FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Posts Tagged ‘Old Santi

OLD SANTİ: BU DEFA EZE EZE

leave a comment »

oldsantiTürkiye kupası finalinde daha on gün önce yendiğimiz ezeli rakibimiz Anadolu Efes ile bu defa Euroleague’de kendi evimizde karşılaşıyorduk. Hatırlanacağı üzere bu Efes sezonun ilk devresinin başında momentum geçişlerini kontrol edemediğimiz meşhur maçta bize ilk yenilgimizi tattırmıştı. Salon bu akşam tıklım tıklım dolu, seyircinin enerjisi de yüksekti. Oyuncu tanıtımları klasik bir şekilde Metalica’nın parçası ile yapılırken, taraftarın cep telefonu şovu salonu ışıl ışıl aydınlatıyordu. Sarı tribünün desteği her zamanki gibi hatta daha bile fazlaydı. Efes ve Ataman’a özel herhalde diye düşündüm. Bu arada hala tanıtım sırasında Obra’nın kötü fotoğrafını değiştirmediklerini not düşeyim.

Maç sabahı Anadolu Efes’in daha şimdiden gelecek senenin kombine satışlarına başladığı haberi bizleri rakibimizin bütçesinde bir sıkıntı mı var diye düşündürdü. Zira bu hiç alışıldık bir uygulama değildi. Rakip ısınırken kimsenin keyfi yok gibiydi. Bizde ise Vesely maşallah sahadaydı, ama Lauvergne kenarda bile yoktu. Biberovic de Fenerbahçe Beko’nun Euroleague kadrosunda kendisine yer bulmuştu.

Maça biz Green, Bobby, Datome, Melli ve Ahmet beşiyle çıktık. Ataman ise atıcı oyuncuları Beaubois ve Larkin’i aynı anda sahaya sürmüştü. Geri sayımla maç başladı. Ahmet jump ball’u kazandı. İlk sayılarımız garanti olsun diye herhalde, Türkiye Kupasının MVP’si Datome’nin Dunston üzerinden bulduğu klasik bir şekilde geri çekilerek attığı basket sonucu geldi. Larkin bu baskete hızlı bir üçlük basket ile cevap verdi. 2-3. Akabinde süreyi iyi kullanamayınca, Melli dipten kötü bir tercih yapmak zorunda kaldı. Topu kapan Efes, Moerman’ın güzel turnike basketi ile 2-5 öne geçti. Ancak, Bobby her zamanki gibi alev alev yandığı için skor çabucak tekrar dengeye geldi. 5-5. Bu basketin ardından atılan karşılıklı boş şutlar sonrasında hücum ribauntlarını almayı başardık. Top elden ele geldiği için hücum etmek için sınırlı süremiz vardı. Buna rağmen cesur yürek Bobby Larkin’in üzerinden imkansız bir şut daha çıkarmayı başardı ve patronun kim olduğunu kendisine hatırlattı. Bu basket öyle bir basketti ki Larkin’i basketboldan soğutabilirdi. 7-5. Bu sayı ile seyirci de coştu, rakip şöyle bir sendeledi fakat kaptığımız topun ardından bizimkiler geçiş oyununu değerlendiremeyince Andersen turnike ile maçı yine dengeye getirdi. 7-7. Bu şutun ardından Green dipten temiz bir şut ile cevap verdi. 9-7. Rakibin en istikrarlı oyuncularından Moerman pota altından sayıyı bulunca ilk çeyreğin ilk yarısında skor yine dengeye geldi. 9-9. Ağır toplar Vesely ve Sloukas çeyreğin bitmesine 5:25 kala oyuna girdi. Aldığımız ribaunt sonrası Melli topu orta sahaya kendisi getirmeye yeltenince topu kaptırdı ve Larkin en iyi yaptığı şeyi yaptı. Temiz bir üçlük sonrası skor 9-12’ye geldi. Green hemen cevap vermek istedi ama bu defa olmadı. Savunmada da faulü yaptı. TV molası sonrası Beaubois’in bulduğu basket sonucu fark açıldı. 9-14. Üstüne bir de Sloukas topu kaptırınca, Moerman sıçramadan attığı boş üçlüklerden birini daha attı. 9-17. Fark sekize çıktı. Efes ne atsa giriyordu. Dokuzda yedi isabet bulmuşlardı. Biz ise onda dört ile oynuyorduk. Ama salonda herkes nasıl olsa yakalarız diye düşünüyordu. Obra oyuna Guduric’i sürdü. Gigi onun asisti ile üçlüğü buldu. 12-17. Rakibin kendisine gelen güvenden mi ne, Beaubois bu defa neredeyse orta sahadan üçlük denedi ama girmedi. Sloukas bunu hızlı bir geçiş oyunu sonrası bulduğu turnike ile cazalandırdı. 14-17. Savunmamız bugün oldukça konsantreydi. Oyuncular sizi her şekilde yeneriz havasındaydılar. Melli Moerman’a bloğu çaktı. Tribün desteği artırdı. Guduric Vesely’ye bir de alley oop asisti yaptı. Bu basket sonrası iyice sendeleyen rakip topu kaptırınca bu defa Kalinic smaç basketi vurdu. Hoop öne geçtik. 18-17. “Mola alsana mola alsana” tezahüratları sonrası rakip mola almak zorunda kaldı. Ancak mola rakibe olumlu bir etki yapmadı. Mola sonrası Vesely Micic’ten topu kaptı. Ancak Çek yıldızımız fantaziye kaçınca topu geri kaptırdı. Micic klasik bir Efes hücumu sonrası şutunu kullandı ama şutu bu defa girmedi. Datome, Lauvergne tarzı post up hareketleri ile pota altına girip basketi yapınca skor 20-17’ye geldi. Böylece Fenerbahçe 11-0’lık bir seri yakalamış oldu. Beaubois yine kaçırdı. Kalinic ise son top olarak kullandığımız topta turnikeyi basket ile tamamlamak yerine pota altından kenara gereksiz bir şekilde pas vermeye çalışınca top 3,9 saniye kala rakibe geçti. Micic orta sahadan topu salladığında süre bittiği için attığı basket sayılmadı. Çeyrek 20-17 lehimize bitti.

İkinci çeyreğe Melli’nin pota altına attığı ve seyirciyi homudandıran “strange” pasla başladık. Kendimize güveniyoruz, güzel ama bu fazla oldu sanki. Efes topu aldı. Simon göz yaşı damlasını kaçırdı. Sloukas hızlı set oyunumuz sonrası kullandığı üçlük şut sonrası skoru 23-17’ye getirdi. Bu pozisyonda Beaubois kendisini sportmenlik dışı faul aldırtmak için yere atınca hakemden faul yerine uyarı aldı. Topu yine çaldık. Sloukas bu defa şutu kaçırdı. Ama savunma kıskaç gibi. Pleiss’a blok geldi. Faul yapmak zorunda kaldılar. 16-0’lık seri yakalmıştık. Spiker Efes’in Olympiakos maçında da 17-0 seri yediğini hatırlatarak daha ümidinin bitmediğini ima etti. Ancak Doğuş steps yaparak top kaybına sebep olunca, Ataman mola almaya karar verdi. Mola sonrası Guduric kötü bir gözyaşı damlası denemesi yaptı. Micic’de kendisinden beklenmeyecek kadar kötü bir şut ile ona karşılık verdi. Biz atağı yine sayı ile sonlandıramadık. En nihayet araya giren Larkin geçiş oyunu sonrası Efes’e 6:38 dakika sonra ilk basketini kazandırdı. Obra kızdı ve molaya gittik.25-19. Mola sonrası Pleiss Vesely’den blok intikamını aldı. Hemen ardından da sağ dipten kısa mesafeli klasik basketlerinden birini atti. 25-21. Bugün basketçilerimizin enteresan bir şekilde fantezi hareketler peşindeydi. Kalinic de böyle bir pas çıkardı. Neyse ki topu kaptırmadan Melli’ye kazandırdık . İtalyan yıldız da attığı dengeli şut ile takımımıza sayıları kazandırdı. 27-21. Pleiss bir smac daha yaparak bu baskete cevap verdi. 27-23. Karşılıklı basketler ile fark buralarda bir süre gezindi. Guduric temiz bir üçlük ile skoru 32-25’e getirdi. Larkin hızla üzerimize üzerimize geldi. Melih Larkin’in hızlı bir şekilde turnike basket atmasını engellemek için ona sert bir faul yaptı. Neyse ki sportmenlik dışı gelmedi. Sert savunmamız faul sonrası da devam etti Sonucunda süreyi kullanamadılar. Melih peşinde Pleiss ile hızla pota altına gitti ve topu nefis bir şekilde sol dipteki Datome’ye çıkardı. O da üçlüğü çaktı. Sonunda maçın hakettiği gibi, fark çift sayılara çıktı. Datome savunmada da Pleiss’a blok yaptı ama hakem faul ile cezalandırdı. Hakemlerin Robin Hoodvari kararlarına alışkınız. Pleiss bence haksız olarak verilen maçın bu ilk faul atışlarının ikisi de kaçırdı. Faulleri kaçıran Pleiss savunmada da, Kalinic’in post up hareketleri sonrasında yaptığı nefis fake hareketi ile havada uçunca, Kalina smacı çaktı. Böylece fark açılmaya başladı. 37-25. Simon Ahmet’e basket faulü yaptırdı ancak o da aynı Pleiss gibi faul atışından yararlanamadı. 37-27. Topu yine kaptırdık ama Moerman onu takip eden Ahmet’in korkusundan smacı kaçırdı. Kalinic de dipten üçlüğü kaçırdı. Hücum ribauntunu alan Kaptan Kalina’ya yine şut pozisyonu hazırladı. Kalinic bu sefer kaçırmadı. Fark açılıyoooor. 40-27. Efes tam anlamıyle dağıldı. Larkin, Micic’in verdiği topu tutamadı. Rakip knock out olmak üzereydi. Ancak bu gün alışıldık üzere Fenerbahçe Beko bu sefer de Sloukas ile çaprazdan fantazi bir şut deneyince Moerman cezayı kesti. Obra da takıma kendi cezasını kesmek için molayı aldı. 40-29. Mola sonrası kendine gelen oyuncularımız güzel bir set sonrası Kalina ile bir üçlük basket daha kazandı. Onların bir şey yapacak halleri kalmamıştı. 8.4 saniye kala hücum sırası yine bize geçti. Bobby ile süratle geldiğimiz pota altında sayıyı yapamayınca devre böyle bitti. Ama Obra halinden memnun. Bobby’yi tebrik etti. 43-29

