FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Posts Tagged ‘Etik Kurulu

ADİL DEĞİL ACİL ÇAĞRISI NEDEN YAPILIR?

leave a comment »

Aylarca süren tek taraflı medya infazına, tek taraflı emniyet çalışmasına, Özel Yetkili Savcılık soruşturmasına, Özel Yetkili Mahkeme sürecine rağmen net bir şekilde suçlu bulun(a)mayan Fenerbahçe ve Fenerbahçeli yöneticiler, nedense, “nihai rapor olmadığını” başkanının açıkladığı “kısmi” bir etik kurul raporuna dayanarak suçlu ilan ediliyor.

Futbolun “paydaşları” içerisinde bir kısım (ki buna bazı medya grupları ve gazeteciler de dahil) nedense sonucun sağlıklı olmasından ziyade “acele” olması konusunda ısrarcılar.

Yani öncelik adil bir karardan ziyade acil bir karar çıkması. Peki bu acele niye? Sorunun yanıtı, Fenerbahçe’nin geri dönülemez bir yara almasından kimlerin yarar sağlayacağında yatıyor. Yani aslında çok açık!

***

Öncelikle TFF Etik Kurulu nedir? Ne yapar? Yetkileri nelerdir?

Etik Kurulu, Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü‘ne göre  en az beş yıllık hukukçu olan, birisi başkan beş kişiden oluşuyor. Etik Kurulu, çalışma usul ve esasları TFF Yönetim Kurulu tarafından hazırlanan Etik Kurulu Talimatı’yla belirleniyor (Madde 60).

Etik Kurul Talimatı‘nda kurulun madde 4’teki görev tanımında “şike ve teşvik primi iddialarını incelemek” de yer alıyor. Talimatın 7. maddesinde ise ÇOK NET VE AÇIK BİÇİMDEEtik Kurulu’nun raporu TFF Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulu açısından mütalaa niteliğindedir. Bir müsabakada şike yapıldığı veya teşvik primi verildiği hususundaki nihai kararı delillere ve vicdani kanaatine göre Disiplin Kurulu verir” yazmakta. Ancak bu madde kamuoyundan ısrarla gizlenmekte nedense…

Etik Kurulu hukukçulardan oluşan bir kurul. Doğal olarak savunma hakkının kutsallığını hukuk eğitimlerinin daha ilk yılında öğrenmiş insanlardan oluşuyor. Dolayısı ile, özellikle soruşturmanın ilk zamanlarındaki gizlilik nedeniyle sağlıklı bir “mütalaa” hazırlayamayacaklarının bilincindeler. Buna rağmen neden medyaya da sızan raporu hazırladıklarını ancak tahmin edebiliriz. Bence yoğun kamuoyu baskısı, UEFA öcüsü gibi nedenlerle bir ön çalışma yapıldı. Bu çalışmanın medyaya sızdırılması ise bambaşka bir konu.

Sabah Gazetesi 20 Aralık 2011 tarihinde Etik Kurul raporunu açıklayarak, kesin bir kararmış gibi, kurulun Fenerbahçe’yi suçlu bulduğunu ilan etti. Bir kulüp başkanının eşkal fotoğrafının “habercilik ödülü” kazandığı medya alemimizde bu manşetin “ileri yargısız infaz” olup olmadığı tartışılmadı hiç.

Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Atalay 21 Aralık 2011’de yaptığı yazılı açıklamayla raporun nihai olmadığını, yeni delillere ve alacakları savunmalara göre kanaatin değişebileceğini ve sürecin bitmediğini söylediyse de bu sözler sızdırılan rapor kadar yankı bulmadı.

Atalay, yaptığı yazılı açıklamada, 20 Temmuz itibariyle ellerindeki delillere göre incelemede bulunduklarını ve 340 sayfalık geçici bir rapor hazırladıklarını anlattı.

“Kesinlikle ceza ve yaptırım önerisinde bulunmadık. Sadece o günkü delillerin ışığında Türkiye Futbol Federasyonu yönetimine kanaatimizi bildirdik. İnceleme devam ediyor. Kesin rapor henüz hazırlanmadı. 20 Temmuz’dan sonra yeni delillere ulaşıldı, soruşturmada gizlilik de kalktı.

Biz o raporu hazırlarken, savunma hakkını bile yerine getiremedik, çünkü gizlilik vardı, kimseyle görüşme şansımız yoktu. Şimdi savunmaları da alacağız ve yeni rapor yazacağız. Bu raporda kanaatimiz değişebilir. Yönetim de yeni raporu dikkate alıp, delillere ve vicdani kanaatine göre karar verecek.”

Atalay, bu konuya ilişkin olarak TV programlarında bilinçsizce yorumlar yapıldığını kaydederek, “Hukuki bilgisi olmayan kişiler, izleyicilerin karşısına çıkıp gereksiz, zamansız ve yersiz konuşuyor. Rapor sanki kesinmiş gibi bilinçsizce yargıda bulunuluyor. Soruşturmanın devam ettiğinden nedense bahsedilmiyor. Herkes şunu iyi bilmeli, bu rapor nihai değildir. Ceza ve yaptırım önerisi de yoktur. Yorum yapılırken bu hususa dikkat edilsin” ifadelerini kulandı.

Prof. Dr. Oğuz Atalay, “raporu basına kimin sızdırdığını bildiklerini” ama şu an bu konuda açıklamaya yapmayacağını ifade etti.

Atalay, “Rapor kesinlikle federasyondan sızdırılmadı. Bu konuda eminiz. 340 sayfalık rapor, kozmik odamızdaki kasada tutuluyor. Ne dışarı çıkarıldı ne de kopyalandı. Zaten raporun tamamı ele geçirilmedi, 38 sayfalık özet bölümü gazetelerde yer aldı. Nasıl ve kim tarafından sızdırıldığına ilişkin ciddi tespitlerimiz var” şeklinde bilgi verdi.

