Kayıp 1 milyon dolarla ilgili olarak Galatasaray yöneticisi Bülent Tulun’un yazdığı mektubun “neden” yazıldığını da kimse merak etmiyor nedense…
  • Bochum savcılığının geniş kapsamlı bahis şikesi davasında bazı önemli Türk isimlerin de olduğu iddia edilmişti. Bahse konu 270 maçın 74’ünün Türkiye’den olduğu iddiası vardı. Sonuç? Davanın Türkiye ayağında, Sarıyer Savcılığı’nda neler olduğu bilinmiyor. (6 Ekim 2010 – 14 Nisan 2011)
  • 16 Aralık 2011 tarihinde oynanan Orduspor – Galatasaray maçı öncesinde Orduspor’da kiralık oynayan Galatasaray futbolcusu Culio her nedense Galatasaray’a karşı oynamak istemediğini açıkladı ve kadro dışı bırakıldı.  Fatih Terim’in “kadromda görmek isterim” dediği Culio yine her nedense başka takımlara transfer oldu.
  • Culio TFF tarafından Etik Kurul’a sevkedildi. Tarih 9 Nisan 2012… 2013’e girmek üzere olduğumuz günlerde karar hala bekleniyor.
  • Lütfi Arıboğan “Cornu’ya dava açacağım” dedi mi?
  • Lütfi Arıboğan’ın “gerek olduğu takdirde” açıklayacağı belgeleri hiç mi merak eden bir medya, yargı mensubu yok?lutfi
  • Lütfi Arıboğan 58. madde için toplanan TFF Genel Kurulu’nda alt küme takımlarına “rüşvet” teklif etti mi?
  • Yiğit Gökoğlan Galatasaray’ın 21 Aralık 2011 tarihinde oynanan Manisaspor maçı öncesinde transfer haberlerinin ardından Galatasaray’a transfer oldu. Kaç maç oynadı dersiniz? Sadece sekiz.
  • Lütfi Arıboğan’ın Cornu’ya açacağı dava ne oldu?
  • Ümit Karan “Konuşursam 2006 şampiyonluğu el değiştirir” dedi mi? Sahi dedi mi?
  • 4 Nisan 2012’de KTÜ’de okuyan Fenerbahçeli öğrenciler Üni-TS Ankara tarafından Facebook üzerinden hedef gösterildi. Sonuç meçhul… ktu
  • 6 Mayıs 2012 tarihinde Trabzon’da Fenerbahçe takım otobüsüne saldırıldı. Saldırıda silah görüntüleri de vardı. Sorumluları hala meçhul…
  • Sadri Şener 10 Mayıs 2012 tarihinde Trabzon’da oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe maçı sonrasında soyunma odası koridorunda Semih’e saldırdı. Aylarca hak mahrumiyeti aldı sanıyorsunuz değil mi? Yok canım, abartmayın. 15 gün hak mahrumiyeti ve 15 bin lira neyinize yetmiyor?sadri
  • 90+4. dakikada Santos’un direkten dönen topu tamamlayarak gol attığı Fenerbahçe – Gaziantep maçından bir gün önce Sadri Şener ile Tolunay Kafkas otelin lobisinde ne konuştu?
  • Galatasaraylı Selçuk İnan, Trabzonspor maçı öncesinde Trabzonsporlu Burak Yılmaz ile buluştu. Neler konuşuldu acaba? (Meraklısına not: Burak maçta oynamadı. Emenike de Fenerbahçe maçında oynamadığı için üç yılla yargılanıyor hala)
  • Mehmet Ali Aydınlar’ın Etik Kurulu ara raporu öncesi Cumhurbaşkanı’nı ziyareti zamanlama olarak bir tesadüf müydü?maaliar
  • Fatih Terim 2011-12 sezonunda Trabzonspor  beraberliği sonrasında “Lig bitince konuşacağım” demişti. Ne konuşacaktı acaba?
  • Tahkim Kurulu’nun “Şike Davası”yla ilgili kararını açıklamasından (4 Haziran 2012) kısa süre önce, 21 Mayıs 2012’de TFF’nun Ankara’daki binası kurşunlandı. Kimler ve neden yaptı? Merak edip araştıran var mı?
  • Fatih Terim’in çok yüce gönüllü bir Galatasaraylı olduğu asgari ücretle çalışıyor olmasından anlaşılıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan bir yetkili de bunu takdir edecek mi, henüz bilinmiyor. Yılbaşında asgari ücrete zam bekleniyor.
  • Melo’nun Ünal Aysal hakkında twitterda “başkan çocukça davranıyor” yazması kaç Alex tweeti eder?MELO-ÜNAL-AYSAL-TWEET-300x168
  • TT Arena tuvaletlerindeki seks skandalı bir başka kulübün stadında olsa bu sessizlik olur muydu? Etik ve ahlak bekçisi medya mensupları bu kadar anlayışlı davranır mıydı bilinmiyor.wc-miron-02
  • Şampiyonlar Ligi’nde oynanan Cluj – Galatasaray maçındaki şike yapıldığı iddialarını neden kimse ciddiye almadı dersiniz?
  • 24 Kasım 2012 tarihindeki Elazığspor – Galatasaray maçında son dakikada kazanılan penaltı atışı öncesinde Galatasaraylı Cris penaltı noktasını kazıdı. Bilica’nın hareketini günlerce gündemden indirmeyen medya buna değinmeyi gereksiz gördü. Yayıncı kuruluş ise görüntüyü bir kez olsun yayınlamadı. Görüntüler amatör kameradan yayıldı
  • Manchester United’ın İstanbul’a gelişinde havaalanında büyük bir rezalet yaşandı. Olayın UA organizasyonu olduğu bilinmesine rağmen (GSTV kayıtları) hiç bir işlem yapılmadı.  (Alternatif link)
  • 30 Kasım 2012 tarihinde oynanan Galatasaray – Gaziantepspor maçında kırmızı kart gören Melo hakemin üzerine yürüyerek birşeyler söyledi. “Lan” ile kırmızı kart çıkartılan ülkemizde bu konu da medyada fazla yer bulmadı.melo
  • 30 Kasım 2012 tarihinde oynanan Galatasaray – Gaziantepspor maçında Melo’nun kırmızı kart görmesi üzerine Engin Baytar da hakeme saldırdı ve birşeyler söyledi. Dudak okuma uzmanı yayıncı kuruluş “futbolun güzelliklerini” konuşmayı tercih etti. Sonuç? Medyaya göre öyle bir olay yaşanmadı.
  • Saygın Alman dergisi Der Spiegel’deki Trabzonspor hakkındaki Wikileaks iddialarını adalet bekçisi medyamızda gördünüz mü? (İlgili bir yazı da burada / orijinal Wikileaks belgesi burada)
  • Nevzat Şakar – Volkan Canalioğlu tapesindeki  “taraftarı tahrik edin, başbakana karşı ayaklandırın” sözlerinden rahatsızlık duyan bir tek emniyet, yargı mensubu yok mu? Ya başbakanın kendisi? Zira sonucu işte burada… canalioglu
  • Mehmet Topuz’a en formda olduğu dönemlerde bile uygulanan milli takım vetosunun nedeni nedir? Acaba Fatih Terim’le arasının olmaması olabilir mi? Yok canım, çok fesatsınız…
  • İTÜ tarafından hazırlanan penaltı raporu medya kuruluşlarının (ve MHK’nın) ilgisini çekmiş midir acaba?
  • Galatasaray’ın sermaye artırımı dolaplarına medya sansürü neden bu kadar az delinebiliyor sizce?
  • 2 Aralık 2012 Fenerbahçe otobüsünün Kayseri’de saldırıya uğraması henüz çok yeni, ama unutturulacağı kesin gibi. Zaten kimse de yakalanmadı. Neden yakalansın ki “hak arayan genç adamlar”?turgay_demir_4aralik2012
  • Operasyon öncesi ve süresince borsa hareketleri inceleniyor mu? Merak eden yok mu? SPK?
  • Yadigar Boğa ne oldu?
  • ”Fenerbahçe – GS maçı oynanmayacak” diyenler neredeler? Ne yapıyorlar? Bu bilgiyi kimler sızdırdı?
  • Gökhan Gönül’ün sakatlığını Fenerbahçe’ye bildirmeyen milli takım doktorları ne yapıyor?
  • Fenerbahçe’nin GS’ye verdiği teşvik ne oldu?
  • Aziz Yıldırım henüz tutuklanmadan adres olarak neden Metris yazıldı?
  • Melih Gökçek operasyonu önceden biliyor muydu? Başka kimler biliyordu?
  • 12 Mayıs 2012 tarihinde Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe – Galatasaray maçı öncesinde bazı yayın kuruluşlarının kameraları, stadın dışında bazı noktalara (daha önce oralara konmamışlardı hiç) neden konumlandı? Önceden bazı bilgiler mi geldi?
  • Samsunspor Başkanı İsmail Uyanık’ın “milli takım için şike yapıldı” sözlerinin de üstü örtüldü.
  • Galatasaray ile Gençlik Spor Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokole göre Galatasaray’ın 49 yıllığına kullanım hakkını aldığı TT Arena’nın açılır kapanır çatısını 2 sene içinde yapması gerekiyor. Protokol 29 Nisan 2011’de imzalanırken, kulübün Arena’nın çatısını tamamlamak için önünde 19 ay bulunuyordu. Bu sürede yapılamazsa 160 milyon Euro’ya mal olan stadın maliyetinin yarısı kadar ceza ödemek durumunda kalacak Galatasaray.  Çatı? Kapatmak?
  • Milli Emlak Fenerbahçe Kulübü’nden kaldırımın bile kirasını istiyor. Yetmiyor konukevi için ayrı kira istiyor. Peki Galatasaray’ın Ali Sami Yen Stadı’ndan doğan kira borçlarıyla ilgilenen var mı? Ya diğer tesislerindeki yükümlülükleriyle?
  • Beşiktaş “iade ettiği” kupayı geri aldı mı? (Ahmet Sanlı’ya – @aahmetsanli – teşekkürlerimizle)
  • 2010 Aralık ayında Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı sporcusu Diana Taurasi’de doping maddesi bulunduğu açıklandı. Futbol Federasyonu Doping Kurulu Başkanı ve Basketbol Federasyonu Sağlık Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Turgay Atasü, daha B numunesi açılmamışken  “Taurasi’nin B numunesinde de bir değişiklik olmaz. Ben bugüne kadar böyle bir değişiklik görmedim. Taurasi bu duruma göre normalde 2 sene ceza alır. Dünya basketbolunun zirvesinde biri ama ne yapalım, o da kullanmasın. Hiçbir suçlu (Ben yaptım) demez.” buyurdu. Şubat 2011’de Türkiye Doping Kontrol Merkezi (Hacettepe) analiz sertifikalarını hata oldu diyerek geri çekti. Sahi, Turgay Atasü şimdi nerede? Bir özür çok mu zor olurdu? (Sevgili Maki Senkala’ya anımsatması için teşekkürler)turgayatasü
  • Shaskova’nın Fenerbahçe Bayan Voleybol Takımı oyuncusu, Coskovic’in ise Erkek Voleybol Takımı oyuncusu oldukları dönemde Fenerbahçe bu sporcuları Türk statüsüne geçirmek için çaba sarfetmiş, ancak “tarafsız” federasyon başkanı Ünal Karabıyık engeline takılmıştı. Oysa bu sporcular Fenerbahçe’den ayrılır ayrılmaz (Shaskova Eczacıbaşı’na, Coskovic Galatasaray’a) bu yol açılıverdi. (Münir Gökmen’e teşekkürler)
  • 6 Mayıs 2012 tarihinde Trabzon’da oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe karşılaşmasında dah önceden Emre Belözoğlu’nu ırkçılıkla suçlayan Zokora Emre’ye çok sert bir tekme atıyor. Hakeme göre bu tekme değil. İyi de sarı karta ne gerek var o zaman? Hakem kim mi? Kamil Abitoğlu…zokoranin tekmesi
  • Yine Emre’yi ırkçılıkla suçlayan Trabzon tribünlerinin açtığı bir pankart: Papazın Çayırı’ndan Kanuni’nin vatanına hangi yüzle geldiniz… Bu pankarttaki açık ırkçılık hiçbir yetkiliyi hakerete geçirmedi. Nasıl geçirsin ki? Onların bilgisi dışında bu büyüklükteki bir pankart stada giremezdi zaten. (Anımsatma için Münir Gökmen’e teşekkürler)pankart_trabzon
  • Kasım 2009’da Galatasaray Basketbol Takımı’nın cezalı oyuncusu Cemal Nalga’yı, takım arkadaşı Tufan Ersöz’ün formasıyla oynattığı ortaya çıktı.  Hem de hazırlık maçlarında…. Daha iki yıl geçmeden, Ağustos 2011’de bu kez Galatasaray atletizm şubesinde benzer bir skandal yaşandı. “Ahlakın ve adaletin bekçileri” bunu söylemlerinde niye #hasir6 ediyorlar? (Serdar Başar’a teşekkürler)
  • Yargıtay 16 Haziran 2012 tarihinde Adnan Polat yönetiminin ibra edilmeyerek düşürüldüğü kongreyi geçersiz saymıştı. Yani Galatasaray’ın şu anki yönetimi yasal olmayan bir seçimle işbaşında. Eee? Yazan, çizen?
  • 27 Nisan 2010 tarihinde Ankaragücü Asbaşkanı Ayhan Atalay, Süper Lig’in 33. haftasında oynayacakları Fenerbahçe maçına atanacak hakemle ilgili çok ciddi duyumlar aldıklarını, maçı yönetecek hakemleri Aziz Yıldırım’ın ayarladığını iddia etti. Üç hakem isminin ellerinde olduğunu savunan Atalay, gelecekte tanıklık yapmak üzere 3 kişiye bu isimleri söyleyeceklerini belirtti. Atalay, “Aziz Yıldırım’ın MHK’ya baskı yaptığına dair ciddi duyumumuz var. Buraya kendi istedikleri, insiyatif kullanamayan, psikolojik altyapısı bu maçı kaldırmayacak bir hakem atamaya çalışıyor. Ben bu ismi eski MHK başkanı Bülent Yavuz’a ilettim. Bunu maç sonuna kadar saklayacak. Eğer teorilerimiz doğru çıkarsa, çıkıp televizyonlarda açıklayacak . MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın da bir televizyon programında, ‘büyük takımlar hakemlerimiz ve federasyon üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar’ açıklaması var.” dedi.
    2 Mayıs 2010 tarihinde ise “O konuşmaları nasıl yaptım ben de bilmiyorum. Bana bir şey oldu herhalde.” gibi bir ifadeyle özür diledi.
  • 15 Mayıs 2010… Fenerbahçe şampiyonluk için Bursaspor ile çekişiyor. Devlet Bakanı Faruk Çelik:

