FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Posts Tagged ‘Old Santi

OLD SANTİ: SONUNDA BÜYÜK FİNAL GELDİ

leave a comment »

oldsantiEuroleague’in tek maçlık Rus Ruleti biçiminde oynanan Final Four turnuvasının ardından Avrupa’nın şampiyonu CSKA Moskova olmuştu. Şimdi artık Türkiye’deki basketseverlerin ilgisi Yeni Dünya’nın kralının belli olacağı NBA finallerinin yanı sıra Türkiye Şampiyonu’nun belli olacağı yedi maçlık seride. Anadolu Efes ile Fenerbahçe Beko Tahincioğlu Basketbol Ligi Şampiyonu olmak için Pazar gününden itibaren çok zorlu bir maç trafiğine girerek kozlarını paylaşacaklar. Sabaha karşı NBA maçları, akşamları da Türkiye Ligi finalleri için ekran başı ve salonlarda olacağız.

Bir kaç sene öncesine Avrupa’nın en önemli liglerinden olan Türkiye Basketbol Ligi, önemli ölçüde güç kaybetti. Örneğin, bu sene Euroleague Şampiyonu olan CSKA Moskova takımının önemli iki oyuncusu Higgins ve Clyburn önceski sezonlarda ligimizde yıldızlaşmış oyunculardı. Ancak, bu sene ekonomik krizin de etkisiyle ligimizdeki kaliteli yabancı sayısı ciddi bir biçimde azaldı. Bir çok takımımız sezon öncesinde liglerden çekilirken, bir çok takım da bütçelerini küçülttü. Neyse ki finale gelen iki takımımız bu furyadan etkilenmemeye çalışarak kadrolarını güçlendirdi ve Avrupa’nın en tepesinde bizleri temsil ederek gururlandırdılar.

Euroleague’de hep eleştirdiğimiz şekilde tek maçlık düellodan Anadolu Efes muhteşem bir performans sonrası galip ayrılmıştı. Sakat oyuncularının fazla olmasından dolayı moralce de yitik durumda olan Fenerbahçe Beko, özellikle süperstar Shane Larkin’in skorer oyunu karşısında direnç gösterememişti.

Fenerbahçe Beko’nun sakatları halen iyileşmiş ve oynayacak durumda değil. Şube sorumlusu Cenk Renda, sakat olan Luigi Datome, Vesely ve Green’in bireysel antremanlara başladığını ancak final serisinde de oynamalarının beklenmediği ifade etti. Lauvergne ve Ennis ise bilindiği üzere sezonu kapatmıştı. Dolayısıyla, sadece beş yabancı oyuncu oynatılmasına izin verilen Türkiye Liginde o beş oyuncuyu bile oynatamayacak durumda Fenerbahçe Beko. Kalinic, Melli, Sloukas ve Guduric’i yabancı kontenjanından oynatacak olan Sarı Lacivertliler, bu oyuncuları maçlarda ortaya çıkabilecek bir sakatlık veya yorgunluk durumunda değiştirebilecek durumda değil. Efes ise dokuz yabancı oyuncusunu zorlu yedi maçlık seride dinlendirerek, hatta stratejisine göre değiştirerek rakibi karşısında daha avantajlı olacak.

Sarı Kanaryalar bu dezavantajlarına karşın bir konuda Efes takımına karşı avantajlı durumda. O da tüm sezon boyunca gerek Euroleague, gerek Türkiye liginde önemli dakikalar ve sorumluluk alan Türk oyuncuları. Önceki senenin çıkıştaki genç oyuncuları Buğrahan, Sertaç Şanlı ve Metecan Anadolu Efes takımında fazla süre bulamadıkları için basketbollarını geliştiremezken, rakipleri Fenerbahçe’de Kaptan Melih Avrupa’nın en keskin şutörlerinden biri haline geldi. Ali Muhammed’in katkısı zaten biliniyor. Sinan ise bu sezon takımın önemli dişlilerinden biri haline gelmiş durumda. Takımın diğer Türk oyuncusu Ahmet ise önceki sezona karşın kötü bir performans göstermesine karşın Fenerbahçe’nin tek beş numara pozisyonundaki oyuncusu. Egehan’ın her girdiği maçta verdiği katkıyı da unutmamak gerekiyor.

Sonuç olarak saha avantajı ve yabancı kontenjanı açısından Anadolu Efes avantajlı olmasına karşın Fenerbahçe Beko’nun avantajı Türk oyuncularından gelecek olan katkı olacak. Her iki takımda finale kalana kadar iyi basketbol oynayarak, rahat bir şekilde geldi. Bizleri çok zevkli, sert bir seri bekliyor. Hak eden , dirençli olan kazanacak.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

09 Haziran 2019 at 11:07

basketbol, Fenerbahçe, Genel, Old Santi kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

OLD SANTİ: PERİ MASALI BÖYLE Mİ BİTECEK?

leave a comment »

oldsantiEuroleague’in tek maçlık Rus Ruleti biçiminde oynanan Final Four turnuvasının ardından eski kıtanın şampiyonu CSKA Moskova olmuştu. Şimdi artık tüm basketseverlerin ilgisi Yeni Dünya’nın kralının belli olacağı NBA finallerinde. Amerika’nın şampiyonu NBA’in en güçlü, en iyi ve en dirençli takım olacak. Kimse şanssızlıklardan şikayet edemeyecek. Zira zorluklar ile finale ulaşan iki finalist arasında oynanacak yedi maçlık serinin ardından dört galibiyete ulaşan takım şampiyon olabilecek.

Son yıllarda bilindiği üzere NBA finallerinin hakim takımı Golden State Warriors. San Fransisco temsilcisi Stephen Curry, Klay Thompson, Draymond Green, Andre Iguodala,Shaun Livingston gibi yıldızları yetmezmiş gibi geçtiğimiz sene kadrosuna Kevin Durant’ı da ekledi. Golden State takımı süratli bir şekilde oynadığı basketbol ve inanılmaz şut yüzdeleri ile basketbol severlerin gönlüne taht kurmuştu. Basketbolseverlerin gözünde seksenlerin Lakers, doksanların Chicago Bulls’u olmuştu Golden State Warriors. Renkleri sarı lacivert, ancak ambleminde GS olan San Fransisco yıldızlarını Türk basketbolseverler de kolaylıkla sahiplenmişti. Son dört senedir finallere damga vuran Batı Konferansı temsilcisinin finalde karşısına doğu yakasından çıkan rakip her sene kral Lebron James’in takımı Cleveland Cavaliers olmuştu. İki takımın aralarında oynadığı dört finalin üçünü beklendiği üzere Golden State kazanırken, Cleveland bu düellolardan sadece birini 2016 yılında kazanabildi. Cleveland’ın ilk NBA finalini David Blatt yönetiminde 2015 yılında oynadığını hatırlatalım. Blatt’ın Avrupa tarzı basketbolu elde edilen bu başarıya karşın, Cleveland yöneticilerine, özellikle de Lebron’a uymayınca hoca takımdan ayrılmak durumunda kalmıştı.

Ancak, geçtiğimiz sene Lebron doğu yakasından batı yakasına, çocukluğumuzun takımı Los Angeles Lakers’a transfer olunca, Cleveland bırakın finali play offları dahi göremedi. Doğu Konferansının finali Yunanlı siyahi yıldız Giannis Antetokounpo’nun ve bizim Ersan’ın oynadığı Milwaukee Bucks ile eski San Antonio’lu Kawhi Leonard’ın takımı Toronto Raptors arasında oynandı. Tüm Kanada Raptors’u milli duygular ile sahiplendi ve salonlarında ancak Avrupa salonlarında rastlayacağımız bir atmosfer yaratmayı başardılar. Onların mücadeleleri ve tutkuları, her sene Golden State’in şampiyon olmasından bıkan Amerikan halkını da etkiledi. Finaller öncesinde yapılan anketlerde Golden State’i destekleyen eyaletler sadece California ve Nevada olurken ülkenin geri kalanı Toronto’nun kazanmasını istiyordu.