Prof. Dr. Atalay, 2 Mart 2012 tarihinde de dosyanın son durumuna göre daha kapsamlı yeni bir rapor hazırlanmaya başlandığını açıkladı.

17 Mart 2012 tarihinde ise defalarca tekrarladığı, ama hiç ciddiye alınmadığı için yinelemek zorunda kaldığı açıklamalarından birisini daha yaptı:

“Bizi mahkemeye çevirdiler, bir karar değil bu. Yönetim kurulu diyor ki ‘Bize şu şu konularda inceleme yapın, görüşünüzü bildirin’. Biz de çalışmamızı yapacağız ve mütalaa vereceğiz. Raporun federasyon kararlarını etkilemede hiçbir bağlayıcılığı yoktur. Bağlayıcılığı olmadığı yasal düzenlemede açıkça yer almaktadır. Bağlamayacağı, delillere ve vicdani kanaate göre karar vereceği açıktır. Onun dışında kanun koyucu değiliz. Raporumuz görüşten ibarettir. Çok ciddiye alıp abartmamak lazım.”

Raporun TFF kararlarında bağlayıcılığı olmadığının tekrarlanması ne kadar gerekliyse de sayın başkanın “çok ciddiye alıp abartmamak lazım” sözlerini garipsediğimi söylemeliyim. Milyonlarca insanın psikolojisini dokuz aydır etkileyen bir konunun “ciddiye alınması gereği” vardır elbette. Başkanın sözleri, Etik Kurulu raporunun, her ne kadar mütalaa niteliği taşısa da “ne kadar ciddi hazırlandığı”nı da tartışılır hale sokmakta. Ve “birileri” bu raporun ışığında acil karar beklentisinde…

Etik Kurulu’nun tartışmalı raporunun sonucunda TFF disiplin kurullarından çıkacak kararlar da tartışmalı olacaktır. Ne yazık ki anayasada yer alan ve TFF Hukuk Kurullarına yargı yetkisini sağlayan madde 59 net bir şekilde TFF Tahkim Kurulu kararlarının kesin olduğunu, buna karşı her hangi bir yargı merciine gidilemeyeceği düzenlenmektedir. Bir hukuki kurumun kararlarının sorgulanamaz olması hukukun “kimin için ve kimler aracılığıyla” üstün olduğu sorusunu da beraberinde getirmektedir.

Bu noktada Spor Hukuku Enstitüsü’nden Av. Hüseyin Alpay Köse’nin yazdıkları ilginçtir:

Bunun için spor hukukunun diğer mevzuatlarından kıyaslama yapılması zorunludur. Zira unutulamamalıdır ki TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki kanun FİFA ve UEFA’nın mevzuatını da TFF’ye bir yol olarak göstermektedir.

Bunun anlamı ise uluslar arası spor hukukunun da dikkate alınmasıdır. Spor hukukunun dünyadaki en üst karar mercii İsviçre’de bulunan Uluslar arası Tahkim Mahkemesi CAS’tır. Bu mahkeme her ne kadar dünya sporunun son söz söyleyeni olsa dahi kararlarının bazı hallerde bozulması mümkün olmaktadır.

CAS’ın vermiş olduğu kararların bozulmasının tek yolu ise bazı tahdidi nedenlerle yerleşik olduğu İsviçre Federal Mahkemesine başvurulmasıdır. Bu başvuru nedenlerinden iki tanesi bizi ilgilendirmektedir. Bunlar; her hukuk düzeninde Anayasalarla koruma altına alınan “Kamu Düzeni” ve savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Pekala uluslar arası spor hukukunda geçerli olan bu ilkelerin, yerel spor hukukunda da geçerli olduğunun söylenmesi pekala mümkündür. Tabii olarak yerel federasyonun yargılama mercilerine karşı İsviçre Federal Mahkemesine başvurunun mümkün olmadığını açıklamaya gerek bulunmamaktadır.

Ancak buradan bir kıyas yapılarak ülkemizin temyiz mercii olan Yargıtay’a anılan kamu düzeni ve savunma hakkının kısıtlanması sebepleri ile başvuruda  bulunulabileceğinin iddia edilmesi gayet akla yatkındır. Hele ki Anayasamızın bir çok hükmünde kamu düzeni mevzu bahis olduğunda temel hak ve özgürlüklerin bile istisnalara konu olabildiği düşünüldüğünde bunun akla uzak olmadığı daha iyi anlaşılacaktır. Buna ilaveten hukukun değişik alanlarında kanuna rağmen Yargıtay’ın kamu düzenini gerekçe göstererek müdahil olduğu ve kendi kararlarını uyguladığı örnekleri bulmak zor olmayacaktır. Daha önce kanunda TFF Tahkim Kurulu kararlarının kesin olduğu hükmü bulunmasına rağmen bir futbolcu hakkında verilen karara yapılan itirazın Yargıtay’ca kabul gördüğü de akıllardan çıkarılmamalıdır.

Sonuç olarak gerek TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkında ki kanundan gerekse TFF Genel Kurulunca hazırlanan ve TFF Yönetim Kurulunu kesin olarak bağlayan TFF Statüsünden kesin olarak anlaşılmaktadır ki TFF Yönetim Kurulu hiçbir konuda, TFF Etik Kurulu ise şike ve teşvik primi iddiaları konusunda yargı mercii değildir. Dolayısı ile de buralarda verilecek kararların bir yargılama ile verildiğinden söz edilmesi hukuken mümkün değildir.

