FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for the ‘TFF’ Category

SARI MI LACİVERT Mİ BÖLÜM 021

leave a comment »

Written by kesinofsayt

10 Kasım 2018 at 20:12

SARI MI LACİVERT Mİ – BÖLÜM 12

leave a comment »

Written by kesinofsayt

10 Eylül 2018 at 00:09

AVRUPA KUPALARI,TFF VE LİG FİKSTÜRÜ

leave a comment »

Türkiye Futbol Federasyonu ligin 5 – 17 hafta programlarını 9 Eylül tarihinde açıklayabildi.  Almanya, İngiltere gibi ülkelerde tüm fikstür ligler başlamadan açıklanırken Türkiye’de bu uygulamadan uzağız maalesef. Oysa UEFA sezon başlamadan önce milli maç takvimini, Avrupa kupaları fikstürünü (maç tarihlerini) federasyonlara yolluyor. Yani hangi tarihlerde liglerin oynanamayacağı, hangi tarihlerde ise oynanabileceği belli. TFF’nin bu uygulaması ya tembellikten ya da, ki bu daha vahim, tümüyle art niyetten. Bundan ne kasdettiğimi açayım sizlere…

Şu anda açıklanan takvime göre şöyle bir tablo oluştu:

FENERBAHÇE’NİN MAÇLARI (parantez içindeki günler maç aralarıdır)
16.09 Pazar Konya – Fenerbahçe
20.09 Perşembe D.Zagreb – Fenerbahçe (4 gün)
24.09 Pazartesi Fenerbahçe – Beşiktaş (4 gün)
30.09 Pazar Rize – Fenerbahçe (6 gün)
04.10 Perşembe Fenerbahçe – S.Trnava (4 gün)
07.10 Pazar Fenerbahçe – Başakşehir (3 gün)
11.10 Perşembe milli maç

BEŞİKTAŞ’IN MAÇLARI (parantez içindeki günler maç aralarıdır)
15.09 Cumartesi Beşiktaş – Malatya
20.09 Perşembe Beşiktaş – Sarpsborg (5 gün)
24.09 Pazartesi Fenerbahçe – Beşiktaş (4 gün)
29.09 Cumartesi Beşiktaş – Kayseri (5 gün)
04.10 Perşembe Malmö – Beşiktaş (5 gün)
07.10 Pazar Konya – Beşiktaş (3 gün)
11.10 Perşembe milli maç

GALATASARAY’IN MAÇLARI (parantez içindeki günler maç aralarıdır)
14.09 Cuma Galatasaray – Kasımpaşa
18.09 Salı Galatasaray – L.Moskova (4 gün)
23.09 Pazar Akhisar – Galatasaray (5 gün)
28.09 Cuma Galatasaray – Erzurum (5 gün)
03.10 Çarşamba Porto – Galatasaray (5 gün)
06.10 Cumartesi Antalya – Galatasaray (3 gün)
11.10 Perşembe milli maç

Kimlerin daha avantajlı olduğunu, TFF eliyle ayrımcılık yapıldığını görmek için çabaya gerek olmadığı açık.

Geçen haftalarda twitter üzerinden yapılan bir paylaşım vardı. Galatasaray’ın Avrupa maçları öncesinde deplasmanları olmadığından bahsediliyordu. Maalesef kaydetmemiştim. O tviti atanı hatırlayamıyorum ve o nedenle adını veremiyorum. Bir şekilde bana ulaşırsa bu satırlara eklerim kendisini de.
Oturup tek tek baktım maçlara (maçlar aşağıda listelenmiştir). Gerçekten de bir mucize yaşanmış. Tesadüf ve şansla asla açıklanamayacak bir olayla karşı karşıyayız. Galatasaray’ın 2013-14, 2014-15, 2015-16 ve 2018-19 sezonlarında, gruplar aşamasındaki 24 maçının hiçbirisinden önce ligde deplasman maçı yok.
TFF eliyle gerçekleşen bir mucize…
Bu TFF’nin tarafsız ve adil yönetildiğine hala inanan var mı acaba?