Kuruluşu 1995 yılı yani sadece 24 senelik bir tarihi olan Raptors’un ilk büyük yıldızı ve Kanadalılara basketbolu sevdiren oyuncu Vince Carter. Bilindiği üzere Kanada’nın birinci sporu Buz Hokeyi ve Toronto Raptors öncesinde halkın basketbola ilgisi minimum düzeyde. Takımın sembolü de takım kurulduğu dönemde çok büyük gişe hasılatı yapmış ve inanılmaz bir popülarite sağlayan Jurasic Park filminden esinlenmiş. Raptors bir nevi dinazor. Salonları tıklım tıklım dolu olan Toronto taraftarlarının dışarıda kalanları maçları salonun önündeki mekandan maçı takip ediyorlar. Seyrettikleri yerin adı da Jurasic Park.

Bu sene Kawhi Leonard önderliğinde yüksek galibiyet yüzdesine ulaşmayı başaran Kanada temsilcisi büyük bir sürpriz yaparak Boston Celtics ve Milwaukee Bucks gibi favori takımları geçerek finale çıkmayı ve ev sahibi avantajını elde etmeyi başardı. Kadrolarında Kawhi dışında Big Burito lakaplı İspanyol pivot Mark Gasol, Pascal Siakam, Kyle Lowry ve Serge İbaka gibi NBA’in kalburüstü yıldızlarını barındıran Kanada takımında Fred VanVleet de kenardan gelmesine rağmen ölümcül şutları ve mücadelesiyle takımına müthiş katkı veriyor.

Toronto ev sahibi avantajını ele geçirip, rakibin süper yıldızı Kevin Durant de ilk iki maçta sakatlığı nedeniyle oynamayacak durumda olunca, Kanadılar şampiyonluk neden olmasın demişlerdi. İlk maçı özellikle Pascal Siakam ve VanVleet’in müthiş oyunuyla kazanan Kırmızılar, ikinci maçta ilk yarıyı önde geçmelerine karşın felaket bir üçüncü çeyrek oynayınca mağlup olmaktan kurtulamadılar. Golden State’in yıldızları 18-0’lık inanılmaz seriyle Kanadalıları hayal kırıklığına uğrattı ve seri 1-1’e geldi. San Fransisco temsilcisi avantajı ele geçirmesine karşın demir adam sakatlanan Klay Thompson ve Kevon Looney’i kaybetti.

Seri Çarşamba gününden itibaren San Fransisco’daki Oracle Arena’ya taşınıyor. Herkes peri masalının bittiğini ve Golden State’in kalan maçları kazanacağını ve tekrar şampiyon olacağını düşünüyor. Heyecanla bekliyoruz.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

06 Haziran 2019 at 07:17

basketbol, Genel, Old Santi kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

OLD SANTİ: ÇOK BÜYÜK TAKIMIZ, ÇOK

leave a comment »

oldsantiFenerbahçe Beko normal sezonu lider bitirdikten sonra neredeyse eşleşmek istediği rakibi seçmiş, ligin sekizincisine karşı ev sahibi avantajını kapmıştı. Üstüne üstlük takımımızın Zalgiris Kaunas serisi spektekular bir galibiyet ile başlayınca Sarı Kanaryalar için işlerin çok kolay olacağını düşünmüştük. Ancak, play off serisi oynuyorduk, maçlar oynanmadan önce hiç bir zaman bir galibiyet için çantada keklik diyemezdiniz. Evimizdeki ikinci maçta hem yorgunluk, hem de ilk maç sonrası rakibi küçümsemenin de etkisiyle beklemediğimiz bir şekilde kaybettik. Son saniyelerdeki çabamıza rağmen Ulanovas ve Walters’in skorer oyunun da etkisiyle maçı kaybederek ev sahibi avantajımızı yitirince moralimiz bozuldu. Zalgirio Arena’da basketbol aşığı onbeşbin Litvanyalının yaratacağı atmosferi biliyorduk. Lauvergne’in oynamaması, Vesely’nin formsuzluğu bizi pota altında zayıf kılacaktı. Ancak, Salı günü Litvanya’da oynanan ilk karşılaşmada özellikle Guduric ve Datome’nin ekstra performansı sayesinde kötü başlamamıza rağmen stresli maçı kazanmayı bildik. Galibiyete rağmen endişeliydik, zira Vesely oyunuyla hiç iyi sinyaller vermemiş, Melli oyuna girememiş, ayrıca takımımızın joker oyuncusu Kalinic’i gereksiz bir pozisyonda sol omuzundaki sakatlık nedeniyle kaybetmiştik. Takım her şeyini vermiş, iyice yıpranmıştı.

Şimdi Litvanya’da bir maçımız daha vardı. Sakatlıklar belimizi bükmüş, Green istediğimiz seviyeye gelememişti. Litvanyalılar karşısında tek avantajımız seride önde olmamız nedeniyle psikolojik olarak güçlü olmamızdı. Kaybedersek İstanbul’da bir maçımız daha olacaktı. Ama maç saatinde oynayıp oynamayacağı belli olacak denilen Kalina’yı kolunda askıyla görünce moralimiz biraz bozuldu. Kaunas’lılar organizasyon olarak da maça sanki bir Final Four organizasyonu gibi hazırlanmışlardı. Etkileyici bir marşın ardından karşımıza ful konsantre olarak çıktılar.

Maç öncesi Obradovic Usta bazı farklı oyunlarımız olacak demişti. Öyle de oldu. Bobby muhteşem başlayınca dengelerini bozduk. Vesely de formda günlerine nazire yaparcasına başladı. Üçlük yüzdemiz, içeriye drive’larımız ile rakibi yıldırdık ve rekor sayı bularak ilk çeyreği bitirmeyi başardık. 16-30. Biz attıkça rakibimiz de istediği organizasyonları yapacak fırsatı bulamadı. Melih, Datome ve Guduric’in basketleri rakibin ritmini iyice bozdu. Rakip ikinci yarı farkı biraz kapatır gibi oldu, tek sıkıntımız özellikle uzunlarımızın aldığı faullerdi. Ahmet maça bozuk başladı ama Obra’nın ısrarı ile oyunda kalarak maç ilerledikçe o da kendini de bulmaya başladı. Onun katkısı çok önemli.

Dördüncü çeyrekte uzunlarımız dörder faulü buldu. İşler oldukça sıkıntılı bir döneme girdi derken kenardan gelen Green, attığı dörtte dört ikilik ve bir üçlükle kendisinin bir yıldız olduğunu hatırlattı. İçeriye girerek bulduğu sayılar bizi çok rahatlattı. Maçı kazandıysak Green’in bu geceki katkısı yadsınamaz. Maçın kazanılmasında görünmez bir başka kahraman daha vardı. O da Sinan’dı elbette. Sayı atamasa da yaptığı savunma, yaptığı blok ve hep doğru yerde bulunarak takımı rahatlatması ile galibiyette önemli rol oynadı.

Kaptan, Ali Muhammed, Ahmet ve Sinan. Alın size dört oyuncu ile Türk oyuncu katkısı. Artık kimse bu konuda Fenerbahçe Beko’yu eleştirmez herhalde. Türk takımları içinde yerli oyunculardan en çok katkıyı alan takımız.