İlgili yazı: Ekim 2005 yılında yazmış olduğum Tahkim: Üç Kişilik Tahakküm başlıklı yazı

Reklamlar

Written by kesinofsayt

19 Mart 2012 at 21:26

Etik Kurulu, Tahkim Kurulu, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

TFF ETİK KURULU BAŞKANI: HAZIRLANAN RAPOR KESİN KARAR DEĞİL

leave a comment »

TFF Etik Kurulu Başkanı raporun nihai olmadığını söyledi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) FF Etik kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Atalay, İzmir’den bölgesel olarak yayın yapan Yeni Asır Televizyonu’nda yayınlanan ‘Hakkımız Hukukumuz’ adlı programa konuk oldu. Programda kendisine şike iddiaları ile ilgili olarak yöneltilen soruları yanıtlayan Atalay, geçtiğimiz temmuz ayında hazırlanan Etik Kurulu raporunun o günkü delil durumuna göre yazıldığını, raporun özetinin bir yerlerden basına sızdırıldığını belirterek, şunları söyledi:

”Bu özet üzerinden yapılan yorumlara, kanaatler değişebilir şeklinde karşılık verildi. İlk rapor temmuz ayındaki delil durumuna göre hazırlanmış bir mütalaadır, bu bir karar değildir. Bu çok önemli bir ayrıntı. Etik Kurulu karar vermez, bir mütalaa hazırlar, görüş bildirir. Daha sonraları bize ‘yeni deliller gelirse, o görüşte değişiklik olur mu?’ diye sorulmuştur, evet olabilir.

Bu temel bir mantık değil mi? Temmuz ayındaki delil durumu (A) ise ve ocak ayındaki delil durumu (B) ise (A) artı (B) olacaktır ve raporun sonucu ona göre şekillenecektir. ‘Değişir’, ‘değişecek’ anlamında bir şey söylenmemiştir. Çalışma devam ediyor. Bu yüzden bunun üzerinde durmak istemiyorum, incelemeler devam ediyor.

Rapor hazırlandığı süreçte gereken her şey incelendi. Yani bir iddia hakkında toplanan delillerin tamamı incelenmiştir. Soruşturma demek, inceleme demek, tahkikat demek o konuda elde ne varsa tamamını gözden geçirip, ona göre bir kanaat edinilmesi, bir görüş bildirilmesi demektir. Bir hukukçunun, ‘bazılarını incelemeyeceğim’ demesi, bırakın yapmasını, böyle bir şeyi tahayyül etmesi bile mümkün değildir.”

Kamuoyunda, ceza verilmeden önce ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi yönündeki tartışmalara da değinen Atalay, ”İdare hukukunun temel ilkelerinden bir tanesi, disiplin yargılaması ile ceza yargılamasının hem amacı hem ilkeleri hem ispat ölçüleri hem de vardığı sonuçlar farklıdır. Danıştay’ın bu konuda ‘Disiplin soruşturması, ceza soruşturmasını beklemek zorunda değildir’ şeklindeki yerleşik içtihat oluşturmuş onlarca kararı var.” diye konuştu.

Evet, Atalay “yeni deliller gelirse görüşte değişiklik olabilir” demiş. Merak ettiğim bir konu var. Etik Kurulu sadece kendisine verilen belgelerle mi “mütalaa” hazırlar? Suçlanan kişilerden “savunma almadan” bu görüşü nasıl oluşturur? Hukuçu olduğunu bildiğimiz, akademik ünvanlara sahip bu insanlar, savunmanın “s”si bile ellerinde yokken, eldeki “eksik” belgelerle “ara” dahi olsa mütalaa verme hakkını nasıl bulurlar kendilerinde? “Savunma yok henüz, mütalaa filan veremeyiz, bekleyeceğiz” deme cesaretini niye gösteremezler? Raporun sadece “yasal” olması “adil” olduğunu gösterir mi?

Yargısız infazın bir kolu olduktan sonra “yerel” kanallarda raporun aslında bir kıymet-i harbiyesi olmadığını açıklamak Etik Kurulu’nu aklar mı sizce? Bu raporu elinde sallaya sallaya kupa isteyenler varken, Etik Kurul pür-i pak dolaşabilir mi ortalıkta?

Sizler de unutulmayacaksınız…

Written by kesinofsayt

28 Ocak 2012 at 20:09

Etik Kurulu, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with

TÜRK FUTBOLUNU YAKMA TFF

leave a comment »

