FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for the ‘Michel Platini’ Category

UEFA SORUŞTURMASINDA FIFA VE BLATTER ETKİSİ VAR MI?

leave a comment »

Sevgili Cem Argun’un ( @cargun ) bugün (21 Haziran 2013) twitter üzerinden paylaştığı bilgiler şöyle:

Fenerbahçe Soruşturmasının Altından FIFA ve Blatter çıktı!
Bugün şu müfettiş Palacios’u biraz araştırayım didikleyeyim dedim.
2010 yılında iş hayatına atılan, 2013 yılında UEFA’ya müfettiş olan bu çömez arkadaşın bu kadar kritik ve komplike bir davaya 3. Müfettiş olarak atanması ve zehir zemberek bir rapor hazırlaması hayra alamet değil malum.

Palacios, şu anda halen Sport Advisers diye bir İspanyol avukatlık şirketinde avukatlık yapıyor. [http://www.sport-advisers.com/en/equipo.html] (Yani bunlar hem savcı, hem avukat.)

Şirketin sahibi Gorka Villar kim diye baktım. Alberto Contador’un CAS avukatı falanmış…

Sonra enteresan bir doküman buldum ki meğer Gorka Villar UEFA hakem Komitesi başkanı Angel Maria Villar’ın oğluymuş.

FIFA kurallarına aykırı olduğu için babasının resmen imza atamadığı spor dışı davalarına imza atıyormuş. Belgeleri burda: [http://www.extraconfidencial.com/articulos.asp?idarticulo=501] (Dürüstlük, etik falan mı dediniz?)

Ailecek etik dışı işlere bulaşmışlar. Oğlunun şirketindeki çömez avukatın da muhtemelen UEFA’ya müfettiş atanmasını sağlayan bu.

Yani özetle Palacios’un Angel Maria Villar’ın tetikçisi olduğu söylenebilir.

Peki Angel Maria Villar’ın çıkarı ne? Blatter’in Katar’dan dolayı arası Platini’yle fena bozuk. [http://espnfc.com/news/story/_/id/1382797/fifa-clarify-blatter’s-comments-on-winter-world-cup?cc=5739]

Meğer, Blatter Villar’ı olası halefi olarak göstermiş. [http://espnfc.com/news/story/_/id/1382924/sepp-blatter-tips-angel-maria-villar-as-possible-successor?cc=5739]

Beyler bayanlar, FIFA Başkanlığı yarışında kimvurduya gitmek üzereyiz.

Platini ceza verdirse bir türlü, verdirmese bir türlü.

Peki, Platini’den sonra UEFA’nın başına kim gelecek Şenes Erzik?

Peki, Sports Advisers’ın TS’nin ve/veya GS’nin danışmanlığını yapmadığını nereden bilebiliriz? Nitekim kılıfına uydurmak için babasının yerine imza atan adamın şirketi.

Bu işler başka işler. Endişe etmek gerek.

Cem ARGUN.-
@cargun

Reklamlar

Written by kesinofsayt

21 Haziran 2013 at 12:12

Fenerbahçe, Michel Platini, UEFA kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , ,

UEFA – MAFIA

leave a comment »

 

sbukres_chelsea_uefamafia

 

stuttgart_lazio_uefamafia

 

uefamafia01

 

uefamafia02

 

uefamafia03

Written by kesinofsayt

14 Mart 2013 at 00:00

Michel Platini, UEFA kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

GÖNÜLLERLE KİŞİLERİ AYIRABİLECEK MİSİNİZ?

leave a comment »

UEFA’nın 36. Olağan Kongresi İstanbul’da yapıldı. Türkiye’deki şike soruşturması nedeniyle özel bir anlam atfedilen toplantıya, bugüne kadar siyasetin futbola karışmasına “sıfır tolerans” gösterdiğini iddia eden UEFA’nın, bizzat başkanı aracılığıyla siyaseti bulaştırması damgasını vurdu. Siyasi müdahaleler nedeniyle bazı ülke federasyonlarına yaptırımlar uygulayan UEFA, bu kez kongre öncesinde Ankara’ya kadar giderek Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Birbuçuk saatlik toplantıda şike konusunun gündeme gelmediği açıklaması ise sadece gülümsetti.

Ardından, İstanbul’da yapılan UEFA Kongresi’nin açılışında Başbakan Erdoğan konuştu. Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

“Hukukta bildiğiniz gibi suçların şahsiliği ilkesi vardır. Bir de bizim siyasetçiler olarak gerçek kişi ve tüzel kişi noktasında zaman zaman muhatap olduğumuz sıkıntılar vardır. Gerçek kişi ve tüzel kişi noktasında değerlendirmeyi iyi yapmak lazım. Gerçek kişilerin işlediği suçlar sebebiyle eğer tüzel kişilik suç ve ceza almaya kalkarsa burada sadece bir tüzel kişi, kurum ceza almıyor. Yeri geliyor, milyonlarca o tüzel kişiliğin sempatizanı olan kişiler, belki bir şehir, birkaç şehir, burada cezalandırılmış oluyor. Burada suçların şahsiliği ilkesinden hareketle kim olursa olsun, bu şikeyi ve suçu kim işlemişse, cezaların caydırıcılığından hareketle en büyük cezayı alması en önemli adımdır ve bunun yapılması lazım. Oradan hareketle bunun sürdürülmesi inanıyorum ki, özellikle futbola olan, spora olan aşkı ve sempatiyi daha farklı bir şekilde geliştirecek ve onları sürekli olarak geri götürmeyecektir”

Kongre sonrasında ise Platini basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:

“Ankara’da 2 gün önce kendisiyle görüştüm. Bana da aynı şeyi ifade ettiler. (Haklısınız) dedim, ancak sistem bu şekilde oluşturulmuş. Bu şekilde oluyor. On yıllardır böyle oluyor. Disiplin komitesi bağımsız bir komite. Ben de size katılıyorum. Bir kulüp başkanı usulsüzlük yaparsa, takımı cezalandırılmamalı. Sayın Başbakan haklı, ama uzun süredir sistem bu şekilde yürüyor, bedeli kulüp ödüyor.”

Hani o görüşmede şike konusu gündeme gelmemişti?

Hani o görüşme sadece nezaket ziyaretiydi?

Hani o görüşmede sadece başbakanı kongreye davet etmişti sayın Platini?

UEFA’nın yalanlar zincirine bir halka daha eklenmesi hiçbirimizi şaşırtmadı.

Devam edelim;

Platini -kendi ifadesiyle- Erdoğan’a 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın Türkiye’ye verilmesi için (olimpiyatların alınmaması halinde) oy vereceğini de söylemiş. Yani UEFA’yı CAS’an davaya çözüm bulunması karşılığında rüşvet önermiş açıkça. Sayın başbakanın “yargı bağımsızdır, kararı bekleyelim” yerine aniden “kişilerle kurumları ayıralım” temasına geçişi de rüşvetin kabul edildiğinin göstergesi.

Aziz Yıldırım, sevseniz de sevmeseniz de bugün hala Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanıdır. Bu satırların yazarı olan bendeniz de 3 Temmuz 2011 öncesinde Aziz Yıldırım’ın bazı icraatlarını eleştirenlerdendim.

Ancak gün itibarıyla Aziz Yıldırım “kişi” olmanın ötesinde, dokuz ayda müthiş bir direniş kültürü geliştiren Fenerbahçeliler’in gönlündedir, “kişi” değil, Fenerbahçe’nin ta kendisi olmuştur.

“Yeni” Türkiye’nin kudretli iktidarı şu anda herşeyi yapabilecek güce sahip. Sayın başbakan süren dava esnasında dahi “kişilerle kurumları” ayırtabilecek bir güce muktedir. Kendisini engelleyebilecek, “önce adalet” diyebilecek hiç bir merci yok ne yazık ki. Yani dediğini yapabilir. Bunu ilerleyen günlerde göreceğiz.

Sadece tek bir sorum var:

“Gönüllerle kişileri de ayırabilecek misiniz?”

Written by kesinofsayt

26 Mart 2012 at 09:15

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ 5 – (KASIM 2011)

leave a comment »

1 Kasım 2011 – Salı

2 Kasım 2011 – Çarşamba
  • Galatasaray – Fenerbahçe derbisinin oynanmayacağı, hatta birkaç sezon oynanamayacağı iddiaları ortaya atıldı.

3 Kasım 2011 – Perşembe

  • ING Bank Kobi ve Ticaret Bankacılığı tarafından düzenlenen ’Ing Bank Bizbize Sohbetler’ toplantısı Trabzon’da yapıldı. Toplantıya katılan spor yorumcusu Ahmet Çakar, merakla beklenen futbolda şike iddialarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunup, “İddianame tamamlanmak üzere. Artık çok net söylüyorum, normal şartlar altında Trabzonspor geçtiğimiz yılın şampiyonudur” dedi.

4 Kasım 2011 – Cuma

7 Kasım 2011 – Pazartesi

  • Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç 81 ilden 76’sının Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürleri’ni değiştirdi.

