FENERLEAKS

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!

Archive for the ‘İlhan Helvacı’ Category

#FENERBAHÇELİSORUYOR

with one comment

Bugüne kadar birçok başarılı videoya imza atan Casual Project (Evren Topaloğlu – twitter.com/evrentopaloglu / Sinan Demir – twitter.com/Demir_Sinan / Emre Çakmak – twitter.com/emreckmak ) mahkemeye çok az kala yine harika bir işe imza atmışlar.

Bu videodan esinlenen Fenerbahçeliler de bugün twitter’ı soruya boğdular. İşte sizlere bu sorulardan bir derleme:

#fenerbahcelisoruyor Dünyada tutuklandıktan sonra ilk mahkemeye çıkması 227 gün süren çağdaş bir ülke var mı ? by @tolgazengin

#fenerbahcelisoruyor Bursaspor’un hamisi bakan Faruk Çelik, TS’nin ŞL’den aldığı 30 milyon$’ı neden istemiyor? O tapelerle ŞL’ye mi gidilir? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor Zekeriya ÖZ’ün başlattığı hangi soruşturmada somut delil ele geçirildi, hangi dava karara bağlandı. by @ozlumertt

#fenerbahcelisoruyor devleti bes trilyon dolandiran sadri sener ince ince desteki nerden almistir. neden bu paranin akibeti sorulmamakdadir by @muratbul1907

#fenerbahcelisoruyor 12 takım 19 maçta 3 tanecik futbolcuyla mı şike yaptı, Korcan, İ. Akın, İskender 132 futbolcuya bedel iş mi yaptılar? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor MİT davası savcısı hemen görevden alınırken,sayfalarca tape basına servis edilen şike davası savcısı niye hala görevde? by @tolgazengin

#fenerbahcelisoruyor Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek ? Basın Kadıköye nasıl girecek ? by @fenerbahcenins2

#fenerbahcelisoruyor eğerbişey yoksa neden cezaevnde diyenlre adnan menderesi deniz gezmişleri asanda bu ülkenin hakimi ve mahkemesi dğlmydi by @demarcoxx

#fenerbahcelisoruyor Helvacı nasıl oluyorda hala görevde kalabılıyor???  by @zerdacal

#fenerbahcelisoruyor 6222 değişim sonrası meclisten geçtiğinde Aziz Yıldırım yasası diyenler dünkü MİT yasası adına neden susuyor?? by @demarcoxx

#fenerbahcelisoruyor gizlilik ihlal edildiği halde savcı neden gorevden alınmadı ? by @anntirikot

#fenerbahcelisoruyor UEFA ya gönderilen ilk iddianamede Göksel gümüşdag yokken,ikinci iddianamede var,hayirdir …  by @kinyas1907

#fenerbahcelisoruyor Korcan’a araba alındığı söylendi sonra ortaya çıktıki ablasına alınmş.daha sonra öğrenldi ki Korcanın ablası dahi yktu. by @MGTRKMN

#fenerbahcelisoruyor Lütfü istifa ederken dediği belgeleri açıklayacak mı ? @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor Aziz Yıldırım’ın evinden çıkan silahlara ne oldu? by @emreckmak

#fenerbahcelisoruyor Korcan’ın olmayan kız kardeşine alınan mini cooper nerede ? by @esra_karaoglu

#fenerbahcelisoruyor Operasyon neden seçimlerden sonra yapıldı. by @Fenerist__

#fenerbahcelisoruyor Sadri Şener suçsuzsa neden yurtdışı yasağı kondu,Karakollara gidip imza attı? by @FENERBAHmEt

#fenerbahcelisoruyor Aziz yıldırımın evinde bulundu denen silahlar nerede ?  by @fbhaber

#fenerbahcelisoruyor “Aziz Yildirima yapilan muameleden haberdarmisiniz?Avukatlariyla gorusturulmuyor biliyormusunuz?Bunu duzeltecekmisinz?” by @aAdvo

#fenerbahcelisoruyor Tapelerde O. Peker’in sınavı geçtiğini duyunca sorular çalınmış, sınav tekrarlanmalı diyen Ş. Mosturoğlu neden içeride? by @fenerinmacivar

#fenerbahcelisoruyor Neden suçüstü yapılmadı,toplnn delillr hukuka uygun mu?Neden seçim sonrsı beklndi?Emnytte iddia oynndı mı by @onurktk_

#fenerbahcelisoruyor ee 19 maçta şike var ama silivriye neden sadece fenerbahçe taraftarı gidiyor? ne pis la bu fenerliler.. by @geronimoapo

#fenerbahcelisoruyor kupayı hala istiyomusun sadri? by @semaankarali

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçeliler konuşurken adaleti etkilemek oluyor da diğerleri konuşunca neden olmuyor? by @minecuca

#fenerbahcelisoruyor polis fezlekelerini soruşturma safhasında Mehmet Baransu’ya kim sızdırdı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Ts kendini temiz hissederek “kupa kupa” diye bağırırken, Bjk neden bu kadar suskun kaldı ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor wikileaks belgelerındeki hukumet trabzonspor iliskileri duyarlı turk medyasının neden ilgisini cekmedi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Mahmut Özgener, nereye kayboldu ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor yanlıs hasan cetınkaya’yı dinleyıp onun konusmalarından sike sonucu cıkaran savcılıgın ıddıanamesıne ne kadar guvenılır by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Tayfur Havutçu 6 ay içeride tutuldu, pardon mu denecek? Beşiktaş neden suskun? Önemli değil mi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Mehmet Ali Aydınlar dün neden Mehmet Baransu ile beraberdi. by @ozlumertt

#fenerbahcelisoruyor son 5 maçın sonucunu biliyorduk diye medyaya sızan haberleri yalanlamak için neden 50 gün beklendi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Bütün özel üniversite kampüsleri dağ başındayken Acıbadem’e neden şehrin göbeğinde kampüs verildi? by @gevezecadi

#fenerbahcelisoruyor bu yaşatılanların hesabını SANDIKTA SORMAYACAĞIMIZI MI SANDINIZ? by @12numaraorg

#fenerbahcelisoruyor şike olduğu söylenen 19 maçın gözlemci raporlarını görebilir miyim? Sahaya yansımamış şike nasıl gerçekleşmiş olabilir? by @HipiLangstrumpf

#fenerbahcelisoruyor Şike yaptıysak neden düşürmüyorlar ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor Milletvekili Şamil Tayyar, Cumhurbaşkanı’na MİT için yasa değişmesin diye mektup yazdı mı?” by @akgulkadir

#fenerbahcelisoruyor Mecnun Odyakmaz’in Zeki Mazlumun tum girisimlerine ragmen şikeye karşı duruşu neden cezalandirildi  by @tozasor

#fenerbahcelisoruyor 90+4. Dakikada Santos’un gol attigi Antep macından bır gun önce Sadri ile Tolunay otelin lobisinde ne konuştu!? by @uur11

#fenerbahcelisoruyor 2 Temmuz günü hangi sebeple Başbakan’a brifing verildi? Yargı yürütmeden izin almak zorunda mı? Utanmadınız mı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor NASIL KOYDU AYKUT KOCAMAN??? by @RedBurcu

#fenerbahcelisoruyor 10 Temmuz günü Bağdat Caddesinde sonra Lefter’in cenazesinde duydukların hoşuna gitti mi? (O kendini biliyor) by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Mehmet Ali Aydınlar, Aziz Yılmaz ve Hakan Bilal Kutlualp ile görüşme yapmışmıdır yaptıysa bu görüşmenin amacı nedir ? by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor aziz yıldırım’ın evinde arama yapıldıktan sonra sanki silahlar onun evinden çıkmışcasına video montajını kimler yaptı? by @Aziz_Baskan

#fenerbahcelisoruyor kişiye özel yasa olmaz diyen Cumhurbaşkanı örtülü ödenekten bir kulübe para aktarılması karşısında neden suskun? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Cornu’ nun hukuk şirketini kim çalıştırıyor ve bu hukuk şirketinin dava ile ne alakası var ? by @ygt_erkin

#fenerbahcelisoruyor sike operasyonua sizofreniyle alakası nedir ? Rakip futbolcu yok, hakem yok. Fenerbahce sıkeyı kendi kendınemı yapmıs by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor ”Mustafa Kemal’in askerleriyiz.”dediğimiz içinmi bu ince ayar meselesi by @gkhanbiliz

#fenerbahcelisoruyor Lütfi aribogan neden her TFF yönetiminde var??? Yoksa MİTçimi?? by @kdrdmrdr

#fenerbahcelisoruyor Bir galatasaray başkanına “20 milyon gs’li AKP’ye oy verdi” dedirttiren o büyük “kurgu” nedir? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor kopyala yapıstır iddianameye guvenmiyoruz. Telefon gorusmelerının tamamı nerede, imha edildikleri dogru mu by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor AZİZ Yıldırım’ın emniyetteki fotografını sızdıranlar hangi cezaya çarptırıldı gorevden alındılar mı by @tota1907

#fenerbahcelisoruyor wikileaks belgelerındeki hukumet trabzonspor iliskileri duyarlı turk medyasının neden ilgisini cekmedi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor 19 maçta şike vardı, iddianamede tenzilata gidildi. Fazlasını iddia edenler meslekten men edildi mi? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor talepleri iddianameden önce kimler basına sizdirdi ist başsavcısı mit operasyonundaki hassasiyeti neden göstermedi by @esracestan

#fenerbahcelisoruyor polis fezlekelerini soruşturma safhasında Mehmet Baransu’ya kim sızdırdı? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor yemekler yendı agırlık coktu alkolde alındı soylenenler yanlıs olabilir sacmalıgıyla bır kulubun kaderi cizilebilir mi by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor “sanat eseri soruşturma” yapanlar MİT müsteşarına PKK’lı dediği zaman geçmişte söylediklerinizden hiç mi utanmadınız?  by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor Fatih TERİM resmi imzayı atmak için 2 Ağustos tarihini beklemesi tesadüfmüdür ?  by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor madem 200-300bin dolara maç satacak şerefsiz dolu,Fenerbahçe sonucu belli maçlar için 12 milyon euro prim neden ödedi? by @1907Eko

#fenerbahcelisoruyor özellikle savcıya soruyorum transfer şikesi nasil oluyor (6s nin yaptıkları transfer şikesi degilse nedir) by @tota1907

#fenerbahcelisoruyor geçen sene fb-antep maçı öncesi sadri şener hangi maksatla antep kampını ziyaret etti ?  by @fener_RM

#fenerbahcelisoruyor Emenike’yi en çok suçlayan Bülent ATAMAN neden ifadeye çağırılmamıştır ? by @LifeIs1907

#fenerbahcelisoruyor bejeke ve tese nin ne işi var avrupada? Onlara aklanma garantisimi verildi? by @gamzeb1907

#fenerbahcelisoruyor MİT müsteşarından PKK’lı, kitaptan bomba yaratan Baransulu akıllarla lince kalktığınız için hiç utanmayacak mısınız? by @papazincayiri

#fenerbahcelisoruyor FB kulübünü, leş yiyicilerine bırakacağımızı,gerçekten düşünen var mı… by @kinyas1907

#fenerbahcelisoruyor cemaat yayın organları taraf ve zaman gazetelerinin futbola birdenbire ilgi duymaya baslamasının nedeni nedir by @tozluparkeler

#fenerbahcelisoruyor Giresunspor’un kulübünde bulunan silahlar neden Aziz Yıldırım’da yakalanmış gibi gösterilip ilişiklendirildi.!? by @bin900yedi

#fenerbahcelisoruyor Şike veya teşvik olduğu iddia edilen 19 maçta yazılan gözlemci raporları nerede?  by @EdaGlbrkSy

#fenerbahcelisoruyor Metriste bir gece yarısı “aman savunmanda bize dokunma” diyenler kimlerdi? by @avukatfb

Bu sorular da @FENERLEAKS tarafından:

#fenerbahcelisoruyor Melih Gökçek’in dinleme aracı var mı?

#fenerbahcelisoruyor Mahmut Özgener neden saklanıyor? Neden konuşturulmuyor?

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçe TFF’den para çekip şike yaptıysa parayı veren suç ortakları neden dışarıda?

#fenerbahcelisoruyor A. Yıldırım’ın aylarca süren teknik takipte hemen herkesle tapesi varken, yöneticilerinden MAA ile neden bu kadar az  konuşması var? A.Yıldırım – MAA tapeleri #hasir6 mı ediliyor?

