FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Posts Tagged ‘Mehmet Ali Aydınlar

BİR SPONSORLUKTAN ÖTESİ

leave a comment »

19 Ocak 2018 günü Fenerbahçe Spor Kulübü resmi sitesinden futbol takımının forma göğüs sponsorunun Acıbadem Sağlık Grubu olduğunu açıkladı.  Aşağıdaki fotoğrafın kullanıldığı haber Fenerbahçeliler arasında büyük tartışmaları da beraberinde getirdi.

Bu sponsorluk Fenerbahçelileri en sıkı kenetlendikleri (10 Temmuz 2011’de köprüden önce sola dönenler hariç) 3 Temmuz süreci daha tümüyle bitmeden en fazla bölündükleri günlere getirmiş oldu. Aziz Yıldırım’ın taraftarla ilgili bazı uygulamaları, 3 Temmuz sürecinde Fenerbahçe’yi ve kendisini itham eden yorumlar yapan bazı medya mensuplarıyla sıkı fıkı görüntüleri gibi nedenlerle muhtelif kamplara ayrılmış olan taraftar, Mehmet Ali Aydınlar’ın elini sıkan Aziz Yıldırım görüntüsüyle çok sert tartışmalara girdi. 3 Temmuz’un biber gazlı, kovalamacalı günlerinde bir arada duran isimler bile keskin şekilde ikiye bölündü:

  • Kulübün paraya ihtiyacı var ve MAA “zararı cebimden karşılarım” sözünü tutuyor diye anlaşmayı normalleştirenler
  • 3 Temmuz’un önde gelen aktörlerinden birisi olan MAA’nın çubuklu ile bir araya gelmesini 3 Temmuz ruhuna aykırı bularak hiçbir şekilde kabul etmeyenler

Bu satırların yazarı olan bendeniz de ikinci gruba dahilim. Sadece o günlerdeki sözleri, davranışları, suçlamaları ve icraatları bile MAA’yla çubuklunun bir araya gelmemesi için yeterli. Üstelik bugün bu sponsorluk anlaşmasını savunanlar bile “peki MAA neden hala o günlerdeki eylemleri için kamuoyu önünde basit bir özür dilemiyor” sorusuna yanıt veremiyorlar.

Şimdi gelelim paylaşmak istediğim asıl düşüncelere. Spoiler alert: bir miktar komplo teorisi içerir!

Mehmet Ali Aydınlar 9 Şubat’ı 10 Şubat’a (2012) bağlayan gece 00:30’da Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün programına konuk oldu. O programda şunları söyledi:

Ben uygulamalarımla şayet Fenerbahçe’ye bir zarar verdiysem, bu zararı şahsen tazmin etmeye hazırım. Bedeli ne olursa olsun.

Fenerbahçe – Acıbadem sponsorluk anlaşmasının bir anlamda Aydınlar’ın bu sözünü tutması olarak yorumlanması gerektiğini öne sürenler var. Savlarında da Aydınlar’ın bu parayı doğrudan ödemesinin hukuki problemler yaratacağı, dolayısıyla böyle dolaylı bir yol izlendiği yer alıyor.

içeriği kulüp tarafından henüz açıklanmadığı gibi KAP’a da hala bildirilmiş değil. Medya üzerinden tartışılan rakamlar dışında bilgimiz yok. Rivayet üç yıl için peşin ödenmek kaydıyla 55m US$ gibi bir rakam olduğu yolunda. Bunun dışında kurulması planlanan Fenerbahçe Üniversitesi’ne, voleybol şubesine kaynak aktarımları gibi ek ödemeler mevcut. 

Ancak hala resmi bir açıklama ve KAP bildirimi gelmemiş durumda.
Güdümlü medyada da hemen hemen yukarıdaki savlarla (bir sözün tutulması) ciddi bir Aydınlar güzellemesi ve PR’ı yapılmakta.

Gelelim itirazlarıma…

Öncelikle şunu kabul etmeliyiz ki bu “operasyon” asla ve asla sadece bir sponsorluk anlaşması değil. Ciddi etkileri olacak, geleceği etkileyecek bir hamle.

Anlaşma lehtarı kişilerin argümanlarından birisi firmaların iktidardan çekindiği için Fenerbahçe’ye göğüs reklamı vermedikleri idi. Oysa ne olduysa, birdenbire iktidara en yakın gruplardan biri tarihi bir anlaşmayla Fenerbahçe’nin kapısını çaldı.
Türkiye’de bu çaptaki bir sermaye aktarımının, hele ki iktidara yakın bir gruptan geliyorsa, birtakım “telkin, icazet ya da emir” olmadan yapılmayacağını biliyoruz.
Aziz Yıldırım ile Mehmet Ali Aydınlar arasındaki söz düellolarını, karşılıklı suçlamaları ve kavgaları da biliyoruz.
Demem o ki, böylesi bir gerilimin birkaç haftada el sıkışma noktasına gelebilmesi, 3 Temmuz davalarının meşhur mahkeme lakırdılarından “hayatın akışına” ters. Tahminim odur ki ayları bulan bir arabuluculuk ve ikna süreci (dolaylı ya da dolaysız) yaşanmış olmalı. Yani sezonun başlamasından çok daha önce “ilk temas”ın kurulmuş olması çok muhtemel.

Gelelim “komplo teorime”…
Fenerbahçe gibi bir camianın, iktidarın sermaye üzerindeki gücü ne olursa olsun forma reklamı bulamaması çok inandırıcı değil. Bu ya Fenerbahçe yönetiminin beceriksizliği, ya da “isteksizliği” idi bence. Yani tahminim odur ki Aziz Bey ile MAA teması çok önceleri başladı ve bu ihtimal nedeniyle Fenerbahçe “tercihen” yarım sezon forma göğüs reklamı olmadan oynamak durumunda kaldı.

Aydınlar’ın verdiği “söz”ü tuttuğu iddiasına gelince…
Hala icazet/telkin/emir konusunda iddialıyım. Bu operasyon bir sözün tutulmasından çok daha öte bir şey. Dolayısıyla bu iddiayı asla ciddiye almıyorum.
Öncelikle bu bir “söz”ün tutulması olsaydı dolambaçlı bir yol izleneceğine doğrudan gerçekleştirilebilirdi. Hukuki porblemler gerekçesi hiç inandırıcı değil. Olası birçok farklı alternatif sosyal medyada konunun uzmanlarınca paylaşıldı, tartışıldı. İstenseydi bir çıkar yol bulunurdu.
İşin daha da anlamsızlaştığı nokta şu; para Mehmet Ali Aydınlar’dan değil, Acıbadem Sağlık Grubu’ndan çıkıyor. Mehmet Ali Aydınlar ise bu grubun %100 sahibi değil. 2011 sonundaki satış ile Aydınlar Ailesi’nin Acıbadem’deki hissesi %25.

Malezya’nın yatırım fonu Khazanah Nasional’ın sağlık birimi Integrated Healthcare, Acıbadem Sağlık’ta yüzde 60 hisse almak üzere anlaşma imzaladı. Aynı zamanda, Khazanah’ın da Acıbadem  Sağlık’tan yüzde 15 hisse alacağı açıklandı.
Khazanah’ın yüzde 70 hisseye sahip olduğu Integrated Healthcare Holdings (IHH) tarafından yapılan açıklamada, satın alma ile Acıbadem Sağlık’ın değerlemesinin 1.68 milyar dolar olduğu belirtildi.

Aydınlar’ın hissesi % 25
Aydınlar ailesi Acıbadem’in geri kalan yüzde 25 hissesine sahip olacak. Acıbadem Sağlık Hizmetleri tarafından KAP’a yapılan açıklamada, “Yüzde 50 oranında Aydınlar ailesi ve yüzde 50 oranında Almond Holding’in hissesi bulunan Acıbadem Sağlık Yatırımları Holding’in (ASYH) devir sonrası ortaklık yapısı yüzde 60 IHH, yüzde 25 Aydınlar ailesi ve yüzde 15 Bagan Lalang olarak değişecektir. Almond Holding Cooperatie UA’nın ise şirkette payı kalmayacaktır” denildi.
Açıklamada, işlem dahilinde, satış bedelinin kısmen nakit, kısmen de yeni ihraç edilecek IHH hisselerinden oluşacağı belirtilerek, “Aydınlar ailesi ASYH’deki yüzde 10 hissesini nakit karşılığı devredecek olup yüzde 15 hissesine karşılık takas yoluyla IHH hissesi alarak bahsi geçen şirkette hissedar olacaktır. Mehmet Ali Aydınlar ASYH ve Acıbadem Sağlık’ı yönetim kurulu başkanı ve CEO olarak yönetmeye devam edecek olup aynı zamanda IHH’de yönetim kurulu uyesi olacaktır” denildi.

Bu bir…
Ayrıca “2004 yılı içinde gelir ve kurumlar vergisi kanununa eklenen hükümlerle, sponsorluk harcamalarının amatör spor dallarında tamamının, profesyonel spor dallarında ise yüzde 50’sinin vergi matrahından indirilmesine olanak sağlandı“…

Yani Aydınlar bahis konusu sponsorluk rakamının %25’ini, hatta onun da %50’sini vergiden düşerek %12,5’unu veriyor. Kalan kısımları Acıbadem’in diğer ortakları ve vergi yoluyla sen,ben, biz ödüyoruz.

Maliyeci değilim. Bu düz mantık hesabımdaki rakamlarda mutlaka ki mevzuat gereği farklılıklar vardır. Ancak “Aydınlar sözünü tutuyor, parayı cebinden ödüyor” savındaki hata, hatta daha da ileri gideyim, yalan kadar bir fark olmadığı kesin.

Zaten anlaşma içeriği henüz KAP’a bildirilmemesine, anlaşmanın mürekkebi kurumadan güdümlü medya algı operasyonuna bakılırsa gerçeğin ne olduğu çok da önemli değil. Asıl hedeflenen bir algı yaratarak Mehmet Ali Aydınlar’a yeniden “muteber Fenerbahçeli” imajının kazandırılması.

“Yüksek mevki”nin hiçbir işi yarıda bırakmadığı, sabırla istediği sonuca yürüme alışkanlığı düşünülürse -belki bu seçimde değil ama- bir sonraki seçimde Aydınlar’ın yeniden Fenerbahçe başkanlığına talip olması şaşırtmayacak beni artık.

Bu yazdıklarımı -dediğim gibi- komplo teorisi olarak göreniniz olacaktır mutlaka. Elbette elimde delilim de yok. Sadece düşüncelerim bunlar. Komplo ya da değil, hepsinin gerçek olma ihtimali var ve hepsi üzerinde düşünülmeye değer.