8 Kasım 2011 – Salı

  • Cumhuriyet Savcılığı şike ve teşvik konusunda iddianameyi açıklayıp gizlilik kararı kalktıktan sonra, Futbol Federasyonu idari yönden düğmeye basacak. Olağanüstü yapılacak yönetim kurulu toplantısında bir heyet oluşturulacak. Türkiye Futbol Federasyonu, Etik Kurulu’nun daha önce hazırladığı raporu isteyecek. Etik Kurulu da gizlilik kararı kalkan iddianamenin ışığı altında ek bir rapor daha hazırlayıp mütalaasını Türkiye Futbol Federasyonu’na verecek. TFF, Etik Kurulu’nun raporunu görüştükten sonra şike ve teşvik konusunda ismi geçen takımlar hakkında karar verebileceği gibi istediği takdirde Profesyonel Disiplin Kurulu’na sevk edecek. TFF daha önce şike ve teşvik olayında adı geçen kişileri PFDK’ya sevk etmiş, ancak savunmaları alınamadığı için karar verilememişti.

10 Kasım 2011 – Perşembe

  • Fenerbahçe Spor Kulübü Cemal Ersel’in tribünlerin doluluk oramıyla ilgili haberine yanıt verdi.
  • Türkiye Kupası’nda statü değişikliği yapıldı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Türkiye Kupası Statüsü’nü değiştirerek, bu sezon çeyrek ve yarı final karşılaşmaları ile final karşılaşmasının tarafsız sahada tek maç üzerinden oynanmasını kararlaştırdı.

11 Kasım 2011 – Cuma

  • A Milli Takım Hırvatistan’a İstanbul’da 3-0 yenildi. TT Arena tribünleri Hiddink ve yardımcısı Çetin’i istifaya davet etti. Tribünler, kaleci Volkan’ı da ıslıkladı, milli kaleci de buna karşılık verince ortam iyice gerildi.

12 Kasım 2011 – Cumartesi

  • Fenerbahçe Kulübü, resmi internet sitesinde, A Milli Futbol Takımı’nın Hırvatistan’a 3-0 mağlup olduğu müsabakada taraftarların, milli futbolcuları protesto etmeleriyle alakalı bir açıklama yayınladı.

15 Kasım 2011 – Salı

  • Futbolda Şike iddialarına yönelik soruşturmayı yürüten özel yetkili İstanbul Cumhuriyet SavcılığıFenerbahçe Spor Kulübü’ne yazı yazarak, kulübün mali hesaplara ilişkin bilgi istedi.

16 Kasım 2011 – Çarşamba

  • TFF Guus Hiddink’in sözleşmesini karşılıklı feshettiklerini açıkladı.

17 Kasım 2011 – Perşembe

  • Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor kulüplerinin, 2011-2012 sezonunda birbirleriyle yapacakları tüm müsabakalarda, deplasman takım taraftarları alınmayacak.

18 Kasım 2011 – Cuma

  • Balkan Ligi kurulması için çalışmalar yürütüldüğü iddia ediliyor.

19 Kasım 2011 – Cumartesi

  • Fenerbahçe 1 – 0 Eskişehirspor
  • Şike soruşturması kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu’nda (TFF) yapılan arama tamamlandı. TFF Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ’ın şüpheli sıfatıyla gözaltına alındığı bildirildi.

20 Kasım 2011 – Pazar 

  • Şike soruşturması kapsamında dün gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ serbest bırakılmasının ardından, “En ufak bir emare olsa Türk futbolundan çekilmeye hazır olduğumu kayıtlara da geçtim” dedi.

21 Kasım 2011 – Pazartesi

  • Fenerbahçe Spor Kulübü avuatlarından Emin Özkurt, Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu, CNN Türk ekranlarında yayınlanan Tarafsız Bölge’ye katıldı.

22 Kasım 2011 – Salı

  • Adalet Komisyonu’na TBMM’de grubu bulunan 4 siyasi parti grup başkan vekilinin imzasıyla gelen Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi 2 madde değişikliği ile TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti.

24 Kasım 2011 – Perşembe

  • Türkiye Futbol Federasyonu kırmızı siyahlıların Avrupa lisansını iptal etti. Karar, UEFA kriterleri gereği alındı.

25 Kasım 2011 – Cuma

  • Gençlerbirliği 0 – 0 Fenerbahçe
  • Fenerbahçe ile Manisaspor arasında 20 Eylül 2011 tarihinde oynanan müsabakada tribünleri dolduren 46 bin kadın ve çocuk taraftar UEFA tarafından Fair Play Ödülü’ne aday gösterildi.
  • CAS, UEFA’dan savunma istedi. Başmüfettiş Cornu, “TFF’den bilgi aldık, uyguladık” dedi. TFF, Cornu’nun ifadesini yalanladı, düzeltme istedi.

29 Kasım 2011 – Salı

  • Fenerbahçe Spor Kulübü asbaşkanlarından Ali Koç ve Abdullah Kığılı ile Yönetim Kurulu Üyesi Ali Yıldırım ve kulüp avukatı Emin Özkurt, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu 1907 Tribünü’nde düzenledikleri basın toplantısında resmi belgelere dayanarak yaptıkları açıklamalarla, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilme kararının TFF’ce UEFA’ye telkin edildiğini ispatladı.
  • TFF, Beyaz TV’de yayınlanan “Derin Futbol” adlı programının yorumcusu Ahmet Çakar’ın, Türkiye Futbol Federasyonu ve Başkanvekili Lutfi Arıboğan ile ilgili ortaya attığı iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
  • Açıklamada şunlara yer verildi: TFF Başkanvekili Lutfi Arıboğan ve Baş Hukuk Müşaviri Prof.Dr. İlhan Helvacı ile UEFA Disiplin Müfettişi Pierre Cornu arasında yurtiçinde ya da yurtdışında hiçbir özel görüşme olmamıştır. Taraflar arasında tek resmi görüşme, şike soruşturmasının başlamasını takiben 18 Temmuz 2011’de UEFA’nın Nyon’da geniş katılımlı bir toplantıda yapılmıştır.
  • TFF Genel Sekreter Vekili Ali Parlak, UEFA tarafından delege olarak görevlendirildi. Parlak’ın adı menajerlik sorularının sızdırılmasında sıkça yer alıyor.

30 Kasım 2011 – Çarşamba

  • Türkiye Futbol Federasyonu Fenerbahçe’nin CAS – Cornu – TFF üçgenindeki açıklamalarına bir basın toplantısı ile yanıt verdi.
  • Fenerbahçe Spor Kulübü TFF – UEFA – Cornu ilişkileri ile ilgili olarak “Belgelerle Hukuki Gerçekler” başlıklı bir açıklama yaptı.
  • Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın avukatlarından Faik Işık, futbolda şike ve teşvik iddialarına yönelik soruşturmayla ilgili olarak, “Türkiye’de şikeye bulaşanlar arasında bir puan cetveli yapılsa, Fenerbahçe inanın dereceye bile giremez” dedi.

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 1 (Temmuz 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 2 (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 3 (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 4 (Ekim 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 6 (Aralık 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 7 (Ocak 2012)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 8 (Şubat 2012)

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ – 1 – (TEMMUZ 2011)

leave a comment »

Temmuz – Eylül 2011

Ekim – Aralık 2011

Not: Yukarıdaki iki çizelge Gökçen Yıldız ( @HipiLangstrumpf ) tarafından hazırlanmıştır. Kullanılmasına izin verdiği için teşekkür ederiz.

3 Temmuz 2011 – Pazar

Liglerin bitişinin ardından transfer heyecanı yaşanacak derken 3 Temmuz 2011 sabahı başta Aziz Yıldırım olmak üzere birçok kulüp yöneticisi ve futbolcu şike soruşturması nedeniyle gözaltına alındı.

Operasyonda Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Tamer Yelkovan, Mecnun Odyakmaz, Bülent Uygun, Emenike, Sezer Öztürk, Korcan Çelikay, Serkan Çalık, Mehmet Yıldız, Serdar Kulbilge, Mahmut Boz, Ümit Karan’ın da aralarında bulunduğu 40’a yakın kişi gözaltına alınarak Vatan Caddesi’ndeki emniyete getirildi.

Yedi aydır süren operasyonun Aralık 2010 tarihinde savcı Zekeriya Öz tarafından başlatıldığı, Öz’ün İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine terfi ettirilmesinin ardından soruşturma dosyasının Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’e devredildiği açıklandı.

Soruşturmayı başlatan Zekeriya Öz kamuoyunda Ergenekon savcısı olarak tanınıyordu.  Bigadiç Cumhuriyet Savcısı olduğu dönemde “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Adil Karar Adil Yargılanma Hakkı” adlı bir çalışmaya imza atmış, “yasaları uygulamak zorunda olan adalet mensuplarının da hassasiyetleri iyice kavrayıp yargılamalarda ve devletin yaptığı tüm işlemlerde kanunlara uygun, kişilerin haklarını zayi etmeyecek şekilde eşit ve adil uygulama içinde olmaları zarurettir” yazmıştı.
Savcı Öz, gözaltına alınmalardan yaklaşık dört ay önce Adnan Polat tarafından Galatasaray’a üye yapılmıştı (aynı gün Lütfi Arıboğan’ın eşi Deniz Ülkü Arıboğan da kulübe üye kaydedildi).

Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay operasyon ile ilgili yaptığı açıklamada, ”Çirkin bir olay, bunu buradan söyleyebilirim. Bu polis devleti. Hiç bir mahsur yok bunu söylemekte. Çünkü olay çirkin. Ne şike oldu ki araştırma yapıyorlar” dedi.

4 Temmuz 2011 – Pazartesi

  • Fenerbahçe Spor Kulübü şike operasyonuyla ilgili yayın yasağı konmasını istedi.
  • Emenike’nin para sayarken görüntüleri olduğu haberleri tüm medyada yer aldı.
  • Tahir Kıran şike ihbarını kendisinin yapmadığını açıkladı.

Siyasilerden ilk tepkiler şöyleydi:
Başbakan Erdoğan: Değerlendirme yapmam doğru olmaz. Ancak detay bilgiler elimde olduğu zaman ben de bir değerlendirme yapma şansı bulabilirim. Yargı bir karar vermiş, karar neticesinde de güvenlik güçleri de böyle bir operasyonu yapmışlar. Temenni ederim ki herhangi bir sıkıntılı durum çıkmaz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Türkiye’de her sosyal kesime bir operasyon uygulaması var. Sanıyorum sıra spora geldi
AK Partili Milletvekili Hakan Şükür: İddialar ciddi. Umarım aklanırlar. Şampiyonluğa giden yolda çeşitli imalarda bulunmuşlardı. Bunlar tabii hemen hemen her dönemde çok konuşulur. Ama en son çıkan kanunla biraz daha üzerine gidilen soruşturulan bir boyuta geleceği söylenmişti. Bugün bunu yaşıyoruz. Tabii henüz bir suç isnadı oluşmadı. Ben de herkes gibi umuyorum ki çok değerli başkanlarımızın, futbolcu arkadaşlarımızın ve menajerlerin bu durumdan sağ salim çıkması ama başlı başına bu şekilde içeri gitmeleri bile bundan sonra bu işin ne kadar ciddi yapılacağı konusunda en ufak şaka yollu konuşmaların bile değerlendirmeye tabi tutulacağını gösteriyor.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: İsimlerin içinde kulüp yöneticileri, futbolcular, federasyon, Merkez Hakem Kurulu’ndan kişiler var. Önemli bir yargı operasyonu olarak görülüyor. Arama, gözaltına alınma kararı, kapsamlı inceleme yapıldığını gösteriyor. Yargı sürecini hepimiz merakla bekleyeceğiz. Merakla takip edeceğiz. Belki de futbol spor camiasında birtakım olayların ortaya çıkarılması, varsa sorumlularının da yargı sürecinde aklanmaları ve yargılanmaları mümkün olacak. Bu, Türkiye’nin gerçek hukuk devleti olmaya doğru hızla yol aldığını gösteriyor. Türkiye’de hukuk, yargı güçleniyor. Türkiye’de hukuka, nizamlara aykırı işler yapmak isteyenlerin önünde engeller var. Yargı sonucunu merakla bekleyeceğiz. Sonucunda inşallah Türkiye için önemli sonuç ortaya çıkar.
Eski TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin: Benim dönemimde de işaretler vardı ama yasa yoktu. Üzüntüyle izliyorum. Türk futbolunun geçmişi için üzüntü verici, geleceği için umut verici.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: Ben bu işlerden çok anlamam ama yüzde 5’i bile doğruysa çok vahim. Türk sporu adına çok vahim. İnşallah temizlenmeye yol açar. Bütün memlekette herkes temiz iş yapmalı. Temiz siyaset, temiz spor, temiz gazetecilik…

5 Temmuz 2011 – Salı

  • UEFA basın sözcüsü soruşturma sürüyor da olsa Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılabileceğini açıkladı.
  • Fenerbahçe yönetimi TFF ile bir toplantı gerçekleştirdi.
  • Ünal Aysal yazılı bir açıklama ile “Fenerbahçe Kulübü’nün hassasiyetini göz önünde tutarak Galatasaray TV başta olmak üzere Kulübümüzün tüm mecralarında konu ile ilgili program ve yayın yapılmaması kararını almış bulunuyoruz. Aynı hassasiyetin tüm Galatasaray camiası tarafından da gösterileceğine eminim” dedi.
  • Aykut Kocaman ve Alex operasyon konusunda açıklama yaptılar. Kocaman “futbol bir bataklık ve kurutulmak isteniyorsa 1958 yılına kadar gidilmelidir” dedi.
  • TFF Başkanı Aydınlar “delillere göre hareket edeceğiz” dedi.
  • Fenerbahçe’nin yayın yasağı talebi reddedildi.
  • “İşte şikenin fotoğrafları” haberleri başladı.

6 Temmuz 2011 – Çarşamba

  • Yıldırım Demirören de şüpheli sıfatıyla ifade verecek.
  • Aykut Kocaman Cüneyt Tanman’ın maçları izleyip karar vermesini istedi.
  • Emniyetten yapılan açıklamada 19 maçta şike ve teşvik faaliyeti belirlendiği bildirildi.
  • Hüseyin Gülerce “Futbolun Dokunulmazları”nı yazdı.
    “Artık futboldaki Ergenekon’a da neşter vuruluyor. “Futbolda Ergenekon olur mu?” sorusu bugün anlamsız bir sorudur. Vesayet varsa, darbecileri vardır. Darbeciler varsa, medyaları, işadamları, çeteleri, kozmik adamları vardır. Vesayet, hukuk dışı örgütlenmelerle ayakta durur. Bu ülkede yüzyıldan beri vesayet rejimi var. Onun için hukuk dışılık her sosyal grubun, devlet aygıtının, anayasal kurumların içinde hükümferma olmuştur. Mücadele, vesayet ile demokratikleşme arasındadır. Bugün inisiyatif sivil iradenin elindedir. Vesayetin bütün ağaları, bu arada futbolun ağaları da kaybetmeye mahkumdur.”

7 Temmuz 2011 – Perşembe

  • Aziz Yıldırım HSYK, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve TBMM’ye yargı mensuplarını şikayet etti.
  • Aziz Yıldırım’ın eşkal tesbit fotoğrafları yayınlandı.
  • Şekip Mosturoğlu ve 14 kişi tutuklandı.
  • Cüneyt Tanman Aykut Kocaman’a cevap verdi: Burası muz cumhuriyeti değil.
  • İstanbul Emniyet Müdürü Çapkın, Demirören’i ifadeye çağırmadıklarını söyledi.
  • Gençlik ve Spor Bakanlığı’na Suat Kılıç getirildi.
  • UEFA’dan yeni açıklama: “Şikeye sıfır tolerans”

8 Temmuz 2011 – Cuma

9 Temmuz 2011 Cumartesi

  • Fenerbahçe Yönetim Kurulu ilk basın toplantısını yaptı ve sert mesajlar verdi.
  • Ünal Aysal: “Galatasaray’ın böyle bir durumda hiçbir leke almamasını sağlayan geçmiş tüm başkan, yönetici ve sporcularımıza buradan şükranlarımızı sunuyorum.”
  • Savcı Mehmet Berk tarafından sorgulanan Aziz Yıldırım’ı sürpriz bir isim, bir dönem Başbakan Erdoğan’ın da avukatlığını yapan Faik Işık savundu.

10 Temmuz 2011 Pazar

  • Fenerbahçe taraftarı önce Topuk Yaylası’na çıkıp takımla buluştu, sonra 100 bini aşkın kişi Bağdat Caddesi’nden Kadıköy’e yürüdü. Yürüyüş sonunda köprüye yönelen taraftara polis biber gazıyla karşılık verdi. Videoda polis müdürünün “gerekirse mermi kullanabilirsiniz” demesi infial uyandırdı.
  • Aziz Yıldırım tutuklanarak Metris Cezaevi’ne gönderildi.
  • Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Yargının vermiş olduğu bir karar. Bu karar üzerinde herhangi bir yoruma girmem doğru olmaz.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

  • TFF’den açıklama: Lig planlandığı şekilde 5 Ağustos tarihinde başlayacaktır. 31 Temmuz tarihinde Süper Kupa Finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacaktır. Lig planlandığı şekilde devam edecektir. Daha önceki fikstür çekim tarihi aynen geçerlidir.
  • Külüpler Birliği adına İlhan Cavcav açıklama yaptı: Kulüplerin başkanları olarak tek ses, tek yürek durumundayız. Birlik ve beraberlik içinde en ufak çatlak ses bulunmamakta, herkes ortak mutabakat ve yüzde yüz beraberlik içindedir.
  • Futbolda şike soruşturmasının 2. dalgasında Mahmut Özgener, Sadri Şener, Levent Kızıl’ın da aralarında bulunduğu toplam 22 şüpheli gözaltına alındı.