İkinci yarıya Dixon, Kaptan, Melli, Kalinic ve Vesely beşi ile çıktık. Maça skor board’daki sıkıntı düzeltildikten sonra Efes başladı. Daha ilk ataklarında Kalinic Dunston’a mesajı verdi. Top bize geçti. Dixon da üçlüğü vurdu. 46-29. Fark onyedi sayı olmuştu. Bu arada Dunston sonunda pota altında sayıları buldu. 46-31. Bu basket sonrası Kalinic klasik bir Fenerbahçe seti ile bir üçlük daha attı. 49-31. Rakibin bu basketler ile ritmi tamamen bozuldu. Başta giren şutlar artık kaçmaya başladı. Ama biz de artık söylemekten bıktığımız fantezi bir alley oop pası sonrası topu kaptırdık. Vesely sakatlanacak diye de korktuk. Topu kapan Efes hücuma kalkıştı. Ama Kalina bu teşebbüsü Micic’e blok yaparak engelledi. Karşılıklı boş atışlar sonrası rakibin en formda oyuncusu Moerman kendisine has turnikesi ile skoru 49-33’e getirdi. Ama bu baskete karşın ayağa kalkamadılar. Potayı dövmeye devam ettiler. Oyun disiplinleri farkı eritmek adına sıfırlandı. Dunston ve Vesely bir pota altı pozisyonunda horozlandı ama ikisi de sakin kaldı. Bu arada TV molası geldi. Üçüncü çeyreğin ortalarında Sloukas ile ilk faul atışlarımızı kazandık. 55-40. Sonrasında Sloukas topu çalıp coşarak turnikeye koşarken kaptırınca taraftar ona moral alkışı verdi. Efes top kaybı felan dinlemiyordu. Tamamen çökmüş durumdaydı. Anlamsız top kayıplarına ve boş şutlara devam ediyordu. Bir tek Moerman savaşıyordu. Onun savaşı sonucu skor 57-44’e kadar indi. Top çeyreğin bitmesine sekiz saniye kala bizdeydi. Sloukas hücumu değerlendiremedi. Topu kapan Moerman orta sahadan sallayınca fark ona indi. 57-47.

Çeyrek öncesi Moerman ile Dixon’ın şakalaşmalarını izledik. Bize gelse nasıl olur diye düşündüm klasik? Neyse, Guduric çaprazdan çeyreğe başladı ve skoru rahatlattı. 60-47. Pleiss kazandığı faul atışlarından ilkini sayıya çevirdi, ikincisini yaptığımız totem sonucu kaçırdı. Doğuş da ampule erken girince top bize geçti. Kötü bir set oynadık derken ve süre artık bitmek üzereyken Sloukas ile çaprazdan üçlük bir basket çıkardık. 63-48. Onlar atamadı. Guduric’e faul yaptılar. Guduric kazandığı faullerin ikisini de baskete çevirince skor normal haline geldi. 65-48. Pleiss pota altından hızlı bir basket daha buldu. Daha sonra bir daha atak şansı yakaladılar. Bu defa Guduric Motum’a bloğu çaktı. Datome ile süre biterken bir basket daha bulduk. İyice bezdirir adamı bu basketler. 68-50. Akabinde bir de Kalinic’in süre biterken kaçırdığı basketi Vesely takip ederek smaç ile tamamlayınca skor 70-52 oluverdi. Bir sonraki pozisyonda Pleiss Vesely horozlandı. Pleiss’a faul, Vesely’ye ise teknik faul çaldılar. Micic teknik faul atışını kaçırdı. Skor açılmaya devam etti. En nihayetinde maçın bitmesine 2:21 kala skor 80-57’ye gelince 2001 doğumlu Tarık Biberovic ve 1983 doğumlu Sinan aynı anda oyuna girdi. Lauvergne de gelince Final Four da acaba hangisi kadroda olur? Biberovic oyuna girer girmez ribaundu aldı. Ardı ardına iki pozisyonu da kendisi şutla bitererek dört sayı kazandırdı. Sanki beni çok az oynatırsanız ben de bütün topları kullanırım der gibiydi. Andersen’in son saniyede attığı üçlük basket sadece skoru belirledi. 84-66.

Bu maç her iki takım adına da çok önemliydi. Kelimenin tam anlamıyla Fenerbahçe Beko rakibini sürklase etti. Maçın buralara gelmesinde en önemli pay Guduric ve Kalinic’in skorer ve iki yönlü oyunlarıydı. Sloukas ve Datome de maçın skor yükünü çeken diğer oyuncularımızdı.

Şimdi yarın ki Barcelona-Real maçı çok önemli. Barceona kazanırsa hem dördüncü sıraya çıkacak hem de birincilik yarışında bizi rahatlatmış olacak.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

01 Mart 2019 at 00:58

OLD SANTI: EUROLEAGUE’DE İSTANBUL DERBİSİ

leave a comment »

oldsantiİstanbul’un Euroleague’deki iddialı iki temsilcisi bu sezon beşinci kez karşılaşacaklar. Bu iki takımın aralarında oynadığı ve Fenerbahçe Beko’nun Türkiye Kupası zaferi ile sonuçlanan karşılaşma sonrası, Kanaryalar galibiyet ibresini sıfıra ikiden, iki ikiye taşımayı başardı.

Son beş sezonda Obradovic’in gelmesiyle birlikte Euroleague’i domine eden bir takıma dönüşen Fenerbahçe Beko’nun kadro istikrarı her sezon hücum setlerinin daha bir mükemmeleşmesini sağlıyor. Savunmada da beş kollu bir canavara dönüşen Sarı Lacivertliler rakiplerinin hücum istatistiklerini yerle bir ediyor.

Buna karşın, şut oyununu en doğru şekilde uygulatan hocalardan biri olan koç Ergin Ataman yönetiminde Anadolu Efes, rakiplerini süratli hücumlar neticesinde yenmeyi hedefliyor. Ataman, Domercant, Hawkins, Arroyo gibi atlet ve keskin şutör oyuncuların yeteneklerine sonuna kadar güveniyor.

Bu bağlamda Fenerbahçe Beko-Anadolu Efes maçları bana hep bir zamanların Lakers-Celtics rekabetini anımsatıyor. Bir tarafta üstün yetenekleri ve atletizmleri ile Lakers, diğer tarafta ise sınırlı yetenekleri olan, ama oyunu çok iyi bilen, oyun disiplininden kopmayan Celtics takımı. Fenerbahçe bu durumda elbette Celtics oluyor. Ancak bir farkla diyebiliriz. Obradovic’in makina gibi işleyen kadrosu aynı zamanda Avrupa’nın en yetenekli ve tek başına maç alabilecek kalitede süper yıldızlarından kurulu.

Aslında, Anadolu Efes zirvedeki yıllarını Fenerbahçe’de de büyük başarılara imza atmış efsane hoca Aydın Örs basketbolü ile yaşamıştı. Aydın Hoca, 1991-2000 yılları arasında oynattığı güçlü ve disiplinli alan savunmasıyla Efes takımını Türk halkının gururu haline getirmişti. Onun zamanında Efes kadrosunda yer alan Petar Naumoski, Volkan Aydın, Ufuk Sarıca, Tamer Oyguç, Fenerbahçe Ülker salonunda forması emekliye ayrılmış ilk basketbolcu olan Mirsad Türkcan ve elbette sakatlığı nedeniyle faul atışlarında problem yaşamasına karşın aslan yürekli Larry Richard gibi yıldızlar, lacivert beyazlıları başarıdan başarıya koşturmuş, isimlerini her sporsevere ezberletmişti. Efes, 1992-93 sezonunda FIBA Avrupa Kupasında, Aris takımına karşı Avrupa’da final oynayan ilk Türk takımı ünvanını almış; 1995-96 sezonunda ise bu başarısını daha da ileriye taşıyarak Koraç Kupası Şampiyonu olmuştu. Daha sonraki yıllarda Aydın Örs ekolünden gelen Ergin Ataman ve Oktay Mahmudi ile Euroleague’de iki defa final four oynama başarısı oynayan kulüp, 2007 yılından sonra farklı hocaların da gelmesiyle birlikte kendisini başarıya götüren basketbol anlayışını terk etmişti.

İstikrarsız geçen sezonların ardından Euroleague’in bir çok takımı gibi, takıma geçmişte başarılar kazandırmış olan eski hocalarını göreve getiren Anadolu Efes, bu sezon başında her pozisyonun doğru oyuncular ile doldurulduğu güçlü bir kadro kurdu. Kadrodaki Micic ve Moerman Efes’in eski efsane kadrolarında yer almış oyuncuların kalitesinde diyebilirim.

Sezona yıldız oyuncuları ile fırtına gibi giren Efes takımı Fenerbahçe’ye karşı Cumhurbaşkanlığı kupasının ardından Euroleague’de de yenilgiyi tattıran ilk takım olmuştu. Hatta bu iki takımın aralarında oynadığı o ikinci maçın ikinci yarısındaki oyun, Fenerbahçe için büyük bir ders niteliğindeydi. Karşılaşmanın ilk çeyreğini 26-12 gibi bir skorla domine eden Sarı Lacivertliler, ilk yarıyı da 52-38 önde bitirmesine karşın ikinci yarıda momentum geçişlerini kontrol edemediğinden dolayı maçı 89-83 kaybetmişti.

Maça yine son derece disiplinli ve kontrollü bir şekilde başlayacak olan Sarı Lacivertliler, bu defa maçın ikinci yarısında aynı hataları yapmayacaktır. Vesely’nin de sakatlıktan güçlü bir şekilde dönmesi ve evsahibi olmanın avantajı ile birlikte Perşembe günü oynanacak karşılaşma öncesi Fenerbahçe Beko, Anadolu Efes karşısında kanımca karşılaşmanın favorisidir.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

28 Şubat 2019 at 10:27

OLD SANTİ: BU GÜNLER BİTMESİN

leave a comment »

oldsantiMaç öncesi salon yine hınca hınç doluydu. Vesely pota arkasında yerini almışken sahada ise Fenerbahçe’nin 2001 doğumlu yeni genç yeteneği Tarık Biberovic ısınan oyuncularımız arasındaydı. Aslında yeni koçu ve yeni transferleri ile Pana kadrosuna bakınca gayet dolu bir kadro görüyordunuz. Oniki kişilik Yeşil Beyazlı kadronun hepsi ilk beş oynayacak kapasitedeydi. Kalathes özellikle formda, Sean Kilpatrick ise oldukça tehlikeli, bildiğimiz bir oyuncuydu. Yalnız Gist biraz ağırlaşmış gibi geldi bana. Panathinaikos play off için ilk sekiz ümitlerini azaltmışken, bu maçtan alınacak ekstra bir galibiyet ile hava yakalamak isteyebilirler diye düşünüyordum. Rakibi siyahi atletik uzunları hücum ribauntlarında canımızı sıkabilirdi.