2018 – 2019 GRUP MAÇLARI

08 Aralık 2018 Galatasaray – Rize
11 Aralık 2018 Galatasaray – Porto

23 Kasım 2018 Galatasaray – Konya
28 Kasım 2018 L.Moskova – Galatasaray

02 Kasım 2018 Galatasaray – Fenerbahçe
06 Kasım 2018 Schalke 04 – Galatasaray

19 Ekim 2018 Galatasaray – Bursa
24 Ekim 2018 Galatasaray – Schalke 04

28 Eylül 2018 Galatasaray – Erzurum
03 Ekim 2018 Porto – Galatasaray

14 Eylül 2018 Galatasaray – Kasımpaşa
18 Eylül 2018 Galatasaray – L.Moskova

2015 – 2016 GRUP MAÇLARI

04 Aralık 2015 Galatasaray – Bursa
08 Aralık 2015 Galatasaray – Astana

21 Kasım 2015 Galatasaray – Antalyaspor
25 Kasım 2015 A.Madrid – Galatasaray

29 Ekim 2015 Galatasaray – Eskişehir
03 Kasım 2015 Benfica – Galatasaray

17 Ekim 2015 Galatasaray – G.Birliği
21 Ekim 2015 Galatasaray – Benfica

26 Eylül 2015 Galatasaray – Gaziantep
30 Eylül 2015 Astana – Galatasaray

12 Eylül 2015 Galatasaray – Mersin İY
15 Eylül 2015 Galatasaray – A.Madrid

2014 – 15 GRUP MAÇLARI

06 Aralık 2014 Galatasaray – Akhisar
09 Aralık 2014 Galatasaray – Arsenal

22 Kasım 2014 Galatasaray – Trabzon
26 Kasım 2014 Anderlecht – Galatasaray

31 Ekim 2014 Galatasaray – Kasımpaşa
04 Kasım 2014 Borussia Dortmund – Galatasaray

18 Ekim 2014 Galatasaray – Fenerbahçe
22 Ekim 2014 Galatasaray – Borussia Dortmund

26 Eylül 2014 Galatasaray – Sivas
01 Ekim 2014 Arsenal – Galatasaray 

13 Eylül 2014 Galatasaray – Eskişehir
16 Eylül 2014 Galatasaray – Anderlecht 

2013 – 2014 GRUP MAÇLARI

06 Aralık 2013 Galatasaray – Elazığ
11 Aralık 2013 Galatasaray – Juventus

23 Kasım 2013 Galatasaray – Sivas
27 Kasım 2013 Real Madrid – Galatasaray

01 Kasım 2013 Galatasaray – Konya
05 Kasım 2013 FC Copenhagen – Galatasaray

19 Ekim 2013 Galatasaray – Karabük
23 Ekim 2013 Galatasaray – FC Copenhagen

28 Eylül 2013 Galatasaray – Rize
02 Ekim 2013 Juventus – Galatasaray

13 Eylül 2013 Galatasaray – Antalya
17 Eylül 2013 Galatasaray – Real Madrid

Written by kesinofsayt

09 Eylül 2018 at 18:46

HAKEM MAAŞLARINI KİM FİNANSE EDİYOR?

with one comment

hakemlira

Bir önceki yazımda hakemlerin gelirlerini ele almıştım. Türkiye şartları için çok büyük rakamlardı. Peki bu rakamlar nereden finanse ediliyor? Elbette sponsorluklar, Spor Toto, İddaa gibi şans oyunları payları, yayın hakları vb kalemler TFF bütçesinde büyük gelir kalemleri. Ancak PFDK’nın bazı kulüpler için adeta haraca çevirdiği cezalar da yabana atılmamalı. Bahis konusu yazıdaki hakem gelirleri toplamı 4.086.750.-TL idi (elbette tüm hakemler yoktu listede). Sezonun son sekiz haftasına girerken ödenmiş cezalar göz önüne alındığında Fenerbahçe tek başına yarıdan fazlasını ödemiş hakem ücretlerinin. İlginçtir ki hakem hatalarından en çok canı yanan ve şikayet eden kulüp Fenerbahçe, TFF’ye en büyük cezayı ödeyen yine Fenerbahçe…

Sezon başlangıcından beridir (22 Mart 2018 tarihine kadar) kulüplerin ödediği para cezaları (taraftar olayları, sporcu, kulüp ya da yöneticiler dahildir)

Toplam ceza miktarı: 8.471.200.-TL
Fenerbahçe: 2.723.500.-TL (%32)
Beşiktaş: 1.457.000.-TL (%17) / (224.500’ü Fenerbahçe maçlarından)
Trabzonspor: 809.000.-TL
Galatasaray: 745.350.-TL
Konyaspor: 535.000.-TL
Bursaspor: 517.500.-TL (215.000’i Beşiktaş, 125.000’i Fenerbahçe, 75.000’i Galatasaray maçlarından)
Kayserispor: 353.000.-TL
Yeni Malatyaspor: 319.000.-TL
Göztepe: 295.000.-TL
Sivasspor 169.500.-TL
Osmanlıspor: 126.000.-TL
Alanyaspor 118.000.-TL
Karabükspor 70.000.-TL
Kasımpaşa: 66.000.-TL
Gençlerbirliği: 58.000.-TL
Akhisar 57.350.-TL
Antalyaspor 37.000.-TL
Başakşehir: 15.000.-TL

Detaylar için: 

17.08.2017

Trabzonspor: 15.000.-TL,

24.08.2017

Fenerbahçe: 45.000.-TL,

14.08.2017

Fenerbahçe: 100.000.-TL,

21.09.2017

Fenerbahçe: 20.000.-TL,

26.09.2017

Beşiktaş: 150.000.-TL + 50.000.-TL,

28.09.2017

Fenerbahçe: 30.000.-TL + 15.000.-TL + 12.000.-TL + 100.000.-TL + 30.000.-TL
Beşiktaş: 15.000.-TL + 16.500.-TL + 13.000.-TL