12 Temmuz 2011 Salı

  • Aziz Yıldırım: Sevk belgemde adresim Metris Cezaevi yazılmış.
  • Galatasaray’dan açıklama: “Ateş üfleyerek sönmez”.
  • Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), şu anki bilgiler doğrultusunda, soruşturmada adı geçen kulüplerin kupalara katılmasının reddedilmesini gerektirecek bir şey olmadığını belirtti.
  • Sadri Şener yurtdışı yasağı konularak serbest bırakıldı.
  • Mahmut Özgener serbest bırakıldı.
  • Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu gözaltına alındı.

13 Temmuz 2011 Çarşamba

  • UEFA’dan resmi siteden açıklama: Şike ispatlanırsa sonradan ihraç da mümkün.
  • Serdal Adalı, Tayfur Havutçu, İbrahim Akın, İskender Alın tutuklandı.
  • İbrahim Akın ve İskender Alın’ın iddiaları kabul ettiği iddia edildi.
  • Galatasaray’da çatlak: Ali Dürüst’ün katıldığı Kulüpler Birliği açıklamasından sonra Aysal’ın açıklaması ortamı gerdi.
  • Çarşı’dan manifesto: Aklanın da gelin!
  • Hüseyin Gülerce’nin konu hakkında ikinci yazısı geldi:
    “Mesele futbolda şike, çete meselesi değil. Mesele Aziz Yıldırım meselesi değil, Fenerbahçe meselesi hiç değil. Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor meselesi de değil. Kimse, sorumluluğunu unutup, taraftarı tahrik etmesin. Ergenekon davasını, Cumhuriyet mitingleri ile özünden saptırmak isteyenler nasıl umduklarını bulamadılarsa, futbol takımlarının taraftarlarını sokağa dökmeye çalışanlar da başarısız olacaklardır. Referandumdaki yüzde 58 ile seçimlerdeki yüzde 50’yi, iyi anlamak lazım. Ortada, demokratikleşme için sivil siyasete, AK Parti iktidarının reform ve özgürlüklerin genişletilmesi hamlelerine destek veren bir irade var. Başbakan Erdoğan, bu iradenin hakkını vermede kararlı görünüyor.”

14 Temmuz 2011 Perşembe

  • Beşiktaş aklanana kadar kupayı iade ettiğini açıkladı.

15 Temmuz 2011 Cuma

  • Lütfi Arıboğan: Akla gelecek her ihtimal üzerinde çalışıyoruz.
  • Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve rahatsızlanması üzerine hastaneye kaldırılan Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar, taburcu edildi.
  • Hüseyin Gülerce’nin üçüncü yazısı: Ergenekon Surundaki İkinci Gedik “Futbolda şike ve çete soruşturması, göreceksiniz daha neleri ortaya serecek. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’dan sonra, Beşiktaş Kulübü Teknik Direktörü Tayfur Havutçu’nun ve iki futbolcunun daha tutuklanması, büyük depremin de habercisi. Hepimiz hazır olalım, kelimenin tam anlamıyla futbolda yer yerinden oynayacak.Bazıları, depremin büyüklüğünü tahmin edemedikleri için ayağında top dolaştırıyor. Mesela Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) tavrı böyle. “Savcının iddianamesini bekleyeceğiz.” diyor. Diyor ama futbolcuların bazılarının şikeyi itiraf ettikleri manşetlere çekilirken, Federasyon’un o beklemenin altında kalmayacağını kim söyleyebilir? Dağdan bir kartopu yuvarlandı ve giderek çığa dönüşüyor. Yeni TFF, galiba kucağında bulduğu kor ateşin farkında değil. Şu anda liglerin zamanında başlaması bile tehlikede. Katılacak takımlar UEFA’ya bildirildi ama yer yerinden oynamaya başladığında o bildirimin ne hükmü olur?”

17 Temmuz 2011 Cumartesi

Ebru Köksaldı: Daha Yeni Başlıyor

18 Temmuz 2011 Pazar

  • UEFA – TFF toplantısı sona erdi. Lütfi Arıboğan: UEFA TFF’ye olan güvenini belirtti.
  • Savcı Mehmet Berk tatile çıktı.

19 Temmuz 2011 Pazar

  • Dünya Fenerbahçeliler günü
  • M.A. Aydınlar TFF kararlarını açıkladı: Süper Kupa ileri bir tarihe ertelendi. Yarından itibaren savcılıktan belgeler gelmeye başlayacak. TFF’de kozmik oda kuruluyor.
  • Fenerbahçe futbol takımı antrenmana “en büyük delilimiz alın terimiz” pankartıyla çıktı.
  • İbrahim Akın’ın avukatı Hakkı Kurtuluş, müvekkilinin, hakkında çıkan ”şikeyi itiraf etti” şeklindeki iddiaları reddettiğini bildirdi.
  • Trabzonspor’dan açıklama: 17’de 16 nerede görülmüş.

21 Temmuz 2011 Salı

22 Temmuz 2011 Çarşamba

  • TFF’den Fenerbahçe’ye cevap: Fenerbahçe’nin açıklaması hukuki süreci etkilemeye yöneliktir.
  • İhsan Kalkavan, “Türkiye’de şike ve teşvik primi varsa, bundan dolayı en fazla mağdur olan takım Beşiktaş’tır” dedi. İhsan Kalkavan, Galatasaray’ın bu olaylardan kendini tecrit etme şansı olmadığını iddia ederek, “Galatasaray’ın âdeta kendisini tecrit ederek, “sütten çıkmış ak kaşığım, benim tarihimde de bu yoktur” deme şansı yok…
  • Hüseyin Gülerce’den bir yazı daha: TSK – Futbol / Adiyet – Hukuk
    “Genelkurmay ve TFF, süreci neden yanlış yönetiyorlar? En önemli sebep, Türkiye’deki değişimin/demokratikleşmenin okunamamasıdır. İkincisi de, yeni durumu bir türlü kabullenememedir. Kurumlar içindeki vesayetçi zihniyet sahipleri ise kabullenememeden de öte, bu durumu bir türlü hazmedemiyorlar Düştükleri duruma bir türlü inanamıyorlar. Vesayetçilerin gafleti, bir gün kendilerinin de yargıda ifade vereceklerini hiç hesaba katmamış olmaları. İçine düştükleri durumun geçici olduğunu zannettiler. Kaybolan kontrollerini yeniden  kazanabileceklerine inandılar, inandırıldılar. Askerden daha askerci “siviller” onları, “biz de sizi bir şey zannediyorduk, yazıklar olsun” diye sürekli tahrik ettiler. Ama yargı yılmadı. Böyle olunca da her geçen gün, sürecin yanlış yönetilmesinin faturası ağırlaştı.”

23 Temmuz 2011 Perşembe

24 Temmuz 2011 Cuma

25 Temmuz 2011 Cumartesi

  • Mehmet Ali Aydınlar savcı Mehmet Berk ile görüştü.
  • Mehmet Ali Aydınlar beklenen açıklamayı yaptı: Süper Lig 9 Eylül’de, Bank Asya 10 Eylül’de başlayacak.

26 Temmuz 2011 Pazar

27 Temmuz 2011 Pazartesi

  • Fenerbahçe’ye Shaktar Donetsk maçındaki olaylar nedeniyle 2 maç saha kapatma cezası geldi.
  • Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz: “Aziz Yıldırım’ın heykeli dikilecekmiş. Yıldırım geldiğinden beri şike yaptı, yapıyor.”
  • UEFA’dan Beşiktaş’a mektup: Kupayı iade ettiğiniz için teşekkür ederiz.
  • TFF, LigTV, TRT yöneticileri bir araya geldi.

28 Temmuz 2011 Salı

  • Emenike “bu ortamda burada olmak istemiyorum” dedi. Fenerbahçe ile Spartak Moskova anlaştı.
  • MHP Milletvekili Lütfü Türkkan twitter hesabından Fenerbahçe, Sivasspor ve Mersin İ.Yurdu’nun düşeceğini açıkladı.

29 Temmuz 2011 Çarşamba

  • Nevzat Şakar serbest bırakıldı.
  • Balıkesir’in Edremit ilçesinde dinlenen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cuma namazı sonrası Fenerbahçe’nin küme düşmemesi için dua etti.

31 Temmuz 2011 Cuma

  • Kemal Kılıçdaroğlu: Ben de Fenerbahçeliyim, ama…
  • Serdal Adalı: Yıldırım Demirören bir daha buraya sakın gelmesin. Çok büyük vefasızlık var. Biz bu yola beraber çıktık ancak yalnız bırakıldık. Hem haksız yere burada olmamıza üzülüyoruz hem de yol arkadaşlarımızın tavırlarına…

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 2 (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 3 (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 4 (Ekim 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 5 (Kasım 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 6 (Aralık 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 7 (Ocak 2012)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 8 (Şubat 2012)

EMİN ÖZKURT: İDDİANAME CAS DAVASINDA GEREKÇE GÖSTERİLEMEZ

leave a comment »

Türkiye Futbol Federasyonu ile F.Bahçe Kulübü arasında yaşanan hukuk savaşı karşılıklı gelen açıklamalarla iyiden iyiye gerilmeye başladı. TFF başkanvekili Lütfi Arıboğan’ın önceki gün Sporx.com’a yaptığı açıklamaların ardından Fenerbahçe cephesinin Arıboğan’a cevabı gecikmedi.