Maça Dixon, Datome, Guduric, Melli ve Ahmet beşiyle başladık. Guduric’in içeriye katları maçın kazanılmasında anahtar rol oynayacaktı. Ahmet jump ball’u kaybedince maça Pana başladı ve açılışı eski Efes’li Deshaun Thomas’ın üçlüğü ile yaptılar. Süratle çıktığımız hücum sonucu Dixon ile uygun bir üçlük bulduk ama Kara Mamba kaçırdı. Neyse ki Sean Kilpatrick daha maçın başı diye herhalde, anlamsız bir NBA hücumu ile topu acele kullandı. Böylece, ilk sayılarımız Guduric’ten beklediğim turnike sayılarıyla geldi. 2-3. Ahmet, Thomas’ a ilk faulünü yaptıktan sonra Pitino sevdiği gibi tam saha prese başladı. Zaten Pana ya tam saha pres yapıyor, ya da alan savunmasına dönüyordu. Sanki bir kolej takımı görüntüsünde koca koca adamlar vardı karşımızda. Dixon ile yine şutu sayıya çeviremedik. Guduric de savunmada Sean Kilpatrick’e üçlük şuta kalkmışken faul yapınca, skor çizgiden gelen atışlar sonrası 2-8’e geldi. Onlar kolej takımı havasındaydılar. Ama biz bildiğimizi yaptık ve her zamanki gibi nefis bir şekilde topu çevirerek en güvenilir İtalyan şutörlerimizden Datome’ye sağ dipten pozisyon yarattık. O da üçlüğü göbeğine koydu. 5-8. Papapetrou hemen bir üçlükle cevap verdi. Bu defa biz de diğer İtalyanımız, son maçlarda form düzeyi oldukça yukarıda olan Melli ile sağ çaprazdan üçlüğü attık. 8-11. Pana iyi başladı fakat biz de geri adım atmıyorduk. Guduric’in bugün enerjisi oldukça yukarıda diye düşünürken, Ahmet’e çok kötü bir pota altı pası verdi ve top kaybı yaptık. Gudu sonrasında savunmada ikinci faulü yapınca, erkenden kenara gelmek zorunda kaldı. Obradovic’in setlerini en iyi bilen oyuncumuz Kaptan oyuna girdi. Gist, sırtı dönük oyunla sayıya gitmek istedi ama çok ağırlaşmış. Halbuki Datome öyle mi? Sırtı dönük oyun sonrası dönerken imza atışlarından biriyle farkı tek sayıya indirdi. 10-11. Onlar attı ama biz de Melli’nin Melih’e pota altından attırdığı ters turnike basket ile skoru 12-13’e getirdik. Karşılıklı sayılar sonrası kimse mola almayınca TV molası geldi. Mola sonrası Pana’da Lojeski oyuna girdi. İyi savunma sonrası Dixon faul çizgisinde Ahmet’i buldu. Pivotumuz güzel bir fake hareketiyle rakiplerinden sıyrılarak bir anda potaya döndü ve kariyerinin en güzel sayılarından birini smaç basket ile tamamladı. Öne geçtik. 14-13. Hemen pota altından cevap verdiler. 14-15. Üstüne üstlük topu da kaptırdık. Lojeski üçlüğü yapıştırdı. Eyvah derken hakemler Gist’in hücum faulünü yakaladı ve basket geçersiz sayıldı. Sloukas, Lauvergne ve Kalinic oyuna girdi. Sloukas girer girmez içeriye daldı ve aniden dönerek faul çizgisinin arkasında üçlüğü kurmuş Kaptan’ı buldu. O da beşinci sayılarını yaptı. 17-15. Özellikle sarı tribün bugün çok coşkuluydu. Top Mitoğlu’ndan çıkmasına karşın hakem topu Yunanlılara verince bütün salon ayağa kalktı. Seyircinin hışmı karşısında şaşıran hakem hemen kararını değiştirip topu bize verdi. Seyirci oyunun tamamen içindeydi. Oyunculara sevgi ve güven aşılıyorlardı. Sloukas bu defa da Melli’yi asistiyle besledi ve sağ çaprazdan üçlüğü bulduk. 20-15. Maşallah Melli şuta kalkarken çok rahatım. O da öyle sanırım. Kalinic basket faule giderken çizgiden sadece bir sayı çıkarınca skor 20-16’ya geldi. Bu basket sonrası karşılıklı hızlı hücumlardan takımlar boş döndü. Sonunda Fransız Pivot ile pota altından basketi bulduk. 22-16. Yine boş şutlar. Sonunda Melih’in işi hemen bitireyim dercesine attığı acele şutu potaya girmemesinin ardından, Kaptan geçiş oyununda iki Pana’lının arasından turnikeyi basketle bitirdi. 24-16. Çeyrek Payne’in şutundan gelen sayılar ile bitti. 24-18.

İkinci çeyreğe klasik alley oop setimiz ile başlamak istedik ama Payne iyi savunma yaparak izin vermedi. Seti uygulamamıştık ama top hala bizdeydi. Kalinic, Payne’e faul yaptırarak çizgiye geldi. Faullerin ilkini attı, ikincisini ise kaçırdı. 25-18. Bu arada Lojeski’nin ayağı çektiği için oyundan çıkmak zorunda kaldı. Centilmen Fenerbahçe seyircisi onu alkışlarla uğurladı. Savunmada mücadele dozumuz faulsüz ama gayet yerindeydi. Sadece birazcık şanssızdık. Top elden ele dolaştı ve enteresan bir şekilde Yoncalarda kaldı. Ancak, rakip fırsatı kullanamadı ve Payne bir faulde Kaptana yapmak durumunda kaldı. Hücumda şutları şanssız bir şekilde değerlendirememeye başladık. Şimdi de Kalinic pota altında bloğu yedi, Kalathes geçiş oyununda turnike ile skoru 25-20 yaptı. Vougioukas’ın ard arda attığı sayılar ile rakip iyice ümitlendi. 25-24. Ahmet de gereksiz bir şekilde smacı kaçırınca seyirciden bir miktar ıslık sesi yükseldi. Sonrasında yaptıkları atak Pana için çok önemliydi ama Yeşil Beyazlılar Papapetrou ile bu fırsatı değerlendiremediler. En nihayet Yetmiş numaralı İtalyan yıldızımız attığı potalı basket ile takımımızı bu mini krizden çıkardı. 27-24. İki faullü Guduric tekrar oyuna girdi. Girer girmez Ahmet’e verdiği asist ile basket faulü kazandırdı. Ahmet çizgide kaçırdı, ama Datome bu defa da ribaundu aldı. Bugün hücum ribauntlarında bayağı ısrarcıyız. Guduric Datome’nin aldığı hücum ribauntunu boşa harcamadı ve turnike ile bitirdi. 31-24. Rakibe müthiş bir savunma yapıp , 24 saniye içerisinde hücum yapmasına izin vermedik. Pitino molaya gitmek zorunda kaldı. Mola sonrası iyi savunmamıza rağmen sağ dipten Pappetrou eline gelen şans topunu basket ile tamamladı. 31-26. Rakibin faul hakkı erkenden dolunca bu defa sık sık çizgiye gelmeye başladık . Guduric’in faul atışlarından kazandırdığı sayılar ile skoru 33-26 yaptık. Rakibin gardı iyice düşmeye başladı. Sık sık top kaybı yapmaya başladılar. Pitino’nun yüzünden dökülen bin parçaydı. Mola sonrası Sloukas nefis bir pasla Kalinic’e turnikeyi yaptırdı. Biz sportmenlik dışı ve basket faul beklerken, hakem sadece faul atışı verdi. Kalinic faul atışlarının ilkini kaçırınca seyirci bir moral alkışı verdi ve ikinci atış basket oldu. 34-26. Tam sahacılara karşı tam saha prese başladık. Karşılıklı top kayıpları sonrası Kalinic nefis bir geçiş oyunu ile iki Yunanlının arasından ince bir şekilde turnikeyi bıraktı. Bu arada Ahmet de üçleyip kenara gelmek zorunda kaldı. Melli’nin güvenli ellerinden gelen üçlükle fark çift hanelere çıktı. 39-28. Rakip kroki haldeydi. Bobby topu bir sağa bir sola çevirirken bir anda pota altında Kalinic’i gördü 41-29. Rakip artık habire top kaybı yapıyordu. Seyirci kendinden geçti. Bobby de ilk sayılarını faul atışlarından kazandırdı. Savunmada rakibe nefes aldırmıyorduk. Kalinic her ataklarında topu çalıyordu. Çalmakla kalmıyor, topu aldığı gibi hücumu turnikeyle bitiriyordu. Yunanlı oyuncuların Kalinic’in peşinden koşmaktan canları çıktı. 45-29. Artık rakip kroki değil resmen knock out olmuştu. Çeyrek skoru Guduric’in üçlüğü ile katmerlendi. 48-29. Deplasmanlarda ortalama 70 sayı atabilen rakip bu defa ilk yarıda sadece 29 sayıda kalmıştı.