Fenerbahçelilerin artık her ihtimali düşünmesi ve ihtiyatlı olması gerekiyor.
Ama kongre üyelerinin omzundaki yük çok daha ağır. Mayıs ayında muhtemelen kulüp tarihinin sonuçları ve gelecek açısından en önemli seçimi yapılacak.

İlkeler mi mideler mi daha önemli göreceğiz…

 

İlginizi çekebilecek, konuyla bağlantılı diğer yazılar:

Sözümüz Sanadır

Tutarsızlıklar Prensi

Ünlü Türk Yalanları – 2: Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden UEFA Men Etti

Ünlü Türk Yalanları 5

TFF Güven Tazelemelidir

Written by kesinofsayt

24 Ocak 2018 at 19:48

FIRILDAK İŞ BAŞINDA

leave a comment »

Mehmet Ali Aydınlar beyefendi buyurmuşlar:

UEFA 58. madde değişikliğini kabul etmez. Biz 58. maddenin değişikliğini önermiştik ama UEFA kabul etmemişti. TFF’nin kararı tam bir komedi.

E, peki! 26 Ocak tarihinde federasyonunuzun 58. madde değişikliğini görüşmek ve oylatmak üzere yaptığı genel kurul ne idi? Neden yapılmıştı? Ve dahi “UEFA’ya rağmen” mi yapılmıştı?

Mesela 20 Ocak tarihindeki şu ifadeler UEFA’nın değişikliği kabul etmeyeceği gerçeğine rağmen miydi?

“Sayın Federasyon Başkanımız, UEFA yetkilileriyle yaptığı görüşmeler neticesinde, müsabakanın sonucunu etkilemeye yönelik yapılan fiillerle ilgili olarak minimum, fiilin ağırlığına göre, 12 puandan başlamak üzere, puan silinmesine, ayrıca bu eylemlere karışanların para cezası ile cezalandırılmasına, diğer taraftan suç unsurunu işlemiş olan kulüplerin UEFA müsabakalarına katılmamalarıyla ilgili 26 Ocak’ta yapılacak Genel Kurul’da bir önerge verileceğini belirtti. UEFA yetkililerinin, bu kararların alınarak içerisinde bulunulan durumdan çıkılması konusuna, olumlu baktığı izleniminin edinildiği söylendi. Dolayısıyla bu yönde uygulama yapılacak. Federasyon Başkanımız gerekli görürse, bu konuyla ilgili detaylı açıklamalar yapacaktır.”

Mesela Lütfi Arıboğan’ın 24 Ocak 2012 tarihindeki şu sözleri UEFA’ya rağmen miydi?

Lutfi Arıboğan, UEFA’dan onay geldi haberlerine yanıt verirken, “UEFA dün itibariyle böyle bir yazı gönderdi. Türk futbolunun geldiği noktada, TFF genel kurulunun bu yönde bir karar olursa, bu kararın UEFFA’nın talimat ve prensiplerine aykırı olmayacağını bildirdiler” dedi.
Küme düşme konusunda alınacak karara uyacağını UEFA yazılı olarak bize ifade etti diye konuşan Arıboğan şöyle devam etti, “UEFA yazılı olarak bunu bize ifade ettiler. Küme düşme cezası olmazsa buna uyacaklar. Ancak aynı yazı sadece cezasızlığı kasteden bir terminoloji değil. Bunun dışında etkin bir şekilde karar verilmesini bekliyorlar.”

Uzatmak, başka örnekler bulmak mümkün. Siz yapınca UEFA kabul ediyor, başkası yapınca komedi oluyor öyle mi? Yoksa her zamanki tavrınızla dünki kararınızla bugünkü kararınızın tutarsızlığı mı bu sözleri ettiren?

Written by kesinofsayt

30 Nisan 2012 at 11:33

Mehmet Ali Aydınlar, TFF, UEFA kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

SÖZÜMÜZ SANADIR AYDINLAR!

leave a comment »

Uzun bir süredir cezaevindeyim. Burada bulunduğum sürece en büyük korkum insanların yüzlerini görememekti. Ancak yanılmışım. İnsanların asıl yüzlerini görebilmek için en doğru zaman en doğru yermiş burası.

3 Temmuz’dan bu yana yürütülen kampanyanın organizatörleri ve fırsatçıları, bir bir gerçek yüzlerini sergilemektedirler.

Zira hırslarına bu kadar dayanabildiler.

Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe’nin bağını koparıp, Fenerbahçe’yi ele geçirme operasyonunu kimlerin yürüttüğü artık açıkça ortadadır…

Görüyorum ki; Fenerbahçe’nin haklarını, emeklerini, işbirlikçileriyle çalarak kaçanlar, bir de bunları Fenerbahçe için yaptıklarını söylemekte ve Fenerbahçe başkan adayı olduklarını açıklamaktadırlar.

Sözümüz sanadır Aydınlar…

Şunu bilmelisin ki; Holding sahibi olabilirsin, TFF Başkanı olabilirsin hatta bir gün çok daha büyük mevkilerde bile olabilirsin. Ama ASLA Fenerbahçe Başkanı olamayacaksın! Sen ve senin arkandaki zihniyetin buna gücü yetmeyecek. Bizlerin mücadelesi, çektikleri, hep bu yüzdendir; Fenerbahçe’yi senin gibilere teslim etmemek içindir.

O bahsettiğin sessiz çoğunluk var ya; sen daha onları tanıyamamışsın.

Sen ki;

Galatasaraylı işbirlikçilerinle yönetemediğin TFF’de, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi hakkını türlü oyunlarla gasp etmedin mi?

Türkiye’de UEFA hakkında; UEFA’da Fenerbahçe hakkında gerçek dışı beyanlarda bulunmadın mı? Her yanlış kararın sorumluluğunu başkalarına yükleyerek yönetemediğin bu süreçte acz içine düşmedin mi?

En acılı günlerinde, senin yanında olan dostlarına yaptığın gibi görevinden ayrılırken mesai arkadaşlarına ihanet edip gitmedin mi?

Sırf zor günlerini atlatabilmen için sana yönetim yetkisi devredilen voleybol şubesini ilk 6 ayında kaosa sürükleyip, düzeltmem için bana gelmedin mi?

Sezon başında verdiğin paraları geri almak için gün aşırı Fenerbahçe Kulübü’nü arayıp taciz etmedin mi?

Fenerbahçe’nin büyüklüğünü unutarak, voleybolda kazanılan başarıları kendine mal ederek, kendini FENERBAHÇE’NİN üzerinde görmedin mi? Fenerbahçemizin büyüklüğünü kavrayamadığın için sana İslam Çupi’nin Fenerbahçe’nin büyüklüğünü anlatan sözlerini hatırlatırım.

Fenerbahçe Genel Kurulu’nun seçtiği Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nu hiçe sayarak, TFF başkanı sıfatıyla, Teknik Direktörümüze, puan silme kararını dikte ettirmeye çalışıp gereken cevabı almadın mı?

Bırak Aziz Yıldırım’ı, Fenerbahçe Başkanının yargılandığı bu davada, Aziz Yıldırım düşmanlarını bile gölgede bırakacak şekilde, duruşma öncesi, üstelik yine Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe düşmanlarının programlarında, bizi suçlu ilan etmeye kalkmadın mı?

Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe’nin ve yönetimin bağını koparıp, Fenerbahçe’yi ele geçirmek “Fenerbahçe’yi kurtaran adam” olmak için önce Fenerbahçe’yi içinden kurtarılması gereken duruma sokmayı planlamadın mı?

Bu davada yargılanan futbolcuların lisanslarını askıya aldırıp “Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe aleyhinde tanıklık yapmak” kaydıyla lisanslarını serbest bırakacağını teklif ve vaad etmedin mi?

Avukatınla Metris Cezaevi’ne haber yollayıp “Başkanım merak etmeyin, Fenerbahçe küme düşürülmeyecek” dedikten sonra avukatın aracılığı ile benden gereken cevabı almadın mı?

3 Temmuz’dan beri yaşananlara, yaşatılanlara ve sana rağmen  bu hassas dönemde bayrağı dik tutan yönetimimizi tutarsızca eleştireceğine kendi yönetim tarzına bir bak!

TFF Başkanlığın süresince futbol ailesini yakından ilgilendiren pek çok kararı yönetim kuruluna danışmadan almadın mı? Play off kararını bile yönetimdeki arkadaşların TV’lerden öğrenmedi mi?

SÖZÜMÜZ SANADIR Aydınlar…

Fenerbahçe’nin büyüklüğünü anlayamayan, televizyonlarda Fenerbahçe Başkanlığını parayla satın almaya kalkanların öyküleri, şanlı FENERBAHÇE TARİHİNDE yer alamaz…

Aziz Yıldırım
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı

www.fenerbahce.org

Written by kesinofsayt

14 Şubat 2012 at 15:56

BİNLERCE DANSÖZ VAR!

leave a comment »

Orduspor Kulübü Başkanı Nedim Türkmen 12 Şubat 2012 gecesi TV8’deki Herşey Futbol programına bağlanarak 14 Anadolu kulübünün İlhan Cavcav başkanlığında toplanarak Mehmet Ali Aydınlar’ın yeniden TFF başkanı olması için çalışma başlatacağını söyledi.

” Bizim fikrimiz net. Mehmet Ali Aydınlar’ın başladığı işi bitirmesi doğru olur. Bu en ağır krizde kim başkan olursa olsun herşeye sıfırdan başlaması gerekecek. Aydınlar, UEFA ile görüştü, düşme olmayacağını yönünde kağıt aldı. Bu işi bitirmeye yakındı.
14 Anadolu kulübü Ankara’da bir araya geleceğiz. İlhan Cavcav’ın önderliğinde. Mehmet Ali Aydınlar’ın devam etmesini isteyeceğiz. Play-Off’tan önce kararın alınıp bu işin bitmesini istiyoruz. Krizin sürmesi bizi uçuruma atıyor. 8 ay geçmiş aynı problem devam ediyor. Bu problemi çözeceğiz. Bu toplantıda Kulüpler Birliği Başkanlığı ile bir gündemimiz yok. Önemli olan Mehmet Ali Aydınlar’ın tekrar dönmesi”.

 


 

13 Şubat 2012: Spor Toto Süper Lig’de mücadele eden 11 takımın yöneticisi, Kulüpler Birliği Onursal Başkanı İlhan Cavcav’ın daveti üzerine biraraya geldi. Toplantı sonrası açıklama yapan Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, “TFF başkan adayı konusunda konuştuk ama mutabakat sağlayamadık” dedi.

