FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

OLD SANTİ: BU TARAFTAR SENİNLE GURUR DUYUYOR

leave a comment »

oldsantiEuroleague’de iki maç haftaları zordur. Ancak, CSKA ve Real Madrid zaferlerinin ardından, bir de ard arda iki uzatmalı maç oynayıp her ikisini de kaybetmişseniz işiniz iki kat zordur. Üstüne üstlük Vesely dışındaki uzunlarınızın formsuzluğu söz konusuysa işiniz iştir. Karşımızdaki takım Zalgiris ne kadar kötü dönem geçirse de geçen senenin final four oyanayan Litvanya ekolünün bir temsilcisiydi. Yeşil Beyazlılar skor ne olursa olsun maçı son dakikaya kadar bırakmayan, rakibini zorlayan çok disiplinli bir takımdı. Herşeye rağmen maç öncesi bu mücadeleyi kazanarak moral bulacağımızı düşünüyordum. Maçı kazanmak için anahtar savunmamız olacaktı.

Bu düşüncelerle takımımız seremoniye çıktı. Bu arada Obra’nın takım tanıtımı esnasında skoreboardda gösterilen fotografının değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Onun enerjisini hiç yansıtmıyor. Maça artık çıkış beklediğimiz Green ile Dixon, Datome, Melli ve Ahmet beşiyle başladık. Ahmet, Brandon Davies’den jump ball’u aldı ve ilk hücum sırasını biz kazanmış olduk. Maçın ilk atağında boş şutlar atmamıza karşın peşpeşe hücum ribauntları yapmayı başardık. Ancak bir türlü istediğimiz sayıyı çıkaramadık. Bununla birlikte savunma dozajımız tahmin ettiğimiz gibi yukarıdaydı. Onlara attırmıyorduk ama hücumda Ahmet ile ard arda pota altından elimizi ayağımıza dolaştırıyorduk. Hücumdaki dikkatsizliğine rağmen Ahmet, savunmada diğer oyuncular ile birlikte canla başla savunma yapıyor ve koçun takdirini alıyordu. Maçın ilk sayıları çeyreğin bitimine 7:30 kala Milaknis’in üçlüğü ile geldi. Bizim atağımızda ise Green boş şutu kaçırdı. Savunmada Ahmet Davies’in elinden topu kaptı. Ancak buna rağmen sayı yapmaya muaffak olamadık. Sonunda, çeyreğin bitimine 6:10 dakika kala Ahmet çıktı ve Jan Vesely girdi. Biliyorsunuz son zamanlarda Fenerbahçe’de VÖ ve VS durumu söz konusu. Vesely olmadan sayı üretmede oldukça zorlanıyoruz. Brandon Davies pota altından bitirince, tribünde bulunan ve sayıları on kadar olan Zalgiris taraftarı ayağa fırladı. 0-5. Bobby ile hesabı açtığımızda çeyreğin bitmesine sadece 5:37 kalmıştı. 2-5. Takım ayağa kalkmak için gerekeni yapıyordu. İşin anahtarı sert savunmaydı. Savunmamız karşısında Zalgiris bocalıyordu. Melli ribaundu kaptı ve hızlı bir şekilde topu Zalgiris alanına getirerek Brandon Davies’e ikinci faulünü aldırdı. Rakibin en etkili silahına bu çeyrekte iki faul aldırmak çok iyi oldu. O kenara gelir gelmez Vesely şov başladı. Dixon’un pası ile Çek yıldızımız smacı basıverdi. 4-5. Koçlar mola almayınca bu sayının ardından TV molası geldi. Mola sonrası yine müthiş savunduk. Paylaşılamayan top sonrası hücum sırası son 2,8 saniye için onlardaydı. Olsun, ikinci çeyreğe biz başlayacaktık. Çek Pivotumuz, savunmada kaptığı topla takımı hızla hücum alanına getirdi. Fenerbahçe, Vesely’nin Sloukas’a yaptığı asistin ardından turnike basket ile öne geçti. 6-5. Vesely bu dakikadan sonra ağırlığını oyunda iyice hissettirmeye başladı. Bu defada Melli’den aldığı pası göz yaşı damlasıyla sayıya çevirdi. Süper yıldızın anlaşılan, sayı repertuarı da genişliyordu. 8-5. Jankunas’ın orta mesafe şutuna Erick Green güzel bir şutla cevabı verince Obradovic’den yeni transferimiz high five’ı aldı. 10-7. Melli bugün yine takımın en iyilerindendi. Sloukas’ın asisti ile faul çizgisinin gerisinden üçlüğü bulduğunda skor 13-9’a geldi. Vesely’nin çaldığı top sonrası Green’in yılan gibi süzülerek attığı basket neticesinde, Jasikevicius çareyi molaya gitmekte buldu. 15-9. Mola sonrası eski Galatasaray’lı Thompson süre biterken skoru 15-11’e getirdi. Sloukas’ın basketi sonrası çeyrek biterken Guduric’in kazandırdığı faul atışları skoru tayin etti. 19-11 . Böylece ilk yarısını sayı atmadan bitirdiğimiz ilk çeyrekte Vesely girince 19 sayı birden atmış olduk.

İkinci çeyreğe son dönemde şanssız olan Lauvergne ile başladık. İlk çeyrek boyunca sahada kalan Green lüzumsuz bir şut deneyip kaçırınca Obra çok kızdı. Ancak savunmamız son zamanlarda gördüğüm en gayretli savunmaydı. Guduric rakibe stepsi yaptırdı. Lauvergne faul çizgisine gelirken Khimki maçının yıldızı kaptan sahaya girdi. Faul atışları sonrası skor 20-11 oldu. Brandon Davies, Vesely’nin ısrarlı savunmasını aşamayınca dirseğini çenesine yapıştırdı. Çek yıldız yere düşünce hepimiz heyecanlandık. Davies sportmenlik dışı faulü alarak kenara geldi. Biz de Vesely ve Lauvergne’in sayıları ile maçta ihtiyacımız olan farkı yakaladık. 23-11. Sloukas, orta mesafe şutu ile skoru 25-11 yapınca rakip yine molaya gitti. Zalgiris’in genç uzunu Brutis bir smac basket buldu. Biz de Sloukas, Guduric ve kaptan ile sayılar bularak cevap verdik. Brutis arada smaç yapıyordu ama skor en sonunda Sloukas’ın potalı basketi ile 32-18 olmuştu bile. Melih Mahmutoğlu oyununu çok geliştirdi. Sanki bir Yunan yıldız gibi oynuyordu. Bu defa da sol yarım hook ile skoru 38-19’a taşıdı. Lauvergne de şutları kaçırmasına karşın savunma, asist ve pota altı oyunları ile oyunda çok etkiliydi. Müthiş bir reverse basket de kazandırdı. Skor 41-24’e uçtu. 1997 doğumlu genç pivot Brutis’in faul atışları sonrası Obradovic ilk molasını aldı. İkinci çeyreğin sonlarına doğru Melli gereksiz bir sportmenlik dışı faul sonucu üçüncü faulünü aldı. Maç enteresan bir şekilde koş koşa döndü. Joffrey smacı vurdu. 43-27. Zalgiris’de direnenlerin başında her zaman olduğu gibi Jankunas vardı. Onun sayıları skoru 43-29’a taşıdı. Son topta Lauvergne ters turnikeyi sayıya çeviremeyince ilk yarı skoru bu şekilde bitti.