İkinci yarıya Pana başladı. Salonda devre arası mayhoşluğu vardı. Enerji düşmüş, tek tük ıslık duyuluyordu. Kalathes fırsatı değerlendirerek faul çizgisinin gerisinden üçlüğü buldu. 48-32. Gigi hemen sol çaprazdan cevap verdi. 51-32. Savunma konsantrasyonumuz devam ediyordu. Melli harika bir şekilde rakibin pota altı hücumunu kesti, ama Lauvergne pota altından tersten atışı kötü bir şekilde değerlendiremedi. Fransız Pivot savunmada da aksayınca Obradovic, Ahmet’i kenardan çağırdı. Datome sol çaprazdan sağa doğru nefis driplingler ile giderek fade away benzeri şekilde aniden dönerek basketi buldu. 53-36. Sonrasında savunmada yerlere atlayarak salondaki sevgililerinin sayısını arttırdı. Guduric hücumda eskisi gibi tereddüt edince topu kaybetti. Ama sonrasında Yeni Guduric tarzına büründü ve sağ çaprazdan üçlüğü buldu. 56-36. Fark 20 olunca Pitino yine molaya gitti. Savunmamız geri adım atmıyordu. Zaten artık rakip hücuma inanmayarak geliyordu. Melli’den bir mükemmel şut daha 58-36. Konsantrasyon kaybı yaşar mıyız diye düşünürken Pitino’nun NBA patentli yıldızı skoru 58-38 yaptı. Rakip farkı kapatmak için acele abuk subuk toplar kullanmaya başladı. Çeyreğin bitmesine 4:24 dakika kala Guduric’in yerine ilk defa Green oyuna girdi. Bu arada Kalinic de üç faule geldi.Melli show devam ediyordu. Onun sağ dipten attığı üçlük bu geceki ondördüncü sayılarıydı. 61-38. Pitino artık bütün topları Kilpatrick’e kullandırıyordu. Sanki NBA yıldızı gibi Kilpatrick atarsa kazanacaklar sanki. Tek tük atıyordu ama 61-40 . Green ise sağ dipten ilk denemesinde topu 24 saniye skor boarduna çarptırdı. Datome ve Ahmet’in ard arda yaptığı bloklar rakibi iyice bunalttı. Sloukas kendine bir yol bularak aralardan bir turnike daha çıkarttı. Kalathes aynısından bize attı. 63-42. Çeyreğin sonunda son topları kaçırdık. Kilpatrick, basket faulden yarattığı sayılar ile üçüncü çeyrek skorunu belirledi. 63-46.

Son çeyreğe Erick Green’in sağ dipten bulduğu üçlük ile başladık. Bu sayılar Green’in bu maçtaki ilk sayılarıydı. 66-46. Amerikalı forvet bir de Mitoğlu’nun elleri üzerinden basket faulü çıkarınca Pitino oturdu. Yok yine kalktı. Seyirci iyice coştu. Güneşimi Kaybettim diye tezahürat yapmaya başladı. Yunanistan’dan gelen Green, Yunan takımı görünce durmuyordu. Louvergne’den aldığı pası bu defa sol dipten üç sayıyla değerlendirdi. 72-46. Pitino’dan yine mola geldi. Gist mola sonrası güzel bir reverse hareketi ile yoncalara basket kazandırdı. 72-48. Lauvergne smaç ile hemen cevap verdi. Slouklas’ın basketlerigeldiğinde skor 76-50 olmuştu. Bu sayıların ardından, maçın bitmesine 5:43 kala Türk pasaportlu Tarık Biberovic Melli’nin yerine oyuna girdi. Seyirciye yeni bir heyecan, eğlence çıktı. bu arada skor da Lauvergne’in basketleri ile neredeyse otuz farka geld. 78-50. Top biberovic geldiğinde seyirci hareketleniyo, onun ilk basketlerini bekliyordu. Sonunda Biberovic turnikeden attığı sayılar ile kariyerindeki ilk Euroleague ve Fenerbahçe sayılarını attı. Maçın sonrasında seyirci Biberovic ve bütün oyunculara tek tek tezahürat yaptı. En büyük tezahürat Obradovic ve kenardaki Vesely’ye yapıldı. Obra bu defa seyirciye erken demedi. O bile maçın bittiğini kabul etmişti.

Takımımızla ne kadar gurur duysak azdır. Real Madrid’in yenilmesiyle en yakın rakibimizle fark iki maça çıktı. Takım olduğumuzu, Vesely olmadan da Euroleague’in en güçlü takımının kim olduğunu gösterdik. Hem geleceğimiz de emin ellerde. Keşke bugünler hiç bitmese. Obra hep başımızda kalsa.

Vesely olmadığında liderlik rolünü Melli üstlenmiş durumda. Datoma, Kalinic, Kaptan, Guduric ve elbette son çeyreğin skoreri Green bugün harika oynadılar.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

09 Şubat 2019 at 11:33

OLD SANTİ: FENERBAHÇE BEKO’DAN GÖVDE GÖSTERİSİ

leave a comment »

oldsantiRakip Olimpiakos olunca beş benzemez ile de oynasa oyunu ciddiye almak gerekir. O nedenle seyirci de takım da maça çok iyi hazırlanmıştı. Maç öncesi tanıtım seromonisi bile farklı bir havada yapıldı. Tanıtım sırasında tüm salon üst tribünler dahil muhteşem bir cep telefon şovu yaptı. Salon ışıl ışıl oldu. Herkes müthiş mücadeleyi bekliyordu. Rakipte Vesely gibi çok formda bir pivot olan Milutunovic vardı. Maç öncesi efsane kaptan Mirsad, Çek yıldıza Aralık ayı MVP ödülünü verdi. Mirsad sanki sahaya çıkıp oynayacakmış kadar formda görünüyordu. Bu arada Obra’nın tanıtım sırasında skor board’da gösterilen bozuk fotoğrafı hala değiştirilmemişti.

Maça Dixon, Green, Kaliniç, Melli ve Ahmet beşi ile başladık. Sarı tribün ayaktaydı. Diğer tribünler de ona ayak uydurunca salonun enerjisi istediğimiz seviyeye geldi. Rakibimiz maça Papanikolau’nun üçlüğü ile başladı. Hücumda Ahmet topu aşağı indirme sendromunu yaşayınca top kaybı yaşadık. Aynı Ahmet savunmada gayreti ile ribauntu aldı. Akabinde hücumuzda Green belki de karşısında eski takımını görünce güzel bir başlangıç yaptı. 2-3. İyi savunma yaptık, ama Lamonica topun Kalinic’ten çıktığı yönünde ters bir karar verince top kaybı yaşadık. Buna rağmen, Kalinic topu kaparak smacı yaptı ve öne geçtik. 4-3. Olympiakos’un formda oyuncusu Papa bu geceye de iyi başladı. Attığı üçlükle skoru 4-6 yaptı.Dixon bu gece de maça ful konsantre olmuş bir görüntü veriyordu. Hemen göz yaşını bıraktı ve maça denge geldi. 6-6. Rakip kaliteli top çeviriyordu. Ahmet faulü yaptı. Ancak topu yine çaldık ve her zamanki Dixon Spounalis mücadelesi başladı. Dixon, sazı hemen eline aldı ve Yunanlı Yaşlı kurta sportmenlik dışı faulü yaptırdı. Faul atışlarında da hata yapmayan Bobby skoru 8-6’ya getirdi. Sportmenlik dışı faul nedeniyle Spounalis’in dengesi bozuldu ve topu getirirken ikinci faulünü yapmak durumunda kaldı. Blatt hemen onu kenara aldı. Kalinic, önce smac, sonra top çalma ve ardından hatasız faul atışları yapınca skor 12-6 oluverdi. Fark açılıyordu. Ama rakip Olympiakos olunca, biliyoruz ki hiç bir zaman konsantrasyonu elden bırakmamak lazım. Her an hızlı bir şekilde seri yapıp geri dönebilecek potansiyele sahipler. Eyvah Mulitinov’a faul yaptık dedik, ama Lamonica sürpriz bir şekilde lehimize üç saniye çaldı. Blatt uzun oyuncusuna kızarak onu kenara aldı. Hücumda da çok başarılıydık. Green dipten nefis bir üçlük daha atınca fark bir anda 9’a çıktı. 15-6. Blatt oyun kontrolünden çıkınca molaya gitti. Mola sonrası hakem yine yanlış bir karar ile Goss’tan çıkan topu Kalinic’ten çıkmış gibi gördü. Olympiakos da böylece son saniyede Strelnieks’in elinden üçlüğü buldu. 15-9. Hakemlerde yeni moda üç saniye çalmak. Bu defa da Ahmet’e üç saniyeyi çaldılar. Çeyreğin bitmesine 4:38 kala Ahmet çıktı, Vesely oyuna girdi. Çek pivot girer girmez ribaundu aldı. Top Melli’ye geldi. Melli turnikeye girerken faulü alınca çizgiye geldi ve faul atışlarını hatasız tamamladı. 17-9. Kırmızı Beyazlıların usta pivotu Mulitinov Papa’tan aldığı topu nefis bir smaç ile bitirdi. 17-11. Rakip havaya girecek diye düşündüm. Lamonica aleyhimize bir de steps çaldı. Goss göz yaşı damlasını akıtınca skor 17-13’e geliverdi. Ardından bir top kaybı daha yaptık. Klasik bir Olympiakos maçı diye düşündüm. Obra kıpkırmızı oldu. Ancak günün kahramanlarından Kalinic turnikeyle Papa’nın üstünden basketi yaptı. 19-13. Çeyreğin bitimine 2:24 kala Lauvergne de oyuna girdi. Guduric uzaklardan sol çaprazdan çok kötü bir şut kullandı. Kaçan şut sonrası baskıyla topu yeniden kazandık, sonra yeniden kaybettik. Maçta tempo arttı. Karşılıklı top kayıplarının ardından Gudu pota altından farkı tekrar açtı. 21-13. Yunan ekibi bu defa da Leday’ın ekstra basketiyle geri dönmeyi denedi. Sonunda çeyreğin son hücumunu Vesely ile sayıya çeviremeyince ilk çeyrek skoru 21-15 olarak bitti.

Artık klasikleşmiş alley oop basketiyle ikinci çeyreğe başlayalım dedik. Ama rakip faul yaparak bu baskete izin vermedi. Kalinic’in şutu şanssız bir şekilde kaçtı, akabinde Baskonia’dan hatırladığımız Timma sol çaprazdan çok düzgün bir üçlük ile hesabını açtı.21-18. Ardından, biz de güzel top çevirdik ve Yunanistan’ın en iyi gardı ile üçlüğü bulduk. 23-18. Timma bu çeyrek üçlük yağmuruna başladı anlaşılan. Bu defa da sağ çağrazdan üçlüğü buldu. 23-21. Sloukas kaçırdı, kaptı, Lauvergne kaçırdı. Karşılıklı kaçırmalar sonrası Leday maçı dengeye getirdi. 23-23. Kostas önü açılınca iki kere karar değiştirdi ve sonrasında potalı bir şekilde basketi kazandırarak Fenerbahçe Beko’yu tekrar öne geçirdi. Savunmada Lauvergne Leday’in fakelerini bu sefer yemeyince topu kaptık. Vesely, orta mesafeden potalı enteresan bir basket yaptı.27-23. Bu basketin ardından Olimpiakos, daha ne olduğunu anlamadan, İtalyan Yıldızımız Datome bir de smaç basket yaptı ve bir anda öne fırladık 29-23. Bobby Spounulis’i görünce her zamanki gibi bir başka oynuyordu. Black Mamba, son saniye üçlüğünü kazandırınca fark yine dokuz oldu. 32-23. David Blatt da bu üçlük basketin ardından molaya gitmek zorunda kaldı. Mola sonrası Spaunulis kenara geldi. Strelnieks sahadaydı. Bogris’in aldığı ribaunt sonucu basket faul kazandılar ama faul atışını değerlendiremediler. 32-25. Dixon bu defa da Lauvergne’e pota altından nefis bir top çıkardı. Adeta al da at dercesine verilen pası Lauvergne smaç ile bitirdi. 34-25. İlk yarının bitmesine 2:36 kala Melli, Printezis karşısında akıllıca bir faul yaptı. Bu daha çeyrekteki üçüncü faulümüzdü. Yunan oyuncu faullerin ikisini de kaçırdı. Bobby cezayı göz yaşı ile kesti. 36-25. Strelnieks göz yaşı basketi ile bu baskete karşılık verdi. Adeta göz yaşı damlaları düellosu başladı. Bobby ikinci bir göz yaşı damlası daha attı. 38-27. Datome’nin sayıları ile 40-27 yaptık. Rakip kazandıkları faul atışlarının birini değerlendirince ilk yarı 40-28 lehimize bitti.