05.10.2017

Trabzonspor: 20.000.-TL,
Fenerbahçe: 45.000.-TL + 13.000.-TL,
Galatasaray: 30.000.-TL,

19.10.2017

Beşiktaş: 20.000.-TL,
Fenerbahçe: 50.000.-TL,
Galatasaray: 15.000.-TL,

26.10.2017

Beşiktaş: 15.000.-TL + 26.000.-TL + 17.500.-TL,
Trabzonspor: 45.000.-TL,
Galatasaray: 30.000.-TL,
Fenerbahçe: 15.000.-TL + 75.000.-TL,

31.10.2017

Trabzonspor: 13.000.-TL,

02.11.2017

Trabzonspor: 30.000.-TL + 13.000.-TL,
Galatasaray: 13.000.-TL,
Fenerbahçe: 100.000.-TL + 15.000.-TL,

09.11.2017

Beşiktaş: 45.000.-TL + 15.000.-TL,

23.11.2017

Trabzonspor: 15.000.-TL,

30.11.2017

Fenerbahçe: 15.000.-TL,
Beşiktaş: 45.000.-TL,
Trabzonspor: 75.000.-TL + 30.000.-TL,

07.12.2017

Fenerbahçe: 25.000.-TL,

14.12.2017

Fenerbahçe:  30.000.-TL, 110.000.-TL,
Beşiktaş: 30.000.-TL, 110.000.-TL,
Galatasaray: 4.350.-TL + 13.000.-TL,

19.12.2017

Beşiktaş: 15.000.-TL,

21.12.2017

Beşiktaş: 50.000.-TL + 15.000.-TL,
Galatasaray: 15.000.-TL,
Fenerbahçe: 15.000.-TL + 35.000.-TL,

28.12.2017

Fenerbahçe: 140.000.-TL,
Beşiktaş: 15.000.-TL,
Trabzonspor: 15.000.-TL + 110.000.-TL,

02.01.2018

Beşiktaş: 30.000.-TL,

25.01.2018

Trabzonspor: 30.000.-TL + 140.000.-TL + 13.000.-TL,
Fenerbahçe: 150.000.-TL + 45.000.-TL + 15.000.-TL,
Galatasaray: 15.000.-TL + 15.000.-TL,
Beşiktaş: 15.000.-TL,

01.02.2018

Beşiktaş: 100.000.-TL,
Trabzonspor: 15.000.-TL + 15.000.-TL,

06.02.2018

Galatasaray: 15.000.-TL,

08.02.2018

Fenerbahçe: 200.000.-TL + 100.000.-TL + 30.000.-TL + 13.000.-TL,
Galatasaray: 15.000.-TL,

15.02.2018

Galatasaray: 25.000.-TL,
Trabzonspor: 170.000.-TL,

22.02.2018

Beşiktaş: 9.000.-TL + 13.000.-TL,
Fenerbahçe: 250.000.-TL,
Galatasaray: 100.000.-TL,

27.02.2018

Fenerbahçe: 50.000.-TL,
Beşiktaş: 50.000.-TL

28.02.2018

Fenerbahçe: 13.000.-TL,

01.03.2018

Beşiktaş: 100.000.-TL + 25.000.-TL,
Fenerbahçe: 22.500.-TL + 170.000.-TL,

06.03.2018

Beşiktaş: 30.000.-TL + 22.000.-TL,
Fenerbahçe: 15.000.-TL,

08.03.2018

Trabzonspor: 30.000.-TL,
Beşiktaş: 140.000.-TL + 15.000.-TL,
Galatasaray: 30.000.-TL,

15.03.2018

Galatasaray: 60.000.-TL,
Fenerbahçe: 200.000.-TL + 15.000.-TL,

22.03.2017

Beşiktaş 170.000.-TL
Fenerbahçe 400.000.-TL
Galatasaray 70.000.-TL

Written by kesinofsayt

20 Mart 2018 at 18:05

Fenerbahçe, Genel, MHK, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

İNSANDIR HATA YAPAR… PEKİ BEDELİ?

leave a comment »

Başta Fenerbahçe olmak üzere neredeyse tüm kulüpler hakemlerden şikayetçi. Bazılarının şikayetleri timsah gözyaşı olsa bile Türk hakemliğinin giderek daha kötüleştiği bir gerçek. Maçlarda adaleti sağlamakla görevli bu kişilerin kafalarının rahat olmadığı, şu ya da bu baskılar yüzünden maçları yönetmek yerine idare-i maslahatı tercih ettiklerine inanan insan sayısı hiç az değil. TFF, MHK ve medyadaki gücü daha fazla olan kulüp/kulüpler lehine daha fazla “hata” yaptıkları her hafta görerek yaşadığımız bir olgu. Siyasetin etkisi ise tüm bu kurumları da kapsadığından daha büyük.