Written by kesinofsayt

13 Şubat 2012 at 14:38

TUTARSIZLIKLAR PRENSİ

with 2 comments

Mehmet Ali Aydınlar 9 Şubat’ı 10 Şubat’a bağlayan gece 00:30’da Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün programına konuk oldu.  Programda müstafi TFF Başkanı’ndan ziyade Fenerbahçe muhalefetinin lideri gibi konuştu. Lütfi Arıboğan’a, İlhan Helvacı’ya, Şenes Erzik’e, Gianni Infantino’ya teşekkür eden Aydınlar, Fenerbahçe yöneticilerinin tümüne muhtelif suçlamalar getirdi.

Programın bir yerinde “ben yalan söylemeyi beceremem, hemen anlarsınız” dedi. Ne tesadüftür ki bu lafı tam da Rıdvan Dilmen ve Aykut Kocaman ile yaptığı görüşmeyi anlatırken etti. Mehmet Ali Aydınlar’a ilk yalanlama da – daha doğrusu düzeltme- Rıdvan Dilmen’den geldi.

“Yılların gazetecisi” Mehmet Ali Birand, hiç bir şekilde sorularıyla sıkıştırmadığı konuğunu, söylediklerinin çoğu tutarsızken “tatmin edici, inandırıcı” buldu. Muhtemelen kendisindeki Galatasaray genlerinden kaynaklanan şu tweetleri yolladı:

Bakalım Mehmet Ali Aydınlar ne derece “tatmin edici, inandırıcı” idi…


Soru: TFF başkanlığına aday olmanızı Başbakan mı istedi?
Mehmet Ali Aydınlar
: İşin doğrusu kulüpler istedi. Ben de bu istekleri kırmayıp görevi kabul ettim. Çok çalışan bir insanım. Yıllardır futbol camiasının içindeyiz. Başbakan ile sadece istişarede bulundum.

Analiz:

Önce kısa bir kronoloji yapalım.

  • 4 Haziran 2011 tarihinde Mahmut Özgener’in TFF başkanlığını bırakacağı, yerine Göksel Gümüşdağ’ın aday olacağı haberleri çıktı.
  • 5 Haziran 2011 tarihinde Mahmut Özgener Lig TV’ye aday olmayacağını açıkladı.
  • Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, 10 Haziran 2011‘de villasında Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, Gaziantepspor Başkanı İbrahim Kızıl ve Galatasaray Başkanı Ünal Aysal yurtdışında olduğu için yardımcısı Adnan Öztürk’ü misafir etti ve aday olarak Mehmet Ali Aydınlar’ı belirlediler.
  • 13 Haziran 2011 tarihinde Göksel Gümüşdağ “on yıldır Türk futbolunun içindeyim. Her kademede görev yaptım. Kulüpler Birliği Vakfı ve alt birliklerin desteğini alarak başkanlığa adaylığımı koyuyorum”diyerek adaylığını açıkladı.
  • 15 Haziran 2011‘de Başbakan’ın “uzlaşın” çağrısı üzerine Göksel Gümüşdağ, Mehmet Ali Aydınlar lehine adaylıktan çekildi.  (Alternatif link)
  • 16 Haziran 2011 Mehmet Atalay çekildi.
  • 24 Haziran 2011 tarihinde başbakan Mehmet Ali Aydınlar’ı kabul etti.
  • 29 Haziran 2011 tarihinde Mehmet Ali Aydınlar TFF başkanlığına seçildi.

Siyasetin futbolun ne kadar içinde olduğunu 3 Temmuz Operasyonu sürecindeki siyasi dahli anlatırken yazmıştım. Ayrıca başbakanın TFF başkanlık seçimindeki rolü, savcılığın ek klasörlerindeki tapelerde bile mevcut:

Tapedeki görüşme tarihine dikkatinizi çekerim: 30 Nisan 2011… Daha Özgener’in başkanlığı bırakacağı, Mehmet Ali Aydınlar’ın adı filan hiç bir yerde yok. Ancak başbakan bu ismi telaffuz ediyor ve Mehmet Ali Bey hala bunu inkar ediyor.


Soru: Kişisel izleniminiz nedir, şike var mı? Savcı ile konuştuktan sonra şüphe duydunuz mu?
Mehmet Ali Aydınlar: 
70 klasör tape var. Bunları ben yazmadım. “Hiçbir şey yok” şeklinde davranmak doğru mu bilmiyorum. İçeride anlatılanları duyunca şaşırdım. “Hiçbir şey olmamış” diyemedim.

Analiz: “O dönemin” TFF başkanının bu ifadesinden, savunma olmadan, sadece polis / savcı soruşturmasından şikeye ikna olduğu anlaşılıyor. Kendisi ne kadar “kibarlaştırmaya” çalışsa da ifade çok net.
Aynı Aydınlar, kararları hemen başlangıçta almama nedenlerini ise “masumiyet karinesi ve savunmaların alınmaması”na bağlayabiliyordu ama… Kendisi savunma olmaksızın “birşey olmamış diyemem” dese de savunmadan bahsedebiliyordu yüzü kızarmadan.


Soru: Olayın UEFA boyutunda neler yaşandı?
Mehmet Ali Aydınlar: UEFA’ya gittik. Bir an önce karar verilmesini istediler. Bence de bir an önce karar vermek gerekiyor. “UEFA’yı dinlemeyelim” diyenler var. Yunanistan’da mahkeme devam ederken, Olympiakos Volou küme düşürüldü. Tahkim, cezayı kaldırdı. UEFA, devreye girdi ve Volou’yu 3 lig birden düşürdü.

Analiz:

Müstafi TFF Başkanı “yine” doğru bilgi alamamış ya da bilerek manipülasyon yapıyor.  Yunanistan’daki şike soruşturması, Koriopolis’te Yunanistan Futbol Federasyonu Olimpakos Volou ve Kavala için küme düşürme kararı aldı. Ancak Yunan Tahkim’i kararı bozup eksi puan cezasına hükmetti. Olympiakos Volou Uefa Avrupa Kupası’nda yer aldığı için (yani UEFA’nın organizasyonunda) ve katılmadan önce temiz olduğuna dair bir belge verdiği (ki bizim takımlarımız da bunu vermek zorunda) için, üstelik kendi federasyonu tarafından suçlu bulunduğundan ötürü üç sene men cezası aldı. Kavala UEFA kupalarında yer almadığı için UEFA ile muhatap dahi olmadı.  Gelelim bu takımların üç alt lige düşmelerine… Bu kararı bahis konusu kulüpler, suçu sabit görülen eski yöneticileriyle bağlarını kesmedikleri için hükümet aldı.
Koriopolis hakkında detaylı ve güzel bir çalışmaya şuradan ulaşabilirsiniz.


Mehmet Ali Aydınlar Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi süreciyle ilgili olarak da

15 Ağustos’ta Nihat Özdemir aradı. “TFF’ye gelebilir misiniz?” dedim. Ali Koç ile birlikte geldiler. “Etik Kurulu raporunu inceledim.Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne gitmemesi sizin yararınıza. Giderseniz Fenerbahçe çok daha büyük cezalarla karşılaşabilir. Fenerbahçeliliğiniz gereği bu şampiyonaya gitmemelisiniz” dedim.

açıklamasını yaptı.

Bu konudaki tartışmalar o dönemde de çok yapılmıştı. Fenerbahçe Spor Kulübü Asbaşkanı Ali Koç’un ilk açıklamasına buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca, bu konuyu incelediğimiz Ünlü Türk Yalanları – 2: Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden UEFA Men Etti yazısına da buradan ulaşabilirsiniz.

Elbette ki burada “sen dedin, ben dedim”e geliyoruz. Ancak Mehmet Ali Aydınlar’ın Rıdvan Dilmen ile yaşananlarda görüldüğü üzere olayların başını, sonunu yok sayarak çıkarımlar yapması, kendisine Mehmet Ali Birand kadar güvenmemizi engelliyor.


Soru: Yıldırım Demirören “UEFA’ya karşı dik durmadınız” eleştirisinde bulundu…
Mehmet Ali Aydınlar: O dönemde İsviçre’nin Sion takımı ile ilgili bir soruşturma yapılmıştı. İsviçre Futbol Federasyonu, dik durdu. Daha sonra FIFA, İsviçre Federasyonu’na bir yazı gönderdi. “Sion’un oynadığı bütün maçlar için eksi 3 puan ceza vereceksiniz. Aksi takdirde sizi men ederim, Basel’i de Şampiyonlar Ligi’nden çıkartırım” dedi. Dik durmanın bedeli bu. Milli Takımı riske atamazdım. UEFA ile neyin kavgasını vereceğim? UEFA, ancak vereceğiniz kararların kendi normlarına uyması halinde kararlarınıza karışmıyor.

Analiz:

Doğru, Sion CAS’taki davaların birisini kaybetti. Ancak CAS o davayı “esastan” reddetmedi. Usül ile ilgili bir red çıktı. Beş maddeden ikisi ile dava döndü. Sion’un UEFA ve FIFA aleyhine CAS’ta ve İsviçre Federal Mahkemeleri’nde davaları sürüyor. Mehmet Ali Bey’e bu konuda da “hukukçuları” yeterli bilgi iletmemiş sanırım.


Soru: Neden Beşiktaş ve ve Trabzonspor Avrupa kupalarından men edilmedi?
Mehmet Ali Aydınlar: Fenerbahçe’nin yerine Trabzonspor alındı. Bunu ben de bir TV kanalında öğrendim. Trabzonspor’u gönderenin biz olduğumuz söylendi. UEFA’nın uygulamasına göre, katılmayan takımın yerine sıralamadaki ilk takım alınıyormuş. Şampiyonlar Ligi, UEFA’nın kontrolünde. İsterse alır, isterse almaz. Almıyor, tavırlarını koymuşlar.

Analiz:

Öncelikle ” UEFA’nın uygulamasına göre, katılmayan takımın yerine sıralamadaki ilk takım alınıyormuş” cümlesine dikkatinizi çekerim. “Alınıyormuş” diyen, miş’li bilgiye sahip bir federasyon başkanının “süreci çok iyi yönettik” demesi ne kadar inandırıcı, tartışılır…

Ayrıca, Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmesi ile ilgili ciddi tartışmalar sürüyor. 7 Şubat 2012 tarihinde Vatan Gazetesi’ndeki bir haberde göre Trabzonspor’u TFF’nin gönderdiği bilgisi yer alıyor. Haberde “UEFA, Şampiyonlar Ligi statüsünün 2. maddesinin 7 ve 10. ek maddelerine dikkat çekerek ‘Sizin uygulamanıza paralel hareket edilmiştir’ “ diyor.  TFF bu süreçte şeffaf davranmadığı için yazışmaların ve uygulamanın ne şekilde yapıldığı konusu karanlıkta kalıyor.


