FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Posts Tagged ‘Siyaset

KESİNOFSAYT PODCAST 79 – Hatır Şikesi & Medya Saldırısı

leave a comment »

Bu bölümde:

▶ Fenerbahçe ağır medya saldırısı altında
▶ Futbolda siyaset ve hatır şikesi

▶ E posta: kesinofsayt@gmail.com
▶ Twitter: twitter.com/kesinofsayt

Podcast yayınlarımızı
▶ Spotify  open.spotify.com/show/4esjFYIeOZeFJDF0JRlKAa
veya
▶ Spreaker  www.spreaker.com/show/kesinofsayt
veya
▶ ITunes  itunes.apple.com/tr/podcast/kesin…d1448305424?mt=2
veya
▶ Anchor https://anchor.fm/kesinofsayt
üzerinden dinleyebilirsiniz.

 

Podcast deşifresi:
Geçtiğimiz günlerde bir haber kanalı (ki bu oluşuma haber kanalı demek bile habere ayıp aslında) doğrudan Fenerbahçe’yi hedef alan bir yayın yaptı. Bildiğiniz, doğrudan hedefe koyarak, alenen saldırdı. Şaşırmadık, zira bu grubun kime ait olduğu, diğer mecralarındaki yayın politikalarını yakından biliyoruz. A Haber’den (Turkuvaz grubu) bahsettiğimi hepiniz biliyorsunuz. “Mesele sadece futbol değil”miş… Doğru, değil. Sizin meseleniz futbol değil. Futbol üzerinden kitleleri ayrıştırmak, birbirlerine düşürmek, sokağa dökmek, belli bir kesimi konsolide ederek oya tahvil etmek tek amacınız. Futbol da, o çok desteklediğiniz Trabzonspor da umurunuzda değil aslında. Biliyoruz, farkındayız…

Hep söylenen laftır “futbola siyaset karışmasın”…
Ya siyaset futbola karışıyorsa? “Karışıyorsa” ne kelime, siyaset futbolun hücrelerine kadar içine sızmış halde. Pençelerini geçirmiş ve bırakmıyor.
“Cemaat Fenerbahçe’yi niye ele geçirmek istesin” deniliyordu bir aralar. Şimdi de “devletin işi gücü yok, Trabzon’u mu şampiyon yapacak” deniliyor. Öncelikle şunu söyleyelim, hükümet devlet değildir. Ayrıca hükümet tek bir organizma da değildir. İçinde daha fazla güç elde etmek isteyen farklı yapılar, gruplar, insanlar olan bir oluşumdur ve ajandalarında kitleleri yakından ilgilendiren futbol da vardır.

Hedefte hep Fenerbahçe’nin olması da şaşırtıcı değil. Öncelikle Fenerbahçe, yönetimde kim olursa olsun, kendisini hep laik cumhuriyete bağlı bir kulüp olarak ortaya koyar. Diğer kulüpler farklıdır demiyorum burada, yanlış anlaşılmasın. Hemen hepsi böyledirler muhtemelen. Ancak Fenerbahçe bunu sadece 29 Ekim, 10 Kasım gibi günlerde değil, her an ortaya koymaktan çekinmeyen bir STK’dır. Bu anlamda hedeftir.
Hükümet & cemaat ortaklığının en güçlü olduğu dönemde diz çöktürülmesi de hem bu tavrı, hem de Türk sporunun en büyük lokomotifi olduğu için önemliydi. Kumpas kuruldu, itenle tutmayan ortaklığı var gücüyle üstüne geldi, ama o güne kadar hiç görmedikleri bir direnişle karşılaştılar. O mağlubiyet ortaklardan birisine intikam hissini, diğer ortağa da gücünün kesinlikle zayıflatılması gereken bir tehdit olduğu gerçeğini miras bıraktı. Bugün yaşananlar bu gerçeklerin sonucudur. Fenerbahçe yenmek zorunda oldukları bir semboldür en hafif deyimiyle. O yüzden de “falancanın işi gücü mü yok” söylemleri havada kalır, zırvalıktır.

Siyaset sadece Fenerbahçe konusunda içinde değil futbolun.