İkinci yarı Kalinic ilk defa oyuna girmişti. Sırp forvet, Vesely’nin savunma gayreti sonucu Dixon’dan aldığı topu smac ile bitirdi. 45-31. Ahmet de savunmada savaşmaya devam ediyordu. Davies’i faul ile de olsa blokladı. İkinci yarı tempo daha hızlıydı. Rakip Nate Wolters ile basketler kazanıyordu. Ahmet dördüncü top kaybını da yapınca Obra’nın hışmına uğradı. Obra kızıyor ama bence memnundu. Lauvergne oyuna girdi ve uzundan uzuna pas ile Vesely’ye pota altı sayısını yaptırdı. 49-35. Ama takımımız ard arda top kayıpları yapınca Obra molayı aldı. Mola sonrası rakibin yeni transferi Grigonis potaya giderek bir sayı daha buldu. 49-39. Fark tek hanelere inmek üzere olunca Zalgiris taraftarı ayaklandı. Vesely cevaben topu vurarak potaya gitti ve spekteküler bir basket daha kazandırdı. 51-39. Kafaya takmış, bu sene MVP olarak NBA yapacak. Davies güzel bir pota altı reverse hareketi ile farkı yine ona indirdi. 51-41. Vesely de herşeyi yapmaya devam ediyodu. Bu defa da orta mesafe şut ile takıma basket kazandırdı. 53-41. Vesely savunmada da Grigonis’in girmekte olan şutunu çember üstünde dolaşırken çeldi. Çek lokomotifi herşeyi yapıyordu. Onun pozitif enerjisi ile takım da daha güzel oynuyordu. Pas trafiği sonucu pota altından Kalinic ile farkı ondörde çıkardık. 57-43. Lauvergne eskiden attığı boş şutları atsa zaten kopacağız, ama olsun. Period White’ın kazandırdığı faul sayısıyla sona erdi. 57-44.

Son çeyrekte maskesiyle Sinan Güler sahadaydı. Kaptan da oyundaydı. Üç faullü Vesely ise kenardaydı. Zalgiris son çeyreğe Davies’in üst üste iki basketi le başlayınca Obradovic molayı alıverdi. 57-48. Skor tek hanelere gelmişti. Mola sonrası Nate Wolters farkı yedi sayıya kadar indirdi. 57-50. Rakip 6-0 ile başlayınca fark ondörtlerden yediye kadar düşmüş oldu. Kaptan şut pozisyonunu bulamayınca hücumu sol turnikeyle bitirdi ve takımını rahatlattı. 59-50. Süre biterken bir de üçlük bulunca fark bir anda eski haline geldi. 62-50. Zalgiris molayı aldı. Vesely de Davies’i adeta bitirdi. Sonrasında Melli smacı vurunca skor 68-53 oldu. Ardından kaptan süre biterken üçlüğü gönderdi. Zalgiris de bitiverdi. 71-55. Jasikevicius yine molada. Taraftar “şampiyon olmam gerek” tezahüratıyla coşmaya başladı. Zalgiris taraftarı yerine oturdu. Sadece bir tanesi ayaktaydı. O da tırnaklarını yiyordu. Davies’in güzel alley oop basketi maçta sadece güzel bir an oldu. 71-57. Melli şutu kaçırınca Vesely hücum ribauntunu alıp “al bir daha dene” dedi. Melli de utanıp üçlüğü attı. 74-59. Melih’in bu basket sonrasında kapıp attığı fast break rakibi tamamen mat etti. 76-59. En sonunda Ahmet bu geceki hesabı pota altından attığı basket ile kapattı. 78-69.

Taraftar çok mutlu. Dünyanın en güzel takımı onları yine sevindirmişti.

Euroleague ve Fenerbahçe Beko olmasa ne yapacağız. Hayat çok renksiz olurdu.

Tabi ki “bu taraftar seninle gurur duyuyor”.

Vesely’nin yanında Melih ve Melli’nin formu bu maçı kazanmak için yetti. Savunma işin anahtar noktasıydı. Lauvergne kaçırdığı şutlara karşın çıkışa geçti galiba. Green için biraz daha var.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

11 Ocak 2019 at 00:48

KESİNOFSAYT PODCAST BÖLÜM 3

leave a comment »

Kesinofsayt Podcast’ın üçüncü bölümünde ana konularımız:
– Türkiye Bankalar Birliği’nin futbol kulüplerinin borçlarını yapılandırması ne getirir, ne götürür?
– Türk Spor Medyası nereden gelip nereye gidiyor? Dijitalleşme spor medyasında nasıl etkiler yapıyor? Tekelleşmeye mi gidiyoruz, medya etiği bu yeni oluşumda nerede?
– Haftanın Euroleague değerlendirmesi

İletişim: kesinofsayt@gmail.com

OLD SANTİ: MOSKOVA’DA SOĞUK DUŞ

leave a comment »

oldsantiİki maç haftasında tıpkı ilk devrede olduğu gibi Khimki ve Zalgiris ile aynı hafta oynuyoruz. Efes de tam tersi bir fikstürle bugün Zalgiris, Perşembe Khimki ile oynayacak. Moskova Temsilcisinin en önemli oyuncusu Shved bu maçta da sahada yerini alamayacak. Uzun süredir sakat olan Anthony Gill ise ısınanlar arasında. Fenerbahçe Beko ve BC Khimki’nin arasında oynanan dokuz maçın yedisini Fenerbahçe kazanmış durumda. Üstüne üstlük sahada takımımızı destekleyen çok sayıda Fenerbahçe taraftarı var. Dolayısıyla, maç öncesi avantajlı görünüyoruz. Ayrıca, Banvit mağlubiyeti nedeniyle Fenerbahçe’nin bu maça farklı bir konsantrasyon ve hızlı bir şekilde başlayacağını düşünüyoruz.

Oyuna tahmin edildiği gibi Banvit maçı kadrosunda olmayan Vesely, Kalinic ve Guduric ile birlikte Kostas ve Melli’den oluşan beş ile başladık. Rakipin beşinde ise dört Amerikalı ve Zubkov var. Khimki bu kadrosuyla Banvit benzeri, ama enerjisi daha düşük bir takım görünümünde.