Mehmet Ali Aydınlar programda

O dönemde “TFF, Fenerbahçe’yi göndermedi” diye çok eleştirildik. Kendi camiam olduğu için bu, beni çok yaraladı. Aykut Kocaman ve Rıdvan Dilmen ile görüşmem oldu. O görüşmede Rıdvan Dilmen, “Başkanım Fenerbahçe’yi göndermediğinizde ben sizi çok eleştirmiştim. Çok haklıymışsınız. Sizden özür dilerim” dedi. Ben de O’na, “Benden daha çok özür dilersin” yanıtını verdim.

dedi. 10 Şubat 2012 tarihinde, NTVSpor’da Yüzde Yüz Futbol programında Rıdvan Dilmen özür olayını kabul etti. Ancak “neden” olduğunu Mehmet Ali Aydınlar’ın açıklamasını, aksi takdirde ertesi gün kendisinin açıklayacağını söyledi. Mehmet Ali Aydınlar’dan haber çıkmayınca 11 Şubat 2012 tarihli programda işin içyüzünü açıkladı.

Rıdvan Dilmen şunları söyledi:

Mehmet Ali Bey 3 Ocak’ta beni aradı ve görüşmemiz gerektiğini söyledi. Orduspor maçı öncesi bir araya geldik. Bana UEFA’ya gittiği ve oradakilerle görüştüğünü anlattı. Fenerbahçe’nin cezasını tamamladığını ve önümüzdeki sezon için Avrupa’ya gidebileceğini dile getirdi. Ancak “bunlar medyaya yansırsa ben de UEFA da yalanlayacağız” dedi. Ben de hemen telefonumla Aykut Kocaman’ı aradım ve yanımıza gelmesini söyledim. Mehmet Ali Bey bize “Fenerbahçeli yöneticiler şike yapmış. Size eksi puan verilecek” dedi. Bu esnada Aykut Kocaman “Başkanım o zaman bizi küme düşürün” cevabını verdi. Ben de ayağa kalktım ve başkanım ben size çektiğim mesajdan dolayı özür dilerim” dedim. “Ultraslan’dan Sebahattin’i bilir misiniz?” diye sordum, tanımam dedi. “O bile Fenerbahçe’den sizin kadar nefret etmiyordur” dedim, çıktım. O günden beridir görüşmüyoruz.


Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe’nin CAS’taki davasından lehte bir sonuç alınamazsa UEFA’nın Fenerbahçe’ye daha büyük ceza vereceğini iddia etti. Oysa aynı Aydınlar Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne göndermeyerek UEFA tarafından verilebilecek olası bir cezayı önlediğini iddia ediyordu.

Mehmet Ali Bey’in tutarsızlıklarına alıştığımız için buna çok şaşırmadık. Ancak “yılların gazetecisi” Mehmet Ali Birand’ın bu çelişkilere dikkat çekmesini beklerdik. Sanırım “Liseli Medya”dan hala bunu beklediğimiz için biraz safız.

Programda Mehmet Ali Aydınlar tüm Fenerbahçe yöneticilerini suçlarken (hatta karar verme yetkileri olmadığını iddia ederken) “polis suçlu, savcı suçlu, siyasiler suçlu, Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı suçlu, ben suçluyum, onlar haklı” diye sitayişte bulundu. Şenes Erzik’e, Platini’ye ve Infantino’ya da teşekkür etti. Bu konudaki yorumu sizlere bırakıyorum!

Mehmet Ali Aydınlar’ın tüm program boyunca söylediği yegane doğru şuydu: “Soruşturmada adece Fenerbahçe’nin adı geçmiyor, iddianamede birçok kulübün adı var.

Written by kesinofsayt

12 Şubat 2012 at 00:27

SİZCE?

leave a comment »

Sizce Mehmet Ali Aydınlar Fenerbahçe’nin bu süreçten aklanarak çıkmasını mı tercih eder, yoksa kendisini sıyırmak, haklı çıkmak ve (olası) başkanlık hayalleri için suçlu olmasını mı ister?

Ner dersiniz?

Written by kesinofsayt

10 Şubat 2012 at 00:10

Mehmet Ali Aydınlar kategorisinde yayınlandı

Tagged with

YARGILAMANIN İADESİ

leave a comment »

Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi sürecini artık bilmeyen kalmadı muhtemelen. Yine de hafızalarını tazelemek isteyenler buradan yeniden okuyabilirler.

Kısaca;

  • M.A.Aydınlar 11 Temmuz 2011 tarihinde yaptığı açıklamayla 2010-2011 sezonu UEFA’ya tescil edildiği şekilde bildirildiğini açıkladı.
  • 18 Temmuz 2011 tarihinde Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı Nyon’a giderek UEFA yetkilileri ile görüştüler.
  • 22 Ağustos 2011′de UEFA Hukuk Müşaviri Pierre Cornu İstanbul’a geldi. Lütfi Arıboğan, İlhan Helvacı ve M.A.Aydınlar ile görüştü.
  • 24 Ağustos 2011 tarihinde TFF Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden men ettiğini açıkladı.
  • 25 Ağustos 2011 tarihinde Habertürk TV’de Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına bağlanan Mehmet Ali Aydınlar şunu söylüyordu:

Yazıda, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılamayacağını, bu konuda Fenerbahçe’nin özveride bulunmasını istiyordu. Bunu federasyonun engellemesini, aksi taktirde 8 yıla kadar ceza verebileceklerinden bahsediyordu. Ben de Fenerbahçe yöneticilerine bunu tebliğ ettim. Bu bizim kararımız, yaptırımımız değil, UEFA’nın kararı.

31 Ocak 2012 tarihinde istifa kararı alan M.Ali Aydınlar kararının gerekçelerini şöyle açıklıyordu:

Bazı spor programlarındaki yorumcuların şahsıma hakarete varan söylemlerinin dozunu artırarak seviyesiz saldırıları, devam etmem konusunda yeniden düşünmeye sevk etti.

CAS Hakimi Sayın Av.Kısmet Erkiner’in açıklamalarının doğruluğunu araştırdım ve ilgili raporun maalesef Federasyonumuza 6 Eylül ve 3 Kasım tarihlerinde ulaştığını bugün öğrendim.

UEFA yetkililerinin bize karşı farklı, CAS’ta farklı tavır almaları, UEFA gibi Avrupa futbolunun çatı örgütü olan bir kuruluşun yapmış olduğu uygulamanın, içinde bulunduğumuz ortamın ne kadar güvensiz ve samimiyetsiz olduğunu gösterdi.

Buraya kadar olanlardan TFF Başkanı’nın da -ifadeleri doğruysa, zira bugüne kadar birçok çelişkisine rastladık- bazı şeylerden habersiz olduğunu anlıyoruz. Saklanan bilgi ve belgeler TFF’nin ve hukuk kurullarının “doğru karar” alma yetisini sekteye uğratmıştır.

Fenerbahçe Spor Kulübü TFF’nin men kararı üzerine Tahkim Kurulu’na başvurmuş, kurul başvuruyu 25 Ağustos 2011 tarihinde görüşerek itirazı reddetmiştir. Karar metni şöyledir:

Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3. maddesi TFF’ye UEFA’nın yetkili organları tarafından verilmiş kararlara uyma yükümlülüğünü getirmiştir.  Aynı şekilde TFF Statüsü’nün 2. Maddesinin c, i ve l bentleri  ve 13. Maddesinin a ve k bentleri uyarınca da  gerek TFF’nin gerekse de TFF’ye üye olan futbol kulüplerinin FIFA ve UEFA’nın koyduğu tüm kural ve talimatlara uyma zorunluluğu bulunmaktadır. TFF Statüsünün  80. maddesinin II. fıkrası hükmü uyarınca da  TFF,  UEFA ve FIFA  kural ve talimatlarına uygun karar almak zorundadır.

Yine 2011-2012 Şampiyonlar Ligi Talimatı’nın (Regulation of the UEFA Champions League- 2011/2012 edition) 2.o4 maddesi, müsabakalara katılacak kulüplere UEFA Statü, talimat, karar ve düzenlemelerine uyacaklarını teyit zorunluluğu getirmektedir. Bu Talimatın 2.05 maddesine göre, 27 Nisan 2007’den beri yürürlükte bulunan UEFA Statüsünün madde 50/3 hükmü gereğince, bir kulübün ulusal veya uluslararası maçlarda maç sonucu belirlemeye yönelik bir faaliyetinden şüphe duyması halinde UEFA, bu kulübün şampiyonlar ligine  katılmasını engelleme kararı alabilmektedir.

Yukarıda yazılan mevzuat hükümleri çerçevesinde UEFA 23 Ağustos 2011 tarihinde TFF’ye gönderdiği yazılı bildirim ile gerekçesini de göstererek Fenerbahçe Spor Kulübünün bu seneki Şampiyonlar Ligine Katılma yeterliliği bulunmadığını belirtmiştir.
2011-2012 Şampiyonlar Liginin düzenleyicisi UEFA olup TFF UEFA’nın üyesidir. Fenerbahçe Spor Kulübü de TFF ‘nin üyesidir. Yukarıda anılan mevzuat ve 2011-2012 Şampiyonlar Ligi Talimatına göre üyelik yükümlülükleri uyarınca gerek TFF’nin gerekse de Fenerbahçe Spor Kulübü’nün UEFA’nın her türlü karar, talimat ve bildirimlerine uyma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu hukuki mevzuat kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda TFF Yönetim Kurulu’nun  24 Ağustos 2011 tarihli ve 7 sayılı toplantısında aldığı kararda mevzuat hükümlerine aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından yapılan itirazın ve yürütmenin durdurulması talebinin REDDİNE  (2011/ 294 K.);

Yani açıkça UEFA’nın  “Fenerbahçe Spor Kulübünün bu seneki Şampiyonlar Ligine Katılma yeterliliği bulunmadığını belirttiği”ni gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. Oysa CAS Hakimi Kısmet Erkiner “UEFA’nın CAS’a vermiş olduğu savunmanın 6.3 paragrafında UEFA ‘Şayet TFF elinde bulunan delillerden tatmin olmaz ve kulüp yetkililerinin şike yaptığı konusunda bir karara varamazsa, UEFA’ya kulübü Şampiyonlar Ligi’nden çekmenin erken bir karar olduğunu söyleme yetkisindedir. TFF bu savunmayla bize Fenerbahçe’yi ihraç edeceğini bildirmeseydi biz onu oynatırdık’ diyor” açıklamasını yaptı. M.Ali Aydınlar da istifa gerekçesinde bunu doğruladı.