İlk yarı rakibe onbir top kaybı yaptırmıştık. İkinci yarıya maça başladığımız beşle başladık. Blatt ise Spanoulis ve Printezis’siz bir beşi tercih etmişti. Olympiakos ilk hücumda güzel top çevirdi ve Strelnieks ile sayıyı buldular. Ama basket süre dolduğu için sayılmadı. Hücum sırası bize geçtiğinde Kalinic üçlük şutu kaçırdı, ama girmeyen topu Ahmet hücum ribaundu sonrası smaç ile bitirdi. 40-28. Ahmet bir smaç daha vurdu. Sonra bir daha vurunca Skor 44-28 oluverdi. Blatt molayı aldı. Mola sonrası bu defa Melli smacı vurdu. 46-28. Yunanlılar sonunda krizden Gosss’un kazandırdığı basket faul ile çıktılar. 46-31. Ancak, oyuncularımız bu gece maça çok konsantre olmuşlardı. Önce Dixon, sonra da Kalinic’in üçlükleri ile maçı 49-31’e getirdik. Dediğim gibi hiç bir zaman Olimpiakos’u hafife almamak lazım. Yunan Temsilcisi, Spanoulis’in attırdığı üçlük ve faul atışları ile 5-0’lık seri yaptı. 49-36. Çeyreğin bitimine 6:14 kala Vesely oyuna girdi. Kalinic turnikeyi kaçırınca rakibin yapacağı hücum maçın kırılması açısından çok kritik bir hal almıştı. Neyse ki önce Papa sonra Spanoulis ile ard arda üçlükleri kaçırdılar. Dixon da Spanoulis de çok yorulmuşlardı. Sonunda, Vesely pota altına girerek basket faulü çıkardı. 52-36. Blatt endişeli, Obra sakin ve kendinden emindi. Nunnaly’nin artık oldu dediğimiz maçlar vardır. Bu maç da Green için o maçlardan biriydi anlaşılan. Erick Green, çok akıllıca üçlük atışına kalkarak faulü almasını bildi. Atışların hepsini de sayıya çevirince skor 55-36 oldu. Farka rağmen savunmamız çok agresifti. Takımımız sanki Olimpiakos ile oynamaktan büyük zevk duyuyordu. Green ikilik, Sloukas da üçlük basket atınca skor 60-39 oldu. Olimpiakos kroki oldu. Toupane araya bir üçlükle girdi, ama Green bu gece adeta alev almıştı. 64-42. Blatt çökmüş, Obra halinden memnundu. Kırmızı Beyazlılar çeyrek biterken yine atağa kalktı ve Timma’nın önderliğinde farkı ondört sayıya kadar indirmeyi başardı. 68-54.

Son çeyrekte İtalyan yıldızlarımız sahadaydı. Çeyreğe Sloukas’ın Mulittunov üzerinden attığı sol turnike sayılar ile başladık. 70-54. Rakibin bu geceki üçlük makinası Timma sol dipten cevap verdi.70-57. Italyan Job diyeceğimiz bir ikili oyunda Melli smacı vurdu. Lauvergne’in Papa’ya yaptığı sert faule neyse ki sportmenlik dışı faul çıkmadı. Papa çizgiden skoru 72-59 yaptı. Timma üçlük dışında bir de smaç basket yaptı. 72-61. Rakibin hücumu yine çok kritik bir hal almıştı. Papa’dan topu kaptık derken Vesely 6:48 kala dördüncü faulünü yaptı. Çek yıldız sekiz saniye sonrası beşleyince eyvah dedim. Bayağı bir süre var. Bakalım onsuz nasıl geçecek? Son çeyreklerin kahramanı Guduric yine sahneye çıktı ve inisyatif kullanarak üçlüğü kazandırdı. 75-63. Timma bu defa cevap veremedi. Ama Bobby Green gibi yanıyordu. 77-63. Mola sonrası top ellerden dışarı çıktı. Hakem topu önce onlara verdi. Ancak, seyircinin de etkisiyle haklı olarak kararını değiştirdi ve topu bize verdi. Nefis setimiz sonrası kalinic sol turnikeyle basketi attı. 79-65. Strelnieks ve Kalinic’in karşılıklı üçlükleri skoru 82-68’e getirdi. Günün kahramanlarından Green tekrar oyuna girdi. Bir Dixon bir Green farkı uçurdu 85-70. Bu sayılar Green’in bu geceki 17. Sayılarıydı. Ondan sonra zaten maç şova döndü. Seyirci önce İzmir marşı sonra Obradovic ve diğer oyunculara tezahürat yapmaya başladı.

Fenerbahçe Play Off’lar öncesi önemli rakiplerinden biri karşısında tam bir gövde gösterisi yaptı. Bu gecenin en önemli kazanımı Green oldu. Bu gece kısaların gecesiydi.

Tebrikler Kanaryalar.

Fenerbahçe Beko’nun kazandığı bu başarıları takdir ederken spor kulübü iddiasındaki Fenerbahçe’nin kendi spor radyosunda Olimpiakos maçı yerine futbol takımının maçını anlatmayı tercih etmesini de hiç anlayamadığımı belirtmeliyim. Futbol maçları zaten yayıncı kuruluş tarafından anlatılırken, Dünyanın En Güzel Takımının maçını es geçmek en hafifi tabiriyle hiç yakışmadı.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

24 Ocak 2019 at 22:09

OLD SANTİ: RAHAT MAÇ RAHAT GALİBİYET

leave a comment »

oldsantiFenerbahçe Beko zorlu maç trafiğinden çıktıktan sonra Euroleague’deki en rahat deplasman maçına çıkıyordu. Las Palmas’daki salonda en büyük korkumuz parkelerin kayganlığıydı. Neyse öğrendik ki bu problem şikayetler üzerine çözülmüştü. Rakipte Hannah’ın sakatlığı devam ediyordu. Amerikalı forvet Chris Ewans ise hafta içi Karşıyaka’ya transfer olmuştu. Hatta Ewans daha Türkiye’de bir maç dahi oynamadan hafta sonu All Star smaç yarışmasına adını bile yazdırmıştı. Gran Canaria onun yerine Cedevita’dan beyaz Amerikalı forvet Josh Magette’i transfer etmişti. Magette oyunun rengini değiştirecek bir transfer olarak gözükmüyordu. Rakibin en büyük silahı kırk yaşındaki Oliver’in Pasecniks, Tillie gibi uzunlarla bulacakları ikili oyun basketleriydi. Sonuçta rahat bir maç olacak gibi görünüyordu. Sakarya maçından sonra yavaş yavaş sezonun geri kalanına ısınacaktık. Tek sorun uykuya kalmak diye düşünüyordum. Bir değişiklik de rakibin 38 yaşındaki genç koçuydu. Victor Garcia.

Maça Sloukas, Green, Kalinic, Melli ve Ahmet beşiyle başladık. Ahmet her zamanki gibi jump ball’u kazandı. Sloukas hemen maçın başında faul çizgisine yakın orta mesafeden bulduğu bir şut ile takımımızı öne geçirdi. Gran Canaria, bu baskete Rabaseda’nın sağ dipten hızlı bir şekilde bulduğu üçlüğü ile cevap verdi. 3-2. Kalinic’in Sloukas benzeri basketi ile biz de bu baskete cevap verdik. Bu basketlerin ardından karşılıklı şutlar kaçtıktan sonra Kim Tillie smacı vurarak bugün enerjisinin yukarıda olduğunu gösterdi. Bizde de Green takıma ısınıyor gibiydi. Amerikalı forvet çaprazdan bulduğu şutla hemen cevabı yapıştırdı. 7-9. Buna karşın, Strawberry basket faul ile üç sayı kazandırınca Obradovic bu karşılıklı sayılardan memnun olmadığını göstererek molayı aldı. 10-9. Mola sonrası Melli boş şut pozisyonunu kaçırdı. Kalina da hücum ribaundunu yapmaya çalışırken faul yapmak zorunda kaldı. Enerjimiz düşüktü. Ama sonunda asist sayımız yok derken Kosatas çeyreğin bitimine 3:37 kala Lauvergne’e asistten ilk smac sayısını yaptırdı. Ardından Lauvergne de Guduric’e asist yapınca yeniden öne geçtik. Periyodun bitmesine 2:54 kala Vesely ilk defa oyuna girdi. Çek Yıldız oyuna girer girmez Fenerbahçe’ye basket faulü kazandırdı. Sonrasında, Guduric’in pota altına drive ederek kazandırdığı sayılar ile ilk defa üç sayı öne fırladık. 15-18. Yine de yeterince konsantre olmadığımızı düşünüyordum. Guduric faul çizgisinde birini kaçırdı birini attı. 19-21. Ama Fenerbahçe bu . Çeyrek biterken Datome’nin Magette’ye nefis bloğu sonrası Vesely’den hiç görmediğimiz üçlük sayıları takımı bir anda havaya sokuverdi. İlk çeyrek skoru 19-24.