Rus takımı, Jenkins’in turnike basketi ile maça başladı. Biz de Guduric’in Vesely’ye yaptırdığı kolay alley oop basketi ile ilk sayılarımızı bulduk. Ardından Melli ile pota altından rakibin üçlük sayısına cevap verdik. Daha ikibuçuk dakika dolmadı ki, Obra ani bir kararla Sloukas’ı kenara alarak Dixon’u oyuna sürdü. Moskova takımının attığı her sayıya Guduric-Vesely işbirliği ile cevabımız vardı. Dev pivotumuz aldığı faul sonrası çizgiden, son dönemde olduğu gibi, hatasız bitirdi. 7-9. Skor yakın gidiyordu ama oyunun gidişinden maç ne zaman kopacak diye bekliyorduk. Rakip, Vyaltsev’in Vesely’ye yaptığı faul ile daha çeyreğin bitmesine dört dakikala kala faul hakkını doldurmuştu. TV molası sonrası Melih, Melli’nin asisti ile pota altından bizi yine öne geçirdi. 9-11. Maç çok düşük skor ile gidiyordu. Kısalarımız ritim bulamamışlardı. Zaten öyle olmasa kopup gidecektik. Buna rağmen, Crocker’in yaptığı faulü sonrası Kalina çizgiden farkı dörde çıkardı. 9-13. Uzun süren sakatlığı sonrası Khimki’nin skorer oyuncusu Anthony Gill çeyreğin bitmesine 3:18 kala oyuna girdi. Tribünlerden Fenerbahçe tezahüratları geliyordu. Kaptan da çaprazdan attığı üçlük ile bu tezahüratlara teşekkür etti. 11-16. Melih bugün sazı eline alacak gibiydi. Rakibin hatası sonucu topu yine kaptık. Türk Yıldız Vesely’den aldığı pası harika bir geçiş oyunu sonrası Gill’in bloğuna rağmen pota altından tamamladı. 11-18. Euroleague’in en çok top kaybeden takımı top kayıplarına devam edince, Kaptan bu defa da Vesely’ye asist yaptı. Fark açılıyordu. 11-20. Çek yıldız, savunmada ve hücumda harikalar yaratıyordu. Yine topu çalarak Dixon’a çıkardı. O da aldığı bu pası üçlük basket ile tamamlayınca çeyreğin skoru belli oldu. 13-23. Bu çeyrek Khimki 6 top kaybı yapmıştı.

Fenerbahçe Beko ikinci çeyreğe Melli’nin post up hareketleri sonucu kazandırdığı sayı ile başlayarak maçtaki en farklı skoru yakaladı. 13-26. Üstüne üstlük, Khimki takımının as oyuncusu Anthony Gill de bu dakikada ikinci faulünü yapmıştı. Rakibin gardı bize göre düştü düşecekti. Gerçi Khimki takımının maç sonuna kadar oyunu bırakmadığını biliyoruz. Nitekim Jordan Mickey, Vesely’den sıyrılarak smacı vurdu. 15-26. Vesely’nin yorulduğunu sezen Obradovic, Lauvergne‘i oyuna sürdü. Fransız Pivot oyuna girdikten sonra yaptığımız ilk atakta saha yerleşiminde organize olamadık ve Melih ile topu kaybettik. Bunun cezası Dee Bost’un sol dipten bulduğu üçlük oldu.18-26. Kısaca Lau girdi, organize olamadık, üçlüğü yedik ve molaya gittik. Lauvergne’i kazanmamız lazım. Yoksa hayallerimiz suya düşecek. Görünen o ki, Vesely tüm sezonu taşıyamaz. Çeyreğin bitmesine 7:21 kala Gigi ilk defa oyuna girdi. O da Real maçının sonunda attığı son saniye basketinde kaldı. Banvit maçında bayağı formsuzdu. Mola sonrası Lauvergne, savunmada da aksayınca Mickey basket faul ile skoru 21-26’ya getirdi. Ard arda yaptığı hatalar yeni transferin moralini bozuyordu. Ritim bozukluğu tüm takıma yayıldı. Guduric, Datome’ye kötü bir pas çıkarınca, Sloukas rakibine sportmenlik dışı yapmak zorunda kaldı. Maç da skorda nerelere geldi diye düşünüyordum. 22-26. Takım iyice düşmüştü. Şutlarımız girmiyordu. Bu defa da Melli’nin atamadığı üçlüğe Anthony Gill smaç ile cevap verdi. Skor 24-26’ya gelince maç yeniden başlamış oldu. Sonunda, Ahmet’in pota altından bulduğu zor basket ile krizden çıktık. 24-28. Aslında krizden çıktığımızı sandık. Zira, Markovic attığı üç sayılık basket ile hemen bu sayılara cevabı verdi. 27-28. Kostas krizden çıkmak için bir şeyler yapmak gerektiğini düşünerek inisyatif kullandı ve sağdan hızlıca turnikeye girerek basket faulü aldı. Üstüne düştüğü fotoğrafçı ise sakatlanmaktan zor kurtuldu. 27-31. Bu basketin ardından Vesely yine oyuna girdi. Onun asisti ile Guduric basketi buldu. 27-33. Çek Yıldız oyuna girince takım rahatlıyor ve bambaşka bir görünüşe bürünüyordu. Khimki bir darbe de Jordan Mickey’in üç faulü almasıyla yaşadı. Tüm bunlara rağmen inatçı Rus takımı skor olarak dibimizden ayrılmıyordu. Dee Bost’un koridor yaratarak attığı sayılar ile rakip takım skoru 34-35’e kadar getirdi. Bu sayılar üzerine Obradovic yine molaya gitti. Mola sonrası hakemler Kalinic’in steps yaptığına hükmetti. Topun rakipten geldiğini düşünen Kalina topu tekrar sektirmişti, ama hakemler aynı görüşte değildi. Dolayısıyla, top kaybı oldu. En nihayetinde Green, Khimki’yi uzun bir süre sonra öne geçirdi. 36-35. Tekrar molaya gittik. Mola sonrası rakibinden faulü alan Sloukas ile öne geçmeyi başardık. Biz kötü oynuyorduk ama rakip de çok top kaybı yapıyordu. Bu top kayıpları olmasa halimiz zaten haraptı. Devrenin sonuna kadar skor gitti geldi, ama Vesely’nin hatasız faul atışları sonunda devreyi 38-41 önde kapatmayı başardık.