Sonuç:

  • Tahkim Kurulu eksik ve kendisinden gizlenen belgeler nedeniyle yanlış bir karar vermiştir.
  • Tahkim Kurulu’nun duruşmasında TFF avukatı İlhan Helvacı’dır.

TFF Futbol Disiplin Talimatı‘nın 93. maddesi

Disiplin Kurullarının, kesinleşen bir kararında dayanılan delillerin gerçeğe aykırı oldukları veya kararı etkileyecek yeni bir delilin meydana çıktığı veya kararın yerine getirilmesi tamamlanmadan önce mevzuatta ilgililer lehine bir değişiklik yapıldığı takdirde; ilgili kişi veya kulüpler ile soruşturma merciileri, kararı veren Disiplin Kurulu’ndan yargılamanın iadesini talep edebilirler. Bu talep üzerine ilgili Disiplin Kurulu, inceleme sonucuna göre, önceki kararın değiştirilmesine yer olmadığına karar verebileceği gibi yeni bir karar da verebilir.

demektedir.

Şimdi bu hatanın düzeltilmesi için ne yapılacağını merak etmekte ve beklemekteyiz.

NOT: Konu twitter’da @futbolhukuku tarafından gündeme getirilmiştir. İkazı ve bilgilendirmesi için teşekkür ederiz.

Written by kesinofsayt

01 Şubat 2012 at 10:34

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ – 7 (OCAK 2012)

leave a comment »

1 Ocak 2012 – Pazar

  • Soruşturma öncesine kıyasla Fenerbahçe’nin piyasa değeri yüzde 43, Beşiktaş’ın yüzde 35,Galatasaray’ın yüzde 56 ve Trabzonspor’un ise yüzde 36 düştü.

4 Ocak 2012 – Çarşamba

5 Ocak 2012 – Perşembe

  • Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı 58. maddeyi görüşmek üzere yaptığı toplantı sona erdi. Kulüpler Birliği Başkanı Yıldırım Demirören toplantının ardından açıklama yaptı. Demirören: 58. maddeyle ilgili karar Futbol Federasyonu’na aittir.’ diye konuştu.
  • UEFA’dan yapılan açıklamada, “Son gelişmelerin ardından, UEFA, Türkiye Futbol Federasyonu’nun şike sorununu çözmek konusunda tek sorumlu olduğunu ve Türkiye’deki futbolun geleceği için uygun önlemleri almak ve cezaları vermek için tek sorumlu olduğunu açıklamak gereği duymuştur. UEFA’nın ülke federasyonlarının özgürlüğü ve özerkliğine saygıdan dolayı Türkiye Futbol Federasyonu’nun iç işlerine karışması söz konusu değildir. Ancak Türkiye’den bir talep gelirse, UEFA tavsiyede bulunabilir ve özerklik hakkını koruyarak TFF’ye destek verebilir. Fakat UEFA şike soruşturmasındaki gelişmeleri takip etmektedir ve şike davası Avrupa Kupaları’ndan birini etkilerse, UEFA müdahale edebilir. Bu konuda öncelik futbolun geleceğidir” denildi.

6 Ocak 2012 – Cuma

  • TFF, hukuki konularda karar alma yetkisini hukuk kurullarına devretti.

8 Ocak 2012 – Pazar

  • Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, TV8’de yayınlanan ‘Her Şey Futbol’ programının yorumcusu Faik Çetiner’e bir mektup göndererek “14 Şubat’ta yapacağım savunmayla yer yerinden oynayacak, Türkiye sarsılacak” ifadesini kullandı.

9 Ocak 2012 – Pazartesi

  • Fenerbahçe 3 – 1 Gaziantepspor
  • Trabzon’da bir açılışa katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Trabzonspor’un hakkı olan şampiyonluk kupasını almak için çok ince ayarlı bir çalışma yaptıklarını söyledi.

10 Ocak 2012 – Salı

  • Trabzonspor’a HES’ten 10 milyon dolar gelecek.
  • Sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan Lefter Küçükandonyadis Aziz Yıldırım’a bir mektup gönderdi.

12 Ocak 2012 – Perşembe

  • UEFA, Cornu’nün raporunun CAS dosyasından çıkartılmasını talep etti.
  • AKP milletvekili Hakan Şükür “Galatasaray bunun içinde değildi. Futbolda bu soruşturma sürecinde, mahkemenin başlayacağı süreçte çok farklı şeyler duyabiliriz” dedi.
  • Türkiye A2 Milli Futbol Takımı’nın eski teknik direktörü Pierre van Hooijdonk TFF’den maaşını alamadığını açıkladı.

13 Ocak 2012 – Cuma

  • Lefter Küçükandonyadis vefat etti.
  • Aziz Yıldırım 58. maddenin değiştirilmesinin kabul edilemez olduğunu açıklayan bir mektup gönderdi, “gerekirse biz kendimizi düşürürüz” dedi.

14 Ocak 2012 – Cumartesi

  • Aziz Yıldırım Lefter’in vefatı nedeniyle bir mektup gönderdi.
  • AKP milletvekili Hakan Şükür “Trabzonspor, Fenerbahçe ile ligi aynı puanda bitirmiş, şampiyon gibi algılanması gereken bir takım, yani bir nevi o ligin şampiyonudur” dedi.
  • CAS hakimi Erkiner, katıldığı bir televizyon programında ‘Belge sunma vakti geçti. Ben UEFA’nın belgeleri geri çektiği bir duruma da hiç rastlamadım. Fener’in onayı olmadan yapılmaz.’ ifadelerini kullandı.

15 Ocak 2012 – Pazar

  • Lefter Küçükandonyadis Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda binlerce taraftarın katıldığı bir törenle son yolculuğuna uğurlandı.
  • Lefter’in cenaze törenine katılan başbakan ıslıklandı.
  • Hakan Şükür’den Fetullah Gülen’e övgü

16 Ocak 2012 – Pazartesi

  • Manisaspor 1 – 2 Fenerbahçe
  • Fenerbahçe Spor Kulübü Sportif Direktör ve Teknik Sorumlu Aykut Kocaman ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar arasında  herhangi bir puan pazarlığı ya da bu anlama gelebilecek bir görüşme yapılmadığını açıkladı.
  • MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım için tahliye kararının çıktığını iddia etti.
  • Galatasaray Kulübü, avukatları aracılığıyla Futbol Federasyonu’na ihtarname çekti.

18 Ocak 2012 – Çarşamba

  • Özel yetkili savcılık tarafından yürütülen ‘Futbolda şike soruşturması’ dosyasından ayrılan ve Galatasaray Spor Kulübü ile ilgili olan soruşturmada görevsizlik kararı verildi.

19 Ocak 2012 – Perşembe

  • Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, yönetim kurulu üyesi Yunus Egemenoğlu ve Baş Hukuk Müşaviri İlhan Helvacı, UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino ve Cornu’nun yerine dosyayı üstlenen Aleys Bell ile görüştü.

20 Ocak 2012 – Cuma

  • Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, UEFA ile yaptığı toplantının ardından Spor Toto Süper Lig kulüplerinin başkanlarıyla bir araya geldi.Yapılan toplantının ardından Fenerbahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir ve Asbaşkan Ali Koç toplantı sonrasında açıklamalarda bulundu.

21 Ocak 2012 – Cumartesi

23 Ocak 2012 – Pazartesi

  • Fenerbahçe’nin UEFA ve TFF’ye karşı CAS’ta devam eden davasının duruşma tarihi 22 Mart 2012 Perşembe olarak açıklandı.

24 Ocak 2012 – Salı

  • Fenerbahçe başkan vekili Nihat Özdemir ve asbaşkan Ali Koç Lig TV’de gündeme ait soruları yanıtladılar.
  • Lütfi Arıboğan Sports TV’ye konuştu.

25 Ocak 2012 – Çarşamba

26 Ocak 2012 – Perşembe

  • Aziz Yıldırım TFF Genel Kurulu’na 58. madde ile ilgili bir mektup gönderdi.
  • TFF Genel Kurulu 58.maddenin bir kereliğine değişmesini reddetti.
  • Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, “bir defalık af” isteyen “puan silme” önergesinin Genel Kurul’da reddedilmesinin ardından “Hayırlısı oldu. 8 takım düşmez; 1-2 takım düşer o kadar” yorumunda bulundu.
  • Ünal Aysal “Mehmet Ali Aydınlar istifa ederse kurgu bozulurdedi.

27 Ocak 2012 – Cuma

  • Fenerbahçe Moussa Sow’u transfer etti.

28 Ocak 2012 – Cumartesi

  • TFF, olağanüstü genel kurulu öncesinde Spor Toto 2.Lig ve 3.Lig kulüp başkanları ile yapılan toplantı hakkındaki haberleri yalanladı.

29 Ocak 2012 – Pazar

30 Ocak 2012 – Pazartesi

  • Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun federasyonun yol haritasını belirlemek için yaptığı toplantı sona erdi. Başkan M.Ali Aydınlar  ve Yönetim Kurulu göreve devam etme kararı aldı.

31 Ocak 2012 – Salı

TFF Başkanı M.A.Aydınlar, Başkanvekili Lütfi Arıboğan, Başkanvekili Göksel Gümüşdağ istifa ettiler.

M.A.Aydınlar istifa gerekçeleri arasında, TFF’de kendisinden bilgi saklanmasını da gösterdi.

Aydınlar’ın istifasında CAS Hakimi Kısmet Erkiner’in söyledikleri etkili oldu.

TFF Başkanlığına ilk aday Trabzonlu İbrahim Hacıosmanoğlu oldu. Hacıosmanoğlu için video1, video2.

Ligde oynayacağı Antalyaspor maçı öncesinde Galatasatay Antalyasporlu Necati Ateş ile anlaştı.

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 1 – (Temmuz 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 2 – (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 3 – (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 4 – (Ekim 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 5 – (Kasım 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 6 – (Aralık 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 8 (Şubat 2012)

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ – 6 (ARALIK 2011)

leave a comment »

1 Aralık 2011 – Perşembe

  • Kulüpler Birliği Vakfı, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa’da yapılması düşünülen değişikliklerin bir an önce sonuçlandırılmasını istedi.