3 Temmuz’dan bu yana Türk futbolunun tek konusu olan ‘şike soruşturmasında’ kritik bir dönemece girildi… 
Bu dönemeç bir anlamda futbolumuz adına ‘var olup, olamama’ durumudur…
Yurt Spor Servisi olarak, tüm sporseverler ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız sebebiyle bu durumdan kendimize çok önemli bir görev çıkarıyoruz.
Genel Kurul’a artık saatlerin kaldığı bu dönemde Türkiye Futbol Federasyonu’nu uyarmak, yanlıştan döndürmeyi görev kabul etmekteyiz…
3 Temmuz’dan bu yana ‘aldığı kararlarda’ tutarsızlık görülen Türkiye Futbol Federasyonu, ‘şike iddianamesinin’ bekleneceğini açıklamıştı…
Bu açıklamanın ardından ‘kararından’ dönerek, Etik Kurul’u harekete geçirdi…
Etik Kurul bu doğrultuda kendisine ulaştırılan ‘eksik’ 26 klasör ile ilgili bir karar vermiş ve ‘yargılama başlamadan’ Fenerbahçe’yi ‘peşinen’ suçlu saymıştır…
Oysa;
Etik Kurul Talimatnamesi’nin 6. Maddesi şike-teşvik iddialarını düzenlemektedir.
Talimatname 6. maddesinde yer alan 4. fıkra çok önemlidir ve çok nettir.
İşte 4. Fıkra… 
‘Kendisine intikal etmiş etik kuralı ihlallerine ilişkin incelemesi sırasında yargı yoluna gidildiği veya Disiplin Kurulları ile Tahkim Kurulu’nca işleme alındığı anlaşılan başvuruların inceleme işlemleri durdurulur’
Ne yaman çelişkidir. 
Etik Kurul Talimatnamesi, Futbol Federasyonu ve Etik Kurulu kesinlikle ‘tekzip’ etmektedir…
Bu maddeye göre; Etik Kurul inceleme yapamaz!
Yargı yoluna gidildiği için ‘görüş’ bildiremez!
Buna rağmen…
Etik Kurul inceleme yaparak ve görüş açıklayarak kendi talimatnamesine aykırı davranmıştır…
Etik Kurul ‘adil’ yargılamaya gölge düşürmüş, kamuoyunda ‘bilgi kirliliğine’ neden olmuştur!
Yani, aynı zamanda suç işlemiştir!..
****
UEFA her defasında, “Türkiye Futbol Federasyonu özerk bir yapıdır. Kendisi karar alacaktır” demesine rağmen, bu ‘acelecilik’ niyedir?
26 Ocak’ta alınacak ‘acele’ bir karar, Türk takımlarının ‘Avrupa’ya gitmekten’ daha büyük sorunlarla karşılaşmasına, Türk futbolunun ‘dip’ yapmasına neden olacaktır…
****
Yargılama süreci başlamamıştır bile!
Buna rağmen alınacak her karar, ‘adil yargılamayı’ etkileyecek, kişiler ve kurumlar ‘peşinen’ suçlu sayılacak ve ‘itibarsızlaştırma’ Türk futbolu açısından ‘kara bir leke’ olacaktır!
****
Kamuoyunda aleni bir şekilde ‘puan silme’ cezası verileceği yönündeki haberler, ‘peşin hüküm’ oluşturulduğuna dair delilleri kuvvetlendirmiştir…
Oysa…
İsimleri ‘şike iddianamesinde’ adı geçen kişiler, ‘haklarındaki iddiaları’ çürüteceklerini beyan etmektedirler…
İddianamede adı geçen kulüplerin yarın ‘mahkemede’ aklanmaları halinde maddi tazminat davaları ile ‘manevi’ yıpranmaları nasıl giderilecektir?
Türkiye Futbol Federasyonu tüm bu düşünceler ışığında ‘yükü bölüşme’ yoluna gitmektedir…
‘Ben karar almadım. Delegelere danıştım’ deme hakkını şu aşamada artık yitirmiştir!
Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulu mahkeme değildir, karar açıklayamaz!
Fransa Senatosu’nun tarih adına karar almasına karşı gelenler, mahkeme kararı beklenmeden alınacak karara ne diyeceklerdir?
****
Ayrıca…
TFF ‘adil yargılamayı’ etkilemek bir yana daha da ileri giderek, Disiplin Talimatı’nın 58. Maddesini de değiştirmek istemektedir!
Bu durum Türk futbolunun altına ‘dinamit’ koymaktır!
Bu maddeyi değiştirmek eylemi, bağımsız Türk Mahkemeleri’nin önüne geçmek, dikkate almamak, sporda adaleti kaos kuyusuna atmak, ‘kişiler ve kurumları yargılamak ve asmak’ anlamının açık delilidir…
Her şeyden öte ‘iddianamede’ adı geçen kişilerin; TFF’nin ‘adil yargılamayı’ etkilediğini, Etik Kurul’un kendisini ‘tekzip eden’ kararlara imza attığını beyan ederek, Yargıtay’a hatta AİHM’e gidip, ülkemizi büyük cezalara çarptırabilme kapısı açılacaktır.
****
Sonuç olarak…
Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA’yı öne sürmeden…
Tüm ‘badireleri’ atlatmadan, mahkeme kararını beklemeden hiçbir karar alamaz.
Bu durumda hem hukuk, hem de vicdani büyük bir suç işler, varoluş sebebini kaos kuyusunun dibine atar.
Bizden uyarması…
Yurt Spor

Written by kesinofsayt

24 Ocak 2012 at 16:50

Etik Kurulu, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

M.A.AYDINLAR: ETİK KURULU RAPORU ARA RAPORDUR

leave a comment »

TFF’nin, FIFA kokartlı Türk hakem Cüneyt Çakır’ın Ukrayna-Polonya ortaklığı ile Haziran 2012’de düzenlenecek 2012 Avrupa Şampiyonası’nda görev yapacak olmasıyla ilgili Conrad Otel’de düzenlediği basın toplantısının ardından, gazetecilerin medyaya yansıyan TFF Etik Kurulu raporuyla ilgili soruları üzerine Aydınlar, “Etik Kurulu raporu bir ara rapordur. Nihai belgeler bugün federasyonumuza ulaşmıştır. Bu nihai belgeler üzerinden Etik Kurulu tekrar çalışacaktır ve nihai raporunu hazırlayacaktır” dedi.

Etik Kurulu raporunun bir tavsiye raporu olduğunu kaydedenMehmet Ali Aydınlar, “Bildiğiniz gibi aslında Etik Kurulu’nun raporu bir tavsiye raporudur, bir sonuç değildir. Bu raporu şu andaki talimatlara göre değerlendirecek yer TFF Yönetim Kurulu’dur” diye konuştu.

Aydınlar, “Esas raporu ne zaman açıklayacaksınız?” sorusu üzerine ise “Bugün belgeler geldiği için yarından itibaren Etik Kurulu çalışmalarına başlayacak. Çalışmalarını tamamladığı zaman göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Savunmalarla ilgili soru üzerine de Mehmet Ali Aydınlar, “Bu süreci hep birlikte izleyeceğiz. Etik Kurulu büyük bir ihtimalle kulüplerden savunma isteyecek. Kişilerle ilgili savunmayı Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu yapacak” şeklinde konuştu.

Aydınlar, bir gazetecinin, “58. maddede kulüpler direnirse TFF olarak tavrınız ne olacak? sorusuna ise cevap vermedi.(aa)

Radikal

Written by kesinofsayt

21 Aralık 2011 at 14:39

Etik Kurulu, Mehmet Ali Aydınlar, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

ETİK KURULU RAPORU

leave a comment »

Sabah Gazetesi’nin haberine göre sır gibi saklanan raporda, 5 maçta şike, 6 maçta teşvik ve teşvik teşebbüsünde bulunduğu belirtildi. 3 maçta da şikeye teşebbüs edildiği belirtilen raporda şike iddialarının “Fenerbahçe’ye izafe edilmesinin uygun olduğu” kaydedildi. Özel Yetkili Savcılığın TFF’ye gönderdiği belgeler, Prof. Dr. Oğuz Atalay’ın başkanlığındaki kurul tarafından değerlendirildi.