Bu atmosferde bu önemli takım karşısında deplasmanda iki maçı da kazanarak art arda beşinci kez Final Four yapan takımımız tarihe geçti. Bu kadar sıkıntı ve eksiğe rağmen gerçekten büyük iş. Herkese, başta efsanevi koçumuz Obradovic olmak üzere herkese helal olsun. Obra’nın yirmidört sezonda onsekizinci Final Four’u.

Bu zor günlerde Fenerbahçe taraftarına ilaç gibi gelen bu galibiyetin ardından Darüşşafaka maçında deplasmanda bile salon ful olmalı ve takıma teşekkür edilmeli. Onlar her şeyi hak ediyor.

Şimdi şampiyonluğa sadece iki maç kaldı. Neredeyse bir ay kadar süre boyunca yaralarını saracak ve stratejisini belirleyecek Fenerbahçe Beko eminim ki şampiyon olarak hepimizi mutluluktan uçuracak. San Sebastian yolcusu kalmasın.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

26 Nisan 2019 at 08:19

OLD SANTİ: İSPANYA YOLUNDA SON İKİ ENGEL: ZALGİRİS VE BARCELONA

leave a comment »

oldsantiFenerbahçe Beko ve Anadolu Efes normal sezon maçları sonunda ev sahibi avantajını kaptıktan sonra, İspanya’ya gidebilmek için önlerindeki son engel olan play off serisine bu hafta başlıyorlar. Ligi lider bitiren Sarı Kanaryalar ilk maçını Salı günü Zalgiris ile oynarken, dördüncülük koltuğunu kapan Efes ise Çarşamba günü Barcelona ile kapışacak.

Zalgiris Kaunas deyince basketbolseverlerin aklına elbette kırk yaşındayken basketbolu bu takımda bırakan Avrupa basketbolunun bir numarası Arvydas Sabonis geliyor. Amerikalılar tarafından Avrupalı Larry Bird olarak nitelendirilen efsanevi basketbolcu, oyun mentalitesiyle Avrupa basketbolunun gelişmesine büyük katkıda bulunmuştu. Litvanya takımının Avrupa’daki başarılarının mimarı ise yolu Türkiye’den de geçen Saulius Stombergas. Yıldız oyun kurucu Zalgiris’in 1998 yılında Eurocup ve hemen ertesi senede Euroleague şampiyonu olmasında başrolü oynamıştı. Bu şampiyonluk Litvanya ekibinin kazandığı tek Euroleague şampiyonluğu olmuştu.

Takımın şu anki koçu ve Litvanya basketbolunun en büyük yıldızlarından Sarunas Savicevicius da basketbol hayatı boyunca farklı takımlarda oynadıktan sonra basketbolu Zalgiris’te bırakmıştı. Obradovic ile çok yakın ve farklı bir ilişkisi olan eski Fenerbahçeli koç takımına Fenerbahçe gibi komple basketbol oynatmaya çalışıyor. Sezon başında Micic, Pangos gibi önemli oyuncularını kaybeden Litvanya ekibi için bu sene inişli çıkışlı bir sezonun ardından play off oynamak bile başarı sayılabilir. Ancak,bundan sonrası zor gözüküyor. Zira, sekizinci olunca lig lideri Fenerbahçe ile eşleşmek durumunda kaldılar.

Fenerbahçe, Zalgiris karşısında ağır favori olmasına karşın Lauvergne’in ilk iki maçta oynayamayacak olması dolayısıyla sıkıntı çekeceğe benziyor. Ligi lider bitirmesine rağmen, özellikle hücum ribauntlarında ligin en kötü istatistiklerine sahip Sarı Lacivertliler de Vesely’nin erken faul problemine girmemesi çok önemli. Play off yapamayan Mike James ve Nikola Milutinov’un ardından Euroleague’de en yüksek Index Rating’e sahip olan Brandon Davis’i durdurmak serinin kazanılmasında anahtar faktör olacak. Zalgiris ne kadar komple basketbol oynamaya çalışsa da Brandon Davies Litvanyalılar için elzem bir oyuncu. Davies, geçtiğimiz ay deplasmanda Real Madrid karşısında kazanılan karşılaşmada da, rakibin pivotu Tavares ile adeta bir düelloya girmiş ve 27 sayı atarak takımının play off yapmasına büyük katkıda bulunmuştu. Fenerbahçe Beko-Zalgiris eşleşmesinin ardından Fenerbahçe’nin 3-0 ya da en kötü 3-1 gibi bir skorla Final four’a ulaşacağını düşünüyorum.

Anadolu Efes-Barcelona eşleşmesi ise oldukça çekişmeli maçlara sahne olacak gibi görünüyor. Her iki ekip de birbirlerine karşı kendi evinde oynadıkları maçları farklı kazanmışlardı. Bu nedenle temsilcimizin saha avantajını kaybetmemesi için çok dikkatli olması gerekiyor. İçeride kaza ile kaybedilecek bir maçın ardından yitirilen avantajı deplasmanda telafi etmek mümkün olmayabilir. Pesic’in defansif oyunu karşısında, maçlarını yüksek skorlar yaparak kazanmaya alışmış olan Anadolu Efes’in yıldızları oldukça yıpranacak. Euroleague’de A sınıfı lisans sahibi olan takımlar içinde şampiyonluğu bulunmayan tek takım olan Efes, rotasyonu geniş tutarak bench katkısı alabilmeli. Turun 3-2 gibi bir skor ile temsilcimiz lehine olmasını umuyorum.

Old Santi

Written by kesinofsayt

16 Nisan 2019 at 07:48

OLD SANTİ: MACCABI İLE ESASLI BİR ANTREMAN MAÇI

leave a comment »

oldsantiBir önceki gece oynanan maçlar sonucunda Euroleague normal sezonunun sıralaması belli olunca bu geceki Maccabi karşılaşması bizim için iyi bir antreman, rakip için de prestij maçına dönüşmüştü. Aslında play off’ta beklediğim rakip kesinlikle Baskonia’ydı. Ne yapıp edip en zorlu rakibi bulduk diye düşünmüştüm ki, Zalgiris yılın en büyük sürprizlerinden birine imza atarak Real Madrid’i yendi ve rakibimiz olmayı başardı. Baskonia ise CSKA ile eşleşti. Eminim onları çok zorlayacaklar, hatta bir sürpriz bile çıkarabilir.

Bu gece bizde pivotlar Vesely ve Lauverne yoktu. Zaten ribauntlarda ligin en kötü istatistiklerine sahiptik. Üstüne üstlük Maccabi Tarık Black, O’ Briant ve Tyus ile ribuntlarda ligin en iyi iki takımından biriydi. Ne yapacakları, stratejileri belliydi. Herşeye rağmen normal sezonu galibiyetle kapamak, kendi sahamızdaki yenilmezlik rekorunu daha ileriye taşımak istiyorduk. Sloukas ve Guduric sahada olacaktı.