Moskova takımı, ikinci devrenin ilk atağında Jenkins’in pota altı sayısı ile farkı bire indirdi. Biz de Vesely’nin yeniden devreye girmesiyle ard arda iki basket bulduk. 40-45. Çek Yıldız, bu sayılar ile Euroleague’de 2000 sayı barajını da aşmış oldu ve Khimki’ye molayı aldırdı. Vesely, mola sonrası da durmadı. Guduric’in asisti ile takımımız skoru 40-47 yaptı. Guduric’in özellikle Vesely’ye yaptığı asistler bugün göze çarpıyordu. Çek Pivot skor yükünü tek başına taşımaya devam ediyordu. Guduric’ten aldığı bir pası daha smaç ile bitirdi. 43-49. Fark açılınca Fenerbahçe tezahüratları da yoğunlaştı. Rakip takım yine dağılmak üzereydi ki, Crocker’in kaçırdığı üçlük şuta Melli’nin yaptığı faul, Khimki’nin imdadına yetişti. Crocker bu atışlardan birini kaçırınca skor 45-49’a geldi. Karşılıklı kaçırılan basketler ve yapılan hatalar sonrası Markovic’in maçtaki ikinci üçlüğü ile Rus takımı burnumuzun dibine kadar geldi. 49-51. Üstüne üstlük bir de Vesely’nin çeyreğin bitmesine daha 3:25 dakika kala faul sayılarını üçlemesi, durumumuzu daha da zora soktu. Ves kenara geldi, Lau oyuna girdi. Haydi Joffrey dedik. Kendine gelmesi çok önemli. Malesef oyuna giren Lauvergne savunmada Crocker’a karşı yine hata yaparak basket faule sebep oldu. 51-51. Lauvergne’in üzerinde negatif enerji var. Bu basketin hemen ardından rakip Anthony Gill ile öne geçince, Obra yine molayı almak zorunda kaldı. Dünyanın En Güzel Takımı, resmen “ Vesely’li Fener” ve “ Vesely’siz Fener’e” dönüştü. Mola sonrası Khimki’nin atıcıları atmaya devam ettiler. Biz ise Datome ile boş üçlüğü kaçırdık. Moskova temsilcisi Dee Bost’un faul atışları sonrası son çeyreğe 57-54 önde girdi.

Khimki çok top kaybı yaptı dedik ama üçüncü çeyrek sonunda biz on top kaybı yaparken, onlar da onbir hata yapmışlardı. Son çeyreğe üç faullü Vesely’yi kenarda tutarak başlıyorduk. Çeyrek başında Lauvergne ilk geldiği günleri hatırlatırcasına bulduğu doğru eşleşmeyi nefis bir reverse hareketi ile bitirince skor 57-56 oldu. Rakip Dee Bost ile skoru bulamadı ama Datome de her zaman attığı yerden boş şutu kaçırdı. Banvit maçı onu bayağı etkilemiş belli. Lauvergne sayıyı yapınca ümitlenmiştik, ama savunmada hata yapmaya devam ediyordu. Bu defa da Jordan Mickey’e basket faulü yaptırdı. 60-56. Karşı hücumumuzda basket girmezse artık Vesely oyuna girer diye düşünüyordum. Ancak, Melih oyuna girdi. Bir sağ bir de sol çaprazdan iki inanılmaz son saniye üçlüğü atınca skor 63-62 oldu. Morallendik. Akabinde, Vesely oyuna girdi ama girer girmez dörtledi. Maçın bitmesine daha beş dakika vardı. Aslında pozisyonları buluyorduk ama kısalarımız üçlük isabetinde bugün bir felaketti. Kalinic ve Datome potayı dövüp duruyorlardı. Herşeye rağmen Melih’in fast break sayıları ile yeniden 63-66 öne geçmeyi bildik. Yunan Koç molayı aldı. Mola sonrası sayıları bulan Rus takımı buldu. Markovic üçüncü üçlüğünü attığında skor 66-66 ‘ya gelmişti. Maçın bitmesine 1:12 dakika kala basket faul yaptırdık. Faul hakkımız da doldu. Banvit maçının benzeri yaşanmaya başladı. Takım iyice yoruldu. Skor 69-66 ve moladaydık. Moladan sonra Vesely ile yeniden çizgiye geldik. Çek yıldız iyice yorulduğu için uzun bir süre sonra atışlardan birini kaçırdı. Bütün yük üzerindeydi. Son kalan enerjisini de tüketmekte olan Yıldız Oyuncu savunmada da beşinci faulünü alıp çıktı. Neyse ki maç bitiyor diyorduk. Yine iyi dayandı. Karşılıklı faul çizgisinden atılan taktik sayılar sonrası maç neredeyse bize geliyordu. Malesef Melli atışların ilkini kaçırıp, ikincisini atınca maçın normal süresi 72-72 berabere bitti. Vesely sayesinde ribauntlarda 29-22 öndeydik. Uzatmada onsuz ne yapacağız diye düşünüyordum. Üstelik Datome ve Kalinic dört fauldeydi.

Tahmin ettiğim üzere kabus gibi bir uzatma devresi oynadık. Sadece altı sayı attık. Herkeste bir yorgunluk vardı. Ruslar Anthony Gill’in geri dönüşü ve Markovic’in ekstra oyunuyla maçı kazanmayı bildi. Takımımız Rusya’dan Banvit maçının karbon kopyası gibi bir skorla ayrıldı. 84-78

CSKA ve Real maçları sonrası takım iyice yoruldu. Lauvergne’in devreye girememesi ve Ahmet’in geçen seneye göre geri gidişi, Vesely’nin üzerine fazla yük bindiriyor. Kısalarda gününde olmayınca takımımızda tek yıldıza dayalı kötü bir görüntü ortaya çıkıyor. Kenardaki oyuncularımızın bir an evvel kendini toparlaması gerek.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

08 Ocak 2019 at 22:16

OLD SANTİ: SÜRPRİZE İZİN YOK

leave a comment »

oldsantiGeçtiğimiz hafta kazandığımız efsane Real Madrid maçının ardından yine bir İspanyol takımı ile karşı karşıyayız. Maç öncesi rakibin en önemli oyuncuları Shengelia, Granger ve Patricio Garino olmadığı için taraftar daha rahat bir maç olacağı beklentisindeydi.

Ancak her İspanyol takımı gibi Baskonia da inatçı bir takım. Üstüne üstlük 74-72 yendiğimiz ilk devredeki maç sonrası Pedro Martinez’in yerine göreve gelen Velimir Perasovic’in Fenerbahçe’ye karşı ayrı bir hesabı olacağı muhakkak. Hatırlanacağı gibi Bourousis ve Hanga’lı güçlü kadrolarına karşı, 2016 yılında Final Four Yarı Finalinde 88-77 ile kazanarak Bask takımının final yolunu kestiğimiz maçta Perasovic, Baskonia Koçu olarak görev yapıyordu.

Baskonia’nın en tehlikeli olduğu özellikleri hücum ribauntları ve daha siz ne olduğunu anlamadan yaptıkları geçiş oyunları. Şut ritmimizi bulamazsak rakibin bolca fast break sayısı atacağı kesin. Hakemler Luigi Lamonica ile Olympiakos maçında iyi bir performans gösteren Borys Ryzhyk. Üçüncü hakem olarak genç bir Litvanyalı hakem görev yapacak.

Maça Green, Dixon, Melli, Datome ve Vesely beşi ile başlıyoruz. Rakipte form düzeyi yükselen ve Hangavari oynamaya başlayan Shavon Shields ilk beşte.