Futbolcu ve teknik adamlar da hata yapıyor, hakemler de insan, hata yapacaklar elbette” gibi bir argümanla savunuluyor hakemler. Her ikisi de doğru elbette. Ancak bu argümanların devamında şunları da eklemezseniz havada kalıyorlar:

1.- Hatası bu kadar yoğunlaşan futbolcu ve teknik adamlar bazen sezon ortasında, bazen sezon sonunda gönderiliyorlar. Başarısızlık durumlarına göre gidecekleri yeni kulüplerinde oyun süreleri ve kazançları düşebiliyor.

2.- Hakemlerin fahiş hataları, hatta aynı karşılaşma içinde hiç bir standart tutturamayan kararları cezai anlamda karşılık görmüyor. Hakemlik artık bir yan iş değil. Çok büyük paralar dönüyor bu meslekte.

TFF üst klasman hakemlerini üç kategoriye ayırmış durumda:

1. Kategori: 20 bin TL aylık maaş (Cüneyt Çakır, Hüseyin Göçek, Halis Özkahya, Mete Kalkavan, Ali Palabıyık, Alper Ulusoy, Bülent Yıldırım, Fırat Aydınus, Tolga Özkalfa ve Barış Şimşek)
2. Kategori: 17 bin TL aylık maaş (Özgür Yankaya, Suat Arslanboğa, Serkan Çınar, Kutluhan Bilgiç ve Volkan Bayarslan)
3. Kategori: 13 bin TL aylık maaş (A.Kadir Bitigen, Y.Kemal Uğurlu, Serkan Tokat, Bülent Birincioğlu, H.Umut Meler, Ümit Öztürk ve Arda Kardeşler)

Bu maaşların dışında yönettikleri maçlara göre “maç başı ücreti ve harcırah” da alıyorlar.

Süper Lig’de maç yöneten bir hakem 10.000 TL, yardımcı hakem 4.400 TL, dördüncü hakem 3.000 TL maç başı ücreti almakta.

Ayrıca bağlı oldukları şehir dışındaki maçlarda 250 km (1 günlük) 400 TL, 251-500 km (2 günlük) 765 TL, 501+ km (3 günlük) 935 TL harcırah almaktalar.

TFF verilerine göre 2016/17 sezonunda bazı hakemlerin tüm profesyonel ligler ve ZTK maçlarından kazançları şöyle oldu:

Mete Kalkavan: 30 maç, aylık 20 bin TL maaş, 153 bin 250 maç geliri. Toplam 353.250 TL

Ali Palabıyık: 28 maç, aylık 20 bin TL maaş, 147 bin 250 TL maç geliri. Toplam 347.250 TL

Fırat Aydınus: 27 maç, aylık 20 bin TL maaş, 147 bin TL maç geliri. Toplam 347.000 TL

Alper Ulusoy: 32 maç, aylık 20 bin TL maaş, 139 bin 600 TL maç geliri. Toplam 339.600 TL

Cüneyt Çakır: 22 maç, aylık 20 bin TL maaş, 123 bin 750 TL maç geliri. Toplam 320.750 TL

Halis Özkahya: 22 maç, aylık 20 bin TL maaş, 120 bin 200 TL maç geliri. Toplam 320.200 TL

Özgür Yankaya: 33 maç, aylık 17 bin TL maaş, 146 bin 900 TL maç geliri. Toplam 316.900 TL

Hüseyin Göçek: 22 maç, aylık 20 bin TL maaş, 114 bin 960 TL maç geliri. Toplam 314.950 TL

Barış Şimşek: 22 maç, aylık 20 bin TL maaş, 105 bin 650 TL maç geliri. Toplam 305.650 TL

Bülent Yıldırım: 23 maç, aylık 20 bin TL maaş, 118 bin 500 TL maç geliri. Toplam 305.500 TL

Serkan Çınar: 30 maç, aylık 17 bin TL maaş, 134 bin 350 TL maç geliri. Toplam 304.350 TL

Halil Umut Meler: 30 maç, aylık 13 bin TL maaş, 147 bin 300 TL maç geliri. Toplam 277.300 TL

Tolga Özkalfa: 20 maç, aylık 20 bin TL maaş, 73 bin 300 TL maç geliri. Toplam 273.300 TL

Arda Kardeşler: 38 maç, aylık 13 bin TL maaş, 136 bin 250 TL maç geliri. Toplam 266.250 TL