Maça seyircinin telefon ışıklarıyla süslediği muhteşem tanıtım ile başlayacaktık. İlk beşimiz Dixon, Green, Kalinic, Melli ve Ahmet’den oluşuyordu. Ahmet jump ballu çekti ama top Maccabi’lilerde kaldı. İlk sayıları da süre bitmek üzereyken Wilbekin’in Tarık Black ile yaptığı ikili oyundan buldular. 0-2. Topu dolandırdık, Kalinic boş şut pozisyonunda basketi bulamadı ama hücum ribauntu sonrası Dixon bizim hesabı üçlük basketi ile açtı. 3-2. Tarık Black bu defa karşısnda daha kararlı bir Melli buldu ve sayıyı yaptırmadık. Ancak geçiş hücumunda Green şutu kaçırınca, Wilbekin’in Black’e yaptırdığı alley oop sayılarına maruz kaldık. 3-4. Karşılıklı kaçan şutların ardından Green ile sol dipten üçlüğü bulduk. Di Bartelemou sol dipten hemen cevap verdi. 6-7. Ahmet müsait pozisyonda pota altında kaçırınca Black ile basket faulü buldular. Bu gidişle bu akşam Black MVP olacak diye düşünüyordum. 6-10. Kalinic şık pivot hareketleri ile sağdan potaya yaklaştı ama kaçırdı, ribaundu aldık ve Green’in orta mesafe şutu ile sayıyı yaratmayı başardık. 8-10. Maçta kısır bir dönem başladı. Black, Kalinic, Dixon sırayla boş hücumlar yaptılar. En sonunda Briant da potamıza felaket bir şut gönderdi. Ancak, top potadan geri sekti ve Coleiro’nun kucağına düştü. O da mecburen sayıyı yaptı. 8-12. Molaya gittik. Mola sonrası Dixon ile yine topu kullanamadık. Çok hızlı geldiler ve Coleiro smacı buldu. 8-14. Green’in orta mesafe basketi yine imdadımıza yetişti. 10-14. Maccabi savunmayı sertleştirme niyetindeydi. Bunun için en önemli kozları Di Bartelemou diyebiliriz. Bir nevi Doğuş Balbay. Kalinic’e yine bir sert faul yapınca koç Sfairopolis onu kenara aldı. Bizde de Yunan Yıldızımız 2:46 kala oyuna girdi. Girer girmez ikili oyunla Ahmet’e smacı yaptırdı. 12-14. Buna rağmen Black’i durduramıyorduk. Maccabi’liler pota altında onu yine topla buluşturdular. Amerikalı etrafında kolları yukarıda üç Fenerbahçeli olmasına rağmen rahatça basketi buldu. 12-16. Dönüşünde Guduric klasik hareketleriyle potaya giderek sayılarını lehimize kazandırdı.14-16. Topu yine kaptık ve en sonunda Sloukas’ın nefis pası sol dipten Gigi bizi öne geçirmeyi başardı. 17-16. Black yine oyuna ve skora müdahele etti, orta mesafe şutu ile Maccabi’yi öne tekrar öne geçirdi. 17-18. Hücıuma çıkarken hata mı yaptık,geri pası mı oluyor derken Sloukas mücadelesi ve aklı ile Coleiro’ya kolay basket imkanı vermedi ve rakip steps yapmak durumunda kaldı. Bu pozisyonu kaptırsak belki de momentum Maccabi’ye geçecekti. Kostas, Ahmet’in perdelerinden bir sağa, bir sola adeta dans edercesine dolaştı ve üçlüğü potanın göbeğine gönderdi. 20-18. Çeyreğin bitmesine 3:25 kala Datome ile akıllıca bier faul yaptık. Son toplar onlarda kaldı. Çok az süreleri var, derken Wilbekin üçlük fake’i ile Guduric’i tuzağına düşürdü. Türk pasaportlu oyuncu üç faul atışından ikisini değerlendirince çeyrek 20-20 bitti.

İkinci çeyreğe biz başladık. Guduric Ahmet’e perde yapacam derken faul yapıncva hücum sırasını kaybettik. Bu arada ikinci çeyrekte Biberovic sahadaydı. Ahmet Tyus tehditine rağmen faul çizgisine gelmeyi başardı. Basket faul olacak pozisyondan sıfır sayı çıkardık. Roll de hızla sahamıza geld ama atamadı. Oyun sıkışır gibi oldu ama sloukas son anda Datome’nin içeriye katını iyi görüp faulü kazandırdı. İlk sayılarımızda yine Sloukas’ın pasıyla Datome’nin sağ çaprazdan bulduğu üçlük basket ile bulduk. 23-20. Kohen’in topu girmeyince Ahmet ribaundu kaptı. Ama bu çeyrek istediğimiz gibi hücum edememeye başladık. Onlar da üs üste hücum ribaundu çekmelerine karşın bu fırsatları sayıya dönüştüremediler. En sonunda ahmet sol dipte Sloukas’ı buldu. O da skoru 25-20’ye taşıdı. Genç yıldızlarıo Avdija ile üçlük basketi buldular. Ardından Jeremy Pargo güzel bir reverse hareketi ile turnikeden basket faulü çıkardı ve takımını öne geçirdi. 25-26. Bir an boş kalan Sloukas faul çizgisinin ardından yine üçlük basketi yarattı ve yine öne geçtik. 28-26. Pargo yine yılan gibi geldi ama Guduric’in bloğuna maruz kaldı. Pargo bir de üçlük denedi ama bu da girmedi. Amerikalı yıldız üç-dört sene öncesinin en önemli yıldızlarındandı ama bayağı geri gitmiş. Guduric ise topu ileri geri çekerek önünü boşaltmayı başararak basktei takımımıza kazandırdı. 30-26. Wilbekin’in faulden bulduğu sayıya Datome sol çaprazdan üçlük basket ile karşılık verdi. 33-28. Genç yıldız Avdija Datome nazire yaparcasına bir üçlük daha attı. 33-31. Maç başa baş geçiyordu. Guduric, Datome ve Biberovic katlar ile potaya gittiler ama genç yıldızımız Pargo’nun faulğne maruz kaldı. Faul atışlarından birini değerlendirdik. 34-33. Topu kaparak özellikle Melih ile çok güzel çevirdik ve faul çizgisine gelmeyi başardık. Sloukas bir sayı çıkardı. Mola alkılar. Mola sonrası Datome fade awayden basketi bulunca skor da 38-35 oldu. Datome bir de pota altından sayı buldu. Black bu benim işlim dercesine aynı tarz bir basket attı. Biberovic sürenin farkında olmadan drive edince süre bitti. Obra kızar gibi olup onu kenara aldı. Seyirci buna rağmen alkışlayınca, Obra da kızmaktan vazgeçti genç oyuncuya.Son 8 saniye kala Kalinic fauşden bir sayı daha çıkardı. Roll ile hızla sahamıza gelen Maccabi Caleiro ile bunu değerlendirememesine rağmen Black topu tiplemeyi başarınca dengeyi yakaladı. Devre 41-41 bitti.

İkinci yarıya biz başladık ama 24 saniyede hücum etmeyi başaramadık. Onlar ise sağ dipten Wilbekin ile üçlüğü bularak hemen öne geçmeyi başardı. 41-44. Dixon sahayı boylamasına kat etti ve yine kötü bir tercih kullandı. Topu kapan Maccabi hızla topu O’Bryant’a çıkardı. İçeriye hızla drive eden siyahi yıldız basket faulü alarak takımına üç sayı kazandırdı. 41-47. Bizim boş atağımız takiben De Bartelemeou da Black’ı pota altında bulunca fark iyice açıldı. 41-49. Mola aldık ama mola sonrası yine iyi top kullanamadık. Wilbekin içeriye drive etti ve sol eliyle potalı şut atarak farkı çift hanelere taşıdı. Üstüne üstlük hakemden faul de istiyordu. Ama tam tersine Wilbekin Datome’ye faul yapınca faul sayıları üçledi ve kenara gelmek zorunda kaldı. Obra baktı ki olacak gibi değil. Ahmet’i kenara alarak beş kısaya döndü. Sloukas hızla potaya drive etti ama O Bryant’ın sert faulüne maruz kaldı. Seyirci faule bayağı bir tepki göstererek hareketlendi. Sonunda 6:42 kala bu çeyrekteki ilk sayılarımızı bulduk. 43-51. Ama dönüşünde o da faul yaparak üçlemek durumunda kaldı. Guduric sol turnikeye giderken bu defa da o O Bryant’ın sert faulüne ve başına müdahelesine maruz kaldı. Haliyle sportmenlık dışı fauller geldi. Guduric de faullerden skoru 45-51’e getirdi. Bu arada rakibin genç yıldızı Avdija bir basket de içeriden buldu. 45-53. Ama o da dönüşte faul yapanlar kervanına katıldı. Kalinic faulden 1000’ci sayılarını yapıyor derken rakip hızla gelerek Wilbekin ile skoru 47-55’e taşıdı. Bugün nedense oyunda olmayan Melli bir de hücum faul yaptı. İki tarafın yaptığı boş atışlar serisi tekrar etti. Datome’nin serbest atışları ile yine sayı bulduk. 49-55. Maccabi hücumunda Black de bu defa Melli duvarına çarpınca hücum faulü yapmış oldu. Kalinic geçiş hücumunda önce basketi yapamadı ama sonra hücum ribaundunu alarak yaptığı tiple basketi kazandırdı. 51-57. Son top onlarda kaldı. Hızla geldiler. Topu Coleiro çok dengesiz kullandı ama bu defa da Black onun topunu tipledi. Böylece son çeyreğe 8 sayı geride girdik. 51-59.