Mesela Guilherme transferinde Trabzon ile Malatya karşı karşıya geldi. Sert açıklamalar havada uçuştu. Geldiğimiz nokta Malatya başkanının “hatırı sayılan insanlar araya girince Trabzon ile olan kardeşliğimizi zedelememek adına bu transfere müsaade ettik” sözleri aslında çok kaygı verici. Kimdir bu hatırı sayılı kişiler? Aynı hatırı sayılı kişiler, mesela maçı kaybetmeleri gerektiğini telkin ederlerse bu da kabul edilecek midir? Neden ve nasıl güveneceğiz biz şimdi bu ülkedeki futbolu hatırı sayılı kişilerin dizayn etmediğine?

Biliyorsunuz Suat Aslanboğa’nın hakemlik sözleşmesi feshedilmişti. Orada da araya hatırı sayılı kişilerin girdiği ve Aslanboğa’nın hakemliğe bu şekilde döndüğü iddiaları var. Aslanboğa için araya giren hatırı sayılı kişiler kimler?

6 Mart 2017 tarihinde, o zaman Galatasaray 2. başkanı Nasuhi Sezgin “bizim takım da zaman zaman bazı puanları kaybetti. Bilerek kaybetti, bir takım yerlerden gelen telkinlerle kaybetti” demişti. Hiç üstüne gidilmemiş ve Sezgin istifa etmişti. Mesela bu telkinler kimlerden gelmişti? Hala böyle telkinler bazı kulüplere, hakemlere gitmeye devam ediyor mu, kimdir bunlar?

Bu işin bir tarafı. Bir diğer tarafı da hatır, gönül şikesi. Geçmişte mesela Ümit Karan’ın Trabzon’a karşı oynarken, Fenerbahçe şampiyon olmasın diye bilerek gollük pası vermediğini itiraf ettiğini biliyoruz.
Bazı kalecilerin kaleye atılan şutta uzattığı kolunu çektiğini biliyoruz. Maçtan sonra “bugün Trabzon için oynadık” dediklerini biliyoruz. Ve tüm bunların ne disiplin kurulu, ne de etik kurulu tarafından cezalandırılmadığını biliyoruz.

Son örneğini de bu hafta Fenerbahçe ile, 29. haftada da Trabzonspor ile karşılaşacak olan Ankaragücü teknik direktörü Reşit Akçay’ın konuşması ile yaşadık.
10 Şubat tarihinde Radyospor’a şunları söyledi Akçay:
“Trabzonspor için bence o sene bu sene! En fazla yaklaştığı sene bu sene. Umarım Trabzonspor şampiyon olur. Hüseyin Hoca’nın da bunu başaracak gücü var. Umarım Trabzonspor, Trabzon kentiyle bunu başarır. Kentin ve ülke futbolunun buna ihtiyacı var. Trabzonspor’un şampiyon olması sadece Trabzon kentinin şampiyonluğu değil, bence ülke futbolunun kazanması… Bursaspor’un şampiyonluğunda olduğu gibi… Bu durum çok az oluyor. Bu da dünyada Türk futbolunun kalitesinin artmasını sağlayacaktır. Ben fotoğrafa geniş bakıyorum. Açıklamalarım Trabzonlu olduğum için şovenist olarak yorumlanabilir. Bu açıklamaları şovenist olarak yapmadım, sadece fotoğrafa büyük baktım.”
Gelen tepkiler üzerine de “Yaptığım röportajda, Trabzonspor Kulübü ile ilgili sorulan soruya MKE Ankaragücü Teknik Direktörü olarak değil bir spor adamı olarak yorumda bulundum. Amacım birilerini başarılı ya da başarısız kılmak değil, Anadolu’dan da bir takımın Bursaspor örneğinde olduğu gibi Trabzonspor’un bu yıl şampiyon olabileceğini belirtmekti” dedi.
Şark kurnazlığının en güzel örneği bu sözümona özür. Öncelikle sizi o programa Ankaragücü teknik direktörü olarak almışlar, bir spor adamı, yorumcusu olarak değil. İkincisi, Anadolu’dan bir şampiyon çıkması isteği/önermesi ise amaç neden lider durumdaki Sivasspor veya Alanyaspor olmasın ki bu takım? Üstelik daha önce şampiyonluk yaşamamış, yepyeni bir ses olmaz mıydı Türk futbolu için? Hep riya, hep eyyam…
Bu teknik adamdan, kabaca 20-30 yaşları arasındaki gençler forma şansı bekliyor. Performanslarını bu yukarıdaki sözleri üzerine şekilllenmez mi bu çocukların? Bazen normalden daha hırslı, bazen daha isteksiz olmazlar mı teknik adamları bunu istiyor diye? Bu mudur adil oyun?