Türkiye şartları için çok iyi bu rakamları kaybetmek istememeleri çok doğal. Dolayısı ile kararları sahada gördüklerinden ziyade TFF ve MHK içindeki eğilimlere göre vermelerine şaşmamak gerek. Gözlemciler de Süper Lig’de görev aldıkları her karşılaşma için harcırah hariç 1,330 TL alıyor. Televizyonda defalarca tekrarını izlediğimiz, son derece kötü ve hatalı kararlarla çığırından çıkarılmış maçların hakemlerinin gözlemcilerinden iyi notlar almasının nedeni de bu işte. Gözlemci konusu son zamanlarda medyada da tartışılıyor.
1 Şubat 2017 tarihinde eski hakem Muhittin Boşat şunları yazdı:

Devre arasında Antalya’da yapılan süper lig hakem ve yardımcı hakem seminerinde röportaj veren MHK başkanı Yusuf Namoğlu, ülke hakemliğindeki başarısızlığın tek sorunu gözlemcilermiş gibi “Gözlemcilerimiz yetersiz, gözlemcilerimize de gözlemci lazım” diyerek gözlemcileri topun ağzına atıverdi.
Gözlemcilik sistemini kaldırıp İngiliz sistemine geçince her şeyin düzeleceği konusunda Federasyon Başkanını da ikna etmiş olacak ki o da tüm iyi niyeti ile bu konuyu kamuoyu ile paylaştı.
Peki gerçekten Türk hakemliğinde yaşanan düşüşün ve sıra dışı hataların gerçek sebebi hakemlere not veren gözlemciler mi?
Bu sorunun cevabı ise kesinlikle hayır!
Hakemlerimizin bu denli kötü olup hata yapma yarışına girdikleri bu dönemin sorumlusu kesinlikle merkez hakem kuruludur.
Çünkü gözlemciler bazı hakemlere düşük not verdikleri halde MHK başkanı Yusuf Namoğlu düşük not alan bu hakemleri dinlendirmek yerine onlara ertesi hafta tekrar maç veriyor. Ama bu başarısızlığın sorumlusu olarak gözlemcileri göstermek gibi bir kurnazlığın da içine giriyor.
Peki şimdi buradan MHK Başkanı Yusuf Namoğlu’na soruyorum!
Geçen hafta Süper Lig’de maç verdiğin hakemlerin Serkan Çınar, Arda Kardeşler, Mete Kalkavan, Özgür Yankaya ve Bülent Yıldırım bir önceki maçlarında gözlemcilerinden düşük notlar almadı mı?
Gözlemcilerinden düşük notlar alan hakemlere nasıl oluyor da tekrar Süper Lig’de maç verebiliyorsun Yusuf Namoğlu?

Geçtiğimiz aylarda yine bir başka eski hakem, Deniz Çoban MHK başkanının düşük not veren gözlemcileri kızağa çektiğini ve notları kendisinin yükselttiğini iddia etti.

Şimdi bütün bu iddialar ve tartışmalar bir yana, en başa dönelim. “Hakem de insandır, hata yapar”…
Herhangi bir iş alanında, herhangi bir maaşla çalışan sen, ben, o ve diğerleri bu kadar büyük hatalarla, bu kadar büyük rakamların el değiştirmesine (futbol ekonomisindeki gelirler) neden olsak o iş yerinde barınabilir miyiz?
Bu soruya vereceğiniz yanıt hakemlerle ilgili görüşünüzdeki samimiyeti de yansıtacaktır.

Written by kesinofsayt

19 Mart 2018 at 17:36

MHK, TFF, Yusuf Namoğlu kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

BİR ŞEHİR EFSANESİ: FUTBOLUN MARKA DEĞERİ (KÖRLER, SAĞIRLAR)

leave a comment »

Değişik bir ülkede yaşıyoruz.

sgkufurBir kulübün teknik direktörü karşılaşma hakemine galiz küfürler edip sadece bir maç ceza alabiliyor ve bu ceza hakemleri rahatsız etmeyebiliyor. Buna karşılık bir başka kulübün teknik direktörünün, içinde hiç bir hakaret barındırmayan eleştirileri “tedbirli” olarak PFDK’ya sevk gerekçesi olabiliyor, ki pratikte bu en az bir maç ceza anlamına geliyor. Yani küfür etseniz de etmeseniz de aynı kefeye konuluyorsunuz.

Mesela bir kulübün bağlı olduğu federasyonun başkanına 100 milyon lira borcu olabiliyor ve bu kimseyi rahatsız etmeyebiliyor. Bu borcun ödenebilmesi için kulübün başarılı olması, Avrupa’da yer alması ve gelirlerini arttırması gerekiyor.  Ancak bu alacak verecek ilişkisi çok normal karşılanabiliyor.