Gran Canaria, ikinci çeyreğe pota altından bulduğu sayı ile başladı. Karşı hücumumuzda Lauvergne klasik reverse hareketi ile rakibini geçmişti ki, hakem hücum faul çaldı. Kolu rakibe karışmış. Lau böylece ikiledi. İkinci çeyreğe kötü başladık. Neyse ki bugün rakip Gran Canaria. Oriol Pauli’nin üçlüğü çemberin içinden çıktı ama Kalina’nınki tam göbeğine. 21-27. Oyuncularımızın rakibi küçümsediği belli oluyordu. Sanki bir beş dakika oynayalım beş dakika dinlenelim havasındaydılar. Savunma oldukça aşağıdaydı. Buna karşın faul sayılarımız gittikçe artıyordu. Onlarda bunu kullanarak faullerden sayılar bulmaya başladılar. Oliver’in faul sayıları sonrası fark dörde indi. 25-29. Sloukas bakmadan Lauvergne’e verdiği pas ile smacı vurdurdu. Rakip bu sayı sonrası molaya gitti. 25-31. Zorlanmadan oynuyorduk. Umarım uyumayız diye düşünüyordum. Sonuçta burası Euroleague platformu. Sloukas baskı gelmeyince asist sayılarına devam etti. Mola sonrası bir asist de Guduric’e yaptı. 25-35. Yeniden molaya gittiler. İkinci mola sonrası Pasecniks ile bir kaç kez pota altında ters eşleşme yakaladılar. Lauvergne öne çıkıp kalıyordu. Pasecniks’in böyle bir sayısına Kalinic yine bir üçlükle cevap verdi. 30-38. Ardından iyi bir set hücumu sonunda Lauvergne doğru yerde top ile buluştu ve sayıyı kolayca yaptı. 30-40. Rakip bu sayı sonrası artık dağılır gibi oldu. Adalılar sayıyı kaçırdıktan sonra Oliver ile bir de sportmenlik dışı faul yaptılar. Sloukas’ın faul atışları ve ardından Guduric’in komik asisti ile Kalinic pota altından basketi yapınca yine molaya gittiler. Maalesef Canaria’nın pon pon kızları da takımla aynı performansı gösteriyordu. Mola sonrası Strawberry Ahmet’in önünden şutu buldu ve devre bu basket ile bitti. 32-44.

İkinci yarıya takımımızda Vesely ve Melih vardı. Vesely sahada olunca savunmada iki kademe daha yukarıda oluyorduk. Bununla birlikte, Melli boş üçlükleri kaçırmaya devam ediyordu. Dediğim gibi rakip bu kadar kötü olmasa sıkıntı yaşayabilirdik. Melli’nin sonra yaptığı başka bir hatası Vesely’nin ikinci faulü almasına neden oldu. Buna rağmen rakip sayıyı kaçırınca Kalina asisti ile Vesely’ye smacı vurdurdu. 34-47. Kim Tillie attığı üçlükle İspanyolları havaya soktu. Görünen o ki bu çeyreğe Tillie damgasını vuruyordu. Kaptan da ard arda yaptığı fauller ile 3.5 dakikada üçleyiverince kenara geldi. Savunmada kötüyken hücumda iyi işler yapıyorduk ya da tam tersi. Melli topu kaparak takımımıza sayıyı kazandırdı.37-51. Çeyreğin bitimine 3:51 kala Green ile faul hakkımızı doldurduk. Çek pivot her zamanki gibi smaçları çakmaya devam ediyordu ama bu çeyrek Tillie üçlüklerine devam ediyordu. 42-51. Sonunda istedikleri gibi maçta tempo arttı. Obra’nın molasından sonra her iki takımda, savunmalar yukarı çıktı. Ama Tillie’yi durduramıyorduk. Sloukas da asistten sayı yaptırmaya devam ediyordu. Karşılıklı kaçan basketler sonunda Lauvergne de üçledi. Guduric her maç nasılsa atıyorum diye ard arda zorlama atışlar yaptı ve kaçırdı. Sonuçta kötü bir çeyrek oynadık. Fark beşe indi. 51-56.

Uyumaktan korkuyordum. Üçüncü çeyrek başımıza geldi. Son periyoda Gran Canaria başladı ama Dixon topu kaptı. Sloukas Vesely işbirliği ile smaç basketi bulduk. 51-59. Basket sonrası Obra Yunan yıldızı dinlendirmek için kenara aldı.Datome’nin kaçırdığı üçlük sonrası sayıyı yine yedik ama Green şuta çok iyi kalkarak farkı sekiz sayıya çekti. 53-61. Dixon’un kararlı oyunu İspanyollar için yolun sonu oldu. Black Mamba farkı iki hanelere taşıdı. 54-64. Melli ve ardından yine Dixon’un üçlükleri maçı koparttı.56-69. Garcia molaya gitti. Molada Bohemian Rhapsody ile havaya girmeye çalıştılar ama nafile. Mola sonrası Green’in turnikesi ile fark 15’e çıktı. 56-71. Ardından, Vesely Pasecky’ye harika bir şekilde bloğu yapınca ayakkabıları bile bırakın gideyim dercesine ayaklarından çıktı. Dixon ve Kalinic de üçlük yağmuruna başlayınca fark bir anda yirmiye uzandı.60-78. Mola geldi. Bu fark varken bir şeylere itiraz ettiler ama Dixon bir ikilik daha salladı. 60-80. Maçın bitmesine 1:30 kala Sinan da oyuna girdi. Mücadele, Gran Canaria’nın vurduğu smaç ile 18 sayı lehimize sona erdi. 64-82.

Rahat bir takıma karşı tahmin ettiğim gibi rahat bir galibiyet kazandık. Green’in performansı sevindiriciydi. Datome nasıl olsa kendine gelir.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

17 Ocak 2019 at 22:55

OLD SANTİ: BU TARAFTAR SENİNLE GURUR DUYUYOR

leave a comment »

oldsantiEuroleague’de iki maç haftaları zordur. Ancak, CSKA ve Real Madrid zaferlerinin ardından, bir de ard arda iki uzatmalı maç oynayıp her ikisini de kaybetmişseniz işiniz iki kat zordur. Üstüne üstlük Vesely dışındaki uzunlarınızın formsuzluğu söz konusuysa işiniz iştir. Karşımızdaki takım Zalgiris ne kadar kötü dönem geçirse de geçen senenin final four oyanayan Litvanya ekolünün bir temsilcisiydi. Yeşil Beyazlılar skor ne olursa olsun maçı son dakikaya kadar bırakmayan, rakibini zorlayan çok disiplinli bir takımdı. Herşeye rağmen maç öncesi bu mücadeleyi kazanarak moral bulacağımızı düşünüyordum. Maçı kazanmak için anahtar savunmamız olacaktı.

Bu düşüncelerle takımımız seremoniye çıktı. Bu arada Obra’nın takım tanıtımı esnasında skoreboardda gösterilen fotografının değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Onun enerjisini hiç yansıtmıyor. Maça artık çıkış beklediğimiz Green ile Dixon, Datome, Melli ve Ahmet beşiyle başladık. Ahmet, Brandon Davies’den jump ball’u aldı ve ilk hücum sırasını biz kazanmış olduk. Maçın ilk atağında boş şutlar atmamıza karşın peşpeşe hücum ribauntları yapmayı başardık. Ancak bir türlü istediğimiz sayıyı çıkaramadık. Bununla birlikte savunma dozajımız tahmin ettiğimiz gibi yukarıdaydı. Onlara attırmıyorduk ama hücumda Ahmet ile ard arda pota altından elimizi ayağımıza dolaştırıyorduk. Hücumdaki dikkatsizliğine rağmen Ahmet, savunmada diğer oyuncular ile birlikte canla başla savunma yapıyor ve koçun takdirini alıyordu. Maçın ilk sayıları çeyreğin bitimine 7:30 kala Milaknis’in üçlüğü ile geldi. Bizim atağımızda ise Green boş şutu kaçırdı. Savunmada Ahmet Davies’in elinden topu kaptı. Ancak buna rağmen sayı yapmaya muaffak olamadık. Sonunda, çeyreğin bitimine 6:10 dakika kala Ahmet çıktı ve Jan Vesely girdi. Biliyorsunuz son zamanlarda Fenerbahçe’de VÖ ve VS durumu söz konusu. Vesely olmadan sayı üretmede oldukça zorlanıyoruz. Brandon Davies pota altından bitirince, tribünde bulunan ve sayıları on kadar olan Zalgiris taraftarı ayağa fırladı. 0-5. Bobby ile hesabı açtığımızda çeyreğin bitmesine sadece 5:37 kalmıştı. 2-5. Takım ayağa kalkmak için gerekeni yapıyordu. İşin anahtarı sert savunmaydı. Savunmamız karşısında Zalgiris bocalıyordu. Melli ribaundu kaptı ve hızlı bir şekilde topu Zalgiris alanına getirerek Brandon Davies’e ikinci faulünü aldırdı. Rakibin en etkili silahına bu çeyrekte iki faul aldırmak çok iyi oldu. O kenara gelir gelmez Vesely şov başladı. Dixon’un pası ile Çek yıldızımız smacı basıverdi. 4-5. Koçlar mola almayınca bu sayının ardından TV molası geldi. Mola sonrası yine müthiş savunduk. Paylaşılamayan top sonrası hücum sırası son 2,8 saniye için onlardaydı. Olsun, ikinci çeyreğe biz başlayacaktık. Çek Pivotumuz, savunmada kaptığı topla takımı hızla hücum alanına getirdi. Fenerbahçe, Vesely’nin Sloukas’a yaptığı asistin ardından turnike basket ile öne geçti. 6-5. Vesely bu dakikadan sonra ağırlığını oyunda iyice hissettirmeye başladı. Bu defada Melli’den aldığı pası göz yaşı damlasıyla sayıya çevirdi. Süper yıldızın anlaşılan, sayı repertuarı da genişliyordu. 8-5. Jankunas’ın orta mesafe şutuna Erick Green güzel bir şutla cevabı verince Obradovic’den yeni transferimiz high five’ı aldı. 10-7. Melli bugün yine takımın en iyilerindendi. Sloukas’ın asisti ile faul çizgisinin gerisinden üçlüğü bulduğunda skor 13-9’a geldi. Vesely’nin çaldığı top sonrası Green’in yılan gibi süzülerek attığı basket neticesinde, Jasikevicius çareyi molaya gitmekte buldu. 15-9. Mola sonrası eski Galatasaray’lı Thompson süre biterken skoru 15-11’e getirdi. Sloukas’ın basketi sonrası çeyrek biterken Guduric’in kazandırdığı faul atışları skoru tayin etti. 19-11 . Böylece ilk yarısını sayı atmadan bitirdiğimiz ilk çeyrekte Vesely girince 19 sayı birden atmış olduk.