Son birkaç maçta olup bitenleri izledik. Bu kadar kolay gollerin nasıl yenildiğini anlamakta zorlanıyoruz. Birkaç ay önce başka konularda yaptığımız basın toplantısında bu konuları dile getirmiştik. O zaman da bu maçları kamuoyuyla paylaşacağımızı söylemiştik. Maalesef bizi üzen, kuşkuya düşüren görüntülere diğer maçlarda şahit olduk.
Umarım, yarın Fenerbahçe’nin Trabzonspor ile yapacağı maça, sahadaki oyuncuların fizik güçleri ve taktikleri yansır ve hak eden kazanır. Hak eden kazansın, hak eden şampiyon olsun. Bursaspor’un şampiyonluğu hak ettiğini hepimiz, Bursaspor ile hiç ilgisi olmayanlar bile söylüyor. Yarınki Beşiktaş maçında galip geleceğiz ve kulağımız İstanbul’da olacak ve inşallah oradan da hayırlı haberler alırız. Hak ettiğimiz neticeye ulaşırız.

diyerek ligi, daha doğrusu Fenerbahçe’yi  tümüyle şaibe altına sokuyordu. Bursaspor’un şampiyonluğu sonrasında söylediklerini şöyle savundu:

Türk Futbolunun şaibe altında kalmaması adına gündeme getirdiğimiz ‘Temiz Futbol’ uyarıları kimseyi kınamak için değil sadece Türk Futbolunun şaibe şayiası ile kirletilmemesi içindi. Bursaspor’un gösterdiği üstün performansı ve başarıyı Bursa milletvekili olarak, bir Bursasporlu olarak yakından bilmekteyim. Gerek Bursaspor’un gayretlerinin bazı kirli girişimlere kurban edilmemesi ve gerekse Türkiye liglerinde başarılı futbol sergileyen çok kıymetli takım ve oyuncularımızın lekelenmemesi amacıyla dillendirdiğimiz samimi uyarıları kimsenin yanlış ve kasıtlı olarak başka yerlere çekmesine müsaade edemeyiz.

Fenerbahçe şampiyon olamayınca lig bir anda tertemiz oluvermişti. farukcelik

  • Fatih Terim’in Temmuz 2012’de söylediği “Fenerbahçe şampiyonluğu dört yıl unutsun” sözlerinin arka planında ne var? Nereden bu garantiyi aldı? Yok bunu sadece tahmin olarak söylediyse, Aziz Yıldırım benzeri bir ifade yüzünden neden yargılandı?
  • Galatasaray – Gaziantepspor maçı için hakem Suat Aslanboğa raporunda Melo için neler yazdı? Rapor ne oldu? (Noavas Blog)TKUMMELO
  • 16 Aralık 2012 tarihinde oynanan Galatasaray – Fenerbahçe karşılaşmasında Fenerbahçeli Raul Meireless ikinci sarı karttan oyundan atıldı. İtiraz ederkenki görüntülerde hakeme tükürdüğü iddia edildi. Daha da ötesinde hakem Halis Özkahya’nın raporunun değiştirildiği, tükürdüğünün yazıldığı iddiaları dolaştı. 20 Aralık 2012 tarihinde PFDK Meireless’e 11 maç ceza verdi. Daha sonra ortaya çıkan görüntülerde Meireless’in tükürmediği net bir şekilde belli oldu. Tahkim Kurulu 27 Aralık 2012’de cezayı “maç sonrası hakeme yönelik hareket” gerekçesiyle 3 maça indirdi.   Halis Özkahya’nın raporundaki tükürük iddiası #hasir6 edilerek, kendisine yönelik hiçbir cezaya gerek duyulmaksızın maç verilmeye devam ediliyor.
  • EN ÖNEMLİ HASIR6: Süper Kupa ne oldu?