Sezonun ve maçın son çeyreğine sekiz sayı geride giriyorduk. Ne takımlara burada yenilmeyen Fenerbahçe Beko Maccabi’ye mi yenilecek ve yenilmezlik ünvanını kaybedecekti. Hiç sanmıyorum. Yine tek çeyrekte bitiririz işi. Bakalım kahramanlar neler yapacak? Nasıl sevindirecek bizleri?

Son çeyreğe Jeremy Pargo ile onlar başladı. Biz de beş kısa ile sahadaydık. Nitekim rakibin girmeyen topunda ribaundu Datome aldı. Ama bu hücumu sayıya çeviremedik. Melli ise sonunda Avdija’ya blok yaparak oyuna girdi. Sloukas öldürücü üçlüğünü atarak farkı beşe indirdi. 54-59. Pargo felaket bir şut atınca top bize geçti. Seyirci de oyuna ağırlığını koymaya başladı. Datoma dönerek imza atışlarından birini yapınca skor 56-59 oldu. Molaya gittiler. Mola sonrası Kalinic topu yine kaptı. Melli de çok güzel bir tiple ilk sayılarını yapmış oldu. 58-59. Michael roll ile farkın azalmasına müsaade etmediler. 58-61. Guduric ters turnikeyle hemen cevap verdi. 60-61. Ama Datome dörtledi. Oyuna Kaptan girdi. Roll bir sayı daha arttı. Oyunda bayağı bir çekişme vardı. İki taraf da geri adım atmıyordu. Tyus Kalinic’e bloğu yaptı eyvah dedik ama aynı Kalinic geri gelip topu kaptı. Sloukas süratle sağdan içeriye drive ederek beraberliği getirdi. 63-63. Topu da kaptık. Melli Sloukas’a sanki pivotmuş gibi anlamsız bir pas verince bu defa kaptırdık. Allahtan O Briant da boş şutu değerlendiremedi. Melih çok akıllı bir şekilde içeriye drive edecekken sportmenlik dışını yaptırarak rakibin dengesini bozdu. Kaptanın basketleriyle sonunda öne geçtik. 65-65. De Bartelemeou Kalinic’i devirince Sfairopoulas çıldırdı ve tekniği aldı. Faulleden gelen sayıların ardından Melih bir de Wilbekin’in üstünden şutu baskete çevirince 68-63 yaptık skoru.Mola aldılar. Mola sonrası Guduric faullerden skoru 70-63’e getirdi. Bu basket sonrası biz durduk rakip ard arda sayılar atmaya başladı. Maçın bitmesine 2:15 kala yine öndeydiler. 71-72. Melih2in kaçırdığı şut sonrası kalina ribauntu aldı ve sloukas’ın turnikesiyle tekrar öne geçtik. 72-71. Black ikili oyun ile basket faul almayı başardı ama faulü atamadı. 72-73. Kostas yine potaya gitti. 74-73. Hemen ardından O Bryant potamıza yüklendi ve yine faulü almayı başardı. Datome beşlemiş oldu. Faullerden birini kaçırınca skor yine dengeye geldi. 74-74. Kaptan Melli ters eşleşmeyi yakalyınca hemen pası uzattı ve o da faulü aldı. Ama Melli de bir faul kaçırma modasına uydu. 75-74. Bir faul de onlar attı ve skor 75-75’e geld. Son top Sloukas’a kaldı. O da ne aynı meşhur CSKA final maçındaki gibi Slouklas düştü. Ama bu defa topunu kaptırmadı ve son saniyede mucize bir üçlükle maçı getir. 78-75.

Böylece evimizdeki so maçta da yenilmedik.

Böylece evimizdeki 15 maçı da kazandık.

“Şaaampiyon, şaaampiyon…”

Herkes yerlerde, Sloukas’a sarılmış durumda. Obra mutlu.

Herkese, hepinize helal olsun. Teşekkürler. Lideriz, inşallah şampiyon da olacağız.

Sırada Zalgiris ile play off maçları var. Seri zevkli ama galibiyetlerimizle kısa sürecek inşallah.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

06 Nisan 2019 at 00:25

OLD SANTI: MİLANO’DA TAKIM RUHU GALİBİYETİ GETİRDİ

leave a comment »

oldsantiFenerbahçe Beko’nun Milano maçı öncesi dört önemli oyuncusu yoktu. Üstelik ikisi en değerli pivotlar. Diğeri de son maçların en formda ismi, takımın direksiyonu Sloukas. Eh bir de Ennis var. Onu unuttuk zaten. Olimpia Milano’nun play offlarda yer alabilmesi için son şansı. Rakip açısından çok önemli maç. Bizim de liderlik için sadece haftaya Maccabi karşısında galip gelmemiz yeterli. Normalde ne beklersiniz? Eğer Koç Obradovic’se her maç önemli, her maç ciddiye alınmalı, rakibe ve kendinize saygı duyulmalı. Bu nedenle sıralamadaki yeri ne olursa olsun, yıldızlar topluluğu Milano karşısında üstelik deplasmanda hiç de kolay teslim olmayacağımızı düşünüyorum.