IMG_20180207_230036Bir televizyon kanalında bir yorumcu bahis konusu kulüp başkanı ve federasyon başkanı arasındaki garip ilişkilerle ilgili ağır bir ithamda bulunuyor.
Diyor ki “Fikret Orman bana, elindeki belgeleri açıklarsa Yıldırım Demirören’in hapse gireceğini söyledi.”
İddia çok vahim. Hapisten bahsediliyor. Yorumcu pek de muteber birisi değil. Dolayısı ile iddiasının doğruluğu tartışmalı. Ancak iddiadaki isimlerin her ikisi de kerli ferli işadamları. Birisi ülkenin üçüncü büyük kulübünün başkanı, diğer aynı kulübün eski, futbol federasyonunun şimdiki başkanı. İnsan bekliyor ki aynı gün mahkemeye başvurarak bu “iftirayı” yargıya taşısınlar.
Taşımıyorlar.
Borçlu kulübün başkanının elinde borçlu olduğu federasyon başkanı hakkında belgeler olduğu iddiası kimseyi irkiltmiyor, rahatsız etmiyor.
Her şey normalmiş gibi yaşam devam ediyor.

Bir eski hakem, eski MHK başkanı, MHK hakkında çok ciddi iddialarda bulunuyor.

Normalde Bursaspor – Beşiktaş maçına Mete Kalkavan, Fenerbahçe – Gençlerbirliği maçına Halil Umut Meler verildi. Tebligattan birkaç saat sonra değişmiş. Hatta Mete Kalkavan Bursa’da otel rezervasyonunu bile yaptırmış. MHK’nın çıkıp açıklaması lazım. Bunlar çok ciddi iddialar ve hakem camiasında biliniyor bu iddialar.

Bir başka hakem de bambaşka bir skandal iddiasında bulunuyor.

WhatsApp Image 2018-02-07 at 11.38.57

Rıdvan-DilmenHepsinden vahimi, ülkenin en çok izlenen yorumcularından birisi TFF’nin sahte rapor hazırlattığını ekranlardan dile getiriyor, “beni mahkemeye versinler” diyor, ama mahkeme filan olmuyor. Zira iki günde unutulacağını biliyorlar.

 

Çünkü çok iddialı konuşuyorum; her türlü yalan yanlış iftirayı atıyorlar. Hatta yalan belge bile düzenliyorlar. Savcı çağırabilir bu söylediklerimden sonra.
Herhangi bir şahısla ilgili “Terör örgütü üyesi” bile diyebiliyorlar.

* Federasyon’un içinde mi atılıyor bu iftiralar?

Evet, federasyondaki bazı kurumlar atıyor bu iftirayı.

* Böyle iftiraların atıldığı kişiler var mı?

Birkaç kişi için atıldı. Hem de önemli insanlardı. Federasyondan uzaklaştırıldılar o raporlarla.

Ben bunlara “sahte raporlar” diyorum. Federasyon, “Hayır, bunlar devletin raporlarıdır” diyorsa beni savcılığa şikayet etsinler. Eğer savcı bunu ciddiye alıyorsa beni çağırsın.

Tüm bunlar normal karşılanıyor. Spor medyasında bir teknik direktörün doğru/yanlış tercihleri kadar bile yer bulmuyor, konuşulmuyor, eleştirilip araştırılmıyor.

Sonra bütün bu itham edilen beyefendiler çıkıp her konuşmalarında “futbolun marka değerinden” bahsediyorlar.

Bütün bu rezillik içinde de her fatura taraftara kesiliyor. Her türlü cezayı taraftar alıyor.

Written by kesinofsayt

07 Şubat 2018 at 11:57

Beşiktaş, Fenerbahçe, Genel, MHK, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , ,

BİR SPONSORLUKTAN ÖTESİ

leave a comment »

19 Ocak 2018 günü Fenerbahçe Spor Kulübü resmi sitesinden futbol takımının forma göğüs sponsorunun Acıbadem Sağlık Grubu olduğunu açıkladı.  Aşağıdaki fotoğrafın kullanıldığı haber Fenerbahçeliler arasında büyük tartışmaları da beraberinde getirdi.

Bu sponsorluk Fenerbahçelileri en sıkı kenetlendikleri (10 Temmuz 2011’de köprüden önce sola dönenler hariç) 3 Temmuz süreci daha tümüyle bitmeden en fazla bölündükleri günlere getirmiş oldu. Aziz Yıldırım’ın taraftarla ilgili bazı uygulamaları, 3 Temmuz sürecinde Fenerbahçe’yi ve kendisini itham eden yorumlar yapan bazı medya mensuplarıyla sıkı fıkı görüntüleri gibi nedenlerle muhtelif kamplara ayrılmış olan taraftar, Mehmet Ali Aydınlar’ın elini sıkan Aziz Yıldırım görüntüsüyle çok sert tartışmalara girdi. 3 Temmuz’un biber gazlı, kovalamacalı günlerinde bir arada duran isimler bile keskin şekilde ikiye bölündü:

  • Kulübün paraya ihtiyacı var ve MAA “zararı cebimden karşılarım” sözünü tutuyor diye anlaşmayı normalleştirenler
  • 3 Temmuz’un önde gelen aktörlerinden birisi olan MAA’nın çubuklu ile bir araya gelmesini 3 Temmuz ruhuna aykırı bularak hiçbir şekilde kabul etmeyenler

Bu satırların yazarı olan bendeniz de ikinci gruba dahilim. Sadece o günlerdeki sözleri, davranışları, suçlamaları ve icraatları bile MAA’yla çubuklunun bir araya gelmemesi için yeterli. Üstelik bugün bu sponsorluk anlaşmasını savunanlar bile “peki MAA neden hala o günlerdeki eylemleri için kamuoyu önünde basit bir özür dilemiyor” sorusuna yanıt veremiyorlar.