2 Aralık 2011 – Cuma

  • 6222 no’lu yasada yapılan değişiklikler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından veto edildi.
  • UEFA Genel Sekreteri Gianni İnfantino’nun, olay adam Pierre Cornu’yu 20 gün tatile gönderdiği öğrenildi.

3 Aralık 2011 – Cumartesi

4 Aralık 2011 – Pazar

  • İBB’nin ilk 11’deki oyuncusu Can Arat federasyon temsilcisi tarafından men edildi.

5 Aralık 2011 – Pazartesi

  • Cumhurbaşkanı Gül’ün şike yasasını veto etmesinin ardından AK Parti’den tepki geldi. Grup Başkanvekili Elitaş, ‘Karara saygılıyıza ama Meclis iradesi öne çıkar’ dedi.
  • Ankaragücü Kulübü çalışanlarından şike ve teşvik operasyonunda açıklanan iddianame sonrası stada giremeyecek isimler arasında bulunan Yadigar Boğa’nın ne zaman hangi yönetimle çalıştığını 25 yıldır çalışan personeller dahi bilmiyor.
  • Savcılık 68 kişiye statlara giriş yasağı koydu.

6 Aralık 2011 – Salı

  • AK Parti Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderilen şike yasasına ilişkin “yasayı referanduma götürelim, eğer geçerse istifa ederim” dedi.

7 Aralık 2011 – Çarşamba

  • Galatasaray 3 – 1 Fenerbahçe
  • Haluk Ulusoy, Saffet Ulusoy ve Mehmet Atalay’ın İçinde Bulunduğu Asansör 3. kattan aşağıya düştü.
  • Şampiyonlar Ligi’nde Lyon deplasmanda Dinamo Zagreb’i 7-1 mağlup ederek gruptan “mucizevi” şekilde çıktı.
  • Trabzonspor grubunda 3. olarak Avrupa Ligi’ne katılma hakkını elde edince aynı sezonda 2 kere Şampiyonlar Ligi’nde 2 kere de Avrupa Ligi’nde mücadele eden ilk ve belki de son takım olma unvanına kavuştu.
  • Rıdvan Dilmen Sabah Gazetesi’nden ayrıldı.

8 Aralık 2011 – Perşembe

  • Türkiye Futbol Federasyonu Oğuz Çetin, Engin İpekoğlu ve Raşit Çetiner’in sözleşmelerini feshettiğini açıkladı.
  • İsviçre Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu FC Sion’un Lozan, FC Thoune, FC Basel, FC Lucerne ve Grashopper maçlarında kazandığı puanları iade etti.

9 Aralık 2011 – Cuma

  • Kulüpler Birliği Vakfı toplantısının ardından Yıldırım Demirören ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar açıklamalarda bulundu. Aydınlar: “Şahıslarla ilgili kararı hemen vermek istiyoruz. Ancak kulüplerle ilgili kararımız sezon sonunda verilecek” diye konuştu.
  • Şike iddianamesi mahkeme tarafından kabul edildi. Olgun Peker’in bir numaralı sanık olduğu dava 16. Ağır Ceza’da görülecek. İlk duruşma 14 Şubat’ta yapılacak.

10 Aralık 2011 – Cumartesi

  • Aziz Yıldırım iddianameyi “iddialar yığını” olarak adlandırarak gerçeklerin en kısa sürede ortaya çıkacağını açıkladı.
  • BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den geri dönen Şike Yasası’na destek vermeyeceklerini açıkladı.

12 Aralık 2011 – Pazartesi

  • Bursaspor 0 – 2 Fenerbahçe
  • İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin şike soruşturması iddianamesinin kabulüyle tahliyelerine karar verdiği Beşiktaş Asbaşkanı Serdal Adalı, Teknik Direktör Tayfur Havutçu, Beşiktaş Protokol Müdürü Ahmet Ateş, İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın, Eskişehirspor Eski Sportif Direktörü Ümit Karan, Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay ve Diyarbakırspor Eski Başkanı Abdurrahman Yakut Metris Cezaevi’nden çıktılar.

14 Aralık 2011 – Çarşamba

  • Cumhurbaşkanı Gül, 6222 sayılı yasadaki değişiklikleri onayladı.

15 Aralık 2011 – Perşembe

  • Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), Sion kulübünün, UEFA Avrupa Ligi’ne tekrar dahil edilmesi yönündeki talebini reddetti.

16 Aralık 2011 – Cuma

  • Futbol Federasyonu Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Atalay, gündemdeki şike soruşturmasıyla ilgili incelemelerinin sürdüğünü belirtti.
  • Uzun süredir haftalık basın toplantılarını gerçekleştirmeyen Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, medyanın karşısına çıktı ve son günlerdeki gelişmeleri değerlendirdi. Güneş, Fenerbahçe’den hükümete, hukukçulardan taraftarlara kadar bir çok kesimi eleştirirken sert mesajlar verdi.
  • Fenerbahçe Spor Kulübü Trabzonspor’a karşı “Susuyoruz” başlıklı bir mesaj yayınladı.
  • Kayserispor Galatasaray’ın Amrabat’la kendilerinden habersiz görüşmesine tepki verdi: “Galatasaray, değişik sezonlarda oyuncularımız Gökhan Ünal, Mehmet Topuz, Ali Turan, Cangele ve son olarak da Amrabat’la birlikte etik olmayan, sözleşmesi süren futbolcularımıza çengel atıp, ayartmayı alışkanlık haline getirdi.”

18 Aralık 2011 – Pazar

  • Fenerbahçe 1 – 0 Trabzonspor
  • Fenerbahçe taraftarı Kadıköy’de “sandık” pankartı açtı.
  • Spor Toto Süper Lig’in yayın hakkına sahip olan Digitürk, 100 milyon doları aşan zararının giderilmesi için TFF ve kulüplerden olumlu yanıt alamazsa, mahkemeye başvuracak.
  • FIFA, İsviçre Futbol Federasyonu’nu uyardı, FC Sion sorununun çözülmemesi durumunda üyeliğinin askıya alınacağını açıkladı.

20 Aralık 2011 – Salı

  • Fenerbahçe Spor Kulübü Trabzonspor’a “Fenerbahçe Sahada Konuşur” başlıklı bir yanıt verdi.
  • TFF’nin Temmuz’da görevlendirdiği Etik Kurulu’nun kozmik odada 26 klasör belge inceleyerek hazırladığı şike raporu sızdırıldı.

21 Aralık 2011 – Çarşamba

22 Aralık 2011 – Perşembe

  • Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, Fransa’ya tepki olarak Fransa futbol ve basketbol liglerindeki karşılaşmaları bahis oyunu İddaa bülteninden çıkardı.
  • Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili, “Sayın Aysal’la aramızda gergin bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Bu dönem çok karışık. Göreceksiniz, kısa süre sonra Galatasaray’ın da bizim desteğimize ihtiyacı olacak” dedi.

23 Aralık 2011 – Cuma

  • İtalya’da şike dalgası operasyonu sürerken, itirafta bulunan bir futbol organizatörü Galatasaray ile Bellinzona arasında oynanan UEFA Kupası 1. tur karşılaşmasında şike yapıldığını öne sürdü.

25 Aralık 2011 – Pazar

  • Fenerbahçe taraftarı Kadıköy’deki mitingde buluştu.

27 Aralık 2011 – Salı

  • Ünal Aysal “Ben Alper Potuk için Eskişehir’in istediği 5 milyon Euro’yu vereceğime, gider Arsenal’den yerinin en iyisi, hazır bir oyuncu alıp Türkiye’ye getirmeyi tercih ederim” dedi.

28 Aralık 2011 – Çarşamba

  • Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu 26 Ocak 2012 Perşembe günü TFF Olağanüstü Genel Kurulu yapılmasına karar verdi.

30 Aralık 2011 – Cuma

  • İsviçre Futbol Federasyonu, FIFA ile mahkemelik olan Sion kulübünün 36 puanının silinmesine karar verdi.
  • TFF’nin küme düşme cezasını düzenleyen 58. maddenin değiştirilmesi için olağanüstü genel kurul kararı alması, Sarı-Kırmızılı yönetimi küplere bindirdi. Başkan Ünal Aysal, başkan yardımcısı Adnan Öztürk’ü görevlendirdi. Öztürk, ilk toplantıda çok sert ifadelerle Kulüpler Birliği’nden ayrıldıklarını açıklayacak.

31 Aralık 2011 – Cumartesi

  • Sadri Şener, DHA’ya yaptığı açıklamada, “Kulüpler Birliği neden bizi savunmuyor. Sürekli olarak PFDK’ya sevk ediliyoruz. Buna tepki olarak biz de Kulüpler Birliği’nden ayrılmayı düşünüyoruz” diye konuştu.

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 1 – (Temmuz 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 2 – (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 3 – (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 4 – (Ekim 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi 5 – (Kasım 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 7 (Ocak 2012)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 8 (Şubat 2012)

ÜNLÜ TÜRK YALANLARI – 5: TFF (BODRUM BODRUM)

leave a comment »

MFÖ’nün unutulmaz parçası Bodrum Bodrum “nasıl anlatsam, nerden başlasam” diye başlar. TFF yalanlarını yazmaya oturunca aynen böyle hissettim. Gerçi bu yazıyı “Ünlü Türk Yalanları” yerine Ünlü Türk Dansözleri diye bir seri açıp yazmak da gelmedi değil içimden.

3 Temmuz süreci boyunca net bir karar vermekten sürekli kaçınan, bu nedenle de bir söylediği bir söylediğini, bir yaptığı diğer yaptığını tutmayan bir federasyon izledik. TFF başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın sürekli “bir aradayız, birlikteyiz” demesine rağmen, yönetim kurulundaki çalışma arkadaşlarıyla ciddi sorunlar yaşadığı yapılan açıklamaların çelişkili olmasından anlaşılıyor. Özellikle Lütfi Arıboğan – İlhan Helvacı ikilisinin Mehmet Ali Aydınlar’ı süreç boyunca yeterli ve doğru bilgilendirmediği çok net…

3 Temmuz günkü gözaltıların ardından TFF ilk açıklamasını 11 Temmuz günü yaptı. Buna göre “liglerin planlandığı gibi başlayacağı, Süper Kupa’nın oynanacağı, ligin UEFA’ya tescil edildiği şekliyle bildirildiği” açıklandı.