#fenerbahcelisoruyor Ünal Aysal “MAA’nın istifası kurguyu bozar” derken hangi kurgudan bahsetti?

#fenerbahcelisoruyor Gizli tanık acaba bir kez olsun “doğru” bilgi verebilecek mi?

#fenerbahcelisoruyor Etik Kurulu bşk.nın sözlerine rağmen hala bu raporla işlem isteyenlerin aklı başında mı?

#fenerbahcelisoruyor Lütfi Arıboğan “Cornu’ya dava açacağım” dedi mi?

#fenerbahcelisoruyor Tapelerde açıkça halkı isyana teşvik girişiminde bulunan Şakar, Şener ve Canalioğlu hakkında işlem yapılıyor mu?

#fenerbahcelisoruyor Şener’in “altı trilyonu alalım, bire bitiririz“i için neden hiç bir devlet kurumu işlem yapmıyor?

#fenerbahcelisoruyor Bursaspor neden susuyor?

#fenerbahcelisoruyor Çalınan menajerlik sınavı soruları ilk kimlere geldi? Sorumluları şimdi nerede?

#fenerbahcelisoruyor Lütfi Arıboğan alt küme takımlarına “rüşvet” teklif etti mi?

#fenerbahcelisoruyor Platini, 2007’de Aziz Yıldırım’ın gönderdiği iki dosya hakkında ne işlem yaptı? Acaba UEFA Hukuk Kurulları Platini’yi bilgilendirmemiş olabilir mi? 🙂

#fenerbahcelisoruyor Dava gerçekten siyasi değil mi?

#fenerbahcelisoruyor Ünal Aysal “1-2 takım düşer” bilgisini kimden aldı?

#fenerbahcelisoruyor Vekil Şükür “duyabileceğimiz farklı şeyler“i açıklayacak mı?

#fenerbahcelisoruyor TS’ye HES’ten para aktarırken, HES neleri, kimleri mahvedecek?

#fenerbahcelisoruyor “İnce”ci Erdoğan Bayraktar nerelerde? Ne yapıyor?

#fenerbahcelisoruyor Operasyon öncesi ve süresince borsa hareketleri inceleniyor mu? SPK?

#fenerbahcelisoruyor Digitürk’ün zararı karşılandı mı?

#fenerbahcelisoruyor Yadigar Boğa ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor Bakan Suat Kılıç neden bütün il müdürlerini değiştirdi?

#fenerbahcelisoruyor “Fenerbahçe – GS maçı oynanmayacak” diyenler neredeler? Ne yapıyorlar?

#fenerbahcelisoruyor TFF Genel Sekreterliğine illa ki GS’li birileri mi oturmalı?

#fenerbahcelisoruyor Savcı Mehmet Berk Etik Kurul Raporu’nu ne yaptı? Rapor sonradan değiştirildi mi?

#fenerbahcelisoruyor Gökhan Gönül’ün sakatlığını Fenerbahçe’ye bildirmeyen milli takım doktorları ne yapıyor?

#fenerbahcelisoruyor “Fenerbahçe başkanı şu an nerede” diyen Erzik’e hala güvenen Fenerbahçeli var mı?

#fenerbahcelisoruyor Şener’e niye yurtdışı yasağı kondu? Niye kaldırıldı?

#fenerbahcelisoruyor Bilyoner kapandı mı? 🙂

#fenerbahcelisoruyor 1 Milyon dolar ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor TFF, LigTV, TRT ne konularda anlaştı? Kaç görüşme oldu?

#fenerbahcelisoruyor Fenerbahçe’nin GS’ye verdiği teşvik ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor Süper Kupa ne oldu?

#fenerbahcelisoruyor UEFA “sonradan ihraç mümkün” dedikten sonra ne değişti?

#fenerbahcelisoruyor Aziz Yıldırım henüz tutuklanmadan adres olarak neden Metris yazıldı?

#fenerbahcelisoruyor MAA “delillere göre hareket edeceğiz” dedikten sonra hangi delilleri gördü de bu hale geldi?

#fenerbahcelisoruyor Melih Gökçek operasyonu önceden biliyor muydu? Başka kimler biliyordu?

Reklamlar

YARGILAMANIN İADESİ

leave a comment »

Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi sürecini artık bilmeyen kalmadı muhtemelen. Yine de hafızalarını tazelemek isteyenler buradan yeniden okuyabilirler.

Kısaca;

  • M.A.Aydınlar 11 Temmuz 2011 tarihinde yaptığı açıklamayla 2010-2011 sezonu UEFA’ya tescil edildiği şekilde bildirildiğini açıkladı.
  • 18 Temmuz 2011 tarihinde Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı Nyon’a giderek UEFA yetkilileri ile görüştüler.
  • 22 Ağustos 2011′de UEFA Hukuk Müşaviri Pierre Cornu İstanbul’a geldi. Lütfi Arıboğan, İlhan Helvacı ve M.A.Aydınlar ile görüştü.
  • 24 Ağustos 2011 tarihinde TFF Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden men ettiğini açıkladı.
  • 25 Ağustos 2011 tarihinde Habertürk TV’de Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına bağlanan Mehmet Ali Aydınlar şunu söylüyordu:

Yazıda, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılamayacağını, bu konuda Fenerbahçe’nin özveride bulunmasını istiyordu. Bunu federasyonun engellemesini, aksi taktirde 8 yıla kadar ceza verebileceklerinden bahsediyordu. Ben de Fenerbahçe yöneticilerine bunu tebliğ ettim. Bu bizim kararımız, yaptırımımız değil, UEFA’nın kararı.

31 Ocak 2012 tarihinde istifa kararı alan M.Ali Aydınlar kararının gerekçelerini şöyle açıklıyordu:

Bazı spor programlarındaki yorumcuların şahsıma hakarete varan söylemlerinin dozunu artırarak seviyesiz saldırıları, devam etmem konusunda yeniden düşünmeye sevk etti.

CAS Hakimi Sayın Av.Kısmet Erkiner’in açıklamalarının doğruluğunu araştırdım ve ilgili raporun maalesef Federasyonumuza 6 Eylül ve 3 Kasım tarihlerinde ulaştığını bugün öğrendim.

UEFA yetkililerinin bize karşı farklı, CAS’ta farklı tavır almaları, UEFA gibi Avrupa futbolunun çatı örgütü olan bir kuruluşun yapmış olduğu uygulamanın, içinde bulunduğumuz ortamın ne kadar güvensiz ve samimiyetsiz olduğunu gösterdi.

Buraya kadar olanlardan TFF Başkanı’nın da -ifadeleri doğruysa, zira bugüne kadar birçok çelişkisine rastladık- bazı şeylerden habersiz olduğunu anlıyoruz. Saklanan bilgi ve belgeler TFF’nin ve hukuk kurullarının “doğru karar” alma yetisini sekteye uğratmıştır.

Fenerbahçe Spor Kulübü TFF’nin men kararı üzerine Tahkim Kurulu’na başvurmuş, kurul başvuruyu 25 Ağustos 2011 tarihinde görüşerek itirazı reddetmiştir. Karar metni şöyledir:

Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3. maddesi TFF’ye UEFA’nın yetkili organları tarafından verilmiş kararlara uyma yükümlülüğünü getirmiştir.  Aynı şekilde TFF Statüsü’nün 2. Maddesinin c, i ve l bentleri  ve 13. Maddesinin a ve k bentleri uyarınca da  gerek TFF’nin gerekse de TFF’ye üye olan futbol kulüplerinin FIFA ve UEFA’nın koyduğu tüm kural ve talimatlara uyma zorunluluğu bulunmaktadır. TFF Statüsünün  80. maddesinin II. fıkrası hükmü uyarınca da  TFF,  UEFA ve FIFA  kural ve talimatlarına uygun karar almak zorundadır.

Yine 2011-2012 Şampiyonlar Ligi Talimatı’nın (Regulation of the UEFA Champions League- 2011/2012 edition) 2.o4 maddesi, müsabakalara katılacak kulüplere UEFA Statü, talimat, karar ve düzenlemelerine uyacaklarını teyit zorunluluğu getirmektedir. Bu Talimatın 2.05 maddesine göre, 27 Nisan 2007’den beri yürürlükte bulunan UEFA Statüsünün madde 50/3 hükmü gereğince, bir kulübün ulusal veya uluslararası maçlarda maç sonucu belirlemeye yönelik bir faaliyetinden şüphe duyması halinde UEFA, bu kulübün şampiyonlar ligine  katılmasını engelleme kararı alabilmektedir.

Yukarıda yazılan mevzuat hükümleri çerçevesinde UEFA 23 Ağustos 2011 tarihinde TFF’ye gönderdiği yazılı bildirim ile gerekçesini de göstererek Fenerbahçe Spor Kulübünün bu seneki Şampiyonlar Ligine Katılma yeterliliği bulunmadığını belirtmiştir.
2011-2012 Şampiyonlar Liginin düzenleyicisi UEFA olup TFF UEFA’nın üyesidir. Fenerbahçe Spor Kulübü de TFF ‘nin üyesidir. Yukarıda anılan mevzuat ve 2011-2012 Şampiyonlar Ligi Talimatına göre üyelik yükümlülükleri uyarınca gerek TFF’nin gerekse de Fenerbahçe Spor Kulübü’nün UEFA’nın her türlü karar, talimat ve bildirimlerine uyma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu hukuki mevzuat kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda TFF Yönetim Kurulu’nun  24 Ağustos 2011 tarihli ve 7 sayılı toplantısında aldığı kararda mevzuat hükümlerine aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından yapılan itirazın ve yürütmenin durdurulması talebinin REDDİNE  (2011/ 294 K.);

Yani açıkça UEFA’nın  “Fenerbahçe Spor Kulübünün bu seneki Şampiyonlar Ligine Katılma yeterliliği bulunmadığını belirttiği”ni gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. Oysa CAS Hakimi Kısmet Erkiner “UEFA’nın CAS’a vermiş olduğu savunmanın 6.3 paragrafında UEFA ‘Şayet TFF elinde bulunan delillerden tatmin olmaz ve kulüp yetkililerinin şike yaptığı konusunda bir karara varamazsa, UEFA’ya kulübü Şampiyonlar Ligi’nden çekmenin erken bir karar olduğunu söyleme yetkisindedir. TFF bu savunmayla bize Fenerbahçe’yi ihraç edeceğini bildirmeseydi biz onu oynatırdık’ diyor” açıklamasını yaptı. M.Ali Aydınlar da istifa gerekçesinde bunu doğruladı.

Sonuç:

  • Tahkim Kurulu eksik ve kendisinden gizlenen belgeler nedeniyle yanlış bir karar vermiştir.
  • Tahkim Kurulu’nun duruşmasında TFF avukatı İlhan Helvacı’dır.

TFF Futbol Disiplin Talimatı‘nın 93. maddesi

Disiplin Kurullarının, kesinleşen bir kararında dayanılan delillerin gerçeğe aykırı oldukları veya kararı etkileyecek yeni bir delilin meydana çıktığı veya kararın yerine getirilmesi tamamlanmadan önce mevzuatta ilgililer lehine bir değişiklik yapıldığı takdirde; ilgili kişi veya kulüpler ile soruşturma merciileri, kararı veren Disiplin Kurulu’ndan yargılamanın iadesini talep edebilirler. Bu talep üzerine ilgili Disiplin Kurulu, inceleme sonucuna göre, önceki kararın değiştirilmesine yer olmadığına karar verebileceği gibi yeni bir karar da verebilir.

demektedir.

Şimdi bu hatanın düzeltilmesi için ne yapılacağını merak etmekte ve beklemekteyiz.

NOT: Konu twitter’da @futbolhukuku tarafından gündeme getirilmiştir. İkazı ve bilgilendirmesi için teşekkür ederiz.

Written by kesinofsayt

01 Şubat 2012 at 10:34

3 TEMMUZ OPERASYONU KRONOLOJİSİ 5 – (KASIM 2011)

leave a comment »

1 Kasım 2011 – Salı

2 Kasım 2011 – Çarşamba
  • Galatasaray – Fenerbahçe derbisinin oynanmayacağı, hatta birkaç sezon oynanamayacağı iddiaları ortaya atıldı.

3 Kasım 2011 – Perşembe

  • ING Bank Kobi ve Ticaret Bankacılığı tarafından düzenlenen ’Ing Bank Bizbize Sohbetler’ toplantısı Trabzon’da yapıldı. Toplantıya katılan spor yorumcusu Ahmet Çakar, merakla beklenen futbolda şike iddialarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunup, “İddianame tamamlanmak üzere. Artık çok net söylüyorum, normal şartlar altında Trabzonspor geçtiğimiz yılın şampiyonudur” dedi.