ADALETİNİZE TÜKÜREYİM

leave a comment »

On yılı aşkın süredir adım adım ele geçiriliyor her yer, her kurum, hatta bireyler…

Direnen, teslim olmayan ezilmeye çalışılıyor. Kimisi pes ediyor. Pes etmeyenlerin, davasına güvenenlerin kararlılığı ve öfkesi ise törpüleniyor.

Ülkede adaleti sağlayacak kurumların tümünde adaleti hiçe sayanların üstünlüğü var. Ama “iktidar hayatı hedef aldığında, hayat iktidara direniş oluyor.” Hayatına sahip çıkanlar teslim olmuyor, zira Hotsumi Ozaki’nin kızına tavsiyesindeki gibi “acıya hiçbir zaman boyun eğmemek gerekir. Hayatta en kötü şey teslim olmaktır.”

Teslim olmayanların ödediği bedellerin, adaleti sağlamakla yükümlü kurumların kimler tarafından işgal edildiğinin mükemmel bir özeti papazincayiri.blogspot.com da aethewulf tarafından yapılmış. Uzun, detaylı bir yazı, ama üşenmeyin, okuyun, okutun ve dönüp bir daha okuyun…

Bir ilave yapacağım o yazıya; Serhat Ulueren RTÜK’ün kurduğu, spor programlarında etik kuralları belirleyecek alt komisyon üyesi oldu. Adalet beklediğimiz kurumların mikro bir göstergesi sizlere… İftiradan ertelenmiş cezası bulunan, onlarca yalan haberi ortaya çıkmış bir adam etik kuralları belirleyecek…

İşte “yeni” Türkiye’nin adaletin sisteminden bir kesit…

Trabzonlu Yusuf Reha Alp de onca yazısına rağmen PFDK üyesi değil miydi? Şimdiki üyeler çok mu farklı?

Sistem içinde kalarak sistemle savaşılmaz. Sistemi yıkmak, yenisini ve adetlisini kurmak için savaşırsanız umut vardır.

Carlyle’ın dediği gibi “düzen kölelik ve zulüm anlamına geldiğinde, düzensizlik adalet ve özgürlüğün başlangıcıdır”…

NOT: Alıntılar Jacques Verges’in Savunma Saldırıyor kitabındandır. Tavsiye ederim.

Written by kesinofsayt

21 Aralık 2012 at 14:32

AKP, MHK, PFDK, Siyaset, TFF, Yusuf Reha Alp kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

SANDIKTA GÖRÜŞÜR(MÜY)ÜZ!

leave a comment »

Bu yazıyı yazmadan oldukça düşündüm, zira çok ince bir zemin. Ancak yazılmalıydı ve yazıldı…

Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yapılan 3 Temmuz darbesinden sonra Fenerbahçe taraftarı (bazı küçük aykırılıklar dışında) müthiş bir birliktelik gösterdi, gösteriyor. Operasyonu yapanlara karşı tepkisini demokratik yollarla her ortamda, bıkmadan, usanmadan sürekli gösteriyor. Kafasında şüphesi olanlar bile iddialar yığını ve savunmalardan sonra şüphesinden arındı ve yöneticilerine bağlılığı, inancı tazelendi. 3 Temmuz öncesinde, art niyetli olmadan Aziz Yıldırım’a muhalif olanlar bile tümüyle başkanın yanındalar şu anda.

İlk toz dumandan sonra operasyonun cemaatin devlette konumlandırılan birimleri tarafından ve hükümetin onayıyla yapıldığı kanısı iyice yerleşti birçok Fenerbahçelinin kafasında. Gösterilerde, yürüyüşlerde her siyasi kesimden, her dini inançtan, her toplumsal katmandan insan sevdasının yanında saf tutuyor. Ve hemen her gösteride cemaat ve hükümet aleyhinde sloganlar atılıyor, “sandıkta görüşürüz” tezahüratı dinmiyor. Gerçekten de böyle bir gücü var mı Fenerbahçe’nin, Fenerbahçelinin? “Var” diyenler bir daha düşünsünler. Mesela Trabzon kentindeki oy potansiyeli nedeniyle, onları küstürmemek adına Trabzonspor’un her türlü şımarıklığına göz yuman siyasiler Fenerbahçe’ye neden aynı yakınlığı, anlayışı göstermiyorlar sizce? Evet, Fenerbahçeliler çok daha büyük bir oy potansiyeline sahip. Hem de tek bir kentte değil, tüm ülkede. Ama sandığa gidildiğinde işler hiç de öyle olmadı, olmuyor… Oysa Fenerbahçelilerin siyasi parti / Fenerbahçe tercihi farklı yapılsa, yapılabilse belki de herşey bir anda değişecek.

Bu yazı aslen AKP’ye oy veren Fenerbahçeliler için yazıldı. Sadece nacizane bir ricadır, daha ötesi değil. Olamaz da… Zira bizim “başkaları” gibi insanların siyasi iradesine ipotek koymak gibi bir misyonumuz yok.

Lütfen önceliklerinizi düşününün; sevdanız mı, siyasi görüşünüz mü? Sevdanıza el uzatanlara sessiz kalmak mıdır doğrusu, yoksa sevdanıza sahip çıkmak mı? Mutlaka karşı bir görüşe meyletmek mecbur değil. Sandığa gitmemek, hatta daha da güzeli, sarı laci çubukluyla gidip “boş oy” vermek de bir tercihi, bir tepkiyi belirtir. “Sizler, hepiniz bana sahip çıkmadınız, ben de sizi istemiyorum” demektir bu…

Lütfen, ilk seçimlere kadar düşününün. Ama iyi düşünün…

Sevdanız mı, onu parçalamaya, elinizden almaya çalışanlar mı?

NOT: Bu satırların yazarı AKP’ye oy vermemiştir. Diğer kitle partilerine de güvenmemektedir ve onlara da oy vermeyecektir. Sözün özü; bu yazı “başka” bir siyasi partinin “çaktırmadan” propagandası değildir. 

Written by kesinofsayt

17 Nisan 2012 at 11:12

AKP, Fenerbahçe, Siyaset, Trabzonspor kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

IRKÇILIK… VE SOS OLARAK İKİYÜZLÜLÜK!

leave a comment »

15 Nisan 2012 Pazar günü Fenerbahçeliler için son derece güzel ve keyifli bir gündü. Önce güzel bir havada haksızlığa ve adaletsizliğe karşı anlamlı bir yürüyüş yapıldı. Yürüyüşün sonunda da aylardır anlamsız talepleriyle Fenerbahçe’yi tahrik etmeye çabalayanlara karşı hiç bir taşkınlık, hiç bir küfür, hakaret içermeyen bir maçta ezici bir oyunla futbol dersi verildi. Staddaki herkes mutlu bir günün keyfiyle evlerine döndüğünde yeni bir gündemle karşılaştılar. Trabzonsporlu futbolcu Zokora maç esnasında Emre’nin kendisine ırkçı söylemde bulunduğundan bahsediyordu ve “mümtaz ve duyarlı” Türk medyasının birinci gündem maddesi bu olmuştu. Aylardır “masumiyet karinesi” diye birşey olduğunu, bir kimsenin suçu ispatlanmadıkça masum olduğunu anlatamadığımız değerli medya mensuplarımız darağaçlarını kurmuş, pek de alışkın olmadığımız şekilde ilgili talimat maddelerini ortaya dökmüş, Emre’nin acil infazını istiyorlardı. Hoş, “istiyorlardı” lafı biraz hafif kaçıyor aslında. İstiyorlardı değil de infazı gerçekleştiriyorlardı demek daha doğru olacak sanırım.

Gelelim işin teorisine… Irkçılık TDK tarafından “insanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti, rasizm” olarak tanımlanıyor. Yani aslen hayata ve insanlara ideolojik bir bakış ve yaşam tarzı ırkçılık. Neredeyse tüm futbol hayatında farklı din ve ırktan futbolcu ile bir arada oynamış bir oyuncunun ilginç bir zamanlama ile bu suçlamayla karşılaşması oldukça kafa karıştırıcı. Emre’nin yayıncı kuruluşa bağlanarak lafı evelemesi de kendisi adına olumsuz bir durum elbette. Ola ki bu sözleri sarf ettiyse dahi bunu ırkçı olduğundan değil de haddini fazlasıyla aşan bir hakaret amacıyla yaptığını düşünüyorum. Elbette bu düşünce varsayılan söylem gerçekleştiyse onu hafifletmez. Irkçı söylem, gerekçesi ne olursa olsun kabul edilemez bir durumdur. Forma rengine göre de hafifletilemez.