Maça fırtına gibi başladık. Melli içeri daldı ve sol dipte Datome’yi buldu. 3-0. Rakipte ilk beşte Granger’ın yokluğunda Brezilyalı veteran oyuncu Huertas var. Huertas basket faule gidiyordu ama top şansımıza potaya girmedi. Faulden gelen sayılar ile maçı 3-2’ye getirdiler. Datome hemen karşılık verdi. 5-2. Karşılıklı ikilikler ve üçlükler yağmaya başladı. İyi oynuyor gibiydik, ama Kırmızı Mavili ekip Jannings’in üçlüğü ile sessiz sedasız maçı beraberliğe getirdi. 7-7. Şut yağmurunun ardından maçtakı ilk pota altı sayısını Vesely buldu. 9-7. Green bugün de aksıyordu. Kaçırdığı şut sonrası Jannings bu defa Bask temsilcisini öne geçirdi. 11-12. Obradovic hemen molaya gitti. Mola sonrası topu pota altındaki Vesely’ye çıkardık, ama Çek yıldız, rakibin Fransız pivotu Vincent Poirier’nin sert faulüne maruz kaldı. Ves, faullerin birini kaçırdı. 12-12. Shields ile Baskonialılar yine öne geçtiler ama Dixon’un üçlüğü ile bu durum uzun sürmedi.15-14. Obradovic, savunmadaki problemi çözmek için Kalina’yı oyuna soktu. O oyuna girerken, kenara gelen Datome oldu. Aksayan Green saha kaldı. Bu dakikadan sonra Vesely maça ağırlığını iyice koymaya başladı. Yıldız oyuncu içeri nefis post up hareketleri ile girerek, Melli’yi sağ dipte buldu ve bunun soncunda üç sayı daha kazandık. 20-18. Çeyreğin bitmesine 3.20 kala Sloukas oyuna girdi. Rakipte ise Perasovic, Vildoza ve belalımız Diop’u oyuna aldı. Diop girer girmez Vesely’ye bloğu yaptı. Ribauntu alan Baskonia Diop ile sayıyı ve beraberliği de buldu. 20-20. Seyircide nasılsa kazanırız şeklinde sakin bir hava vardı. Ama bu işin şakası yok. Green ile orta mesafeden sayıyı bularak öne geçtik. Ardından Sloukas da çok benzer bir sayı yapınca fark dörde çıktı. 24-20. Bask temsilcisi en önemli silahları olan hücum ribauntları ile ayakta kalmaya çalışıyordu ama sayıyı yapamadılar. Sloukas top kayıplarını üçlükle cezalandırdı. 27-22. Diop bu maçta da yine etkisini göstermeye başladı. Basket faulü buldu. Bu sezon belli ki, Diop ve Poirier Euroleague’de öne çıkan oyuncular olacak. 27-25. Çeyrekteki son hücum bizdeydi, ama Guduric sol dipten müsait pozisyonda üçlüğü bulamadı. Çeyrek bu skorla bitti.

İkinci çeyrek Lauvergne ve Ahmet oyundaydı. Baskonia oyuna fauller ile başladı. Aynı atakta iki sert faul yaptılar. Fransız Pivotumuz, Ahmet’e pota altından çok güzel pas çıkarınca skor 29-25’e geldi. Ahmet, canla başla yılmadan mücadele ediyordu. Diop’tan topu çaldı ama smaca giderken Diop’un bloğuna takıldı. Bask temsilcisi hücum ribauntlarını özellikle Voigtman ile toplayarak ikinci üçüncü şansları yakalıyordu. Neyse ki Alman oyuncu daha çeyreğin başında Kalinic’e üçüncü faulünü yaptı. Kalinic herhalde Euroleague’in en çok faul alan oyuncularındandır. Zaten hemen sonrasında Kalinic kendisine faul yapılamayınca pota altından sayıyı da yaptı. 31-25. İyi ki varsın Kalina. Shavon Shields maç önü yazımızda belirttiğimiz gibi bu maçta canımızı sıkıyor. Üçlüğü bulunca fark yine üçe indi. 31-28. Kalinic her maç en az bir kere gerçekleştirdiği klasik hücum faul tuzağına bu defa Diop’u düşürdü. Lauvergne’in smacı ile skoru 35-30’a getirdik. Rakibin hücum ribauntlarını geçen maçta sağladığımız gibi engelleyemiyoruz, ama onlarda buldukları şansları sert savunmamız nedeniyle değerlendiremiyorlar. Bu sefer Ahmet bir hücum ribauntu ile Kalinic’e sayıyı yaptırınca Basklılar molaya gitti. Mola sonrası Sloukas, Vessely’ye klasik alley-oop setimizi oynattı. 40-34. Vesely her zaman ki gibi muhteşem oynuyordu. Hızlı elleri ile yine bir topu çaldı. Top Lauvergne’e geldi ama o post up hareketi sonrası yine şanssızdı. Sonrasında, Kalinic topu Voigtman’dan çaldı ve Melli’ye sayıyı yaptırdı. 42-35. Rakip yediği sayılara karşın her an oyunda. Huertas üçlüğü atınca Obradovic hemen molayı aldı. Maçta öndeyiz ama rahat ve tehlikeli bir gidiş vardı. Moladayken hakemler Melli’nin sayısının üçlük olduğunu tespit edince daha sahaya gelmeden ekstra bir sayı almış olduk. 43-39. Melli bir üçlük daha buldu. 46-39. Bu defa Perasovic molaya gitti. Mola sonrası Kalina bloğu yedi. Poirier de alley oop sayısı yaptı. Ama çeyreğin son basketini Datome’nin kaçan şutunu smaçla bitiren Melli yaptı. 48-41. Bu devre Shields 13 sayı 4 ribaunt ile oynadı.

İkinci devreye süratle çevrilen ekstra paslar sonucu Datome’den gelen klasik bir Fenerbahçe basketi ile başladık. 50-41. Biz daha bu baskete sevinirken Guduric’in aldığı üçüncü faule sıkıldık. Vesely bugün yine mükemmeldi ama, Melli son dönemlerdeki en harika oyunlarından birini oynuyordu. İtalyan Yıldız, pota altına savaşa savaşa getirdiği topu ters turnike atacak gibi yapıp bir fake ile basketi tamamladı. 52-41. Rakipte de Janning’in üçlükleri devam ediyordu. 52-44. Guduric çaprazdan cevap verdi, ama bu defa da rakibin yükselen yıldızı Shields alley oop ile sayıyı buldu. Basklılar bu basketin ardından bi deDatome’yi blokladılar. Habire blok yiyoruz. Neyse ki Guduric, bu dakikadan sonra klasik ikinci devre oyununa başladı. Sağdan bir üçlük, sonra soldan. Gudu, rakibin gardını çılgın üçlükleri ile biraz olsun indirdi. 59-46. Karşılıklı basketlerin ardından, Datome’nin bulduğu üçlük basket ile Fenerbahçe farkı iyice açmaya başladı. 64-48. Sloukas da attığı üçlükle kendini hatırlatınca fark bir anda yirmilere geldi. 67-48. Rakibin morali iyice bozuldu. Üçlük makinası Jannings bile ard arda iki üçlük kaçırdı. Perasovic çaresiz bakıyordu. Takım adeta şov yapıyordu. Böyle maçlarda sakatlıklardan korkarım. Aklıma Bogdanovic’in sakatlığı ve Nunnaly’nin takla attığı turnike geldi. Vesely’nin Michael Jordanvari smacını bu duygu ve düşüncelerle seyrettim. 69-48. Vildoza’nın üçlüğü hızımızı kesen ilk mesajdı. 69-53. Çeyreğin bitmesine 2:21 kala Green bir defa daha oyuna girdi. Voigtman da bir üçlük daha attı. Hızla uzaklaştıkları gibi hızla yaklaşıyorlardı. 72-58. Hilliard’ın devreye girmesiyle fark süratle 11’e düştü ve molaya gittik. 72-61. Mola sonrası süre biterken Kalinic sıkışmış topu harika bir pasla pota altındaki Ahmet’e çıkardı. Ama biz daha onun son saniye basketine sevinirken rakibin basketini yemiştik bile.74-63. Baskonia Vildoza’nın faul atışları ile çeyrek skorunu 75-65’e getirdi. Vesely oyunda yokken takım aksıyor.