4 Kasım 2011 – Cuma

7 Kasım 2011 – Pazartesi

  • Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç 81 ilden 76’sının Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürleri’ni değiştirdi.

8 Kasım 2011 – Salı

  • Cumhuriyet Savcılığı şike ve teşvik konusunda iddianameyi açıklayıp gizlilik kararı kalktıktan sonra, Futbol Federasyonu idari yönden düğmeye basacak. Olağanüstü yapılacak yönetim kurulu toplantısında bir heyet oluşturulacak. Türkiye Futbol Federasyonu, Etik Kurulu’nun daha önce hazırladığı raporu isteyecek. Etik Kurulu da gizlilik kararı kalkan iddianamenin ışığı altında ek bir rapor daha hazırlayıp mütalaasını Türkiye Futbol Federasyonu’na verecek. TFF, Etik Kurulu’nun raporunu görüştükten sonra şike ve teşvik konusunda ismi geçen takımlar hakkında karar verebileceği gibi istediği takdirde Profesyonel Disiplin Kurulu’na sevk edecek. TFF daha önce şike ve teşvik olayında adı geçen kişileri PFDK’ya sevk etmiş, ancak savunmaları alınamadığı için karar verilememişti.

10 Kasım 2011 – Perşembe

  • Fenerbahçe Spor Kulübü Cemal Ersel’in tribünlerin doluluk oramıyla ilgili haberine yanıt verdi.
  • Türkiye Kupası’nda statü değişikliği yapıldı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Türkiye Kupası Statüsü’nü değiştirerek, bu sezon çeyrek ve yarı final karşılaşmaları ile final karşılaşmasının tarafsız sahada tek maç üzerinden oynanmasını kararlaştırdı.

11 Kasım 2011 – Cuma

  • A Milli Takım Hırvatistan’a İstanbul’da 3-0 yenildi. TT Arena tribünleri Hiddink ve yardımcısı Çetin’i istifaya davet etti. Tribünler, kaleci Volkan’ı da ıslıkladı, milli kaleci de buna karşılık verince ortam iyice gerildi.

12 Kasım 2011 – Cumartesi

  • Fenerbahçe Kulübü, resmi internet sitesinde, A Milli Futbol Takımı’nın Hırvatistan’a 3-0 mağlup olduğu müsabakada taraftarların, milli futbolcuları protesto etmeleriyle alakalı bir açıklama yayınladı.

15 Kasım 2011 – Salı

  • Futbolda Şike iddialarına yönelik soruşturmayı yürüten özel yetkili İstanbul Cumhuriyet SavcılığıFenerbahçe Spor Kulübü’ne yazı yazarak, kulübün mali hesaplara ilişkin bilgi istedi.

16 Kasım 2011 – Çarşamba

  • TFF Guus Hiddink’in sözleşmesini karşılıklı feshettiklerini açıkladı.

17 Kasım 2011 – Perşembe

  • Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor kulüplerinin, 2011-2012 sezonunda birbirleriyle yapacakları tüm müsabakalarda, deplasman takım taraftarları alınmayacak.

18 Kasım 2011 – Cuma

  • Balkan Ligi kurulması için çalışmalar yürütüldüğü iddia ediliyor.

19 Kasım 2011 – Cumartesi

  • Fenerbahçe 1 – 0 Eskişehirspor
  • Şike soruşturması kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu’nda (TFF) yapılan arama tamamlandı. TFF Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ’ın şüpheli sıfatıyla gözaltına alındığı bildirildi.

20 Kasım 2011 – Pazar 

  • Şike soruşturması kapsamında dün gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ serbest bırakılmasının ardından, “En ufak bir emare olsa Türk futbolundan çekilmeye hazır olduğumu kayıtlara da geçtim” dedi.

21 Kasım 2011 – Pazartesi

  • Fenerbahçe Spor Kulübü avuatlarından Emin Özkurt, Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu, CNN Türk ekranlarında yayınlanan Tarafsız Bölge’ye katıldı.

22 Kasım 2011 – Salı

  • Adalet Komisyonu’na TBMM’de grubu bulunan 4 siyasi parti grup başkan vekilinin imzasıyla gelen Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi 2 madde değişikliği ile TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti.

24 Kasım 2011 – Perşembe

  • Türkiye Futbol Federasyonu kırmızı siyahlıların Avrupa lisansını iptal etti. Karar, UEFA kriterleri gereği alındı.

25 Kasım 2011 – Cuma

  • Gençlerbirliği 0 – 0 Fenerbahçe
  • Fenerbahçe ile Manisaspor arasında 20 Eylül 2011 tarihinde oynanan müsabakada tribünleri dolduren 46 bin kadın ve çocuk taraftar UEFA tarafından Fair Play Ödülü’ne aday gösterildi.
  • CAS, UEFA’dan savunma istedi. Başmüfettiş Cornu, “TFF’den bilgi aldık, uyguladık” dedi. TFF, Cornu’nun ifadesini yalanladı, düzeltme istedi.

29 Kasım 2011 – Salı

  • Fenerbahçe Spor Kulübü asbaşkanlarından Ali Koç ve Abdullah Kığılı ile Yönetim Kurulu Üyesi Ali Yıldırım ve kulüp avukatı Emin Özkurt, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu 1907 Tribünü’nde düzenledikleri basın toplantısında resmi belgelere dayanarak yaptıkları açıklamalarla, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilme kararının TFF’ce UEFA’ye telkin edildiğini ispatladı.
  • TFF, Beyaz TV’de yayınlanan “Derin Futbol” adlı programının yorumcusu Ahmet Çakar’ın, Türkiye Futbol Federasyonu ve Başkanvekili Lutfi Arıboğan ile ilgili ortaya attığı iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
  • Açıklamada şunlara yer verildi: TFF Başkanvekili Lutfi Arıboğan ve Baş Hukuk Müşaviri Prof.Dr. İlhan Helvacı ile UEFA Disiplin Müfettişi Pierre Cornu arasında yurtiçinde ya da yurtdışında hiçbir özel görüşme olmamıştır. Taraflar arasında tek resmi görüşme, şike soruşturmasının başlamasını takiben 18 Temmuz 2011’de UEFA’nın Nyon’da geniş katılımlı bir toplantıda yapılmıştır.
  • TFF Genel Sekreter Vekili Ali Parlak, UEFA tarafından delege olarak görevlendirildi. Parlak’ın adı menajerlik sorularının sızdırılmasında sıkça yer alıyor.

30 Kasım 2011 – Çarşamba

  • Türkiye Futbol Federasyonu Fenerbahçe’nin CAS – Cornu – TFF üçgenindeki açıklamalarına bir basın toplantısı ile yanıt verdi.
  • Fenerbahçe Spor Kulübü TFF – UEFA – Cornu ilişkileri ile ilgili olarak “Belgelerle Hukuki Gerçekler” başlıklı bir açıklama yaptı.
  • Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın avukatlarından Faik Işık, futbolda şike ve teşvik iddialarına yönelik soruşturmayla ilgili olarak, “Türkiye’de şikeye bulaşanlar arasında bir puan cetveli yapılsa, Fenerbahçe inanın dereceye bile giremez” dedi.

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 1 (Temmuz 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 2 (Ağustos 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 3 (Eylül 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 4 (Ekim 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 6 (Aralık 2011)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 7 (Ocak 2012)

3 Temmuz Operasyonu Kronolojisi – 8 (Şubat 2012)

TFF GÜVEN TAZELEMELİDİR

leave a comment »

Başkanvekilimiz Nihat Özdemir ve Asbaşkanlarımızdan Ali Koç, 3 Temmuz’dan bu yana geçen zamanda TFF’nin süreci doğru yönetemediğini, çelişkili kararlar aldığını ve çoğu zaman söylediğinin aksini yaptığını dile getirdiler. Davanın büyüklüğü düşünüldüğünde TFF’nin karar vermek için çok kısıtlı zamanı olduğunu ve bu kadar kısa bir sürede adil bir karar verilemeyeceğini belirten Nihat Özdemir, 26 Ocak sonrası yol haritasını belirleyeceklerini ve duruma göre genel kuruldan yetki istemek dahil her yola başvurabileceklerini söyledi. Özdemir, her şeye rağmen 104 yıllık çınar Fenerbahçe’nin yıkılmadığını dimdik ve güçlü haliyle ayakta olduğunu da ekledi. TFF’nin karar alma yetkisinin azaldığını söyleyen Asbaşkanımız Ali Koç ise bu kurumun güven tazelemesi gerektiğini savundu. Yöneticilerimiz dava süreciyle ilgili bir çok konuya değindi.

Lig TV’de yayınlanan Futbol Gündemi isimli programa katılan Başkanvekilimiz Nihat Özdemir ve Asbaşkanlarımızdan Ali Koç, 26 Ocak’taki TFF Genel Kurulu öncesi gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Nihat Özdemir: “Suçsuz oldukları ortaya çıkacak”

Programda ilk olarak söz alan Nihat Özdemir: “Hepimiz, tüm Türkiye 3 Temmuz’dan beri Fenerbahçe Camiası olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Olay yargıya intikal etmiş durumda, 14 Şubat’ta da ilk duruşma yapılacak. O işin bir tarafı. Biz Fenerbahçe olarak inanıyoruz ki bizim konuyla yargılanan arkadaşlarımız, Başkanımız, 2 asbaşkanımız, 2 çalışanımız ve diğer tutuksuz yargılanan sanıkların, duruşma sürecinin sonunda suçsuz olduklarının ortaya çıkacak. Ancak bu süreçte TFF,  işi başında beri doğru yönlendirmesi gerekirken çok sıkıtlı alanlara gitti ve devamlı karar değiştiren bir tutum sergiledi. UEFA ve bizim Şampiyonlar Ligi’nden men edilmemiz işi başka bir noktaya taşıdı. Biz işi CAS’a taşıdık. TFF yetkilerinin bu davada bizi korumaları gerekirken nasıl bir tavır ortaya koyduğunu gördük. Bu durumda sadece Fenerbahçe için değil bu sürecin Türk Futbolu adına çok kötü gittiğini gördük. 200 günü geçen süreç içinde değişik ortamlarda kaldık hepimizi sıkıntıya girdik. 3 Temmuz’dan beri ben ve arkadaşlarım konuya sahip olmak, sadece Fenerbahçe değil Türk Sporu’nu korumak için mücadele verirken, bizim de yetkimizi bir yere dayandı. Fenerbahçe bir spor kulübüdür. 14 bin üyesi, 2 bin Yüksek Divan Kurulu Üyesi ve milyonlara varan taraftar kitlesi var. Hepsinin değişiklik düşüncesi var. Tüm bunların içinde doğru karar vermek oldukça zordu. Medyada değişik düşünceler var. Ben veya bir başka arkadaşımın bir konuda 4 ay önce söylediği konu sanki değişmezmiş gibi düşünceler var. Bu süreçte Fenerbahçe’nin düşüncesi hiç değişmedi. Tamamen suçsuz olduğumuz söylediğimiz maçlarda sahaya intikal eden bir olayın olmadığı, hakem ve gözlemci raporlarına bakıldığı zaman hiçbir şeyin olmadığı görülmektedir. Hocamız Aykut Kocaman, futbolcularımız da bunu söyledi. Biz kendimizi suçsuz sayarken, medyanın belli bir kesiminin bu işte sadece Fenerbahçe suçluymuş gibi davranması bizi üzen düşüncelerdir. Bizim suçsuz çıkacağımıza inancımız tamdır. Bu söylemlerimizi hakem ve gözlemci raporları teyit ettiği; teknik direktörümüzün kamuoyuna tüm puanları alnımızın akıyla aldığımızı söylemesine rağmen işin bu yöne gelmesi biz oldukça üzmüştür” dedi.