15 Ağustos’ta tek nüsha hazırlan 38 sayfalık “TFF Etik Kurulu İnceleme Raporu”nda bazı maçlarda belgelerin yeterli görülmediği yer aldı. Raporda savcılığın gizlilik kararının kalkması veya iddianamenin düzenlenmesiyle birlikte delillerin kamuoyuna açılmasından sonra, yeni delillere ulaşılması ve TFF’nin tekrar görev vermesi durumunda yeniden inceleme yapılabileceği belirtildi. Raporda lisanssız, yetkisiz futbolcu menajerleri gibi ‘futbol ailesi’ dışındaki kişilerin fiilleri de değerlendirildi.

TFF’nin İddianamesi

Raporda şampiyonluk maçı olan ve 4-3 Fenerbahçe’nin (FB) galibiyeti ile sonuçlanan 22 Mayıs tarihli Sivasspor-FB maçı da dahil olmak üzere 11 maçta başta FB Başkanı Aziz Yıldırım olmak üzere bazı FB’li yöneticilerin şike yaptığı, teşvik primi verdiği, teşvik primi teşebbüsünde bulunduğu şike faaliyetinin, teşvik primi verilmesinin ve teşvik primi teşebbüsünde bulunulmasının FB Spor Kulübü’ne izafe edilmesinin yani mal edilmesinin uygun olduğu yazıldı.

Raporda 49’uncu Ziraat Türkiye Kupası finali olan ve 6-5 Beşiktaş’ın (BJK) galibiyeti ile sona eren BJK-İstanbul Büyükşehir Belediyespor (İBB Spor) maçında Serdal Adalı, Tayfur Havutçu, Ahmet Ateş, Cengiz Zülfikaroğlu ve İbrahim Akın’ın şike yapmadığı belirtildi.

Raporda FB Başkanı Yıldırım’la ilgili olarak 6 maçta teşvik primi ve teşebbüsü, 5 maçta şike, 3 maçta da şike teşebbüsü olduğu, bir maçta şike olmadığı, 6 maçta ise iddialarla ilgili delil bulunamadığı vurgulandı. 1 0 maç için ise yapılan şike ve teşvik primi iddialarıyla ilgili olarak FB’nin de sorumluluğunun bulunduğu yönünde görüş bildirdi.

Teşvik primi ve teşebbüsü tespit edilen maçlar

* 21 Şubat Manisaspor-Trabzonspor (1-2) FB Başkanı Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Cemil Turan, Serkan Acar ile Hikmet Karaman teşvik primi teşebbüsünde bulundu. Kenan Yaralı, Tamer Yelkovan, Semih Özsoy hakkında ilgisini gösteren yeterli delil bulunmadı. Aziz Yıldırım’ın FB Kulübü Başkanı ve İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun FB Yönetim Kurulu Üyesi olması nedeniyle teşvik primi teşebbüsünün Fenerbahçe Spor Kulübü’ne izafe edilmesi uygun.Manisaspor’a izafe edilebilecek bir fiil bulunmadı.

Etik Kurulu 

Teşvike aracılık etti

* 6 Mart Bursaspor-İBB Spor (1-1) Aziz Yıldırım ile İlhan Yüksel Ekşioğlu. Ali Kıratlı ile menajer Yusuf Turanlı’nın ise “teşvik primi vermeye aracılık ettiği” belirtildi. Futbolcu İbrahim Akın, İskender Alın, Zeki Korkmaz, Metin Depe, Can Arat hakkında kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadı. Zeki Korkmaz, Metin Depe ve Can Arat’ın bilgilerine başvurulması gerek.

* 20 Mart Gençlerbirliği-Trabzonspor (1-2) Teşvik primi vermekle suçlanan isimler Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Serdar Kulbilge, Cengiz Demirel, Zafer Önder İpek. Teşvik primi teşebbüsünün Fenerbahçe Spor Kulübü’ne izafe edilmesi uygun. Mahmut Boz’un teşvik primi aldığına dair kanıt bulunmadı.

* 17 Nisan Trabzonspor-Bursaspor (1-0) Teşvik primi vermekle suçlanan isimler Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Alaeddin Yıldırım, Hasan Çetinkaya, Samet Güzel, Ali Kıratlı, Gökçek Vederson. Teşvik primi teşebbüsünün FB’ye izafe edilmesi uygun. Alexandro de Souza hakkında ise teşvik primi fiiliyle ilgisini gösteren delil bulunmadı. Sercan Yıldırım hakkında ise kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı.

Trabzon’un rakibine teşvik

* 22 Nisan Eskişehir-Trabzon (0-0) Teşvik primi vermekle suçlanan isimler Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu, Ümit Karan, Bülent Uygun, Ali Kıratlı, Sami Dinç, Zafer Tüzün. Teşvik primi teşebbüsünün FB’ye izafe edilmesi uygun. Şükrü Ongan ile Tamer Yelkovan’la ilgili yeterli delil bulunmadı. Emniyet fezlekesinde, şike iddiasıyla ilgili bir şüpheli gösterilmedi. Ancak iletişim tespit tutanaklarında Zeki Mazlum, Bülent Uygun ve Halil Ünal’ın adlarının geçtiği görüldü. Zeki Mazlum, Bülent Uygun ve Halil Ünal hakkında herhangi bir şüphe yok.

* 15 Mayıs Trabzonspor-İBB Spor (3-1) Teşvik primi vermekle suçlanan isimler Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Bülent İbrahim İşçen, Abdullah Başak, Yusuf Turanlı, İbrahim Akın, İskender Alın. Teşvik primi teşebbüsünün FB’ye izafe edilmesi uygun. Cihan Haspolatlı, Mahmut Tekdemir, Metin Depe, Samuel Tobias Holmen’in iddialarla ilgisini gösteren yeterli delil bulunmadı.