Karıştırdıkça onlarca örnek çıkıyor karşımıza. Hepsi alengirli, hepsi cezasız kalmış.
Ülkede siyaset şikesi, hatır şikesi her maça damgasını vururken, insanların hala bir kumpası referans alması da işin acı tarafı.

Written by kesinofsayt

14 Şubat 2020 at 13:01

Fenerbahçe, Genel, Siyaset kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

KESİNOFSAYT PODCAST BÖLÜM 12 – Fenerbahçe – Rizespor

leave a comment »

Bu bölümde Fenerbahçe – Rizespor maçındaki hakem ve VAR hataları, medyanın iki yüzlü tutumundan bahsediyorum. Kısa ve solo bir yayın oldu. Bir ara kayıt gibi düşünebilirsiniz.

İletişim:
E posta: kesinofsayt@gmail.com
Twitter: twitter.com/kesinofsayt

Podcast yayınlarımızı
Spotify üzerinden open.spotify.com/show/4esjFYIeOZeFJDF0JRlKAa
veya
Spreaker üzerinden www.spreaker.com/show/kesinofsayt
veya
ITunes üzerinden itunes.apple.com/tr/podcast/kesin…d1448305424?mt=2
veya
Youtube üzerinden www.youtube.com/playlist?list=PLs…hFiSNz_gAu19ZDqIx
dinleyebilirsiniz.

Written by kesinofsayt

02 Mart 2019 at 20:32

KESİNOFSAYT PODCAST BÖLÜM 10 – Demirören medyası Fenerbahçe’ye karartma mı uyguluyor

leave a comment »

Bu bölümde:

İlk kısım:
– Demirören medyası Fenerbahçe’ye karartma mı uyguluyor?
Fenerbahçe’nin TFF ve Demirören eleştirileri tekel ana akım medyada niye yer bulmuyor?
Siyaset – medya ilişkileri
Devlet Bahçeli’nin derbi öncesi garip açıklamaları
Tribün gruplarına yapılan baskılar
Farklı bir takım: Sportif Lezbon
IFAB kural değişikliklerine gidiyor

İkinci kısım:
Beşiktaş – Fenerbahçe derbisi
Başakşehir – Bursaspor maçın hava şartlarından ertelenmesi haklı mıydı?
Galatasaray – Akhisar ve Terim’in fisktür serzenişleri

Üçüncü kısım:
Euroleague ve Kaliniç’in hafta içi verdiği röportaj

Timecode:
07:10 Ahmet Ercanlar’ın Hürriyet Gazetesi’nden ayrılışı
13:00 Devlet Bahçeli’nin açıklaması
14:30 Tribün gruplarına baskılar (BJK taraftarının Hasta la Siempre Victoria pankartının yasaklanması ve GFB Devil üyelerinin 6222’den men almaları)
19:20 Ankara’da aykırı bir takım: Sportif Lezbon
Haber/röportajın tamamı BBC Türkçe’de www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-47355194
23:55 Futbolda değişecek kurallar IFAB www.sportschau.de/fussball/allgeme…lhueter-100.html
30:30 Beşiktaş – Fenerbahçe
45:15 Başakşehir – Bursaspor
48:00 Galatasaray – Akhisar
52:20 Fatih Terim: Dünyada derbiler pazar günü oynanır
55:41 Fatih Terim: Maç fikstürünü TFF ve yayıncı kuruluşla birlikte hazırlıyoruz
58:55 Euroleague
1:01:48 Trendbasket Kaliniç röportajı trendbasket.net/tb-ozel-nikola-ka…-onunla-ogrendim/

Müzikler:
freemusicarchive.org/music/arsonist…Hot_salsa_trip
freemusicarchive.org/music/KieLoBot…r/Boss_K_ID_30
Return of the Mambo www.youtube.com/watch?v=Gl6kvVRjQDY

İletişim:
E posta: kesinofsayt@gmail.com
Twitter: twitter.com/kesinofsayt

Podcast yayınlarımızı
Spotify üzerinden open.spotify.com/show/4esjFYIeOZeFJDF0JRlKAa
veya
Spreaker üzerinden www.spreaker.com/show/kesinofsayt
veya
ITunes üzerinden itunes.apple.com/tr/podcast/kesin…d1448305424?mt=2
veya
Youtube üzerinden www.youtube.com/playlist?list=PLs…hFiSNz_gAu19ZDqIx
dinleyebilirsiniz.