Ali Koç: “TFF karar alma vasfını yitirdi”

Bu ortamda kimin sesini daha çok yükseltirse onun dediğinin olduğunu ve bu nedenle kamuoyuyla görüşlerini paylaşmak istediklerini belirten Ali Koç,TFF’nin aldığı kararlarla tüm kesimleri mutsuz ettiğini söyledi. Ali Koç, “Şimdi herkes mutsuz. Buralara nasıl gelindiğini anlamakta yarar var.Taraftarımız işin şike tarafını bir yana koydu, Fenerbahçe’ye yapılanları kabul edilemez bir noktaya geldi. 3 Temmuz’dan sonra kamuoyunda Fenerbahçe’nin suçluluğu kabul edildi ve suçu kesinleşmeden ne ceza alacağı tartışıldı, suçlu ilan edildi cezası verildi. Tarafımızı kendimizi savunacak tüm arkadaşlara ben sabır ve şans diliyorum. Çünkü adil bir savunma yapmaları artık çok zor. UEFA ve FIFA’ya bağlı üye ülkelerin hepsinde futbol özerktir. Bizim sıkıntımız, suçlu olduğumuz ispat edilmemesine rağmen, savunma hakkımızı kullanmadan linç mantığıyla sistematik bir şekilde yerden yere vurulmamız. Bu kabul edilemez. TFF’nin tutumunu değerlendirdiğimiz zaman; futbol tarafından adil bir yargılama süreci yaratılmadan, oldu bittiye getirilerek bir sürecin işleyeceği yönünde endişeliyiz. Bu işi yapmak zor ama yapacaksanız da en layıkıyla yapacaksınız. Federasyonumuzun ise söylem ve eylemlerinde çelişkiler, tutarsızlıklar var. Yargı beklenecek dendi, iddianame beklenecek dendi, sezon sonu dendi, en son play-off öncesi dendi. TFF pek çok kez UEFA baskısını önümüze çıkardı. Birçok konuda görüşmeler belli gazetelere sızdırıldı. Bununla beraber yaptığımız görüşmelerde aldığımız bilgiler zamanla değişti. 58. maddenin aynın kalmasına bununla beraber bir defaya mahsus bir karar çıkmasına karar verildi. Biz Fenerbahçe olarak suçsuzuz, adil yargılama istiyoruz ve bunu bu federasyonun yapmasından kuşkumuz var. Bu dava inanılmaz bir sosyolojik etki altındadır. Bu etki alanının toplumda yaratacağı olumsuzluklar göz ardı edildi. Eğer böyle olmasaydı Gizlilik ihlal edilmezdi, yayın yasağı getirilmeliydi. Ben TFF Başkanı olsaydım savcıdan bizzat yayın yasağı isterdim.Federasyon bir kez dahi çıkıp kamuoyuna ’Masumiyet karinesi vardır, adil savunma hakkı vardır suç tespit edilmeden ceza konuşulmaz’ demedi. Hep peşinen suçlu gördüler.  Bununla beraber kamuoyu baskısı altında kaldıkları için UEFA baskısı hep söz konusu oldu. UEFA bizim sürecimizde olağan dışı şeyler sergiledi. Sayın müfettişin burada savcıyla görüşmesi olağanüstüydü. Biz de devlet makamları her türlü şeyi yerine getirdi. Hal böyleyken UEFA’nın olağandışı hareket etmesini altında neler vardır diye düşünülmesi gerekir. Anlıyoruz ki bizim dışımızda UEFA ciddi bir bizimde bilgilendirilmiş ve bizim suçsuz olamayacağımız söylenmiş. Sıfır toleransla iddianamede ismi geçen diğer takımlar nasıl gidiyor. TFF’nin karar alma ve sorumluluklarını yerine getirme vasfını ciddi bir biçimde yitirdiği için endişeliyim” dedi.

Nihat Özdemir: “Bu kadar kısa sürede adil karar verilemez”

Nihat Özdemir, “Bizim endişemiz şu: Etik Kurulu bir inceleme yapıyor. Bu kurulun yaptığı inceleme TFF Disiplin Kurulu’na gidecek. En basitinden Fenerbahçe-Buca maçı iddianamede tek kelimeyle geçiyor, kimse suçlanmıyor. Ama Etik Kurul ve Disiplin Kurulu bu maçı da inceliyor ve sorular soruyor. Eğer bir yargılama söz konusuysa ve mahkemeye intikal etmişse ve söz savunmanın denilen yerde, masumiyet karinesi de düşünüldüğünde; Etik Kurul 70 klasör ve eklerini ve tapeleri tek tek inceleyip bununla ilgili görüşleri alıp vereceği rapor sonrasında, Disiplin Kurulu savunma isteyecek. Birçok kişi de tanıklık yapacak. Bunları kim yapacak.  4 Nisan’a kadar bunların yetişmesi gerekir. Çünkü Play-offlar bu zamanda başlıyor. Çünkü TFF play-off’lardan önce cezaların verileceğini açıkladı. Bir de bu sürede Tahkim Kurulu süreci işleyecek. Bunların yetişeceğine, adil yargılama neticesinde bunlara karar verileceğine, tüm kararların yetişeceğini ve tüm bunların sonucunda doğru karar verileceğine inanmıyoruz. Birinci nokta bu. 14 Şubat’ta başlayacak 1. duruşma var. Mahkemede verilecek ifadeler, ancak bu tarihten sonra verilebilir. Tüm bunların hangi zamana sığacağını, Mart ayında nasıl bir karar verileceğini anlayamıyoruz. Bu davada 8 takım olduğunu söyleniyor. Tape’ler incelendiğinde 8 takımın 11 takıma çıkacağı konuşuluyor. Tüm bunların zamana sığmayacağı açık. Aceleyle verilecek yanlış kararlar da adaleti sağlamaz” dedi.

Ali Koç: “Öyleyse siz bağımsız kurullara talimat verdiniz”

Ali Koç ise “Eğer bu süreç işliyorsa o tarihlere uyulacaksa siz o kurullara talimat vermişiniz demektir. Oysa bunlar bağımsız kurullardır. TFF Başkanı ’İnşallah tüm takımlar suçsuz çıkar’ demişti. Biz de öyle düşünüyoruz. En iyi müdafaa iklimini sağlama yetki ve sorumluğu onlarda. Bu söylemi yaparken en sıkıştırılmış, esnekliği en az savunma sürecini veriyorsunuz, ne için suçlandığınız da yazmıyor. İddianamede yazıyor diyebilirsiniz ama futbolun kendi süreci var. Federasyon kendi gözlemci, hakem raporlarından bahsetmiyor. Elimizdekiler sadece iddialardır. İddialarla karar verilemez. ’Eğer iddiayla karar verilirse, mahkemelere ne gerek vardı’ denilmiyor. Biz kendi üyelerimizle tarihi bir karar için buluşma ihtiyacı duyuyoruz. Sonuna geldiğimiz bu süreçte bizim düşüncemiz Türkiye Futbol Federasyonu’nun  güven tazelemesidir. Çünkü bir özgüven kaygısı var ve karar alma yetkisi azalmış görülüyor. Zor bir süreç biz 7 aydır önümüzü göremiyoruz. Fenerbahçe’ye gönül vermiş herkesten bahsediyoruz. Bu çocuk oyuncağı değil. Biz bu işten bıktık artık. Ülkemizde halkımızı ayrıştıran öyle çok şey var ki; 3 Temmuz’dan sonra futbol da toplumda ciddi bir ayrıştırma yöntemi haline geldi. Biz o nedenle konuşmuyorduk.. Ama baktık konuşmadıkça iş aleyhimize gidiyor”dedi.

Nihat Özdemir: “Gerekirse Genel Kurulumuzu toplarız”

Nihat Özdemir, “26 Ocak Perşembe günü genel kurul toplanacak. 250’ye yakın delege var. Federasyonun veya belli bir kesimin istediği bir önerge verilerek, lehte aleyhte herkese söz hakkı verilecek. Biz düşüncemizi söyleyeceğiz, pozitif ve negatif yönlerini açıklayacağız yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı düşünerek üyelere sunacağız. Netice olarak bu önerge oylanacak; kabul edilecek veya reddedilecek. Ne gibi bir sonucun çıkacağını bilmiyoruz. Biz Fenerbahçe yönetimi olarak o çıkan karar sonunda ne yapacağımız hakkında kendi içimizde toplantılar yapacağız. Eğer ihtiyaç duyarsak alacağımız kararlar bizim yetkilerimizi aşıyorsa, borsaya açık şirketimizin de durumunu göz önüne alarak Fenerbahçe’nin ve Sportif AŞ’nin genel kurullarına ihtiyaç duyacağız. Bir genel kurula ihtiyaç olabileceğini söyledik. Eğer Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nun yetkilerini aşan bir karar alma durumumuz gerekiyorsa Genel Kurulumuzu toplayabiliriz. 2 gün sona yol haritamız net bir şekilde ortaya çıkacak” dedi.

Ali Koç: “Bu kadar kısa sürede savunma yapmak imkansız”

Ali Koç “ Bizim derdimiz çok doğru bir soruşturma sürecinin yürütülmesi ve ilgili kuruluşların layıkıyla savunma hakkını kullanması. Böyle bir konuda 100 binlerce sayfa ve 93 kişinin  kısa sürede savunma yapması imkansızdır. Biz tüm bunların adil bir şekilde ve UEFA baskısı olmadan yapılmasını istiyoruz. 58. maddenin kendinse baktığımız zaman diğer federasyonlarla bağdaşmıyor. UEFA bile bizim 58. maddeye hayret etmiş durumda. Bu kaotik ortam olmasaydı 58. maddeyi konuşmazdık. Hem TCK’ya hem yurtdışı muadillerine göre orantısız. Diğer ülkelerde bir çok seçenek var. Biz de ise hem teşebbüse hem eyleme, hem şikeye hem teşvike tek bir ceza var. Daha düne kadar 58. maddeyi konuşacağımızı zannediyorduk. Şimdi önergenin konuşulacağı, 58. maddeye sonradan değinileceği söyleniyor” dedi.

Nihat Özdemir: “Sözlerim çarpıtıldı”

6222 sayılı Yasanın değiştirilmesinde 18 kulübün de evet demesiyle Kulüpler Birliği’nin net bir duruş sergilediğini ve siyası partilerin ortak önergesiyle kanunun değiştiğini belirten Nihat Özdemir, “Bu kanun Fenerbahçe için, Aziz Yıldırım için çıkıyor demelerine rağmen, bizim arkadaşlarımızın tutukluluğu devam ediyor. Çok sevindiğim diğer arkadaşların tutukluları kalktı. Bu kanun çıktıktan sonra şunu demiştim ’Bir duruş sergiledik 6222 değiştirdik şimdi gündemdeki 58. maddeyi değiştirmemizi gerekir’ dedim. İddianamede 8 takım var. Bununla ilgili kulüpler birliğinin nasıl tavır izlemesi gerektiğini toplantıda konuştuk. Burada konuşulanlar çarpıtılarak dışarıya verildi. 58. madde uygulanırsa, şike teşvik veya teşebbüs yapan her takım küme düşer, buna göre 7’si Süper Lig’den 8 takım bir alt lige düşer. Bu takımlar düşürülürse Türk Sporu bundan büyük zarar görür. Biz Fenerbahçe olarak 58. madde değişmesin; iddianamenin ve Etik Kurulun raporları doğrultusunda, Disiplin Kurulu bu madeninin ışığı altında inceleme yapsın ve cezayı versin dedik. Bizim duruşumuz hiç değişmedi. Tapeler incelendiğinde 8 takımın sayısı daha da artar. Bizim düşüncemiz hiç değişmedi” diye konuştu.

Nihat Özdemir: “Yanlış karar verilirse zararları kim tazmin eder”

TFF’nin de işinin zor olduğunu kabul eden Nihat Özdemir: “Allah federasyon yöneticilerine de yardımcı olsun dedik. Kimse de bu olacakları bilseydi gelip TFF başkanı veya yöneticisi olmazdı. TFF bugün veya bugünden sonra Etik Kurulu veya Disiplin Kurulu tarafından herhangi bir maçta şike yapılmıştır düşüncesindeyse; o maçın hakemi, gözlemcisi temsilcilerinin bir öngörüsü olmadığını biliyoruz. Bir takım şike yapmakla suçlanıyorsa federasyon kendi içine niye bakmıyor? Onlar da işin bir parçası değiller mi? Bu noktada okların sadece kulüpler üzerine çevrilmesi doğru mudur?  Futbol bilgisine hepimizin inandığı insanlara bu maçları inceleterek verilecek raporlar, Disiplin Kurulunun vereceği karara faydalı olmaz mı? Verilen karar  kesinlikle yargıdaki arkadaşlarımızın sürecine tesir edecek. Yanlış karar alırlarsa, şu andaki arkadaşların durumuna tesir eder. Bir karara verir ve Türk Yargısı bu arkadaşları haklı bulur şike yapmadıklarına karar verirse biz nasıl geriye döneriz? Bunun karşılığı maddi manevi nasıl karşılanır?  TFF’mi yoksa  TFF yöneticileri mi bu tazminatı öder?  Kim TFF yöneticiyse buna karşı davalar açılabilir. Federasyonunun ciddi bir incelemeye ihtiyacı vardır. Bu kararı da Türk Yargısıyla birlikte almalıdır Maddi, hele manevi yönden kimse bunları tanzim edemez” dedi.