Teşvik delili bulunmayanlar 

* 26 Şubat FB-Kasımpaşa (2-0) Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Cemil Turan, Tamer Yelkovan, Kasımpaşa kalecisi Fırat Kocaoğlu hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı.

* 4 Mart Kayserispor-Manisaspor (1-2) Rapor: Aziz Yıldırım, İhan Yüksel Ekşioğlu, Doğan Ercan, Önder Turacı hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı.

* 6 Mart BJK-TS (1-2) Rapor: Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Yusuf Turanlı ve Serkan Balcı hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı.

Teşvik tespit edilemeyen maç

* 10 Nisan GS-TS (0-1) Rapor: Adnan Sezgin teşvik primi verme-alma fiilini işlemedi. Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Ali Kıratlı, Doğan Ercan hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı.

Şike yapıldığı tespit edilen maçlar

* 7 Mart Gençlerbirliği(GB)-FB (2-4) Şike yaptığı tespit edilen isimler: Aziz Yıldırım, İlhan Yuksel Ekşioğlu, Murat Öztürk, Tamer Yelkovan, Serdar Kulbilge, Cengiz Demirel, Doğan Ercan, Mehmet Şen, Tuğrul Çağrı Üzer, Zafer Önder İpek. Şike faaliyetinin FB’ye izafe edilmesi uygun. Serkan Çalık, Hurşut Meriç, Mehmet Akgün, Michael Jedinak, Labinot Harbuzi, Orhan Şam, Randfall Azofeifa Corrales hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı.

* 9 Nisan Eskişehir-FB (1-3) Şike yaptığı tespit edilen isimler: Aziz Yıldırım, İhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Ümit Karan, Bülent Uygun, Tamer Yelkovan. Şike faaliyetinin FB’ye izafe edilmesi uygun. Şekip Mosturoğlu, Alaeddin Yıldırım, Sami Dinç, Sezer Öztürk hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı. Bu kişilerin bilgisine başvurulması ve haklarında yeniden inceleme yapılması gerek.

* 1 Mayıs FB-İ. Büyükşehir Belediyespor (2-0) Şike yaptığı tespit edilen isimler: Aziz Yıldırım, Bülent İbrahim İşçen, Ahmet Çelebi, Yusuf Turanlı, İbrahim Akın. Şike faaliyetinin FB’ye izafe edilmesi uygun. İlhan Ekşioğlu, Abdullah Başak, Cemil Turan,Tamer Yelkovan, Serkan Acar, Ali Kıratlı, İskender Alın hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı. Can Arat ve Metin Depe’nin bilgilerine başvurulması gerek.

* 15 Mayıs FB-MKE Ankaragücü (6-0) Şike yaptığı tespit edilen isimler: Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Cemil Turan, Yavuz Ağırgöl, Mehmet Yenice,Yadigar Boğa, Bülent İbrahim İşçen, Abdullah Başak, Sami Dinç, Yusuf Turanlı, Ümit Aydın.

Federasyona bildirmedi

* 22 Mayıs Sivasspor-FB (3-4) Şike yaptığı tespit edilen isimler: Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Mecnun Odyakmaz, Ahmet Çelebi, Bülent İbrahim İşçen, Ali Kıratlı, Abdullah Başak, Yusuf Turanlı, Korcan Çelikay, Fatih Akbaba,Tamer Yelkovan. Aziz Yıldırım’ın FB Başkanı ve Ekşioğlu’nun Yönetim Kurulu Üyesi olması, Mecnun Odyakmaz’ın Sivasspor Kulübü Başkanı ve Ahmet Çelebi’nin Yönetim Kurulu Üyesi olması nedeniyle şike fiillerinin Fenerbahçe SporKulübü ile Sivasspor Kulübü’ne izafe edilmesi uygun. Cemil Turan’ın, şike yapıldığını bilmesine rağmen bunu Türkiye Futbol Federasyonu’na bildirmedi. Ahmet Çelebi’nin, yöneticisi olduğu Sivasspor’un sahaya çıkacak ilk 11’ini üçüncü kişilere açıklaması “Etik Kurulu Talimatı”na aykırı. Etik Kurulu’na sevk edilmeli. Faruk Taşseten, Mehmet Yıldız, Mehmet Oflaz, Rıza Çalımbay, Ahmet Bulut hakkında kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadı. Rıza Çalımbay ve Ahmet Bulut’un bilgilerine başvurulması gerek.

Şikeye teşebbüs edilen maçlar 

* 24 Nisan Bucaspor-FB (3-5) Şike teşebbüsünde bulunduğu tespit edilen isimler: Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Bülent İbrahim İşçen, Ahmet Çelebi, Bülent Uygun, Güde Fazıl Özdemir. Şike teşebbüsünün FB’ye izafe edilmesi uygun. Mecnun Odyakmaz hakkında yeterli delil bulunmadı. Cemil Turan ile Musa Aydın hakkında ise kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı.

* 8 Mayıs Karabükspor-FB (0-1) Şike teşebbüsünde bulunduğu tespit edilen isimler: Emmanuel Emenike’nin transferine ilişkin şike iddiasıyla ilgili Sami Dinç ile Erdem Konyar. Sami Dinç ve Erdem Konyar’ın şike teşebbüsü Fenerbahçe veya Karabükspor’a izafe edilemez. Seyit İbrahim Kalender ile Tamer Yelkovan’ın bu müsabakaya ilişkin şike iddialarıyla ilgisi yok. Aziz Yıldırım, Alaeddin (Ali) Yıldırım, Ayhan Çopuroğlu, Batur Altıparmak, Hasan Çetinkaya, Mehmet Şen, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Osman Murat Özaydınlı, Şekip Mosturoğlu hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı. Bu kişilerin bilgisine başvurulduktan sonra, yeniden inceleme yapılması gerek. Teşvik primine teşebbüs iddiasıyla ilgili olarak, emniyetin fezlekesinde şüpheli belirtilmedi. Ancak mevcut bilge ve belgelerin incelemesi sonucunda Nevzat Şakar, Caner Çuvalcıoğlu ve Muhammet Özdin hakkında herhangi bir şüphe yok.