Ancak bugün çığlıklar atarak cadı avına çıkanların samimiyetsizliği de bu söylemin kendisi kadar değilse bile sadece bir kademe altındadır. Bugün Emre’nin varsayılan lafına karşı “insanlık adına” savaş açanların şu aşağıdakiler için neler düşündüklerini çok merak ediyorum:

  • 1996-97 sezonu. İstanbulspor ile oynanan maç sonrasında Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim rakip takımın teknik direktörü Saffe Susic için ‘‘Benim ülkemde hele bir Sırp bana hiç böyle laf edemez’’ dedi.
  • 1998-99’da Trabzonspor başkanı Mehmet Ali Yılmaz takımın İngiliz oyuncusu Kevin Campbell için ‘‘Golcü diye aldık yamyam çıktı’’ yorumunu yaptı.
  • 2000-01’de Fenerbahçe iki Yugoslav oyuncu Lazetic ve Mirkovic’i kadrosuna dahil edince başta Kazım Kanat olmak üzere bazı spor yazarlarından ‘‘bu Sırpların burada işi ne?’’ sesleri yükseldi.
  • 2002’nin mayıs ayında İsrail-Filistin sorunu alevlendiğinde İstanbul’da ve Konya’daki protesto gösterilerinde Revivo’ya yönelik ‘‘Hitler şimdi seni daha iyi anlıyorum’’ sloganı atıldı.
  • 17 Aralık 2008: Trabzonsporlu taraftarlar TFF’ye yürüyorlar. Atılan slogan “Ermeni Oğuz’a (kasdedilen MHK başkanı Oğuz Sarvan) soykırım”!
  • 27 Ocak 2011 tarihinde oynanan Galatasaray – Sivasspor Türkiye Kupası maçında Galatasaray tribünlerinden Pini Balili’ye ırkçı tezahüratlar yapıldı.
  • 10 Haziran 2011 tarihinde NTV’de başbakan R.T.Erdoğan: “Ne Ermeniliğimiz kaldı, ne Rumluğumuz“.
  • 20 Kasım 2011: İnönü Stadı’nda oynanan Beşiktaş – Galatasaray maçında trübünler Eboue’ye maymun dedi.
  • 21 Kasım 2011 tarihinde BJK TV yorumcusu Burhan Akdağ Eboue için “bu görüntüler National Geographic TV’de her gün veriliyor” dedi.
  • 1 Nisan 2012 tarihinde Trabzon’da oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe maçında tribünlerde açılan pankart:

Bu yukarıdakiler kısa bir araştırma ile bulunan bazı örnekler. Ermeni / Rum tohumu lafının ne kadar sık kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Irkçılığın (ayrımcılığın) bir başka türü de kadına yönelik ayrımcılık. Yine başbakana ait olan “kadın mı kız mı bilmiyorum” en önde gelen örneklerden.

Bir kez daha soruyorum şimdi: Emre’yi infaz edenler bu yukarıdakilere karşı en ufak bir itirazda bulundular mı? Unutmayalım, haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır. Ama haksızlığı işine geldiği gibi bazen görmezden gelen, bazen ucuz kahramanlık yapan daha da beterdir.

Tamam, bu sözleri söylediyse Emre’yi asalım. Ama darağacına yalnız mı gidecek?

Written by kesinofsayt

16 Nisan 2012 at 08:45

YETER! BEN DE MÜDAHİLİM…

leave a comment »

Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan Sızıntı – Wikileaks’te Ünlü Türkler kitabını okumadıysanız bile duymuşsunuzdur mutlaka.

Dünyayı sarsan, gizli Amerikan diplomatik kriptolarının Wikileaks üzerinden tüm dünyada yayınlanması ülkemizde de ses getirmişti “kısa bir süre”! Gerçi kitapta örnekleriyle gösterildiği gibi Türk medyasının bir kısmı belgeleri sansürledi, manipüle etti. Ancak gerçekler gizli kalmıyor…

Kitap OdaTV’de gazetecilik yaparken Ergenekon Soruşturması nedeniyle tutuklanan Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu imzasını taşıyor. Bu iki ismin siyasi görüşlerine katılmayabilirsiniz, yazdıklarına ya da yorumlarına da katılmayabilirsiniz. Dünyaya bakış açınıza göre bu normaldir. Ancak reddedilemeyecek tek olgu belgelerin gerçek olduğu. Zaten Amerikan Hükümeti de belgelerin gerçekliğini onaylıyor. Kitapta söz edilen belgelerde Amerikalı diplomatların (elçi, ataşe, müsteşar, danışman vs) ABD’ye çoğu “gizli kaydıyla” yolladığı değerlendirmeler yer alıyor. Bilgilerin büyük çoğunluğu ilgili diplomatların duyum, izlenim, birebir görüşmelerle edindikleri bilgiler gibi “subjektif” içeriğe sahip. Ancak bazıları doğrudan polis tarafından bu diplomatlara verilen “birifinglere” dayanıyor.

Sonuç olarak içeriklerinin, yani bu diplomatlarını ABD hükümetine aktardığı bilgilerin çoğunun “doğruluğu”nun kanıtı yok. Ama belgeler en azından şunu net bir şekilde gösteriyor: ABD’nin Türkiye’ye, Türk makamlarına (sivil, asker) bakış açıları ve diplomatların bu “subjektif” bilgileri karşılığında oluşturulan politikalar. En net gerçek ise şu: ABD hükümeti kendi ali menfaatleri uğruna Türkiye’de AKP iktidarını destekliyor, Kemalist / ulusalcı / asker kesime ise ABD aleyhindeki  siyasetleri nedeniyle sıcak bakmıyor. Hatta tasfiyesi işine geliyor.

Yazarların yorumlarından uzak durmak isteyen herkes, İngilizce bilmek kaydıyla, belgelerin asıllarına ulaşıp okuma imkanına da sahip. Yani gizlenen, saklanan birşey yok.

Yine tartışmasız bir gerçek Taraf Gazetesi’nin sürece doğrudan müdahil olduğu ve belgeleri resmen sansürleyerek yayınladığı. Yani yayınladıkları belgelerde, Taraf yazarlarının sevmediği, istemediği kişi ve kurumlar aleyhindeki kısımların olduğu, “aynı belgede olsa dahi” lehteki herşeyin yok edildiği… Wikileaks belgeleri de orada, Taraf Gazetesi’nin arşivi de… Dileyen herkes bakabilir. Zor değil!

“Bunca laf Fenerleaks’te ne arıyor” diye homurdanmaya başlamışsınızdır. Tamam!

AKP / Cemaat karşıtı kişi, grup ve kurumların tümünün hemen hemen aynı yöntemlerle ve hatta aynı kişilerce (savcı, polis, medya) mahkemelere sürüklendiği, hatta içeri alındığı kitaptaki “az” sayıdaki belgeyle bile net şekilde görülüyor.
Soruşturmanın her aşamasındaki kişi ve kurumların, üstüne üstlük yöntemlerin ve kamuoyu oluşturmak için “kullanılan”  medyanın (başta Taraf) aynılığı “Şike Davası”nın “aslında ne olduğu“nu çok net bir şekilde gösteriyor. Davaya “sanık olarak dahil olmalarına rağmen” kendilerini sanık değil “müdahil” görenlerin de bu cüreti nereden aldıklarının ipuçları burada.

Mümkünse kitabı edinin, okuyun. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun…
İngilizceniz varsa Wikileaks sitesinde  orijinal belgeleri okuyun.
Okuyun ve Türk medyasının manipülasyonlarına gelmeyin. Sevseniz de sevmeseniz de Aziz Yıldırım’ın şu sözleri çok önemli, bir saniye düşünün sadece: “Ne şikesi kardeşim, memleket elden gidiyor”…

Sağcı, solcu, ateist, muhafazakar, dinci… Ne olursanız olun. Türkiye ABD’ye satılıyor. Farkedin!

Yazının Bonusu: WIKILEAKS BELGELERİNDE TRABZONSPOR

Wikileaks belgelerinde Trabzonspor ile ilgili iddialar da dikkat çekiciydi.
8 Haziran 2005 tarihinde ABD Büyükelçisi Eric Edelman’ın Siyasi İşler Danışmanı John Kunstadter tarafından kaleme alınan “gizli” ibareli notun 7. Maddesi, AKP Trabzon Milletvekili Faruk Nafiz Özak hakkında önemli bilgiler veriyordu.
John Kunstadter, Özak’ı “Milli Görüş’ün Sufi çizgisinden” diye tanımlarken, “sessiz, mesafeli ve Erdoğan’a sadık” bir isim olarak tarif ediyordu.
Konunun daha iyi anlaşılması için önce Özak’ın geçmişinden bahsedelim…
Dindar bir aileden gelen Faruk Nafiz Özak, din adamı yetiştiren Trabzonlu Hafız Ali Haydar Özak’ın oğluydu. Gençlik yıllarından itibaren futbola ilgi duyan Özak, 1967 yılında kurulan Trabzonspor’un ilk profesyonel oyuncularından biriydi. Çeşitli aralıklarda Trabzonspor’da futbol oynayan Özak’ın Trabzonspor’daki profesyonel futbol yaşamı, takımın şampiyon olduğu 1975-1976 sezonuna kadar sürdü. Özak, aktif futbol yaşamından sonra futboldan kopmadı. 1978 yılından itibaren spor basınında köşe yazarlığı yapan Özak, 1982 yılından sonra da Trabzonspor’da çeşitli kademelerde yöneticilik yaptı.
AKP’nin içinde ağırlığı sürekli konuşulan müteahhit grubundan olan Özak, Doğu Karadeniz’e inşaat malzemesi satan pek çok şirketin temsilciliğini yürütüyordu. Kısacası Özak, Trabzon’da inşaat, din ve futbolla tanınan bir isimdi.
Özak’ın genel olarak sağ hükümetlerle olumlu bir ilişkisi olmasına rağmen, aktif siyaset yaşamı 3 Kasım 2002 seçimleriyle başladı. Özak, bu seçimlerde parlamentoya Trabzon milletvekili olarak girdi. Bu seçimlerde AKP, Trabzon’da %43 oy alarak birinci parti oldu ve 8 milletvekilliğinden 6’sını kazandı. 2. Parti olarak 2 milletvekili çıkaran CHP’nin oy oranı %14 idi.