Ali Koç: “Peşin yargıları var ki değiştirmiyorlar”

Ali Koç: “John Terry’nin ırkçılık  davası oldu. Yargı bu konuda soruşturma başlattı diye İngiltere Futbol Federasyonu ’Ben yargının kararını bekleyeceğim” dedi. Peşinen bir yargıları var ki bunu değiştirmiyorlar. Bizim TFF ile ters düşmemiz 24 Ağustos’taki kararla paralel gelişti. Biz bunu kabul etmedik Suçumuzun ne olduğunu bilmeden cezalandırdık. Savunma hakkımız olmadan cezalandırdık. Hazırlıksızdık. 10 gün önce TFF başkanı Avrupa’ya gidecek takımlar aynen gidecek derken,  transferin bitmesine 10 gün kala, 24’ünde TFF kendi iradesi dışında Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden men etti. TFF bu kararların, UEFA kararları olduğunu söylüyor” dedi.

Nihat Özdemir: “Kargaşa getirmeden aklı selimle hareket edilmeli”

Nihat Özdemir, “TFF tüm kurul üyelerine sesleniyorum: Yargıda yüzde 56 beraatla sonuçlanan davalar varken 20 güne bu davayı sıkıştırıp Türk futboluna daha çok kaosa sokacak karalara üretirseniz bunun sonucu ne olacak?  Tahkimi kurulu benzer konularda verdiği kararları a bakarsak nasıl bir tutum sergileyecek. İşi kargaşaya getirmeden aklı selimle hareket etmek lazım.Fenerbahçe bir spor kulübü ve tüzüğü var. Tüzükte hangi organların ne yetkisi olduğu açıkça yazılı. Bizimi alacağımız kararlar ne sermayedarlarımızı ne kongre üyelerimiz rahatsız etmeyecektir” dedi.

Ali Koç: UEFA hangi ülkeyi toptan cezalandırdı?”

Ali Koç, “Haftalardır bir korku pompalanıyor. Şöyle yapmazsak böyle olacak diye sistematik ve efektif bir şekilde eyleme sokulan bir şey var. Eğer tartışmanın dibine inerek dünyada ne oluyor bitiyor diye hiç bakılmadı. Hiç kimse bir örnek vermiyor. Nerede bir takımın yanlışlarından dolayı UEFA bir ülkeyi toptan cezalandırdı. Biz araştırdık. 86’daki Heyzel faciasından beri bir örneğini göremedik. Federasyonumuz sürecin başında çok konuştu. TFF’nin söylemlerinun pek çoğu gerçekleşmedi. Biz o dönemde kamuoyu gibi TFF’nin de bu süreçten etkilendiğini düşündük. Bir Etik Kurulu raporu ortaya atıldı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak o raporun yanlış kişilerin eline geçmesinden son derece rahatsızız. O rapor 21 Temmuz itibariyle gelen bilgilerden oluşmaktadır. O kurulun başkanı ’Rapor yeniden yazılacaktır. Kişilerin savunmalarını alamadana biz bu işi layıkıyla yapamayız’ dedi. Bu rapor medyada devamlı işlendi. UEFA’nın olağandışı hareket etmesinin nedeni kamuoyunda çıkan haberler. Bunlar tercüme edilip onlara götürüldü. UEFA gibi ciddi bir kurumun bu kadar ciddi bir konuda sadece gazete haberlerine bakarak karar vermeyeceğini düşünüyoruz. TFF yetkilileri UEFA’ya gayrı resmi söylemlerde bulunup UEFA’yı hareket geçirdiler” dedi. Konuşmasının sonlarına doğru UEFA ve CAS davası sürecine değinen ve yaşanan süreci özetleyen Ali Koç, gelişmelerin Cornu’nun Türkiye ziyareti sonrası yaşandığını, TFF’nin UEFA’ya gerekli tavrı koyamadığını söyledi.  Bu süreçten Fenerbahçe’nin tüm kesimlerinin sporcusundan taraftarına, üyelerinden sermayedarlarına ve çalışanlarına kadar olumsuz etkilendiğini söyleyen Ali Koç, Fenerbahçe’nin tüm kesimleriyle birlik olarak yoluna devam ettiğini söyledi.

Nihat Özdemir: “TFF başkanı olsam yol arkadaşlarımı gözden geçirirdim”

Programın son bölümünde Lig TV’de canlı yayın yapılırken TFF Başkanvekili Lütfü Arıboğan’ın başka kaynaklara yaptığı açıklamalar yöneticilerimize okundu ve cevap vermeleri istendi. Canlı yayında Arıboğan’ın açıklamalarına yanıt veren yöneticilerimizden Ali Koç, Cornu’nun ifadesinin geri çekilmesine, girişimleri sonucu engel olduklarını CAS’ın da ifadeyi geri çekmeyi reddettiğini söyledi. Nihat Özdemir ise Lütfü Arıboğan ve İlhan Helvacı’nın Cornu’ya dava açacaklarını söylemesine rağmen halen bunun gerçekleştirmediğini hatırlatarak, “Ben TFF başkanı olsam, kimlerle yola devam ettiğimi bir kez daha gözden geçiririm” dedi.

Nihat Özdemir: “Yapılanlara rağmen 104 yıllık çınarı devrilmedi”

Son olarak Fenerbahçe’nin şu anki durumu değerlendiren Nihat Özdemir,“Fenerbahçe bir futbol değil spor kulübüdür. Olimpiyat takımının yarısı Fenerbahçe’den oluşuyor. Bizim amiral gemimiz ise futboldur. 7 ay geçti, taraftarımız, teknik kadromuz, oyuncularımız olarak  bu  kadar zor süreçten geçmemize, Şampiyonlar Ligi’nden men edilmemize ciddi mali kayıplara rağmen futbol takımımız ligde 2. sırada ve klasmanda ön sırada olan takımlarla play-off öncesi kendi evimizde oynayacağız. Basketbolda voleybolda takımlarımızın kazandığı başarılar, amatörlerde elde ettiğimiz başarılar ortada. Bu kadar uğraşmalarına rağmen 104 yıllık çınarı deviremediler. Geçen yıl şampiyonluk yolunda 30-35 bin kişiye oynarken,  şimdi her maçta 45 binden aşağıya oynamıyoruz. Tüm takımlara destek var. Tüm bu yapılanlara rağmen taraftarlarımız destek olmakta ve dimdik ayaktayız. Tüm yapılanlara rağmen 104 yıllık çınarı deviremediler. Ligde 7. veya  8. olsaydık bu puan silmeler de konuşulmazdı. Tüm bunlar yaşanırken, Fenerbahçe Yönetim Kurul transfer çalışmalarını da yapıyor. Orada isimleri açıklamak doğru değil. Daha önce bildirdiğimiz görüşmeler var onlar devam ediyor.  Birkaç gün içinde neticeleneceğini umuyoruz. Halka açık bir şirket olduğumuz için isim açıklamamız doğru değil. Ama tüm arkadaşlarımız bu konuda çalışıyor. Taraftarımızın gönlü rahat olsun. Tüm dallarda güçlü olmaya devam edeceğiz” dedi.

Ali Koç: “Belki yine 5’te 5 yaparız”

Ali Koç ise “Son 7 ayda medya açısında konuya adil bakan, madalyonun iki yüzünü de gösterenlere teşekkür ediyorum. Yanımızda olanlara teşekkür ediyorum. Tüm olumsuzluklara rağmen dik duran çalışanlarımıza ve taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Belki bir kez daha 5’tde 5  yaparız. Tüm oyuncularımıza Aykut Kocaman’a kaptanlarımıza, Alex’e Volkan’a Emre’ye teşşekkür ediyorum Bu camianın dik durmasına yardımcı olan taraftarlarımıza teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini  bitirdi.

www.fenerbahce.org

ÜNLÜ TÜRK YALANLARI – 2: FENERBAHÇE’Yİ ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDEN UEFA MEN ETTİ!

with 6 comments

3 Temmuz’da başlayan süreçte TFF’nin ilk açıklamaları hukuka, masumiyet karinesine uygun şekildeydi. Ya da bizler öyle sanıyorduk.

TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın yönetim kurulu üyeleriyle birlikte 11 Temmuz 2011 tarihinde yaptığı açıklamaya göre 2010-2011 sezonu UEFA’ya tescil edildiği şekilde bildirilmişti. Yani Avrupa kupalarına gidecek takımlar ligin tescil edildiği şekline göreydi.

(Meraklısına not: aynı açıklamada 31 Temmuz 2011 tarihinde Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında süper kupa finali oynanacağı da var. Şu anda bu konuyu -en azından TFF’de- konuşan yok gibi)

UEFA Başkanı Michel Platini 27 Temmuz 2011’de, şike soruşturmaları nedeniyle sıkıntılı günler geçiren Yunanistan’ı ziyaret etti. Havalimanında gazetecilerin Türkiye’deki durumu sormaları üzerine şu açıklamayı yaptı (doğal olarak bu açıklama medyamızda diğer sansasyon haberleri kadar yer bulmadı):

UEFA Başkanı Michel Platini, Yunanistan’da F.Bahçe’nin Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi’ndeki kaderini belirleyecek önemli açıklamalar yaptı. Platini, F.Bahçe’nin şike yaptığı kesinleşmeden Avrupa kupalarından atılamayacağını söyledi. Fransız futbol adamının bu ifadeleri, Süper Lig için de emsal teşkil ediyor.
PLATİNİ, şike ve rüşvet bataklığına batan Yunanistan’a çıkarma yaptı. UEFA Başkanı, Atina’da Yunanistan Başbakanı Papandreou, Kültür Bakanı Pavlos Geroulanos ve Yunanistan Federasyon Başkanı Sofoklis Pilavios ile görüştü.
UEFA Genel Sekreteri Theodore Theodoridis de görüşmede yer aldı. Papandreou ile Platini, toplantının ardından bundan sonra ‘El ele’ çalışacaklarını açıkladı.
ÖNCE DELİLLER GELSİN Kİ! 
PLATİNİ asıl bombayı Atina’dan ayrılırken havalimanında patlattı. Yunan gazeteciler, UEFA Başkanı’na F.Bahçe’nin durumunu sordu. Michel Platini, UEFA’nın 12 Temmuz’da yaptığı açıklamayı hatırlattı ve F.Bahçe’nin kaderini yakından ilgilendiren şu sözleri sarf etti: ‘Aldığımız kararlar var ve Avrupa kupalarından ihraç etmeden önce şike yaptıklarından emin olmamız gerekiyor’.

Avrupa kupaları kuralarının çekim tarihi yaklaşırken, 22 Ağustos 2011’de UEFA Hukuk Müşaviri (müfettiş ya da başmüfettiş değil) Pierre Cornu İstanbul’a geldi.

(Not: chief legal counsel için bakınız…)

Cornu soruşturma savcısı Mehmet Berk ve TFF üst yönetimi ile görüşmeler yaptı. Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesinin ardından UEFA ve TFF yetkilileri kararı kimin aldığı konusunda net bir yanıt veremediler. Olası bir tazminattan kaçınmak için (ki bu bile verilen kararın doğruluğunun sorgulanması için yeterlidir) topu birbirlerine attılar.  Şimdi süreci Pierre Cornu’nun CAS’a verdiği ifadesinden yola çıkarak ele alalım.

18 Temmuz 2011 tarihinde Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı Nyon’a giderek UEFA yetkilileri ile görüşmüşler. Toplantıda başlıca sorumluluğun TFF’ye ait olduğu konusunda anlaşılmış.

Daha sonraki yazışmalarda Yunanistan örneğinin gündeme gelmesi üzerine, Olympiakos Volou uygulamasından bahisle şunlar ifade edilmiş:

Burada öncelikle Yunanistan Futbol Federasyonu’nun bir kararı var. UEFA bu kararı beğenmeyerek değişikliğe gidiyor, doğrudan karar vermiyor.