Milano’da ilk beşimiz Green, Black Mamba, Kalinic, Melli ve Ahmet’den oluşuyordu. Ahmet jump ball’u aldı. Klasik bir Fenerbahçe seti sonrası top Dixon ile buluştu. Boş pozisyonu cesur yüreğimiz üçlükle bitirdi. Milano Micov ile potaya yüklendi ve ardından Ahmet’e faulü yaptırdı. Micov faulleri sayıya çevirince skor 2-3’e geldi. Green’in harika pasıyla Dixon pota altında top ile buluştu. Onun ters turnikesini Tarcevski inişe geçmeden bloklayınca 2-5 öne geçtik. Ardından Milano James ile bir de top kaybı yaptı. Maalesef top kaybını Melli’nin şutu ile girmeyince cezalandıramadık. Sonunda eski göz ağrımız Nunnaly sağ dipten üçlüğü buldu ve skor dengeye geldi. 5-5. Karşılıklı top kayıpları sonrası Dixon asisti ile Ahmet’e pota altından sayıyı yaptırdı ve tekrar öne geçtik. 5-7. Milano’da benzer bir smaç sayıyı Tarcevski ile bulunca skor yine dengeye geldi. 7-7. Bir de top kaybı yapınca Milano maçta ilk kez bir geçiş oyunu sonrası maçta öne geçti. 9-7. Bu sayının ardından bir top kaybı daha yaptık. Neyse ki Micov müsait pozisyonu değerlendiremedi. Şans yanımızdaydı. Melli post up hareketleri ile potaya yaklaştı ve aniden topu Dixon’a çıkardı. Motivasyonu üst düzeyde olan Black Mamba üçlüğü göbeğine çaktı. 9-10. Milano’nun Fenerbahçe’den eksiklerine rağmen çekindiği belliydi. Onlar için neredeyse ölüm kalım maçıydı. Belki de bu yüzden ayakları birbirine dolanıyor ve boyuna hatalar yapıyorlardı. Nitekim Brooks ile abuk bir top kaybı daha yaptılar. Dixon’un süratle getirdiği top sonrası Ahmet’e geçirdiği pas nefis bir trailer smaç ve sayı getirdi Kanaryalara. 9-12. Hemen ardından Mike James bir top kaybı daha yaptı. Seyirci homurdanmaya başladı. Bu gidişle Armani’nin tekstil fabrikalarını basacaklar. Pianigiani mola almak zorunda kaldı. Mola sonrası Nunnaly Green’in şutuna faul yapınca, çizgiden bulduğumuz sayılar ile farkı açmaya başladık. 9-14. Nunnaly bugün çok motive. Kardeşim sanki NBA’e gideyim diyen Fenerbahçe. Neyse, ardından Kalinic’in baskısıyla rakip bir top kaybı daha yaptı. Dixon da karşı potaya yine yıldırım gibi gitti. Meşhur göz yaşı damlası girmedi, ama topu Ahmet tipledi ve basketi yaptı. 9-16. Karşı ataklarında Mike James’in turnikeye girerken ayağı kaydı ve tehlikeli bir şekilde düştü. Bir kişi fazla hücum etmeye alışık olmayan centilmen takımımız topu kaybetti ve Micov’un ceza üçlüğüne maruz kaldı.12-16. Kısa rotasyonumuza rağmen iki defa hücum ribauntu yaptık ama olmadı. Dixon da mecburen maçın en motive adamlarından Nunnaly’ye faulü yaptı. Çizgiden gelen sayılar sonrası skor 14-16’ya kadar geldi. Beş numara edasıyla karşı potaya yaklaşan Kalinic’e faul yaptılar. Faul sonrası topu Dixon’a çıkardık. O da gerekeni yaptı. 14-19. Ardından biz de onları çizgiye getirdik. Birini attılar. Bu arada Kaptan oyuna girdi. Dixon topu sektirdi, sektirdi, hatta geri sahaya geçiyordu yanlışlıkla, ama sonunda Datome’yi nefis gördü. Ölümcül üçlük son saniyede İtalyan yıldızımızdan geldi bu defa. 17-22. Son topu Milano temsilcisi James ile kullanamayınca çeyrek bu skorla bitti.

İkinci çeyreğe Milano başladı. Enteresan bir şekilde iki takımda da pivot oyuncusu sahada yoktu. Eyvallah Pianigiani dedik. Jerrels’den topu çaldık. Geçiş hücumunda Green basketi bulamadı ama Melli’nin çabası hücum ribaundunda bize faulü kazandırdı. Karşılıklı boş hücumlar sonrası Green Kalinic’i pota altında top ile buluşturdu ve basketi kazandık. 17-24 . Ancak, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın eski oyuncusu Curtis yürüyerek üç sayıyı buldu. 20-24. Ama bizim de Black Mamba’mız var. Kimselere değişmeyiz. Dixon bu defa Kalinic’i sağ çaprazda pota altında top ile buluşturdu. Günün iyi isimlerinden Sırp Yıldız sayıyı yapmakta zorlanmadı. 20-26. Kalina savunmada da bloğu çaktı ama Green’e faulü çaldılar. Kuzminskas çizgiden skoru 22-26’ya getirdi. Kalinic maça ağırlığını koymaya başladı. Birebiri ile faulü alıp yine çizgiye geldi. 22-28. Rakip bocaladı ama Jerrels’in ekstra sayıları ile oyuna tutunmaya başardılar. 24-28. Her şeye rağmen oyunun kontrolü bizdeydi. Green çembere kat ederek sayıyı yaptı. 24-30. Rakip bizim karşımızda amatör kaldı diye düşünüyordum. Kuzminskas topu baskımız karşısında dışarı atınca top yine bize geçti. Top kayıpları rakibin moralini bozuyor; seyircinin homurdanmasına neden oluyordu. Pianigiani seneye kalamaz diye düşüyordum. Tek şansı İtalyan olması. İtalyan Koç çareyi mola almakta buldu yine. Mola sonrası Milano Litvanyalı dört numara ile sayıyı buldu. 26-30. Ardından da Jerrels’in üç sayılık basket faulü ile maçı bir anda dengeye taşıdılar. 30-30. Bu defa biz molaya gittik. Mola sonrası süper yıldızımız Kaptan ile muhteşem bir üçlük basket atınca yine öne geçtik. 30-33. Melih çok farklı bir seviyeye geldi. Karşılıklı top kayıpları sonrası Guduric de soldan turnikeyi baskete çevirince fark yine beş oldu. 30-35. Jerrels pota altında Tarczevski’yi yine buldu ve smaç basketi yedik. Ancak Green hemen bir üçlük basket ile rakibe cevap verdi. 32-38. Ardından Melli’nin yaptığı blok Milano’daki Fenerbahçe seyircisini harekete geçirdi. Bu enerjiyle bir geçiş hücumu şansı daha bulduk ve Dixon, Green’den aldığı pası basket ile değerlendirdi. 32-40. Dixon yine ortalığı karıştırdı ve rakip bir top kaybı daha yaptı. Kaptan’ın şutu girmedi ama Melli hücum ribauntu ile çizgiye gelmeyi başardı. 32-42. Pozisyon sonrası Kalinic ve Tarczevski karşılıklı teknik faul aldılar. Ardından rakibin ayakta kalan oyuncularından Jerrels ile bir basket faul daha buldu Milano. 35-42. Nefis bir Fenerbahçe hücum setinde Kaptan tüm dikkatleri üzerine çekti. Bundan yararlanan Kalina boş kalan Guduric’i gördü ve cezayı kesmesini sağladı. Fark çift hanelere çıktı.35-45. Rakibin uzunu Tarczevski üçüncü faulü yapınca Milano’nun morali iyice bozuldu. Green ile bir de sol çaprazdan üçlük bulduk. 35-48. Rakip üst üste aldığı mağlubiyetler nedeniyle çok kırılgan durumdaydı. Adeta bizim futbol takımı gibi olmuş diye içimden geçirdim. Buna rağmen Jerrels ile üçlüğü buldular. 38-48. Green bu baskete hemen cevap vermek istedi ama acele attığı gereksiz şutu top kaybı ve faule neden oldu. Nunnaly skoru çizgiden 40-48 yaptı. Biraz ümitlendiler. Guduric topu vurarak hızlı bir şekilde turnikeye girdi ve faulü aldı. Birini atamayınca skor 42-49’da kaldı. Onlar da yine top kaybı yapınca, ilk yarının son topu Black Mamba’ya kaldı. O da gerekeni yaptı. Üçlüğü son saniyede göbeğine koydu. Rakip çöktü. İlk yarı 42-52 bitti.