“3 Temmuz tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı taraından başlatılan şike soruşturması federasyonumuzca yakından takip edilmektedir. Bugün saat 14.00’te Süper Lig kulüplerinin başkanlarıyla bir araya geldik ve konuyu değerlendirdik. Daha sonra yönetim kurulumuz toplanarak, şimdi belirteceğim kararları almıştır. Bu konuda tüm kamuoyunun soğukkanlılıkla ve sağduyuyla hareket etmesini bekliyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu’nun elinde herhangi bir delil ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenle herhangi bir işlem de başlatılamamaktadır. Bu konudaki disiplin soruşturması, Cumhuriyet Savcılığı’nın iddianamesini hazırlayıp mahkemece bu iddianamenin kabul edilmesinden sonra başlatılacaktır. Alacağımız kararların, toplumun tüm kesimlerini mutlu etmeyeceğinin bilinci içindeyiz. Biz en doğru kararı vermeye çalışacağız. Bugün birlik ve beraberlik günüdür. Bu konuda tüm kamuoyunun desteğini rica ediyoruz. Bu süreçte UEFA ve FIFA ile sürekli temas içinde bulunacağız.

Lig planlandığı şekilde 5 Ağustos tarihinde başlayacaktır.

31 Temmuz tarihinde Süper Kupa Finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacaktır. Lig planlandığı şekilde devam edecektir. Daha önceki fikstür çekim tarihi aynen geçerlidir.

Elimizde delil olmadan, belge olmadan vereceğimiz kararın doğru olmayacağını düşünüyoruz. En doğru kararı verebilmek için mutlaka en doğru belgenin iddianame olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle iddianameyi bekleyeceğiz. Bugün oturup yönetim kurulunca bir karar veremeyiz. Lig, tescil edildiği şekilde UEFA’ya bildirilmiştir.

Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’ne direkt olarak, Trabzonspor ise ön eleme oynayarak gidecek.  Bu işten en az zararla Türk futbolunu çıkartacağız. Bu konuda bize güvenin ve bizi destekleyin.”

Üstünden bir hafta kadar geçmişti ki Süper Kupa maçının ertelendiği açıklandı. Şüphesiz bu kararda Beşiktaş’ın 14 Temmuz tarihinde, dava sonuçlanana kadar Türkiye Kupası’nı iade ettiğini açıklaması da etkili oldu. Gerçi kupa hala BJK Müzesi’nde durmaya devam ediyor, Beşiktaş bu kupa sayesinde gittiği Avrupa kupaları maçlarına devam ediyordu, ama bu içinde bulunduğumuz “akıl tutulması”nda çok şey ifade etmiyordu birçok insana.
TFF’nin bu açıklamasından sonra bir daha Süper Kupa’nın akıbeti hakkında bilgi alınamadı.

TFF, birkaç gün sonrasında, 22 Temmuz’da, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün açıklamasına cevap verdiği yazısında Süper Kupa finalinin ertelenmesini bir kez daha savundu.

25 Temmuz tarihine kadar liglerin planlandığı gibi başlayacağını söyleyen TFF bu tarihte Süper Lig’in 9 Eylül’de, Bank Asya Ligi’nin 10 Eylül’de başlayacağını açıkladı.

Ertesi gün, Spor Toto Süper Lig kulüplerinin temsilcileriyle yapılan toplantının ardından açıklama yapan Mehmet Ali Aydınlar “şike iddialarıyla ilgili süreci sezon başlamadan tamamlamak istediklerini” söyledi.

M.A.Aydınlar 10 Ağustos tarihinde, “futbolda şike soruşturmasıyla ilgili incelemelerimizi önümüzdeki hafta sonlandırmayı planlıyoruz” diyerek 26 Temmuz’daki açıklamalarının geçerli olduğunun teyidini verdi.

Ancak 15 Ağustos’ta, Etik Kurulu’nun raporunun ardından “federasyonumuzca, iddianamenin kabulüne bağlı olarak gizlilik kararının kalkmasını müteakip, derhal şüpheli kulüp ve gerçek kişilerin savunmaları alınacak, bu savunmalar ve tüm soruşturma evrakı incelenmek suretiyle, Etik Kurulu’ndan nihai rapor istenecek daha sonra da hukuka ve adalete uygun bir karar verilecektir” diyerek kararın iddianameden sonraya ertelendiği açıklandı.

Bir hafta sonra, 22 Ağustos’ta UEFA Baş Hukuk Müşaviri Pierre Cornu ile birlikte Mehmet Berk’i ziyaret eden M.A.Aydınlar adliye çıkışında yaptığı açıklamada “UEFA sadece bilgi amaçlı geldi, bilgi aldı” dedi. ”UEFA’nın hazırlayacağı raporun nasıl bir yaptırımı olacak ya da yaptırımı olacak mı?” sorusunu ise ”UEFA, rapor hazırlamayacak. Rapor hazırlamak için gelmediler, sadece görüştüler” diye yanıtladı.

24 Ağustos’ta “Böyle bir ortamda biz nasıl karar verebiliriz. Toplumun bir kesiminde ‘Federasyon işi savsaklıyor’ gibi bir algı söz konusu. Biz burada işin ne kadar ciddi olduğunu ama insanların savunma hakkını kullanmadan karar açıklanmayacağını söylüyoruz” açıklaması geldi.

9 Eylül tarihinde, 2011-12 sezonunun korunması amacıyla, şike soruşturması süreci sezon içinde sonuçlansa da  kararların sezon sonunda alınmasına karar verildiği açıklandı.

Fenerbahçe’nin CAS’ta UEFA ve TFF aleyhine açtığı tazminat davasının gelişimi ise apayrı bir hikaye.

29 Kasım tarihinde Fenerbahçe Asbaşkanları Ali Koç ve Abdullah Kiğılı, Yönetim Kurulu üyesi Ali Yıldırım ve kulüp avukatı Emin Özkurt bir basın toplantısı yaparak, resmi belgelere dayanarak yaptıkları açıklamalarla, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilme kararının TFF’ce UEFA’ye telkin edildiğini açıkladı.

TFF’nin 15 Ağustos’ta yaptığı basın toplantısından alıntılar yapan Ali Koç, “Ayrıca o toplantıda o gün anlam veremediğimiz ancak bugün çok daha iyi kavradığımız 2 ilginç bilgi paylaşıldı. İlki gizliliği bulunan Etik Kurul Raporu’ndan sadece Fenerbahçe ile ilgili bir bölüm okundu. İkincisi bir soru üzerine Federasyon Başkanımız ’Kendisini şüpheli gören varsa Avrupa’ya gitmesin’ diye açıklama yaptı.

TFF bu iddialara bir basın toplantısıyla yanıt verdi: UEFA Müfettişi Yalan Söylüyor

TFF açıklamasında ilgi çeken bir başka kısım ise şuydu:

Olaylarla ilgili detaylara geçmeden ilk olarak şunu hatırlatmak isteriz…

3 Temmuz’dan beri Fenerbahçe Kulübü yöneticileri tarafından en çok dile getirilen olguların başında, masumiyet karinesi gelmektedir. Böyle hassas bir konuda, sadece sayın Pierre Cornu’nun gönderdiği savunma dikkate alınarak, Türkiye Futbol Federasyonu’na sorulmadan, konuyla ilgili bilgisi ve görüşü alınmadan yapılan açıklamalar, masumiyet karinesinin en bariz şekilde ihlalidir. Eğer sadece sayın Cornu’nun açıklamalarını dikkate alarak, Federasyonumuzun Başkanvekilini ve bir görevlisini “suçlu” ilan etmemiş olsalardı ve savunma haklarına riayet etselerdi, biz kendilerine sürecin bambaşka bir şekilde geliştiğini aktarabilirdik.

Fenerbahçe’nin TFF’ye yanıtı gecikmedi:

Öte yandan, bizim de açıklamalarımıza da dayanak oluşturan Sayın Cornu’nun CAS’a verdiği savunma dilekçesi, TFF Başkanı Sayın Aydınlar’ın söylediği gibi 18 Kasım 2011 tarihli değil 3 Kasım 2011 tarihlidir (aşağıda görülmektedir). TFF Başkanı “Fenerbahçe keşke bizimle iletişime geçse ve sorsa” demektedir. Oysa 18 Kasım 2011 tarihi Fenerbahçe’nin Sayın Aydınlar ile temasa geçerek kendisine bu belgeyi sorduğu tarihtir. Anlaşılan o ki kulübümüzün bu belgede yazanları kendisine sormasından sonra TFF Başkanı belgenin detaylarından haberdar olmuş ve harekete geçilmesi talimatı vermiştir. Bunun hemen ardından da bugün açıklamalarına dayanak oluşturan ancak henüz bir yanıt alamadıkları 21 Kasım 2011 tarihli mektup yazılarak UEFA’ya gönderilmiştir

TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar 4 Aralık 2011 tarihinde Kanaltürk’teki Telegol Programı‘na bağlanarak açıklamalar yaptı.  Aydınlar, Şampiyonlar Ligi’ne gitmeme kararını önce Nihat Özdemir ve Ali Koç’un aldığını, Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne alınmasıyla olayın şeklinin değiştiğini söyledi.

Fenerbahçe’nin avukatı Emin Özkurt’un kendilerini zan altında bıraktığın söyleyen Aydınlar şöyle devam etti: ” ‘Biz TFF’ye gittik bu yazı blöf dedik, olumsuz yanıt verin’ dedik diyor. İlk defa yaşanan süreci, gerçekleri açıklıyorum. Bu yazı TFF’ye geldiğinde kulüp başkanları ile toplantı halindeydik. Fenerbahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir ile Asbaşkan Ali Koç da toplantıdaydı. Biz toplantıdan çıkınca yazının İngilizcesini Ali Koç’a, Türkçesini ise Nihat Özdemir’e verdim. Yanımızda 2 arkadaş daha vardı bu sırada. Bu yazıyı okuduktan sonra Nihat Bey ‘Tamam başkan biz karar alıp katılmama kararını vereceğiz’ dedi.”