Kesinofsayt Podcast 9 – Futbolda yapı ya da sistem

leave a comment »

Bu bölümde:

– Türkiye’deki futbol yapılanması ya da sistemi nedir, herkesin şikayetçi olduğu bu yapılanma değiştirilebilir mi, kırılabilir mi? Şikayet edenler samimi mi yoksa bunu davet edenler onlar mı?
Siyaset / federasyon / medya / kulüpler / sporcu ve menajerler
Her kale tutulmuş mu? Yapacak bir şey var mı? Kaderimize razı mı olacağız?

– Fenerbahçe ve Galatasaray’ın UEFA Avrupa Ligi karşılaşmaları, Süper Lig’de bu hafta

– Spor Kitapları:
O Penaltı Gol Olmayacak – Ateş Bakan
Politik Futbol – Orhan Kılıç
Kirli Kramponlar – Ecevit Kılıç
Politik Goller / Futbol ve Siyaset – Ecevit Kılıç

– Basketbol: Türkiye Kupası

07:45’de bahsedilen podcast Behcet-uestuen – Kesinofsayt-podcast-bolum-005

16:10’da bahsedilen Nihat Özdemir röportajı www.fanatik.com.tr/nihat-ozdemir-a…estirdi-2044790

18:15’de bahsedilen podcast Behcet-uestuen – Kesinofsayt-podcast-bolum-003

25:35’de bahsedilen podcast Behcet-uestuen – Kesinofsayt-podcast-bolum-002

Müzikler (sırasıyla):
The Freak Fandango Orchestra – The Gypsy Song
The Freak Fandango Orchestra – Balkan Beats
The Freak Fandango Orchestra – La Polka Del Amor
The Freak Fandango Orchestra – A Russian Circus Story
freemusicarchive.org/

İletişim: www.kesinofsayt.com/
kesinofsayt@gmail.com
twitter.com/kesinofsayt

SPORA SİYASET KARIŞMASIN, AMA DEVLET SPORA DOĞRUDAN GİRSİN

leave a comment »

voleybol

 

Devletin ve belediyelerin spor aşkı müthiş…

Neredeyse her belediyenin ve devlet kurumunun doğrudan yarışmacı bir takımı var. Peki halkı spora alıştırmak, spor imkanları sağlamak varken nereden geliyor bu spor yapma merakı? Üstelik de doğrudan üst liglerde yarışmacı olarak? Ne kadar doğru, ne kadar adil? Sonuçta bu kurumların gelirleri sizden, benden, yani halktan geliyor. Ben Fenerbahçeliyim, sen Galatasaraylı, diğeri Beşiktaşlı, Bursalı, Kayserili, Göztepeli, Karşıyakalı, Sakaryalı…

Bizim paramızla bizim tuttuğumuz takımlardan oyuncularımızı daha yüksek bedellerle transfer ederek bize karşı yarışıyorlar. Adalet? Adil rekabet?

Nedir bu spor aşkı?

Vakıfbank gibilere bu da yetmiyor, federasyondan yayıncı kuruluşa kadar herkesi sponsorluk adı altında maaşa bağlıyorlar. Ezeli rakibimle yaptığım maçların aralarında “voleybolun arkasındaki güç” diye bu gereksiz bankanın reklamını izlemek zorunda kalıyorum. Hem de bana benim paramla rakip iken.

Üstelik mali yönden daha başka birçok avantaja da sahipler. Şirket konumundakiler masraflarını vergiden düşerken dernek statüsündeki kulüpler üste bir dünya vergi ödüyorlar.

Gerçek spor kulüplerinin iş işten iyice geçmeden ortak hareket etmesi ve bu düzeni değiştirmesi gerekiyor. Ancak Aziz Yıldırım’ın bu konulardaki zaman zaman yaptığı çıkışlara pek bir destek gelmemesi düşündürücü. Şişirilen maliyetlere spor kulüplerinin daha ne kadar katlanabileceği ayrı bir soru. Ama bu soruya önce devletin yanıt vermesi gerekiyor. Maliyetler karşılanamaz hale gelip de spor kulüpleri “biz artık yokuz” dediğinde ortada ne amatör sporlar kalacak, ne de şimdi devlet kurumlarından ballı börek paralar alan sporcular.