Şimdi gelelim paylaşmak istediğim asıl düşüncelere. Spoiler alert: bir miktar komplo teorisi içerir!

Mehmet Ali Aydınlar 9 Şubat’ı 10 Şubat’a (2012) bağlayan gece 00:30’da Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün programına konuk oldu. O programda şunları söyledi:

Ben uygulamalarımla şayet Fenerbahçe’ye bir zarar verdiysem, bu zararı şahsen tazmin etmeye hazırım. Bedeli ne olursa olsun.

Fenerbahçe – Acıbadem sponsorluk anlaşmasının bir anlamda Aydınlar’ın bu sözünü tutması olarak yorumlanması gerektiğini öne sürenler var. Savlarında da Aydınlar’ın bu parayı doğrudan ödemesinin hukuki problemler yaratacağı, dolayısıyla böyle dolaylı bir yol izlendiği yer alıyor.

içeriği kulüp tarafından henüz açıklanmadığı gibi KAP’a da hala bildirilmiş değil. Medya üzerinden tartışılan rakamlar dışında bilgimiz yok. Rivayet üç yıl için peşin ödenmek kaydıyla 55m US$ gibi bir rakam olduğu yolunda. Bunun dışında kurulması planlanan Fenerbahçe Üniversitesi’ne, voleybol şubesine kaynak aktarımları gibi ek ödemeler mevcut. 

Ancak hala resmi bir açıklama ve KAP bildirimi gelmemiş durumda.
Güdümlü medyada da hemen hemen yukarıdaki savlarla (bir sözün tutulması) ciddi bir Aydınlar güzellemesi ve PR’ı yapılmakta.

Gelelim itirazlarıma…

Öncelikle şunu kabul etmeliyiz ki bu “operasyon” asla ve asla sadece bir sponsorluk anlaşması değil. Ciddi etkileri olacak, geleceği etkileyecek bir hamle.

Anlaşma lehtarı kişilerin argümanlarından birisi firmaların iktidardan çekindiği için Fenerbahçe’ye göğüs reklamı vermedikleri idi. Oysa ne olduysa, birdenbire iktidara en yakın gruplardan biri tarihi bir anlaşmayla Fenerbahçe’nin kapısını çaldı.
Türkiye’de bu çaptaki bir sermaye aktarımının, hele ki iktidara yakın bir gruptan geliyorsa, birtakım “telkin, icazet ya da emir” olmadan yapılmayacağını biliyoruz.
Aziz Yıldırım ile Mehmet Ali Aydınlar arasındaki söz düellolarını, karşılıklı suçlamaları ve kavgaları da biliyoruz.
Demem o ki, böylesi bir gerilimin birkaç haftada el sıkışma noktasına gelebilmesi, 3 Temmuz davalarının meşhur mahkeme lakırdılarından “hayatın akışına” ters. Tahminim odur ki ayları bulan bir arabuluculuk ve ikna süreci (dolaylı ya da dolaysız) yaşanmış olmalı. Yani sezonun başlamasından çok daha önce “ilk temas”ın kurulmuş olması çok muhtemel.

Gelelim “komplo teorime”…
Fenerbahçe gibi bir camianın, iktidarın sermaye üzerindeki gücü ne olursa olsun forma reklamı bulamaması çok inandırıcı değil. Bu ya Fenerbahçe yönetiminin beceriksizliği, ya da “isteksizliği” idi bence. Yani tahminim odur ki Aziz Bey ile MAA teması çok önceleri başladı ve bu ihtimal nedeniyle Fenerbahçe “tercihen” yarım sezon forma göğüs reklamı olmadan oynamak durumunda kaldı.

Aydınlar’ın verdiği “söz”ü tuttuğu iddiasına gelince…
Hala icazet/telkin/emir konusunda iddialıyım. Bu operasyon bir sözün tutulmasından çok daha öte bir şey. Dolayısıyla bu iddiayı asla ciddiye almıyorum.
Öncelikle bu bir “söz”ün tutulması olsaydı dolambaçlı bir yol izleneceğine doğrudan gerçekleştirilebilirdi. Hukuki porblemler gerekçesi hiç inandırıcı değil. Olası birçok farklı alternatif sosyal medyada konunun uzmanlarınca paylaşıldı, tartışıldı. İstenseydi bir çıkar yol bulunurdu.
İşin daha da anlamsızlaştığı nokta şu; para Mehmet Ali Aydınlar’dan değil, Acıbadem Sağlık Grubu’ndan çıkıyor. Mehmet Ali Aydınlar ise bu grubun %100 sahibi değil. 2011 sonundaki satış ile Aydınlar Ailesi’nin Acıbadem’deki hissesi %25.