İkinci çeyreğe son dönemde şanssız olan Lauvergne ile başladık. İlk çeyrek boyunca sahada kalan Green lüzumsuz bir şut deneyip kaçırınca Obra çok kızdı. Ancak savunmamız son zamanlarda gördüğüm en gayretli savunmaydı. Guduric rakibe stepsi yaptırdı. Lauvergne faul çizgisine gelirken Khimki maçının yıldızı kaptan sahaya girdi. Faul atışları sonrası skor 20-11 oldu. Brandon Davies, Vesely’nin ısrarlı savunmasını aşamayınca dirseğini çenesine yapıştırdı. Çek yıldız yere düşünce hepimiz heyecanlandık. Davies sportmenlik dışı faulü alarak kenara geldi. Biz de Vesely ve Lauvergne’in sayıları ile maçta ihtiyacımız olan farkı yakaladık. 23-11. Sloukas, orta mesafe şutu ile skoru 25-11 yapınca rakip yine molaya gitti. Zalgiris’in genç uzunu Brutis bir smac basket buldu. Biz de Sloukas, Guduric ve kaptan ile sayılar bularak cevap verdik. Brutis arada smaç yapıyordu ama skor en sonunda Sloukas’ın potalı basketi ile 32-18 olmuştu bile. Melih Mahmutoğlu oyununu çok geliştirdi. Sanki bir Yunan yıldız gibi oynuyordu. Bu defa da sol yarım hook ile skoru 38-19’a taşıdı. Lauvergne de şutları kaçırmasına karşın savunma, asist ve pota altı oyunları ile oyunda çok etkiliydi. Müthiş bir reverse basket de kazandırdı. Skor 41-24’e uçtu. 1997 doğumlu genç pivot Brutis’in faul atışları sonrası Obradovic ilk molasını aldı. İkinci çeyreğin sonlarına doğru Melli gereksiz bir sportmenlik dışı faul sonucu üçüncü faulünü aldı. Maç enteresan bir şekilde koş koşa döndü. Joffrey smacı vurdu. 43-27. Zalgiris’de direnenlerin başında her zaman olduğu gibi Jankunas vardı. Onun sayıları skoru 43-29’a taşıdı. Son topta Lauvergne ters turnikeyi sayıya çeviremeyince ilk yarı skoru bu şekilde bitti.

İkinci yarı Kalinic ilk defa oyuna girmişti. Sırp forvet, Vesely’nin savunma gayreti sonucu Dixon’dan aldığı topu smac ile bitirdi. 45-31. Ahmet de savunmada savaşmaya devam ediyordu. Davies’i faul ile de olsa blokladı. İkinci yarı tempo daha hızlıydı. Rakip Nate Wolters ile basketler kazanıyordu. Ahmet dördüncü top kaybını da yapınca Obra’nın hışmına uğradı. Obra kızıyor ama bence memnundu. Lauvergne oyuna girdi ve uzundan uzuna pas ile Vesely’ye pota altı sayısını yaptırdı. 49-35. Ama takımımız ard arda top kayıpları yapınca Obra molayı aldı. Mola sonrası rakibin yeni transferi Grigonis potaya giderek bir sayı daha buldu. 49-39. Fark tek hanelere inmek üzere olunca Zalgiris taraftarı ayaklandı. Vesely cevaben topu vurarak potaya gitti ve spekteküler bir basket daha kazandırdı. 51-39. Kafaya takmış, bu sene MVP olarak NBA yapacak. Davies güzel bir pota altı reverse hareketi ile farkı yine ona indirdi. 51-41. Vesely de herşeyi yapmaya devam ediyodu. Bu defa da orta mesafe şut ile takıma basket kazandırdı. 53-41. Vesely savunmada da Grigonis’in girmekte olan şutunu çember üstünde dolaşırken çeldi. Çek lokomotifi herşeyi yapıyordu. Onun pozitif enerjisi ile takım da daha güzel oynuyordu. Pas trafiği sonucu pota altından Kalinic ile farkı ondörde çıkardık. 57-43. Lauvergne eskiden attığı boş şutları atsa zaten kopacağız, ama olsun. Period White’ın kazandırdığı faul sayısıyla sona erdi. 57-44.

Son çeyrekte maskesiyle Sinan Güler sahadaydı. Kaptan da oyundaydı. Üç faullü Vesely ise kenardaydı. Zalgiris son çeyreğe Davies’in üst üste iki basketi le başlayınca Obradovic molayı alıverdi. 57-48. Skor tek hanelere gelmişti. Mola sonrası Nate Wolters farkı yedi sayıya kadar indirdi. 57-50. Rakip 6-0 ile başlayınca fark ondörtlerden yediye kadar düşmüş oldu. Kaptan şut pozisyonunu bulamayınca hücumu sol turnikeyle bitirdi ve takımını rahatlattı. 59-50. Süre biterken bir de üçlük bulunca fark bir anda eski haline geldi. 62-50. Zalgiris molayı aldı. Vesely de Davies’i adeta bitirdi. Sonrasında Melli smacı vurunca skor 68-53 oldu. Ardından kaptan süre biterken üçlüğü gönderdi. Zalgiris de bitiverdi. 71-55. Jasikevicius yine molada. Taraftar “şampiyon olmam gerek” tezahüratıyla coşmaya başladı. Zalgiris taraftarı yerine oturdu. Sadece bir tanesi ayaktaydı. O da tırnaklarını yiyordu. Davies’in güzel alley oop basketi maçta sadece güzel bir an oldu. 71-57. Melli şutu kaçırınca Vesely hücum ribauntunu alıp “al bir daha dene” dedi. Melli de utanıp üçlüğü attı. 74-59. Melih’in bu basket sonrasında kapıp attığı fast break rakibi tamamen mat etti. 76-59. En sonunda Ahmet bu geceki hesabı pota altından attığı basket ile kapattı. 78-69.

Taraftar çok mutlu. Dünyanın en güzel takımı onları yine sevindirmişti.

Euroleague ve Fenerbahçe Beko olmasa ne yapacağız. Hayat çok renksiz olurdu.

Tabi ki “bu taraftar seninle gurur duyuyor”.

Vesely’nin yanında Melih ve Melli’nin formu bu maçı kazanmak için yetti. Savunma işin anahtar noktasıydı. Lauvergne kaçırdığı şutlara karşın çıkışa geçti galiba. Green için biraz daha var.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

11 Ocak 2019 at 00:48

OLD SANTİ: SEVDAMIZA KİMSE ENGEL OLAMAZ

leave a comment »

oldsantiFenerbahçe Beko ve Real Madrid’in aralarında oynadığı maçlar her zaman çok özeldir. Karşılaşmanın öneminin tüm spor kamuoyu farkındaydı. Basın maçı haklı olarak “Euroleague’in Modern El Classico’su” şeklinde değerlendiriyordu. Biletler kapalı gişe satılmış, salon hınca hınç doluydu. Salonda seyirciyi heyecanlandıran bir de özel misafir vardı. Tüm Fenerbahçelilerin gönlünü fethetmiş, Fenerbahçe’nin kazandığı Euroleague Şampiyonluğunun mimarlarından eski oyuncumuz Pero Antic maçı izleyenler arasındaydı. O vardı, ama çok önemli biri yoktu. Kilit oyuncularımızdan Kostas Sloukas, arkadaşlarını bu akşam yalnız bırakmak zorunda kalmıştı. Taraftarlar Kostas’ın yine sakat olmasından korktular, çünkü önceki yıllarda onun olmadığı dönemde takım sahada bayağı zorlanmıştı. Yunan Guard’ın sakatlıktan değil de, yüksek ateşli boğaz enfeksiyonu sebebiyle sahada olmadığını öğrenince bir nebze rahatladık. Artık onsuz yeneceğiz Kralın Takımını. Sloukas’ın yerine Egehan Arna kadroda.

Takımımızın tanıtımı, her zamanki gibi Metallica’nın muhteşem “Wherever I May Roam” parçası ile yapıldı. Yılın bu son Eurolegue maçı, aynı zamanda Koç Obradovic’in Fenerbahçe Beko’nun başında çıktığı 400. maçı olacaktı. Karşılaşmanın hakemleri, Gran Canaria maçını yöneten Christodolu ve ekürisi Paternico ile Barcelona maçının hakemlerinden Nedovic’ti.

Sahaya Dixon, Guduric, Datome, Melli ve Vesely beşiyle çıktık. Taraftarlar maç öncesinde CSKA maçından daha bir coşkuluydu. Geri sayım sonrası başlayan mücadelede, jump ball’u Real Madrid kazandı. Karşılıklı top kayıpları ve boş şutlar sonrası, maçın ilk sayılarını rakip takım pota altından Randolph ile buldu. Ancak, skorda öne geçmemiz uzun sürmeyecekti. Guduric’in pasıyla Vesely smacı vuruverdi. Savunmada konsantrasyonumuz hücumda olduğu gibi çok yukarıdaydı. Bir sonraki atağımızda yine Guduric-Vesely ikilisi bu defa alley oop sayısıyla bizi öne geçirdi. 4-2. Rakip bizim sert ve kararlı savunmamıza aynı şekilde karşılık vermek istiyordu. Guduric, Ayon’dan çaldığımız bir top sonrası, geçiş oyunu denerken, Llull’un sportmenlik dışı faulüne maruz kaldı. Aynı şekilde, Llull da seyircinin protestosuna. Faul atışlarının ardından topu Bobby Dixon aldı. Hareketlerinden maçı çok istediği belliydi. Bobby, sahayı sağdan pota altına doğru katederek, topu dışarıda Melli’ye çıkardı. Ama o da ne? Bir sportmenlik daha mı? Randolph çok sert bir şekilde Melli’yi devirdi. Neyse ki sakatlık olmadı. Normal birinin böyle sert bir faulden sonra gidip rakibinden özür dilemesini beklersiniz. Rekabet o kadar üst düzeydeydi ki, Randolph sırtını dönüp gitti. Sanki aklınca bizimkilere bir mesaj vermek istemişti. İlk başta kazanımı sadece seyirci protestosu oldu. Karşımızda sanki yeni bir Derrick Williams vakası vardı. Hakemler bu sert faule rağmen sportmenlik dışı faulü vermedi. Faul sonrası kenardan başlayan hücumumuzda, ard arda verilen enfes bounce paslar sonrasında Vesely’nin asisti ile Melli’ye smacı yaptırdık. 8-2. Hücum sonrası savunmada, Datome vatandaşının intikamını itina ile aldı. Bu defa Randolph, Datome’nin darbesiyle yerlerdeydi. Mesajsa, al sana mesaj. Randolph’un ikinci kazanımı da bu oldu. Real buna karşın geri adım atmıyordu. En azından maçın başında. Randolph, Datome’ye cevabı onun marka sayısını kopya ederek verdi. 8-4. Baş belası Jaycee Carrol, bulduğu üçlükler ile Real Madrid’i ayağa kaldırmaya çalışsa da, Datome her şekilde cevaba hazırdı. İtalyan Yıldız, üçlükler, savunma, ribaunt, yapılması gereken ne varsa yaptı. Skor onun liderliği ile 15-10’a geldi. Madrid ekibi, sert savunmaya devam ediyordu. Llull, bu defa da Vessely’yi yıkıp neredeyse ikinci sportmenlik dışı faulü alıyordu ki, hakemler herhalde daha maçın ilk çeyreği olduğu için ona acıdı. Sadece normal faul çaldılar. Hücum sırası Real’e geldiğinde Randolph Fenerbahçe’yi ancak sertlikle sindirebileceğine inanmış olacak ki, Vesely’nin üzerinden sert bir smaç vurdu. Bir de bakış attı. Ama takımımızdan cevapların gelmesi hiç gecikmiyordu. Karşı atağımızda bu defa Vesely, Randolph’un üzerinden smacı vurdu. Çeyreğin son sayılarını yine Datome yaptı. 22-12. Sayı sonrası savunmada, Guduric Campazzo’ya bloğu çakınca taraftar iyice coştu. ,