Belediye ve devlete bağlı kurumların yarışmacı takımları (birinci ve ikinci ligler listelenmiştir. Alt liglerde de birçok örnekler mevcuttur):

Spor Toto Süperlig Erkek Basketbol Ligi (16 takımın ikisi) :

İBB SK

Türk Telekom

 

TBL (18 takımın beşi):

Sakarya BŞB

Afyon Belediyesi

Akhisar Bld

Mamak Bld DSİ

İstanbul DSİ

 

TKBL (14 takımın altısı):

Hatay BŞB

Mersin BŞB

Samsun Canik Bld

Botaş

Adana ASKİ

Edirne Bld

 

TKBL 2 (12 takımın dördü):

OGM Orman Gençlik

Edremit Bld

Mersin BŞB

Mudanya Bld

 

Voleybol Erkekler 1. Ligi (12 takımın yedisi):

Halkbank

İBB

Ziraat Bankası

Maliye MP

İnegöl Bld

Tokat Plevne Bld

Şahinbey Bld

 

Voleybol Kadınlar Ligi (12 takımın sekizi)

Vakıfbank

Nilüfer Bld

Bursa BŞB

Sarıyer Bld

Çanakkale Bld

Halkbank

Salihli Bld

İlbank

 

Voleybol Erkek 2 Lig A Grubu (14 takımın sekizi):

Afyon Bld

Düzce Bld

Seydişehir Bld

PTT

Konya BŞB

İBB

Kula Bld

Maliye Okulları

 

Voleybol Erkek 2 Lig B Grubu 13 takımın yedisi):

Hatay Bld

Payaş Bld

Palandöken Bld

Niksar Bld

Melikgazi Bld

Kahramanmaraş BŞB

Malatya BŞB

 

Voleybol Kadın 2 Lig A Grubu (14 takımın üçü):

Balıkesir BŞB

Manisa BŞB

İBB

 

Voleybol Kadın 2 Lig B Grubu (14 takımın sekizi):

Ordu Telekom

Bolu Bld

Karayolları

Gümüşhane Bld

Bartın Polisgücü

Kazan Bld

Elazığ İl Özel İdare

Antalya Bşb

Written by kesinofsayt

02 Mayıs 2016 at 11:33

Genel kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

ADALETİNİZE TÜKÜREYİM

leave a comment »

On yılı aşkın süredir adım adım ele geçiriliyor her yer, her kurum, hatta bireyler…

Direnen, teslim olmayan ezilmeye çalışılıyor. Kimisi pes ediyor. Pes etmeyenlerin, davasına güvenenlerin kararlılığı ve öfkesi ise törpüleniyor.

Ülkede adaleti sağlayacak kurumların tümünde adaleti hiçe sayanların üstünlüğü var. Ama “iktidar hayatı hedef aldığında, hayat iktidara direniş oluyor.” Hayatına sahip çıkanlar teslim olmuyor, zira Hotsumi Ozaki’nin kızına tavsiyesindeki gibi “acıya hiçbir zaman boyun eğmemek gerekir. Hayatta en kötü şey teslim olmaktır.”

Teslim olmayanların ödediği bedellerin, adaleti sağlamakla yükümlü kurumların kimler tarafından işgal edildiğinin mükemmel bir özeti papazincayiri.blogspot.com da aethewulf tarafından yapılmış. Uzun, detaylı bir yazı, ama üşenmeyin, okuyun, okutun ve dönüp bir daha okuyun…

Bir ilave yapacağım o yazıya; Serhat Ulueren RTÜK’ün kurduğu, spor programlarında etik kuralları belirleyecek alt komisyon üyesi oldu. Adalet beklediğimiz kurumların mikro bir göstergesi sizlere… İftiradan ertelenmiş cezası bulunan, onlarca yalan haberi ortaya çıkmış bir adam etik kuralları belirleyecek…

İşte “yeni” Türkiye’nin adaletin sisteminden bir kesit…

Trabzonlu Yusuf Reha Alp de onca yazısına rağmen PFDK üyesi değil miydi? Şimdiki üyeler çok mu farklı?