Psikolojik baskı

* 15 Mayıs FB- Ankaragücü (6-0) Şekip Mosturoğlu, şike teşebbüsünde bulundu. Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı, İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun Fenerbahçe SporKulübü Yönetim Kurulu Üyesi olması nedeniyle ‘şike fiillerinin’, Şekip Mosturoğlu’nunFenerbahçe Spor Kulübü Asbaşkanı olması nedeniyle ‘şike teşebbüsünün Fenerbahçe SporKulübü’ne izafe edilmesi uygun. Turgut Doğan Şahin, Uğur Uçar’ın ‘şike teşebbüsünü bildirmemesi nedeniyle’, Ekrem Okumuş’un ‘futbol müsabakasına ilişkin psikolojik baskı yapması’ nedeniyle, Etik Kurulu Talimatı’na aykırılık yönünden değerlendirilmek üzere Etik Kurulu’na sevk edilmesi gerek.

Başkan Şener ve Emre

Fenerbahçeli futbolcu Emre Belözoğlu ile Ahmet Bulut hakkında ise kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı. Yine Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, Nevzat Şakar, Mithat Halis ve Recep Denizer hakkında ise ‘teşvik primi’ iddiasıyla ilgili olarak kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı.

Şike tespit edilemeyen maçlar 

* 13 Mart FB-Konyaspor (2-0) Şike iddiasıyla ilgili olarak Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Cemil Turan, Serkan Acar, Faruk Yaşar, Yılmaz Vural hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadı. Bu kişilerin bilgisine başvurulması ve yeniden inceleme yapılması gerek.

* 18 Mart Galatasaray (GS)-FB (1-2) Alaeddin (Ali) Yıldırım’ın şike veya şike teşebbüsü niteliğinde herhangi bir fiili yok. Ancak, GS takım kadrosunu öğrenmeye çalışması ve İlhan Yüksel Ekşioğlu’na FB’yi ilgilendiren diğer müsabakaları halletmeleri telkininde bulunması nedeniyle Etik Kurulu Talimatı’na aykırılık yönünden değerlendirilmek üzere, Etik Kurulu’na sevk edilmesi gerek. İlhan Yüksel Ekşioğlu ve Doğan Ercan’ın ‘şike veya şike teşebbüsü’ niteliğinde herhangi bir fiilinin olmadığı anlaşıldı. Barış Özbek’in ‘şike veya şike teşebbüsü niteliğinde herhangi bir fiilinin olmadığı’ ancak gerek kendi takımı aleyhine kullanmış olduğu ifadeler ve gerekse de takım kadrosunu üçüncü kişilere sızdırması nedeniyle Etik Kurulu Talimatı’na aykırılık yönünden değerlendirilmek üzere Etik Kurulu’na sevk edilmesi yönünde görüş bildirildi.

* 8 Mayıs Bucaspor- Trabzonspor(TS)(1-2) Sadri Şener ile Nevzat Şakar hakkındaki şike iddiası doğru değil.

* 22 Mayıs Karabükspor -Trabzonspor (0-4) Nevzat Şakar, Caner Çuvalcıoğlu, Muhammet Özdin hakkındaki iddia doğru değil.

CNNTürk

Written by kesinofsayt

20 Aralık 2011 at 14:35

Etik Kurulu, Fenerbahçe, TFF, Trabzonspor kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

İNCELEME SÜRÜYOR

leave a comment »

Futbol Federasyonu Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Atalay, gündemdeki şike soruşturmasıyla ilgili incelemelerinin sürdüğünü belirtti.

İzmir’de Hukuk Bilimleri Araştırma Merkezi’nin düzenlediği hukuk ve etik konulu söyleşiye katılan Atalay, “Şike soruşturması kapsamında savcılık iddianamesi hazırlanıp kabul edildi. Delillerin gizlilik kararı kalktı. Ama Federasyon’un konuyla alakalı disiplin soruşturması sürüyor. Etik Kurulu’nda iddianameyle ilgili daha önceden 26 klasör belge incelendi. İddianamenin tamamlanmasıyla belge dolu klasör sayısı 70’e çıktı. Henüz diğer klasörlerdeki belgeler incelenmedi. Belge ve bilgiler incelenmeden, ifadeler alınmadan herhangi bir açıklama yapılması, konunun Federasyon’un diğer kurullara taşınması mümkün değil” diye konuştu.

Etik Kurulu’nun karar merci olmadığını hatırlatan Atalay, “Kurulumuz inceleme yapar, rapor sunar. Karar merci Tahkim Kurulu’dur. Tahkim’in da kararı karşısında hiçbir yargı kurumuna başvurulamaz” dedi.

Kamuoyunda Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa’nın çok tartışıldığını ifade eden Atalay, “Yasa gerekliydi. Yalnızca şike ve teşvikle alakalı değil spordaki şiddetten zarar gören toplumun yararına çıktı. Teşvik priminin suç olup olmadığı tartışılıyor. Benim görüşüme göre teşvik primi kimyasal olmayan doping niteliği taşıyor ve suç teşkil eder. Yasayı hazırlayan hukukçular cezaların ağır olduğunu baştan ifade etti. Kulüpler bunu bile bile kabul etti. Geldiğimiz noktada ise cezalar dünya normlarına çekildi” şeklinde konuştu.

Ceza mahkemelerinin yargılaması bitmeden Tahkim Kurulu’nun şike ve teşvik suçunu işleyen sanıklarla ilgili karar verebileceğini de söyleyen Atalay sözlerini şöyle tamamladı:

“Ceza mahkemeleri suç konusunda tam ispat arar. Ama disiplin hukukunda gerçeklik sınırındaki ihtimaller kanaat için yeterlidir. Spor hukukunda hız çok önemli. Tahkim Kurulu’nun cezalandırdığı kişi veya kulüplerin, ceza mahkemelerindeki yargılama sonucunda suçsuzluğu kanıtlanırsa bu kişi veya kulüplerin maddi-manevi zararlarından dolayı tazminat davası açma hakkı yok. Tahkim Kurulu’nun kararına itiraz edilemez. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kendisine gelecek bu tip tazminat davasını kabul etmez.”