Kendisine telefonla ulaştığımız F.Bahçe Kulübü CAS davası vekili Av. Emin Özkurt, Arıboğan’ın sitemizde yer alan beyanatlarına karşılık Sporx.com’a özel çarpıcı açıklamalarda bulundu.  İşte Avukat Özkurt’un Sporx’e yaptığı birbirinden çarpıcı o açıklamalar;

4 AY ÖNCE VERİLMİŞ BİR KARARA 4 AY SONRA ÇIKMIŞ BİR İDDİANAME GEREKÇE GÖSTERİLEMEZ

“Öncelikle Pirre Cornu’un bu mektubunun ne içerdiğinin iyi anlaşılması lazım. Çünkü burada Cornu İstanbul’da bir araya geldiği TFF yetkililerinin kendisine F.Bahçe’nin şike yaptığına dair kafalarında yüzde 1 dahi soru işareti olmadığını söylediklerini belirtmesi çok önemlidir. Yine Cornu’ya ifadesinde, TFF yetkililerinin alacakları bir karar sonucunda güvenlikleri ile ilgili duydukları endişeden bahsetmeleri üzücüdür.

Zira Türkiye bir hukuk devletidir ve kimse kimseyi hukuka uygun bir şekilde aldığı kararlardan dolayı güvenlik sıkıntısına sokamaz. Ancak ne yazık ki,TFF yetkilileri, Sayın Cornu’nun ifadesine göre böyle bir risk gördüklerinden, UEFA ile bir yazışma trafiği kurgulamış olarak aktarılmıştırlar. Cornu’da İsviçre’ye dönüşte istedikleri bu yazıyı genel sekreterlikten gönderileceğini kendilerine belirtmiştir. F.Bahçe ile ilgili kupadan men kararı işbirliği içinde alındığı bu mektuptaki ifadelerden bellidir. Bu yüzden de F.Bahçe Spor Kulübü olarak her iki kurumu dava ettik”

CORNU’NUN İFADESİ HALEN DAHİ DOSYADADIR 

“UEFA’nın dava savunma dilekçesi ve Cornu’nun resmi beyanlarıdır. Bu beyan halen dahi dosyadadır ve UEFA’nın geçerli savunma evrakıdır. Bunun dosyadan geri çekildiği yönündeki açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır.”

CORNU CAS DURUŞMASINA ÇAĞDILDI. YÜZLEŞME REDDEDİLDİ BEYANI YANLIŞ

“UEFA avukatı Pirre Cornu’nun CAS tarafından 22 martta yapılacak duruşmaya çağrılmıştır. Ayrıca TFF yetkililerinin da bu duruşmada ifade vermeleri önünde hiçbir engel bulunmamaktadır. FenerbahçeSpor Kulübü sadece gerçeğin arayışındadır. TFF yetkilileri ile Sayın Cornu’yu, gerçeğin açığa çıkması adına, CAS’taki duruşmada karşılıklı olarak kendilerini ifade etmeye çağırdık. Sayın Cornu’nun duruşmada hazır bulunması hususunda CAS’dan karar almış bulunmaktayız.Bununla birlikte, adı geçen TFF yetkilileri ile ilgili ne olumlu ne de olumsuz bir karar çıkmamıştır. Şu halde, kendilerinin dosyayla olan ilgileri nedeniyle duruşmada ifade vermeye gelmeleri önünde hiçbir hukuki engel yoktur. Bilakis, bu imkanı değerlendirmelerini tavsiye ederiz, bu Sayın Cornu’nun ifadelerini düzelttirmeleri adına kendileri için bir fırsattır. ”

ÖN YARGILI BU KARARIN PERDE ARKASINI ORTAYA ÇIKARTACAĞIZ

“Ortada düşündürücü olan çok konu vardır. Örneğin TFF Yönetim Kurulu, 15 Ağustosta çıkıp takımların avrupaya gitmesi konusunda bir engel olmadığını söylemiştir. Ama ne olduysa Cornu’un İstanbul’a ziyaretinden sonra bu karar değişmiştir. Biz bu ifadelerin CAS’daki dosyada kalmasını istedik çünkü biz ön yargılı olarak verilen bu kararın perde arkasını bu mektupla aydınlatmış olacağız. Bizim için en güzel delil bu Cornu’un o CAS’daki mektubudur, ifadesidir.”

İDDİANAMENİN CAS DOSYASINA DAHİL EDİLMESİNE İTİRAZIMIZ YOK

“İddianame dosyaya girdi deniliyor. Bunun hukuken hiçbir önemi yok ki. FB Şampiyorlar Liğ’inden men edilirken iddianame mi vardı. Neredeyse 4 ay sonra çıktı iddianame. Nasıl olurda geçmişte verilmiş bir karar gelecekte çıkan bir metne dayanılarak verilmiş kabul ettirilmeye çalışılabilinir? Kaldı ki, iddianamede en nihayetinde savcının sübjektif değerlendirmelerinden oluşan bir metindir. ”

DUPONT İDDİASI ÇOK GÜLÜNÇ

“Cornu’un mektubunun kalmasıyla ilgili talebimizin altında F.Bahçe’nin diğer avukatı Dupont’un imzasının olmaması iddiası var.Bu çok gülünç bir iddia. Dupont bu mektubun altını imzalamadığına göre bu işte bir tuhaflık var denmek isteniyor. Gerçekten komik. Çünkü Dupont yurt dışında yaşayan ve sık sık seyahat eden bir avukat. Ayrıca bu konuda F.Bahçe’nin davasını yürüten iki avukatı var biri Dupond diğeri ben. CAS’la yazışmaları birlikte götürüyoruz ve her dilekçeyi mutabık kaldıktan sonra iletiyoruz.

İmza süreçlerinde bir gecikmeye mahal vermemek ve hızlı hareket edebilmek adına tüm yazışmaları sadece tek imzayla ve ancak hepsinin içeriğinde mutabık kalmamızı takiben ben iletiyorum. Ayrıca, kulübün antetli kağıdı neden kullanılmadan yazışmalar yapılıyor deniliyor. Ben kulübün bu dosyadaki avukatıyım, altında imzam olduktan sonra her yerden, istediğim şekilde yazışma yaparım. CAS hakem heyeti burada haliyle bir sakınca bulmazken, bu hususlara değiniliyor olması, böyle basit bir noktadan medet umulması üzücü bir durumdur. ”

LÜTFİ BEY DAVA AÇACAĞIM DEDİ BU TV KAYITLARIYLA BELGELEDİR

“Sayın Lütfi Arıboğan size vermiş olduğu röportajda kendisinin televizyonda “Ben Cornu’ya dava açacağım demedim” diyor. Bu asla doğru değil. Bakınız ben kesinlikle ne Lütfi Bey’i ne de başka bir yetkiliyi hedef almıyorum ve asla almam. Hatta onlara her platformda yaşlarına hürmeten, Türk örf ve ananelerine uygun bir şekilde yaklaşırım. Ancak benim, hukukun üstünlüğüne inanmış bir avukat olarak açığa çıkmasına çalıştığım bir takım gerçekler var. Bu gerçeklerin peşinde ilerlerken buna kimsenin mani olmasına göz yumamam. Profesyonellik anlayışım, kendilerine karşı sorumlu olduğum Fenerbahçe Kulübü, Yönetim Kurulu ve elbette camiasına karşı vazifemi eksiksiz yerine getirmemi gerektirir.

Eğer bu bir takım kişi ve kurumlarla karşı karşıya gelmeme neden oluyorsa da, ben sadece ve sadece gerçeklere ve belgelere dayanarak bunu da yaparım. Sayın Arıboğan benim katıldığım bir televizyon programına canlıtelefon bağlantısı gerçekleştirerek “Cornu’ya suç duyurusunda bulunacağım” ifadesini kullanmıştır. Bu husus herkesin erişebileceği TV kayıtları ile belgelidir. Buna karşılık, eğer böyle bir ifadem olmadı şeklinde bir ifadesi varsa, Sayın Arıboğan’ın bu çıkışını yadırgadığımı ve buna çok şaşırdığımı belirtmek isterim.  Tekrar etmekte fayda var, ne şahsımın ne de F.Bahçe Spor Kulübünün kişileri hedef alıp onlara yönelik bir yıpratma arzusu hiç olmamıştır, olmayacaktır. Bizim arzumuz, yaşan bu hukuksuz olayın arka planının açığa çıkmasıdır. ”

TFF DİSİPLİN SÜRECİNDE HUKUĞA AYKIRI DAVRANIYOR

“Önemli konulardan biri de TFF’nin “karar play-off’lardan önce verilecek” şeklinde basına yansıyan haberlerdir. Burada akla bazı şeyler geliyor: Bağımsız kurulların nasıl olurda hangi sürede karar vereceğini söyleyebilirsiniz? Böyle bir durumda bunların bağımsızlığından söz edilebilinir mi? Savunmalar için kişilere 20 gün süre tanınmıştır. Bu süreçler 2 ayda bitebilir mi? On binlerce sayfadan nasıl bu kadar hızlı sonuca varılacaktır. Neden başka örnek dosya ve olaylarda olduğu gibi yargı beklenilmiyor?”