Cornu’nun 22 – 23 Ağustos tarihli ziyaretinde yaşananlar ise şöyle:

Yani gayet net bir şekilde Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı Fenerbahçe’nin şike yaptığının kesin olduğunu, diğer kulüplerin şüpheli olduğunu belirtmişler. Üstelik de bunu Etik Kurulu Raporu’na dayandırarak yapmışlar. Biliyoruz ki Etik Kurulu bu raporu hazırlarken iddianame kabul edilmemiş, dolayısı ile gizlilik nedeniyle tüm evrakı incelememişti. Dolayısı ile, eksik bilgi ile bu NET kararı nasıl verdikleri ciddi şüphe uyandırıyor. Ayrıca, Etik Kurul Raporu’nun UEFA’ya verildiği de o süreçte iddia edilmişti. Oysa Cornu’nun ifadesi açık şekilde raporun kopyasının verilmediğini gösteriyor.

Cornu’nun şu ifadesi, aslında Arıboğan ve Helvacı’nın kişisel kanaatlerinin nasıl oluştuğunu gösteriyor:

İfadenin en can alıcı kısımlarından birisi de şu aşağıdaki kısım. Yetki ve sorumluluğun kime ait olduğu konusunda tartışmasız bir fikir veriyor:

görüşmelerin o ana kadar olan bölümünde TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın bulunmadığını, toplantıya sonradan dahil olduğunu ise şu ifadeden anlıyoruz.

Ancak Mehmet Ali Aydınlar’ın sürece doğrudan dahil olduğunu, en azından tüm bu gelişmelere katıldığını ise savcıyla görüşme bittikten sonra birlikte yenilen yemekte yaşananlardan anlıyoruz:

Sorumluluk ve yetkinin TFF’de olduğu bir kez daha teyit edilmiş:

Sonuç:

Tüm bu süreç sonucunda 24 Ağustos 2011 tarihinde TFF Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden men ettiğini açıkladı:

25 Ağustos 2011 tarihinde Habertürk TV’de Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına bağlanan Mehmet Ali Aydınlar şunu söylüyordu:

Yazıda, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılamayacağını, bu konuda Fenerbahçe’nin özveride bulunmasını istiyordu. Bunu federasyonun engellemesini, aksi taktirde 8 yıla kadar ceza verebileceklerinden bahsediyordu. Ben de Fenerbahçe yöneticilerine bunu tebliğ ettim. Bu bizim kararımız, yaptırımımız değil, UEFA’nın kararı.

Aydınlar aynı programda şunu da söyledi:

Başkan Aydınlar, UEFA’nın Fenerbahçe’nin aklanması halinde tazminat ödemeyi göze aldığını da kaydederek, ”Bize, eğer Fenerbahçe aklanırsa, biz tazminat öderiz’ dediler” ifadesini kullandı.

Oysa UEFA’dan bu konuda hiç bir bilgi bugüne kadar gelmedi.
Aydınlar kararı kendilerinin almadığını ima eden şu sözleri de aynı programda söyledi:

UEFA’nın Türkiye Futbol Federasyonunun alacağı kararlara müdahale edemeyeceğini savunan başkan Aydınlar, UEFA’nın sadece daha sonra Tahkim Kurulunun vereceği karara itiraz edebileceğini belirtti.
TFF Başkanı şöyle devam etti: “Bu söylenenleri ben ve arkadaşlarım hak etmiyoruz. Kararı sanki ben verdim, ben UEFA’yım, sanki ben UEFA’da kendilerini savunmamışım.

Fenerbahçe’den gelen eleştiriler üzerine TFF 27 Ağustos 2011 tarihinde bir açıklama yaptı:

Kendisini savcı ve hakim yerine koyan iki görevlisinin olayları “tüm berraklığı ve çıplaklığı ile tarafsız şekilde UEFA ile paylaşan” TFF, şeffaflığını da yazışma belgelerini yayınlayarak gösterdi. Ne var ki yazışmalarda UEFA’dan gelen metinler yoktu. Sadece Lütfi Arıboğan’ın Gianni Infantino’ya yazdıkları bulunuyordu ve ilginçtir onlar da 16 Ağustos 2011’e kadar olan belgelerdi. Sonraki yazışmalar muhtemelen “şeffaf” değildi…

18 Ekim 2011 tarihinde İZVAK (İzmir Gücü Spor Vakfı) toplantısında konuşan Lütfi Arıboğan “süreci iyi yönettiklerini” söyledi: 

Toplantıda bir konuşma yapan Başkan Vekili Arıboğan, TFF’nin şike iddialarına yönelik soruşturma sürecini çok iyi yönettiğini belirterek, ”Bugün Türkiye liglerinin oynanıyor olması önemli bir başarıdır. Bunu abarttığımı düşünmeyin. Gerçekten sistemi kilitleyecek, belki de birçok şeye ara verecek bir soruşturmayla yüzleştik” dedi.

TFF 29 Kasım 2011 tarihinde, Beyaz TV’de yayınlanan Derin Futbol programı yorumcusu Ahmet Çakar’ın iddialarına yanıt verdi:

Ahmet Çakar’ın sözde bir arkadaşının kulak misafiri olduğunu iddia ettiği şekilde, Pierre Cornu ile Lutfi Arıboğan arasında “Sen artık UEFA’dansın. UEFA’da yükseleceksin” şeklinde diyalogların gerçekliğini bilmemiz imkansız elbette. Ancak TFF’nin açıklamasında iddia ettiği

TFF Başkanvekili Lutfi Arıboğan ve Baş Hukuk Müşaviri Prof.Dr. İlhan Helvacı ile UEFA Disiplin Müfettişi Pierre Cornu arasında yurtiçinde ya da yurtdışında hiçbir özel görüşme olmamıştır. Taraflar arasında tek resmi görüşme, şike soruşturmasının başlamasını takiben 18 Temmuz 2011’de UEFA’nın Nyon’da geniş katılımlı bir toplantıda yapılmıştır.

ifadesi de biraz kafa karıştırıcı. Zira, yukarıda da gördüğümüz üzere, Cornu, CAS’a verdiği ifadesinde şunu söylemişti:

12 Ocak 2012 tarihinde ise TFF internet sitesinden yapılan açıklama ile

Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), 12.01.2012’de TFF’ye gönderdiği yazıda, Fenerbahçe tarafından UEFA ve TFF aleyhine CAS nezdinde açılan tazminat davasında; UEFA’nın, kendi avukatı ve görevlisi Pierre Cornu’nün 03.11.2011 tarihli raporunun dosyadan çıkartılmasını talep ettiğini bildirdi.

Fenerbahçe’nin CAS’taki avukatlarından Emin Özkurt ise 22 Ocak 2012’de TV8’de katıldığı Her Şey Futbol programında, yaptıkları girişimler sonucunda Cornu’nun ifadesinin dosyadan çıkarılmadığını açıkladı.
(Meraklısına not: Programdaki ilginç bir durum da, spor -futbol- gazetecisi olmasına rağmen Faik Çetiner’in -ve Sinan Engin’in- Fenerbahçe’nin 30 Kasım 2011 tarihinde internet sitesinden kamuya açıkladığı Cornu’nun ifadesinden habersiz olmaları, hatta Çetiner’in CAS’ı kasdederek “istesem bana da verirler mi bunları” gibi garip bir soru sormasıydı. Ne diyelim; QTM işte)

Yukarıda açıklanan olayların, daha çok Pierre Cornu’nun ifadesine dayandırıldığını, bu bilgilerin gerçeği yansıtmıyor olabileceğini elbette biliyorum. Ancak, ismi geçen kişiler ya da kurum (TFF) tarafından, aylarca bu ifadeye karşı hiç bir girişimde bulunulmaması, elde mevcut TEK resmi ifadenin bu olması, başka bir seçenek bırakmıyor. 

Behçet Üstün

İlgili yazılar:

Ünlü Türk Yalanları – 1: Emenike’nin Para Sayarken Görüntüleri Var

Ünlü Türk Yalanları – 3: SPK Fenerbahçe’nin Düşmesine İzin Vermez

Ünlü Türk Yalanları – 4: Dava Siyasi Değil

Ünlü Türk Yalanları – 5: TFF (Bodrum Bodrum)

ALİ KOÇ: GEREĞİNİN YAPILMASINI İSTİYORUZ

leave a comment »

TFF Başkanvekili Lutfi Arıboğan ve Baş Hukuk Müşaviri Prof.Dr. İlhan Helvacı ile UEFA Disiplin Müfettişi Pierre Cornu arasında geçen ve Profesyonel Futbol Takımımızın Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesini sağlayan ifadeler, CAS’ta devam eden davamızdaki resmi raporlar ve UEFA’nın resmi savunmasından yapılan alıntılarla ile kamuoyuna açıklandı.

Asbaşkanlarımız Ali Koç ve Abdullah Kığılı ile Yönetim Kurulu Üyemiz Ali Yıldırım ve Kulüp Avukatımız Emin Özkurt, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu 1907 Tribünü’nde düzenledikleri basın toplantısında resmi belgelere dayanarak yaptıkları açıklamalarla, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilme kararının TFF’ce UEFA’ye telkin edildiğini ispatladı.

Asbaşkanımız Ali Koç, 3 Temmuz’dan itibaren geçen zamanda Fenerbahçe Spor Kulübü adına çok büyük haksızlıklar yapıldığını ifade ederek “2 kişi Fenerbahçe’nin geleceği ile oynadı” dedi ve haksızlıkların ortadan kalkması için tüm kamuoyundan yardım istedi.

ENDİŞELERİMİZDE HAKLIYMIŞIZ

Ali Koç 3 Temmuz’dan bu yana geçen süreci özetlemeden önce “Fenerbahçemizin UEFA Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmemesinin arkasındaki gerçekleri sizlerle paylaşacağız. Bugün paylaşacağımız gerçekler, endişelerimizin ne kadar haklı olduğunu ve Fenerbahçe’nin Avrupa’daki haklarının büyük bir kurguyla nasıl gasp edildiğini ortaya çıkaracaktır. ” dedi.

GİZLİLİK KARARINA RAĞMEN HER ŞEY KONUŞULDU

Ali Koç, “Şampiyonlar Ligi`ne gidememizle ilgili derin endişelerimiz olduğunu söylemiştik. Yöneticilerime, başkanlarımıza hiçbir savunma hakkı olmadan Fenerbahçe üzerine yıkılarak bazı misyonlar yüklemeye çalışıldı. Gizlilik kararı olmasına rağmen her şey konuşuldu. Gerekli delillerin tamamına erişilmeden, ulaşılan bilgilerin de hukuka uygun olmayan şekilde kullanıldığı görülmüştür. Yargısız infaz yapılmıştır” dedi.

ASIL ÜZÜLDÜĞÜMÜZ REVA GÖRÜLEN MUAMELE

Fenerbahçe, Başkan ve yöneticilerinin suçlu duruma düşürüldüğünü belirten Ali Koç, “3-15 Temmuz arasında Türkiye Spor Tarihinde görülmemiş bir olayla karşılaştık ancak bizi daha çok üzen hayal kırıklığına  uğratan olay, isnat edilen suçlan ne olursa olsun reva görülen muameledir Adeta bir kampanya ile tüm soruşturmanın Fenerbahçe’nin üzerine yıkılması; Fenerbahçemizin, Başkanımızın ve diğer arkadaşlarımızın kendilerini müdafaa  etmeden, gizlilik kararı olmasına rağmen kamuoyunda  suçlu gösterilmeleri, bizi derinden üzdü ve  rencide etti. Buna rağmen; bugün tam 150 gün oldu, Fenerbahçeliler kenetlenerek ayakta durdu” dedi.

15 AĞUSTOS’TA 2 İLGİNÇ BİLGİ PAYLAŞILDI

TFF’nin 15 Ağustos’ta yaptığı basın toplantısından alıntılar yapan Ali Koç, “Ayrıca o toplantıda o gün anlam veremediğimiz ancak bugün çok daha iyi kavradığımız 2 ilginç bilgi paylaşıldı. İlki gizliliği bulunan Etik Kurul Raporu’ndan sadece Fenerbahçe ile ilgili bir bölüm okundu. İkincisi bir soru üzerine Federasyon Başkanımız ’Kendisini şüpheli gören varsa Avrupa’ya gitmesin’ diye açıklama yaptı.