DHA

Written by kesinofsayt

16 Aralık 2011 at 04:09

Etik Kurulu kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

SÜPER LİGİ YERLE BİR EDECEK RAPOR

leave a comment »

* Etik Kurul’un raporuna göre Fenerbahçe, Mersin İ.Y. ve Sivas’la birlikte küme düşebilir

**  Trabzonspor şampiyonluk beklerken, Beşiktaş’la birlikte puan silme cezası ile karşı karşıya kalabilir. Buna göre Fenerbahçe’ye küme düşme, Beşiktaş ve Trabzon’a ise puan silme cezası öngörülüyor. Karar böyle olursa lig üçüncüsü Timsahlar şampiyon olacak. Trabzon ile Kartal ise Avrupa’dan men tehlikesiyle yüz yüze kalacak.

3  Temmuz’da patlak veren ve o günden bu yana Türkiye’nin gündemini meşgul eden şikesoruşturmasında son dönemece girildi. Savcılığın davanın iddianamesini açıklamasına günler kala,Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Etik Kurulu’nun raporu ile ilgili ipuçları da sızmaya başladı.

3 takıma küme düşme

Savcılık tarafından 20 Temmuz’da gönderilen soruşturma ile ilgili 26 klasör belgeyi inceleyen Etik Kurul’un, TFF yönetimine Fenerbahçe, Mersin İdmanyurdu ve Sivasspor’un şike yaptığı konusunda görüş bildirdiği öğrenildi. Yine edinilen bilgilere göre kurulun, Beşiktaş ve Trabzonspor ile ilgili kanaati ise bu iki takımın şike ve teşvik girişiminde bulunduğu yönünde.

TFF soruşturma ile ilgili karar verirken Etik Kurul’un raporunu baz alırsa Fenerbahçe, Mersin ve Sivas’la birlikte küme düşecek. Kurulun Beşiktaş ve Trabzon’un lige eksi puanla başlatılmasını istediği bildirildi. Böylelikle Fenerbahçe’nin elinden alınacak şampiyonluk, kupanın ısrarla kendisinin hakkı olduğunu iddia eden Trabzon’a da değil lig üçüncüsü Bursaspor’a verilecek.

Fırtına ve Kartal tehlikede

Ancak kurulun Beşiktaş ve Trabzonspor için öngördüğü cezalar kafa karıştırıyor. Çünkü bu iki takımceza alırsa bu sezon Avrupa kupalarında mücadele ettikleri için UEFA’dan 5’er yıl uluslararası organizasyonlardan men cezası alma tehlikesiyle yüz yüze kalabilirler. Hal böyleyken akıllara şu kritik sorular geliyor:

(1) UEFA bedeli kimin?

FENERBAHÇE’Yİ Devler Ligi’ne göndermeyen TFF, Beşiktaş ve Trabzon’a aynı uygulamayı niye yapmadı? TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar 26 Temmuz’da “Kendisinden şüphe eden Avrupa’ya gitmesin’ demişti. TFF bu açıklamayı hatırlatıp kendisini savunabilir. UEFA da sadece Fenerbahçe’yi Devler Ligi’ne istememişti.

(2) Eksi puanda kriter ne?

ETİK Kurul’un iki takım hakkındaki eksi puan önerisi neye dayanarak yapıldı? Talimatlara göre küme düşürmeden eksi puan uygulanamıyor. Kurul’un, talimatlara rağmen öneride bulunduğu belirtiliyor. Zaten bir süre önce talimat değişikliği tartışılmış ve “Teşebbüse küme düşürme olmasın” sesleri duyulmuştu.

Raporun açıklanması belirsizliğini koruyor

Aziz Yıldırım ve birçok önemli ismin gözaltına alınmasıyla başlayan şike soruşturmasının Türk futbolu için bir dönüm noktası teşkil edeceği aşikâr. TFF Etik Kurulu’nun ‘Kozmik oda’ olarak adlandırılan salonda incelediği dosyalar hakkında 15 Ağustos’ta bir açıklama yapan TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Etik Kurul’un raporu ve buna bağlı görüşler doğrultusunda, iddianame kabul edilip, gizlilik kararı kaldırılmadan nihai kararın verilemeyeceğini bildirmişti.

Şimdi TFF’nin iddianamenin açıklanmasının ardından TFF’nin raporunu açıklayıp açıklamayacağı merak konusu oldu. BUGÜN’e konuşan Göksel Gümüşdağ raporun açıklanıp açıklanmayacağı hakkında bilgisi olmadığını belirtti. Gümüşdağ, iddianamenin açıklanmasından sonra bir toplantı yapıp raporun paylaşılmasıyla ilgili görüş alışverişinde bulunduktan sonra karar vereceklerini belirtti.

Bilal Şahin, Bugün, 21 Ekim 2011

TFF’DEN AÇIKLAMA:

Türkiye Futbol Federasyonu olarak, “Bugün” gazetesinde yayınlanan ve TFF Etik Kurulu’nun raporuyla ilgili spekülasyonların yer aldığı haber üzerine bir açıklama yapma zorunluluğumuz doğmuştur.

Hayal mahsülü iddialara dayandırılan bu haberde yer alan bilgilerin ve iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır.

Bu tarz gerçeklikten uzak haberler, halen devam eden Spor Toto Süper Lig ve diğer liglerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine ve de takımlarımıza zarar vermektedir. Kamuoyundan bu habere itibar edilmemesini rica ederiz.

Written by kesinofsayt

21 Ekim 2011 at 05:29

Etik Kurulu, TFF kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,