Fenerbahçe ise bu açıklamaya resmi sitesinden hemen yanıt verdi:

TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar, dün, UEFA Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmememizle ilgili programa, avukatlarımızdan Sayın Emin Özkurt’a cevap vermek amacıyla katılmış; UEFA’dan gelen ilgili mektubu Başkanvekilimiz Sayın Nihat Özdemir ve Asbaşkanımız Sayın Ali Koç ile paylaştığını, yöneticilerimizin bu mektubu gördükten sonra; “Şampiyonlar Ligi’ne katılmama kararı alırız” dediğini iddia etmiştir.
Bu iddia kesinlikle gerçekleri yansıtmamaktadır.
Sayın Aydınlar, 23 Ağustos 2011’de gerçekleşen toplantıda söz konusu evrakı, Türkçe tercümesiyle birlikte yöneticilerimizle paylaşmış; bu doğrultuda TFF’nin kulübümüze göndereceği mektubu da yöneticilerimize tebliğ etmiştir.  Bu mektuba istinaden 24 Ağustos 2011, saat 12:00’ye kadar turnuvadan çekilme yönündeki kararımızı kendilerine bildirmemizi talep etmişlerdir.
Yöneticilerimiz, bu talep karşısında konunun Yönetim Kurulu’nda istişare edilmesi gereğini aktararak, TFF’den ayrılmıştır.Yönetim Kurulumuz, aynı gece konuyu görüşerek turnuvadan çekilme kararının alınmasının mümkün olamayacağı kararına varmıştır.
Sayın Ali Koç, yönetim kurulumuz adına, 24 Ağustos 2011 sabahı, Sayın Aydınlar’ı arayarak, bu süre zarfında böyle bir karar alınmasının mümkün olmadığını, ayrıca böyle bir kararın hukuki haklarımızın tamamından feragat anlamına geleceğini kendisine iletmiştir.
Aynı açıklamada bu bilgilerden sonra “Dikkat Çeken Bir Çelişki Daha” diyerek önemli bir ayrıntı aktarılıyor:
Kulübümüzün, 29 Kasım 2011’de düzenlediği basın toplantısına cevaben, bir gün sonra, medyanın karşısına geçen Sayın Aydınlar,UEFA yetkilisi Sayın Cornu’nun beyanı ile ilgili aşağıdaki ifadeleri kullanmıştır.
30.11.2011 TFF BasınToplantısı, TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar:
” … UEFA’dan henüz bu mektubu reddeden bir yazı ulaşmamıştır. Sayın Ali Koç bizimle görüşseydi bizim verdiğimiz bu beyanı görecekti…biz böyle bir konu gelmiş cevap vermişiz. Böyle birşeyden rahatsız olan bir taraf varsa onlar neden bize sormaz. Bakın sizin hakkınızda böyle söyleniyor demez…bunu neden Fenerbahçe’nin basın toplantısında onlara sormadınız???”
Yani, kulübümüzün Sayın Cornu’nun beyanı ile ilgili kendisi ile temasa geçilmediğinii söylemiştir. Ancak, Sayın Aydınlar dün gece telefonla bağlandığı TV programında bu kez şu ifadeleri kullanmıştır.
04.12.2011 Telegol Programı,TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar:
“Bu belgeden 18 Kasım’da haberim oldu. O gün öğleden sonra Cihan Kamer (Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyesi) federasyona geldi. Cihan Kamer bana böyle bir yazıdan bahsetti. Ben de “evet bugün öğrendik ama bu ifadeler tamamen yanlış” dedim. Bu yazının doğru olmadığını bildireceğiz dedim.”
Yukarıdaki ifadeler Sayın Aydınlar’ın söylemleri arasındaki çelişkiyi net bir biçimde ortaya koymaktadır. Son günlerde yaşanan ve merkezinde TFF ve yöneticilerinin  bulunduğu bu çelişkilerle ilgili yorumu kamuouyunun takdirine bırakırız.
TFF – UEFA – Fenerbahçe – CAS dörtgenindeki ilişkiler, ifadeler ve beyanları daha önceki bir yazımızda bulabilirsiniz.
Ayrıca yine TFF’den bir başka ismin, Lütfi Arıboğan’ın yalanına da şuradan ulaşabilirsiniz.

TFF Başkanı Aydınlar 9 Aralık 2011 tarihinde sezonun aynen bu şekliyle sona ereceğini bir kez daha açıklıyordu.

”Biz daha önce açıklamıştık, sezon bu şekliyle sona erecek. Biz şahıslar hakkında kararı mümkün olan en kısa sürede vermek istiyoruz. Tabii bunun için de şahısların savunmalarını almamız gerekiyor. Kulüplerin de aynı şekilde savunmalarını almamız gerekiyor. Bayağı ciddi sayıda kulüp ve şahıs ismi geçiyor. Bunların bir kısmı da tutuklu, yasa değişikliğiyle ne olur, bilmiyorum. Belki yasa değişikliğiyle tutuklular serbest kalırsa o zaman işimiz daha kolaylaşabilir. Aksi takdirde bir de tutukluların ifadesinin alınması veya savunmalarının alınması süreci yaşanacak. Şahıslarla ilgili kararı mümkün olan en kısa sürede vermek istiyoruz. Ama kulüplerle ilgili kararımızı sezon sonunda vereceğiz.

Daha önce “ben oldukça 58. madde değişmeyecek” diyen Aydınlar 25 Aralık’ta bu söylemin tek kişilik bir kararın sonucu olmadığını açıkladı.

Özel işleri nedeniyle Singapur’da bulunan Aydınlar, Bugün Gazetesi’nin bu konudaki sorularını yanıtladı. “58. madde değişmeyecek” şeklinde açıklamayı tek başına yaptığı için yönetim kurulunun bazı isimlerinden eleştiri aldığı iddialarını kabul etmedi. Aydınlar, “Evet, küme düşmenin asla kaldırılmayacağını söyledim. Fakat bunu, yönetim kurulumuzda daha önce konuştuğumuz için söyledim. Madde için yeniden görüş alışverişinde bulunmaya gerek görmedim” dedi. Başkan Aydınlar, Federasyon’da kararların tek kişinin ürünü olmadığını ve oybirliği ile çıktığını sözlerine ekledi. Kendisine 58. maddenin değiştirilmesiyle ilgili yönetim kurulundan bir istek gelmediğini özellikle vurguladı. “Tüm kararlarımızı oy birliğiyle alırız” diye konuştu.

Bu arada son toplantıda, şike ve teşvik primine küme düşme cezası getiren maddenin yüzeysel konuşulduğu öğrenildi. Sızan haberlere göre yönetimde bulunan bazı isimler bu maddenin tartışmaya açılmasını istiyor ve değiştirilebileceği yönünde görüş belirtiyor. Aydınlar’a da bu konudaki fikirlerini önümüzdeki günlerde açacakları belirtiliyor.

İstifa edeceği yönündeki iddialara yanıt veren Mehmet Ali Aydınlar, “Herkes her şeyi konuşuyor. Boşverin bunları. Görevimin sonuna kadar buradayım” diyerek sözlerini tamamladı. Bu arada Mehmet Ali Aydınlar, geçtiğimiz haftalarda yazarımız Engin Verel’e “Üç yıl daha Federasyon Başkanıyım. Bu pisliği temizlemeden gitmem. Gerekirse bir üç yıl daha görev yaparım” açıklamasıyla gündeme gelen konuya nokta koymuştu.

TFF Yönetim Kurulu 8 Ocak 2012 tarihinde 58. maddenin değişmemesi kararı aldı.

Hafta içinde toplanan Kulüpler Birliği’nin “58. maddede revizyona gidilmesi gerekir” şeklinde karar almasına karşın, TFF yönetimi “Kesinlikle değişmeyecek” görüşüne vardı.

14 Ocak’ta Kulüpler Birliği Vakfı ile yapılan toplantıda Aziz Yıldırım’ın cezaevinden gönderdiği mektup üzerine Aydınlar’ın istifayı düşünmeye başladığı sızdırıldı.

Aynı toplantıda, daha önce defalarca cezaların sezon sonuna bırakılacağını açıklayan Aydınlar, bu kez cezaların play off maçları öncesinde karara bağlanması gerektiğini söyledi.

Milliyet’in haberine göre; Toplantıda açıklamalarda bulunan Aydınlar, şike ve teşvik iddialarının incelendiğini, cezaların ise play-off maçları öncesinde karara bağlanması gerektiğini söyledi. Türk futbolunun patronu, UEFA’nın 58. maddenin şu anda değişmesine soğuk baktığına da vurgu yaparak, bir önce karar almamaları durumunda 3 yıl Avrupa kupalarından men cezasıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

16 Aralık tarihinde TFF Yönetim Kurulu İstanbul’da toplandı ve şu açıklamayı yaptı:

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu göreve başladığı günden itibaren, Türk futbolunun girdiği kaostan çıkması için elinden gelen iyi niyetli çalışmayı göstermiştir. Özenli, objektif ve hukuki prensipler içerisinde yönetim anlayışını sürdürmüş, sürdürmeye de devam edecektir.

13 Ocak Cuma günü yapılan TFF-Kulüpler Birliği toplantısında, tüm kulüp başkanları tek tek dinlenmiş ve görüşleri alınmıştır. Bu görüşler, 16 Ocak’taki TFF Yönetim Kurulu’nda ayrıntılı olarakdeğerlendirilmiştir. Yapılan bu değerlendirme sonucunda, 26 Ocak2012’de yapılması planlanan TFF Olağanüstü Genel Kurulu, önceden ilan edilen gündem maddeleri ile gerçekleştirilecektir.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun bugüne kadar aldığı her karar ve yaptığı her işlem; TFF Kanununa, Statüsüne ve hukuki düzenlemelerine uygun olduğu gibi; FIFA ve UEFA’nın uluslararasıkural ve düzenlemelerine de harfiyen uygundur. 26 Ocak’ta yapılacak TFF Olağanüstü Genel Kurulu ve kurulda varılacak her sonucun da aynı bu prensibe uygun olacağına inancımız sonsuzdur.

Tüm kamuoyu bilmelidir ki; Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu kararlarını, bireysel açıklamalara dayanarak değil, tüm futbol paydaşlarının görüşleri ışığında almayı prensip edinmiş, aynı prensiple de almaya devam edecektir.

26 Aralık’taki TFF Genel Kurulu’na giderken “ben oldukça asla” söylemi yerini “bir kereden birşey olmaz”a dönmüştü. Ancak gerilimli Genel Kurul değişiklik önergesini reddetti. TFF Yönetim Kurulu’nun hala kendi başına karar alma yetkisi var. Bu kafa karışıklığında nasıl bir karar alacaklarını bekliyoruz. (Not: “merakla bekliyoruz”u özellikle yazmadım. Merak edilecek birşey kalmadı zira)

Behçet Üstün

İlgili Yazılar:

Ünlü Türk Yalanları – 1: Emenike’nin Para Sayarken Görüntüleri Var

Ünlü Türk Yalanları – 2: Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden UEFA Men Etti

Ünlü Türk Yalanları – 3: SPK Fenerbahçe’nin Düşmesine İzin Vermez

Ünlü Türk Yalanları – 4: Dava Siyasi Değil

Written by kesinofsayt

27 Ocak 2012 at 11:46