2004 Yerel Seçimleri

Bu seçimlerden sadece 1,5 yıl sonra gerçekleşen 2004 Mart yerel seçimleri AKP açısından bir hezimetti. AKP Trabzon Belediye Başkan Adayı Mazhar Yıldırımhan bu seçimlerde % 35.46 oy alırken, CHP adayı Volkan Canalioğlu % 35.97’lik oy oranı ile Trabzon Belediye Başkam seçildi. Türkiye’de iktidarda olan partinin oylarının yerel seçimleri olumlu yönde etkilemesi geleneği Trabzon’da bozulmuştu. AKP, Karadeniz’de önemli bir kalesini kaybetti.

Özak Bakan Oldu

2004 seçimlerinde yaşanan kaybın ardından, tam bir yıl sonra, kabinede önemli bir değişiklik meydana geldi. Erdoğan tarafından başarısız bulunan Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü, Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen ile Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Güldal Akşit görevden alınırken, Güçlü’nün yerine Diyarbakır Milletvekili Mehmet Mehdi Eker, Ergezen’in yerine Trabzon Milletvekili Faruk Özak, Akşit’in yerine de İstanbul Milletvekili Nimet Çubukçu atandı. Bu durum Abdullah Gül ve Erdoğan arasındaki dengeler bağlamında bir başka bölümde ele alındı.
Bu değişim ile Faruk Özak, hükümet içinde önemli bir pozisyona yükseldi. Ankara kulislerinde konuşulanlara göre, Özak’ın Bayındırlık Bakanlığı görevine gelmesi beklenmedik bir gelişmeydi. Adı Trabzonspor ile özdeşleşen müteahhit kökenli Özak, Bayındırlık Bakanlığı ile aynı zamanda pek çok inşaat projesinin kaderini de eline alıyordu.

Aktuğ Görevden Ayrılıyor

Özak’ın göreve gelmesinin ardından Trabzonspor’da da bir değişim yaşanıyordu. O tarihte, Trabzonspor’un başkanlığı görevini eski bir CHP’li Belediye Başkanı olan Atay Aktuğ yürütüyordu. Aktuğ’un başkanlığındaki Trabzonspor, 2003-2004 sezonunda ligin son haftalarına kadar kovaladığı şampiyonluğu Fenerbahçe’ye 4 puan farkla kaptırarak 72 puanla 2. olmuştu. Trabzonspor, 2004-2005 sezonunda da son haftaya kadar süren mücadelede 77 puanla yine Fenerbahçe’nin 3 puan gerisinde kalarak ligi 2. sırada bitirmişti. Uzun yıllardır “4. Büyük” görüntüsünden uzaklaşmış Trabzonspor için lig ikinciliği önemli bir başarı sayılabilirdi. Ancak takımın Kıbrıs Rum Kesimi takımlarından Anorthosis Famagusta’ya Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda elenmesi, Trabzonspor yönetimi için istifa seslerinin yükselmesine neden oldu.

Aslında Anorthosis Famagusta, kamuoyunda tanınmayan bir kulüp de olsa, o yıl inanılmaz bir başarıya imza atıyordu. Trabzonspor’un ardından Rapid Wien ve Olympiakos gibi iki Avrupa takımını da eleyerek Şampiyonlar Ligi’ne kalan Anorthosis; Nikopolidis, Kovacevic, Djordjevic, Zewlakow, Raul Bravo gibi önemli isimleri barındıran Olympiakos’u 3-0 gibi bir skorla yeniyordu. Şampiyonlar Ligi’nde ise Panathinakos’u yenip Werder Bremen ile iki maçta beraber kalıyor, Inter ile 3-3’lük sürpriz bir beraberlikle Şampiyonlar Ligi’nde 6 puan toplayarak son anda gruptan çıkamıyordu. Inter’in aynı grupta 8 puan topladığı düşünülürse, bu durum Anorthosis’in başarısının tesadüf olmadığının göstergesiydi. Ancak Trabzonspor’un elenmesi kulüp içinde çatlak seslerin artmasına neden oldu.

Başkan Atay Aktuğ, Trabzonspor’un 18 Aralık 2005’teki kongresinde aday olmazken, kongreyi AKP ile iyi ilişkileri ile bilinen Albayrak Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Albayrak kazandı. Albayrak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu yıl İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un başkanlığı görevine gelmiş ve bu görevi 11 yıl sürdürmüş bir isimdi. Nuri Albayrak, AKP döneminde devlet ihaleleri alan bir şirketin, Yeni Şafak gibi hükümete yakın bir gazetenin sahipliğini yapan bir grubun başında olmanın yanı sıra, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde Belediye Meclis üyeliği görevi de yapmıştı. Kısacası, Albayrak’ın Başbakan Erdoğan ile yakın ilişkisi hemen herkesçe biliniyordu. Başbakan Erdoğan’ın kızı Esra’nın Berat Albayrak ile evliliği sayesinde Albayraklar ile Erdoğan akraba olmuştu. Erdoğan, Nuri Albayrak’ın kızının düğününde şahitlik yapacak kadar aileye yakındı. Nuri Albayrak’ın Aktuğ’un yerine göreve gelmesinin kulüp içinde AKP’nin hâkimiyeti anlamına geleceği açıktı.

Albayrak’ın Harcamaları

Albayrak döneminde kulüp Atay Aktuğ ile kıyaslanmayacak türde bir başarısızlık yaşadı. 2005-2006 ve 2006-2007 sezonlarını 52’şer puanla 4. bitiren takım, 2007-2008 sezonunda ligi 49 puanla 6. olarak tamamlıyordu. Nuri Albayrak pek çok yorumcu tarafından başarısız bulunurken, dikkat çekici bir durum vardı. Albayrak döneminde kulüp daha öncesiyle kıyaslanmayacak ölçüde büyük harcamalar yapıyordu. Milan Stepanov, Fatih Akyel, Kaleci Jefferson, Kiki Musampa, Umut Bulut, Ersen Martin, Marcelinho, Ceyhun Eriş, Ayman, Risp gibi önemli futbolcular yüksek ücretlerle transfer ediliyordu. Yüksek maliyetli bu oyuncular Trabzonspor’a başarı getirmedi ancak sadece 2 yılda Trabzonspor, Nuri Albayrak’a yaklaşık 50 milyon dolar borçlandı. Albayrak, iki yılda Trabzonspor’un doğal gelirleri bir yana Trabzonspor için fazladan 50 milyon dolar harcamıştı.

Sanırız tablo netleşti…

2004 yılında Trabzon’da kaybedilen seçimin ardından, Faruk Nafiz Özak 2005 yılında Bayındırlık Bakanı oldu. Kısa süre sonra ise Trabzonspor’da AKP’ye yakın bir başkan seçimleri kazandı. Trabzonspor’da bu tarihten sonra sportif başarısızlığa rağmen büyük harcamalar gerçekleşti. Bu dönemde Haluk Ulusoy Tesisleri gibi önemli yatırımlar TFF tarafından Trabzonspor’a bırakıldı. Başbakan Erdoğan’ın desteği ile TOKİ Trabzonspor için yeni stat yapımına başladı. Yapılan tesisleşme ve yeni stat projeleri kentte bilboardlarda duyuruldu. Söz konusu çalışmalar, AKP muhalifleri tarafından Trabzonspor üzerinden seçim yatırımı olarak yorumlandı.

2009 Yerel Seçimleri

Nitekim Trabzon’da 2009 yerel seçimlerinde tablo 2004’e göre çok değişti. 2009 yerel seçimlerinde AKP % 47,8 oy oranı ile Trabzon Belediye Başkanlığı seçimlerini kazandı. îkinci olan CHP’nin ise oy oranı % 41 idi.
Tüm bu gelişmeler Wikileaks belgelerinde ABD’li diplomatların dilinden ilginç bir şekilde yorumlanıyordu. John Kunstadter’ın yazdığı raporda, AKP’nin ve Başbakan Erdoğan’ın mevcut popülaritesini korumak adına sporun da kullanıldığı, bu çerçevede 2004 yerel seçimlerinde AKP’nin Trabzon’da yaşadığı bozgunun tekrarlanmaması için Devlet Bakanı Özak’ın Trabzonspor seçimlerine müdahil olduğu, uzun süre kendisinin de yönetiminde görev aldığı ve 1996 yılına kadar 2,5 yıl başkanlığını yaptığı Trabzonspor’un başına AKP çizgisine yakın bir başkanın seçilmesini sağladığı, aynı zamanda Trabzonspor’a Başbakanlığın örtülü ödeneğinden, futbolcu alımında kullanılmak üzere milyonlarca dolar ayrıldığı ifade ediliyordu.
Bu şok iddiaya göre, AKP Trabzonspor’u örtülü ödenek ve işadamları yoluyla destekleyerek, Trabzon’da güç kazanmak amacıyla kullanmak istiyordu. Bunun için Trabzonspor yönetimine de kendisine yakın isimleri seçtirmek için çalışıyordu. Türkiye’de sporun siyaset için kullanıldığı hemen herkesin bildiği bir sırdı. Sportif başarıların genelde siyasete tahvil edilmesi nedeniyle, siyasetçiler çoğu zaman spor üzerinden kendilerine destek sağlıyordu. Trabzon’da olanlar bunun bir örneği miydi? Yoksa Kunstadter’in ifadeleri bir yorumdan mı ibaretti?