BAŞSAVCI UEFA’NIN TALEPLERİNE OLUMSUZ YANIT VERDİ

1 hafta sonra 22 Ağustos’ta UEFA’yı temsilen Başmüfettiş Pierre Cornu’nun Türkiye ziyareti gerçekleşti. Bu ziyarette neler konuşulduğunu Emin Bey savunmadan sizinle paylaşacaktır. Bu görüşmede Sayın Lutfi Arıboğan ve Sayın İlhan Helvacı ile ön görüşme yapıldı. Burada bir bilgi alınmadı, şifahen görüşler belirtildi. Bunu takiben Sayın Cornu, söz konusu 2 kişiyle beraber Başsavcı Sayın Berk’i ziyaret etti. Orada Federasyon Başkanımız da bekliyordu.Uzun sürmeyen bir görüşme oldu. Bu görüşmede Sayın Cornu, soruşturmanın gizliliğini bilmesine rağmen hassasiyeti dile getirerek gizliliği ihlal etmeden acaba futbol tarafından bir soruşturma başlatılıp başlatılmayacağını sordu, sorduğu her soruya olumsuz cevap aldı. O toplantıdan sonra malum gece yemeği yapıldı. Sonra malum 2 kişi, Federasyon Başkanı ve müfettiş bir toplantı yaptı ve Sayın müfettiş ertesi gün ülkemizden ayrıldı” dedi.

MEKTUBA YANSIYAN 3 KONU DİĞER TAKIMLAR İÇİN DE GEÇERLİYDİ

Ardından Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilme sürecini gün be gün anlatan ve istenen talepleri yineleyen Ali Koç, UEFA’nın TFF’ye gönderdiği ve daha önce kamuoyuna yansıyan mektubu hatırlatarak, mektupta öne sürülen 3 konunun  (Gazete haberleri, Emniyet’in 19 maçta şike yapıldığı açıklaması ve cezaevinde yatan yöneticiler) sadece Fenerbahçe için geçerli olmadığını, diğer kulüpler için de (Soruşturmada adı geçen ama Avrupa’dan men edilmeyen kulüpler) söz konusu olduğunu hatırlattı ve Yunanistan’daki benzer olaylardan örneklemelerde bulundu.

RESMİ AÇIKLAMALARDAKİ FARKLI İFADELER

Ali Koç, “TFF, UEFA’dan gelen mektubu gerekçe göstererek Kulübümüzün Şampiyonlar Ligi’nden men edildiğini duyurdu. Kısa süre sonra Trabzonspor’un alındığı duyuruldu ve tüm bunlar sıfır tolerans adına yapıldı. Enteresan bir şey oldu. 24 Ağustos’ta UEFA’dan iki ayrı açıklama yapıldı. TFF’nin açıklaması yapılmadan 1 kaç saat önce UEFA’dan Şampiyonlar Ligi’nde olacak takımların ismi açıklandı ve arasında Fenerbahçe de vardı.  Sonra TFF tebliğde bulundu. Sonra UEFA bir açıklama daha yaptı. TFF ’nin verdiği karar neticesinde Fenerbahçe’yi men ettiğini söyledi, hassasiyetinden dolayı TFF’yi kutladı ve şöyle bir ifade kullandı: ’TFF’nin iradesi ve sorumluluğunda alınan karara istinaden Fenerbahçe’yi men ediyorum’ dedi. Bizce UEFA,  TFF’ye karşı hukuki sorumluluğu bir nebze sağlama almak adına bunu yaptı” dedi. UEFA’nın, resmi sitesinden yaptığı açıklamaların da TFF’ce bildirilen ifadeler olduğunu belirten Ali Koç, “TFF’nin burada çıkan metninde ’Şikeden soruşturulduğu için’ diyor, orada ’Şike yaptığı için’ diyor. Bu da bir detay ama önemli bir detay” dedi.

FENERBAHÇE VE ÜLKEMİZİN MENFAATLERİ İÇİN YEREL MAHKEMEYE GİTMEDİK

Şampiyonlar Ligi’ne katılamamanın Fenerbahçe’ye çok ağır şartlar getirdiğini anlatan Ali Koç, tüm bunların ardından Fenerbahçe’nin CAS’a gittiğini belirterek, “Burada da önemli bir ayrıntı var. Tüm yerli yabancı hukukçuların ısrarına rağmen, İsviçre yerel mahkemesine gitmeme kararı aldık. Gitseydik yürütmeyi durdurma kararı çok kuvvetle muhtemeldi. Çünkü Kulübümüze hiç bir savunma hakkı verilmeden ceza verilmişti. Ama biz tüm bunlara rağmen konuyu futbol ailesi içinde CAS’a taşıyarak çözmenin ülkemizin ve Fenerbahçe’nin uzun vadeli menfaatleri için daha doğru olduğunu düşündük” dedi.

… VE SAVUNMALAR GELDİ

CAS giderek Şampiyonlar Ligi’ne dahil edilmeyi istediklerini belirten Ali Koç, “Bizi 5. takım olarak dahil edin, bir başkasını çıkarın demedik. Bunun büyük olasılıkla olmayacağını bilerek ama daha sonra doğacak tazminat haklarımız için böyle yaptık. CAS davamızı açtık ve beklemeye geçtik. 10 gün evvel bize TFF’nin ve UEFA’nın CAS’ta yaptığı savunmalar geldi. Bu savunmaları okuyunca bilhassa Pierre Cornu’nun savunmasını okuyunca çok üzüldük. Aslında bizim dediklerimiz doğru çıkıyor diye mutlu olduk ama ülkemiz adına çok çok üzüldük. Ayrıca bu durum ileriye doğru dönük çok daha karmaşık bir tabloyu da çizmiş olabilir” diye konuştu.

AVUKAT ÖZKURT MAHKEME BELGELERİNİ AÇIKLADI

Toplantıda daha sonra söz alan Kulüp Avukatımız Emin Özkurt ise şunları söyledi:

“Biz hakkımızı, spor yargısı içerisinde çözmek adına CAS’ta aramaya karar verdik ve bu çerçevede 1 Eylül itibariyle davamızı açtık. Bu yargılama çeşitli aşamaları olan bir süreç. Bu aşamada davalı tarafların (TFF ve UEFA) savunmaları bize geldi. (Sadece bize değil, davanın tüm taraflarına iletildi). Bu belgelerin aynısının TFF’de olduğunu belirtmek istiyorum. UEFA Disiplin Başmüfettişi Pierre Cornu’nun ifadesinden ve UEFA savunmasında bazı alıntılar yaparak konunun içeriğine girmek istiyorum.

İLK İLETİŞİM 4 TEMMUZ’DA

Pierre Cornu tarafından CAS’a sunulmuş olan 3 Kasım 2011 tarihli resmi savunmasında şu noktalara değiniliyor. Aynen aktarıyoruz. İlk olarak ilk iletişime ne zaman geçtiklerine dair bir açıklama yapıyor Sayın Cornu ve diyor ki; ’Soruşturma sürecinde ilk temas, UEFA Genel Sekreteri’nin Cornu’dan davayla ilgilenmesini talep etmesi neticesinde, TFF yetkilileri Sayın Lutfi Arıboğan ve Sayın İlhan Helvacı ile 4 Temmuz tarihinden itibaren görüşmelere başlandı’ deniliyor.

UEFA MÜFETTİŞİ CORNU’NUN CAS’A VERDİĞİ İFADELER

Yine aynı ifadenin ikinci bölümünde 18 Temmuz 2011 tarihinde yapılan toplantıdan bahsediliyor. Cornu dilekçesinde bunu şöyle ifade ediyor:  Sayın Arıboğan ve Sayın Helvacı’nın durumu görüşmek üzere, 18 Temmuz 2011’de durumu görüşmek üzere Nyon’a geldiklerini söylüyor. Bu toplantıyla ilgili kanaatlerini Sayın Cornu şöyle açıklıyor: ’Şahsen bulunduğum bu toplantıda TFF yetkililerince ceza soruşturmasındaki son durum hakkında bize bilgi verilmiştir. Ellerindeki bilgilere göre şike olayları Türk Ligi’nde olmuş ama UEFA maçlarında olmamıştır’ diyor Cornu. Yine bu bilgileri 18 Temmuz tarihli toplantıya ilişkin söylüyor. 3 olarak Cornu kendi ifadesinde 22 Ağustos’ta yaptığı İstanbul ziyaretine değiniyor. Cornu kendi beyanına göre 22 Ağustos 2011 günü öğleden sonra İstanbul’a geliyor. Sayın Arıboğan ve Sayın Helvacı tarafından karşılanıyor, takriben 1 saat süren toplantı sonucu içinde bulunulan durumu değerlendiriyorlar. Bu toplantıda Sayın Arıboğan ve Sayın Helvacı Cornu’ya şunları aktarıyor: İlk olarak,’Ellerindeki verilere göre Fenerbahçe’nin şikeye karıştığı kesindir şeklinde görüş belirtmişlerdir. Ancak UEFA müsabakalarına kayıtlı olan ve yetkilileri şüpheli olan diğer 2 kulüp bakımından delillerin yetersiz olduğunu ve bu kulüplerin şikeye karıştıklarına dair şüphe olduğunu belirttiler’ diyor. Bu noktada bu ifadelerin kullanıldığı tarih itibariyle gizlilik kararının söz konusu olduğuna bilhassa çekmek isteriz. Kendi soruşturması olmasına rağmen, Savcılığın gizliliği ihlal etmemek için paylaşmadığı bilgileri ve belgeleri, dikkatli olmak gerekir ki ifadelerde kullanmamak lazımdır. Etik Kurulu Raporu’nun gizliliğini de burada belirtmek lazım. İkinci olarak Cornu bu öğleden sonra Arıboğan ve Helvacı ile gerçekleştirdiği görüşmede şunu belirtiyor: ’TFF’nin zor durumda kaldığını, medyanın büyük ihtimalle Fenerbahçe yetkililerinin şampiyonluk maçları sonuçlarında hile yaptıklarını kanıtlayan telefon görüşmeleri de dahil olmak üzere dosya içerisinden bir çok unsunu yayınlamış olduğunu, dolayısıyla Türkiye’de kamuoyunun Fenerbahçe’nin şikeye karıştığını bildiğini ancak TFF’nin ceza dosyasının kullanılmasını yasaklayan mahkeme kararı nedeniyle harekete geçemediğini Sayın Arıboğan ve Helvacı bana belirtimişlerdir’ diyor Sayın Cornu.

YÖNTEMİ BİRLİKTE BELİRLEMİŞLER

Cornu’nun o gün gerçekleştirdiği bir diğer görüşme, Sayın Başsavcı ile yaptığı görüşme. Ali Bey’in de demin belirttiği gibi görüşme takriben 30-45 dakika sürüyor ve herhangi bir bilgi veya belge Sayın Savcı tarafından UEFA yetkilisine verilmiyor. Anlaşılan o ki; Başsavcı gizlilik kararına uymak adına UEFA’dan gelen yetkiliye Türk Hukuku’nun gereği olarak hiçbir belge vermiyor ve hiçbir bilgi aktarmıyor. Başsavcı görüşmesinin ardından 22 Ağustos akşamı Cornu’nun ifadelerine göre olaylar şöyle gelişiyor: Cornu ifadesini şöyle sürdürüyor, ’22 Ağustos akşamı birlikte yemek yedikten sonra Sayın Aydınlar, Sayın Helvacı ve Sayın Arıboğan ile 1-1.5 saat süren bir toplantı yapıldı. Konu hakkında Fenerbahçe yetkililerinin maçlarda hile yapmadıklarına dair yüzde 1 olasılık olup olmadığını sorduğumda TFF yetkilileri buna ’Hayır’ cevabını verdilerBuna göre ceza soruşturmasının sonunda Fenerbahçe’nin şikeye karışmasından temiz çıkmayacağı açıktı. Toplantıya katılan tüm taraflar bu konuda mutabıktı’ Bu yaklaşım masumiyet karinesinin açık ihlalidir. Cornu ifadesini şöyle sürdürüyor, ’TFF yetkilileri Fenerbahçe’ye karşı alınacak kararların. Bu kararları alan kişilerin güvenliğiyle ilgili ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirttiler’ diyor ve Cornu’nun belirttiğine göre toplantıya katılanlar toplantının sonunda şu şekilde bir fikir birliğine kalıyor: ’Ben görüşmelerimizi UEFA Genel Sekreteri’ne rapor edeceğim O da hızlı bir şekilde TFF’ye pozisyonumuzu teyit eden bir yazı yazacak’ (Bu pozisyon dediği de hepinizi malumu olan TFF’ce Fenerbahçe’ye gönderilen yazıdır) TFF de en kısa sürede gerekli adımı atacak. Bu şekilde anlaşmaya vardık’diyor. Yani diğer bir ifadeyle Cornu TFF ile UEFA arasında yapılan mektuplaşmanın birlikte kararlaştırdıkları bir yöntem olduğunu belirtiyor. Bizim CAS’ta her iki kuruma da dava açmamızın nedeni bu işin TFF’nin ve UEFA’nın bazı yetkilileri tarafından ortaklaşa kurgulanmış oluşuydu. Anlaşılan o ki bu konuda zamanında dile getirilen endişeler haklı çıkmıştır.