Baskonia son çeyreğe nefesini ensemizde iyice hissetirerek başladı. Shields’in attığı sayılar ile skor tek hanelere geriledi. 75-67. Baskonia oyuncularımızı o kadar iyi tanıyordu ki, Kalinic’in ne tarafa fake atacağını dahi ezbere biliyorlardı. Bunun sonucu top kaybı yaptık. Maçın bitmesine 8:35 kala güzel bir şey oldu ve Diop Ahmet’e yaptığı faul ile dörtledi. Ama Ahmet bu faullerin ikisini de kaçırdı. Biz farkı tekrar açacakken Shields tek pastan fast break sayısı buldu. 75-69. Ardından faulden gelen sayılar ile iyice dağıldık 75-70. Yunan Gard teslim olmadı ve üçlükle gazı tekrar verdi, ama Poirier de alley oop sayısı ile skoru yine dip dibe getirdi. 78-72. 21 sayıya kadar çıkan maç gerilim filmine dönüştü. Kazanmaya alışkın moralli bir takım olmasak bu şok ile kesin yenilebilirdik. Şu halde bile durum sallantıdaydı. Hilliard yine sahne aldı. 78-74. Biraz panik yaptık. Sen kimsin gibilerden hareketler yapmaya başladık. Vesely pota altına fantezi bir pas atmaya kalkınca yine top kaybı oldu. Hücum ribauntlarında coşmuşlardı. Vildoza bile hücum ribauntu alıp sayı çıkarmaya başladı. 78-76. Her şey yeniden başlıyordu. En sonunda Hilliard’la dibimize kadar geldiler. İşin cılkı çıktı. 80-79. Guduric’in üçlüğü ile biraz olsun moral bulduk ama Poirier hücum ribauntundan yine sayı çıkardı. Çareyi son maçların süper kahramanı Datome’nin üçlüğü ile bulduk. 85-81. Bu İspanyollar buz adam gibi. Hiç bir şekilde geri adım atmıyorlardı. Üçlük atmışsın nafile. Shields sayılara devam ediyordu. Savunma dozunu iyice arttırdılar. Kötü bir hakem performansı ile bizi perişan ederlerdi. Vesely smaca giderken Poirier çok sert faulü yapınca rahatladık. Lamonica ve Borys pozisyonu izledikten sonra sportmenlik dışını verdiler. Vesely faul atışlarında hata yapmadı. 87-83. Bugünkü maçta ribauntlarda 29-19 gerideyiz ve bunun çoğu hücum ribauntları. Savunmada Melli dörtledi ama Poirier ikide bir attı. 87-84. Karşılıklı faul atışları olmaya başladı. Guduric aldığı faullerin ikisini de sayıya çevirdi. Daha sonra Gudu sol dipten bulduğu üçlükle farkı yine açmaya başladı. 92-84. Perasovic molayı aldı. Molada onlara “Viva Espana”yı çaldık. Ama bizim sözlerimizle. “Yaşa Fenerbahçe” diye. Mola sonrası artık seyirci iyice maçın içindeydi. Herkes ayakta “Canım Feda Olsun Sana” tezahüratını söylüyordu. Poirier dörtledi. Melli’nin faul atışları sonrası fark yine çift hanelere çıktı. Aynı Melli Hilliard’ın üçlük atarken ona faul yapınca hem beş faul alarak kenara geldi hem de Hilliard’ın attığı faullerden üç sayı yedik. Sloukas’ın vites

atarak Diop’un sağından sıvışarak attığı turnike maçın sonucunu belli etti. 96-87.

Baskonia her zaman olduğu gibi bizi zorladı ama psikolojik olarak yukarıda olduğumuzdan maçı vermedik. Bask temsilcisi gerçekten çok iyi bir takım ve daha yukarılarda olmayı hak ediyor. Bence bizde maçın yıldızı 19 sayı ve dört ribaunt alan Melli’ydi. Onlarda ise tahmin edildiği üzere Shavon Shields.

CSKA ve Real Madrid gibi hedef iki takımla oynanan maçlardan sonra konsantre olmakta zorlanılabilecek maçtan alnının akı ile çıkan Fenerbahçe Beko, bir sürprize de izin vermemiş oldu.

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

04 Ocak 2019 at 22:12

KESİNOFSAYT PODCAST – BÖLÜM 002

leave a comment »

KESİNOFSAYT PODCAST – BÖLÜM 001

leave a comment »

OLD SANTİ: SEVDAMIZA KİMSE ENGEL OLAMAZ

leave a comment »

oldsantiFenerbahçe Beko ve Real Madrid’in aralarında oynadığı maçlar her zaman çok özeldir. Karşılaşmanın öneminin tüm spor kamuoyu farkındaydı. Basın maçı haklı olarak “Euroleague’in Modern El Classico’su” şeklinde değerlendiriyordu. Biletler kapalı gişe satılmış, salon hınca hınç doluydu. Salonda seyirciyi heyecanlandıran bir de özel misafir vardı. Tüm Fenerbahçelilerin gönlünü fethetmiş, Fenerbahçe’nin kazandığı Euroleague Şampiyonluğunun mimarlarından eski oyuncumuz Pero Antic maçı izleyenler arasındaydı. O vardı, ama çok önemli biri yoktu. Kilit oyuncularımızdan Kostas Sloukas, arkadaşlarını bu akşam yalnız bırakmak zorunda kalmıştı. Taraftarlar Kostas’ın yine sakat olmasından korktular, çünkü önceki yıllarda onun olmadığı dönemde takım sahada bayağı zorlanmıştı. Yunan Guard’ın sakatlıktan değil de, yüksek ateşli boğaz enfeksiyonu sebebiyle sahada olmadığını öğrenince bir nebze rahatladık. Artık onsuz yeneceğiz Kralın Takımını. Sloukas’ın yerine Egehan Arna kadroda.