İkinci çeyreğe Sinan ile başladık. Lauvergne ile dipten çok müsait bir üçlüğü bulamadık, ama onlar da ellerine geçen fırsatı Randolph ile teptiler. Akabinde, Lauvergne’ün pota altından kazandırdığı sayıyla maçtaki en farklı skoru yakaladık. 24-12. Fransız yıldız pota altından sayıyı bulmasına karşın müsait üçlükleri kaçırmaya devam ediyordu. Bu defa da faul çizgisinin gerisinden kaçırınca, Obradovic alkışlamak ile yetindi. Neyse ki Real’in hızlı hücumunda, Kalinic rakibi artık klasikleşen hücum faul tuzağına düşürdü. Aynı Kalinic daha sonra savunmada Rudy Fernandez’i unutunca, Rudy de eski günlerine nazire yaparcasına sağ çaprazdan çok temiz bir üçlük attı. 24-15. Obra çok kızdı. Guduric bu üçlüğe cevap vermek istedi. Genç Sırp forvet, şutu girmeyince, gidip bir de Campazzo’ya sportmenlik dışı faul yaptı. Campazzo ve Rudy ikinci çeyrekte maçın akışını tamamen değiştirdi. Rudy’nin attığı üçlük baskete Campazzo ve Trey Tomkins de bulduğu sayılar ile eşlik edince, Real farkı kapayarak skoru 27-25’e taşıdı. Bunun üzerine Obradovic çeyreğin bitmesine 4:45 dakika kala ilk molasını aldı. Mola sonrası iyi döndük. Vesely pota altından bulduğu skor ile Fenerbahçe’yi 29-25 öne geçirdi. Ancak, bu çeyrek işler istediğimiz gibi gitmiyordu. Campazzo-Rudy ikilisi bir üçlük daha çıkarınca fark artık sadece bir sayıya inmişti. 29-28. Obradovic çeyreğin bitmesine üç dakika kala ikinci molasını da almak zorunda kaldı. Mola sonrası yine iyi döndük. Bobby üçlüğü buldu ve fark dörde çıktı. 32-28. Green hücumda katkı veremese de savunmada iyi mücadele ediyordu. Green, Taylor’a bloğu yapınca, bu defa Pablo Laso mola aldı. Mola sonrası oyun sıkıştı, ama Real Madrid istediği sayıları buldu. Böylece, çeyrek sonuna doğru maça denge geldi. 32-32. Guduric son beş saniye kala pota altından kaçırınca ilk yarı da bu skor ile bitti.

İkinci yarıya Datome’nin el üstünden bulduğu sayılar ile başladık. Hemen ardından Ayon’a da hücum faul yaptırdık. Onun oyundan düşmesi çok önemli. Boş hücumlar sonrası Melli ve Bobby ile hücum ribauntlarını topladık, ama pozisyonları sayı ile bitiremedik. Savunma sertliği nedeniyle karşılıklı boş hücumların ardından Ayon, daha çeyreğin ikinci dakikasında, üçüncü faulünü de aldı. İşte bu harika bir haber diye düşündük. Bizde ise bu gece Guduric gününde değildi. Onun kaçırdığı şutların sonrasında, bazen topu tipliyor, bazen hücum ribauntlarını alıyor, ama bazen de faul yapmak zorunda kalıyoruz. Sonuçta takım ekstradan yoruluyor. İşte yine Gudu’nun kaçırdığı bir şut sonrası, Real Madrid, geçiş hücumunda Ayon ile skorda dengeyi yakaladı. 36-36. Rakip takım böylelikle oyunun ritmini de ele geçirdi. Melih oyuna girince hemen duruma müdahele etti. Kaptan bulduğu imkansız üçlükle Fenerbahçe’yi hayata döndürdü. Bu üçlüğün ardından Datome’den gelen sayılar ile skorda tekrar öne fırladık. 41-36. Buna karşılık, Campazzo, o kısacık boyu ile topu getiren oyuncularımızı pire gibi rahatsız etmeye devam ediyordu. Arjantinli oyun kurucu, Dixon’ın elinden kaptığı topla, Ayon’a alley oop yaptırdı ve takımına moral kazandırdı. Real Madrid, Llull ile bulduğu sayı sonrası neredeyse ilk defa öne geçirdi. 41-42. Ama günün yıldızı Datome’nin geri adım atmaya hiç niyeti yoktu. İtalyan forvet, Guduric ile birlikte Fenerbahçe’yi yine öne geçirdi. 45-42. Momentum böylelikle yine bize geçti. Melih’in sağ turnike ile potaya bıraktığı göz yaşı damlası çemberin içinden çıkınca güzel sayıya yazık oldu. Ama bu çeyreğin en güzel olayı Randolph’un aldığı hücum faule topu yere vurarak tepki gösteren Llull’un teknik faulle oyundan atılmasıydı. Çeyrek, Ayon’un pota altından bulduğu sayılara karşın 48-44 lehimize sona erdi.

Eflatun Beyazlılar dördüncü çeyreğe Randolp’un sol dipten buldukları sayılar ile başladılar. 48-47. Bu gece Kalinic’den katkı alamıyoruz. Daha çeyreğin başında ard arda yaptığı fauller ile dördüncü faulünü de yapmış oldu. Dixon ile Carrol’un karşılıklı sayılarının ardından skor 55-54’e geldi. Guduric bugece inisyatif alıyordu ama şimdi yaptığı gibi içeriye drive etse daha iyi olacaktı. 57-54. Bir sonraki hücumda Guduric topu ayağına dolayınca yine top kaybı oldu. Ardından Tavares ve Fernandez işbirliği, Real Madrid’i 57-61 öne geçirince molayı aldık. Real’li oyuncular maçın geldiğini düşünerek molaya hoplaya zıplaya gittiler. Mola sonrası Guduric ve Datome ile topları kullanamadık. Topu getirirken oyun kurucularımızı rahatsız eden atom karınca Campazzo hücumda da Vesely’nin el göstermesine karşın sayıyı buldu. Böylelikle maçın bitmesine 2:28 kala İspanyollar altı sayı fark ile öne geçtiler. 57-63.

Molaya giderken salonda bir çok taraftar “eyvah maç gitti, bu saatten sonra bu maçı alamayız” diyordu. Hoparlörde bile “Sevdamıza Kimse Engel Olamaz, Bazen Hüzün Vardır, Bazen Mutluluk” çalmaya başladı.

Üstüne üstlük mola sonrası Datome bir de steps yaptı. Böylece topu kaptırdık. Zaman iyice daraldı. Neyse ki, Pablo Laso her şey Real’in lehine gelişirken bir mola aldı. Mola sonrası rakibin oyun kurucusu Campazzo sayıyı yapamadı. Biz de Guduric’in attığı üçlükle tekrar ümitlendik. Bu sayılar ile maçın bitmesine 1:44 dakika kala skor 60-63’e gelmişti. Campazzo, bugün sanki Dixon gibi çıkmıştı sahaya. Maçı almayı çok istediğinden bütün topları kendisi kullanmak niyetindeydi. Topu yine o kullandı ve yine kaçırdı. Ancak, girmeyen şutunun ribauntunu Polis Akademisi filmlerindeki “High Tower” edasıyla Edy Tavares kaptı. 2.21 m’lik dev pivot, aldığı ribauntu sayı ile bitiremedi. Sahada sanki bir gerilim filmi oynanıyordu. Karşı hücumumuzda Guduric de üçlüğü sayıya çeviremedi, ama Vesely girmeyen topu smaç ile basket yapınca fark son 34 saniye kala bir sayıya kadar düştü. 62-63. Real artık baskıyı iyice hissediyordu. Guduric yerlere atlayarak Tomkins’in kaçırdığı şutun ribaundunu aldığında maçın bitmesine sadece 13 saniye kalmıştı.

İşte bu son hücumda topu faul çizgisinin gerisindeki Datome’ye çıkardık. Datome, top sağ elinde turnikeye girdi. Randolph, Datome’nin topunu tam “bloklayacağım” derken, İtalyan Ressam, ancak belli NBA oyuncularının yapabileceği bir zerafet ile, topu sağ elinden sol eline geçirerek bu turnikeyi basket ile tamamladı. Randolph üstüne üstlük Datome’ye bir de faul yapmış oldu. Şaşkınlık içindeki Pablo Laso molaya gitti. Mola sonrası Datome basket faulü atarken, biz hala niye hakları olduğu halde faul yapmadılar diye düşünüyorduk. Yine de maçı kazanmak için vakitleri vardı. Son 6.6 saniye kala Campazzo ile hücuma geldiler ama Arjantinli yine kaçırdı.

Kazandık. Kazandık. Kazandık. Muhteşem bir zafer daha kazandık.

Salon “O o o o Datome” tezahüratları ile inledi.

Helal bu mücadeleyi veren takıma.

En büyük oyuncular son topu kullanma yetisine sahip oyunculardır. Bogdanovic, geçen gece Lakers’a attığı o muhteşem son saniye üçlüğü ile ne kadar büyük bir yıldız olduğunu Amerikalılara gösterdi. Datome de aynı Bogi gibi attığı bu son basket ile bize yıllarca unutulmayacak büyük bir zafer kazandırdı.

Teşekkürler Datome,

Teşekkürler “Dünyanın En Güzel Takımı.”

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

29 Aralık 2018 at 04:28