Sistem içinde kalarak sistemle savaşılmaz. Sistemi yıkmak, yenisini ve adetlisini kurmak için savaşırsanız umut vardır.

Carlyle’ın dediği gibi “düzen kölelik ve zulüm anlamına geldiğinde, düzensizlik adalet ve özgürlüğün başlangıcıdır”…

NOT: Alıntılar Jacques Verges’in Savunma Saldırıyor kitabındandır. Tavsiye ederim.

Written by kesinofsayt

21 Aralık 2012 at 14:32

AKP, MHK, PFDK, Siyaset, TFF, Yusuf Reha Alp kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

SANDIKTA GÖRÜŞÜR(MÜY)ÜZ!

leave a comment »

Bu yazıyı yazmadan oldukça düşündüm, zira çok ince bir zemin. Ancak yazılmalıydı ve yazıldı…

Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yapılan 3 Temmuz darbesinden sonra Fenerbahçe taraftarı (bazı küçük aykırılıklar dışında) müthiş bir birliktelik gösterdi, gösteriyor. Operasyonu yapanlara karşı tepkisini demokratik yollarla her ortamda, bıkmadan, usanmadan sürekli gösteriyor. Kafasında şüphesi olanlar bile iddialar yığını ve savunmalardan sonra şüphesinden arındı ve yöneticilerine bağlılığı, inancı tazelendi. 3 Temmuz öncesinde, art niyetli olmadan Aziz Yıldırım’a muhalif olanlar bile tümüyle başkanın yanındalar şu anda.

İlk toz dumandan sonra operasyonun cemaatin devlette konumlandırılan birimleri tarafından ve hükümetin onayıyla yapıldığı kanısı iyice yerleşti birçok Fenerbahçelinin kafasında. Gösterilerde, yürüyüşlerde her siyasi kesimden, her dini inançtan, her toplumsal katmandan insan sevdasının yanında saf tutuyor. Ve hemen her gösteride cemaat ve hükümet aleyhinde sloganlar atılıyor, “sandıkta görüşürüz” tezahüratı dinmiyor. Gerçekten de böyle bir gücü var mı Fenerbahçe’nin, Fenerbahçelinin? “Var” diyenler bir daha düşünsünler. Mesela Trabzon kentindeki oy potansiyeli nedeniyle, onları küstürmemek adına Trabzonspor’un her türlü şımarıklığına göz yuman siyasiler Fenerbahçe’ye neden aynı yakınlığı, anlayışı göstermiyorlar sizce? Evet, Fenerbahçeliler çok daha büyük bir oy potansiyeline sahip. Hem de tek bir kentte değil, tüm ülkede. Ama sandığa gidildiğinde işler hiç de öyle olmadı, olmuyor… Oysa Fenerbahçelilerin siyasi parti / Fenerbahçe tercihi farklı yapılsa, yapılabilse belki de herşey bir anda değişecek.

Bu yazı aslen AKP’ye oy veren Fenerbahçeliler için yazıldı. Sadece nacizane bir ricadır, daha ötesi değil. Olamaz da… Zira bizim “başkaları” gibi insanların siyasi iradesine ipotek koymak gibi bir misyonumuz yok.

Lütfen önceliklerinizi düşününün; sevdanız mı, siyasi görüşünüz mü? Sevdanıza el uzatanlara sessiz kalmak mıdır doğrusu, yoksa sevdanıza sahip çıkmak mı? Mutlaka karşı bir görüşe meyletmek mecbur değil. Sandığa gitmemek, hatta daha da güzeli, sarı laci çubukluyla gidip “boş oy” vermek de bir tercihi, bir tepkiyi belirtir. “Sizler, hepiniz bana sahip çıkmadınız, ben de sizi istemiyorum” demektir bu…

Lütfen, ilk seçimlere kadar düşününün. Ama iyi düşünün…

Sevdanız mı, onu parçalamaya, elinizden almaya çalışanlar mı?

NOT: Bu satırların yazarı AKP’ye oy vermemiştir. Diğer kitle partilerine de güvenmemektedir ve onlara da oy vermeyecektir. Sözün özü; bu yazı “başka” bir siyasi partinin “çaktırmadan” propagandası değildir. 

Written by kesinofsayt

17 Nisan 2012 at 11:12

AKP, Fenerbahçe, Siyaset, Trabzonspor kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,