UEFA’NIN TERRY KARARI İNCELENMELİ 

“Şimdi müsaadenizle size güncel bir örneği, üstelik futbolun beşiği olanİngiltere’den vermek isterim. Malumunuz futbolun ve sporun en önemli üç sorunu vardır: Doping, şike ve ırkçılık. Bunlar arasında hiç şüphe yoktur ki, sosyal etkileri bakımından ırkçılık en büyük problem olarak görülür. Chelseave İngiliz milli takımının kaptanı John Terry, Ekim ayında oynanan Queens Park Rangers maçında, iddiaya göre Anton Ferdinand’a, ırkçı içerikli bir söylevde bulunuyor. Olay basına yansıyor, şikayet geliyor. Savcılık “bir maçta ırkçı ifadeler kullanmak”tan soruşturma başlatıyor, dava açılıyor.

İngiltere Futbol Federasyonu, John Terry hakkındaki sportif cezayı, adli yargılamanın sonuna bırakıyor. Yani Terry, beraat ederse Federasyon ceza vermeyecek. FIFA ve UEFA ırkçılığı, şikeden ağır tehlike görüyor ama İngiliz Federasyonu: “Bu yargı sürecinin neticesini alınıncaya kadar, benFutbol Federasyonu olarak herhangi bir atım atamam” diyor. Şimdi sormak gerekmiyor mu? Şikeden daha ciddi mücadele ettiği ırkçılıkla alakalı bir konuda UEFA nasıl oluyor da İngiliz Federasyonu’na baskı yapmıyor, “Gereğini yap” diye üstelemiyor. Bu olay göstermektedir ki, TFF, Türk hukukuna saygı duyulmasını en az İngiliz Futbol Federasyonu kadar net ve kararlı bir şekilde ifade edebilmelidir.”

Tahir Kum, www.sporx.com

Written by kesinofsayt

26 Ocak 2012 at 07:25

AZİZ YILDIRIM’DAN PLATINI’YE MEKTUP

leave a comment »

Başkanımız Aziz Yıldırım avukatları aracılığı ile UEFA Başkanı Michel PLATINI’ye Metris Cezaevi’nden  bir mektup gönderdi. Başkanımızın gönderdiği mektup aynen şöyle:

“Sayın Michel PLATINI
UEFA Başkanı

Fenerbahçe Futbol takımının taraf olduğu davada,  tarafımızca henüz cevap hakkımız kullanılmadan sadece bir yığın iddiadan ibaret “İddianame” nin “tek ve kesin delil” olarak kullanılmak üzere size ve CAS mahkemesindeki dosyaya sunulduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.

Gerek Uluslararası sözleşmeler ve Gerekse Uluslararası Ceza Hukuku Evrensel Normları açısından “İddianame” hiçbir zaman ” Yeterli ve Kesin Delil” olarak addedilemez. Burada yazılanlar ve öne sürülenler  yalnızca birer iddiadan ibarettir.  Bu iddialar yığını, maalesef ülkemizde geçerli olan ancak çağdaş Avrupa hukuku tarafından asla kabul görmeyen “Özel Yetkili” olarak adlandırılan “Kişi ve Kurumlar” tarafından hazırlanmıştır. Dolayısıyla, Kurumunuzun bu belgeyi dosyaya sunmadan önce ilk olarak göz önüne alması gereken husus; bu iddianamenin UEFA’ya üye ülkeler tarafından bugüne kadar her platformda eleştirilen “Özel Yetkili Savcı ve Mahkemeler” ile Spor Hukuku alanında hiçbir uzmanlığı bulunmayan “Emniyet birimleri” tarafından düzenlenmiş olduğu hususudur.

Sonuç olarak UEFA gibi saygın ve çağdaş hukuk anlayışını kabul eden ve uygulayan bir kurumun; delil olarak, bu ilke ve prensiplere tamamen karşı usullerle tanzim edilen bu “iddia yığınını”nın sahiplenilmesinin doğuracağı sorumluluk, tamamen tarafınıza ait olacaktır.

Bununla birlikte, bu iddialar yığını sebebiyle, Fenerbahçe Başkanı olarak ben ve Yönetici arkadaşlarım, 7 aydır tutuklu olarak yargılanmaktayız. Ancak bizler için aslolan Fenerbahçe’nin menfaatleri ve bekasıdır.

Bu nedenle, henüz iddianameye karşı beyan ve savunmalarımız alınmadan yaratılmaya çalışılan infialin UEFA nezdinde de yaşanmasını önlemek kulüp başkanı olarak benim birinci görevimdir. Gerek hukuk anlayışım, ve gerekse yargı sürecine olan saygım nedeniyle duruşma tarihi olan 14 Şubat 2012 tarihine kadar savunmalarımı açıklamam hukuken mümkün değildir. Ancak tek taraflı olarak düzenlenen ve futbolun gerçekliklerinden tamamen uzak olan iddianamenin şimdilik bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak mecburiyeti ortaya çıkmıştır.

Zira  “Tek ve Kesin Delil” olarak size de ulaştırılan ve CAS’taki dosyaya giren bu belgenin tüm hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğunuzu varsayarak aşağıda yer alan hususların tarafınızca cevaplandırılmasını talep etmekteyim.

1-UEFA’nın elinde Özel Yetkili Savcı imzasıyla düzenlenmiş kaç adet iddianame bulunmaktadır? 02.11.2011 ve 02.12.2011 tarihlerinde düzenlenen iki farklı tarihli iki iddianame de UEFA’da mevcut mudur? Özellikle 02.12.2011 tarihli iddianame tarihi üzerinde neden ve niçin elle düzeltme yapılma ihtiyacı hissedilmiştir?

Bu iki iddianame arasındaki fark, 20.11.2011 tarihinde gözaltına alınan TFF Başkanvekili Göksel GÜMÜŞDAĞ’ın ifadesinin alınması gerekliliğinden mi  kaynaklanmaktadır? Bu kişi kimdir? Siyasi bir kimliği var mıdır? Neden bu kişi soruşturmanın sonunda  ve hatta ilk iddianamenin tanzim tarihinden sonra gözaltına alınarak iddianameye dahil edilmek istenmiş ve bu yüzden iddianame üzerinde elle düzeltme  yapılmaktan çekinilmemiştir? (Ek 1 No’lu Belge)

UEFA nezdinde ve UEFA’ya üye hangi ülkede, üzerinde ve içeriğinde tahrifat olan bu tip bir belgeye itibar edilir? Böylesi bir belge yüzünden Kulüplerin hakları nasıl olur da elinden alınabilir? Neye dayanarak Başkan ve Yöneticileri 7 ay tutuklu kalır?

2-Delil olarak kabul ettiğiniz söz konusu belgede, çok çarpıcı “Hukuki Maddi Hatalar” olduğunun farkında mısınız? Örneğin Milli Takımlar Altyapı sorumlusu Ersun YANAL’ın yardımcısı Seyit İbrahim KALENDER, Karabükspor Yöneticisi Seyit İÇGÜL ile karıştırılıp, Karabük maçında şike yapıldığı iddia edilmiş ve kendisinin telefonları dinlemeye alınmıştır. Yine benzer şekilde Fenerbahçe Spor Kulübü İdari Menajeri Hasan ÇETİNKAYA’yı İsveç’te yaşayan menajer Hasan ÇETİNKAYA zannederek aylarca dinleyen ve başka kişiler dinlenerek Fenerbahçe – Ankaragücü maçında şike yapıldığı iddia edilen bu iddialar yığını, sizce hala kesin delil olarak kabul edilebilir mi? Ya da  çağdaş hukuk normlarının geçerli olduğu hangi ülkede bir başkasının konuşmaları nedeniyle farklı kişi ya da kurumlar sorumlu tutulabilir? Siz, UEFA olarak bu şekilde bir delili kabul eder misiniz?(Ek 2 No’lu Belge)

3-“Transfer Şikesi” adı altında  Uluslararası Spor Hukukunda düzenlenen bir ihlal ya da suç tipi  var mıdır? Kesin delil olarak dosyaya sunulan iddia yığınında Fenerbahçe’nin Karabükspor ve Eskişehirspor maçlarında, “Transfer Şikesi” suçlamasıyla karşı karşıya olması evrensel spor hukuku normlarına uygun mudur ?  Profosyonel Futbol Transfer Talimatı’nın 19.Maddesine göre “Oyuncunun bağlı olduğu kulübün rızası” transfer için tek yasal gerekliliktir. Buna karşın  futbolcuların bağlı olduğu Kulüp Başkanlarının açık onayı dosyada mevcut  iken  Fenerbahçe Kulübü ve bizlerin transfer şikesi yaptığımız iddiaları sizlerce de kabul görmekte midir? Üstelik transferin karşı tarafı olan kulüp başkanı ve yöneticiler iddianamede sanık dahi değil iken bizler neden 7 aydır tutuklu durumdayız?
Bu hangi hukuk anlayışına girmektedir? (Ek 3 No’lu Belge)

4-Dinleme kararlarına esas teşkil eden ve bu soruşturmanın başlamasına gerekçe gösterilen  konuşma tapeleri, tarafınızca suç unsuru içermekte midir? Örneğin şahsıma ait ekte sunduğum ve savcılıkça “Hakkımda dinlenme kararına gerekçe gösterilen bu tapelerde” suça konu konuşmalar nelerdir?