Özak Spor Bakanı Oldu

Nitekim Kunstadter’i haklı çıkaracak bir dizi gelişme daha yaşandı. Faruk Özak 2009 yılında Spordan Sorumlu Devlet Bakanı oldu. Özak, artık Futbol Federasyonu Başkanlığı’nın bağlı olduğu bakanlıktaydı. Trabzonspor, bu tarihten sonra 2010-2011 sezonunda çok önemli transferler ile sezonu ikinci bitirdi. Açılan şike davası düşünülürse belki de geçmişe dönük bir şampiyonluk yaşayacak. Trabzonspor’un başarısı yalnızca sportif bir başarı mıydı, yoksa siyasetin bu başarıda payı var mıydı?
Yayınlanan şike iddianamesinin eklerinde söz konusu ilişkileri derinleştiren ilginç bir telefon konuşması yer alıyor. Konuşma Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar ile Türkiye Futbol Federasyonu eski Başkanı Haluk Ulusoy arasında 25 Nisan 2011 tarihinde gerçekleşiyor. Şakar, Ulusoy’a Başbakan Erdoğan ile yaptıkları görüşmenin ayrıntılarını anlatıyor. Erdoğan-Şakar görüşmesini ayarlayan kişi Faruk Özak. Şakar, Başbakan’dan neler talep ettiklerini ve Erdoğan’ın Trabzonspor’a neler vermeyi taahhüt ettiğini şöyle anlatıyor:

Nevzat Şakar: Efendim Haluk.
Haluk: Bitti mi abi.
Nevzat Ş.: He, he bitti Haluk.
Haluk: Haydi geçmiş olsun nasıl geçti abi?
Nevzat Ş.: İyi Haluk işte, başkan şeyleri anlattı. Ona Şampiyonlar Ligin’de maç oynamamız için stadımızın UEFA kriterlerine göre eksikleri var. Bunları tamamlamak için de yaklaşık 6 trilyon liraya kulübün ihtiyacı var.
Haluk: Evet.
Nevzat Ş.: O da Faruk Abi’ye talimatı verdi.
Haluk: Tamamdır yani.,
Espriler falan oldu mu?
Nevzat Ş.: Bir de Akyazı Stadı’nın orada yapılacak bize verilmesi gerekiyormuş. Altyapı binası 5 tane saha A takımının oteli, kalacağı otel idare binasının, bizim yönetim binası falan, filan işte onların hepsinin orada yaklaşık 100 dönüm araziyle kulübümüze tahsis edilip ve bütün şeylerinin kendileri tarafından yapılmasını…
Haluk: Bunların hepsini onların kendisi mi yapacak abi?
Nevzat Ş.: Evet.
Haluk: Bize verecek ama.
Nevzat Ş.: Bize verecek ama bunlar tabii ki şeyin karşılığında olacak.
Haluk: Avni Aker karşılığında.
Nevzat Ş.: Avni Aker karşılığında atıyorum Akçaabat sahası falan filan.

(…)

Nevzat Ş.: Trabzon’a ilgi duyduğunu söylüyor işte. İyi iyi oldu yani. Faruk Abi vardı.
Haluk: Hee.
Nevzat Ş.: Sadri Bey, ben, Necmettin Bey, bir de Erdoğan Bayraktar, Erdoğan Bayraktar bundan sonrasında da zaten o işlenecek.
Haluk: Halledecek.

6 trilyon lira, bir stat, altyapı binası, 5 tane saha, bir otel, otelin idare binası, yönetim binası, 100 dönüm arazi ve bütün işleri. Erdoğan’ın Trabzonspor’a bir görüşmede vaat ettikleri bunlar. Görev Erdoğan Bayraktar’ın…
Wikileaks belgeleriyle ortaya çıkan iddialar, Albayrak’tan sonra Trabzonspor’un başına gelen Sadri Şener tarafından “Kulüp hesaplarını incelettik. Sözü edilen dönemlerde böyle bir para girişi yok,” sözleriyle yanıtlandı. Bakan Özak ise “Bunlar yalan ve palavradır,” sözleriyle iddialara cevap verdi.
Söz konusu iddia, örtülü ödeneğin kullanımı konusunda da soru işaretleri yarattı. Son dönemde hem Wikileaks belgeleriyle, hem de Hanefi Avcı’nm iddialarıyla siyasal avantaj yaratmak amacıyla kullanıldığı iddia edilen örtülü ödeneğin akıbeti bir gün tüm hesapların açıklanmasıyla beraber ortaya çıkacak. Bu konuyla ilgili olarak ilginç bir rakam vererek bölümü noktalayalım. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında Örtülü ödenek harcaması 121 milyon TL iken 2010 yılında bu harcama 385 milyon TL olarak gerçekleşti.

Sızıntı, Wikileaks’te Ünlü Türkler, sayfa 138 – 145

Dayanamadım, şunu da yazacağım:
10 Nisan 2012 tarihli Takvim Gazetesi’nde Ergun Diler nam bir köşe yazarı Aziz Yıldırım’ın neden hedef olduğunu sözümona “analiz” ediyor:

Bu zincir Aziz Yıldırım’a kadar uzandı. Kendisi de NATO işleri yaptı. Para kazandı. Dayısının açtığı yolda yürürken hiç zorlanmadı.
Yaptığı iş ve sahip olduğu ilişkiler sonucu ASKERLE arası hep iyi oldu. Hem darbeciyle hem de MİLLİ askerlerle oturup kalkıyordu. Bütün bunlarda bir sakınca görmüyordu.
Ama akıllı bir adamdı.
Türkiye’nin değiştiğini anladı.
Darbe yanlısı askerin SİVİL İRADEYE mesafesini gördü.
Özellikle 27 Nisan e-muhtırasından sonra Erdoğan’ın yanında yer almaya özen gösterdi. Tanıdığı birçok rütbeliye “YANLIŞ YOLDASINIZ” dedi.
Eskişehirspor’un soyunma odasında ne aradığını bir türlü bilmediğim AZİZ YILDIRIM için düğmeye o zaman basıldı! Şike var mıydı, yok muydu bilmiyorum.
Ama Yeni Türkiye’ye uygun hareket etmeye çalışan Aziz Yıldırım birilerinin HEDEFİ oldu.
NATO‘nun zengin ettiği aile artık ABD‘nin hasmıydı!

Yahu, Aziz Yıldırım darbeci askere karşı sivil iktidarın, haydi yazarın yaptığını yapmayalım, açıkça söyleyelim AKP’nin yanında yer alsa;
1. İktidarın korumasında olur,
2. İktidarla birlikte darbeci askere karşı hareket eden ABD ile elele yürüyor olur.

Bu adamlara gazetelerde köşeler veriliyor ya, çok yanıyorum.
NOT: (Takvim = Çalık Grubu)

Written by kesinofsayt

11 Nisan 2012 at 00:16

AKP, Ergenekon, Fenerbahçe, Siyaset, Trabzonspor kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

GÖNÜLLERLE KİŞİLERİ AYIRABİLECEK MİSİNİZ?

leave a comment »

UEFA’nın 36. Olağan Kongresi İstanbul’da yapıldı. Türkiye’deki şike soruşturması nedeniyle özel bir anlam atfedilen toplantıya, bugüne kadar siyasetin futbola karışmasına “sıfır tolerans” gösterdiğini iddia eden UEFA’nın, bizzat başkanı aracılığıyla siyaseti bulaştırması damgasını vurdu. Siyasi müdahaleler nedeniyle bazı ülke federasyonlarına yaptırımlar uygulayan UEFA, bu kez kongre öncesinde Ankara’ya kadar giderek Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Birbuçuk saatlik toplantıda şike konusunun gündeme gelmediği açıklaması ise sadece gülümsetti.

Ardından, İstanbul’da yapılan UEFA Kongresi’nin açılışında Başbakan Erdoğan konuştu. Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

“Hukukta bildiğiniz gibi suçların şahsiliği ilkesi vardır. Bir de bizim siyasetçiler olarak gerçek kişi ve tüzel kişi noktasında zaman zaman muhatap olduğumuz sıkıntılar vardır. Gerçek kişi ve tüzel kişi noktasında değerlendirmeyi iyi yapmak lazım. Gerçek kişilerin işlediği suçlar sebebiyle eğer tüzel kişilik suç ve ceza almaya kalkarsa burada sadece bir tüzel kişi, kurum ceza almıyor. Yeri geliyor, milyonlarca o tüzel kişiliğin sempatizanı olan kişiler, belki bir şehir, birkaç şehir, burada cezalandırılmış oluyor. Burada suçların şahsiliği ilkesinden hareketle kim olursa olsun, bu şikeyi ve suçu kim işlemişse, cezaların caydırıcılığından hareketle en büyük cezayı alması en önemli adımdır ve bunun yapılması lazım. Oradan hareketle bunun sürdürülmesi inanıyorum ki, özellikle futbola olan, spora olan aşkı ve sempatiyi daha farklı bir şekilde geliştirecek ve onları sürekli olarak geri götürmeyecektir”

Kongre sonrasında ise Platini basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:

“Ankara’da 2 gün önce kendisiyle görüştüm. Bana da aynı şeyi ifade ettiler. (Haklısınız) dedim, ancak sistem bu şekilde oluşturulmuş. Bu şekilde oluyor. On yıllardır böyle oluyor. Disiplin komitesi bağımsız bir komite. Ben de size katılıyorum. Bir kulüp başkanı usulsüzlük yaparsa, takımı cezalandırılmamalı. Sayın Başbakan haklı, ama uzun süredir sistem bu şekilde yürüyor, bedeli kulüp ödüyor.”