İkinci yarıya Dixon, Green, Kalina, Melli ve Melli beşiyle çıktık. İlk yarı bizim 5 rakibin ise 12 top kaybı vardı. Karşılıklı top kayıplarının ardından Green üçüncü faulünü yaparak kenara gelmek zorunda kaldı. Ardından Nunnaly yine yüklendi.Faulü aldı. Çizgiden skoru da 44-52’ye taşıdı. Guduric çok temiz bir üçlükle kendisine cevabı yapıştırdı. 44-55. Eski oyuncumuz sanki beni geri alınm dercesine mücadele ediyordu. Bu defa da üç sayılık şut pozisyonunda aldığı faul ile çizgiye geldi ve skoru 47-55’e taşıdı. Ardından bir basket daha geldi Nunnaly’den. Sonunda onu yine Black Mamba durdurdu. İsmail Şenol’un kahkahaları ile 49-58 öne geçtik. Çeyreğin bitmesine 6:27 kala Ahmet de üçledi. Faul hakkımızı çok erken doldurduk. Rakip bundan yararlanmasını bildi. Habire çizgiye gelmeye çalıştı. Bu sayede farkı azaltmayı başardı. Nunnaly’nin basket faulden çıkardığı iki sayı ile çeyrek 68-78 lehimize sona erdi.

Son çeyreğe girerken rakibin en önemli yıldızlarından Nedovic henüz sayı bulamamıştı. Milano ayakta kalan iki oyuncusundan Nunnaly ile şuta kalktı. Nunnaly kaçırdığı şutun ribauntunu alarak takımına basketi kazandırdı. 70-73. Hücum sırası bize geçtiğinde Kalinic süratle potaya yüklendi. Nunnaly kendini numaradan yere attı. Sayıyı aldık ama Nunnaly’ye teknik faul çalmadılar. James ile hızlıca geldiler ama şansımıza potadan sek top sayı olmadı. Ardından Kalina Sinan’ın nefis asisti ile basket faulü buldu. 70-78. Milano yine Nunnaly ile hücum etti ama eski oyuncumuz bu defa kaçırdı. Karşı hücumumuzda Kaptan da kaçırdı ana ünlü pivotumuz Kalinic hücum ribaundunu alarak faulü lehimize kazandırmayı başardı. Faul sonrası Melih ile bir şut pozisyonu daha bulduk. Seviye atlayan Kaptan hiç tereddütsüz bu ikinci şansı üçlük basket ile tamamladı. 70-81. Son çeyrekte harikalar yaratan Sinan topu çalıp bir de turnikeden sayı bulunca fark onüç oldu. 70-83. Mola geldi. Bu takımda Türk oyuncu yok diyenlere selam olsun. Kaptan, Sinan, Ahmet ve Dixon fark yaratmaya devam ediyorlar. Seneye Biberovic de geliyor. Mola sonrası Brooks yüklendi ve faulü aldı. Ancak çizgide başarılı olamayınca top bize geçti. Kalinic sırtı dönük oyuncuları sanki çok basit bir işmiş gibi yapmaya devam ediyordu. 74-87. Pianigiani çaresiz bir mola daha aldı. Mola sonrası Mike James basketi buldu. 76-87. Jerrels pozisyonda faul olduğunu sert bir şekilde iddia edince tekniği aldı. Karşılıklı acele şutlar kaçtı. Sinan mükemmel bir şekilde topu yönlendirip takımı rahatlatıyordu. Bu defa da potaya drive etti ve son anda sağ çaprazda Datome’yi gördü. O da üçlüğü atmakta zorlanmadı. 76-91. Dağılan rakip yine top kaybı yaptı. Sinan da pota altında kaptanı gördü. Maçı artık kazanmıştık. Türk seyirciler 100 diye bağırdılar. Sarı Lacivertliler 104 yaptı. Maç da 87-104 bitti. Anlaşılan bir gün evvel 2018 yılında Türkiye’de yılın Teknik Adamı seçilen Obradovic 2019 yılında da bu payeyi bırakmayacak.

Bu sonuçla Fenerbahçe normal sezonu lider tamamlarken sekizinci sıradan gelecek rakibini beklemeye başladı. Fenerbahçe seyircisine de play off öncesi Maccabi maçına gelip takıma teşekkür etmek kaldı.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

29 Mart 2019 at 11:01

OLD SANTI: LLULL’UN GAZABI

leave a comment »

oldsantiModern el Classico’nun İspanya’daki rövanşında sanki salon boş gibiydi. Belki de hafta içi futbol takımlarının Ajax’a karşı aldığı hezimet ve elenişi taraftarı küstürmüş durumda. Maç anonsçusu takımı ve salonu havaya sokmaya çalışıyordu.

Euroleague’de ribauntlarda birinci olan Real’e karşı 14. sırada olan takımımız bu maça bir de Lauvergne’süz çıkıyordu. Rakipte de Trey Tompkins ve Prepelic tribündeydi.

Madrid, maça Randolph, Deck ve Tavares gibi uzunları ile başlarken Fenerbahçe Beko, Sloukas, Guduric, Datome, Melli ve Vesely beşi ile sahaya çıktı. Yunan hakem Christodolou’nun jump ballunu beklendiği üzere 2,21’lik İspanyol Kule Tavares, Vesely karşısında kazandı. Rakip şutları kaçırınca hücum sırası bize geçti. Guduric içeriye katederek pota altından Vesely’ye “alda at“ pası verdi ve maçın başında 0-2 öne geçtik. Real ilk sayılarını Melli’nin Randolph’a atış halinde yaptığı faul nedeniyle yaptığı atışlardan kazandı. 2-2. Real’in en büyük numaralarından biri Baskonia gibi hücum ribauntları ama bu defa biz iki kere üst üste hücum ribauntu aldık. Sloukas da Tavares’e yakalanmadan cesur bir turnike sayısı yaptı. 2-4. Sloukas bugün sazı eline almış gibiydi. Kimseyi beklemeden farkı açmaya başladı. Şimdi de geçiş hücumu ile 2-7 öne geçirdi takımımızı. Bizde Sloukas’ın sayılarına, onlarda Randolph cevap veriyordu. Sloven oyuncu yine çizgiye geldi ve skoru 4-7 yaptı. Sloukas bugün takımı Real gibi oynatmaya karar vermişti. Bu defa kendi atmadı ve Guduric’e sağ çaprazdan pozisyonu hazırladı. O da klasik üçlüğünü gönderdi. 4-10. Rakip Real olunca savunmada konsantrasyon yukarıda olmalı. Daha ne olduğunu anlamadan Deck ve Randolph ile 8-10 yaptılar skoru. Tempo hiç alışık olmadığımız gibiydi. Melli daha ilk topta orta mesafe şutu ile skoru 8-12 yaparken, Randolph da kenardan yine attı. 10-12. Guduric takımın çok önemli ve güvenili bir parçası haline geldi. Vesely’ye çıkardığı güzel pasla skoru 10-14 yaptı. Rakip hızlı oyunumuz karşısında biraz şaşırdı. Melli de sağ dipten göstere göstere üçlüğü gönderdi. 10-17. Vesely’nin orta mesafe şutu gelince beş buçuk dakika kala Pablo Laso molasını aldı. 10-19.

Mola sonrası Real oyuna çok agresif başladı. Beş harfli isminden dördü “L” olan Lllull, pota altına fişek gibi geldi ve potalı basketi ile skoru 12-19 yaptı. Real’in baskılı oyunu etkisini gösteriyordu. Eflatun Beyazlılar, Tavares’in basket faulden kazandırdığı sayılar ile iyice yaklaşmaya başladılar. 15-19. Causeur’un ekstra sayısı da farkı eritti. 17-19. Krizden Vesely’nin orta mesafe şutu ile çıktık dedik. 17-21. Ancak, Randolfh yanıyordu. Sol dipten imkansız bir üçlük şutu ile skoru 20-21 yaptı. Real fırtınasının son noktasını Llull’un basketi koydu ve öne geçtiler. 22-21. Bu defa Obra molaya gitti. Mola sonrası toparlanmış gibiydik. Sloukas Carrol’a faulü çaldırıp çizgiye geldi ve yeniden öne geçtik. 22-23. Ancak oyuna giren Carrol Carrolluğunu yaptı. 25-23. Ne kadar imkansız acayip pozisyondan basket çıkaran oyuncu varsa sanki Real’de toplanmıştı. Neyse ki Campazzo hakemleri kandırmak için kendini yere atınca boş kalan Sloukas sağ dipten üçlüğü yazdı ve oyuna tekrar dengeyi getirdi. Kralın Adamları Tavares ile yine öne geçti. 7.3 saniye kala top bizdeydi. Son atağı yapıyoruz derken Vesely’nin screen’inde tiyatro oynayan Bücür Arjantinli bu defa takımına faulü kazandırdı. Ancak faıul atışını kullanamadılar. Çeyrek 27-25 sona erdi.