Eğer iddia makamı ile aynı kanaatte değil iseniz en başından hukuka aykırı bu operasyonun gayrı meşru ürünü  olan bu iddianame sizler için halen kesin delil teşkil edebilmekte midir? (Ek 4 No’lu Belge)

5-Şike yapıldığı iddia edilen maçların suç isnatlarında kullanılan “Konuşma Tapeleri” aynı iddianamede birden fazla suç isnadında kullanılabilir mi ? Yada aynı tape birkaç maçın birden suç delili olabilir mi? Bu ağır hukuk ihlali çok etkin size kesin delil olarak sunulan dosyanın saygınlığını gölgelemez mi ?

6-Spor hukukuna göre anlaşma sağladığımız iddia edilen Eskişehirspor-Fenerbahçe maçı ile ilgili 7-8 oyuncunun ifadesine dahi başvurulmadan tarafımıza suç isnadı yapılması mümkün müdür? Ya da “oyuncularla hiçbir irtibat kurulamamasına rağmen” şeklindeki hukuki sonuca karşın, yine de maçta şike yapıldığı (Bursa-İBB) iddialarını içeren iddianame halen “Tek ve Kesin” deliliniz mahiyetinde midir? (Ek 5 No’lu Belge)

7-Sizlerin en yetkin ve hassas olduğu konu olan “Müsabakada Şike Eylemleri”ne konu iddiaya esas teşkil eden Fenerbahçe’nin tüm maç görüntüleri izlendiğinde, Fransız Takımı Olympigue Lyonnais’in 7-1’lik galibiyeti ile sonuçlanan müsabakayla bu maçlar arasında  benzerlikler var mıdır? (Ek 6 No’lu Belge)

8-Kesin ve Tek deliliniz olan bu iddianameyi düzenleyenlerin, operasyonun başında “19 maçta kesin şike olduğunu” ve “Son 5 maçın sonucunu” bildiklerini söylemeleri ve ancak savunmalar dahi alınmadan bu tespitlerinden vazgeçmeleri, size delil olarak sunulan bu belgenin ciddiyetine gölge düşürmez mi ?

9-UEFA Başkanı Sayın Platini’ye 2007 Ağustos ayında hem de Fenerbahçe’nin şampiyon olduğu sezon, tarafımdan bizzat verilen ve Türkiye’deki futbolla ilgili şike, teşvik ve hakem olaylarını anlatan iki adet dosyanın akıbeti nedir  ve bu dosya ile ilgili olarak ne gibi işlemler yapılmıştır? Ve bu işlemlerin sonuçlarından Fenerbahçe Spor Kulübü neden haberdar edilmemiştir ?

10- Futbolun yönetici ve idarecisi durumunda bulunan ancak kendisine üye kulüplerini savunamayan, Spor Hukukunu Adli yargıya terk eden, üyelerini başka federasyonlara şikayet etmekten çekinmeyen, savunmalarımız dahi alınmadan iddialar yığınını UEFA’ ya gönderen bir Federasyon ve Federasyon Başkanı sizce görevini layıkıyla yerine getirmiş  kişi ve kurumlar olarak nitelendirilebilir mi?

Tek başına istifa kararı dahi alamayıp, Türkiye’nin en büyük Kulüp Başkanına “Kişiler” diyerek basın aracılığıyla cevap veren bu şahıslar, UEFA bünyesinde görev alabilirler mi? Müfettiş Cornu’ ya yarım  gün içinde Fenerbahçe’nin eylemlerini ve şike dosyasını anlatan İlhan HELVACI’nın, aynı zamanda UEFA’da üstelikte başmüfettiş Cornu’nun alt kadrosunda görevli olduğu öte yandan aynı Helvacı’nın Sayın Cornu’nun CAS’a sunduğu raporun da “yalan” olduğunu söylediği düşünüldüğünde bu normal karşılanabilir mi?

Sayın Makamınızdan, şimdilik yanıtlanmasını istediğim hususlar bunlardır. Yukarıdaki soruların ışığında umudum, UEFA’nın iddianame dışında dosyaya koyabileceği başka bir delilinin olduğudur. Çünkü bu iddialar yığını hukuki gerçekler ve her tür hukuk normlarından tamamen uzaktır.

Unutulmamalıdır ki, bizim için Fenerbahçe’nin ve TFF’nin ve hatta Türk Yargısının her prensibi, her kararı, her tasarrufu hiçbir müdahaleye konu yapılamayacak kadar kutsaldır. Ve şikâyete konu dahi olamaz.
Ancak Fenerbahçe Kulübü’ne yöneltilen haksız, yanlı ve belli bir amaca yönelik, her türlü tasarruf, tarafımızdan hak ettiği cevabı hiçbir kurum ve kişi gözetilmeksizin alacaktır. Bilinmelidir ki, mücadelemiz şike eylemlerinin cezalandırılmasını önlemek değil, tarafımıza yapılmaya çalışılan hukuk şikesini ortaya çıkarmaktır.

Bu nedenlerle; bu mektubumu, son kamuoyu açıklamamla birlikte bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla,

Aziz Yıldırım
Fenerbahçe Spor Kulübü  Başkanı”

www.fenerbahce.org

EKLER
Ek-1

İddianame 1: (Mahkemenin word formatında verdiği)

c- 6222 Sayılı Yasanın 11/7.maddesi uyarınca (“Suçun spor kulüplerinin veya sair bir tüzel kişinin yararına işlenmesi halinde, ayrıca bunlara, şike veya teşvik pirimi miktarı kadar idari para cezası verilir. Ancak, verilecek idari para cezasının miktarı 100.000 TL den az olamaz.”)ilgili spor kulüpleri hakkında yasal gereğinin takdir ve ifası için,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,

Karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur. 02/11/2011

MEHMET BERK
İstanbul Cumhuriyet Savcısı 38203

İddianame 2: (Mahkemenin jpg formatında verdiği)

Ek-2

İDDİANAMEDEKİ HASAN ÇETİNKAYA BİLMECESİ

1. İddianamenin 9 ncu sayfasında, Hasan Çetinkaya 49 no.lı şüphelidir. Adresi, “Gaziantep Spor Klubü Tesisleri” olarak gösterilmiştir. Bu Hasan Çetinkaya, aslında Fenerbahçe SK idari menajeri olup, zamanında Gaziantep SK Genel Menajerlik görevini yapmış Hasan Çetinkaya’dır. İddianameyi kabul eden Özel Yetkili İstanbul 16 Ağ.Cz.Mah. tarafından, hazırlıkta ifadesi İstanbul’da alındığı halde –herhalde google yanılması- ifadesinin tespiti için Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine tensip tutanağı ile talimat yazılmıştır.

2. İddianamenin 391 nci sayfasında; bu sefer 36 no.lı şüpheli olarak Fenerbahçe SK İdari Menajeri Hasan Çetinkaya hakkında ceza talep edilmiştir. Hazırlıkta ifadesi alınan da bu kişidir. Ancak, 16 Ağ.Cz.Mah. tarafından, kendisi 14 Şubat 2012 tarihli duruşmaya çağrılmamış, Gaziantep’e giderek oradaki Ağır Ceza Mahkemesine ifade vermesi istenmiştir.

3. Sporcu menajeri olan İsveç doğumlu Hasan Çetinkaya’da “ikinci” kişidir. Doğan Ercan isimli şüphelinin arkadaşı/ortağı olan bu Hasan Çetinkaya da, Fenerbahçe SK idari menajeri olan Hasan Çetinkaya yerine dinlenmiş ve iddianameye bu tapeler de diğer Hasan Çetinkaya aleyhine delil olarak konulmuştur. Bu tapelerin orijinal kayıtları da mevcuttur. Üstelik sunduğumuz bu tapeler, hazırlık ifadesi sırasında Fenerbahçe SK idari menajerine sorulmuş, kendisi Doğan Ercan’ı tanımadığını, bu tapelerdeki Hasan Çetinkaya’nın kendisi olmadığını da beyan etmiştir.