Hani o görüşmede şike konusu gündeme gelmemişti?

Hani o görüşme sadece nezaket ziyaretiydi?

Hani o görüşmede sadece başbakanı kongreye davet etmişti sayın Platini?

UEFA’nın yalanlar zincirine bir halka daha eklenmesi hiçbirimizi şaşırtmadı.

Devam edelim;

Platini -kendi ifadesiyle- Erdoğan’a 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın Türkiye’ye verilmesi için (olimpiyatların alınmaması halinde) oy vereceğini de söylemiş. Yani UEFA’yı CAS’an davaya çözüm bulunması karşılığında rüşvet önermiş açıkça. Sayın başbakanın “yargı bağımsızdır, kararı bekleyelim” yerine aniden “kişilerle kurumları ayıralım” temasına geçişi de rüşvetin kabul edildiğinin göstergesi.

Aziz Yıldırım, sevseniz de sevmeseniz de bugün hala Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanıdır. Bu satırların yazarı olan bendeniz de 3 Temmuz 2011 öncesinde Aziz Yıldırım’ın bazı icraatlarını eleştirenlerdendim.

Ancak gün itibarıyla Aziz Yıldırım “kişi” olmanın ötesinde, dokuz ayda müthiş bir direniş kültürü geliştiren Fenerbahçeliler’in gönlündedir, “kişi” değil, Fenerbahçe’nin ta kendisi olmuştur.

“Yeni” Türkiye’nin kudretli iktidarı şu anda herşeyi yapabilecek güce sahip. Sayın başbakan süren dava esnasında dahi “kişilerle kurumları” ayırtabilecek bir güce muktedir. Kendisini engelleyebilecek, “önce adalet” diyebilecek hiç bir merci yok ne yazık ki. Yani dediğini yapabilir. Bunu ilerleyen günlerde göreceğiz.

Sadece tek bir sorum var:

“Gönüllerle kişileri de ayırabilecek misiniz?”

Written by kesinofsayt

26 Mart 2012 at 09:15

#FENERBAHÇELİSORUYOR

with one comment

Bugüne kadar birçok başarılı videoya imza atan Casual Project (Evren Topaloğlu – twitter.com/evrentopaloglu / Sinan Demir – twitter.com/Demir_Sinan / Emre Çakmak – twitter.com/emreckmak ) mahkemeye çok az kala yine harika bir işe imza atmışlar.

Bu videodan esinlenen Fenerbahçeliler de bugün twitter’ı soruya boğdular. İşte sizlere bu sorulardan bir derleme:

#fenerbahcelisoruyor Dünyada tutuklandıktan sonra ilk mahkemeye çıkması 227 gün süren çağdaş bir ülke var mı ? by @tolgazengin

#fenerbahcelisoruyor Bursaspor’un hamisi bakan Faruk Çelik, TS’nin ŞL’den aldığı 30 milyon$’ı neden istemiyor? O tapelerle ŞL’ye mi gidilir? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor Zekeriya ÖZ’ün başlattığı hangi soruşturmada somut delil ele geçirildi, hangi dava karara bağlandı. by @ozlumertt

#fenerbahcelisoruyor devleti bes trilyon dolandiran sadri sener ince ince desteki nerden almistir. neden bu paranin akibeti sorulmamakdadir by @muratbul1907

#fenerbahcelisoruyor 12 takım 19 maçta 3 tanecik futbolcuyla mı şike yaptı, Korcan, İ. Akın, İskender 132 futbolcuya bedel iş mi yaptılar? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor MİT davası savcısı hemen görevden alınırken,sayfalarca tape basına servis edilen şike davası savcısı niye hala görevde? by @tolgazengin

#fenerbahcelisoruyor Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek ? Basın Kadıköye nasıl girecek ? by @fenerbahcenins2

#fenerbahcelisoruyor eğerbişey yoksa neden cezaevnde diyenlre adnan menderesi deniz gezmişleri asanda bu ülkenin hakimi ve mahkemesi dğlmydi by @demarcoxx

#fenerbahcelisoruyor Helvacı nasıl oluyorda hala görevde kalabılıyor???  by @zerdacal

#fenerbahcelisoruyor 6222 değişim sonrası meclisten geçtiğinde Aziz Yıldırım yasası diyenler dünkü MİT yasası adına neden susuyor?? by @demarcoxx

#fenerbahcelisoruyor gizlilik ihlal edildiği halde savcı neden gorevden alınmadı ? by @anntirikot

#fenerbahcelisoruyor UEFA ya gönderilen ilk iddianamede Göksel gümüşdag yokken,ikinci iddianamede var,hayirdir …  by @kinyas1907

#fenerbahcelisoruyor Korcan’a araba alındığı söylendi sonra ortaya çıktıki ablasına alınmş.daha sonra öğrenldi ki Korcanın ablası dahi yktu. by @MGTRKMN

#fenerbahcelisoruyor Lütfü istifa ederken dediği belgeleri açıklayacak mı ? @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor Aziz Yıldırım’ın evinden çıkan silahlara ne oldu? by @emreckmak

#fenerbahcelisoruyor Korcan’ın olmayan kız kardeşine alınan mini cooper nerede ? by @esra_karaoglu

#fenerbahcelisoruyor Operasyon neden seçimlerden sonra yapıldı. by @Fenerist__

#fenerbahcelisoruyor Sadri Şener suçsuzsa neden yurtdışı yasağı kondu,Karakollara gidip imza attı? by @FENERBAHmEt

#fenerbahcelisoruyor Aziz yıldırımın evinde bulundu denen silahlar nerede ?  by @fbhaber

#fenerbahcelisoruyor “Aziz Yildirima yapilan muameleden haberdarmisiniz?Avukatlariyla gorusturulmuyor biliyormusunuz?Bunu duzeltecekmisinz?” by @aAdvo

#fenerbahcelisoruyor Tapelerde O. Peker’in sınavı geçtiğini duyunca sorular çalınmış, sınav tekrarlanmalı diyen Ş. Mosturoğlu neden içeride? by @fenerinmacivar

#fenerbahcelisoruyor Neden suçüstü yapılmadı,toplnn delillr hukuka uygun mu?Neden seçim sonrsı beklndi?Emnytte iddia oynndı mı by @onurktk_

#fenerbahcelisoruyor ee 19 maçta şike var ama silivriye neden sadece fenerbahçe taraftarı gidiyor? ne pis la bu fenerliler.. by @geronimoapo

#fenerbahcelisoruyor kupayı hala istiyomusun sadri? by @semaankarali

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçeliler konuşurken adaleti etkilemek oluyor da diğerleri konuşunca neden olmuyor? by @minecuca

#fenerbahcelisoruyor polis fezlekelerini soruşturma safhasında Mehmet Baransu’ya kim sızdırdı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Ts kendini temiz hissederek “kupa kupa” diye bağırırken, Bjk neden bu kadar suskun kaldı ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor wikileaks belgelerındeki hukumet trabzonspor iliskileri duyarlı turk medyasının neden ilgisini cekmedi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Mahmut Özgener, nereye kayboldu ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor yanlıs hasan cetınkaya’yı dinleyıp onun konusmalarından sike sonucu cıkaran savcılıgın ıddıanamesıne ne kadar guvenılır by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Tayfur Havutçu 6 ay içeride tutuldu, pardon mu denecek? Beşiktaş neden suskun? Önemli değil mi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Mehmet Ali Aydınlar dün neden Mehmet Baransu ile beraberdi. by @ozlumertt

#fenerbahcelisoruyor son 5 maçın sonucunu biliyorduk diye medyaya sızan haberleri yalanlamak için neden 50 gün beklendi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Bütün özel üniversite kampüsleri dağ başındayken Acıbadem’e neden şehrin göbeğinde kampüs verildi? by @gevezecadi

#fenerbahcelisoruyor bu yaşatılanların hesabını SANDIKTA SORMAYACAĞIMIZI MI SANDINIZ? by @12numaraorg

#fenerbahcelisoruyor şike olduğu söylenen 19 maçın gözlemci raporlarını görebilir miyim? Sahaya yansımamış şike nasıl gerçekleşmiş olabilir? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor Şike yaptıysak neden düşürmüyorlar ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor Milletvekili Şamil Tayyar, Cumhurbaşkanı’na MİT için yasa değişmesin diye mektup yazdı mı?” by @akgulkadir

#fenerbahcelisoruyor Mecnun Odyakmaz’in Zeki Mazlumun tum girisimlerine ragmen şikeye karşı duruşu neden cezalandirildi  by @tozasor

#fenerbahcelisoruyor 90+4. Dakikada Santos’un gol attigi Antep macından bır gun önce Sadri ile Tolunay otelin lobisinde ne konuştu!? by @uur11