UEFA CEVAP DİLEKÇESİNDEKİ İFADELER

UEFA cevap dilekçesinden de birkaç bilgi aktarmamız şart. UEFA da dava çerçevesinde cevap dilekçesinde, birkaç teknik değerlendirmeden sonra Cornu’nun ifadelerini aynen belirtiyor ve resmi görüşü olarak mahkemeye sunuyor.

TFF İSTESEYDİ MEN TALEBİNE DİRENİRDİ

Ayrıca bununla da yetinmiyor ve gönderdiği mektubun TFF’nin Fenerbahçe’yi ihraç etmesini zorunlu kılmadığını, TFF dileseydi bu talebe karşı direnebileceğini, olası bir UEFA disiplin soruşturmasında ise elinin güçlü olduğunu söylüyor. Bir başka ifadeyle UEFA benim baskı yapmam senin bu kararı almanı,  itaat etmeni gerektirmez, sen bağımsız bir federasyon olarak kararlarını almakta serbestsin demektir. Ancak TFF, savunmalarında ve kararlarında, UEFA’nın direktiflerine uymayı bir zaruret gibi dile getirmiştir. UEFA bile kendinde bu hakkı görmezken, TFF kararlarının bu gerekçeye dayandırılması düşündürücüdür.  TFF kararı tek başına üstlenmemek ve bu karar nedeniyle kamuoyunda gözden düşmemek için, Fenerbahçe’yi men etme kararının gerekçelerinde seçeneksiz olduğunu belirtmiştir. Oysa TFF’nin seçeneksiz olmadığı UEFA’ca açık şekilde ifade edilmektedir.

DİĞER CAMİALARIN GELECEĞİNİ DE RİSKE ATTILAR

Son olarak UEFA’nın CAS’a sunduğu savunmanın son bir bölümüyle bitiriyorum. Şu anda Avrupa kupalarında mücadele eden ve adı 3 Temmuz süreciyle geçen takımlarımızla ilgili, iddianamenin çıkması gibi bir gelişmeye bağlı olarak UEFA tarafından gerekli adımların atılabileceği söz konusu dava cevap dilekçesinde belirtilmiştir. Bu durum da göstermektedir ki; Fenerbahçe’nin CAS davamızı açmamıza neden olan kararı alan yetkililer, aynı zamanda diğer camiaların da geleceğini riske atma ihtimali içine girmiştir. Şu an içinde bulunduğumuz süreci doğurmuşlardır”

ALİ KOÇ: ETİK KURUL RAPORU TEK YÖNLÜ

Avukatımız Emin Özkurt’un açıklamalarından sonra Asbaşkanımız Ali Koç şu yorumlarda bulundu:
” O kadar çok paradoks var ki; kendi içinde hangisinden başlasam bilemiyorum. Etik Kurul, raporu tamamlandıktan sonra yani 14-15 Ağustos’tan sonra kaç kişi ifadeye gitti. Konuyla ilgili bugün bir araçcn iadesinden bahsediliyor. Yani birçok şey değişti. Dolayısı ile Etik Kurul Raporu yetesizdir ve geçersizdir. Çünkü sürekli yeni bilgiler edinilmektedir. Diğer taraftan etik kurulu raporu emniyetin ve savcılığın iddia ettiği bilgilerden oluşturulmuş bir rapordur. Sadece ve sadece Madalyonun tek yüzünü göstermektedir. Hukuk devleti diye bahsettiğimiz şu günlerde,  sadece madalyonun tek tarafından hareket edilerek, zaten görmeleri yasak olan, paylaşılması anayasal suç olan yasak olan bir belgeden hareket edilerek koskoca 104 yıllık bir camianın Türk Sporuna, Türk Futboluna bu kadar hizmet etmiş milyonlara hitab eden bir camianın, ceza alması için sadece ve sadece eksik olan bir etik kurulu raporu ile hareket edilmiştir.

HANİ ETİK KURUL KARARI GİZLİYDİ

Savcılığın dahi kendi soruşturması olmamasına rağmen gizlilik ihlali suçunu işlememe adına paylaşmadığı belgeler ve bilgiler, nasıl olur da bu resmi veya gayriresmi görüşmelerde ifade edilmiştir. Hani bu etik kurulu raporu gizliydi? Hani sadece federasyon başkanı görecekti. Hukukçularımızın söylediğine göre bu bilgilendirilme kanunun 281. maddesini düzenleyen gizliliğin ihlali suçunu oluşturacaktır.

TFF’NİN KANAATİ İÇERİDEKİ İNSANLARIN ADİL SAVUNMA HAKKINA OLUMSUZ ETKİ YAPTI

Bu aynı zamanda TFF’nin bizim hakkımızda bir kanaat vermesi, bu kaanati UEFA’ya bildirerek UEFA’nın Türkiye’ye baskı yaptırarak bu şekilde bir karar aldırması ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Lgi’nden men edilmesi, aslında kamuoyunda UEFA bile Fenerbahçe’yi suçlu görüyor imajını yaratmakta, oluşturmakta, yerleştirmekte ve bir önemli konuda içerideki insanların adil savunma haklarını da bizce olumsuz açıdan etkilemektedir.

TOPLANTILARDA TFF BAŞKANININ KATILIMI SINIRLI

Güvenlik den bahsediliyor. Sanki biz 3. dünya ülkesiyiz. Ülkemizin bir yabancı gözünde yarattığı etkiyi, imaji görebiliyormusunuz?  Bu toplantılarda bir şey daha öne çıkıyor. Federasyon Başkanının toplantılara katılımlarının sınırlı olduğu.. Sadece İstanbul ziyaretinde savcı Mehmet Berk ile yapılan toplantıya katıldığı ve akşam yemeğine katıldığı görülüyor. Bu toplantılarda kendisine de neler tercüme edildiyse, onu bilmiyorum. Bunu üstüne basarak söyleme ihtiyacı duyuyorum. Çünkü bütün bu görüşmeler hem İsviçre’dekiler, yazışmalar direkt onun olmadığı ortamlarda veya ona tercüme edilerek anlatılan konulardır. Zaten biz bu konudaki direk iletişim sıkıntısını bildiğimizden, bu konunun yaratabileceği endişeleri paylaşıp konuya mümkün olabildiğince objektif ve adil bakacak kişi veya kişilerin UEFA ile ilgili sürecte görüşmelerini yürütmesini rica etmiştik. Federasyon ile yaptığımız toplantıda Fenerbahçenin 104 yıllık camiasının geleceğinin UEFA ile yapılan görüşmelerin konuya mümkün olduğu kadar objektif yaklaşılması gerektiğini söylemiştik. Üzülerek ve haklı olduğumuzu ve endişelerimizi gördük.

ÜLKEMİZİ KÜÇÜK DÜŞÜRDÜLER

Türkiye Hukuk Devleti. Türkiye son yıllarda büyük bir atılımlar yapan ülke, kendi bölgesinde lider. Söz sahibi. Sadece kendi bölgesinde değil, Dünya çapındaki ülkelerde bile artık söz sahibi. Ülkemiz için iyi şeylerin olduğu bir ortamda Türkiye’yi böylesine küçük düşürmek, komik duruma düşürmek, yapmak istediğiniz bir şeyi UEFA’ya yaptırmak için bu şekilde vermememiz gereken bilgileri sadece tek yönlü vermek, ülkemiz adına yakışmayan bir durum. Milyonlarca Fenerbahçelinin onuru ile oynandı. İçerideki arkadaşlarımızın suçlu olduğuna dair kanaatler kuvvetlendirildi bu hamlelerle. Mali açıdan çok büyük darbe yedik. itibarımız sarsıldı. Suçlu oluruz olmayız zaman gösterir. Ama hiç bir şeyin sahaya yansımadığı artık neredeyse aşikar ve iki kişi Fenerbahçe Spor Kulübü’nün geleceğiyle herşeyiyle oynamıştır. Biz bunu kabul etmiyoruz. Edemeyiz. Gerekenin yapılmasını, gerekenin yapılması için de; bizim gibi düşünüyorsanız her gün takip ettiğiniz Fenerbahçe’nin haksızlığa uğradığını düşünüyorsanız sizin de bu konuda bize yardımcı olmanızı bir Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticisi ve taraftarı olarak sizden rica ediyorum.

OBJEKTİF OLUN

Bizim söylediğimiz şarkıyı söyleyin demiyorum. Objektif baktığınız zaman hakikaten böyle düşünüyorsanız gündemde tutmanızı ve bir daha böyle bir şeyin olmamasını ve olmaması için de gereken iletişimi yapmanızı sizden Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından birinin yöneticisi olarak rica ediyorum.

MADALYONUN İKİ YÜZÜ VAR

Aksi kanıtlanıncaya kadar süreçle ilgili herkes masumdur. Yüce Türk adaleti de neyin ne olduğunu zamanla gösterecektir. Sadece Etik Kurulu Raporu ile bu kadar önemli konularda gayri ciddi ve gayri resmi şekilde UEFA’yı hareket geçirmek neresinden bakarsanız bakın kabul edilmeyecek bir yaklaşımdır. Bizler zaten kamuoyunda belirli kişiler, Başkanımız ve Kulübümüz bir kum torbasına çevrilmiştir. Çok azınız dik durup“Bu nasıl bir haksızlıktır” dedi. Madalyonun iki yüzü vardır. Her şey Fenerbahçe’ye mal edilmemelidir. Fenerbahçe’nin küme düşmesini beklemek, hiç bir federasyon incelemesi başlamadan, hiç bir disiplin soruşturması başlamadan beklemek nasıl bir hakkaniyettir. Bunları lütfen sorgulayın.

TFF DİK DURSAYDI BUNLAR OLMAZDI

Biz çok kabul edilmeyecek bir biçimde Şampiyonlar Ligi’nden men edildik. Türkiye’de, başta Federasyon Başkanı olmak üzere insanlara Fenerbahçe men edilmediği takdirde tüm Türkiye’nin zarar göreceğini, Türk takımlarının, Milli takımın, hatta 2020’nin bile risk edileceğine inandırdılar. Halbuki Türkiye Futbol Federasyonu dik dursaydı UEFA’ya’Kardeşim muhatabın benim, emniyetim savcım gerekli hassasiyetle konunun üzerine gidiyor. Bu ciddi bir konudur. Türk spor tarihinin en karmaşık konusudur. Bugüne kadar gördüğümüz böyle alelacele karar verilecek bir konu değildir. Türk Mahkemeleri Türk Yargı sSstemi sizin sisteminiz gibi çalışmaz. Türkiye’de birinin cezaevinde olması sizdeki gibi suçluluk demek değildir. Mahkemelerden % 56 beraat kararı çıkmaktadır. Siz bizim işimize karışmayın. Yargıdan çıkacak gizlilik kararının kalkması, yani iddianamenin mahkemede kabul edildikten sonra ki ; bu Aralık Ocak ayını alır. Ben soruşturmamı başlatacağım. Benim soruşturmam neresinden bakarsanız bakın konunun uzmanı olarak 2 ile 4-5 ay sürecektir. Dolayısı ile ben bu süreç içinde çabuk karar veremeyeceğim, bana da baskı yapma: Nasıl Yunanistan’da Futbol Federasyonu’nun Olimpiakos Volou’yu soruşturmasına, araştırmasına, cezalandırmasına sonra da tahkime gitmesine izin verdiysen bizim ülkemizde de aynı şekilde yaklaşmanı sizden bekliyoruz’ gibi bir tutum sergileseydi, bunların hiç biri bugün gerçekleşmezdi. Diğer bir tutum da sergileyebilirdi. Bunu söylerdi buna rağmen kendine güvenmiyorsa ,bütün takımlarımı çekiyorum Avrupa’dan diyebilirdi. Bu da bir tutumdu. Ama sadece Fenerbahçe’yi cımbızla buradan çekip cezalandırmak, başkalarının baskısıyla cezalandırılmasını sağlamak bizim kabul etmeyeceğimiz bir durumdur. İçimiz yanıyor. Lütfen bu sıkıntının giderilmesine yardımcı olun”

www.fenerbahce.org

Written by kesinofsayt

29 Kasım 2011 at 09:55