Özetle,
Fenerbahçe SK idari menajeri Hasan Çetinkaya dinlenmek istenmiş, bunun yerine İsveç’te yaşayan menajer Hasan Çetinkaya dinlenmiş,
Dinlenen Hasan Çetinkaya’nın bu tapeleri diğer Hasan Çetinkaya aleyhine delil olarak iddianameye konulmuş,
Bu ifadelerle Fenerbahçe SK menajeri Hasan Çetinkaya suçlanmış,
Olay tarihinde Fenerbahçe SK de idari menajer olan Hasan Çetinkaya hakkında iddianame açılmış, ancak kendisi mahkemeye sorguya çağrılmamış ve Gaziantep’e giderek ifade vermesi istenmiştir.
Netice: Hangi Hasan Çetinkaya sanıktır? Mahkemeye hangisi katılacaktır? Bir kişinin telefon görüşmeleri ile diğer kişi nasıl suçlanmaktadır? Bu ne biçim soruşturmadır? “nokta”

Ek-3

“EYLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 08.05.2011 günü Karabük’te oynanan Karabük – Fenerbahçe futbol müsabakasında, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü tarafından,Karabük Spor futbolcusu Emmanuel Emenike ile; şüpheliler Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç aracılığıyla, menajeri Erdem Konyar üzerinden; sezon sonunda Fenerbahçe’ye transferi vaat edilerek  şike amaçlı anlaşıldığı, futbolcunun maçta sakatlığını bahane ederek oynamadığı, sezon sonunda Fenerbahçe’ye transfer edildiği, ayrıca Karabük Spor camiasında etkin olan TFF çalışanı Seyit İbrahim Kalender üzerinden de şike faaliyetlerinin yürütüldüğü, bu şahsın Karabük Spor’da bazı futbolculara ulaşarak (şahsın irtibat kurduğu bu futbolcular belirlenememiştir.) kendileriyle şike amaçlı görüştüğü, Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden şüpheliler Alaeddin Yıldırım ve Tamer Yelkovan’ın da bu eyleme iştirak ettikleri belirlenmiştir.”

“EYLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 09.04.2011 günü Eskişehir’de oynanan Eskişehirspor– Fenerbahçespor futbol müsabakasında, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü tarafından,Eskişehir Spor futbolcusu Ümit Karan ile; maçta kötü oynaması, karşılığında para alması ve bazı takım arkadaşlarını (Ümit Karan’ın irtibat kurduğu bu futbolcular belirlenememiştir.) bu amaçla organize etmesi için şike amaçlı anlaşma yapıldığı, ayrıca Eskişehir Spor teknik direktörü Bülent Uygun’la da şike anlaşmasına varıldığı, Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden şüpheliler İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Halil Köntek ve Alaeddin Yıldırım’ın müsabaka öncesirakip takım teknik adamlarına ve futbolcularına TFF’den avans olarak aldıkları parayı vererek şike faaliyeti yürüttükleri, bu şike faaliyetlerinin yanısıra örgütün bir diğer koldan Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç üzerinden de; Eskişehir sporlu futbolcu Sezer  Öztürk’e maç öncesi şike amaçlı transfer teklifinde bulunduğu, ancak futbolcunun müsabaka öncesi  transfer görüşmeleri yapmayı kabul etmemesi nedeniyle bu girişimin amacına ulaşmadığı, belirlenmiştir. (Yapılan  iletişim tespitlerinde ve  fiziki takiplerde bu şüphelilerle irtibatları belirlenen;  Zafer Demiray, Mustafa Efe, Mustafa Nurtaç Anlı, Muhammet Şenyüz ve Mehmet Levent Kızıl hakkında ek takipsizlik kararı verilmiş, şüphelilerden Şükrü Ongan, Muhammet Şenyüz ve Sezer Öztürk’ün bu eyleme katılmadıkları kanaatine varılmıştır.)”

Ek-4

“AZİZ YILDIRIM LİDERLİĞİNDEKİ SUÇ ÖRGÜTÜ

GİRİŞ

Olgun Peker liderliğindeki suç örgütüne yönelik teknik takiplerde; Olgun Peker’in Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener ile yakın ilişki içerisinde olduğunun, bir dönem başkanlığını yaptığı Giresun Spor Kulübü hakkında transfer yasağı bulunması nedeniyle bu yasağın kaldırılması için Mahmut Özgener aracılığıyla bazı girişimlerde bulunduğunun görülmesi üzerine Mahmut Özgener de soruşturmaya dahil edilmiş, Mahmut Özgener’e yönelik iletişim tespitlerinde, Aziz Yıldırım’la; şüphe çeken bazı görüşmelerinin  olduğu, aracılar üzerinden görüşüp buluştukları, Aziz Yıldırım’ın; Fenerbahçe futbol takımının oynayacağı müsabakalarda görev alacak hakemlerin Fenerbahçe aleyhine karar vermemesi için girişimlerde bulunduğu, bazı müsabakalar için hakem ayarlaması yapmaya çalıştığı, Mahmut Özgener’in bu işler karşılığında futbol camiası içerisinde etkin konumda bulunan Aziz Yıldırım’ın desteğini almayı hedeflediği, Aziz Yıldırım’dan gelen her türlü talebe olumlu cevap vermeye çalıştığı görülmüş, ardından Aziz Yıldırım hakkında da örgütsel ilişkilerinin tespiti ve ortaya çıkarılması için 17.02.2011 günü adli çalışmalara başlanmıştır. ”

Ek-5

EYLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Sonuç olarak; Aziz Yıldırım’ın talimatlarıyla hareket eden İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun, Ali Kıratlı üzerinden; İbrahim Akın ve İskender Alın gibi bazı İ.B.B.Sporlu futbolcuların gayrıresmi menajerliğini yapan Yusuf Turanlı ile 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor- İ.B.B.Spor müsabakası öncesinde; teşvik pirimi verilmesi amaçlı anlaşma yaptığı, teşvike konu 60.000 TL paranın İlhan Ekşioğlu’nun talimatıyla Halil Köntek aracılığıyla Ali Kıratlı’ya, bu şahıs tarafından da Yusuf Turanlı’ya maç sonrası teslim edildiği, ( Her ne kadar yapılan  iletişim tespitlerinde ve  telefon detay döküm analizi – baz istasyonu çalışmalarında; İbrahim Akın, İskender Alın, Zeki Korkmaz, Metin Depe ve Can Arat isimli İ.B.B.Spor’lu futbolcular ve İ.B.B.’nin eski futbolcusu Necati Ateş’le; teşvik primi verilmesi amaçlı irtibat kurulup görüşüldüğüne dair bazı deliller elde edilmiş ise de; bu futbolcularla anlaşıldığına, futbolcuların anılan maçtan dolayı teşvik primi alarak menfaat temin ettiklerine dair somut delil elde edilemediğinden haklarında sevk maddesi tanzim edilmemiştir.),Aziz  Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün teşvik primi vererek 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor-İ.B.Belediyespor müsabakasında; Bursaspor’la ilgili hedefledikleri sonuca ulaştıkları belirlenmiştir.
Ek 6

Avrupa» UEFA Şampiyonlar Ligi Olimpik Lyon’un Dinamo Zagreb’i 7-1 yendiği Şampiyonlar Ligi maçıyla ilgili Fransız bahis otoritesi soruşturma açıyor
Çarşamba günü Şampiyonlar Ligi maçında , Maksimir Stadındaki olağanüstü galibiyet internet bahis gözlemcilerinin dikkatini çekti.
Aralık 8, 2011 8:48:00
Yazan Stefan Coerts
The French regulatory authority for online games, ARJEL, has opened an investigation into Olympique Lyonnais’ 7-1 Champions League Group D win over Dinamo Zagreb in the Croatian capital on Wednesday.

Lyon needed a big win to keep alive its chances of progressing to the knockout stages of the Champions League, while the club also required Real Madrid to beat Ajax in the other Group D game. Seven goals in the final 50 minutes of the game proved to be enough for the Ligue 1 giant to swing the final standings in its favor and qualify as group runner-up.

Nevertheless, suspicion arose shortly after the final whistle about the way Dinamo collapsed after the interval, and ARJEL has now opted to open aninvestigation.

“We are currently verifying a number of things. This is a common procedure in the case of a remarkable result,” an ARJEL spokesman said to AFP.

Zagreb defender Domagoj Vida came under scrutiny in the aftermath of the game as he winked at Lyon striker Bafetimbi Gomis after the latter had found the net and offered him a big smile, despite his side losing heavily.

Meanwhile, Dinamo Zagreb has decided to part company with head coach Krunoslav Jurcic with immediate effect following Wednesday’s loss.


Written by kesinofsayt

25 Ocak 2012 at 14:00

Aziz Yıldırım, Fenerbahçe, Michel Platini, UEFA kategorisinde yayınlandı