İkinci çeyreğe dört kısa ile başlayınca Reyes cezayı kesiverdi. 29-25. Reyes ve Campazzo beklediğimiz gibi tiyatroya başladılar. Biz de Campazzo’nun ilacı olarak düşündüğümüz Dixon’ımızı oyuna sürdük. Arjantinli İstanbul’da da ortalığı germeye çalışmıştı. Burada ortalığı dağıtmayı başardı. Basket faulü aldı. Takımımız sendeledi. Ardından Datome steps ile topu kaybetti. Campazzo artık işi spordan çıkarıp iyice Oscar’lık performansa götürmeye kalkınca hakemden teknik faulü aldı. Ama bunları denemeye devam edecekleri kesin. Braveheart’ımız, Tavareslerin Reyeslerin önünden gözyaşı damlasını atarak hesabı açtı. 34-28. Green de topu çalıp geçiş oyunuyla farkı dört sayıya indirince oyuna tekrar ortak oluyoruz dedik. Bu hayali görürken Taylor hızlı bir üçlükle farkı yine altıya çıkardı. 36-30. Dixon kendini göstermeye başladı. Derhal Taylor’a üçlüğün cevabını verdi. 36-33. Ancak Real bu dakikadan sonra özellikle Carrol’un oyuna ağırlığını koymasıyla bir anda farkı açmaya başladı. 42-33. Kaptan oyuna girer girmez çok zor bir atışı basket yaparak skoru 42-35 yaptı. Tiyatro devam ediyordu. Vesely bu defa da Reyes’in tuzağına düşünce sportmenlik dışı faulü aldı ve kenara geldi. Faul atışları sonrası fark çift hanelere çıktı. Takımımızın morali bu basketle bayağı bozuldu. Melli üç saniyeye yakalandı. Neyse ki Taylor da hücum faul yaptı. Saha yerleşiminde sıkıntı yaşamaya, setlerimizi oynayamamaya başladık. Randolf soldaki yerinden bir basket daha çıkardı. Bizim çocuklar kolay teslim olmaya niyetli değildi. Guduric de soldan temiz bir üçlük buldu ve fark bu rezalet oyuna karşın sadece yediye düştü. Maçın yıldızı Randolf potalı sayıyla skoru 49-41’e getirdi. Sloven oyuncu sonra da topu çalarak Ayon’un faul almasını sağladı. Ayon faullerden birini atamayınca skor 50-41’e geldi. Sloukas sol çaprazdan basketi yaptı. 50-43. Her şeye rağmen oyunun içindeydik. Son 18 saniye top bizdeydi ama kullanamadık. Ribaunt mücadelesinde Causeur faul yapınca maç neredeyse başabaşa geldi. 50-45. İlk yarının bitimine 5.3 saniye kala Laso mola aldı. Mola sonrası Gabriel Deck Laso’nun kurduğu set sonucu önü açılınca bütün saha boyunca topu vurararak sayıyı yaptı. Bu basket Real’in moralini yükselten , momentumu onlara çeviren, hocalarına saygıyı arttıran bir basket oldu. Yani iyi olmadı. 52-45.

İkinci yarıya Lllull’un çok kötü bir şutu ile başladılar. Ne yapmak istediğini anladık. Bunu tekrar tekrar deneyecek. Biz normal düzenimize döndük ve doğru bir set sonrası Sloukas ile sağ dipteki Melli’yi bulduk. Fark da dörde indi. Llull beklendiği üzere abuk subuk bir şut daha salladı. Ahmet geçiş oyununda smaca giderken Tavares’in bloğuna takıldı. Halbuki el değiştirse basket işten bile değildi. Deck hücumda ve savunmada hatalar yaptı ama yararlanamadık. Vesely Ahmet’in yerine oyuna girdi. Lauvergne çok lazımdı bu maç. Tavares Kalinic’e dirseği geçirince sportmenlik dışı faulü aldı. Skor yine sadece dört sayıydı. 53-49. Guduric boş üçlüğü atsa havaya girecek rakibi biraz paniklettirebilecektik ama olmadı. Causeur skoru 55-49 yaptı. Biz de Sloukas ile yine süre biterken şutu bulduk. 55-51. Hala oyundayız. Gabriel Deck bugün geçmiş maçlara nazaran daha çok top kullanıyor ve takımına olumlu katkı veriyordu. Laso’nun bugünkü ekstra silahı o sanırım. Faul atışları ile skoru 57-51 yaptı Arjantinli. Çok güzel seti Sloukas ile bitiremeyince Causeur farkı yine açtı. 60-51. Tribünler hareketlendi. Molamız geldi.

Mola sonrası kendisine hazırlanan setin sonucu Kalinic Randolf’un önünden turnike smaca giderken arkadan gelen Tavares’in bloğuna yakalandı. Neyse ki top bizde kaldı ve Sloukas ile pozisyonu bitirdik. 62-53. Guduric de Kalinic’in asisti ile üçlüğü bulunca fark yine makul seviyelere indi. 62-56. Der demez Tavares ile standart bir alley oop yedik. 64-56. Alley oop’a Vesely’nin smacı ile cevap vermek isterken bloğu yedik ve maçı psikolojik olarak bitiren darbe geldi. Llull çılgın denemelerinin üçüncüsünde üçlüğü bulunca fark onbiri buldu. Salonun enerjisi arttı. Herkes “Llull, Llull” tezahüratına başladı. Bu basket bizi sendeledi derken Lllull bu defa da bir başka çılgın üçlük attı. Bu defa ki basket fauldü hem de. Llull’un gazabına uğramıştık. 70-56. Kroki vaziyetinde takımımızı Obra molaya götürdü. Mola sonrası Llull bu defa da çılgın şut tehdidi nedeniyle darmadağın olan savunmamızı Tavares’e verdiği alley oop pası ile geçti.73-57. Çeyreğin sonrası bizim açımızdan hiç iyi gitmedi. Melli dörtledi. Tavares alley oop delisi oldu. 77-61.

Dördüncü çeyreğe Green’in anlaşılmaz hareketleriyle başlayınca Randolf maçta en çok gördüğümüz şeyi yaptı. Alley oop. Böyle bir maçı Baskonia, Panathinaikos ve Strasbourg deplasmanlarında yaşamıştık. Hepsi de hayırlı olmuştu. Son çeyrek olan oldu. Rakip seyircinin de desteği mükemmel oyununa devam etti. Maçın bitmesine 6:33 kala Biberovic oyuna girdi. Kendisine gelen topları olumlu kullanarak takımımıza sayılar kazandırdı. Onun adına iyi tecrübe oldu. Maç da 101-86 bitti.

Sanki poker oynarken elini gizleyen oyuncular gibiyiz diye düşündüm. Elimizi göstermezken derslerimizi aldık. Bir kere Real gibi oynamaya yeltenmeyeceğiz. En önemli derslerden biri bu olsa gerek. Sıralama açısından şimdilik tehlike yok. Takımımızın haftaya alıştığımız oyunuyla galibiyetlerine devam edeceğine eminim.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

08 Mart 2019 at 08:45