Malezya’nın yatırım fonu Khazanah Nasional’ın sağlık birimi Integrated Healthcare, Acıbadem Sağlık’ta yüzde 60 hisse almak üzere anlaşma imzaladı. Aynı zamanda, Khazanah’ın da Acıbadem  Sağlık’tan yüzde 15 hisse alacağı açıklandı.
Khazanah’ın yüzde 70 hisseye sahip olduğu Integrated Healthcare Holdings (IHH) tarafından yapılan açıklamada, satın alma ile Acıbadem Sağlık’ın değerlemesinin 1.68 milyar dolar olduğu belirtildi.

Aydınlar’ın hissesi % 25
Aydınlar ailesi Acıbadem’in geri kalan yüzde 25 hissesine sahip olacak. Acıbadem Sağlık Hizmetleri tarafından KAP’a yapılan açıklamada, “Yüzde 50 oranında Aydınlar ailesi ve yüzde 50 oranında Almond Holding’in hissesi bulunan Acıbadem Sağlık Yatırımları Holding’in (ASYH) devir sonrası ortaklık yapısı yüzde 60 IHH, yüzde 25 Aydınlar ailesi ve yüzde 15 Bagan Lalang olarak değişecektir. Almond Holding Cooperatie UA’nın ise şirkette payı kalmayacaktır” denildi.
Açıklamada, işlem dahilinde, satış bedelinin kısmen nakit, kısmen de yeni ihraç edilecek IHH hisselerinden oluşacağı belirtilerek, “Aydınlar ailesi ASYH’deki yüzde 10 hissesini nakit karşılığı devredecek olup yüzde 15 hissesine karşılık takas yoluyla IHH hissesi alarak bahsi geçen şirkette hissedar olacaktır. Mehmet Ali Aydınlar ASYH ve Acıbadem Sağlık’ı yönetim kurulu başkanı ve CEO olarak yönetmeye devam edecek olup aynı zamanda IHH’de yönetim kurulu uyesi olacaktır” denildi.

Bu bir…
Ayrıca “2004 yılı içinde gelir ve kurumlar vergisi kanununa eklenen hükümlerle, sponsorluk harcamalarının amatör spor dallarında tamamının, profesyonel spor dallarında ise yüzde 50’sinin vergi matrahından indirilmesine olanak sağlandı“…

Yani Aydınlar bahis konusu sponsorluk rakamının %25’ini, hatta onun da %50’sini vergiden düşerek %12,5’unu veriyor. Kalan kısımları Acıbadem’in diğer ortakları ve vergi yoluyla sen,ben, biz ödüyoruz.

Maliyeci değilim. Bu düz mantık hesabımdaki rakamlarda mutlaka ki mevzuat gereği farklılıklar vardır. Ancak “Aydınlar sözünü tutuyor, parayı cebinden ödüyor” savındaki hata, hatta daha da ileri gideyim, yalan kadar bir fark olmadığı kesin.

Zaten anlaşma içeriği henüz KAP’a bildirilmemesine, anlaşmanın mürekkebi kurumadan güdümlü medya algı operasyonuna bakılırsa gerçeğin ne olduğu çok da önemli değil. Asıl hedeflenen bir algı yaratarak Mehmet Ali Aydınlar’a yeniden “muteber Fenerbahçeli” imajının kazandırılması.

“Yüksek mevki”nin hiçbir işi yarıda bırakmadığı, sabırla istediği sonuca yürüme alışkanlığı düşünülürse -belki bu seçimde değil ama- bir sonraki seçimde Aydınlar’ın yeniden Fenerbahçe başkanlığına talip olması şaşırtmayacak beni artık.

Bu yazdıklarımı -dediğim gibi- komplo teorisi olarak göreniniz olacaktır mutlaka. Elbette elimde delilim de yok. Sadece düşüncelerim bunlar. Komplo ya da değil, hepsinin gerçek olma ihtimali var ve hepsi üzerinde düşünülmeye değer.

Fenerbahçelilerin artık her ihtimali düşünmesi ve ihtiyatlı olması gerekiyor.
Ama kongre üyelerinin omzundaki yük çok daha ağır. Mayıs ayında muhtemelen kulüp tarihinin sonuçları ve gelecek açısından en önemli seçimi yapılacak.

İlkeler mi mideler mi daha önemli göreceğiz…

 

İlginizi çekebilecek, konuyla bağlantılı diğer yazılar:

Sözümüz Sanadır

Tutarsızlıklar Prensi

Ünlü Türk Yalanları – 2: Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden UEFA Men Etti

Ünlü Türk Yalanları 5

TFF Güven Tazelemelidir

Written by kesinofsayt

24 Ocak 2018 at 19:48