#fenerbahcelisoruyor 2 Temmuz günü hangi sebeple Başbakan’a brifing verildi? Yargı yürütmeden izin almak zorunda mı? Utanmadınız mı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor NASIL KOYDU AYKUT KOCAMAN??? by @RedBurcu

#fenerbahcelisoruyor 10 Temmuz günü Bağdat Caddesinde sonra Lefter’in cenazesinde duydukların hoşuna gitti mi? (O kendini biliyor) by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Mehmet Ali Aydınlar, Aziz Yılmaz ve Hakan Bilal Kutlualp ile görüşme yapmışmıdır yaptıysa bu görüşmenin amacı nedir ? by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor aziz yıldırım’ın evinde arama yapıldıktan sonra sanki silahlar onun evinden çıkmışcasına video montajını kimler yaptı? by @Aziz_Baskan

#fenerbahcelisoruyor kişiye özel yasa olmaz diyen Cumhurbaşkanı örtülü ödenekten bir kulübe para aktarılması karşısında neden suskun? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Cornu’ nun hukuk şirketini kim çalıştırıyor ve bu hukuk şirketinin dava ile ne alakası var ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor sike operasyonua sizofreniyle alakası nedir ? Rakip futbolcu yok, hakem yok. Fenerbahce sıkeyı kendi kendınemı yapmıs by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor ”Mustafa Kemal’in askerleriyiz.”dediğimiz içinmi bu ince ayar meselesi by @gkhanbiliz

#fenerbahcelisoruyor Lütfi aribogan neden her TFF yönetiminde var??? Yoksa MİTçimi?? by @kdrdmrdr

#fenerbahcelisoruyor Bir galatasaray başkanına “20 milyon gs’li AKP’ye oy verdi” dedirttiren o büyük “kurgu” nedir? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor kopyala yapıstır iddianameye guvenmiyoruz. Telefon gorusmelerının tamamı nerede, imha edildikleri dogru mu by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor AZİZ Yıldırım’ın emniyetteki fotografını sızdıranlar hangi cezaya çarptırıldı gorevden alındılar mı by @tota1907

#fenerbahcelisoruyor wikileaks belgelerındeki hukumet trabzonspor iliskileri duyarlı turk medyasının neden ilgisini cekmedi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor 19 maçta şike vardı, iddianamede tenzilata gidildi. Fazlasını iddia edenler meslekten men edildi mi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor talepleri iddianameden önce kimler basına sizdirdi ist başsavcısı mit operasyonundaki hassasiyeti neden göstermedi by @esracestan

#fenerbahcelisoruyor polis fezlekelerini soruşturma safhasında Mehmet Baransu’ya kim sızdırdı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor yemekler yendı agırlık coktu alkolde alındı soylenenler yanlıs olabilir sacmalıgıyla bır kulubun kaderi cizilebilir mi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor “sanat eseri soruşturma” yapanlar MİT müsteşarına PKK’lı dediği zaman geçmişte söylediklerinizden hiç mi utanmadınız?  by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Fatih TERİM resmi imzayı atmak için 2 Ağustos tarihini beklemesi tesadüfmüdür ?  by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor madem 200-300bin dolara maç satacak şerefsiz dolu,Fenerbahçe sonucu belli maçlar için 12 milyon euro prim neden ödedi? by @1907Eko

#fenerbahcelisoruyor özellikle savcıya soruyorum transfer şikesi nasil oluyor (6s nin yaptıkları transfer şikesi degilse nedir) by @tota1907

#fenerbahcelisoruyor geçen sene fb-antep maçı öncesi sadri şener hangi maksatla antep kampını ziyaret etti ?  by @fener_RM

#fenerbahcelisoruyor Emenike’yi en çok suçlayan Bülent ATAMAN neden ifadeye çağırılmamıştır ? by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor bejeke ve tese nin ne işi var avrupada? Onlara aklanma garantisimi verildi? by @gamzeb1907

#fenerbahcelisoruyor MİT müsteşarından PKK’lı, kitaptan bomba yaratan Baransulu akıllarla lince kalktığınız için hiç utanmayacak mısınız? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor FB kulübünü, leş yiyicilerine bırakacağımızı,gerçekten düşünen var mı… by @kinyas1907

#fenerbahcelisoruyor cemaat yayın organları taraf ve zaman gazetelerinin futbola birdenbire ilgi duymaya baslamasının nedeni nedir by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Giresunspor’un kulübünde bulunan silahlar neden Aziz Yıldırım’da yakalanmış gibi gösterilip ilişiklendirildi.!? by @bin900yedi

#fenerbahcelisoruyor Şike veya teşvik olduğu iddia edilen 19 maçta yazılan gözlemci raporları nerede?  by @EdaGlbrkSy

#fenerbahcelisoruyor Metriste bir gece yarısı “aman savunmanda bize dokunma” diyenler kimlerdi? by @avukatfb

Bu sorular da @FENERLEAKS tarafından:

#fenerbahcelisoruyor Melih Gökçek’in dinleme aracı var mı?

#fenerbahcelisoruyor Mahmut Özgener neden saklanıyor? Neden konuşturulmuyor?

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçe TFF’den para çekip şike yaptıysa parayı veren suç ortakları neden dışarıda?

#fenerbahcelisoruyor A. Yıldırım’ın aylarca süren teknik takipte hemen herkesle tapesi varken, yöneticilerinden MAA ile neden bu kadar az  konuşması var? A.Yıldırım – MAA tapeleri #hasir6 mı ediliyor?

#fenerbahcelisoruyor Ünal Aysal “MAA’nın istifası kurguyu bozar” derken hangi kurgudan bahsetti?

#fenerbahcelisoruyor Gizli tanık acaba bir kez olsun “doğru” bilgi verebilecek mi?

#fenerbahcelisoruyor Etik Kurulu bşk.nın sözlerine rağmen hala bu raporla işlem isteyenlerin aklı başında mı?

#fenerbahcelisoruyor Lütfi Arıboğan “Cornu’ya dava açacağım” dedi mi?

#fenerbahcelisoruyor Tapelerde açıkça halkı isyana teşvik girişiminde bulunan Şakar, Şener ve Canalioğlu hakkında işlem yapılıyor mu?

#fenerbahcelisoruyor Şener’in “altı trilyonu alalım, bire bitiririz“i için neden hiç bir devlet kurumu işlem yapmıyor?

#fenerbahcelisoruyor Bursaspor neden susuyor?

#fenerbahcelisoruyor Çalınan menajerlik sınavı soruları ilk kimlere geldi? Sorumluları şimdi nerede?

#fenerbahcelisoruyor Lütfi Arıboğan alt küme takımlarına “rüşvet” teklif etti mi?

#fenerbahcelisoruyor Platini, 2007’de Aziz Yıldırım’ın gönderdiği iki dosya hakkında ne işlem yaptı? Acaba UEFA Hukuk Kurulları Platini’yi bilgilendirmemiş olabilir mi? 🙂

#fenerbahcelisoruyor Dava gerçekten siyasi değil mi?

#fenerbahcelisoruyor Ünal Aysal “1-2 takım düşer” bilgisini kimden aldı?

#fenerbahcelisoruyor Vekil Şükür “duyabileceğimiz farklı şeyler“i açıklayacak mı?

#fenerbahcelisoruyor TS’ye HES’ten para aktarırken, HES neleri, kimleri mahvedecek?

#fenerbahcelisoruyor “İnce”ci Erdoğan Bayraktar nerelerde? Ne yapıyor?

#fenerbahcelisoruyor Operasyon öncesi ve süresince borsa hareketleri inceleniyor mu? SPK?

#fenerbahcelisoruyor Digitürk’ün zararı karşılandı mı?

#fenerbahcelisoruyor Yadigar Boğa ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor Bakan Suat Kılıç neden bütün il müdürlerini değiştirdi?

#fenerbahcelisoruyor “Fenerbahçe – GS maçı oynanmayacak” diyenler neredeler? Ne yapıyorlar?

#fenerbahcelisoruyor TFF Genel Sekreterliğine illa ki GS’li birileri mi oturmalı?

#fenerbahcelisoruyor Savcı Mehmet Berk Etik Kurul Raporu’nu ne yaptı? Rapor sonradan değiştirildi mi?

#fenerbahcelisoruyor Gökhan Gönül’ün sakatlığını Fenerbahçe’ye bildirmeyen milli takım doktorları ne yapıyor?

#fenerbahcelisoruyor “Fenerbahçe başkanı şu an nerede” diyen Erzik’e hala güvenen Fenerbahçeli var mı?

#fenerbahcelisoruyor Şener’e niye yurtdışı yasağı kondu? Niye kaldırıldı?

#fenerbahcelisoruyor Bilyoner kapandı mı? 🙂

#fenerbahcelisoruyor 1 Milyon dolar ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor TFF, LigTV, TRT ne konularda anlaştı? Kaç görüşme oldu?

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçe’nin GS’ye verdiği teşvik ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor Süper Kupa ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor UEFA “sonradan ihraç mümkün” dedikten sonra ne değişti?

#fenerbahcelisoruyor Aziz Yıldırım henüz tutuklanmadan adres olarak neden Metris yazıldı?

#fenerbahcelisoruyor MAA “delillere göre hareket edeceğiz” dedikten sonra hangi delilleri gördü de bu hale geldi?

#fenerbahcelisoruyor Melih Gökçek operasyonu önceden biliyor muydu? Başka kimler biliyordu?