Takımımızın tanıtımı, her zamanki gibi Metallica’nın muhteşem “Wherever I May Roam” parçası ile yapıldı. Yılın bu son Eurolegue maçı, aynı zamanda Koç Obradovic’in Fenerbahçe Beko’nun başında çıktığı 400. maçı olacaktı. Karşılaşmanın hakemleri, Gran Canaria maçını yöneten Christodolu ve ekürisi Paternico ile Barcelona maçının hakemlerinden Nedovic’ti.

Sahaya Dixon, Guduric, Datome, Melli ve Vesely beşiyle çıktık. Taraftarlar maç öncesinde CSKA maçından daha bir coşkuluydu. Geri sayım sonrası başlayan mücadelede, jump ball’u Real Madrid kazandı. Karşılıklı top kayıpları ve boş şutlar sonrası, maçın ilk sayılarını rakip takım pota altından Randolph ile buldu. Ancak, skorda öne geçmemiz uzun sürmeyecekti. Guduric’in pasıyla Vesely smacı vuruverdi. Savunmada konsantrasyonumuz hücumda olduğu gibi çok yukarıdaydı. Bir sonraki atağımızda yine Guduric-Vesely ikilisi bu defa alley oop sayısıyla bizi öne geçirdi. 4-2. Rakip bizim sert ve kararlı savunmamıza aynı şekilde karşılık vermek istiyordu. Guduric, Ayon’dan çaldığımız bir top sonrası, geçiş oyunu denerken, Llull’un sportmenlik dışı faulüne maruz kaldı. Aynı şekilde, Llull da seyircinin protestosuna. Faul atışlarının ardından topu Bobby Dixon aldı. Hareketlerinden maçı çok istediği belliydi. Bobby, sahayı sağdan pota altına doğru katederek, topu dışarıda Melli’ye çıkardı. Ama o da ne? Bir sportmenlik daha mı? Randolph çok sert bir şekilde Melli’yi devirdi. Neyse ki sakatlık olmadı. Normal birinin böyle sert bir faulden sonra gidip rakibinden özür dilemesini beklersiniz. Rekabet o kadar üst düzeydeydi ki, Randolph sırtını dönüp gitti. Sanki aklınca bizimkilere bir mesaj vermek istemişti. İlk başta kazanımı sadece seyirci protestosu oldu. Karşımızda sanki yeni bir Derrick Williams vakası vardı. Hakemler bu sert faule rağmen sportmenlik dışı faulü vermedi. Faul sonrası kenardan başlayan hücumumuzda, ard arda verilen enfes bounce paslar sonrasında Vesely’nin asisti ile Melli’ye smacı yaptırdık. 8-2. Hücum sonrası savunmada, Datome vatandaşının intikamını itina ile aldı. Bu defa Randolph, Datome’nin darbesiyle yerlerdeydi. Mesajsa, al sana mesaj. Randolph’un ikinci kazanımı da bu oldu. Real buna karşın geri adım atmıyordu. En azından maçın başında. Randolph, Datome’ye cevabı onun marka sayısını kopya ederek verdi. 8-4. Baş belası Jaycee Carrol, bulduğu üçlükler ile Real Madrid’i ayağa kaldırmaya çalışsa da, Datome her şekilde cevaba hazırdı. İtalyan Yıldız, üçlükler, savunma, ribaunt, yapılması gereken ne varsa yaptı. Skor onun liderliği ile 15-10’a geldi. Madrid ekibi, sert savunmaya devam ediyordu. Llull, bu defa da Vessely’yi yıkıp neredeyse ikinci sportmenlik dışı faulü alıyordu ki, hakemler herhalde daha maçın ilk çeyreği olduğu için ona acıdı. Sadece normal faul çaldılar. Hücum sırası Real’e geldiğinde Randolph Fenerbahçe’yi ancak sertlikle sindirebileceğine inanmış olacak ki, Vesely’nin üzerinden sert bir smaç vurdu. Bir de bakış attı. Ama takımımızdan cevapların gelmesi hiç gecikmiyordu. Karşı atağımızda bu defa Vesely, Randolph’un üzerinden smacı vurdu. Çeyreğin son sayılarını yine Datome yaptı. 22-12. Sayı sonrası savunmada, Guduric Campazzo’ya bloğu çakınca taraftar iyice coştu. ,

İkinci çeyreğe Sinan ile başladık. Lauvergne ile dipten çok müsait bir üçlüğü bulamadık, ama onlar da ellerine geçen fırsatı Randolph ile teptiler. Akabinde, Lauvergne’ün pota altından kazandırdığı sayıyla maçtaki en farklı skoru yakaladık. 24-12. Fransız yıldız pota altından sayıyı bulmasına karşın müsait üçlükleri kaçırmaya devam ediyordu. Bu defa da faul çizgisinin gerisinden kaçırınca, Obradovic alkışlamak ile yetindi. Neyse ki Real’in hızlı hücumunda, Kalinic rakibi artık klasikleşen hücum faul tuzağına düşürdü. Aynı Kalinic daha sonra savunmada Rudy Fernandez’i unutunca, Rudy de eski günlerine nazire yaparcasına sağ çaprazdan çok temiz bir üçlük attı. 24-15. Obra çok kızdı. Guduric bu üçlüğe cevap vermek istedi. Genç Sırp forvet, şutu girmeyince, gidip bir de Campazzo’ya sportmenlik dışı faul yaptı. Campazzo ve Rudy ikinci çeyrekte maçın akışını tamamen değiştirdi. Rudy’nin attığı üçlük baskete Campazzo ve Trey Tomkins de bulduğu sayılar ile eşlik edince, Real farkı kapayarak skoru 27-25’e taşıdı. Bunun üzerine Obradovic çeyreğin bitmesine 4:45 dakika kala ilk molasını aldı. Mola sonrası iyi döndük. Vesely pota altından bulduğu skor ile Fenerbahçe’yi 29-25 öne geçirdi. Ancak, bu çeyrek işler istediğimiz gibi gitmiyordu. Campazzo-Rudy ikilisi bir üçlük daha çıkarınca fark artık sadece bir sayıya inmişti. 29-28. Obradovic çeyreğin bitmesine üç dakika kala ikinci molasını da almak zorunda kaldı. Mola sonrası yine iyi döndük. Bobby üçlüğü buldu ve fark dörde çıktı. 32-28. Green hücumda katkı veremese de savunmada iyi mücadele ediyordu. Green, Taylor’a bloğu yapınca, bu defa Pablo Laso mola aldı. Mola sonrası oyun sıkıştı, ama Real Madrid istediği sayıları buldu. Böylece, çeyrek sonuna doğru maça denge geldi. 32-32. Guduric son beş saniye kala pota altından kaçırınca ilk yarı da bu skor ile bitti.

İkinci yarıya Datome’nin el üstünden bulduğu sayılar ile başladık. Hemen ardından Ayon’a da hücum faul yaptırdık. Onun oyundan düşmesi çok önemli. Boş hücumlar sonrası Melli ve Bobby ile hücum ribauntlarını topladık, ama pozisyonları sayı ile bitiremedik. Savunma sertliği nedeniyle karşılıklı boş hücumların ardından Ayon, daha çeyreğin ikinci dakikasında, üçüncü faulünü de aldı. İşte bu harika bir haber diye düşündük. Bizde ise bu gece Guduric gününde değildi. Onun kaçırdığı şutların sonrasında, bazen topu tipliyor, bazen hücum ribauntlarını alıyor, ama bazen de faul yapmak zorunda kalıyoruz. Sonuçta takım ekstradan yoruluyor. İşte yine Gudu’nun kaçırdığı bir şut sonrası, Real Madrid, geçiş hücumunda Ayon ile skorda dengeyi yakaladı. 36-36. Rakip takım böylelikle oyunun ritmini de ele geçirdi. Melih oyuna girince hemen duruma müdahele etti. Kaptan bulduğu imkansız üçlükle Fenerbahçe’yi hayata döndürdü. Bu üçlüğün ardından Datome’den gelen sayılar ile skorda tekrar öne fırladık. 41-36. Buna karşılık, Campazzo, o kısacık boyu ile topu getiren oyuncularımızı pire gibi rahatsız etmeye devam ediyordu. Arjantinli oyun kurucu, Dixon’ın elinden kaptığı topla, Ayon’a alley oop yaptırdı ve takımına moral kazandırdı. Real Madrid, Llull ile bulduğu sayı sonrası neredeyse ilk defa öne geçirdi. 41-42. Ama günün yıldızı Datome’nin geri adım atmaya hiç niyeti yoktu. İtalyan forvet, Guduric ile birlikte Fenerbahçe’yi yine öne geçirdi. 45-42. Momentum böylelikle yine bize geçti. Melih’in sağ turnike ile potaya bıraktığı göz yaşı damlası çemberin içinden çıkınca güzel sayıya yazık oldu. Ama bu çeyreğin en güzel olayı Randolph’un aldığı hücum faule topu yere vurarak tepki gösteren Llull’un teknik faulle oyundan atılmasıydı. Çeyrek, Ayon’un pota altından bulduğu sayılara karşın 48-44 lehimize sona erdi.

Eflatun Beyazlılar dördüncü çeyreğe Randolp’un sol dipten buldukları sayılar ile başladılar. 48-47. Bu gece Kalinic’den katkı alamıyoruz. Daha çeyreğin başında ard arda yaptığı fauller ile dördüncü faulünü de yapmış oldu. Dixon ile Carrol’un karşılıklı sayılarının ardından skor 55-54’e geldi. Guduric bugece inisyatif alıyordu ama şimdi yaptığı gibi içeriye drive etse daha iyi olacaktı. 57-54. Bir sonraki hücumda Guduric topu ayağına dolayınca yine top kaybı oldu. Ardından Tavares ve Fernandez işbirliği, Real Madrid’i 57-61 öne geçirince molayı aldık. Real’li oyuncular maçın geldiğini düşünerek molaya hoplaya zıplaya gittiler. Mola sonrası Guduric ve Datome ile topları kullanamadık. Topu getirirken oyun kurucularımızı rahatsız eden atom karınca Campazzo hücumda da Vesely’nin el göstermesine karşın sayıyı buldu. Böylelikle maçın bitmesine 2:28 kala İspanyollar altı sayı fark ile öne geçtiler. 57-63.

Molaya giderken salonda bir çok taraftar “eyvah maç gitti, bu saatten sonra bu maçı alamayız” diyordu. Hoparlörde bile “Sevdamıza Kimse Engel Olamaz, Bazen Hüzün Vardır, Bazen Mutluluk” çalmaya başladı.

Üstüne üstlük mola sonrası Datome bir de steps yaptı. Böylece topu kaptırdık. Zaman iyice daraldı. Neyse ki, Pablo Laso her şey Real’in lehine gelişirken bir mola aldı. Mola sonrası rakibin oyun kurucusu Campazzo sayıyı yapamadı. Biz de Guduric’in attığı üçlükle tekrar ümitlendik. Bu sayılar ile maçın bitmesine 1:44 dakika kala skor 60-63’e gelmişti. Campazzo, bugün sanki Dixon gibi çıkmıştı sahaya. Maçı almayı çok istediğinden bütün topları kendisi kullanmak niyetindeydi. Topu yine o kullandı ve yine kaçırdı. Ancak, girmeyen şutunun ribauntunu Polis Akademisi filmlerindeki “High Tower” edasıyla Edy Tavares kaptı. 2.21 m’lik dev pivot, aldığı ribauntu sayı ile bitiremedi. Sahada sanki bir gerilim filmi oynanıyordu. Karşı hücumumuzda Guduric de üçlüğü sayıya çeviremedi, ama Vesely girmeyen topu smaç ile basket yapınca fark son 34 saniye kala bir sayıya kadar düştü. 62-63. Real artık baskıyı iyice hissediyordu. Guduric yerlere atlayarak Tomkins’in kaçırdığı şutun ribaundunu aldığında maçın bitmesine sadece 13 saniye kalmıştı.

İşte bu son hücumda topu faul çizgisinin gerisindeki Datome’ye çıkardık. Datome, top sağ elinde turnikeye girdi. Randolph, Datome’nin topunu tam “bloklayacağım” derken, İtalyan Ressam, ancak belli NBA oyuncularının yapabileceği bir zerafet ile, topu sağ elinden sol eline geçirerek bu turnikeyi basket ile tamamladı. Randolph üstüne üstlük Datome’ye bir de faul yapmış oldu. Şaşkınlık içindeki Pablo Laso molaya gitti. Mola sonrası Datome basket faulü atarken, biz hala niye hakları olduğu halde faul yapmadılar diye düşünüyorduk. Yine de maçı kazanmak için vakitleri vardı. Son 6.6 saniye kala Campazzo ile hücuma geldiler ama Arjantinli yine kaçırdı.

Kazandık. Kazandık. Kazandık. Muhteşem bir zafer daha kazandık.

Salon “O o o o Datome” tezahüratları ile inledi.

Helal bu mücadeleyi veren takıma.

En büyük oyuncular son topu kullanma yetisine sahip oyunculardır. Bogdanovic, geçen gece Lakers’a attığı o muhteşem son saniye üçlüğü ile ne kadar büyük bir yıldız olduğunu Amerikalılara gösterdi. Datome de aynı Bogi gibi attığı bu son basket ile bize yıllarca unutulmayacak büyük bir zafer kazandırdı.

Teşekkürler Datome,

Teşekkürler “Dünyanın En Güzel Takımı.”

OLD SANTİ

Written by kesinofsayt

29 Aralık 2018 at 04:28